Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/81
Browse
Browsing Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü by Title
Now showing 1 - 20 of 31
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object Türk Sinema Filmlerinin Afişlerinde Suriyeli Mülteciler Krizinin Temsili(Gaziantep Üniversitesi Yayınları, 2019) Kına, Sezer Ahmet; Işık, Mehmet2010 yılının sonunda Tunus’ta başlayan toplumsal gösteriler kısa süre içerisinde Orta Doğu’da ve Kuzey Afrika’da siyasi krizlere yol açmıştır. Söz konusu krizlerin ortaya çıkması iç savaşları ve rejim değişikliklerini beraberinde getiren toplumsal hareketlerin ivmesini arttırmıştır. Bu gelişmeler, Suriye’de de etkisini göstermiş ve tarihin en büyük mülteci hareketlerinden birisine neden olmuştur. Türkiye bu mülteci hareketinden en fazla etkilenen ülkelerden birisidir. Gündelik hayatın bir parçası haline gelen Suriyeli mülteciler ve onların karşılaştıkları sorunlar, özellikle 2015 yılından sonra Türk sinemasının gündeminde yer tutmaya başlamıştır. Bilindiği üzere sinema filmleri tüm teknik, düşünsel ve kurgusal öğeleriyle birer anlatı metni niteliği taşır. Filmlerin afişleri de, izleyicinin bir filmdeki anlatıya ilişkin öğelere dair temel bilgileri ve ilk izlenimlerini edindiği grafik eserler olarak sinema çalışmaları açısından büyük öneme sahiptir. Dolayısıyla sinema filmi afişlerinin incelenmesi, filmlere konu edilen konjonktürel sorunların ve temaların sinemaya nasıl yansıdığı konusunda da ipuçları toplanmasına olanak tanımaktadır. Tüm bunlardan hareketle bu çalışmada Suriye krizinin ortaya çıktığı 2010 yılından sonra Türk sinemasında Suriye krizini ve Suriyeli mültecileri konu edinen uzun metraj sinema filmlerinin afişleri çalışma nesnesi olarak seçilmiştir. Buradan hareketle amaçlı örneklem (purposive sampling) kullanılarak Fedakar (2011), Terkedilmiş (2015), Hayat Çizgisi Suriye (2016), Bordo Bereliler: Suriye (2017), Misafir (2017) ve Kardeşim için Der’a (2018) filmlerinin afişleri örneklem olarak belirlenmiştir. Belirlenen afişlerde yer alan vizüel öğelerin betimledikleri anlamların incelenip ortaya konulması amacıyla göstergebilimsel epistemolojinin sunduğu çözümleme teknikleri kullanılmıştır. Yapılan çözümlemenin sonucunda, söz konusu sinema filmlerinin afişlerinde Suriyeli mülteciler krizine ilişkin genel olarak güvenlik perspektifli bir bakışın önplanda olduğu; mülteci bireylerin, özellikle de kadınların ve çocukların, göç sürecinde yaşadıkları deneyimlerin macera boyutunda temsil edildiği; bu “maceralar”da daha çok dramatik temaların ve olay örgülerinin öne çıkarıldığı bulgulanmıştır. Dolayısıyla Suriyeli mülteci krizinin ve bu krizin en net biçimde yankı bulduğu coğrafyalardan biri olan Türkiye’deki görünümlerinin sosyal ve insanî boyutlarına, anlatıların inşasında örtük biçimde yer verildiği görülmüştür.Article OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDAKİ PROPAGANDA FAALİYETLERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME: HARP MECMUASI ÖRNEĞİ(Hacettepe Üniversitesi, 2018) Işık, Mehmet; Eşitti, Şakirİlk sayısı Kasım 1915’te yayımlanan Harp Mecmuası, I. Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı propagandasının başlıca araçlarından birisi olmuştur. Osmanlı Devleti’nin görsel propaganda bakımından en başarılı yayını kabul edilen Mecmua, toplam 27 sayı yayımlandıktan sonra Haziran 1918’de kapanmıştır. Bu çalışmada özellikle Osmanlı Devleti’nin en büyük toprak kayıplarını verdiği Sina ve Filistin cephelerinde yaşanan muharebelerle ilgili haberlerin Harp Mecmuası’nda nasıl sunulduğu tematik içerik analizi kullanılarak ortaya konulmuştur. Yapılan analizler neticesinde, Osmanlı Devleti’nin, Harp Mecmuası’nda düşmanını ötekileştiren, onu “canavarmışçasına” gösteren bir söylem yerine Osmanlı askerlerinin kahramanlıklarını ve olumlu yönlerini yücelten bir söylem kullanılmıştır.exhibition.listelement.badge Article Presentation Of Nuri Bilge Ceylan In Turkish Mass Media(CINEJ Cinema Journal, 2018) Işık, Mehmet; Parlak, ZaferNuri Bilge Ceylan is the most famous Turkish film director with numerous international prizes. However, Ceylan’s presentation by the Turkish media is far from emphasizing his success, talent, creativity, style, technique, and cinematography. He often falls victim to undeserved and superficial criticism of “would be” critics who openly confess they did not watch Ceylan’s movies. He is sometimes portrayed as a political figure and critic of the present day Turkish politics and system. This article focuses on how two mainstream Turkish newspapers, columnists and microbloggers portrayed and reacted to Ceylan and his cinema after his film Winter Sleep won the top prize (the Golden Palm) at Cannes Film Festival in 2014 and the reasons behind this portrayal.Book Part Bellek, Yas ve Yeni Medya: Be Right Back(Nika Yayınevi, 2021) Kına, Sezer AhmetBellek, Yas ve Yeni Medya: Be Right BackArticle “Lale Film Stüdyolarında Seslendirilmiştir”: Necip Sarıcı ile Türk Sinemasında Seslendirme Üzerine Bir Görüşme(ARTS: Artuklu sanat ve beşeri bilimler dergisi (Online), 2022) Işık, Mehmet; Aşılıoğlu, EmreNecip Sarıcı, Türk Sinemasının en önemli isimlerinden biridir. 1949 yılında, henüz on beş yaşındayken, makinist çırağı olarak girdiği sinemaya yetmiş yılı aşkın süredir hizmet etmeye devam etmektedir. Üç yüz elliden fazla filmi seslendirmiş, bu filmlerin seslerini kaydetmiş ya da ses mühendisi olarak altyapısını düzenlemiştir. Bunun yanı sıra yapımcılık ve yönetmenlik koltuklarına da oturmuştur. 1979 yılında Lale Film’i satın alarak değerli arşivinin korunmasını sağlamıştır. Bu görüşme hem Sarıcı’nın zengin geçmişine hem de onun anlatımıyla Türk Sinemasında seslendirmenin yolculuğuna odaklanmaktadır.exhibition.listelement.badge Book Part Yakın Dönem Türk Sinemasında Kadın Emeğinin Görünümlerı̇: Zerre ve Toz Bezı̇ Filmleri Üzerinden Karşılaştırmalı Bir Çözümleme(Çizgi Kitabevi, 2020) Kına, Sezer Ahmet...Article Citation - WoS: 1From sacrificing sister to star sister: the history of queer celebrity in Turkey(Taylor & Francis Online, 2022) Duyan, YektanurşinThis article investigates the relationship between celebrity and queerness in Turkey by examining the social media celebrities Kerimcan Durmaz, Selin Ciğerci, and Murat Övüç. Although they resemble lesbian, gay, bisexual, and transgender (LGBT) celebrities from earlier periods, queer Turkish celebrities on digital platforms like Instagram can enrich our understanding of general changes to queer celebrity in modern Turkey. While the secular nature of the Turkish Republic is revered by many, Islam is often regarded as the essence of Turkish culture. In this context, queerness is stringently repressed by religiously informed national norms, with the stage representing the sole avenue for tacitly accepted queer expression.1 For this reason, most queer artists make use of Islamic discourse. For example, they emphasise their Muslim identity and make frequent references to Allah in conversations, interviews, performances, and songs. In essence, they emphasise that they are Muslims in all circumstances and under all conditions. Any attempt to analyse and understand queer celebrity and conservative discourse in Turkey calls for a reflection on Islam and secularism. Examining these connections will be the task of this studyBook Black Mirror: Aynadan Yansıyanlar(Nika Yayınevi, 2021) Kına, Sezer AhmetBlack Mirror: Aynadan Yansıyanlarexhibition.listelement.badge Buradan Nereye? Zaman Dışı Dokumlar(İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sanat ve Kültür Yönetimi Programı, 2016) Aşılıoğlu, Emre…Article İlköğretim İkinci Kademe Görsel Sanatlar Dersi Programının Sanat Eğitimi İlkelerinin İncelenmesi(Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2012) Aşılıoğlu, Emre…Article SİNEMANIN MARDİN’DEKİ SEYRİ: SİNEMA, ŞEHİR VE SEYİR(sinecine: Sinema Araştırmaları Dergisi, 2021) Duyan, Yektanurşinİkinci Meşrutiyet sonrası sinema, Weinberg’in 1908 yılında Tepebaşı’nda Pathé Sineması’nı açmasıyla diğer eğlence programlarını zenginleştiren teknolojik bir buluş olmaktan çıkar, tek başına bir eğlence haline gelir. Büyük şehirler dışında ilk film gösterimleri, yine bu tarihte yapılır. Halkevlerinden önce Anadolu’da birkaç girişimcinin teşebbüsleriyle açılan sinema salonları kısa sürede kapanır. Halkevleri bünyesinde açılan sinema salonları çoğunlukla çok amaçlı salonlar olsalar da sinemanın toplumsal alanda önemli bir kültür ögesi haline gelmesine aracılık etmiştir. 1938 yılında Mardin’de açılan Halkevi Sineması’nın da benzer bir işlevi olmuştur. Halkevi Sineması’ndan sonra 1950’lerde Mardin’de birçok sinema açılmıştır. Çalışmada 1960-1975 yılları arasında Mardin’de sinema olgusu, sinema salonları, gösterilen filmler ve dönemin seyir pratikleri üzerinden değerlendirilmiştir. Bu bağlamda Mardin’deki ilk film gösteriminin tarihi ve ilk sinema salonunun hangisi olduğu tespit edildikten sonra ileriki yıllarda açılan sinema salonlarının sayısı, teknik ve ergonomik durumları, Mardinlilerin sinemaya karşı ilgileri, izlenen filmler, yerel sinema haberleri ve sinemanın gündelik hayattaki yeri incelenmiştir. T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’ndaki belgeler ve dönemin yerel gazeteleri ve belirtilen dönemde şehirde yaşamış ilgili kişilerle yapılan görüşmeler ile Mardin’de sinemanın, şehrin gündelik yaşam ve eğlence kültürü üzerinde önemli bir rol oynadığı tespit edilmiştir.Article Salgın Filmlerinde İdeoloji: Tehdit (Outbreak) ve Salgın (Contagion) Filmleri Üzerine Bir İnceleme(MSGSÜ Sosyal Bilimler Dergisi, 2020) Aşılıoğlu, Emre; Işık, Mehmet KürşatSalgın hastalıklar insanlık tarihinin en önemli olgularından birisidir. Milyonlarca insan salgın hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmiş, büyük medeniyetler ve imparatorluklar salgın hastalıklar sonrasında çökmüştür. Ortaya çıkma sıklıklarının giderek artması ve 2000’li yıllardan itibaren hemen hemen iki üç yılda bir yenisinin başlaması, salgın hastalıklara yönelik ilgiyi artırmıştır. Dolayısıyla sinemanın da salgın hastalıklara olan ilgisi artmış ve giderek artan sayıda salgın konulu film üretilmeye başlanmıştır. Bu çalışmada Hollywood yapımı Tehdit (Outbreak, 1995) ve Salgın (Contagion, 2011) filmlerinin ideolojik arka planı çözümlenmiştir. Yapılan çözümleme sonucunda her iki filmde de otoriter bir yönetim anlayışının savunulduğu, demokratik hak ve özgürlüklere önem atfetmeyen, birey yerine devleti ve kamu güvenliğine öncelik veren, toplum yararı karşısında bireylerin yaşam hakkını hiçe sayan oldukça muhafazakâr bir ideolojinin hâkim olduğu bulgulanmıştır. Salgının başlaması ve yayılması bireysel kusur ve dikkatsizliğe, durdurulması ise bireysel başarı ve fedakârlığa indirgenmiş, sorunun ekonomik ve siyasal boyutları görmezden gelinmiştir. Ayrıca Amerikalılar dünyanın kurtarıcıları olarak kodlanırken Afrikalılar ve Çinliler hastalığın hayvanlardan insanlara geçmesine neden olan kişiler olarak etiketlenmiştir.Other Mülteciler ve Sinema: Andaç Haznedaroğlu ile Misafir Üzerine Bir Görüşme(ARTS: Artuklu Sanat ve Beşeri Bilimler Dergisi, 2019) Kına, Sezer AhmetThe interview with Andaç Haznedaroğlu who is one of the most significant women directors in Turkish cinema that after the millenium has done upon The Guest (2017) that the thirth full-length film of her. At the Haznedaroğlu’s cinema films and television series, there is a social realistic perspective and a documanteristic content theme. The Guest is a film from “this side of border” that focuses the question of Syrian refugees that the primary agenda topic of Turkey at the last ten years. Then in this context, Haznedaroğlu has the feature of being the first director, producter, and scenarist. The Guest which is the more significant sample of refugee cinema in Turkey is note and document for the future, said Haznedaroğlu.Article Moda Felsefesi ve Taklidin Etnografisinin İzini Terzilik Rutini Üzerinden Sürmek(Akdeniz Üniversitesi, 2019) KINA, Sezer AhmetBireylerin cisimleşmiş birer toplumsal özne olarak çözümlenmesi, literatürde bedene ilişkin yürütülen araştırmaların çıkış noktasını oluşturmuştur. Bedeni toplumsal bir öğe olarak kavramak, bedende birleşen her tür kültürel anlamın denetlenmesini, düzenlenmesini ve/veya yeniden üretilmesini ele almayı ve irdelemeyi gerekli kılmaktadır. Bedenin ahlâken ve tecimsel yollarla toplumsal olarak üretildiği savunusu, moda felsefesinin sosyal bir anlam taşıyan dış-beden üzerindeki normatif etkisine dair malûmat toplanabilecek ve üzerinde çalışılabilecek bir rutinin varlığını haber vermektedir. Buradan hareketle, yürütülen çalışmada anılan bu rutinin terzilik rutiniyle kesiştiği noktada doğduğu varsayılan taklit mekanizmasının mahiyeti etnometodolojik bir yordamla irdelenmiştir. Sahada ulaşılan temalar, kapitalist ekonomik işleyiş içerisinde toplumsal tasarım araçlarından biri olan kültürel melezleşmenin her bireyi eşit şartlarda değerlendiren, buradan hareketle de soğurucu bir öze sahip olan yapısının bireyler ve beden üzerindeki izdüşümü gözetilerek anahtar kavramlar ekseninde tartışılmıştır. Sonuç olarak, taklit mekanizmasının bireylerin giyinmeye ilişkin tasarruflarındaki tercihleri açısından etki sahibi olduğu görülmüştür. Bu noktada, modanın ve onun taklit mekanizmasıyla izini süren bireylerin kurduğu kamusallıkların dış-bedende cisimleşmesinde terzilik rutininin önemi serimlenmiştir. Ortak bir düşünme ve eyleme biçimi olan ve o ortaklıklardan sıyrılmaya izin veren bir itki barındıran modanın, dış-bedenin sınıfsal olarak şekillendirilmesi bağlamındaki üretiminde, döngüsel bir fenomen olmasının ve bu yüzden öngörülemez bir manevra alanı içinde bulunmasının altı çizilmiştir.Conference Object ''Öteki”yle Alışıldık Deneyim: Mardin Yerel Basınında Sığınmacıların Temsili(T.C. Cumhurbaşkanlığı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü, 2021) Kına, Sezer Ahmet2011 yılında Suriye’de iç savaşın patlak vermesiyle büyük bir göç dalgası ve sığınmacı mobilizasyonu ortaya çıkmıştır. Türkiye söz konusu mobilizasyondan önemli derecede etkilenen ve etkilenmeye devam eden ülkeler arasında önemli bir yer tutmaktadır. Hukukî statüleri ve sığınma biçimleri fark etmeksizin bu mobilizasyona dahil olup on yıla yakın bir süredir ülkelerinden farklı bir yerde yaşamlarını idame ettiren ve/veya ettirmeye çalışan insanların, söz konusu bu “yeni yaşam”larında şüphesiz karşılaştıkları yeni sosyal karşılaşmalar, girdikleri yeni kültürel ilişkiler, deneyimledikleri yeni politik tutumlar ve değerlendirildikleri yeni ideolojik çerçevelemeler bulunmaktadır. Bu noktada izleyicilerinin politikadan ekonomiye, ideolojiden gündelik yaşama, kültürden tarihe pek çok bağlamda gerçekleşen olaylar ve olgular hakkında bilgi sahibi olması amacıyla faaliyet gösteren bir toplumsal kurum olarak medyanın hem bahsi geçen “yeni yaşam”lara hem de sığınmacılara dair önemli bir misyonunun bulunduğu sabittir. Buna göre medya metinleri bir taraftan zenofobi gibi toplumsal bir anomaliyi besleyecek türden bir ideoloji üretebileceği gibi, bir arada yaşamanın ve dayanışmanın öneminin altının çizildiği ve bunun toplumsal anlamda yaygın ölçekte kabul görmesini de sağlayabilir birer araç olabilmektedir. Dolayısıyla medya metinlerinin, sığınma‐ cıların sığınma deneyimlerine ilişkin bulguların izinin sürülebileceği bir nitelik taşıdığı açıktır. Bu çalışmada medya metinlerinin söz konusu niteliğinden hareketle, sığınmacılara ilişkin ürettiği temsillerin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda tarihsel süreç içerisinde pek çok dine, dile ve millete ev sahipliği yapan ve günümüzde de yapmaya devam eden, dolayısıyla “öteki”yle yaşama pratiğine sahip olan Mardin’in önemli bir saha olduğu ön kabulünden hareketle Mardin yerel basını araştırma evreni olarak belirlenmiştir. Mardin’in Suriye’yle sınır komşusu olması ve 2011 sonrası sığınmacıların çoğunluğunun olduğu gibi Arap nüfusun yoğunluk gösterdiği bir kent olması, yerel medyada sığınmacıların temsil edilme biçimlerinin seril‐ menmesini önemli kılmaktadır. Buradan hareketle Mardin’de basılı bir gazete olmadığından, internet haberciliği yapan dokuz haber sitesinin en çok ziyaretçi trafiğine sahip olan üçü üzerinden belirlenecek peri‐ yodik aralıklarda üretilen içerik, tematik çözümlemeye tâbi tutula‐ caktır. Bulgulardan hareketle medyanın sığınmacılara ilişkin nasıl bir temsil ve çerçeveleme pratiği içerisinde olduğu tartışılacaktır.Article Nadine Labaki Sinemasında Kadın Temsili(Erciyes İletişim Dergisi, 2020) Aşılıoğlu, Emre; Işık, MehmetNadine Labaki, Lübnan’ın yetiştirdiği önemli yönetmenlerden birisidir. Eğitimini Lübnan’da tamamlaması ve filmlerini burada yapması, onu diğer Lübnanlı ve Ortadoğulu yönetmenlerden ayırmaktadır. Labaki’nin filmlerindeki kadın temsilinin incelenmesi, kadın sorunlarının genelde Ortadoğu özelde ise Lübnan sinemasında nasıl işlendiğinin ortaya konulması açısından önemli veriler sunar. Bu çalışmada Labaki’nin çektiği üç uzun metraj film olan Karamel (2007), Peki Şimdi Nereye? ve Kefernahum (2018) filmlerinde kadınların ve kadın sorunlarının nasıl temsil edildiği incelenmiştir. Yapılan analizler neticesinde incelenen filmlerin, toplumsal cinsiyet rol kalıplarını ve ataerkil ahlaki normları onayan bir anlatı yapısına sahip olması nedeniyle ana akım sinemaya benzer özellikler taşımakla birlikte; aktif, mücadeleci ve çözümler üreten kadın karakterlere yer vererek ana akım sinema filmlerinden farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. İncelenen filmlerdeki kadınların genellikle güçlü karakterler olduğu ve çoğu zaman diğer kadınlarla dayanışma içerisinde, birlikte hareket ederek başarıya ulaştıkları; bunun mümkün görünmediği durumlarda kaderlerine razı olmadıkları ve mücadeleyi sürdürdükleri, erkek egemenliğine boyun eğen pasif kadın karakterlerin ise genellikle kaybeden taraf olarak konumlandırıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca filmler boyunca ele alınan kadın sorunlarının ekonomik nedenleri üzerinde durulmadığı; sorunların bireyselleştirilerek kolay çözülebilir hale getirildiği belirlenmiştir.exhibition.listelement.badge Conference Object Katılımcı Hipermetinsel Sözlüklerin Haber Medyası İçeriğindeki İzdüşümü: Ekşi Sözlük Örneği(II. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi (USBİK 2019 NEVŞEHİR), 2019) Kına, Sezer AhmetThe user-generated content which created in the new media environments that emerged with Web 2.0 has become a source of news intelligence, a source of interpretation, and an echo universe from which opinions can be formed towards the social response of what is reported. Unlike in other new media environments, the contents produced in the collaborative hypertext dictionaries are grouped under the thematic classification and titles. The content about social, political, economic, cultural and daily facts that are created in the dictionaries, have easy structure and operation for following and scanning content for employees of the news media. This situation makes it important that focusing the content of the dictionaries in the context of its relationship with the content produced in the news media, and hereby a discussion on the transformation of journalism. In this study, the answer to the basic question about how does the content produced in Ekşi Sözlük affect the content of the news media texts is sought. For the sake of high representation rate of research universe, as of internet news portals such as sabah.com.tr which has the highest visitor traffic in Turkey, hurriyet.com.tr as being important representative of mainstream news media, yenisafak.com addressing to conservative audience, sozcu.com.tr having a nationalist-Kemalist publishing line have been selected as the sample. The content analysis has been done to the media texts which has been published in the last three years and which have the word of Ekşi Sözlük in the context of the relationship with the content of genre, subject and the content of Sözlük. With reference to findings, the structure of the content of Sözlük which enables both gathering intelligence and screening on available data has been seen an important supportive factor for employees of the news media in the context of media texts which are analysis units. Consequently, the possible reasons and the results of usage of the content which is produced in the new media environments in the news media and the historical background and structural imperatives of this form of journalism scope of which is not field has been explained.
