Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/78
Browse
Browsing Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Koleksiyonu by Institution Author "Kanter, Beyhan"
Now showing 1 - 5 of 5
- Results Per Page
- Sort Options
Article EYLÜL ROMANINDA ESTETİZE EDİLMİŞ KİMLİKLER(2010) Kanter, BeyhanEylül is a novel of which psychological analyses have been significantly carried out. In the novel, the psychological pres sure of an impossible love on the novel characters that experienced this love is being handled in the terms of place and human. While the inten tions and psychological conflicts which place creates in the inner world of individual being told, inner worlds of characters are being presented to the reader completely. Ethical fact is not ignored while novel characters' emotions are being told in an aesthetic ground. In this study, the love be tween Necip and a married woman Suat and the relationship between aes thetic and ethic wherein their inner are present will be discussed in depthArticle HALİDE EDİB’İN ROMANLARINDA İSTANBUL’UN GELENEKSEL VE MODERN YÜZÜ(Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim (TEKE) Dergisi, 2020) Kanter, BeyhanOsmanlı Devleti’nin son dönemlerinde şehirlerin kimliklerini, geleneklerini ve kültürlerini kaybetmeye başlaması, Batılılaşma/modernleşme teşebbüsleriyle neredeyse eş zamanlıdır. Hem Osmanlı hem de Cumhuriyet modernleşmesi, özellikle İstanbul’daki sosyal hayata doğrudan etki eder. Modernleşme teşebbüslerinin İstanbul’daki hayata etkisi, Tanzimat’tan itibaren yazılan pek çok edebî metnin de konusunu oluşturmaktadır. Batılılaşma eğilimlerinin işlendiği erken dönem Cumhuriyet romanlarında; İstanbul’un kimlik yitimine uğramaya başlaması özellikle sosyolojik ve iktisadî boyutuyla birlikte ele alınmaktadır. II. Meşrutiyet’ten itibaren yazın hayatında aktif bir yer edinen Halide Edib de romanlarında İstanbul’un dokusunun bozulmasını ve kimliğinin dönüşüme uğramasını Batılılaşma olgusuyla birlikte ele aldığı gibi şehrin kılcal damarlarına kadar sinen yozlaşmayı; aidiyet bilinci, kök değerlerin sahiplenilmesi ve bilinçsiz bir Batılılaşma çerçevesinde işleyerek çoğulcu bir kompozisyon oluşturur. Adıvar’ın romanlarında İstanbul, dekoratif bir unsur olarak değil mimarisiyle, kültürüyle, kimliğiyle eski ve yeni hayatın bir arada aktığı canlı bir kültür şehri olarak yer edinir. Medeniyet karşılaşmalarını bütüncül bir perspektiften değerlendiren Halide Edib, gelenek ve modernlik arasında mutedil ve senteze dayanan bir uzlaşmadan yanadır. Bu makalede Halide Edib’in romanlarında şehir ve kimlik ilişkisi, kültür, medeniyet, aidiyet ve Batılılaşma çerçevesinde ele alınarak sosyolojik bir perspektifle irdelenecektir.Article MEŞRUTİYET YILLARININ “POPÜLER AŞK ROMANI” YAZARI: MUAMMER ENİSE AZMİ(Hikmet-akademik edebiyat dergisi (Online), 2022) Kanter, BeyhanMeşrutiyet Dönemi, Osmanlı basını açısından oldukça hareketli ve velut bir dönemi içerir. Basın hayatındaki hareketliliğe bağlı olarak okuryazar kadınlar da makalelerini, mektuplarını ve çeşitli türlerde kaleme aldıkları edebî metinlerini dergilere gönderirler. Ancak dönem içerisinde edebî eserler kaleme alan bazı kadın yazarların zaman içerisinde yazma faaliyetlerini bıraktıkları da görülmektedir. Meşrutiyet yıllarında popüler aşk romanı türünde bir eser yazan, edebiyat dergilerinde hikâye ve deneme türünde eserler yayımlayan Muammer Enise Azmi de Cumhuriyet’ten sonra yazma faaliyetlerinden uzaklaşarak eğitim ve politika ile ilgilenmiştir. Bu makalede, hayatı ve eserleri hakkında daha önce herhangi bir çalışma yapılmamış olan Muammer Enise Azmi’nin biyografisi hakkında bilgi verilerek yazarın Tokat milletvekili Muammer Develi olduğu ortaya konulacaktır. Ayrıca yazarın Meşrutiyet Dönemi dergilerinde yayımladığı eserler de incelenerek popüler aşk romanı türüne giren Aşk ve Günah romanı tematik ve kurgusal açıdan incelenecektir. Aşk ve Günah’ın popüler roman özelliklerini taşıyan yönleri belirlenerek karşılaştırmalı bir biçimde yorumlanacaktır.Article Orhan Kemal’in Romanlarında Göç Merkezi Olarak Kentler ve Kültürel Araf(İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, 2020) Kanter, BeyhanOrhan Kemal, romanlarında, özellikle işçilerin, köylülerin, işsizlerin ve ezilen sınıfların sorunlarını ve hayata tutunabilme çabalarını iktisadi ve beşeri ilişkiler açısından ele alır. Yazar, işçi sınıfının sorunlarını anlattığı eserlerinde köyden kente göç olgusunu ise iktisadi sorunlar ve emeğin sömürüsünün yanı sıra kültürel araf bağlamında kurguya taşır. Bu çerçevede, sosyo-kültürel olarak arada kalmışlık, köyden kente göçün yol açtığı psikolojik ve sosyolojik olgular/travmalar üzerinden yansıtılır. Büyük kentlere göç eden köylü bedenlerin dışlanma pratiklerine maruz kalmaları, “öteki bedenler”, “gayrimedeni bedenler” olarak ayrıştırılmaları ve “kentli/modern bedenler” tarafından etiketlenmeleri; Orhan Kemal’in romanlarındaki göç eksenli kültürel krizin sosyolojik yönünü oluşturmaktadır. Bununla birlikte kendi kültürlerine yabancılaşan, alışkanlıklarından, değerlerinden taviz veren/vermek zorunda kalan köylülerin, kentleri yurt edinme, kentsel pratikleri benimseme ve kentli bedenler tarafından onaylanma mücadeleleri de Orhan Kemal romanlarındaki göç olgusunun psikolojik boyutunu oluşturmaktadır. Bu makalede Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar Üzerinde ve Gurbet Kuşları romanlarında yer alan göç olgusunun sosyo-kültürel etkileri sosyolojik bakış açısıyla irdelenecektir. Söz konusu iki romandaki yoksul karakterlerin köyden kente göç ettiklerinde yaşadıkları kültürel karşılaşmalar ve kültürel çatışmalar, özellikle Pierre Bourdieu’nun “habitus” ve Erving Goffman’ın “damga” kavramları çerçevesinde açıklanacaktır. Göçün failleri ile göçe maruz kalan kentliler arasındaki gerilim ise mekânsal ötekileşme ve “davranış repertuvarları”na yansıyan farklılıklar özelinde değerlendirilecektir /In his novels, Orhan Kemal addresses problems and survival struggles of workers, peasants, the unemployed, and oppressed classes in terms of economic and human relations. In his novels in which he focuses on the problems of the working class, the author fictionalizes the concept of rural depopulation in the context of economic problems and labor exploitation as well as cultural limbo. In his novels, Bereketli Topraklar Üzerinde and Gurbet Kuşları, limbo as a sociocultural concept is reflected through psychological and sociological concepts/ traumas created by rural depopulation. The fact that peasants migrating to big cities suffer from discriminating practices, the fact that they are discriminated against "other people" and "uncivilized people," and that they are influenced by the urbanite constitute the sociological aspect of migration-based cultural limbo in Orhan Kemal's novels. In addition, the struggles of peasants who have become alienated from their own culture and compromise/have to compromise their habits and values in forming households in the city, adopting urban practices and being approved by the urbanite constitutes more of the psychological aspects of migration. In this article, the sociocultural effects of migration in Orhan Kemal's novels Bereketli Topraklar Üzerinde and Gurbet Kuşları are examined through a sociological lens.Article YALNIZLIK VE YABANCILAŞMANIN EŞİĞİNDE: HER GECE BODRUM(2017) Kanter, BeyhanToplumsal yaşamla uzlaşamama, Her Gece Bodrum romanında yalnızlık, yabancılaşma ve uyumsuzluğun yol açtığı trajik gerilimler üzerinden anlatılır. Özellikle kentsoylu ya da küçük burjuva olarak adlandırabileceğimiz bireylerin huzursuzlukları da “varoluş sorunu” ve “varoluşsal kaygılar” bağlamında deşifre edilir. Tatil yapmak için İstanbul‟dan Bodrum‟a gelen bir arkadaş grubunun hem kendileriyle hem de birbirleriyle olan ilişkilerinin mekân dolayımında anlatılması, romanın kurgusunda özellikle “mekân deneyimleri”nin ön plana çıkmasına etki eder. Bu bağlamda romanda, belirli bir olaydan çok mekânın etkisiyle ortaya çıkan “varoluşsal sorunların” hâkim olduğu söylenebilir. Bu makalede, Her Gece Bodrum romanındaki kentsoylu bireylerin trajik gerilimleri, uyumsuzlukları ve yabancılaşmaları mekân- insan ilişkisi bağlamında irdelenecektir.
