Sanat Tarihi Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/42
Browse
Browsing Sanat Tarihi Bölümü by Institution Author "Yeşilbaş, Evindar"
Now showing 1 - 20 of 20
- Results Per Page
- Sort Options
Article Artuklu Yapıları Örnekleminde Sanatta Kültürel Etkileşim(Kadim Akademi Derneği, 2020) Yeşilbaş, Evindar; Acat Akgül, FehimeAnadolu’da XI. yüzyıldan itibaren gelişen kültür ve sanat çok farklı kültürel ve etnik veriler üzerine temellenmiştir. Anadolu sınırları içinde oluşan sanatların daha iyi anlaşılması için sanatın gelişmesini etkileyen ortamı ve kültür çevresini iyi araştırmak bir zorunluluktur. Sanatın içinde kendine yer bulan farklı gelenekleri tespit etmek ve bu geleneklere ait olan unsurları ortaya koymak oldukça önemlidir. Aynı dönem ve yakın çevrede hüküm süren beylikler ve devletler, tarih boyunca kaçınılmaz bir şekilde kültürel ilişkiler içerisinde bulunmuşlardır. Kültürel etkileşimi oluşturan temel husus ise siyasi ve sosyal zeminde yaşanan ilişkilerdir. Bu etkileşimin izlerini ortaya koyan en somut veriler sanat üretimleridir. Sanat yapıtlarında, taçkapı, minare, kemer, örtü sistemi, malzeme, süsleme vb. gibi mimari yapı detayları üzerinden kültürler arasındaki etkileşimin izleri okunabilmektedir. Bu çalışmada, Artuklu Beyliği ile aynı dönemde ve yakın bölgelerde hüküm sürmüş Büyük Selçukluları, Anadolu Selçukluları, İlhanlı, Eyyûbi, Zengî ve Memlûkler’in siyasi, sosyal ve kültürel ilişkileri üzerinden malzeme, teknik, süsleme açısından dönemin yapılarındaki benzer izler incelenmiş ve değerlendirilmiştir.Article ARTUKLU YAPILARI ÖRNEKLEMİNDE SANATTA KÜLTÜREL ETKİLEŞİM(Kadim Akademi Derneği, 2020) Yeşilbaş Evindar; Acat Akgül, FehimeAnadolu’da XI. yüzyıldan itibaren gelişen kültür ve sanat çok farklı kültürel ve etnik veriler üzerine temellenmiştir. Anadolu sınırları içinde oluşan sanatların daha iyi anlaşılması için sanatın gelişmesini etkileyen ortamı ve kültür çevresini iyi araştırmak bir zorunluluktur. Sanatın içinde kendine yer bulan farklı gelenekleri tespit etmek ve bu geleneklere ait olan unsurları ortaya koymak oldukça önemlidir. Aynı dönem ve yakın çevrede hüküm süren beylikler ve devletler, tarih boyunca kaçınılmaz bir şekilde kültürel ilişkiler içerisinde bulunmuşlardır. Kültürel etkileşimi oluşturan temel husus ise siyasi ve sosyal zeminde yaşanan ilişkilerdir. Bu etkileşimin izlerini ortaya koyan en somut veriler sanat üretimleridir. Sanat yapıtlarında, taçkapı, minare, kemer, örtü sistemi, malzeme, süsleme vb. gibi mimari yapı detayları üzerinden kültürler arasındaki etkileşimin izleri okunabilmektedir. Bu çalışmada, Artuklu Beyliği ile aynı dönemde ve yakın bölgelerde hüküm sürmüş Büyük Selçukluları, Anadolu Selçukluları, İlhanlı, Eyyûbi, Zengî ve Memlûkler’in siyasi, sosyal ve kültürel ilişkileri üzerinden malzeme, teknik, süsleme açısından dönemin yapılarındaki benzer izler incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Artuklu yapılarında iki renkli taş kullanımı, dilimli kemer formları, mukarnas kavsara, eyvan, selsebilli eyvan- avlu, dilimli kubbe, minare formu ve mekân tasarımı açısından benzerlikler tespit edilmiştir.Book Part Diyarbakır Camileri Süsleme Programında Kakma Tekniği(Dicle Üniversitesi Kültür Yayınları, 2023) Yeşilbaş, EvindarDiyarbakır Camileri Süsleme Programında Kakma Tekniği,Book Part Diyarbakır Çeşmelerinden Üç Örnek(MUKKADİME, 2010) Yeşilbaş, EvindarOrtaçağ şehirciliğinde önemli bir yeri olan su mimarisi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin iklim ve coğrafyasından kaynaklanan farklı boyutu ile Diyarbakır’da daha zengin bir donanıma kavuşmuştur. Yalnız dinî ve sosyal yapılarda değil, sivil mimaride de su vazgeçilmez bir unsur olarak yerini almıştır. Su mimarisinde çeşmeler, kamunun kullanımına sunulan basit yapılardır. Bu çalışmada, Diyarbakır şehir merkezinde yer alan çeşmelerden Tahtalı Katsal Sokak Çeşmesi, Arap Şeyh Cami Çeşmesi, Sultan Şüca Çeşmesi çizim ve fotoğraflarla desteklenerek incelenmeye çalışılmıştır. İncelenen çeşmelerin şehir mimarisini bütünleyen kültür zenginliklerimizden olduğu tespit edilmiştir. Bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için asli fonksiyonlarına kavuşturulması gerekmektedirArticle Diyarbakır Çifte Han ın Koruma ve Yeniden Kullanım Önerileri(Mukaddime, 2014) Yeşilbaş, EvindarTarihi eserler, ait oldukları çağın toplumsal ve kültürel yapısının birer simgesi olarak insanların çevreleriyle ilişkilerinde, mekân bağlamında belirleyici nitelikte olmalarıyla önemli bir role sahiptirler. Bu eserler, değişen ve gelişen toplum şartlarına karşı tarihi çevreleri değişse bile inşa edildikleri dönemin mimari karakteristiğini yansıtmaktadırlar. Yeni kentsel mekân ihtiyaçları doğrultusunda işlevlendirilerek kullanılmaları kentlerin imajı açısından önem taşımaktadırlar. Bu çalışmada, Diyarbakır Çifte Han’ın kent içindeki konumu, mimari, görsel değeri ile tarihi önemi ve mekân açısından korumanın, yeniden işlevlendirilmesinin gerekliliği üzerine değerlendirme ve öneriler sunulmuştur.Book Part Diyarbakır El Sanatlarından Palan ve Şapka Yapımı(2012) Yeşilbaş, EvindarDiyarbakır Geleneksel El SanatlarıArticle Diyarbakır Karacadağ Kilimlerinin Desen ve Motif Özellikleri(Arış Dergisi, 2011) Yeşilbaş, EvindarEl sanatlarının folklorik açıdan incelenmesi sonucunda halkların ve kültürlerin, geleneksel süslenme biçimi öğrenilmekte, insanların bedenini ve çevresini güzelleştirme arzusu ile ekonomik kazanç sağlama düşüncesinin varlığı kavranmaktadır. El sanatı ürünlerinden dokumacılıkta farklı kültürlerle beslenen ve gelişen Anadolu’da kendine özgü özellikler taşıyan çeşitli merkezler mevcuttur. Bilindiği gibi Türk kilimleri hammaddesinden renklerine, içerdiği motiflerden işçiliğine kadar sanat değeri taşıyan örneklere sahiptir. Bu değerli örneklerin üretildiği eski bölgelerden biri de Karacadağ’dır. Bu çalışmada Diyarbakır Karacadağ kilimlerinin tanıtılması, bugünkü koşullarda yapılan üretimin saptanması yer almaktadır. Bildirideki amaç bu kilimlerin desen ve motif özelliklerinin analiz edilmesinden ziyade geleneksel türk sanatlarımızın icra edildiği kilim dokuma merkezlerinden biri olan Karacadağ’ın varlığını ortaya koymak ve yeniden canlandırılması için tartışma ortamı yaratmaktır. Bu bağlamda çalışmada Karacadağ kilimlerinin desen ve motifleri sanat tarihçisi gözüyle incelenmiş, fotoğraflanıp yorumlanmıştır. Ayrıca Karacadağ kilim dokumacılığının devamının sağlanması için gerekli öneriler sunulmuştur.Article Diyarbakır’da Osmanlı Dönemi Şehir-İçi Hanları Üzerine Değerlendirme(Turkish Historical Society, 2015) Yeşilbaş, Evindar; Yeşkilbaş, EvindarOur research is about Diyarbakir's architectural features and the city's busy trade potential between the period of the Ottoman rule of Diyarbakir and the Republican term. It was found that there were 25 caravansaries that were known their name in Diyarbakir until the period of Ottoman. Only four of these caravansaries reached completely or partially up to now; when it comes to the location, only nine of them could be identified by archival documents; there was no information about the other structures except their names. The planning, the external mass, the internal appearance and the material used in these architectures remain connected with the Ottoman tradition, but they mainly exhibit regional characteristics. According to our data, all the inns which we identified their planning styles, were built by doing some user spaces around a courtyard. The flat roofs with wooden girder, the crib with a dome, mirrored and cross vaults were applied variations. The dome transitions were provided by squinches. Diyarbakir trade buildings were mostly made of dark basalt stone in cutting method as well as white or yellowish lime that were ordered alternatively. It was concluded that the structures had decoration styles exhibiting characteristics of their period to a certain extent. The simple decoration style away from exaggeration was in floral, geometric, and partly written arrangements. It was found that in Diyarbakir which has a rich architecture with numerous and different types of structures, several buildings were built by state for the progress of trade in both regional and international trade network in reliable ways and stable conditions; however, some of these structures lost their essential features because of several damages, unconscious interventions and some additions while some others were neglected.Book Part Geleneksel Konuttan Kafeye Mekansal Dönüşüm: Mardin Örnekleri(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2022) Yeşilbaş, Evindar; Acat Akgül, FehimeÖnceki dönemlere ait tarihi yapılar, üzerinden zaman geçtikçe ve yaşam koşulları değiştikçe yeni ihtiyaçlara cevap veremeyecek noktaya gelir. Tarihi çevrelerin sürdürülebilirliğini sağlamanın en önemli yolu ise işlevini yitiren tarihi yapıların yeniden kullanım ve dönüşümlerini gerçekleştirmektir. Bu yapılardan dini mimari kategorisinde bulunanlar farklı dönemlerde de genellikle aynı işlevlerini sürdürürler. Buna karşın sivil mimarlık örnekleri çoğunlukla işlev değişikliğine uğrayarak kullanılırlar. Tarihi ve geleneksel dokuya sahip kentlerde kent merkezinin değişimi, hızlı nüfus artışı, yaşam koşullarının ve ihtiyaçların değişimi gibi etkenler karşısında kentlilerin geleneksel konutlarda yaşamayı tercih etmedikleri görülür. Ekonomik sistem içerisinde ticari kaygı ve turizm amacıyla konut olarak kullanılmayan bu yapılara yeniden işlev verilerek mekansal dönüşümleri sağlanmaktadır. Bu değişim sırasında yapının ihtiyaçlara cevap verebilecek düzeyde müdahale gördüğünü söyleyebiliriz. Dönüşüm sürecinde yapıların mimari özgünlükleri ve fiziki çehrelerinde ciddi kayıplar oluşmaktadır. Bilinçli ve yapının özgün durumunu etkilemeyecek müdahalelerin yanı sıra gelişigüzel onarım ve eklentilerin de yapıldığı görülmektedir. Gelişigüzel muhtelif zamanlarda gerçekleştirilen onarım veya inşai faaliyetler, yapıların mimari özellikleri ile tarihi çehresini de olumsuz etkilemektedir. Yapıların mimari kurgusu ve plan şemalarına da yansıyan bazı düzenlemeler, dönem analizlerini zorlaştırdığı gibi eklentinin niteliğine bağlı olarak ileriki süreçte özgününden ayırt edilemeyecek düzeye de gelebilmektedir.Article İslam Mimarisinde “Çift Cidarlı Kubbe” Uygulaması ve Anadolu’dan Bazı Örnekler(Şehir ve Medeniyet Şehir Araştırmaları Dergisi, 2020) Yeşilbaş, EvindarDevletlerin sanat üslubunun bir parçası olarak da görülen kubbe formları, karakteristik özellikler arasında değerlendirilmektedir. Mimaride bir mekânın üzerini örtmeye yarayan, yarım küre formundaki örtü elemanı olan kubbe, Roma dönemi mimarisinde önemli örnekleri ile ön plana çıkar. Daha sonraki süreçte farklı devletlerin katkılarıyla bölgesel özellikler taşıyacak bir form kazanır. Kubbe yapımında farklı bir uygulama olarak karşımıza çıkan “çift cidarlı kubbe” örtü sistemi, genellikle dıştan ve içten aynı kubbe formuna sahip olabildiği gibi içten düz kubbe, dıştan farklı bir kabuk formuyla da örtülü olabilmektedir. Çift cidarlı kubbe ilk kez İran bölgesinde, Büyük Selçuklularda, daha sonra Artuklu, İlhanlı ve Akkoyunlu dönemlerinde de tercih edilmiştir. Timurlu ve Safevî dönemlerinde ise en güzel örnekleri inşa edilmiştir. Bu çalışmanın amacı İslam mimarisinin en önemli eserlerinde görülen çift cidarlı kubbe uygulamasının başlıca etkenlerini, eserlerini ve kökenlerini tespit etmektir. Çalışmada “çift cidarlı kubbe uygulaması” başlığı altında çift cidarlı kubbe sisteminin kökeni ve ne tür kaygılar sonucu ortaya çıkmış olabileceği üzerinde durulduktan sonra değişik coğrafyalarda ki bazı örneklerine yer verilecektir. Daha sonra Anadolu’da ki “çift cidarlı kubbe” örneklerine değinilecektir. Bu çalışma ile çift cidarlı kubbe uygulamasının mimarlık tarihi içindeki önemine değinilerek, konu ile ilgili bilgilerin derlendiği toplu bir çalışma literatüre kazandırılmış olacaktır.Book Kültürel Miras (Kültür Varlıkları) Hukuku(Seçkin Yayıncılık, 2022) Yeşilbaş, Evindar; Altıparmak, CüneydBu eser, kültür varlıkları ile ilgili olarak temel hususları belirtmek, bu konudaki mevzuatı esas alarak hem hukuki yönden hem de sanat tarihi, arkeoloji, şehir ve bölge planlama, mimarlık alanından da meseleye bakmaya çalışan bir saikle kaleme alınmıştır. Kitabın ortaya çıkmasına editörlerin bu fikri ortaya atmasına müteakip bunu geliştiren 2018 ile 2021 yılları arasında Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu üyeleri, müdürü ve uzmanları vesile olmuştur. Kültür varlıkları meselesini sadece hukuk, sanat tarihi, mimari veya planlama boyutu ile ele alan çok sayıda muhtelif eser bulunmaktadır. Ancak bu eserde multidisipliner bir yaklaşım benimsenmiştir.Article Citation - WoS: 1MARDİN ÇARŞILARININ TARİHÎ VE MİMARÎ ÖZELLİKLERİNE DAİR TESPİTLER(Sanat Tarihi Dergisi, 2018) Yeşilbaş, EvindarMardin’de tescilli beş adet ve henüz tescili gerçekleştirilmeyen üç adet çarşı ile toplamda sekiz çarşı araştırmaya konu olmuştur. Çalışmada, Aktarlar, Ayakkabıcılar, Bakırcılar, Çarıkcılar, Marangozlar, Tellallar, Revaklı ve Zahireciler çarşılarının plan, mekan, malzeme-teknik ve süsleme bakımından mimari özellikleri üzerine genel değerlendirmeler yapılmıştır. Uzun bir dönem içinde oluşmuş Anadolu ticaret mimarisinin gelişim halkalarından olan bu çarşılar, bölgesel mimari anlayış çerçevesinde farklı karakterlerle karşımıza çıkmaktadır. Çalışmanın amacı; Mardin ticaret merkezinde tarihî kimliğe sahip çarşıların tarihsel süreç içindeki oluşumu, gelişimi ve değişimini tespit etmek, işlevini yitirmekte olan bu çarşıların mimari özelliklerini belirlemektir. Çalışmamız konuyla ilgilenen başka araştırmacıların faydalanabileceği bir kaynak olacağı için de ayrıca önemlidir. Mardin çarşılarının, şehrin coğrafi özellikleri çerçevesinde Ulu Cami ve etrafında üstü açık çarşılar olarak, sokak dizilişleri şeklinde geliştikleri tespit edilmiştir. En erken, Artuklu Dönemi’ nde şekillenmeye başladığını düşündüğümüz bu çarşılar, süslemeden uzak, tonoz sistemiyle örtülmüş ve zamanla yan yana dükkanların dizilişiyle sonradan birbiri ile organik bağı kurulmuş arastalar şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Çarşılarda, aynı veya birbirine yakın işkollarına mensup meslek zümrelerinin ayrı birer arastada yer aldığı görülmektedir.Article Mardin de Hamza i Kebir Türbesi Üzerine Yeni Değerlendirmeler(Milel ve Nihal inanç, kültür ve mitoloji araştırmaları dergisi, 2014) Yeşilbaş, EvindarAnadolu’da 14. yüzyıl sonu ile 15. yüzyıl arası maddi kültür bağlamında birçok eser bırakan Akkoyunlular, coğrafik olarak Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde hâkimiyet kurmuş bir devlettir. Mardin’de Akkoyunlu hükümdarlarının çok sayıda eser inşa ettirdikleri bilinenmektedir. Çalışmamıza konu olan türbenin, banisi Sultan Hamza’nın ölümünden önce, kendisi tarafından Mardin Valisi olarak görev aldığı 1432-1435 yıllarından sonra, Akkoyunlu Beyliği’nin idaresini ele geçirdiği dönemde (1438-1444) inşa ettirdiği anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, Hamza-i Kebir Türbesi’nin detaylı mimari analizi yapılarak türbenin Akkoyunlu mimarisi ve Anadolu Türbe Mimarisi içindeki önemi vurgulanacaktır.Article Mardin İslami Dönem (11-15 Yüzyıl) Dini Yapılarında Örtü Sistemi(2023) Yeşilbaş, Evindar; Irmak, Hülyaİnsanlar kar, yağmur suları ile hava ve doğa olaylarından korunmak üzere mekanların üzerlerini farklı kapatmışlardı. Zaman zaman mekân kurgusunun önemli bir unsur olan yapı sistemleri kimi zaman dar ve uzun dehlizlerin kimi zaman daha büyük yapıların üzerini seçmek için geliştirilerek çeşitli teknikler denenmiştir. Nihayetinde Roma İmparatorluğu'nun dünya mimarisinde kazandırdığı tonoz ve kubbe gibi eğrisel hatlara sahip pratik çözümler geliştirildi. Bu çözümler sonraki süreçte birçok devlet tarafından farklı şekil, boyut ve üslupla kullanılmıştır. Öyle ki bu plan sistemleri, devlet ve uygarlıkların karakteristik mimari özellikleri haline gelmiştir. Mardin de yapılarının yapı sistemleri ile dikkat çeken bir kenttir. Özellikle kent mimarisine damgasını vuran Artuklu Dönemi ile başlayan örtü sistemlerinde üslupsal özelliklerin kendinden sonra Akkoyunlular döneminde de sevilerek başlatıldığı görülmektedir. Bu günlerde incelenmeye değer görülen “Mardin İslami Dönem Dini Yapılarda Örtü Sistemi” konusunun konusu. Bu başlık altında 11.-15. Yüzyıllar arasında inşa edilmiş olan cami, medrese, türbe ve zaviye türü yapıların büyük bir bölümü değerlendirilmiştir. Çalışmada her bir listeleme sistemi malzeme, teknik, form, boyut özelliklerine göre belirlenir. Çalışmamızda yapıların değerlendirme ve karşılaştırmaları söz konusu yüzyılların üslup özellikleri ortaya çıkmıştır.Book Part Mardin Kalesi 2020 Yılı Arkeolojik Kazı Çalışmaları(Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayını, 2022) Yeşilbaş, Evindar; Acat Akgül, Fehime"Mardin Kalesi 2021 Yılı Arkeolojik Kazı Çalışmaları"26. Orta Çağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Tarihi Araştırmaları KitabıArticle MARDİN MÜZESİ’NDE BULUNAN 17.-19. YÜZYIL GÜMÜŞ BİLEZİK ÖRNEKLERİ(Turkish Studies, 2018) Yeşilbaş, EvindarAnadolu coğrafyasında tarih öncesi çağlardan günümüze kadar maden işlemeciliği ve takı sanatı alanında önemli el sanatlarının üretildiği bilinen bir gerçektir. Çeşitli malzemelerden üretilen el sanatları arasında gümüş madeni takı, sikke, gündelik eşya, savaş aletleri üretiminde kullanılan değerli bir maden olmuştur. Takılar, el sanatları içinde büyük bir hassasiyetle çalışılan, sembolik anlamlar taşıyan, nazara karşı koruma sağladığı düşünülen ürünlerdir. Gümüş işlemeciliği alanında merkez konumundaki Mardin, hem Artuklu, hem de Osmanlı Döneminde bu özelliğini devam ettirmiş ve bu kentte her dönemde önemli eserler üretilmiştir. Çalışmamızda da, Mardin Müzesine satın alma yoluyla gelmiş 17.-19. yüzyıllara ait gümüş bileziklerden yedi tanesinin kataloğu oluşturulmuştur. İncelediğimiz örneklerden bazıları müzede bulunan teşhir salonlarının yetersizliği sebebiyle depolarda muhafaza edilmektedir. Örneklerin, malzeme ve teknik, ölçü, müzeye geliş yolu ile ilgili bilgiler verildikten sonra ayrıntılı tanımları yapılmıştır. İncelenen örnekler üzerinden Mardin’de 17.-19. yüzyıl gümüş bilezik üretimine, form ve biçim ile süsleme özelliklerine yönelik değerlendirmeler ortaya konulmuştur. Yaptığımız incelemeler sonucunda 17.-19. yüzyılda bilezik modasında süslemelerde ajur tekniği, kabartma, kakma, kazıma, savatlama teknikleri tek tek kullanılmakla birlikte birden fazla tekniğin beraber de kullanıldığı görülmüştür. Bu konunun seçilmesinin sebebi Mardin Müzesinde sergilenen takıların katalog çalışmasının daha önce gerçekleştirilmemiş olmasıdır. Bu çalışmanın Mardin Müzesinde bulunan diğer el sanatlarına literatür ve bilimsel çalışmalar açısından örneklik teşkil edeceği düşünülmektedir.Article Mardin’deki 13.-15. Yüzyıl Cami ve Medreselerinde Taç Kapı Tasarımı ve Bezemesi(MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ, 2020) Yeşilbaş, EvindarSüsleme, yapıları izleyenler üzerinde beğeniye yönelik bir etki oluşturmasını sağlayan yapının tamamlayıcı bir bileşenidir. Her dönemde kendi içinde mimari yapıların süsleme repertuvarında bir modanın yansıması şeklinde benzer uygulamalarla karşılaşmak mümkündür. Mardin’de de farklı dönemlerde hakimiyet kuran devletlerin günümüze ulaşan mimari eserlerine baktığımızda stil birlikteliğinin varlığı çok net bir biçimde anlaşılmaktadır. Taç kapı, yapıların süsleme programlarında taş işçiliğinin en iyi şekilde sergilendiği, yapılara anıtsallık katan en önemli unsurdur. Taş ustasının sanatını en iyi yansıttığı alan olan bu mimari elemanlar, devrin sanat üslubunun da belirlenmesinde en dikkat çekici öğelerdir. Çalışmamızda Mardin merkezde yer alan 13.-15. yüzyıla ait cami ve medrese taç kapı örneklerimizi; Latifiye Camii, Melik Mahmut Camii, Şehidiye Camii, Hamza-i Kebir Camii, Zinciriye Medresesi, Kasımiye Medresesi oluşturmaktadır. Çalışmada yapıların genel tanımları mimari ve plan özellikleri kısaca verildikten sonra, taç kapı tasarımları aynı başlık altında detaylı bir şekilde açıklanmaktadır. Değerlendirme ve tartışma bölümünde ise cami ve medreselerin taç kapı süsleme programlarında karşımıza çıkan malzeme, teknik, süslemede görülen desen ve motiflerin özellikleri ortaya konulmaktadır. Taş işçiliğine sahip bu yapıların süslemelerinde motif ve kompozisyon ortaklığı ile bütüncül bir yaklaşım sergiledikleri görülmektedir. Anıtsal ölçüde inşa edilen taç kapıların, Selçuklu taç kapı geleneğini ve Suriye taş işçiliği bezemesinin birleştirilerek ortaya konulduğunu söylemek mümkündür.Book Part Midyat’ta Geç Dönem Osmanlı Yapısı: Gelüşke Hanı(Trakya Üniversitesi Yayını, 2021) Yeşilbaş, EvindarOrtaçağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Tarihi Araştırmaları XXIIIArticle Ortaçağ İslam Mimarisi Süsleme Programında Kakma Tekniği: Mardin Örneği(Artuklu Akademi, 2020) Yeşilbaş, EvindarMimari süsleme, kullanılan malzemenin yüzeyine uygulanan müdahaleye bağlı olarak farklı tekniklerle karşımıza çıkmaktadır. Mimari yapılarda ana malzeme olarak yüzyıllardır en çok kullanılan taş, coğrafi etkenlerin ve dayanıklılığın yanında kişisel beğeni sonucunda da tercih edilmiştir. Mimaride taşa uygulanan süslemelerde oyma, kafes oyma, kakma, kazıma, boyama teknikleri ile renkli taş kullanımından söz edilebilir. Çalışmamıza konu olan kakma tekniği, ana inşa malzemesi üzerine farklı renkteki malzemenin kakılması ile oluşturulan bir tekniktir. Bu çalışmada, Mardin’in İslamî dönem dinî yapılarından kakma tekniği süslemeye sahip Latifiye Camii, Hamza-i Kebir Camii, Zinciriye Medresesi ve Kasımiye Medresesi incelenmektedir. Bu çalışmadaki amacımız, kakma tekniği konusunda alana katkı sağlamakla birlikte Mardin’deki ortaçağ İslamî dönem dinî yapılarında görülen kakma teknikli süslemeleri detaylarıyla literatüre kazandırmaktır. Anadolu’da aynı dönem içerisinde karşılaştığımız örneklere nazaran, Mardin’de daha yoğun kullanılan bu teknik, motif ve kompozisyonlarda Selçuklu süsleme üslubunun izlerini taşımaktadır.Article Silifke Taş Köprü nün Rölöve Tespitleri ve Tarihi Dönem Analizi(Akdeniz Sanat Dergisi, 2016) Yeşilbaş, EvindarAnadolu’da tarihi özelliklerini yitirmeden günümüze ulaşan çok sayıda köprü bulunmakla birlikte birçoğu misyonunu yitirmiş olsa bile tarihi önemini korumaktadır. Köprüler, geçmişte kullanılan güzergahlar konusunda da bilgi üretmeye yarayan mimari ürünlerdir. Bu bilgiden hareketle köprülerin, köprülere dair kalıntıların ve izlerin korunması gelecek kuşaklara aktarılması gerekmektedir. Bu çalışma, Karayolları Genel Müdürlüğü denetiminde ve Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onayına sunulmak üzere köprünün restorasyonuna yönelik hazırlanan sanat tarihi raporunun genişletilmiş ve güncelleştirilmiş halidir. Çalışmamızda Taş Köprü’nün mevcut mimari analizi yapılarak, restitüsyonuna kaynak oluşturacak dönem analizi yapılmıştır. Köprü, Anadolu’dan köprü örnekleri ile analojik açıdan değerlendirilerek karakteristik özellikler bağlamında irdelenmiştir.

