Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/97
Browse
Browsing Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Koleksiyonu by Title
Now showing 1 - 20 of 36
- Results Per Page
- Sort Options
Book Part Suudi Arabistan'ın Siber Güvenlik Politikası(Nobel Yayınları, 2020) Kazdal, Melih; Rakipoğlu, MehmetSuudi Arabistan'ın siber güvenlik politikasını anlatılmıştır.Article Syrian higher education and social capital in times of conflict(University College London (UCL), 2020) Aloklah, Wissam AldienThis paper explores the role of higher education (HE) in fostering social capital as a means of building a sustainable peace in Syria. We draw on a qualitative study in Northeast Syria to argue that the HE sector is currently playing a negative to weak role in developing social capital as it is highly politicised and suffers from outdated curricula and unsuitable teaching approaches.Article İran'ın Arap Baharı Sonrası Suriye Politikasını Anlamak(Artuklu Kaime Uluslararası İktisadi ve İdari Araştırmalar Dergisi, 2018) Kazdal, Melih2010 yılında Tunus’ta başlayan ve daha sonra bütün Ortadoğu coğrafyasını etkisi altına alan ayaklanmalar 2011 yılında Suriye’ye de sıçramıştır. İsyanın başlangıcında barışçıl bir şekilde yapılan protestolar Esed yönetiminin ayaklanmaları bastırmak için halka karşı şiddet kullanmasıyla bir iç savaşa evrilmiştir. Bu iç savaş birçok bölgesel ve küresel aktörü kendisine çekmiş ve her bir aktör kendi çıkarları doğrultusunda bu savaşa doğrudan veya dolaylı bir şekilde dâhil olmuştur. Bu aktörlerin başında ise İran gelmektedir. Bu çalışmada İran’ın Arap Baharı ayaklanmalarından sonra Suriye politikasını anlamak temel amaçtır. Bu bağlamda İran’ın Arap Baharı ayaklanmalarına karşı tutumu, bu tutumun Suriye’de değişimi incelenmiştir. Bu değişimi anlamak adına özellikle İran ile Suriye arasındaki ilişkilerin tarihine bakılmış, yedi aşamadan geçen bu tarihsel süreç 1979’dan günümüze olacak şekilde incelenmiş ve iki ülke arasındaki ittifak ilişkisi anlaşılmaya çalışılmıştır. Sonrasında Suriye’deki savaşa kısaca değinilmiş ve bir durum değerlendirilmesi yapılmıştır. Buna ek olarak İran’ın Suriye iç savaşında Esed rejimine olan desteği ekonomik, siyasi ve güvenlik alanlarında ele alınmıştır. Son olarak İran yönetiminin muhaliflere karşı olan tutumu incelenmiştir. Sonuç olarak İran’ın Suriye politikası, uzun yıllar sonunda bölgede elde ettiği kazanımları sürdürmek ve stratejik amaçlarını gerçekleştirmek için şekillendirilmiştir.Article Citation - WoS: 4Citation - Scopus: 3International Efforts Against Impunity for the Use of Chemical Weapons in Syria Is There Hope for International Justice?(Journal of International Criminal Justice, 2022) Aloklah, Wissam AldienThis article examines international developments in the investigation of incidents involving the use of chemical weapons (CWs) in Syria between 2012 and 2021. Specifically, it analyses the measures adopted by the Organization for the Prohibition of Chemical Weapons (OPCW) in cooperation with the United Nations, and the progress in eliminating the Syrian chemical weapons programme. The article further addresses the international community's responses to the use of CWs in Syria from the perspective of international law, and its inability to hold those responsible accountable and to offer redress the victims. Such inability is illustrated by the somewhat weak action following two reports of the Investigation and Identification Team of the OPCW, which clearly indicated that the authorities of the Syrian Arab Republic are behind a number of CW attacks in Syria. The article argues that the lack of international justice, despite clear evidence of blatant violations, is rooted in the fundamental differences between major powers within the Security Council, as well as in the existing gaps in the law.Book Part KÖRFEZ ARAP ÜLKELERİNDESİVİL TOPLUM KURULUŞLARI(KADİM YAYINLARI, 2019) PALANCİ,MEMET CANSivil toplum kuruluşları (STK), devletten bağımsız olarak örgütlenen siyasi, ekonomik, kültürel ve daha birçok alanda faaliyet gösteren ve bu faaliyetlerini eylemsel ve söylemsel araçlarla gerçekleştiren aktörlerdir. 1970’lerde başlayan ve Soğuk Savaşın sona ermesiyle ivme kazanan küreselleşmeye bağlı olarak STK’ların önemi ve işlevleri aynı şekilde artmıştır. STK’ların doğası gereği demokrasinin var olduğu yönetimlerde daha fazla gerçekleşmektedir. Fakat monarşik rantiyer yönetimlerin hüküm sürdüğü Körfez Arap ülkelerinde bu etkileşimin sınırlı ve demokratik yönetimlere sahip devletlere göre yetersiz kaldığı söylenebilir. Özellikle Batılı devletlerde sivil toplumun gelişim açısından yaşanan gelişmeler ve bunun sonucunda ortaya çıkan koşulların Körfez ülkelerinde gerçekleşmediği doğrudur. Dolayısıyla, bu ülkelerde sivil toplumun zayıf kalması çoğulculuk, politik katılım, bağımsız örgütlenmeler gibi sivil toplumun temel unsurlarının da yeterince gelişmediği anlamına gelmektedir.Book Arap Baharı Sürecinde Suudi Arabistan’da Güvenlik ve Dış Politika(Nida Akademi, 2023) Acar, NecmettinGeleneksel olarak dış politikasında yumuşak güç unsurlarına başvuran, bölgesel rakipleri ile askeri karşıtlıklardan kaçınan, çatışan taraflar arasında arabuluculuğu önceleyen, maruz kaldığı tehditleri önlemek için ABD güvenlik garantilerine yaslanan İbn Suud rejiminin, Arap Baharı sürecinde bu geleneksel dış politikasından radikal bir şekilde uzaklaştığı gözlemlenmiştir. Bu süreçte rejimin dış politikasında yaşanan radikal değişim küresel, bölgesel ve ulusal düzlemde yaşanan gelişmeler ile bağlantılıdır. ABD’nin rejime sağladığı güvenlik garantilerinde yaşanan azalma, bölgesel aktörlerin rejimi tehdit eden politikaları ve rejimin gücünde meydana gelen nispi artış İbn Suud rejimini Arap Baharı sürecinde iddialı bir dış politikaya yönelmesine yol açmıştır. Rejim, bu süreçte bölgesel rakiplerinden kaynaklı tehditleri tırmandırmayı seçerek doğrudan askeri müdahalesi için bir gerekçe oluşturmuş, bölgesel çıkarlarını genişletmek için askeri güce başvurmayı da içeren çatışmacı bir dış politikaya yönelmiştir. Yeni dönemde geliştirdiği doğrudan askeri müdahaleye dayanan dış politikasını devam ettirebilmek için bölgesel aktörler arasında askeri oluşumlara liderlik etmeye, güvenliğini çeşitlendirmeye ve askeri/endüstriyel kapasitesini mümkün olduğunca arttırmaya çalışmıştır. İbn Suud rejimi, Arap Baharı sürecinde takip ettiği bu iddialı dış politika ile rejimine yönelik tehdide yol açan devletleri ve devlet dışı aktörleri dengelemeyi ve bölge genelinde oluşan güç boşluklarından da yararlanarak jeopolitik nüfuzunu genişleterek Ortadoğu bölgesinde liderlik rolü oynamayı hedeflemiştirBook Part Rusya’nın Suriye Politikasını Anlamak(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2019) Kazdal, MelihRusya'nın Suriye iç savaşı stratejisi hakkında.Article Marksizm ve Ulusal Sorun(Hece Yayıncılık, 2019) Ateş, Enes; Ateş, Enes19. yy.’dan başlayarak sosyal teoride milliyetçilik bahsi ciddi bir yer edinmiş, ulusal mücadelelerin tarihinden öz-yönetime kadar geniş bir spektrumda milliyetçilik ve ulusal sorun teorik tartışmaların konusu olmuştur. Sol ve sosyalist muhayyileyi besleyen Marksist teori içerisinde de ulusal soruna ilişkin tartışmalar yapılmış, millet-milliyet-milliyetçilik kavramları, ele alındıkları dönemin sosyolojik ve po- litik temayülleri de baz alınarak tartışmaya açılmıştır. Sosyalist teori içerisinde, bu yazıda kullanılacağı haliyle ulus ve ulusallık meselesi, temel savlarını, Marksist düşüncenin ilk eserlerinde ve Marx ve Engels’in yazılarında bulur. Ortodoks Marksist tutumdan post-Marksist düşünceye kadar genel çerçevede Marksizmin tüm çeşitlemelerini etkileyen külliyat içerisinde ulusal soruna yönelik anlamlı bir bütün bulmak zor olsa da bu sorunun Marx ve Engels tarafından alımlanış biçimi, bu yazıda ikiliden ayrı olarak değinilen Lenin ve Rosa Luxemburg’un konuya pratik zorunluluklar sebebiyle yaklaşım tarzları, Marksizm ve Ulusal Sorun baş- lığını doğurmuştur. Marksist düşüncenin kurucu savları üzerinden ulusal soruna değinmeye çalışmanın yanı sıra, konunun reel politik durum ile ilişkisi üzerinden de gelişen Marksist yaklaşıma ışık tutmaya çalışan yazı, temelde ulus-ulusallık-ulusal sorun problematiği şeklinde kayda geçirilen kavramların Marksist düşünce ve literatür içerisinde kavranış biçimlerine ışık tutmaya çalışmaktadır.Book Part Muhammed bin Selman’ın Suudi Arabistan’da Devleti Yeniden Yapılandırma Politikası(TASAM Yayınları, 2023) Acar, NecmettinSuudi Arabistan devleti 2010’lu yıllardan itibaren önemli tehditlerle yüz yüze gelmeye başlamıştır. Küresel enerji piyasalarının yaşadığı köklü dönüşümlerin ülke ulusal refahı açısından ortaya çıkardığı tehditler, azalan ABD güvenlik garantileri ve varoluşsal düşmanı olan İran’ın Orta Doğu bölgesinde genişleyen ideolojik ve politik nüfuzu bu tehditlerden bazılarıdır. Suudi rejimine yönelik tehditlerin tırmandığı bir dönem olan 2015 yılında Suudi tahtına çıkan Selman’ın tercihleri ülke politik sisteminin yeniden yapılandırılmasına giden bir süreci başlatmıştır. Bu süreçte Muhammed bin Selman’ı Suudi politik sisteminde hızla yükselen profili ve genç Veliaht Prensin reform ajandası “Suudi müesses nizamı” da denilen ülkenin geleneksel politik sisteminde köklü bir değişime yol açmıştır. Suudi Müesses nizamı diye tabir ettiğimiz devlet geleneğinin kökenleri 1744 yılında Orta Arabistan’ın Necd bölgesinde kurulan birinci Suudi emirliğine dayanır ve bu nizamın kabaca üç temel unsuru bulunmaktadır; İbn Suud ailesi (hanedan), Muhammed bin Abdülvehhab ailesi (ulema) ve kudretli kabileler. Bu yüzden Suudi müesses nizamı veya rejimi denildiğinde sadece ülkeyi yönetme imtiyazına sahip olan kraliyet ailesinin değil yukarıda sayılan tüm bileşenlerin ortak çıkarları anlaşılmalıdır. Veliaht Prens, ülkenin karşı karşıya kaldığı varoluşsal tehditleri dengelemek ve Suudi tahtına giden yoldaki rakiplerini tasfiye etmek için devleti yeniden yapılandırma projensin en büyük destekçisi olmuştur. Muhammed bin Selman’ın Vizyon 2030 projesiyle ekonomiyi petrole bağımlılıktan kurtarmaya çalışması, “Ilımlı İslam” politikasıyla ulemayı ve yolsuzluk operasyonlarıyla hanedanın önemli isimlerini sistemden tasfiye etmesi devletin dayandığı önemli güç merkezlerini zayıflatarak Suudi politik sisteminde önemli bir meşruiyet krizine yol açmıştır. Ortaya çıkan meşruiyet krizini aşmak için bu dönemde rejimin meşruiyetini dayandıracağı yeni bir güç merkezi olarak reform politikalarına destek veren Suudi toplumu ortaya çıkmaya başlamıştır.Article Müzakere, Hız, Politika: Uluslararası Arabuluculukta Digital Teknolojilerin Kullanımı(Istanbul Univ, 2023) Burc, Safiye AtesThe super -accelerated (high-speed) life experiences and coercive practices of the new world order (Covid and post-Covid periods) have affected and changed the negotiation and conflict resolution skills of international actors. Today, with the pandemic and technological developments, acceleration has become a necessity in many fields. Many international mediators, especially the United Nations (UN), have also benefited greatly from digital technologies that pierce space and time during the most severe times of the Covid-19 pandemic. So, in today's world, where economic, social and technological development continues at high speed, should negotiations and policies keep pace? If so, how should accelerated and virtualised political practices be discussed over conflict resolution? What is the impact of digitalisation on international mediation? This article critically discusses the relationship between digitalisation, speed, politics and conflict resolution through content and discourse analysis of political reports on peacemaking practices of different UN missions, especially during the most traumatic period of the pandemic (March 2020 -March 2021). The study concludes that politics and negotiations need speed barriers because they need time, but they cannot be isolated from the developments and space of the high-speed society, so they need to follow the virtual space at all times and get involved when needed. As the analyses of the missions' reports show, the effective use of digital technologies, especially during the pandemic, has led to a rapid transformation in mediation (from traditional to cyber-mediation) and conflict resolution activities have been able to continue uninterrupted, but the dangers of digitalisation have not disappearedArticle دور العوامل الديمغرافية في تحديد الموقف السياسي للطلبة السوريين في جامعة ماردين من الحدث السوري(2018) abdulhamid alawakيشكل الحدث السوري مختبرا اجتماعيا يمكن اختبار مختلف نظريات العلوم الاجتماعية في سياقه. ونظر اً لحدة الصراع وعمق التقلبات والتغيرات التي أوجدها الحدث السوري, فإن هناك انقسامات افقية وعمودية واضحة ومتداخلة للمجتمع السوري في موقفه السياسي مما يجري. وكان لافتا بروز أهمية العوامل الديمغرافية حيال ذلك, وهذا ما يشكل فرصة لدراسة العوامل التي تحدد الموقف السياسي وتركيز الضوء على العوامل الديمغرافية. ونظرا للظروف الخاصة التي تمر بها سوريا وصعوبة الوصول إلى كل فئات المجتمع اخترنا دراسة الموقف السياسي لطلبه جامعة ماردين ووزعنا استمارة على عينة عشوائية وحصلنا على 212 استمارة مقبولة, وبعد اجراء التحليل الاحصائي للبيانات تبين أن اهم العوامل الديمغرافية التي تساهم في تحديد الموقف السياسي هي العمر, حيث مالت الفئات الاكبر سنا بين الشباب للمزاج المعارض, وكذلك العامل القومي, حيث تبين أن العرب يحملون موقف هو أقرب إلى موقف المعارضة بالمقارنة مع الكرد. بينما لم يكن هناك أي اثر معنوي لبقية العوامل مثل الدين والوضع المالي والجنسArticle Avrupa’nın Önyargılarının ve Çelişkilerinin Bir Sonucu Olarak İslamofobi(2017) Samur, Hakanİslam'a ve Müslümanlara yönelik negatif tutum ve davranışları ifade eden İslamofobi, son çeyrek asırda Avrupa ülkelerinde varlığını giderek artıran çok önemli bir sorundur. Bu sorunun ana sebebi olarak, başta kendisini İslam'la irtibatlandıran bazı kişi ve örgütlerin dünyanın çeşitli yerlerinde gerçekleştirdikleri terör saldırıları olmak üzere, genellikle Müslümanların tutum ve aktiviteleri gösterilmektedir. Şüphesiz, İslam'a ve Müslümanlara yönelik birtakım negatif yaklaşımların oluşmasında bizzat dünya üzerindeki Müslümanlardan kaynaklanan bazı faktörler rol oynayabilir. Ancak, bu çalışmada ortaya konmaya gayret edileceği gibi, Avrupa'da yükselen İslamofobinin öncelikli sebepleri Müslümanların tutumlarından ziyade 1990'lar sonrasının konjonktüründe Avrupa devlet ve toplumlarının kendi değerleriyle çelişen yaklaşımlarında ve Müslümanlara yönelik önyargılarında aranmalıdırBook Part DÜŞÜNCE BİLİMLERİ KLASİK SORULAR-GÜNCEL TARTIŞMALAR-İslami siyasi düşüncede vatandaşlık(Copyright© Artuklu Üniversitesi Yayınları Mardin Artuklu Üniversitesi, Artuklu Yerleşkesi, Diyarbakır Yolu, Artuklu / Mardin Tel : +90 482 2134002 • Fax : +90 482 2134004 • web : www.artuklu.edu.tr, 2018) Mohamad Rashidالإسلام لا يحكم على أساس قومي ولا عرفي فالناس عنده سواء . هذا إذا كانت الدولة حكام الإسلام، فلو كان فيها الإسلامية تتحرك بمنطق الإسلام، وبمفهوم الإسلام وبقيم الإسلام، و اختلاف قومي وعرقي أو لوني أو لغوي وجب على هذه الدولة أن تساوي بين الجميع في كل ذه الأقليات العرقية بكل الحقوق كما تساوي في كل الواجبات فان الدولة الإسلامية تعترف ثقافتها التي لا تتنافى مع الثقافة الإسلامية, في الدين الإسلامي جميع الناس امة واحدة، وأمة تستوعب اﻟﻤﺠموعات الإنسانية برمتها وأعلن القران هذه الوحدة الأصيلة بصراحة، واعتبر ألوان التفرقة والاختلافات عرضية ومنبعثة عن إتباع الأهواء.Article 12. HANEDAN’IN (MÖ. 1991-1782) AŞAĞI NÜBYE’DE KURDUĞU KALE-ÜSLER YA DA “ESKİ MISIR YAYILMACILIĞI”NIN BAŞLANGICI(2016) Çıvgın, İzzetÇalışma, tarihteki kültürel temas (ticaret, öykünme, kolonileşme, fetih) örnekleri ile bunların toplumsal ve siyasal değişmeye katkısını inceleyen bir makaleler dizisinin parçasıdır. Metnin temel argümanı, "1. Ara Dönem" gibi sarsıcı bir deneyimden çıkan Mısır uygarlığının, "sınır güvenliği, siyasal istikrar, uzun-mesafeli ticaret yollarının denetimi, anıtsal bina inşaatları, bunların dekorasyonunda kullanılan doğal kaynaklara erişim kolaylığı ve daha fazla servet birikimi" için tarihinde ilk kez yayılmacı bir programa yaslandığı ve Orta Krallık devrinde uygulanan bu programın "Yeni Krallık emperyalizmi"nin hazırlığı olduğudur. Önceki dönemlerin aksine, "düzenli bir ordu"su bulunan ve güney sınırının ötesinde (Aşağı Nübye'de) 15 kadar kale inşa ederek buralara sürekli asker gönderen Orta Krallık, biriktirdiği serveti (uzun vadede Mısır evrenine eklemleyeceği) yabancı topraklar için harcamıştır. Mısır uygarlığının emperyal dış siyaset yolunda attığı bu ilk adım, "sonu ilhaka varan kolonileşme süreçleri"nin ilk örneklerinden olup deniz-aşırı modern koloni imparatorluklarının kuruluş serüveni ve onların koloniler üzerindeki tasarrufları ile büyük benzerlikler sergilemektedirArticle Arap Baharı Sonrası Avrupa Birliği’nin ’Yeni’ Komşuluk Politikası(Mukaddime, 2018) KIZILKAN, Zelal BaşakOrta Doğu ve Kuzey Afrika’da 2010 yılında ortaya çıkan halk isyan dalgaları, AB’nin Güney Akdeniz ülkeleriyle ilişkilerini komşuluk politikası bağlamında yeniden düzenlemesine neden olmuştur. Arap Baharı olarak da adlandırılan bu dönüşümün temelinde Orta Doğu halklarının baskıcı ve otoriter rejimler karşında sosyal, iktisadi ve siyasi hak talepleri yatmaktaydı. Ancak söz konusu rejimlere karşı yürütülen toplumsal hareketler sonuçları itibariyle sadece Orta Doğu ülkeleri ile değil, AB ile de yakından ilgilidir. Süregelen iç savaşlar ve güç boşlukları Avrupa’da güvensizliğin ve istikrarsızlığın kaynağı olmuş, AB’nin mücadele ettiği düzensiz ve yasadışı göç, iltica, insan kaçakçılığı, radikalizm ve terörizm gibi sorunlar bizatihi AB projesini tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Üye devletler Akdeniz komşularına yönelik ulusal düzeyde yeni politikalar oluşturmaya çabalarken, AB düzeyinde değişimin ivmesini ve sonuçlarını yönlendirebilecek ulus-üstü düzeyde yeterli bir komşuluk politikasının üretilip üretilmediğiyse oldukça tartışmalı bir konudur. Bu bağlamda, bu çalışmanın temel amacı, AB’nin Arap Baharından sonra oluşturulan komşuluk politikasının temel unsurlarının neler olduğunu ortaya koymak ve böylece ’yeni’ komşuluk politikasının fırsat ve sınırlılıklarını tartışmaktır.Article Citation - WoS: 2Information Vulnerability Amid The COVID-19 Pandemic: Syrian Refugees In Turkey(2022) Ağalday, BurakStates were caught unprepared by the COVID-19 pandemic. This caused a hitch in briefing the public with true and sufficient information. Refugees may be exposed to these drawbacks more due to the language barrier and social isolation. They are an especially vulnerable group in the COVID-19 pandemic due to their adverse life conditions and difficulty in accessing social services and information. In this paper, we study the Syrians who fled to Turkey during the Syrian civil war. We examine the Syrians’ information vulnerability and sources of information using original online survey data and archives of official institutions in charge of the refugee response and the management of the pandemic. It is concluded that Syrians are less knowledgeable than the host community regarding COVID-19 precautions and administrative measures. It is also found that the Syrians’ level of information on administrative measures is likely to increase when institutional announcements are followed. Additionally, naturalized Syrians are more likely to acquire true information on administrative measures than the Syrians under temporary protection. We argue that official institutions play a crucial role in building refugees’ information resilience, yet their briefing is unsystematic and uncomprehensive.Article Suudi Arabistan’ın İran’ı Dengeleme Politikasının Değişimi(İran Çalışmaları Dergisi, 2022) Acar, NecmettinKurulduğu günden beri rejim güvenliğini ve toprak bütünlüğünü sağlamak için dışarıdan hamilere dayanmayı geleneksel dış ve güvenlik politikası olarak benimseyen Suudi Arabistan, 2015 sonrası dönemde yaşanan bazı gelişmeler nedeniyle yeni güvenlik arayışlarına girmiştir. Çünkü bu dönemde Orta Doğu bölgesinde oluşan güç ve güvenlik boşlukları ve İran liderliğinde yükselen Şiilik, Suudi vatandaşı Şiilere cesaret aşılamış ve Şiilerin rejim karşıtı siyasal aktivizmlerine önemli bir destek sağlamıştır. 2015 sonrası ABD’nin Suudi rejim güvenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik garantilerinin azalması, Suudi liderliğinde oluşturulan “Sünni Konsensüsü”nün Yemen ve Suriye krizlerinde etkisiz kalması, Rusya ve Çin’in İran’la derinleşen ilişkileri Riyad yönetimini dâhili dengeleme politikasına yönlendirmiştir. Bu süreçte Riyad yönetimi içeride ve dışarıda sürdürdüğü Şii karşıtı sertlik yanlısı mezhepsel politikayla içeride rejime muhalif olan Sünni İslamcı kanadın rejimle kenetlenmesini sağlamaya çalışmıştır. Bu politika aynı zamanda Suudi-İsrail yakınlaşmasına Suudi kamuoyunda meşruiyet kazandırmak için de kullanılmıştır.Book Uluslararası İlişkiler - kavramı - kökeni - ve beklentileri(YALIM MAH. 706. 13 MART CAD. SOK NO: 3. ARTUKLU/ MARDIN, 2020) Mohamad Rashid; Mohamad Rashidيدور هذا الكتاب ابجديات العلاقات الدولية من خلال عرض مسلسل وموجز يستفيد منه طلاب العلوم السياسية ود ازسو العلاقات الدولية و المهتمون بالشؤون الدبلوماسية بين الشعوب والدول والممالك والمنظمات والأحزاب السياسي . وقد انطلق الكتاب من جذور العلاقات الدولية وتشاتها الأولى ، وحدد القواعد الأساسية الناظمة لها ، وحدد مفهومها بوصفها نوعا من من العلاقات الدبلوماسية العابرة للحدود بين مجموعة من الأطراف ، وعرض لأهم المناهج النظرية التي تدرس العلاقات الدولية دونها إسهاب ممل أو ايجاز شديد يؤثران في فهم تلك الأبجديات الضرورية والمفاتيح الأساسية في هذا العلم ، الذي تزداد أهميته يوما بعد يوم آخر ، ولا سيما في زمن العولمة الذي فرض هيمنته على العالم في مطلع القرن الحادي والعشرين ، ولذلك سيجد القارئ الكريم ما يحتاجه من معلومات مفيدة ترتبط بالعلاقات الدولية وتطوراتها منذ نشأتها الأولى حتى زمن العولمة ، آملين بذلك أن يفي هذا الكتاب بغرضه العلمي مهتم بهذا الشأن . والله من وراء القصدBook Review Vefailik, Bektaşilik, Kızılbaşlık: Alevi Kaynaklarını, Tarihini ve Tarihyazımını Yeniden Düşünmek(Artuklu Kaime Uluslararası İktisadi ve İdari Araştırmalar Dergisi, 2019) Ateş, EnesTürkiye toplumu içerisinde en önemli etnik-dini ve kültürel gruplardan olan Alevi cemaatinin kaynaklarına ve onların süreç içinde oluşmuş paradigmalar dâhilinde okunmasına alternatif olarak, yeni belgelerin ışığında yeni yüzleşmeler ve alternatif tarihyazımı imkânları doğmuştur. Bu imkanları çeşitli eleştiriler ve öneriler eşliğinde tartışan "Vefailik, Bektaşilik, Kızılbaşlık: Alevi Kaynaklarını, Tarihini ve Tarihyazımını Yeniden Düşünmek" kitabına ilişkin bir kritik yapmayı amaçlayan bu yazı, kitabın temel tezlerini serimlemiş, alternatif tarihyazımı vurgusuna değinmiştir.Article ÇATIŞMA ALTINDAKİ SURİYE'YE MÜLTECİLERİN GÖNÜLLÜ GERİ DÖNÜŞÜ(Artuklu Kaime Uluslararası İktisadi ve İdari Araştırmalar Dergisi, 2018) Aloklah, Wissam AldienIn this study we examine factors that have stimulated some refugees to return from Turkey to Syria during the previous years, despite the fact that the war has not ended yet. Through a review of previous literature, we found that they focus on the return of refugees in the post-conflict period, after securing a safe environment for returning under formal procedures, often supported by the United Nations. We attempted to answer the basic question of: What factors stimulate the Syrian refugees to return to Syria despite the fact that the conflict has not ended yet? A sample of refugees who returned to northern Syria (the Euphrates Shield area) was studied to explore the factors that contributed to their return despite the security risks they might face there. The study suggested a set of conclusions and recommendations that may help host countries and international organizations concerned with refugee issues improve their strategies towards contributing to the return of refugees to their country of origin and ending the refugee crisis. تبحث هذه الدراسة في العوامل دفعت بعض اللاجئين للعودة من تركيا إلى سوريا في على مدى السنوات الماضية على الرغم من عدم انتهاء الحرب بعد. من خلال استعراض الادبيات السابقة، نجد أن معظمها يركز على العودة الطوعية للاجئين في مرحلة ما بعد الصراع وتوفير بيئة آمنة بموجب إجراءات رسمية، غالباً ما تكون مدعومة من الأمم المتحدة. حاولت هذه الدراسة الإجابة على سؤال أساسي هو: هل يمكن للاجئين العودة إلى ديارهم رغم عدم انتهاء النزاع بعد، وعدم توافر البيئة الآمنة لهم، وغياب أية ضمانات بعدم تعرضهم للخطر؟ تم أخذ عينة من اللاجئين الذين عادوا إلى شمال سوريا (منطقة درع الفرات) لاستكشاف العوامل التي ساهمت في عودة هؤلاء على الرغم من المخاطر الأمنية التي قد يواجهونها هناك. خرجت الدراسة بمجموعة من النتائج والتوصيات التي يمكن أن تساعد الدول المضيفة والمنظمات الدولية المعنية بشؤون اللاجئين في تحسين استراتيجياتها تجاه الإسهام في عودة اللاجئين إلى بلدهم الأصلي وإنهاء أزمة اللجوء.

