Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/200
Browse
Browsing Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 138
- Results Per Page
- Sort Options
Book Part Serin İklim Tahılların Sorunları ve Çözüm önerileri(iksad publishing house, 2023) Öner, Kevser: Kendal, Enver; YAŞAR, Mustafa:AKAYA, AydınBÖLÜM 7 SERİN İKLİM TAHILLARININ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ THE PROBLEMS AND SOLUTION PROPOSALS OF CEREALS Kevser ÖNER1, Doç. Dr. Enver KENDAL2Article Çinko Uygulamasının Makarnalık Buğdayın (Triticum durum Desf.) Verim ve Bazı Kalite Özellikleri Üzerindeki Etkisi(2016) Aktaş, HüsnüBu çalışma çinkonun (Zn) toprak ve yapraktan beraber uygulanmasının Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yoğun ekim alanına sahip 7 adet durum buğdayı çeşidinin verim, verim bileşenleri ve kalite özellikleri üzerine olan etkisinin araştırılması amacıyla yapılmıştır. Çalışma 2013-14 ve 2014-15 buğday yetiştirme sezonlarında sulu koşullarda Kızıltepe Meslek Yüksek Okulu Deneme Alanında tesadüf blokları deneme deseninde üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Birinci yılda çinko kullanılan (+Zn) ve çinko kullanılmayan (-Zn) uygulamaların tane verimi ortalaması sırasıyla 742 - 693 kg/da ve istatistiki olarak önemsiz, ikinci yılda ise 751 - 659 kg/da ve istatistiki olarak önemli olarak tespit edilmiştir. Varyans analiz sonuçlarına göre, ilk yılda başakta tane sayısı, camsı tane oranı, sedimantasyon, protein oranı, yaş gluten özellikleri için uygulamalar arasındaki farklar istatistiki olarak önemli bulunurken (P<0.05 ya da P<0.01), ikinci yılda tane verimi, başak ağırlığı, camsı tane oranı, sedimantasyon, protein oranı, ve yaş gluten özellikleri için önemli bulunmuştur. Çalışmada kullanılan çeşitlerin +Zn ve –Zn uygulamalarındaki responsu farklı olmuş, her uygulamada da çeşitler arasındaki farklar incelenen özellikler bakımından istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Çinko uygulaması ile en yüksek tane verimi artışı birinci yılda G1 çeşidinde, ikinci yılda ise G3 ve G5 çeşitlerinde gözlenirken, camsılık parametresi için birinci yılda çinko uygulaması ile en yüksek artış G3 ve G4 çeşitlerinde, ikinci yılda ise G2 ve G5 çeşitlerinde belirlenmiştir. Çinko uygulaması ile protein oranında en yüksek artış birinci yılda G7 çeşidinde ikinci yılda ise G6 çeşidinde gerçekleşmiştir. Birinci yılda G6 ve ikinci yılda ise G2 çeşitleri dışında çinko uygulaması ile bütün çeşitlerde SDS sedimantasyon değeri artış gösterirken, irmik rengi (b) için uygulamalar arasında belirgin bir fark gözlenmemiştir.Article ÇUKUROVA KOŞULLARINDA Hyoscyamus niger' DE (SİYAH BANOTU) FARKLI EKİM VE HASAT ZAMANLARINlN DROG VERİMLERİ VE ALKALOİT ORANLARINA ETKİSİ(Ç.Ü. ZİRAAT FAKÜLTESİ YAYINLARI, 1997) İzgi, Mehmet NecatEylül 1993- Agustos 1994 tarihleri arasinda yürütülen bu denemede ikisi Sonbaharda, üçü Ilkbaharda olmak üzere bes ekim zamaninda (1. Ekim: 21 Kasim 1993, 2. Ekim: LOAralik 1993, 3. Ekim: 8 Nisan 1994,4. Ekim: 22 Nisan 1994, 5. Ekim 26 Mayis 1994) ekilen bitkiler, çiçeklenme öncesi, çiçeklenme sirasi ve çiçeklenme sonrasi olmak üzere üç farkli gelisme zamaninda hasat edilerek drog verimleri ile total alkaloit oran ve verimleri saptanmistir.Bölge için en uygun ekim zamaninin 26 Mayis (Y. Ekim) oldugu belirlenmistir.En yüksek drog verimleri ile total alkaloit oranı ve verimleri genellikle çiçeklenme sirasinda elde edilmiştirArticle Bitki Gelişimini Teşvik Eden Bazı Mikroorganizmalar(2009) Küçük, Çiğdem; Güler Güney, İnciBitki gelişimini arttıran Rhizobium spp. , Azospirillum spp. ve Glomus spp. gibi mikroorganizmalar hastalık kontrolünde de etkili olmaktadır. Pseudomonas spp. ve Trichoderma spp. gibi biyolojik mücadele etmenlerinin ise bitki gelişimini teşvik ettikleri son yıllarda yapılan çalışmalarda ortaya konmuştur. Tarımsal ürünleri hastalıklara karşı korumak ve gelişimlerini arttırmak için, bu mikroorganizmaların uygun zamanda ve miktarlarda kullanımları sağlanmalıdır. Böylece kimyasal gübrelerin kullanımları sonucu oluşan problemler azaltılabilir. Bu derlemede, biyolojik gübre etmeni olarak kullanılan mikroorganizmaların hem bitki gelişimini teşvik etmeleri hem de biyolojik mücadelede kullanılmaları ile ilgili yapılan çalışmalar özetlenmiştir.Presentation BAZI KIŞLIK NOHUT (CİCER ARİETİNUM L.) ÇEŞİTLERİN MARDİN KOŞULLARINDAKİ VERİM VE ADAPTASYON YETENEKLERİNİN BELİRLENMESİ(2019) Doğan Yusuf, Doğan Serap, Kendal EnverMardin ekolojik şartları nohut yetiştiriciliği için son derece önemli bir potansiyele sahiptir. Bu amaçla, araştırma 5 adet nohut (Azkan, İnci, Aksu, Arda ve Diyar-95) çeşidi ile 2015-2016 yetiştirme mevsiminde tesadüf blokları deneme desenine göre, 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada, bitki boyu (cm), bitkide bakla sayısı (adet), baklada tane sayısı (adet), 100 tane ağırlığı (g) ve tane verimi (kg/da) gibi özellikler incelenmiştir. Çalışmada kullanılan çeşitlere ait bir yıllık sonuçlara göre, bitki boyu 49.7-68.7 cm, bitkide bakla sayısı 54.9-73.3 adet, bitkide tane sayısı 51.1-71.7 adet, 100 tane ağırlığı 35.0- 41.0 g, tane verimi 275.6-336.9 kg/da, olarak bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda en yüksek verim Aksu çeşidinde elde edilmiştir.Article Ekmeklik Buğday (Triticum aestivum L.) Genotiplerinin Tane Verimi ve Bazı Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi(GOÜ Ziraat Fakültesi Dergisi,, 2012)Bu çalışma, yurt içi ve yurt dışında ıslah programlarını yürüten farklı kuruluşlardan gelen ekmeklik buğday hat ve çeşitlerin verim ve kalite yönünden Diyarbakır ekolojik koşullarındaki performansları incelenmek üzere 2004-2005 ve 2005-2006 üretim sezonlarında yürütülmüştür. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak gerçekleştirilmiştir. Denemede bitki boyu (cm), başaklanma süresi (gün), dekara tane verimi (kg), bin tane ağırlığı (g), hektolitre ağırlığı (kg) ve protein oranı (%) karakterler incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda dekara tane verimi 580.9-782.7 kg/da arasında değişmiş olup, en yüksek tane verimi 3, 7, 11 ve 12 nolu genotiplerden, en düşük tane verimi ise 22 nolu genotipten (580.9 kg/da) elde edilmiştir. Kalite faktörü olan hektolitre ağırlığı bakımından en yüksek ortalama değer 82.4 kg ile 14 nolu genotip, protein oranın da ise % 11.9 ile 17 nolu genotipinden elde edilmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre yurt dışından temin edilen genotiplerin tane verimi ve kalite kriterleri bakımından ümitvar olduğu görülmüştür.Article MARDİN KOŞULLARINDA KIRMIZI MERCİMEK (Lens culinaris Medik.) GENOTİPLERİNİN VERİM VE VERİM ÖĞELERİNİN BELİRLENMESİ(Euroasia Journal of Mathematics, Engineering, Natural & Medical Sciences International Indexed & Refereed, 2020)Bu çalışma 2015-2016 yetiştirme dönemlerinde kışlık olarak yürütülmüştür. Bu çalışma ile Mardin koşullarında uygun yüksek verimli kırmızı mercimek genotiplerin belirlenmesi amaçlanmıştır. ICARDA kökenli ve Güneydoğu Anadolu bölgesi kökenli 20 kışlık genotip ve beş kontrol mercimek çeşidi (Altıntoprak, Çağıl, Fırat-87, Seyrani-96 ve Yerli Kırmızı) kullanılmıştır. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Araştırmada incelen tüm özellikler istatiksel olarak önemli çıkmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; çiçeklenme gün sayısı 143.7-158.8 gün, olgunlaşma gün sayısı 187.5-198.9 gün, bitki boyu 26.7-49.6 cm, ilk bakla yüksekliği 13.4-34.1 cm, bitkide dal 1.96-3.33 adet/bitki, bitkide bakla sayısı 14.7-29.0 adat/bakla, bitkide tane sayısı 16.9- 33.5 adet/bitki, bitki tane verimi 0.29-0.75 g, 100 tane ağırlığı 31.8-37.7 g ve tane verimi bakımından ise 144-5-216.4 kg/da arasında değişmiştir. Araştırmada en yüksek tane verimi G2 (211.1 kg/da) ve G5 (207.0 kg/da)’ten elde edilirken, Fırat-89 çeşidinde ise 216.4 kg/da olarak elde edilmiştir. Çalışmada tane verimi yönünden iki genotip (G2 ve G5) bölgemizde bir ileri generasyona aktarılmıştırArticle Tritikale Islah Çalışmalarında Biplot Analiz Tekniğinin Seleksiyonda Kullanılması(Yüzüncü Yıl Üniversitesi, 2022) Kendal, EnverÖz: Bu çalışma, Diyarbakır şartlarında 2012-2013 ve 2013-14 yetiştirme sezonlarında 20 adet ileri kademede tritikale hattı ve 5 adet standart çeşit ile yürütülmüştür. Araştırma Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre yürütülmüş ve araştırmada tane verimi ile bazı kalite ve verim parametreleri incelenmiştir. Varyans analiz sonuçlarına göre birçok özellik bakımından yıl, genotip ve yıl*genotip interaksiyonu önemli (p<0.01; p<0.05) bulunmuştur. Araştırmada her iki yılın ortalamasına sonuçlarına göre genotiplerin başaklanma süreleri 105-115 gün, bitki boyu 98-118 cm, tane verimi 323.7-538.9 kg/da, hektolitre ağırlığı 71.2- 78.8 kg/hl, bin tane ağırlığı 28.0-40.2 g, protein oranı %14.6-17.2, tanedeki rutubet oranı %7.9- 8.1 arasında değişmiştir. İncelenen özellikler bakımından araştırmada kullanılan birçok hat denemede standart olarak kullanılan çeşitlere üstünlük sağlamıştır. Ayrıca GT biplot tekniği ile tüm karakterler birlikte ele alınarak üstün genotipler belirlenmiştir. GT biplot tekniğinde PC1 varyasyonun %36.83, PC2 ise %19.53 ve toplamda varyasyonun % 56.36’sini oluşturmuştur. Araştırma sonuçlarına göre yetiştirme sezonlarının ekolojik faktörlerine bağlı olarak ilk yıl bitkiler daha erken başaklanmış ve daha yüksek boya ulaşmış olup tane verimi, bin tane ağırlığı ve hektolitre ağırlığı ikinci yıla göre daha yüksek, bunların aksine protein oranının ikinci yıla göre yüksek yağışlardan dolayı daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Biplot analiz tekniklerinin seleksiyonda ıslahçıların işini kolaylaştırdığı sonucuna varılmıştır. Çeşit adaylarının belirlenmesi için yapılacak çevre çalışmalarında tek yetiştirme sezonunun sonuçları yetersiz kalacağı ve iki yetiştirme sezonundaki sonuçların çeşit adaylarını değerlendirmek için yeterli olabileceği sonucuna varılmıştır.Book Part MARDİN İLİNİN TIBBİ VE AROMATİK BİTKİ POTANSİYELİ(İKSAD YAYINEVİ, 2023) Mungan Kılıç, FatmaTıbbi ve aromatik bitkiler, çok eski zamanlardan bugüne kadar günlük hayatımızın ve kültürümüzün vazgeçilmez bir unsurudur. Dünyada yenilebilir tıbbi aromatik bitkilerin 10.000’den fazla olduğu tespit edilmiştir. Bu bitkilerin sağlık sektörü, kozmetik, gıda ve son zamanlarda gıda teknolojisi alanında antioksidan olarak kullanıldıkları belirlenmiştir. Tarih boyunca tıbbi aromatik bitkilerin ekim ve toplama işlemi devam etmiştir (Nohutçu ve ark. 2019). Tıbbi ve aromatik bitkilerin tohum, kök, yaprak, meyve, kabuk, çiçek ve hatta bitkinin tamamı; modern tıpta hastalıkların önlenmesi, tedavisi ve sağlığın sürdürülmesine yönelik eczacılığın temel malzemesi olarak kullanılmaktadır. Şifalı bitkilerin bünyesindeki aktif bileşikler doğrudan veya dolaylı terapötik etkiye sahip ve tıbbi ajan olarak kullanılmaktadır (Phillipson, 2001).Conference Object Evaluation of winter/facultative wheat germplasm for the Diyarbakir wheat growing region on the basis of yield, quality, and agronomical traits(2021) Yıldırım, Mehmet; Kızılgeçi, Ferhat; Öztürk, FerhataBook Part ORGANİK ÇELTİK TARIMI POTANSİYELİ, KARŞILAŞILAN ZORLUKLAR VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ(iksad yayinevi, 2023)Türkiye’de hızlı nüfus artışı ve artan temel gıda ihtiyacı ile birlikte kimyasal girdilerin yaygın kullanımının neden olduğu ekolojik tahribat hissedilmeye başlanmış olsa da organik tarıma olan ilgi her geçen gün artmaktadır (Ceritoğlu ve ark., 2019; Soysal ve Erman, 2020). Söz konusu bu ilginin temel nedeni, organik üretimin konvansiyonel tarıma göre sadece ürün miktarı artışının değil, aynı zamanda kaliteli ve sağlıklı ürünler üretmeyi hedefleyen alternatif bir üretim modeli olmasıdır. Türkiye’ de 2005 yılından itiraben organik tarım potansiyeli ivme kazanmıştır. Kuru incir ve üzümle başlayan organik tarım süreci ilerleyen yıllarda tıbbi aromatik bitkiler, baklagiller, ceviz, kuru kayısı, buğday, kuru üzüm, zeytin, fındık, antep fıstığı, pamuk, üzümsü meyveler ile yaş meyve ve sebze gibi katma değere sahip ürünlerimizin organik tarım metotlarına uygun şekilde üretimiyle geliştirilmiştir. Katma değere sahip organik ürünlerimizin yanında çeltiğin de dünyanın ihtiyaç duyduğu en önemli temel besin kaynakların arasında olduğu göz önüne alındığında, organik çeltik tarımı son yıllarda önem kazanmıştır. Çeltiğin, organik tarım metodları gözönünde bulundurularak yapıldığında hem üretici ailelere hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacağı bilinmektedir. Bu amaçla Türkiye’deki organik çeltik tarımı potansiyelini kavramsal ve yöresel olarak açıklamak suretiyle yerel çeltik çeşitlerinin durumu, ülkemizin muhtelif yerlerinde sürdürülen organik çeltik tarımında üreticilerin yetiştirme koşulları ile karşılaştıkları zorluklar ele alınmıştır. Ayrıca organik çeltik pazarındaki sorunları tespit edilmiş çözüm önerileri sunulmuştur.Article Buğday Bitkisine Uygulanan Farklı Miktarlarda Leonarditin Bazı Toprak Özelliklerine Etkisi(2016) Kolay, Betül; Gürsoy, Songül; Avşar, Özlem; Bayram, Nurettin; Öztürkmen, Ali Rıza; Aydemir, Salih; Aktaş, HüsnüLeonardit, toprak özelliklerini iyileştirmede ve dolayısıyla ürün verimini arttırmada kullanılan organikgübrelerden biridir. Bu çalışmada, sulanabilir koşularda buğday bitkisine farklı miktarlarda leonardituygulanarak, uygulanan bu leonarditin bazı toprak özellikleri üzerine olan etkisi belirlenmiştir. Çalışma2009-2012 yıllarında GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü deneme alanında,tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Denemede leonarditin 6farklı dozu (0, 50, 100, 150, 200 ve 250 kg da-1) uygulanmıştır. Hasat sonrası tüm parsellerde, topraktaorganik madde, toprak nemi, hacim ağırlığı ve penetrasyon direnci belirlenmiştir. Çalışma sonucunda,farklı miktarlarda uygulanan leonarditin toprakta organik madde, toprak nemi ve hacim ağırlığı üzerineetkisinin olmadığı, penetrasyon direnci üzerine etkili olduğu görülmüştür. Toprak penetrasyon direncileonardit uygulaması ile azalmıştır.Conference Object TÜRKİYE’DEKİ ERİGERON L. (ŞİFAOTU) CİNSİ ÜZERİNE BİR DERLEME(ISPEC, 2022) Mungan Kılıç, Fatma; Kılıç, MuratErigeron L. (Asteraceae-Papatyagiller) cinsi 400’den fazla tür içermekte ve başlıca Kuzey Amerika olmak üzere Kuzey Yarımküre’de yaygın olarak yayılış göstermektedir. Türkiye Florası’ nda ise 7 tür ve 4 alttür ile 11 takson (3’ü endemik) (E. acris subsp. acris L., E. acris subsp. pycnotrichus (Vierh.) Grierson, E. annuus (L.) Pers., E. atticus Vill., E. caucasicus subsp. caucasicus Steven, E. caucasicus subsp. venustus (Botsch.) Grierson, E. cilicicus Boiss. ex Vierh., E. daënensis Vierh., E. olympicus Schott & Kotschy, E. uniflorus L., E. zederbaueri Vierh.) doğal olarak yayılış göstermektedir. Türkçe bilimsel adı “şifaotu” olan cinsin ismi Erigeron Yunanca’dan türetilmiştir (Eri: early, erken; Geron:old man, yaşlı adam). Bitkiye bu isim çiçeklenmeden az sonra bitkinin meyvelerinde beyaz tüylerin görünmesi nedeniyle verilmiştir. Erigeron taksonları tek yıllık, iki yıllık ve çok yıllıktırlar. Genellikle taksonlar çok iyi dallanmış dik gövdeye, morumsu-beyaz veya kırmızımsı-beyaz renkli dilsi ve sarı renkli tüpsü çiçeklere sahiptirler. Kuru, dağlık araziler, dere kenarları ve otlaklar taksonların habitatlarını oluşturmaktadır. Çok sayıda Erigeron taksonu biyolojik olarak terpenoitler bakımından zengin uçucu yağlara sahiptirler. Yapılan araştırmalar sonucu bu uçucu yağların antibakteriyal, antifungal ve genotoksik özellikleri tespit edilmiştir. Erigeron taksonlarının başlıca içeriklerinin monoterpenler, seskiterpenler, polyasetilenik içerikler, diterpenoitler ve biyoaktif piron türevleri olduğu son yapılan çalışmalar ile tespit edilmiştir. Erigeron taksonları geleneksel tıpta tedavi edici olarak, hazımsızlık, bağırsak iltihabı, epidemik sarılık, idrarda kan görülmesi (Hematüri), ishal gibi hastalıklara karşı kullanılmaktadır. Bunun yanında yine halk arasında iç kanamalarda, diş eti, burun, akciğer, mide-bağırsak, mesane, böbrek, basur kanamalarında da tedavi edici olarak bitkiden yararlanılmaktadır. Ayrıca damarları daraltıcı, iltihapları önleyici, idrar söktürücü, selülit, gut gibi birçok hastalığın tedavisinde cinsin taksonlarından faydalanılmaktadır. Bu derlemede, Erigeron üyelerinin Türkiye’de yayılış gösteren taksonlarının taksonomik özellikleri ve tıbbi açıdan da kullanımları derlenmiştir.Conference Object GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE ARPADA BAŞAKLANMA İLE VERİM ARASINDAKİ İLİŞKİNİN BELİRLENMESİ(HERKARI INTERNATIONAL SCIENCE ART LITERATURE CONGRESS, 2023) Kendal, EnverBu çalışma, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde farklı lokasyonlarda yetiştirilen arpa genotiplerinde başaklanma tarihlerinin verim üzerindeki etkisini belirlemek üzere Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre üç tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada 3 adet lokasyonda başaklanma süresi ile tane verimi arasındaki etkileşimler incelenmiştir. Araştırmada Kızıltepe lokasyonu erkenci, Diyarbakır lokasyonu orta erkenci, Hazro lokasyonu ise orta geçci lokasyon olarak tanımlanmıştır. Varyans analiz sonuçlarına hem başaklanma tarihi hem de tane verimi bakımından lokasyon, genotip ve interaksiyon % 1 düzeyinde önemli olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca başaklanma tarihi ile verim arasındaki ilişkiler görsel olarak biplot analiz tekniği kullanılarak tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre çeşitlerin başaklanma süreleri 109 – 120 gün, tane verimi 477-665 kg/da arasında değişim göstermiştir. Ayrıca GT biplot tekniği ile başaklanma ile verim arasındaki ilişki araştırılmış uygun çeşitler belirlenmiştir. GT biplot tekniğinde PC1 varyasyonun %67.76, PC2 ise %32.24 ve toplamda varyasyonun % 100’ünü oluşturmuştur. Biplot tekniğine göre geçci çeşitler başaklanmanın olduğu sektörde yer almış verimi yüksek olanlar ise verimin olduğu sektörde yer aldıkları ve erkencilik geççilik ile verim arasında bir ilişki olduğu tespit edilmiş. GT biplot tekniği ile genotipler başaklanma tarihi ile verim bakımından görsel olarak kolayca değerlendirilmiştir. Biplot analiz tekniği ile elde edilen sonuçlara göre özellikle 22 ve 23 nolu genotip ile Aday 2’in orta erkenci ve yüksek verimli, çok erkenci(Samyeli) ve Şahin 91(çok geçci) çeşitlerinin ise düşük verimli oldukları tespit edilmiştir. Biplot analiz tekniği ile sonuçların kolay bir şekilde yorumlanabileceği ve önerilerde bulunabileceği teyit edilmiştir.Conference Object The effects of boron on rice in the early stages of germination(2022) Ebrahim Pour Mokhtari, Negar; Kızılgeçi, FerhatBor (B), özellikle çeltiğin üreme devresinde önemli bir mineraldir. Bu araştırma borun çeltiğin çimlenmesi ve erken gelişim dönemindeki etkisini değerlendirmek için yürütülmüştür. Deneme tesadüf parseller deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak düzenlenmiştir. Çalışmada “Osmancık-97” çeltik çeşidine altı farklı seviyede (0, 0.2, 0.4, 0.8, 1.6 ve 3.2 ppm) bor ile muamele edilmiştir. Araştırmada; kök uzunluğu, fide uzunluğu, kök yaş ağırlığı, kök kuru ağırlığı, fide yaş ağırlığı ve fide kuru ağırlığı, çimlenme hızı, çimlenme gücü, sürme hızı ve sürme gücü özellikleri incelenmiştir. Varyans analizi sonuçlarına göre; fide kuru ağırlığı, çimlenme gücü, sürme hızı ve sürme gücü bor uygulamalarından önemli ölçüde etkilenmiştir. Sonuç olarak, 0.2 ppm konsantrasyonda B uygulamasının fide kuru ağırlığı üzerinde olumlu bir etki gösterdiği görülmüştür. Çimlenme aşamasında ise 0.2 ve 1.6 ppm bor uygulamaları olumlu etkiye sahip olmuştur.Article Bazı fakültatif buğday genotiplerinin farklı çevrelere tepkileri(Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 2021) Erdemci, İrfan; Aktaş, Hüsnü; Karaman, MehmetAmaç: Bu çalışmanın amacı fakültatif gelişme tabiatına sahip ekmeklik buğdaygenotiplerin farklı çevrelerde verim ve kalite özelliklerin belirlenmesidir.Materyal ve Yöntem: Bu araştırma, 2014-2015 yetiştirme sezonunda yağışa dayalışartlarda 25 ekmeklik buğday genotipi (20 ileri hat ve 5 standart çeşit) ile Diyarbakırve Muş lokasyonlarında Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalıolarak yürütülmüştür. Araştırmada çeşit ve hatların tane verimi ile bazı kalite (bintane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, protein oranı, zeleny sedimantasyon ve yaş gluten)özellikleri incelenmiştir.Araştırma Bulguları: Birleştirilmiş varyans analizinde, genotip, çevre ve bunlarınetkileşim (genotip × çevre) etkileri, incelenen özelliklerden bin tane ve hektolitreağırlığı hariç diğer tüm özellikler için oldukça anlamlıydı. Ancak genotip-çevreetkileşiminin etkisi incelenen tüm parametreler açısından genotip ve çevreye göredaha küçük boyuttaydı. Diyarbakır lokasyonu incelenen kalite parametreleri için öneçıkarken, Muş lokasyonu tane verimi yönünde öne çıkmıştır.Sonuç: Çalışmada, G17 genotipi her iki test ortamında da en yüksek tane veriminesahipti ve verim açısından en kararlıydı. G11 ve G21 genotipleri kalite parametreleriaçısından ön plana çıkmıştır. Bu genotiplerin gelecekteki ıslah çalışmalarındaebeveyn olarak kullanılabileceği belirlenmiştir.Conference Object Farklı Kişniş (Coriandrum sativum L.) Popülasyon ve Çeşitlerinde Sıra Arası Mesafesinin Tarımsal Özellikleri ve Sabit Yağ Oranına Etkisi(Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, 2017) İzgi, Mehmet NecatKişniş, taze yaprak ve olgun meyveleri kullanılan önemli bir baharat bitkisidir. Mevcut çalışmada tescilli Arslan ve Erbaa çeşitleri ile Mardin ilinde, özellikle ova şartlarında yaygın olarak ekilen ve halk arasında Suriye kişnişi olarak bilinen yerel popülasyonun iki farklı sıra arası (17-34 cm) mesafesinde ekiminin verim ve toplam sabit yağ oranlarına etkisi araştırılmıştır. Çalışma 2015-2016 vejetasyon yılında Mardin ekolojik koşullarında tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre yürütülmüştür. Denemede ana parseller sıra arasını, alt parseller ise çeşitleri oluşturmuştur. Olgunlaşma dönemine gelen bitkilerde hasat öncesi bitki boyu, dal sayısı, şemsiye sayısı değerleri belirlenmiştir. Hasat edilen bitkilerin verimleri ile meyve sabit yağ oranları belirlenmiştir. Deneme sonucunda yağ oranları hariç, çeşitler arasında bir fark görülmemiştir. Farklı sıra arası mesafesi ise dal sayısı ile verimi önemli derecede etkilemiş ve 17 cm sıklıkta ekilen bitkilerden daha yüksek meyve verimi (222 kg da-1) alınmıştır.Article Bazı Ekmeklik Buğday Genotiplerinin Süneye (Eurygaster integriceps Put.) Mukavemet Bakımından Değerlendirilmesi(Muş Alparslan Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi, 2020) Kılıç, Hasan; Aktaş , Hüsnü; Kendal, Enver; Bayram, YunusKapalı kafes ortamında farklı özelliklere sahip 6 ekmeklik (Triticum aestivum L) buğday genotipinde süne zararının etkisi ile bazı morfolojik ve kalite özelliklerinin değişim sınırlarının incelendiği çalışma Tesadüf Blokları Deneme Deseni’ne göre 3 tekerrürlü olarak 2004-2005 ve 2005-2006 yıllarında Diyarbakır’da yürütülmüştür. Süne zararı bakımından genotiplerin farklı oranlarda etkilendiği bu çalışmada tane verimi (TV) ile birlikte, morfolojik özelliklerden bitki boyu (BB), m2’de başak sayısı (BS), klorofil içeriği (KLRF), bin tane ağırlığı (BTA), hektolitre ağırlığı (HL), başakta tane sayısı (BTS), büyüme şekli (BYS), sap yoğunluğu (SEK), mumsuluk (MUM), başak yoğunluğu (BY), kılçıklılık (KLC), süt olum süresi (SUT), başaklanma süresi (BYS), sapa kalkma süresi (SKS), dane rengi (DR), m2’de süne adedi (SA), danede emgi oranı (DAO) ve diğer kalite özellikleri incelenmiştir. Her iki yıl birlikte değerlendirildiğinde Golia ve Pehlivan çeşitlerinin SA ve DAO bakımından daha düşük değerlere sahip olmakla süneye daha tolerant oldukları, genotip özellik ilişkilerini belirlemeye esas biplot analizinde ise dik büyüyen, geçci, kırmızı ve sert tane yapısı ile sık başak yapısına sahip genotiplerin süne zararından daha az etkilendikleri tespit edilmiştir.Article Citation - Scopus: 2Mardin İlindeki Küçükbaş Hayvancılık İşletmelerinin Yapısal Durumu(Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tarım Bilimleri Dergisi, 2021) Acıbuca, Veysi; Bostan Budak, DilanBu çalışma, Mardin ilinde küçükbaş hayvancılık üreticilerinin sosyo-ekonomik özellikleri, desteklemelerden faydalanma durumları, birliğe üye olma durumları, hayvan sağlığı uygulamaları ve sorunlarını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma 2019 yılı Şubat ve Haziran ayları arasında yürütülmüş olup araştırma materyalini Mardin ilinin 4 ilçesinde tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 142 işletmede yapılan anket verileri oluşturmaktadır. Çalışmadan elde edilen veriler neticesinde işletmelerde ortalama 197.4 baş hayvan varlığı olduğu ve işletmelerin % 16.2’sinin hayvancılığı sadece ailenin hayvansal ürün ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptığı tespit edilmiştir. İşletmelerde hayvan sayısı arttıkça bilgiye ulaşma isteği ve desteklemelerden faydalanma durumunda artış gözlenmiştir. Elde edilen sonuçlar neticesinde Mardin ilinde küçükbaş hayvancılık faaliyetlerinin gelişmesini önleyen en önemli faktörlerin başında yem giderlerinin yüksek olması ve çoban sıkıntısının geldiği belirlenmiş olup gençlerin hayvancılık faaliyetlerine yönlendirilmesi için çobanlık mesleğinin cazibeli hale getirilmesi önerilmiştir.Conference Object EKMEKLİK BUĞDAY GENOTIPLERİNİN VERİM VE KALİTE PERFORMANSININ FARKLI ANALİZ YÖNTEMLERİNE GÖRE İNCELENMESİ(2023) Eliş, Seval; Kızılgeçi, FerhatBu çalışmada ekmeklik buğdayda verim ve kalite parametreleri farklı analiz yöntemleri ile değerlendirilerek en iyi performans gösteren genotiplerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Performanslarını ölçmek için İCARDA’dan temin edilen 68 genotip bölgenin yetiştirme şartlarına uygun Empire Plus ekmeklik standart çeşidi ile kıyaslanarak değerlendirilmiştir. Denemede tane verimi, protein, nişasta, yağ ve gluten içeriği parametreleri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; tane verim değeri 48-242,4 kg/da, protein içeriği %13,74-18,8, nişasta içeriği %79,53-84,22, yağ içeriği 1,75-2,43 ve gluten içeriği %29-39,5 aralığında değişim göstermiştir. Hem kalite hem de verim bakımından 19 no’lu genotip seleksiyonda ön plana çıkarak bölge için ümit var genotip olmuştur. Frekans dağılım grafiğine göre tane verimi bakımından 31, protein ve gluten içeriğinde 38, nişasta içeriğinde 32 ve yağ içeriğinde 33 genotip ortalama değerin üzerinde yer alarak amaca yönelik seleksiyonun yönünden üstünlük sağlamıştır. Cluster analizine göre genotipler 8 grup altında ve özellikler 2 grup altında toplanmıştır. Bu gruplamada birbirinden en uzak genotipler 1 ile 2 olurken en yakın genotipler 36 ile 38 nolu genotipler olmuştur. İncelenen özellikler arasındaki korelasyon analizi sonuçlarına tane verimi önemli seviyede olmamakla birlikte protein ve gluten değeriyle negatif, nişasta ve yağ değeriyle pozitif korelasyon ilişkisi göstermiştir. Protein içeriği ise nişasta değeriyle ters ve gluten değeriyle doğrusal ilişkili bulunmuştur