Mühendislik-Mimarlık Fakültesi
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/16
Browse
Browsing Mühendislik-Mimarlık Fakültesi by Publication Index "TR-Dizin"
Now showing 1 - 20 of 21
- Results Per Page
- Sort Options
Article Anadolu’da Selçuklu ve Osmanlı Kent Yapısında Çarşının Konumu ve Mekânsal Kurgusu Üzerine Bir İrdeleme(Kent Akademisi (Online), 2021) Eray, Saide Selin; Kutlu, İzzettinBirçok kent merkezinde çarşı unsuru, kentin en önemli parçalarından biri olmaktadır ve kent ekonomisinin nabzının attığı kamusal bir mekân olarak bilinmektedir. Çarşı, sadece ticari faaliyetlerin yapıldığı bir alan olmayıp aynı zamanda üretim yapılan ve birçok farklı işlevdeki sosyal tesisi de içinde barındıran bir sistemdir. Bu sistem, genellikle şehir hayatının merkezini oluşturmaktadır. Dolayısı ile kent araştırmalarında çarşı unsuru önemli bir değer taşımaktadır. Bu çalışma, Anadolu kentlerindeki çarşı unsurunun, tarihsel sürecini inceleyerek kent dokusunda çarşının ortaya çıkışı ve geçtiği evreleri ele almaktadır. Anadolu topraklarında çarşı değişim ve gelişimini belirgin özellikleri ile yansıtmak amacıyla; Selçuklu ve Osmanlı dönemleri olmak üzere Anadolu’da önemli eserler inşa eden iki dönem karşılaştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada, öncelikle Selçuklu kent sisteminde ticari merkezin oluşumuna ve çarşının bu merkezdeki önemine değinilmiştir. Selçuklu döneminin ardından, kentlerde ticari sistemin ve çarşı kültürünün Osmanlı devleti ile beraber uğradığı değişimler değerlendirilmiştir. Çarşı ve içinde bulundurduğu birimleri ve işlevlerini açıklamak adına üç örnek çarşı kısaca irdelenmiştir. İlk örnek, kuruluşunun temelleri Selçuklu dönemine dayanan, Konya kentinin merkezinde bulunan ve farklı dönemler içerisinde değişimlere uğramasına rağmen halen varlığını sürdüren Konya Kapalı çarşı ve bedestenidir. İkinci örnek, Bursa kentinde bulunan kapalı çarşıdır. Son örnek ise Osmanlı kent-merkez gelişimi bağlamında dünyanın en büyük çarşılarından biri olan İstanbul Kapalıçarşı’sıdır. Çalışmanın sonucunda, çarşı unsurunun Selçuklu kent morfolojisindeki yeri ve özellikleri ile birlikte Osmanlı döneminde geçirdiği sosyo-ekonomik evreler ortaya çıkarılmıştır. Dönem içerisinde değişimlerin karşılaştırıldığı çalışmada, geçiş süreçlerinde ticari merkez ve çarşı özelliklerinin nasıl etkilendiği tartışılmıştır.Article Belirsizlik mıntıkası ya da daimi istisna hali olarak sınır: Güneydoğu kampı içinde Mardin-Kızıltepe ikiz kampları(2014) Tuncer Gürkaş, EzgiSınır bölgeleri, tehlike potansiyelleri nedeniyle, egemen iktidarın yasaklı ve istisna haline getirdiği, çıplak hayatlar ve bedenler ürettiği belirsizlik mıntıkasında duruyor. Bu anlatımda, Agamben’in izinden giderek sınır bölgelerinin, egemenin hem dışladığı hem de hala içeride tuttuğu, istisna halinin kronikleştiği ‘kamp’lara dönüştüğü öngörülmektedir. Ne var ki, bu kamplarda deneyimlenen aidiyetin ve temsiliyetin sınırlarının, harita üzerinde belirlenmiş olandan farklı bir coğrafi algıya işaret ettiği iddia edilecektir. Bu nedenle, modern ulus-devletin kurguladığı ve dayattığı yapay bölünmeler yerine, toplumsal belleğin oluşturduğu kültürel ve mekânsal geçiş alanına bakmaya niyetlenen bu makale, Türkiye Güneydoğu sınır coğrafyasında de- neyimin ve belleğin ürettiği sınır tahayyülüne, bu algının nitelendirdiği ‘Bölge’ye, bir başka deyişle, olağanüstü halin olağanlaştığı Güneydoğu ‘kamp’ına odaklanıyor. Bu kamp içinde yer alan ikiz kamplar, Mardin merkez ve Kızıltepe ilçesi, bu sınır algısının mekânsal temsilleri üzerinden okunacaktır.Article Bir Kentsel Örgütlenme Biçimi Olarak 18. Yüzyıl Mason Localarında Mimarlığın Kavranış ve Üretilme Biçimi Üzerine Bir İnceleme(İDEALKENT, 2023) Işıker, Figen18. yüzyıl Aydınlanma dönemi, insanın kendini ve kendisi dışındakileri anlama ve yeniden tarifleme girişimi olarak bütün alanlarda kendini gösterir. Bu fikirsel keşif kaçınılmaz olarak mimarlıkta da gerçekleşir. Mimarlığın tarihselliğinin farkına varılması ile mimarlığı bir disiplin rejimi içinde tanımlamayan aktörler bütünsel bir dil oluşturma gayreti içine girerler. Bu sebeple Antikiteden alınan birçok kavram yeniden tanımlanarak mimarlık epistemolojisinin inşasında kullanılır. Böylece klasik mimarlık, 18. yüzyıl mimarlık düşüncesinin inşa edilebilmesinin temel argümanlarından birini oluşturur. Geçmişe yapılan bu yolculuktaki her karşılaşma bir taraftan mimarlık disiplinini inşa etmeye yararken öte taraftan yıkıcı olabilecek karşılaşmaları da içerir. Bu karşılaşmalar ya akla uygun hale getirilerek rasyonel düzlemde ele alınır veyahut görmezden gelinerek sınırdışı edilir. Bu türden durumlar mimarlığın birçok farklı biçimlerde de kavranabileceğinin işaretleridir. Bir çevre oluşturmanın farklı formları olan yeme-içme birliktelikleri, kahvehaneler, salonlar ve benzeri oluşumlar, Aydınlanma döneminin önemli paradigmalarıdır. Sosyalleşme kültürü içinde, mimarlık söylemleri ile inşa edilen mason locaları, kendine özgü yapılanması ile kurumsal olmayan biçimlerde şekillenerek, 18. yüzyılda Avrupa’nın birçok yerine yayılmış önemli bir yere sahiptir. Bu sebeple çalışmada, masonluğun ilk kez nasıl ortaya çıktığına odaklanmak yerine, Aydınlanma döneminin dikkate değer oluşumlarından biri haline nasıl geldiği ve mimarlıktan beslenerek kentsel bir örgütlenme biçimine nasıl dönüştüğü irdelenecektir. Çalışma bu bağlamda mimarlığın totaliteryan inşasını da eleştirmektedir.Article A Comparitive Study of Space Syntax Analysis between Traditional Antakya Houses and Social Housing Complexes by TOKI(Mimarlık Bilimleri ve Uygulamaları Dergisi, 2022) Ergün, Ruşen; Kutlu, İzzettin; Kılınç, CemreSpace syntax analysis method is used to define the regions, cities, built environments, building groups, spatial models, and indoor organizations at different scales and to examine their interaction with social structure. This study aimed to analyse the spatial organization of traditional atria by using the space syntax method and to reveal the socio-cultural effect of atria. The spatial morphology and behavioural models regarding the traditional Antakya houses and social houses built by the Housing Development Administration of the Republic of Turkey, the institution that has the largest share in the construction of high-rise buildings in Turkey, were compared and analysed through the space syntax method As a result of the study, it has been determined that the privacy of family and women directly affects the design in traditional Antakya houses. On the other hand in TOKI buildings has been observed that individual privacy was given more importance and it has been determined that this was not created by building design decisions, but by the entrance doors of the rooms.Article COVİD-19 SONRASI OFİS MOBİLYALARINDAKİ DEĞİŞİMİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BAĞLAMI(Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2022) Bekar, İrem; Kutlu, İzzettinİnsanlığın sosyal ve ekonomik büyümesi, yıllar boyunca yaygın ve benzersiz krizlere neden olan bir dizi olumsuzluğu da beraberinde getirmiştir. Çin’in Wuhan kentinde 2019 yılının son aylarında ortaya çıkan Covid-19 salgını, 21.yüzyılda tüm dünyayı etkisi altına alarak kriz yaratmış ve kısa bir zamanda tüm dünyada yayılmıştır. Çalışmada, Covid-19 salgını sonrası ofis mobilyaları tasarımında, üretiminde ve detaylarında yaşanan değişimi ortaya çıkarmak ve değişiklikleri sürdürülebilirlik bağlamında değerlendirmek amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, üç aşamadan oluşan çalışmanın ilk aşamasında, literatür taraması yoluyla sürdürülebilir mobilya özelliklerine ilişkin kavramlar ortaya konmuştur. İkinci aşamada öncelikle salgının ofis ortamı ve mobilya tasarımına etkisi ele alınmıştır. Bu doğrultuda yurtiçi ve yurt dışı ofis mobilya tasarımlarında gözlemlenen değişiklikler ile tasarımcıların ve mobilya üreticilerinin pandemide tasarım yönelimlerine yönelik yaptığı açıklamalar üzerinden takip edilmiştir. Beraberinde en yoğun ve ortak odaklanılan konular olarak mobilyanın işlev, malzeme, bölücü eleman ve teknolojik açıdan uğradığı değişimler örnekler üzerinden açıklanmıştır. Üçüncü aşamada ise ofis mobilyalarında gözlemlenen değişimler, sürdürülebilir mobilya özellikleri bağlamında değerlendirilmiştir. Bu çalışma, ortaya konan verilerin dünya çapında tasarımcıların ofis ve mobilya tasarımı için yeni normale nasıl hazırlandıklarını göstermiştir. Çalışmanın sonucunda, mobilya tasarımlarında gözlemlenen değişimlerin işlev, malzeme ve teknolojik kriterler bağlamında sürdürülebilir mobilya özelliklerini büyük oranda karşıladığı ve salgın sonrası kullanımının devam edebileceği sonucuna varılmıştır.Article Görsel Belgelerle Maraş Kalesi'nin Tarihi ve Önemi(2024) Paköz, Aslıhan Ece; Oltulu, ErselMaraş Kalesi'nin sahip olduğu tarihsel özelliklere dikkat çekmeyi ve korunmasına katkı sağlamayı amaçlayan bu çalışmada özellikle görsel belgeler üzerinden Maraş Kalesi'nin değişimi incelenmektedir. Kahramanmaraş şehir merkezinde bulunan Maraş Kalesi, şehrin beş bin yıllık tarihsel sürecine tanıklık eden bir kültürel mirastır. Kaledeki ilk yerleşmeler en azından İlk Tunç Çağının başlarına kadar gitmektedir. Geç Hititler dönemi arkeolojik kalıntılarını barındıran, Roma dönemi surları ile çevrelenen Maraş Kalesi, sahip olduğu bu değerlerin yanında Dulkadiroğlu döneminden bugüne geleneksel şehir merkezini tanımlamasıyla da kent hafızasında önemli bir yere sahiptir. Çalışmada öncelikle kalenin eski fotoğraflarına ve gravürlerine ulaşılmıştır. Bunun yanında tarihi ve mimarisiyle ilgili literatür taraması yapılarak bu konularda edinilen bilgiler yerinde yapılan gözlemlerle birlikte değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmada Maraş Kalesi'nin, tarihsel süreç içerisinde farklı işlevlerle kullanıldığı ve birçok değişikliğe uğradığı tespit edilmiştir.Article Guggenheim Bilbao Müzesi Örneğinde Bilgisayar Teknolojilerinin Strüktür Tasarımı Bağlamında Kullanımı(2016) Akın, TomrisFrank Gehry tarafından tasarlanan ve 1997 yılında açılan Bilbao Guggenheim Müzesi, havacılık ve otomotiv endüstrilerinin kullandığı ancak mimarlık dünyasında daha önce kullanılmayan CATIA (Computer Aided Three Dimentional Interactive Application) yazılımı yardımıyla inşa edilen ilk yapıdır. Yapının yalnız mimari projesi değil, strüktür projesinin altyapısı da bu spesifik yazılım ile mümkün olmuştur. Frank Gehry'nin CATIA yazılımını kullanması ile başlayan, bugün farklı yazılımlar ve farklı ofisler tarafından benimsenerek devam eden tasarlama ve inşa etme biçimini anlamak, bu tasarlama biçiminde mimar ve inşaat mühendislerinin süreçteki pozisyonları ile strüktür tasarımının ortaya çıkışı hakkında düşünmek inşa etmenin geleceğini öngörmek açısından önemli görünmektedir. Yazıda bu yeni teknolojilerin kullanımının, inşa edilen üzerinde etkili iki meslek adamının, inşaat mühendisi ve mimarın tasarım sürecindeki pozisyonları bağlamında herhangi bir yenilik getirip getirmediği araştırılmak istenmektedir. Bu bağlamda Frank Gehry'nin yazılımı kullanmaya başladıktan sonraki tasarım süreci, süreçte yapının strüktür tasarımının yazılım ile ilişkisi, FOG/A (Frank Owen Gehry&Associates) ile yapının inşaat mühendisliği hizmetlerinden sorumlu Hal lyangar liderliğindeki SOM (Skidmore, Owings and Merrill, Llp) ekibinin ilişkisine yakından bakılmaya çalışılmıştırArticle Kutsal ve Muhayyel Arasında Osmanlı Mimarlık Tarihi: Osmanlı Mimarlık Tarih Yazımında Bir Yöntem Denemesi(Milel ve Nihal İnanç, Kültür ve Mitoloji Araştırmaları Dergisi, 2017) Taşar, Emin SelçukBu çalışma, kutsal üretiminin bir parçası olan mimarlık tarih yazımını irdelemektedir. Osmanlı mimarlık tarih yazımını dönemsel olarak, belli sembol isimler ve eserleri üzerinden bir değerlendirmeye tabi tutmayı amaçlamaktadır. Söz konusu tarih yazımlarını dönemlere ayrıştırarak her birinin tarih yazım perspektifini analiz etmeye çalışmaktadır. Kimi metinlerin kutsal bir tarih yazımı ürettiği düşünülmekte, kimi metinlerin de kullandıkları malzemeyi kutsal olarak sunma gibi bir yatkınlıkları olduğu iddia edilmektedir. Metin bu yaklaşımları örnekler üzerinden ortaya koymaya çalışmaktadır. Ayrıca, bahse konu olan kutsallaştırmalardan uzaklaşarak üçüncü bir tarih yazımının da imkanı sorgulanmaktadır. Bu yönüyle kutsal üretiminin dışında bir tarih yazımının fragmanlarla yolları sınanmaktadır. Çalışma, ortaya koymaya çalıştığı öneri ile Osmanlı mimarlık tarih yazımına bir tartışma açma çabası taşımaktadır.Article Citation - WoS: 5Mardin İdadi Mektebi’nin Mekansal Ve İşlevsel Değişimi Üzerine Bir Değerlendirme(SANAT TARIHI DERGISI-JOURNAL OF ART HISTORY, 2021) Kutlu, İzzettin; Eray, Saide SelinTarihi binalara yapılan ilavelerin ve müdahalelerin tasarım yaklaşımları; mimari koruma ve restorasyon alanında devam eden tartışmalar arasındadır. Bu çalışma tarihi bir eğitim yapısının özelliklerine göre yapılan eklemelerin sonucunda uğradığı mekânsal ve işlevsel değişimleri ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Çalışmada; Mardin kentinin ilk eğitim-öğretim yapısı olan idadi mektebin mekânsal dönüşümü çağdaş koruma ilkeleri dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın yöntemi, tarihi idadi mektebinde yeni işlevler sonucunda, değişen kütle ve işlev ilişkilerini kronolojik olarak dönemler içerisinde tespit etmeye dayanmaktadır. Tarihi yapıya yapılan eklemeler incelenerek, önemli süreçler tespit edilmiş ve karşılaştırma yapılmıştır. Uygulanan yöntem, kültürel miras yapılarında etki değerlendirmesi ve etki sürecinin tespit edilmesi alanına bir katkı olarak değerlendirilebilir. Çalışma kapsamında incelenen tarihi idadi mektebi binasının, benzer ve uyumlu işlevler ile günümüze kadar özgün halini koruduğunu ve yapılan ek binanın ise mevcut tarihi yapının önüne geçmeyecek şekilde, farklı bir üslupta tasarlandığı tespit edilmiştir. Bu durumda, başarılı eklemeler ile İdadi mektebin korunması ve sürekli kullanım halinde olacak şekilde topluma kazandırılması; aidiyet duygusunu sonraki nesillere aktarmada katkıda bulunarak kentin eğitim-öğretim tarihi ile ilgili somut bir örnek olabilmektedir. Çalışmada; Mardin özelinden tarihi yapı geneline, kültür varlıklarına geri dönüşümü olmayan müdahaleler ile kütlesel ölçeğini değiştirerek yeniden işlevlendirmek yerine yapılan müdahalelerin özgün tarihi yapının tümüyle orantılı olması veya yeni bir ek yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.Article Mardin İdadi Mektebi’nin Mekansal ve İşlevsel Değişimi Üzerine Bir Değerlendirme(2021) Kutlu, İzzettin; Eray, Saide SelinTarihi binalara yapılan ilavelerin ve müdahalelerin tasarım yaklaşımları; mimari koruma ve restorasyon alanında devam eden tartışmalar arasındadır. Bu çalışma tarihi bir eğitim yapısının özelliklerine göre yapılan eklemelerin sonucunda uğradığı mekânsal ve işlevsel değişimleri ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Çalışmada; Mardin kentinin ilk eğitim-öğretim yapısı olan idadi mektebin mekânsal dönüşümü çağdaş koruma ilkeleri dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın yöntemi, tarihi idadi mektebinde yeni işlevler sonucunda, değişen kütle ve işlev ilişkilerini kronolojik olarak dönemler içerisinde tespit etmeye dayanmaktadır. Tarihi yapıya yapılan eklemeler incelenerek, önemli süreçler tespit edilmiş ve karşılaştırma yapılmıştır. Uygulanan yöntem, kültürel miras yapılarında etki değerlendirmesi ve etki sürecinin tespit edilmesi alanına bir katkı olarak değerlendirilebilir. Çalışma kapsamında incelenen tarihi idadi mektebi binasının, benzer ve uyumlu işlevler ile günümüze kadar özgün halini koruduğunu ve yapılan ek binanın ise mevcut tarihi yapının önüne geçmeyecek şekilde, farklı bir üslupta tasarlandığı tespit edilmiştir. Bu durumda, başarılı eklemeler ile İdadi mektebin korunması ve sürekli kullanım halinde olacak şekilde topluma kazandırılması; aidiyet duygusunu sonraki nesillere aktarmada katkıda bulunarak kentin eğitim-öğretim tarihi ile ilgili somut bir örnek olabilmektedir. Çalışmada; Mardin özelinden tarihi yapı geneline, kültür varlıklarına geri dönüşümü olmayan müdahaleler ile kütlesel ölçeğini değiştirerek yeniden işlevlendirmek yerine yapılan müdahalelerin özgün tarihi yapının tümüyle orantılı olması veya yeni bir ek yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.Article Mardin Mimarlık Mirasında Mimarbaşı Lole'nin Rolü(2024) Kutlu, Izzettın; Şimşek, DeryanurMardin'in tarihi dokusu üzerinde en belirgin etkiyi bırakan figürlerden biri olan Ermeni asıllı Mimarbaşı Lole, 19. ve erken 20. yüzyılda birçok önemli eserin inşa sürecinde aktif rol üstlenmiş ve onarım süreçlerinde yer almıştır. Çalışma, Mardin'in çok katmanlı tarihi dokusu içerisinde yer edinmiş bir yapı ustasının, günümüze kadar ulaşmış ve kendisine atfedilmiş eserlerinin detaylı bir belgelemesini yapmayı amaçlamaktadır. Mimarbaşı tarafından inşa edilen veya onarımı gerçekleştirilen eserleri tespit etmek ve inşa pratiğini ortaya koymak amacıyla dört aşamalı bir yöntem kullanılmıştır. İlk aşamada literatürden elde edilen veriler doğrultusunda kendisine atfedilen eserler belirlenmiştir. İkinci aşamada Mardin tarihi dokusunda bu eserlerin çevresi ile kurduğu ilişkinin tespiti için harita oluşturulmuş ve üçüncü aşamada özelliklerine göre tablolaştırılmıştır. Son aşamada, ardışık bir yaklaşımla eserler ve özellikleri incelenmiş ve inşa pratiğinin zaman içinde nasıl evrildiğine dair değerlendirmelere yer verilmiştir. Kentin farklı alanlarında konaklar, kiliseler, eğitim ve idari yapıların da arasında yer aldığı birçok eserde etkin rol aldığı görülmüş ve bölgede belirli bir mimari ve kültürel formasyonun mevcutta yer aldığı, Lole tarafından ortaya konan formasyonun bunun dışında olmadığı sonucuna varılmıştır.Article Mersin’de Bir Levanten Yapısı: Eski 3 Ocak İlkokulu (Kapusen Rahipleri Kilise Lojmanı)(Ege Üniversitesi, 2023) Ergün, Ruşen; Bekar, İrem; Kutlu, İzzettinTarihi binaların günün ihtiyaçlarına göre yeniden işlevlendirilmesi, mimari koruma ve restorasyon alanında uzun yıllardır süren tartışmalar arasında yer almaktadır. Bu çalışma, bulunduğu bölgenin demografik yapısı ile şekillenen ve günümüzde önemli bir kültürel değeri ortaya çıkaran tarihi bir binanın, yeniden işlevlendirmesi sonucu yıllar içerisindeki dönüşümü sonrasında yapının barındırdığı tarihi kimliğin tipolojisini tespit etmeyi hedeflemektedir. Mersin’de, önemli bir kültürel mirası barındıran levanten yapılarını incelemek, bölgenin tarihi değerlerini ortaya koymak açısından önem arz etmektedir. Çalışmada, Mersin’de levanten yapılarının genel olarak ele alınması ile birlikte St. Antuan Latin Katolik (Katedral) Kilisesi Kompleksi’ne yer verilmiştir. Beraberinde kompleks içerisinde yer alan ve günümüzde restorasyon süreci devam eden Eski 3 Ocak İlkokulu yapısı incelenmiştir. Tarihi binanın dönüşümündeki önemli süreçler yerinde yapılan gözlem ile literatürdeki mevcut çalışmalar ve yerel kurumlardaki belgeler ışığında tespit edilmiştir. Yapının barındırdığı ve ortaya konulan dikkat çekici mimari değerleri, inşa edildiği dönemin kültürel ve mimari özellikleri ile birlikte ele alınarak değerlendirmelere yer verilmiştir. İncelenen Eski Üç Ocak İlkokul binasının, dönemin geleneksel Mersin ve levanten yapıları ile benzer özellikler taşıdığı görülmüştür. Çalışmada, demografik yapının etkisiyle oluşan farklı yapı tiplerinin, hem farklı bölgedeki aynı demografik yapının oluşturduğu yapılar ile hem de bölgedeki mevcut geleneksel yapılar ile tipolojik olarak benzerlik gösterebileceği sonucuna varılmıştır. Bu çalışma ile günümüzde özgün değeri yüksek olan ve hakkında yapılan çalışmanın yetersiz olduğu Mersin Levanten yapılarının belgelenmesine ve korunmasına dikkat çekmek ve konuya ilişkin araştırmaların önünü açmak amaçlanmaktadır.Article Mimarlık Eğitiminde Bütünleşik Eğitim Deneyimi ve Müfredat Önerisi(2021) Toka, SerdarPostyapısalcılık ile birlikte kuramsal alanda üzerine sıkça tartışmalarınyürütüldüğü disiplinlerarası yaklaşım, uzmanlık sınırlarının eridiğigünümüzde eğitim alanında da önem kazanmaktadır. Konstrüktivizmakımı ve Bauhaus okulundan itibaren sanat, mimarlık ve mühendisliküretim ve eğitim pratiklerinin bir arada yürütülmesi, disiplinlerarasıyaklaşım olarak görülebilir. H.H. Jacobs’ın tartıştığı interdisipliner eğitimmüfredat modelleri ise, hem kuramsal tartışma alanı yaratmakta hemde uygulama örnekleri ortaya koymaktadır. Bu çalışmada, mimarlıkbölümünde Mimari Anlatım Teknikleri dersi ile Kültür ve Sanat Tarihine Girişderslerinin bütünleşik eğitim modeline dayalı olarak yürütülmesindençıkarılan sonuçlar değerlendirilmiş ve bu deneyimden hareketlelisans düzeyinde mimarlık bölümü için sekiz dönemi içeren bütünleşikmüfredat önerisi getirilmiştir. Bütünleşik eğitim, kuramsal ve uygulamalıderslerin birbiriyle etkileşimlerinin maksimum düzeye çıkarılarak geçişimliyürütülmesi pratikleri olarak tanımlanabilir. Bu modelde kuramsal, teknikdersler ve stüdyoların eşgüdümlü yürütülmesi mümkün olur. Öğrencilertasarım projelerini edindikleri kuramsal, tasarımsal ve teknik arka planlayaparlar ve kuram derslerinde geri dönüşler sayesinde dersler arasındaçok yönlü akışlar gerçekleşir. Bilgi ve tasarım pratikleri bütünleşir veempatiyle çok yönlü anlama ve zihinsel esneklik desteklenir.Article MÜZE OLARAK İŞLEVLENDİRİLEN ANITSAL YAPILARIN TRABZON KIZLAR MANASTIRI ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ(Karadeniz Araştırmaları, 2022) Bekar, İrem; Kutlu, İzzettinAnıtsal yapılar, var olduğu yıldan itibaren bölgenin kültürü, mimarisi, yaşayış biçimi gibi birçok bilgiyi barındıran önemli kültür varlıklarıdır. Zaman içerisinde kullanıcı profilinde meydana gelen değişiklikler sonucu, bu yapılar aynı işlevle korunarak restore edilebildiği gibi tamamen bakımsız kalarak yıkılabilmekte veya dönemine ayak uydurabilmeleri adına yeniden işlevlendirlebilmektedir. Çalışmanın amacı, tarihî yapıların yeniden işlevlendirilmesinde sıklıkla tercih edilen bir kullanım türü olan müze işlevi üzerine değerlendirme yaparak 2021 yılı içerisinde açılışı gerçekleşen Trabzon Kızlar Manastırı'nın dönüşümündeki olumlu ve olumsuz yaklaşımları belirlemektir. Bu bağlamda, çalışmanın yöntemi iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada, veri toplama yöntemi sonucu mevcut literatür taranarak ve arşiv kayıtları incelenerek çalışmada kullanılacak bilgiler elde edilmiş ve sonrasında çalışma alanında yerinde incelemeler yapılarak güncel durum kayıt altına alınmıştır. İkinci aşamada ise yapının müze olarak yeniden işlevlendirilmesi mekânsal/işlevsel, çevresel, sosyokültürel ve ekonomik açıdan değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulgularında ise manastır yapısının, dönüşüm sürecine ait olumlu ve olumsuz yaklaşımlara yer verilmiştir. Çalışmada, anıtsal yapılarda, çevre ile ilişkili ve uyumlu bir yeni işlevin seçilmesi, devamlılığı olan bir koruma yaklaşımın gerçekleşmesine ve bölgenin kültür turizmine katkıda bulunacağı sonucuna varılmıştır.Article Numerical Solution for High-Order Linear Complex Differential Equations By Hermite Polynomials(2017) Düşünceli, Faruk; Çelik, ErcanBu makalede lineer kompleks diferansiyel denklemleri hermite polinomları vasıtasıyla nümerik çözümünü sağladık ve iki test problemine uyguladık. Tam çözümler ile nümerik çözümleri tablo ve grafikler ile karşılaştırdık. Sonuç olarak metodumuzun güvenilir, pratik ve kullanışlı olduğunu gördükArticle Pandemi Sürecinde Ev: Gündelik Pratikler ve Yeni Kamusallığın Deneyimi(İdealkent, 2021) Taşgüzen Polat, Zemzem; Taşgüzen, ZemzemEv, içinde konumlandığımız hallerimizle birlikte sürekli değiştirdiğimiz; en fazla değişimin kendisini konuşmamız gereken bir kamusallığa işaret eder. Bu değişim, zamanı da vurgulamayı gerektirir; gündelik zaman, toplumsal süreçler, kırılma anları vb. Bir kırılma, aynı zamanda “ortaklaşma” durumlarından biri, dünyada milyonlarca insanı “evde kalmaya” zorlayan Co- vid-19 pandemisi olmuştur. Pratiklerimizin değiştiği ve yenilerinin eve girdiği bu süreçte, or- tak bir sorunsalın içinden geçen bireyler olarak evi nasıl dönüştürdük ve yeni kamusallığı nasıl deneyimledik? Farklı deneyimleri ortaya koymak, genelleştirme eğiliminin baskın olduğu her durumda olduğu gibi, gündelik hayatın eve sığdığı-sığamadığının tartışıldığı bu süreçte de önemlidir. Gündelik değişimi anlayabilmek açısından, çalışma ortamını eve taşıyabilen, Tür- kiye’de farklı şehirlerde yaşayan yedi kadınla çevrimiçi/görüntülü görüşmeler gerçekleştirildi. Görüşmeler sonucunda bazı meselelerin ön plana çıktığı, farklı şekillerde tekrarlandığı görül- müştür: pratiklerin ve mekânın dönüşümü, mekândan farklı istifade etme yollarının aranması, boş zamana yabancılaşma, kişinin gündelik ritmiyle, toplumsal ritmin uzlaşamama hali ve ka- musal alan eksikliğinin deneyimlenme halleri. Bu çalışmada pandemi durumuyla çatışma/uz- laşma kaygısı taşımadan, meseleye gündelik pratiklerin ve yeni kamusallığın deneyimi açısın- dan eleştirel yaklaşmak amaçlanmıştır. Bu kapsamda, görüşme yapılan öznelerin gündelik ha- yat anlatıları Henri Lefebvre’nin boş zaman, yabancılaşma, ritim kavramları üzerinden tartı- şılmıştır.Article Sosyal Konuttan Güvenlikli Siteye: Şanlıurfa’dan Bir Kentsel Dönüşüm Hikâyesi(İdealkent, 2022) Taşgüzen Polat, Zemzem; Taşgüzen, ZemzemŞanlıurfa’nın Selahaddin Eyyübi mahallesinde 1960’lı yıllarda inşa edilen, kentin ilk sosyal konutlarından olan Belediye lojmanları, kentsel dönüşüm kapsamında 2000’li yılların başında yıkılmış; yerine yaklaşık 10 yıllık bir zaman içinde, Polatkan Sitesi inşa edilmiştir. İçinde bulunduğu kentsel dokuyla uyumsuz bir tipoloji oluşturan 12 bloklu 12 katlı Polatkan Sitesi, yan yana duran ama duvarlarla ayrılan, tipoloji olarak birbirine benzer ama “yaşam kalitesi” olarak eşitliksiz iki konut grubundan oluşur. Eski lojman sakinlerinin payına ise, sitenin vadettiği sosyal olanaklardan mahrum bırakılan düşük standartlı konut grubunda yaşamak düşer. Bu metnin amacı, lojmanı ve kapalı siteyi, gündelik yaşam pratikleri, mekânsal nitelik ve içinde bulunduğu toplumsallık bağlamında tartışmaktır. Lojman yaşamının geçmiş deneyimini hatırlamak ve günümüz Polatkan sitesi kullanıcılarının gündelik hayatını anlamak adına, görüşmecilerin evlerinde bireysel derinlikli görüşmeler gerçekleştirilmiş; mekânsal ve sosyal değişim, fotoğraflar ve öznelerin gündelik hayat anlatıları üzerinden tartışılmıştır. Kendisi de hâlihazırda ayakta duran bu lojmanlardan birinde çocukluğunun belli bir dönemini geçirmiş olan yazarın gözlem ve deneyimi de çalışmada yer bulmuştur. Bu çalışmanın bir diğer amacı, konut/kentsel dönüşüm politikaları alanındaki tartışmalara merkez dışı bir kent örneği üzerinden eklemlenmektir.Article Tarihi Yapılarda Yeniden İşlevlendirme Süreçlerine Sistematik Bir Yaklaşım; Atik Valide Külliyesi Örneği(2021) Kutlu, İzzettin; Ergün, RuşenTarihi yapılar; toplumun kültürü, mimarisi, sosyo-ekonomik durumu, yaşayış biçimi gibi bölge geçmişine dair bilgi veren önemli eserlerdir. Fakat zaman içerisinde iklim ve kullanım koşullarına bağlı olarak doğal veya insan kaynaklı nedenlerden bozulmalar meydana gelebilmektedir. Bozulmalara karşı ayakta kalabilen tarihi yapılar, aynı işlevle korunarak restore edilebilmekte veya çağdaş döneme ayak uydurabilmeleri adına eski kullanımının dışında farklı olarak yeniden işlevlendirilebilmektedir. Bu çalışmanın amacı da tarihi yapıların özelliklerine göre müdahalelerin ve işlev değişikliklerinin mimari uyumluluğunu belirlemektir. Çalışmada, Mimar Sinan’ın son eseri olarak bilinen Atik Valide Külliyesindeki birimlerin inşa edildiği dönemden günümüze kadar geçirmiş olduğu değişimler araştırılmıştır. Çalışmanın yöntemi iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada veri toplama yöntemi kullanılarak Atik Valide Külliye yapılarının özgün ve mevcut durum özellikleri değerlendirilmiştir. İkinci aşamada ise iz sürme yöntemi ile tarihi yapılarda değişen kütle ve işlev ilişkileri tespit edilmiştir. Tarihi külliye yapılarında işlev değişiklikleri çizelgeler oluşturularak dönemlere ayrılmıştır. Yapılardaki dönemsel müdahalelerin, önemli bir mimari miras olan külliye yapılarına olumlu ve olumsuz yaklaşımları; çeşitli uluslararası koruma ölçütlerinin maddeleri referans alınarak işlevsel performans, süreç performans ve çevresel performans kriterleri başlığında değerlendirilmiştir. Uygulanan yöntem, ortaya çıkan kültürel miras etki değerlendirmesi alanına bir katkı olarak ve yerel yönetimlere değerleme için sunulan belirli kültürel miras varlık projelerini değerlendirmek için bilimsel yardım olarak düşünülebilir. Sonuç olarak; kültürel değeri olan bir külliye özelinden tarihi yapı geneline yapılacak olan işlev değişikliklerinde, yapının kütlesel ölçeği ile uyumlu olmayan dönüşümler yerine; yapının tümüyle orantılı uyumlu bir işlevin seçilmesi, yeni işlevin tarihsel örüntü duygusunu tamamlaması ve yapının korunmasına katkıda bulunması gerektiği sonucuna varılmıştır.Article Tarihi Yapıların Yeniden İşlevlendirilme Sürecinde Cam Kullanımı: Trabzon Kızlar Manastırı Örneği(2021) Kutlu, İzzettin; Bekar, İremBulunduğumuz çağda hızla gelişen teknolojik veriler, yapı malzemesi alanını da etkilemektedir. Zamanla yüksek teknoloji ürünü malzemeler ortaya çıkmakta ve tasarımcıya büyük olanaklar sağlamaktadır. Bu bağlamda, günümüzde tarihi yapıların restorasyon süreçlerinde, farklı nedenlerle kullanıcıya geniş imkanlar tanıyan farklı çağdaş yapı malzemeleri kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada ele alınan çağdaş cam malzeme; tarihi yapı restorasyonlarında, geleneksel malzemeler ile sıklıkla kullanılan şeffaf ve kırılgan bir yapı malzemesidir. Cam malzeme, özgün malzemelerin önüne geçmeyen, şeffaf özelliği sayesinde yapının özgün durumuna uyum sağlayabilen ve kullanım biçimine göre geri dönüştürülebilen bir malzeme olup, tarihi yapıların korunmasında restoratif bir materyal olarak kullanılma potansiyeli açısından önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada tarihi yapıların restorasyonunda kullanılan camın mimari uyumluluğunu belirlemek ve cam malzeme kullanımının sağladığı avantaj ve dezavantajları ortaya koymak amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde Trabzon ili sınırları içerisinde bulunan Kızlar Manastırı ele alınmıştır. Üç aşamadan oluşan çalışmanın ilk aşamasında literatür araştırması yoluyla konuya ilişkin kuramsal alt yapı oluşturulmuş; ikinci aşamada çalışma alanına ilişkin veriler elde edilerek saha çalışmaları ve arşiv belgeleri ile yapıların mevcut durum özellikleri incelenmiş; üçüncü aşamada ise Kızlar Manastırı’nda restorasyon ve yeniden işlevlendirme sürecinde cam kullanım alanları analiz edilerek plan, kesit, görünüş ve 3 boyutlu görseller üzerine işlenmiştir. Yapılan araştırma, önemli tarihi değerleri içerisinde barındıran Kızlar Manastırı için bir arşiv kaydı ve restore edilen kültürel mirasın etki değerlendirmesi alanına bir katkı olarak düşünülebilir. Çalışmanın bulgularında, Kızlar Manastırı için yapının geçmişi ile geleceği arasında bağlantı kurmak amacıyla iyi analiz edilerek yapılan müdahalelerin büyük oranda yapının özgün değerine katkıda bulunduğu görülmüştür. Sonuç olarak, tarihi yapıların özgün mekan akışının korunması ve bozulmamasına özen gösterilerek yapılan müdahalelerin, yapının barındırdığı değerlerin korunmasına ve sürdürülebilir olmasında katkıda bulunduğu tespit edilmiştir.Article VAN CAMİLERİ (1941-2013): CAMİ SAYILARI, MÜLKİYET DURUMLARI VE “MİMARLI” CAMİLER(e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi, 2018) GÜLEN, Mustafa; DÜZENLİ, Halil İbrahimTürkiye’de 2018 verilerine göre sayıları 87.381 (URL-1) olan cami ve mescitlerin farklı politik ve bilimsel mecralarda, çeşitli başlıklar altında tartışıldığı söylenebilir. Bu mecralardan bazıları cami sayıları, cami tasarımı, tasarımda mimarların rolleridir. Bu makalede, Van İl Müftülük arşivi verilerine göre 1941 yılından 2013 yılı sonuna kadar Van ili merkez ilçelerinde kayıtlı 234 camiye odaklanılmıştır. Araştırma malzemesi olarak il müftülüğünde yer alan matbu evraklar ve camilere ait çeşitli istatistiki veriler analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Mimarlık araştırmalarında yer bulamayan müftülük kayıtları gibi veri setleri önemli bilgiler içermektedir. Yıllara göre Van cami sayılarının artış-azalış oranları, yaptıranlara göre camiler, camilerin mülkiyet durumları ve mimarı belirtilmiş olan - mimarı bilinmeyen camiler gibi istatistikler bu veriler üzerinden çıkarılabilmektedir. Makalede her biri ayrı ayrı sonuçlar üreten istatistikler yorumlanmıştır. Mimarların rolleri bakımından ise önemli bir veri ile karşılaşılmaktadır. İncelenen matbu evraklara göre 234 camiden 194’ünün (%82,9) mimarı belli değildir. Camilerden 40 tanesinin (%17,1) mimarlar tarafından projelendirildiği görülmektedir. Bahse konu 40 camiyi tasarlayan 28 mimar tespit edilmiştir. Bunların içinde 2 ve üzeri sayıda cami tasarlayan 6 mimar ve 18 cami üzerinde özellikle durulmuştur. Sonuç olarak Van ili merkez ilçelerindeki camiler, Türkiye’de cami tasarımında mimar emeğine yeterince başvurulmadığını göstermektedir.

