TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/1836
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Publication Category "Diğer"
Now showing 1 - 20 of 36
- Results Per Page
- Sort Options
Other Adm and Sflt-1 Expression in Placentas With Gestational Diabetes Mellitus(2023) Söker, Sevda İpek; Aşır, Fırat; Deveci, Engin; Arslan, Necat; Kaplan, Özge; Şeker, Uğur; Başaran, Süreyya ÖzdemirAmaç: Bu çalışmada gestasyonel diyabetes mellitusta (GDM) vasküler regülasyonda rolü saptanan iki yeni protein olan Adrenomedullin (ADM) ve soluble fms-benzeri tirozin kinaz (sFlt-1)’in ekspresyon seviyelerini incelemeyi, hastalığın histopatolojisinde bu proteinlerin ekspresyon seviyelerini karşılaştırmayı ve bu proteinlerin ekspresyon yoğunluğunun hastalıkla korelasyonunu gözlemlemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 20 Normotansif ve 20 GDM’li plasenta örneği alındı. Histolojik takip yöntemiyle takip edildi. Bu dokulardan 5µm kalınlığında kesitler alınarak Hematoksilen-Eozin, Periodic Acid Schiff (PAS) boyamaları yapıldı. İmmunünohistokimyasal olarak ADM ve sFlt-1 antikorları çalışıldı. Bulgular: GDM grubunda; kök villuslarındaki kan damarlarında dilatasyon ve konjesyon, endotel hücrelerinde hiperplazi görüldü. Villusların dış kısmındaki sinsitiyal köprülerde artış, mononükleer hücre infiltrasyonu, maternal bölgedeki desidual hücrelerin bazılarında piknotik nükleuslar ve sitoplazma kaybı izlendi. İmmunohistokimyasal incelemede villusların sitotrofoblast ve sinsitiyotrofoblast hücrelerinde ve sinsitiyal düğümlerde negatif ADM ekspresyonu vardı. Küçük villusların bazı sitotrofoblast hücrelerinde, damar endotel hücrelerinde ve desidual hücrelerde pozitif ADM ekspresyonu görüldü. GDM grubunda sFlt-1 ekspresyonu endotel hücrelerinde, mezenşimal bağ doku içindeki bazı Hofbauer hücrelerinde, desidual hücre nükleuslarında ve membranlarında pozitif olarak gözlendi. Sonuç: Desidual hücre membranlarında, sitotrofoblastlarda ADM pozitif ekspresyon gösterdiğinden ADM’nin glikoz yoğunluğunun belirlenmesinde ve bununla ilişkili olarak insülin regülasyonunda önemli bir düzenleyici olabileceğini düşündürmüştür. Yine sFlt-1’in maternal ve fötal bölgelerdeki endotel hücresi üzerindeki etkileri ve Hofbauer hücrelerindeki ekspresyonu, anjiyogenik etkide bu molekülün anahtar rol alabileceği kanısını uyandırmıştır.Review Anatolian Medicinal Plants as Potential Antiviral Agents: Bridging Traditional Knowledge and Modern Science in the Fight Against Covid-19 and Related Viral Infections(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2024) Tilkat, Engin; Jahan, Israt; Hoser, Ayse; Kaplan, Alevcan; Ozdemir, Oguzhan; Onay, AhmetThe severe acute respiratory syndrome coronavirus 2 (SARS-CoV-2) was the cause of the coronavirus 2019 (COVID-19), commonly known as the coronavirus pandemic. Since December 2020, COVID-19 vaccines have been extensively administered in numerous countries. In addition to new antiviral medications, the treatment regimen encompasses symptom management. Despite sustained research efforts, the outbreak remains uncontrolled, with affected patients still lacking proper treatment. This review is a valuable asset for researchers and practitioners aiming to delve into the yet unexplored potential of Anatolian flora in the fight against COVID-19 and other viral infections. Numerous medicinal plants in Anatolia, such as thyme, sage, cannabis, oregano, licorice root, and Origanum sp., contain bioactive compounds with proven antiviral properties that have been used in the region for centuries. The rich legacy of traditional Anatolian medicine (TAM), has significantly influenced modern medicine; thus, the profusion of medicinal plants native to Anatolia holds promise for antiviral drug development, making this review essential for researchers and practitioners.Review Bedouin Bureaucrats: Mobility and Property in the Ottoman Empire.(Burhan Caglar, 2024) Ciftci, ErdalThis monograph examines the imperial nation-building process in the latter half of the nineteenth century, centering on tent-dwelling Bedouin tribes of inner Syria, predominantly in the Transjordan region. Investigating interactions among Bedouin chiefs, commercial-capitalists, urban elites, and Ottoman officials from the eighteenth to the early twentieth century, it illustrates the central role of Bedouin bureaucrats in fostering mutually beneficial relationships within or outside the state sphere.Translation Birinci Dünya Savaşı Ekseninde Horaman Şeyhlerinin Çağdaş Tarihin Siyasal Değişimindeki Rolleri(2024) Aygün, Yasemin; Vali, ShahabNakşibendiliğin ortaya çıktığı coğrafi bölge, Maveraünnehir ve Horasan olup adı geçen coğrafyadan Kürdistan dahil diğer bölgelere yayılmıştır. Bu önemli olay Kürdistan’da Mevlana Halid Şehrizorî tarafından gerçekleştirilmiştir. Horaman şeyhlerinin halk arasında neden ve nasıl etkili oldukları, yirminci yüzyılın siyasi gelişmelerindeki rolleri bu araştırmanın ana konusunu oluşturmaktadır. Kürdistan’daki tarikat önderleri ve şeyhleri özellikle Nakşibendiler başta olmak üzere, halkın onlara desteği, himayesi ve ayrıca yerel yönetimlerin de ortadan kalkmasıyla çeşitli alanlarda siyasi ve içtimai itibarlarını ve nüfuzlarını arttırma yolunda olmuşlardır. Horaman şeyhlerinin nüfuzları Kaçar döneminde özellikle de meşrutiyet ve ondan sonraki dönemde artmıştır. Birinci dünya savaşının vuku bulmasıyla tarikat şeyhleri, Rus ve İngilizlere karşı cihat emri verip daha çok mürit ve takipçi çekerek, onları savaşmaya teşvik etmişlerdir. Genel olarak Nakşibendi tarikatının özellikle de Horaman şeyhlerinin siyasi faaliyetleri Kaçar devrinde en yüksek seviyeye ulaşmıştır.Research Project Biyoteknolojik Yöntemler Yardımıyla Kısa Sürede Warrior Sarı Pas (puccinia Striiformis F.sp. Tritici) Irkına Dayanıklı Ekmeklik Buğday Hatlarının Geliştirilmesi(2021) Salantur, Ayten; Kızılgeçi, Ferhat; Ölmez, Fatih; Turgay, Emine Burcu; Karaoğlu, Cuma; Çetiner, Buket; Mustafa, ZemranBuğdayın üretimi esnasında verim ve kalitesine birçok biyotik ve abiyotik stres faktörü etki etmektedir. Epidemi koşullarında ekonomik kayıpların % 80?e ulaşabildiği biyotik stres faktörlerinden birisi de fungal bir hastalık olan sarı pas (Puccinia striiformis f. sp. tritici)?dır. Avrupa?da 2011 yılında ortaya çıkan Warrior sarı pas ırkının birçok önemli dayanıklılık genini kırdığı ve bu genleri taşıyan buğday çeşitlerinin hassas hale geldiği bilinmektedir. Bu durum Warrior ırkına hassas hale gelen ülkemizde yaygın olarak ekilen ekmeklik kalitesi yüksek, Ceyhan-99 ve Tosunbey çeşitlerine, Yr15 dayanıklılık geninin aktarılmasını zorunlu kılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen 200 hattın 99?u sarı pasa dayanıklı bulunmuştur. KASP markörleri ve hastalık testlemeleri sonuçları birebir örtüşmüştür. Yr15 genini tanımlayan KASP markörünün ıslah programlarına entegrasyonu sağlanmıştır. Ceyhan-99?un ebeveyn olarak kullanıldığı yazlık buğday hatlarında anter kültürü ile ülkemizde ilk defa 100 den fazla doubled haploid bitki elde edilmiştir. Proje ile Tosunbey ve Ceyhan-99?a, bitkisel özellikleri, kalite ve verim yönüyle benzer olan, aynı zamanda Warrior sarı pas ırkına dayanıklı Ceyhan-99Yr15 hatları içerisinden 11, TosunbeyYr15 hatları içerisinden 17 hat seçilmiş ve verim denemesine alınmıştır. Deneme tesadüf blokları deneme deseninde 4 tekerrürlü olarak 2021 yılı ekim döneminde Ankara ve Diyarbakır?da kurulmuştur. Deneme sonuçlarına göre en az 2 hattın Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğü?ne çeşit adayı olarak verilmesi planlanmıştır. Bu proje ile; hızlı ıslah, doubled haploid, markör destekli seleksiyon gibi teknikler bir arada kullanılarak kısa sürede çeşit adayı hatlar geliştirilmiştir. Islah programları için örnek bir çalışma olmuştur. Proje sürecinde genç araştırmacılara KASP ve Doubled Haploid eğitimleri verilmiştir. Ayrıca bu projede bursiyer olarak 1 yüksek lisans 2 doktora öğrencisi çalışmış, mesleki deneyimlerine katkı sunulmuştur.Other Bülent Tanju ile Mimarlık, Mimarlık Tarihi ve Mimarlık Tarihyazımı Üzerine Bir Söyleşi(2024) Günenç, Ömer Faruk; Işıker, FigenBu metin, mimarlık tarihçisi Prof. Dr. Bülent Tanju ile mimarlık, mimarlık tarihi ve mimarlık tarihyazımı üzerine gerçekleştirilmiş bir söyleşidir. Kabaca iki güzergâhtan oluşan bu kurgunun ilkinde, görece yaşam öyküsünden kısa pasajlar sunulmuştur. İkincisi mimarlık bilgisinin doğası, mimarlık pratiklerinin farklılıkları, bu farklılıklarla neler yapılabileceği, mimarlık tarihyazımında tarihselleştirmenin anlamları, tarihle kurulabilecek ilişki biçimleri, mimarlık ve kriz, zamanmekân algısının tarihyazımında dönüştürücü rolü, metalaşmış dünyada mesleğin aşırı profesyonelleşmesinin ürettiği açmazlar olmak üzere birtakım problematiklerin konuşulduğu kesitleri içermektedir. Mimarlık bilgi binasının sınırlarının oldukça geçirimli kılındığı, hatta sınırlarının müphemleştirildiği bir konumda, mimarlık pratiklerinin, sözgelimi yazı yazmak, maket yapmak, duvar örmek, konuşmak, üç boyutlu mimarlık yapmak, her birinin toplumsallık imalatındaki sayısız etkenlerden biri olduğu ve dolayısıyla her defasında tarihselleştirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yöntem fetişizmine mesafe alınan bir yerde el yordamıyla, karşılaşmalarla, yaşamın dönüştürücü doğasıyla ve her defasında kaçış çizgisi aramanın anlamlılığı içerisinde ayrımsız her pratiğin ya da farklılık üreten imalatların birer mecra olduğu gerçeği dile getirilmiştir. Neticede, bu söyleşinin mimarlığın tarihsel doğasına mütevazı bir katkı sunmak niyetiyle hazırlandığını belirtmek gerekir.Book Review Other Deneysel Diyabetik Ratlarda İnsizyonel Yara İyileşmesinde Aloe Vera’nın Etkinliğinin Mmp-1 Ve Timp-1 Yönünden İncelenmesi(2023) Seyrek, Rohlat; Başaran, Süreyya Özdemir; Soker, Sevda; Kaplan, Özge; Aşır, Fırat; Deveci, Engin; Şeker, UğurPurpose: The aim of this study is to investigate the healing aspect of aloe vera in diabetes mellitus, which inhibits wound healing. Materials and methods: Diabetes model was created with streptozotocin. At the end of the 14-day experiment, blood glucose was measured from the tail vein of animals in all groups and blood was taken from the heart and sacrificed. Histopathology and immunohistochemical statistics and evaluation were performed. Results: Pycnosis and degeneration of epithelial cells were observed in diabetes groups. Leukocyte infiltration in the dermal papilla, degeneration of collagen fibers and an increase in the extracellular matrix were observed. It was observed that the epithelial layer in the aloe vera group was histologically close to the control group. It was observed that decreased inflammation in the dermal papilla and decreased in organized collagen fibers and vessel dilatation were observed. In the control group, MMP-1 and TIMP-1 expression were positive in the epidermis and dermis layers. In the diabetes group, weak expression of MMP-1 and TIMP-1 was observed in cells in the epidermis and dermis. The expression of MMP-1 and TIMP-1 in the surface epithelium in the aloe vera group was increased compared to the diabetes group. Conclusion: Aloe vera accelerated cell and extracellular matrix regeneration with its anti-oxidative activity.Review Flesh and Stone-The Body and the City in Western Civilization(Selcuk Univ, Fac Letters, 2020) Gurhan, Uyesi NazifeRichard Sennett, who states that the dominant perception of the human body is effective in shaping the spatial organization of cities, examines the reflections of culture, belief, and, power on the urban space through the human body in his book Flesh and Stone. In the book, certain historical periods of the important cities of Western civilization such as Athens, R ome, P aris, V enice, London a nd N ew Y ork w ere discussed i n sections a nd h ow urban space design was shaped by the perception of the human body at the time was explained with a flowing style. The book has the potential to provide a new perspective to our understanding of social projections in spaces while also influencing one's outlook on urban spaces and perception of the city.Article Geleneksel ve Faaliyete Dayalı Maliyetleme Sistemlerinin Karşılaştırılması: Bir Üretim İşletmesinde Uygulama(2021) GUTNU, Mehmet Murat ve TANIŞ, Veyis NaciBu çalışmada herhangi bir maliyetleme sisteminin olmadığı bir üretim işletmesinde hem geleneksel üç aşamalı maliyetleme sistemi hem de Faaliyete Dayalı Maliyetleme (FDM) sistemi uygulanmış, elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilere göre, işletmenin tüm faaliyetlerinin “birim seviye” faaliyet seviyelerinden oluşmasından dolayı her iki sistemin sonuçları da birbirine yakın çıkmıştır. Böylece FDM sisteminin maliyetler üzerinde parti ve mamul faaliyet seviyelerinde etkili olduğu, ama birim faaliyet seviyesinde farklı bir sonuç vermediği sonucuna ulaşılmıştır.Review Glamping İşletmelerinde Sınıflandırma Sistemlerinin İncelenmesi ve Türkiye için Öneriler(2023) Ceylan, Yasemin; Serçek, Gülseren ÖzaltaşSon yılların yeni trendi olarak görülen, doğada lüks ve konforu bir arada sunarak hem modern hem pastoral bir tatil deneyimi sunan glamping turizmi, tüm dünyada ve Türkiye’de hızla yaygınlaşmaya ve popüler hale gelmeye başlamıştır. Türkiye’de temel hizmetler sunan glamping işletmelerinden ultra lüks hizmetler sunan işletmelere kadar geniş bir aralıkta hizmet veren ve dolayısıyla geniş bir fiyat aralığında olan glamping işletmeleri için herhangi bir kalite standardı ve sınıflandırma sistemi bulunmamaktadır. Bu çalışmada, Türkiye için glamping işletmeleri özelinde bir kalite güvence standardı ve bir sınıflandırma sistemi oluşturulmasına ilişkin öneriler sunulması amaçlanmıştır. Bu amaçla Birleşik Krallık’taki glamping dernek/birliklerinin glamping ile ilgili oluşturdukları kalite güvence standartları ve sınıflandırma sistemleri derinlemesine incelenerek Türkiye için bir süreç tablosu oluşturulmuş ve öneriler sunulmuştur.Book Review Haçlı Seferlerinde Kuşatma İstanbul: Yeditepe Yayınevi, 2021. 328 Sayfa. Isbn: 978-605-9787-13-0.(2024) Ergin, Abdurrahim[No Abstract Available]Book Review Review Hyperinsulinemic Hypoglycemia in Childhood(2023) Özbek, Mehmet Nuri; Orhan, ÖzhanABSTRACT Hyperinsulinemic Hypoglycemia (HH) is the most common cause of permanent hypoglycemia, especially in the neonatal period. Childhood HH is mostly related to genes encoding proteins in the insulin secretion pathways, and may also be seen in syndromes such as Beckwidth Wiedemann, Kabuki, and Turner. The majority of congenital HH cases are the result of KATP channel gene defect. Most of these cases are unresponsive to diazoxide treatment. In this review, recent genetic studies and recent updates in treatment options in childhood HH are reviewed.Book Review The Iran-Iraq War 1980-1988(2020) Kazdal, MelihIran-Iraq War is one of the bloodiest, longest and, with respect to consequences, the most important battles which occurred in the Middle East in the 20th century. The confrontation of two regional powers lasted eight years and caused devastating effects on these two states and their people. Efraim Karsh’s book offers an ideal explanation for those who want to get information about this war. It has chronological narration and it’s basically composed of nine chapters. In this review, every chapter is studied separately and eventually a general examination is made.Article KAYNAK TÜKETİM MUHASEBESİ YÖNTEMİNİN ÖZEL BİR EĞİTİM KURUMUNDA UYGULANMASI(2023) GUTNU, Mehmet Murat ve TÜRK, ZeynepBu çalışmanın amacı, modern bir maliyet ve karar verme yöntemi olan Kaynak Tüketim Muhasebesi (KTM) yönteminin hizmet işletmesinde uygulanabilirliğini tespit etmek ve KTM ile işletmenin geleneksel yöntemle bulduğu sonuçları karşılaştırarak analiz etmektir. Bu kapsamda, özel bir eğitim kurumunda örnek olay yöntemi kullanılarak KTM yöntemi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda KTM yönteminin bir hizmet işletmesi olan özel bir eğitim kurumunda uygulanabilir olduğu, kullanılmayan/atıl kapasite maliyetlerini hesaplayarak birim öğrenci maliyetlerini doğru tespit ettiği ve geleneksel yönteme göre birçok üstünlüğe sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Book Review Kitap İncelemesi: Güvencesizlik ve Belirsizlik Koşullarında Türler Arası Dolanıklık, Türler Arası İşbirliği(2024) Dişli, Semra ÖzlemBu çalışmada, antropolog Anna Lowenhaupt Tsing’in Dünyanın Sonundaki Mantar: Kapitalizmin Enkazlarında Yaşam İmkânı Üzerine isimli kitabı değerlendirilmektedir. 2015 yılında Princeton University Press tarafından Amerika’da İngilizce olarak yayınlanan kitap, antropoloji dünyasında büyük ses getirmiş Victor Turner Etnografik Yazma Ödülü (2016) ile Gregory Bateson Kitap Ödülü’nün (2016) yanı sıra daha birçok ödülün sahibi olmuştur. 2023 yılında da kitap, Erdem Gökyaran’ın çevirisiyle Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlamıştır. Dünyanın Sonundaki Mantar, günümüz küresel kapitalizmin bir sonucu olan güvencesizlik ve belirsizlik koşullarındaki yaşamları anlatır. Ancak bu anlatıyı, sadece insanı değil, aynı zamanda insan olmayan bir varlık türünü; matsutake mantarını da odağa alarak kurmaktadır. Bu çerçevede kitap, yaygın etnografik yaklaşımlardan iki önemli açıdan farklılaşır. İlk olarak kitap, yerleşik insan-merkezli düşüncenin sınırlarının ötesine geçen bir kavrayışla toplumsala, tarihe, ekonomiye ve ekolojiye yaklaşmaktadır. İkinci olarak ise kitapta, insan ile insan olmayan varlık türleri arasındaki birbirini etkileyen, şekillendiren ilişki ve işbirlikleri merkeze alınmaktadır. Kitap bu iki yönüyle çoktürlü etnografi yaklaşımına örnek teşkil eder. Çoktürlü etnografiyi ortaya çıkaran dönüşümlere değinerek başlayan bu değerlendirme, Dünyanın Sonundaki Mantar’ı içerdiği temel tartışmalarla tanıtmayı amaçlamaktadır.Book Review Leo Löwenthal’in Edebiyat, Popüler Kültür ve Toplum Kitabı Üzerine Bir Değerlendirme(2023) Yılmaz, İdrisEdebiyat, Popüler Kültür ve Toplum, edebiyat sosyolojisi açısından önemli bir yapıttır. Bu yapıtta yirminci yüzyıla kadar gazete, dergi, radyo ve sonrasında televizyon gibi kitle iletişim araçlarının gelişmesinin edebî eserin niteliği üzerindeki etkisi ve yayınevlerinin ortaya çıkmasıyla sanatçının hitap ettiği kesimin değişmesinin sanatçının edebî anlayışında yarattığı farklılıklar ele alınır. Edebî eser, toplumun beğenileri dikkate alınarak mı yazılmalıdır, yoksa salt sanatsal kaygılarla mı yazılmalıdır? sorusuna yanıt aranır. Bu sorunun beraberinde getirdiği bir diğer soru da edebiyatın bir meta mı yoksa sanat eseri mi olduğudur? Edebiyat bir meta olarak görüldüğünde edebî eserin toplumun isteklerine göre şekillenmesi doğaldır. Asıl soru edebiyat salt bir sanat eseri olarak kabul edilecekse toplumu ne derecede yansıtacaktır? Löwenthal’in yapıtında üzerinde durduğu bir diğer husus da popüler kültürün toplumun beğenisi ve eserin niteliği üzerindeki etkisidir.