Psikoloji Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/74
Browse
Browsing Psikoloji Bölümü Koleksiyonu by Title
Now showing 1 - 20 of 68
- Results Per Page
- Sort Options
Book 28 Şubat'ın Psikolojik Etkileri(Muhit Kitap, 2021) Işıker Bedir, Deniz28 Şubat süreci hakkında yazılan, söylenen birçok söz oldu, aradan uzun yıllar geçti. Bu konu hakkında birçok farklı çalışma yapıldı. Ancak hâlâ 28 Şubat’ın psikolojik etkileri üzerinde yeterince ve hakkınca konuşulmadı. Çok açık ki bu süreç, deneyimleyenleri açısından etkileri hâlâ devam eden zor bir süreçti. Bu kitapta, bu zamana kadar birçok araştırmacının ilgi ve araştırma “nesne”si olan başörtülü kadını, “içerden” birinin bakış açısıyla anlatma çabası var. Bu içerden bakış, benim 11 yaşımda başımı örtme ve sonrasında hayatımın birçok aşamasında yasağı deneyimleme hikâyemdir aynı zamanda. Çıkış noktası ise 28 Şubat post-modern darbesi sonrası yaşanan kırılmalar ve özellikle başörtülü kadını etkileyen bu darbenin sonrasında olanları anlatmaya çalışmanın kendisi var.Article Ability, Examination and Inclusive Education: Stretching the Hard Lines of the Educational System(2016) Sakız, HalisThe aim of this paper is to delve into the debate about the epistemological nature of ability and examination, which we have been continuously exposed to, but rarely scrutinized. In the paper, I refer to Turkey as a case and argue that the dominance of ability-based paradigm and its associated assessment and placement systems have created a new educational order which categorizes schools and students based on how they perform at a single point in time. What is more, I critically evaluate the construction of “abilities” and “disabilities” through the means employed in the education system, followed by a discussion of the examination culture as a product of an ability-based system. Finally, I propose inclusive education as a powerful means of transforming the education system to an equitable and educationally effective one in which all students are welcomed and provided with education of good quality that both enriches childhood and maximizes chances of leading a fulfilled adult life.Article Alliance of Psychosocial and School-related Factors: Impact on Achievement and Psychological Resilience.(International Conference on Humanities, Social Sciences and Education, 2017) Sakız, HalisSchool achievement in competitive and examination- based education systems is getting increasingly important, often with neglected emphasis on its influence on the wellbeing of stu- dents. This study directs a closer look at achievement and psycho- logical resilience at school with a framework shaped by the interac- tion of psychosocial and school factors among 81 students in Turk- ish secondary schools. Findings indicated influence of the psycho- social and school-related factors on both school achievement and psychological resilience. Findings of the study call for attention to reform schools in ways that consider the individual needs of all students and target the development and learning of all.Article An analysis of age-standardized suicide rates in Muslim-majority countries in 2000-2019(BMC Public Health, 2022) Zeyrek-Rios, Emek Yüce; Bob Lew; Lester, David; Kõlves, Kairi; Yip, Paul S. F.; Ibrahim, NorhayatiBackground: This study examines the 20-year trend of suicide in 46 Muslim-majority countries throughout the world and compares their suicide rates and trends with the global average. Ecological-level associations between the proportion of the Muslim population, the age-standardized suicide rates, male-to-female suicide rate ratio, and the Human Development Index (HDI) in 2019 were examined. Methods: Age-standardized suicide rates were extracted from the WHO Global Health Estimates database for the period between 2000 and 2019. The rates in each country were compared with the age-standardized global average during the past 20 years. The countries were further grouped according to their regions/sub-regions to calculate the regional and sub-regional weighted age-standardized suicide rates involving Muslim-majority countries. Correlation analyses were conducted between the proportion of Muslims, age-standardized suicide rate, male: female suicide rate ratio, and the HDI in all countries. Joinpoint regression was used to analyze the age-standardized suicide rates in 2000-2019. Results: The 46 countries retained for analysis included an estimated 1.39 billion Muslims from a total worldwide Muslim population of 1.57 billion. Of these countries, eleven (23.9%) had an age-standardized suicide rate above the global average in 2019. In terms of regional/sub-regional suicide rates, Muslim-majority countries in the Sub-Saharan region recorded the highest weighted average age-standardized suicide rate of 10.02/100,000 population, and Southeastern Asia recorded the lowest rate (2.58/100,000 population). There were significant correlations between the Muslim population proportion and male-to-female rate ratios (r=-0.324, p=0.028), HDI index and age-standardized suicide rates (r=-0.506, p<0.001), and HDI index and male-to-female rate ratios (r=0.503, p<0.001) in 2019. Joinpoint analysis revealed that seven Muslim-majority countries (15.2%) recorded an increase in the average annual percentage change regarding age-standardized suicide rates during 2000-2019. Conclusions: Most Muslim-majority countries had lower age-standardized suicide rates than the global average, which might reflect religious belief and practice or due to Muslim laws in their judicial and social structure which may lead to underreporting. This finding needs further in-depth country and region-specific study with regard to its implication for public policy.Book Part Anlatı (Narrative) araştırması(2023) Ergün, NaifBu bölümün temel amacı anlatı araştırmanın ne olduğunu, felsefik daya-naklarını ve bir olgunun veya yaşamın anlatı aracılığıyla nasıl inceleneceğinive raporlaştırılacağını ortaya koymaktır. Bunu ortaya koymak için öncelikleanlatının (narrative) kavramsal boyutu, tarihsel gelişimi ve felsefik olgususunulmuştur. Sonra, anlatı araştırmanın genel çerçevesi çizilerek bir anlatınınarşatırmalarda kullanım tarzları ve anlatı araştırma türleri açıklanmıştır. Sonolarak, anlatı araştırmayla verilerin nasıl toplanılacağı ve anlatı araştırmaylaelde edilmiş bir verinin nasıl analiz edilip raporlaştırılacağı tartışılmıştır.thesis.listelement.badge BİREYSEL PSİKOLOJİK DANIŞMA SÜRECİNDE DİNÎ BOYUT: ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ İLE YAPILAN BİR ARAŞTIRMA(Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018) Acar, Muhammet CevatBu çalışmanın amacı, dinî boyutun dahil edildiği bireysel psikolojik danışmanlık uygulamasının etkililiğini araştırmaktır. İki ana bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde konunun teorik çerçevesi oluşturulmuş; ikinci bölümde deneysel uygulama yolu ile elde edilen veriler sunularak bu verilerin analizi ve yorumu yapılmıştır. Araştırmanın deneysel uygulaması, farklı fakülte ve bölümlerde öğrenim gören 15 üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Bu öğrencilerin 8’ine dinî boyutun dahil edildiği psikolojik danışma; 7’sine ise bireysel psikolojik danışma uygulanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda ‘ön test- son test kontrol gruplu desen’ kullanılmıştır. Danışanların psikolojik belirtilerini ölçmek ve uygulamanın etkililiğini sınamak amacıyla ön test, son test ve izleme süreçlerinde Kısa Semptom Envanteri (KSE) uygulanmıştır. Dinî boyutun dahil edildiği psikolojik danışma uygulamasının danışanların psikopatolojik düzeyleri üzerindeki etkisini test etmek amacıyla Mann- Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda dinî boyutun dahil edildiği psikolojik danışma uygulamasının üniversite öğrencilerinin psikopatoloji düzeylerini düşürmede kalıcı bir etkiye sahip olduğu ve somatizasyon, obsesif- kompulsif düşünceler, depresyon ve anksiyete alt boyutları ile genel psikopatoloji düzeyini düşürmede bireysel psikolojik danışmadan daha etkili olduğu saptanmıştır.Article Comparison of healthcare workers and non-healthcare workers in terms of obsessive-compulsive and depressive symptoms during COVID-19 pandemic: a longitudinal case-controlled study(Frontiers, 2023) Uyar, Betül; Dönmezdil, SüleymanObjective: The aim of this study was to investigate the obsessive-compulsive and depressive symptoms of healthcare workers in a case-control setting as longitudinal. Method: In this study included 49 healthcare workers and 47 non-health workers. A sociodemographic data form, the Maudsley Obsessive-Compulsive Inventory (MOCI), the Symptom Checklist-90 (SCL-90), and the Hamilton Depression Rating Scale (HAM-D) were used to assess individuals between June 1, 2020 and June 30, 2021. We assessed the same healthcare workers after 12 months on June 30, 2021 using MOCI, HAM-D, and SCL-90. Results: MOCI and SCL-90 obsessive-compulsive subscale scores were significantly higher in the healthcare workers than in the non-health workers. When we assessed MOCI, HAM-D, and SCL-90 obsessive-compulsive subscale scores after 12 months, there was a statistically significant decrease in the scores of all three scales among the healthcare workers. Conclusion: The results of the study showed that healthcare workers were more likely to have obsessive-compulsive symptoms than non-health workers in the early part of the pandemic on June 1, 2020, as shown by their scores on MOCI and the obsessive-compulsive subscale of SCL-90. When we assessed the same participants after 12 months (June 30, 2021), both MOCI and SCL-90 obsessive-compulsive subscale scores had decreased significantly. In contrast to these results, HAM-D scores significantly increased.Article Correction: An analysis of age-standardized suicide rates in Muslim-majority countries in 2000-2019(BMC Public Health, 2022) Zeyrek‑Rios, Emek Yuce; Lew, Bob; Lester, David; Kõlves, Kairi; Ibrahim, NorhayatiTe original publication of this article [1] contained an error in the discussion section. Te incorrect and correct information is shown below.Article COVID-19 Sürecinde Önleyici Davranışlar ile Yaşam Kalitesi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2021) Ergün, Naif; Sakız, HalisCOVID-19 pandemisini önlemek amacıyla önleyici tedbirlerin (sosyal mesafe, sokağa çıkmama, elleri yıkamak gibi hijyen kurallarına uyma) insanların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebileceği düşünülmektedir. Bu bağlamda, virüsün bulaşmasını önlemek amacıyla önleyici davranışlara uyma düzeyi ile insanların yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Mardin Artuklu Üniversitesi 11.04.2020 tarih ve 34233153-050.04.04 sayı kararı ile etik açıdan uygun bulunduktan sonra çalışmanın verileri toplanmaya başlanmıştır. Araştırma, Türkiye’nin yedi bölgesinden 18-64 yaş aralığında toplam 1308 katılımcıyla yürütülmüştür. Araştırma sonuçları, (a) katılımcıların önleyici davranışlara uyma düzeylerinin cinsiyet gibi bazı demografik değişkenlere göre farklılık gösterdiğini, (b) genel anlamda önleyici davranışlara uyma düzeyinin yüksek olduğunu, (c) yaşam kalitesinin coğrafi bölge, cinsiyet ve sosyoekonomik düzeye göre anlamlı düzeyde farklılaştığını, (d) yaşam kalitesi düzeyinin önleyici davranışlarla ilişkili olduğunu, ve (e) el yıkama ve sosyal ortamdan uzak durmanın yaşam kalitesini pozitif; evde kalma ve maske/eldiven kullanmanın ise yaşam kalitesini negatif yordadığını ortaya koymuştur. Elde edilen bu sonuçlar, COVID-19 pandemisi döneminde medikal sonuçlarla birlikte psikolojik, sosyal ve çevresel sonuçların da göz önünde bulundurulması gerektiğini işaret etmektedir.Book Part Deconstructing the Methodological Imperatives in the Field of Educational185 Psychology: Current Needs and Trends(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2018) Sakız, Halis…Article DEVELOPING THE ONLINE PORNOGRAPHY ADDICTION SCALE AND EXAMINING ITS ASSOCIATIONS WITH PSYCHOSOCIAL FACTORS(Fundacion VECA, 2023) Ergün, NaifThis study aims to develop the Online Pornography Addiction Scale (OPAS) using the behavioral addiction model and to explore the relationships between the scale, demographic variables, psychosocial variables, and pornography viewing behaviors. Two studies were conducted, the first of which involved two phases. The findings from Study 1a and Study 1b reveal that the OPAS comprises 23 items organized into four sub-scales: Compulsiveness-Uncontrollability, Psychosocial Effects, Sexual Effects, and Tolerance-Withdrawal. Overall, the scale demonstrates consistency and reliability. The results of Study 2 indicate that the OPAS correlates with gender, access to professional support, levels of hopelessness, communication with partners, degree of religious affiliation, engagement with sexual videos, frequency of pornography consumption, time devoted to pornography viewing, longest duration without pornography, impact of pornography on sexual experiences, and influence of pornography on daily life. Communication with partners of the opposite sex, engagement with sexual videos, impact on daily life, and religious affiliation levels are also significant predictors of the OPAS score. These findings are discussed in relation to relevant literatureBook Part Dil ve Mezhep Farklılığı Nedeniyle İmamların Yaşadığı Problemler(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2022) Demirdağ, Muhammed EminTürkiye Cumhuriyeti Devleti’nde Şâfîî-Kürt halkı yoğun olarak, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşamaktadır. Bu bölgede Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bünyesinde, resmî olarak dinî faaliyet yürüten; anadili Türkçe ve Hanefî mezhebine bağlı imamlarla, anadili Kürtçe ve Şâfîî mezhebine bağlı olan imamlar bulunmaktadır. Bu çalışma, bahse konu olan imamların, imamlık vazifelerini yerine getirirken yaşadıkları deneyimlerden yola çıkarak, Türkiye’deki dinî faaliyetlerin, resmî dilde (Türkçe) ve başat mezhepte (Hanefî) yürütülmesinden kaynaklanan problemleri fenomonolojik açıdan tartışmayı hedeflemektedir. Böylelikle olabildiğince mevzunun tüm yönlerini ortaya koyan bir durum tespiti yapılmak istenmektedir. Bu bağlamda, bahse konu edilen imamların, bölgede görev yaptıkları süre içerisinde, imam arkadaşlarıyla, cemaatle ve bölgede yaşayan halkla ilişkileri incelenmektedir. Çalışma, dil ve mezhep farklılıklarını kendinde barındıran imamların, ekseriyetle Kürt olan cami cemaati ve bölge halkı ile olan ilişkileri bağlamından yaşadıkları bireysel deneyimleri nasıl değerlendirdiklerini göstermeye çalışmaktadır. Yaygın anadilinin Kürtçe, mezhebin ise Şâfiî olduğu bu coğrafyada, dinî faaliyetleri yürütmek için Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından görevlendirilen, Hanefî mezhebine bağlı, anadili Türkçe, çoğunlukla Kürtçeyi ya hiç bilmeyen ya da çok az bildiği varsayılan imamların; Şâfiî mezhebinin dinî uygulamaları ile halkın imamlara başvurduğu çeşitli toplumsal uygulamalarda (nikâh, cenaze, küslerin barıştırılması vb.), mezhep, örf ve adetler konusunda yeterli donanıma sahip olmadıkları görülmektedir. Dolayısıyla çalışma, bu durumun devlet tarafından verilen dinî hizmetin ve toplumsal yaşam çözümlemelerinin niteliğini zayıflattığı iddiasını taşımaktadır.Conference Object Dil ve Mezhep Farklılığı Nedeniyle İmamların Yaşadığı Problemler(2022) Demirdağ, Muhammed EminTürkiye Cumhuriyeti Devleti’nde Şâfîî-Kürt halkı yoğun olarak, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşamaktadır. Bu bölgede Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bünyesinde, resmî olarak dinî faaliyet yürüten; anadili Türkçe ve Hanefî mezhebine bağlı imamlarla, anadili Kürtçe ve Şâfîî mezhebine bağlı olan imamlar bulunmaktadır. Bu çalışma, bahse konu olan imamların, imamlık vazifelerini yerine getirirken yaşadıkları deneyimlerden yola çıkarak, Türkiye’deki dinî faaliyetlerin, resmî dilde (Türkçe) ve başat mezhepte (Hanefî) yürütülmesinden kaynaklanan problemleri fenomonolojik açıdan tartışmayı hedeflemektedir. Böylelikle olabildiğince mevzunun tüm yönlerini ortaya koyan bir durum tespiti yapılmak istenmektedir. Bu bağlamda, bahse konu edilen imamların, bölgede görev yaptıkları süre içerisinde, imam arkadaşlarıyla, cemaatle ve bölgede yaşayan halkla ilişkileri incelenmektedir. Çalışma, dil ve mezhep farklılıklarını kendinde barındıran imamların, ekseriyetle Kürt olan cami cemaati ve bölge halkı ile olan ilişkileri bağlamından yaşadıkları bireysel deneyimleri nasıl değerlendirdiklerini göstermeye çalışmaktadır. Yaygın anadilinin Kürtçe, mezhebin ise Şâfiî olduğu bu coğrafyada, dinî faaliyetleri yürütmek için Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından görevlendirilen, Hanefî mezhebine bağlı, anadili Türkçe, çoğunlukla Kürtçeyi ya hiç bilmeyen ya da çok az bildiği varsayılan imamların; Şâfiî mezhebinin dinî uygulamaları ile halkın imamlara başvurduğu çeşitli toplumsal uygulamalarda (nikâh, cenaze, küslerin barıştırılması vb.), mezhep, örf ve adetler konusunda yeterli donanıma sahip olmadıkları görülmektedir. Dolayısıyla çalışma, bu durumun devlet tarafından verilen dinî hizmetin ve toplumsal yaşam çözümlemelerinin niteliğini zayıflattığı iddiasını taşımaktadır.Article Dindar eşcinsel bireyin manevi ve cinsel kimlik ikilemi: Müslüman gay ve biseksüel erkek örneklem(The Journal of International Social Research, 2014) Kıraç, FerdiBu çalışmanın amacı, cinsel yönelimi ve manevi kimliği ile yüzleşen dindar eşcinsel bireyin, manevi ve cinsel kimliği arasında bir ikilem yaşayıp yaşamadığını ortaya koymaktır. Eşcinsel bireylerin, eşcinsel yönelimin cinsel kimlik karmaşası olup olmadığı ve eşcinsel yönelimin heteroseksüel yönelime değiştirilip değiştirilemeyeceğine dair inançlarına göre, dindarlık ve hayatın anlamı puanlarının anlamlı olarak farklılaşacağı tahmin edilmiştir. Çalışmaya, İslam dinine inanan üç yüz seksen iki Türkiyeli gay ve biseksüel erkek katılmıştır. Eşcinsel bireylerin, eşcinsellikle ilgili inançlarına göre iki temel grup ortaya çıkmıştır. Araştırma bulguları, birinci grubu oluşturan ve cinsel yönelimini kabul etme eğilimi gösteren eşcinsel bireylerin, dindarlık puanlarının düşük, hayatın anlamı puanlarının ise yüksek olduğunu göstermiştir. Diğer taraftan, ikinci gruptaki, cinsel yönelimini reddetme eğilimi gösteren eşcinsel bireylerin dindarlık puanları yüksek, hayatın anlamı puanları ise düşük bulunmuştur. Sonuçlar, Festinger’in Bilişsel Çelişki Kuramı bağlamında tartışılmıştırArticle DİNDARLIK İLE ÖZGECİLİK ARASINDAKİ İLİŞKİ: ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ İLE YAPILAN BİR ARAŞTIRMA(Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2020) Az, Mehmet Sait; Acar, Muhammet CevatBu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin dindarlık düzeyleri ile özgecilik düzeyleri arasında bir ilişki olup olmadığının belirlenmesidir. Araştırmanın bir diğer amacı da öğrencilerin dindarlık ve özgecilik düzeylerinin cinsiyet, sınıf ve fakülte değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesidir. Bu amaçla Dinsel yaşayış Ölçeği ile Özgecilik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma, kotalı ve seçkisiz örnekleme yöntemleri kullanılarak belirlenen 510 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin dindarlık düzeyleri ile özgecilik düzeyleri arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın bir diğer sonucu ise Cinsiyetin dindarlığın ibadet alt boyutunda ve özgeciliğin tüm alt boyutlarında anlamlı bir farklılığa yol açtığıdır. Sınıf ve fakülte değişkenleri de dindarlığın ve özgeciliğin bazı alt boyutlarında farklılaşmaya yol açtığıdır.Article Dinî Boyutun Psikolojik Danışma Sürecine Etkisi: Üniversite Öğrencileri İle Yapılmış Deneysel Bir Çalışma(2019) Acar, Muhammet Cevat; Karaca, FarukBu çalışma, dinî boyutun dâhil edildiği psikolojik danışma sürecinin üniversite öğrencilerinin psikopatolojik düzeylerini gidermede etkili olup olmadığının sınanması amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Mardin Artuklu Üniversitesine bağlı farklı birimlerde lisans düzeyinde öğrenim gören on beş öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu öğrencilerden yedisine bireysel psikolojik danışma; sekizine ise dinî boyutun dâhil edildiği bireysel psikolojik danışma uygulanmıştır. Deneklerin seçilmesinde ve uygulamanın etkililiğini ölçmede Kısa Semptom Envanteri (KSE) kullanılmıştır. KSE, psikolojik danışma müdahalesinden önce, müdahale süreci bittikten hemen sonra ve son test uygulandıktan 6 ay sonra danışanlara uygulanmıştır. Psikolojik danışma müdahalesinin danışanların psikopatolojik düzeyleri üzerindeki etkisini test etmek amacıyla toplanan veriler, SPSS 21.0 paket programı kullanılarak çözümlenmiş ve MannWhitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda dinî boyutun dahil edildiği bireysel psikolojik danışma uygulamasının üniversite öğrencilerinin psikopatoloji düzeylerini düşürmede kalıcı bir etkiye sahip olduğu ve somatizasyon, obsesif- kompulsif düşünceler, depresyon ve anksiyete alt boyutları ile genel psikopatoloji düzeyini düşürmede bireysel psikolojik danışmadan daha etkili olduğu saptanmıştırArticle Does disability matter in counselling? Views of counsellors with visual disabilities and their clients(British Journal of Guidance & Counselling, 2017) Sakız, Halis; Sarıçalı, Mehmet; Türküm, Ayşe SibelThis study investigated the case of disability from the perspective of counsellors with visual disability (CWVD) and their clients by focusing on the counselling skills of CWVD, the relationships with their clients and the perspectives of their clients in relation to their counselling experiences. 15 CWVDs and 11 clients (n=26) were interviewed and data were analysed thematically. Findings showed that CWVDs used their entire set of skills effectively to build trustworthy therapeutic relationships through genuineness, established here and now relations in therapeutic encounter effectively and produced meaningful outcomes. Findings of this research indicate the need to re-consider the field of counselling around pluralist, inclusive and multicultural paradigms.Book Part Durum çalışması (Case study)(Çizgi Kitabevi, 2023) Ergün, NaifBu bölümün temel amacı nitel araştırma yöntemlerinden biri olan du-rum çalışmasının ne olduğu, bir olgunun, bir durumun veya bir olayın du-rum çalışmasıyla nasıl inceleneceği ve raporlaştırılacağını ortaya koymaktır.Bu amaç doğrultusunda öncelikle durum çalışmasının genel bir çerçevesiçizilmiştir. Sonra durum çalışmasının tanımı, amacı, felsefesi, içeriği ve tür-leri açıklanmıştır. Son olarak, durum çalışmasıyla yapılacak bir araştırmanınörneklemini oluşturma, veri toplama, verilerin analiz şekilleri ve raporlaştı-rılması tartışılmıştır.Article Establishing an Inclusive Psychology of Migration: An Alternative Model(GÖÇ ARAŞTIRMALARI DERGİSİ, 2016) Sakız, HalisDünya üzerinde artan göç olgusu göçmenler, mülteciler ve yerel toplumlar arasında, huzursuzluk, acıma ve olumlu kabul gibi farklı psikolojik reaksiyonlara neden olmuş- tur. Bu makalenin amacı, göçü kaotik, düzensiz ve olumsuz yanlarını öne çıkaran ku- ram ve yaklaşımların aksine, bütünleştirici bir psikolojik anlayış içerisinde değerlendir- mektir. İyi yönetilmediği durumlarda göç hareketlerinin neden olabileceği muhtemel zorlukların var olduğunun kabul edildiği bu yazı, göçün topluluklar arasında olumlu psikolojik tepkiler verilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik bir etkisi olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır.Article An Evaluation of Teachers’ Opinions about the Servant Leadership Behaviours of School Principals(Educational Process: International Journal, 2016) Insley, Robert; Iaeger, Paula; Ekinci, Abdurrahman; Sakız, HalisThe aim of this study was to determine the servant leadership behaviors that were displayed, or expected to be displayed, by principals towards the teaching staff at their schools, from the teachers’ perspectives. The data was collected during focus group discussion with 12 teachers who were in service in primary and secondary schools. The teachers were chosen using the snowball sampling method. The data obtained from the participants was analyzed using content analysis. When the findings were evaluated, it was determined that the principals were not qualified enough to display servant leadership behaviors. Moreover, the teachers stated that principals should display servant leadership behaviors that are oriented towards community building, sharing, empathy, active listening, humility, and altruism. In this respect, it can be suggested that principals should receive servant leadership education through instructional programs that should be developed.