Enstitüler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/10
Browse
Browsing Enstitüler by Subject "19. yüzyıl"
Now showing 1 - 8 of 8
- Results Per Page
- Sort Options
Doctoral Thesis 19. yüzyılda Diyarbekir'de kıtlık(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Mengirkaon, Sabri; Özcoşar, İbrahim; Özcoşar, İbrahimKıtlıklar, insanların geçmişten bu yana en fazla etkilendikleri afetlerin başında gelmektedir. Ortaya çıkmaları ve sonuçları itibariyle etki alanları büyük olan bu afetler toplumların sosyo-ekonomik yapılarını her açıdan etkilemiştir. Bu çalışmada 19. yüzyılda Diyarbekir'de meydana gelen kıtlıklar sebepleri ve sonuçları bağlamında incelenmiştir. Ayrıca konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bu dönemde Diyarbekir'de başta tarım olmak üzere toplumsal refahın kaynakları ile ulaşım ve haberleşme imkânları da değerlendirilmiştir. Çalışmada ele alınan diğer konular kıtlıkların 19. yüzyıl Diyarbekir'inde sosyal yapıya ne şekilde etki ettiği ve devletin kıtlıklarla mücadele stratejileridir.Kıtlıklar, ortaya çıkışları itibariyle birçok olumsuzluğun müşterek sonuçlarıdır. Dolayısıyla bu çalışmada 19. yüzyıl Diyarbekir'inde meydana gelen kıtlıklar, başta asayişsizlik olmak üzere dönemin yerel meseleleri ile beraber ele alınmıştır. Bu nedenle Osmanlı arşiv belgeleri, konsolosluk raporları, Diyarbekir Vilayet Gazetesi gibi yerel kaynaklar analiz edilmiştir. Ayrıca Diyarbekir'e gelen seyyahların ve dönemin bazı müelliflerinin yazdıkları kitaplar da bu çalışmanın ana kaynaklarındandır.Bu çalışmanın sonuçlarına göre 19. yüzyılda Diyarbekir'de ulaşım ve taşıma imkânlarının yetersizliği tüketim maddelerinin teminini tamamen yerele bağımlı hale getirmiştir. Bu dönemde Anadolu'nun birçok yerinde olduğu gibi Diyarbekir'de de iaşe büyük oranda buğdaya bağlı olduğundan, tarımsal üretimi olumsuz etkileyen başta kuraklıklar, göçebe aşiretlerin baskıları, çekirge istilaları, salgın hastalıklar gibi birçok mesele kıtlıklara zemin hazırlamıştır. Özellikle yüzyıl boyunca eksik olmayan asayişsizlikler kıtlığa neden olan bu olumsuzlukların etkilerini daha da artırmış hatta bunların etkilerini de aşarak kıtlığın sürekli hale gelmesinde katalizör görevi görmüştür.Master Thesis 217 numaralı Mardin Şer'iyye Sicilinin transkripsiyon ve değerlendirmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Dilmen, Mehmet; Dinç, FasihÇalışmasını yaptığımız 217 Numaralı Mardin Şer'iyye Sicil Defteri, H.1263-1267, M.1847-1852 yılları arasında Mardin mahkemesine yansıyan kayıtları ihtiva etmektedir. Ankara Milli Kütüphanede 7149 mikro film numarası ile kayıtlı olan sicil aynı zamanda Mardin Artuklu Üniversitesi Kütüphanesinde de bulunmaktadır. Sicilimizde ki kayıtlar çeşitlilik göstermekle birlikte ekseriyetle sosyal konular olan aile yapısı, evlilik, boşanma, tereke ve mehir gibi hükümleri oluştururken, Tanzimat uygulamaları çerçevesinde yeni kurulacak olan idari yapıya dair merkezden gönderilen ferman, emirname ve görevlendirme kayıtlarına dair belgeler de bulunmaktadır. Ekonomik hayata ilişkin de önemli bilgiler içeren sicil defteri; tevzi vergi kayıtları, miras, vakıf, alım-satım, şehirde yapılan harcamalar ve narh hükümleri gibi içerikleri de ihtiva etmektedir. Çalışmamız 217 Numaralı Mardin Şer'iyye Sicili Defterinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Değerlendirmede sicilde geçen hükümler ışığında Mardin'in 1847-1852 yılları arasında sosyal ve ekonomik yapısına ışık tutan hükümlerin her ne kadar mahkemece kaydı yapılmış olsa da söz konusu hükümlerin tarihsel bağlama oturtulması için araştırma kaynaklarına da başvurulmuştur.Master Thesis İstanbul episkoposu Timateos Pavlus'un hâtıratı(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2017) Coşkun, Adem; Toprak, Mehmet SaitTimateos Pavlus (1837-1914), Osmanlı yönetimi altında Süryani Ortodoks Kilisesi'nin ilk İstanbul episkoposudur. Timateos Pavlus'un kaleminden çıkan ve tez çalışmamıza konu teşkil eden eser ise hatırat niteliği taşımakta ve söz konusu bu episkoposun yaşam öyküsünü içermektedir. Timateos Pavlus'un hatıratı tarihsel bir belge olarak önem taşımaktadır. Bu çerçevede, eserde, Osmanlı İmparatorluğu'nda XIX. yüzyıl sonları ile XX. yüzyıl başlarında yaşanan tarihsel olaylara bazı açılardan ışık tutabilecek kayıtlar muhafaza edilmiştir. Süryani Ortodoks Kilisesi'nin Ermeni Kilisesi'nin boyunduruğundan kurtulup yeniden bağımsız bir kürsü haline dönüşmesi veya Süryani cemaatin Osmanlı yönetimiyle ve Müslüman ve gayr-i Müslim diğer unsurlarla olan ilişkileri bu bakımdan örnek olarak gösterilebilir. Aynı şekilde Süryani Kilisesi'nin işleyişine, yapısına ve kendi bünyesinde yaşadığı problemlere ilişkin bilgiler de Timateos Pavlus tarafından kayıt altına alınarak nakledilmiştir. Bununla birlikte, okuyucular söz konusu hatıratta Urfa veya İstanbul gibi önemli bazı şehirlerin XIX. yüzyıl sonları ile XX. yüzyıl başlarındaki dini, sosyal, iktisadi ve siyasi durumu hakkında da fikir edinebileceklerdir. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde ortaya çıkan bazı huzursuzluklar da yer yer kısaca tasvir edilmiştir. Bütün bu hususlar göz önünde bulundurulursa, Timateos Pavlus'un hatıratını önem taşıyan bir tarihsel belge olarak tanımlamak gerekir. "İstanbul Episkoposu Timateos Pavlus'un Hatıratı" şeklinde isimlendirdiğimiz bu tez çalışması "Giriş" ve "Sonuç ve Değerlendirme" kısımları dışında iki ana bölümden oluşmaktadır. "Giriş" kısmında araştırmanın konusu, kaynak değeri, problematiği ve araştırma esnasında izlenen yöntem gibi konularda özet bilgiler verilmiştir. "Birinci Bölüm"; Timateos Pavlus'a ait hatırat metninin dil yönünden incelenmesi, içeriğinin tanımlanması, yazmanın tavsifi ve yazmada geçip de tartışmalı olan bazı konular üzerinde tarafımızca yapılan değerlendirmeler ile kilise hiyerarşisi gibi konulara yöneliktir. "İkinci Bölüm" ise bir bütün halinde söz X konusu bu yazmanın Süryanice metnini, Türkçe tercümesini ve metin tahlilini içermektedir. "Sonuç ve Değerlendirme" kısmı Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde yaşanan bazı olayları ve gelişmeleri "İstanbul Episkoposu Timateos Pavlus'un Hatıratı" özelinde yorumlama amacı taşımaktadır. Ancak bunun bir yüksek lisans tezi olması sebebiyle iddialı yorumlar yapmaktan da özellikle kaçınılmıştır. Tez çalışmasının "Ekler" başlığı altında sunulan en son kısmı ise Timateos Pavlus'a ait elyazmasından bazı örnekleri ve yine kendisine ait şahsi fotoğrafı içermektedir.Master Thesis Kürdistan eyaleti'nin idarî yapısı (1847-1867)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2014) Ülke, Cemal; Özcoşar, İbrahim; Özcoşar, İbrahimOsmanlı Devleti'nin batıda Doğu Roma İmparatorluğunu ortadan kaldırdıktan sonra doğuya yönelmesi Türklerle Kürtlerin, Malazgirt'ten sonra yeni bir döneme girmesine neden olmuştur. Yavuz Sultan Selim'in İran'a yönelik seferi aynı zamanda bölgedeki Kürt emirlikleri ile ittifak sürecini de başlatmıştır. Bu ittifak bölgenin Osmanlı hâkimiyetine girmesinin ardından yerel Kürt yöneticilere (emirliklere) imtiyazlar tanıyan idari düzenlemelerle devam etmiştir. Yavuz Sultan Selim döneminden, 1639 yılında İran'la imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması'na kadar süren Osmanlı-İran savaşlarında Kürt emirlikleri genellikle Osmanlı Devleti saflarında yer almışlardır. Kürt emirliklerinin Osmanlı Devleti'nden yana tavır takınmalarında pek çok sosyal, siyasal, ekonomik faktör bulmak mümkündür. Ancak genel olarak bu ilişki düzeyinin karşılıklı çıkarlar çerçevesinde yürüdüğünü belirtmek gerekir. 17. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devlet-İran ilişkilerinin yoğunluğunu ve önemini kaybetmesine paralel, Kürt emirlerinin de önemi azalmıştır. Bu sebeple Osmanlı Devleti merkezi refleksle fırsat buldukça emirliklerin imtiyazlarına son vermiştir. 19. yüzyıla gelindiğinde Kürt emirliklerin önemli bir kısmı ortadan kalkmıştı. 19. yüzyılın ilk yarısında ise Kürdistan Eyaleti'nin kuruluşu, Yavuz Sultan Selim ile başlayan ve "Kürt Emirlikleri" üzerine bina edilmiş dönemin sonu sayılabilir. 1847'de Bedirhan Bey isyanı bastırıldıktan hemen sonra yapılan yeni idari yapılanmada Diyarbekir Eyaleti, Kürdistan Eyaleti'ne (26 Zilhicce 1263/5 Aralık1847) dönüştürülmüştür. Yeni kurulan bu eyalet ile Osmanlı Devleti yüzyıllardır bölgede egemen olan emirliklerin/yerel güçlerin hâkimiyetine son verip özellikle Rusya ile mücadelesine katkı sağlayacak merkezi bir yönetim tesis etmeyi planlamıştı. Bu sebeple yeni eyalet kurulurken üzerinde en çok tartışılan konu eyalet merkezinin değiştirilmesi olmuştur. Yeni eyalet ve aynı zamanda Anadolu Ordusu'nun merkezi olarak "Kürdistan'ın kalbinde" yer aldığı belirtilen Van Gölü Kıyısındaki Ahlat Kasabası seçilmiştir. Ancak büyük umut ve heyecanla kurulan yeni eyaletin merkezi değiştirilemediği gibi daha sonraki düzenlemelerde de klasik bir Osmanlı eyaletinin ötesine geçmemiştir.Master Thesis Şer'iyye sicillerine göre Mardinli kadınların hukuki ve sosyo-ekonomik durumu (1841-1894)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Kılıç, Ayşegül; Gürhan, VeyselBu çalıGmada Devlet ArGivleri BaGkanlığı Osmanlı ArGivi (BOA)"nde MeGihat ger"iyye Sicili Defterleri (MgH.SSC.d) fonunda bulunan 6864, 6920, 6916, 6913, 6874 numaralı XIX. yüzyıla ait Mardin Ger"iyye sicillerikaynak olarak kullanılmak suretiyle XIX. yüzyılda Mardin kadınının sosyal ve ekonomik hayat içerisindeki genel profilini çizmeyiamaçlamıGtır. Kadınların aile içindeki rolleri, sosyal, ekonomik ve hukuk alanlarındaki hakları ve bunları ne oranda kullanabildikleri değerlendirilmiG, bu bağlamda kadınlar; aile, evlilik, niGan, nikah, mehir, çok eGlilik, boGanma, nafaka, miras, vesayet baGlıkları ile incelenmiGtir. Mardin kadınının sosyal ve ekonomik yönü ise; mülk alım-satımı, mülk anlaGmazlığı, alacak-verecek, vakıf, vekâlet, Gahitlik, katl-yaralama, zina-tecavüz, gasp gibi baGlıklarda değerlendirmeye tabi tutulmuGtur. Bu aGamada Mardin"de Müslüman ve gayrimüslim kadınlar arası komGuluk iliGkileri ve gayrimüslim kadınların ihtida etmesi hususu üzerinde de durulmuGtur. Sonuç olarak; Ger"î mahkeme kayıtları, kadınların birbirinden farklı konularda mahkemeye baGvurup davalı veya davacı statüsünde irade beyanında bulunduklarını göstermiGtir. XIX. yüzyıl Mardin kadını; din ve devletin kendisine tanıdığı haklarınfarkındadır ve bu hakları ihtiyaç duyduğunda ya da bir problem ile karGılaGtığındakullanmaktan geri durmamıGtır. Kadınlar bazı durumlarda resmî iG ve iGlemlerini bizzat kendi iradeleriyle temsil ederek bazı durumlarda ise vekil tayin ederek halletmiGlerdir. Kadınlarla ilgili bilgi edinmeye çalıGtığımız Mardin ger"iyyeSicilleri; XIX. yüzyıl Mardin Gehrinin sosyal, ekonomik, hukuki yönleri ile birlikte diğer Gehirlerde yaGayan Osmanlı kadınlarına dair de bir izlenim oluGturmuGtur.Master Thesis XIX. ve XX. yüzyıllarda Mardin ve çevresinde misyonerlik faaliyetleri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Ari, Hakan; Ekinci, Mehmet RezanXIX. ve XX. yüzyıllarda Osmanlı topraklarına yoğun bir şekilde ilgi gösteren misyonerler, devletin zayıflamasıyla birlikte faaliyetlerine hız vermişlerdir. Misyonerler, faaliyetlerini daha çok rahat hareket edebileceklerini düşündükleri devlet merkezinden uzak ve nispeten gözlerden ırak, cazip mahallerde yürütmüşlerdir. Böylece Osmanlı Devleti'nin doğusu, misyonerlerin oldukça yoğun faaliyet gösterdikleri bir saha olmuştur. Merkezden uzak olarak misyonerlerin yoğun faaliyet yürüttükleri yerlerden biri de Mardin ve çevresidir. Misyonerler, Mardin ve çevresinde asli görevleri olan dini faaliyetlerinin yanında pek çok alanda etkinlik göstermişlerdir. Halkla yakınlaşmayı sağlamak için onların ihtiyaçlarını giderecek başta eğitim alanında olmak üzere okullar, sağlık alanında hastane ve eczane gibi kurumların açılmasında öncülük ederek değişik alanlarda çalışmalar yürütmüşlerdir. Bu tür faaliyetlerle halkın misyonerlere karşı algılarını olumlu bir şekilde etkilemeyi başarmıştır.Doctoral Thesis XIX. yüzyıl Hakkâri ve çevresinde Kürt-Nasturi ilişkileri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Deniz, Mehmet Sabri; Özcoşar, İbrahim; Özcoşar, İbrahimKürtlerin ve Nasturilerin Hakkâri emirliğinin bünyesinde tarihî süreç içinde geliştirdikleri idarî, askerî, hukukî ve malî ilişkiler, XIX. yüzyılda bölgeyi ziyaret eden seyyahların, misyonerlerin ve askerî uzmanların dikkatini celbetmiştir. Dağlık coğrafyası, Osmanlı-İran sınır bölgesindeki konumu ve aşiret şeklinde örgütlenmiş toplumsal yapısı sayesinde Hakkâri emirliği, merkezî otorite ile oldukça esnek ilişkiler geliştirmiştir. Ayrıca idari ve askerî gücünü Kürt ve Nasturi aşiretleri oluşturduğu için bir "Müslüman-Hıristiyan konfederasyonu" olarak nitelendirilmiştir. XIX. yüzyılda merkezîleşme politikalarının bölgede yürürlüğe konulmasıyla Kürtlerin Nasturilerle olan söz konusu ilişkilerinde önemli gelişmeler yaşandı. 1840'lı yılların başından itibaren Hakkâri emirliğinin müstakil idarî yapısı kademeli olarak tasfiye edildi. Bedirhan Bey'in Hakkâri ve çevresinde merkezî bir idarî yapı oluşturma gayretiyle Nasturi aşiretleri üzerine düzenlediği saldırılar, Kürt-Nasturi ilişkileri açısından bir dönüm noktası olarak değerlendirilmiştir. Çünkü söz konusu saldırılarla beraber Kürt-Nasturi ilişkilerinde ciddi bir bozulma yaşanmaya başlanmıştı. Ancak Hırvatalı Mehmet Ağa isyanı sırasında ve sonrası süreçte Kürt ve Nasturi aşiretleri arasında oluşan ittifak ilişkileri, söz konusu saldırıların iki unsurun birbiriyle olan ilişkilerinde ciddi bir tahribat oluşturmadığını göstermektedir. Bu çerçevede hazırlanan "XIX. Yüzyıl Hakkâri ve Çevresinde Kürt-Nasturi İlişkileri" adlı çalışma üç ana bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde Hakkâri ve çevresinde Osmanlı hâkimiyetinin tesis edilmesi ve her iki unsurun bu süreçte merkezî otorite ile geliştirdiği ilişkiler ele alındı. İkinci bölümde Hakkâri emirliğinin tasfiyesi ve Nasturi ıslahatı konuları Osmanlı merkezîleşmesi bağlamında değerlendirildi. Son bölümde ise Kürt-Nasturi ilişkileri, "Hakkâri Emirliği" ve "Merkezîleşme Süreci" şeklinde bir bütün olarak iki ayrı dönemde izah edilmeye çalışıldı.Master Thesis XIX. yüzyıl'da Mardin Şer'iyye Sicilleri'nde kadın terekeleri, transkripsiyon ve değerlendirilmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Zeyrek, Nesrin; Akman, EkremŞer'iyye sicilleri Osmanlı sosyal tarihi araştırmalarında özgün bilgiler içermesi yönüyle önemli arşiv kaynaklarından biridir. Siciller içerisinde bulunan tereke kayıtları ise vefat eden kişinin geride bıraktığı mal, mülk, eşyanın değerinin belirlenmesi ve varisler arasında taksim edilmesi ile ilgili bilgiler içerir. Bu çalışmada XIX. Yüzyıl Mardin Şer'iyye Sicilleri içerisinden 1221-1317 tarihlerini kapsayan 14 defterde bulunan 23 kadın terekesindeki veriler esas alınarak Mardin'de dönemin kadınlarının sosyoekonomik konumu ortaya konulmaya çalışılmıştır. İlk olarak Osmanlı hukuku, mahkemeler ve kadılık makamı ile ilgili bilgilendirmeler yapılmıştır. Ardından şer'iye sicilleri ve sicillerin içerisinde bulunan tereke kayıtlarının öneminden bahsedilmiştir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Osmanlı'da kadının sosyal hayattaki konumu ve kadınların giyim-kuşam kültürü ile ilgili açıklamalar yapılmıştır. Devamında ise kadının aile içindeki hakları ve konumuna değinilmiştir. İkinci bölümde ilk olarak terekelerin anlatım özellikleri ve tereke sahipleri ile ilgili bilgiler verilmiş, ardından yetim kalan çocukların ve mallarının korunması ile ilgili yapılan uygulamalar değerlendirilmiştir. Daha sonra XIX. Yüzyıl'a ait kadın tereke kayıtlarında miras olarak bırakılan menkul ve gayrimenkul mallar, ev ve mutfak eşyaları, giyim-kuşam, ziynet eşyaları gibi maddi kültür unsurları hakkında değerlendirmeler yapılarak Mardin kadınının gündelik yaşantısı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Kadınların servetleri, nakitleri, borç ve alacakları, para ve altın gibi iktisadi bilgiler de yine terekelerdeki veriler ışığında değerlendirilmiştir. Üçüncü bölüm ise yirmi Müslim üç gayrimüslim kadın olmak üzere toplam 23 tereke kaydının transkripsiyonundan oluşmaktadır.