Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/97
Browse
Browsing Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Koleksiyonu by Issue Date
Now showing 1 - 20 of 45
- Results Per Page
- Sort Options
Article The Legal System for the International Strait. An Applied Study of Hormuz Strait in the Light of the International Law Provisions.(Damascus University, 2011) Aloklah, Wissam Aldienيعتبر مضيق هرمز أحد أهم الممرات المائية في العالم وأكثرها حركةً للسفن، وقد شكّل منذ القدم ممراً تجارياً استراتيجياً هاماً أسهم في تطوير التجارة الدولية مما جعله عرضةً لأطماع الدول الأجنبية ومحوراً للصراع والتنافس بين دوله من جهة، وبين الدول الاستعمارية ذات المصالح الحيوية في المنطقة من جهة أخرى . وما زاد من أهمية المضيق في العصر الحديث اكتشاف النفط في الدول المحيطة به حيث تسيطر هذه الدول على احتياطي نفطي كبير يقدر بـ 730 مليار برميل، كما يمر عبره نحو40 %من شحنات النفط العالمية المنقولة بحراً وهو ما يشكل نحو 90 % من النفط الخام الذي تصدره دول الشرق الأوسط فضلاً عن نحو 2 مليون برميل من المنتجات المصفاة تمر عبر هذا المضيق. كما يكتسب مضيق هرمز أهميته من كونه يعد بمنزلة عنق الزجاجة في مدخل الخليج العربي الواصل بين مياه الخليج العربي شبه المغلقة والبحار الكبرى على المحيط الهندي، وهو المنفذ الوحيد للدول العربية المطلة على الخليج العربي عدا المملكة العربية السعودية والإمارات العربية وسلطنة عُمان. ويعد من الناحية القانونية من المضايق الدولية التي تخضع لنظام المرور العابر الذي لا تحتاج فيه السفن (بما فيها الحربية) إلى إذن مسبق لعبوره. ومع ازدياد سخونة الملف النووي الإيراني خصوصاً بعد فرض مجلس الأمن الدولي أربع حزم من العقوبات السياسية والاقتصادية على إيران بموجب القرارات (1737 ،1747 ،1810 ،1929 ) تزداد قضية مضيق هرمز أهمية مع تزايد التهديدات التي يطلقها المسؤولون الإيرانيون بين الحين والآخر بإغلاق المضيق في وجه الملاحة البحرية في حال تعرض المنشآت النووية الإيرانية لأية ضربات عسكرية. لذلك فإن إغلاق مضيق هرمز وتعطيل نقل النفط من خلاله قد يؤدي إلى زعزعة السوق البترولية العالمية مما يدفع إلى حدوث أزمة عالمية في الطاقة، تكون تداعياتها خطيرة على الدول المنتجة والمستهلكة للنفط على حد سواء، وسيسبب ارتفاعاً حاداً في سعر النفط؛ مما يرتب ضغوطاً هائلة على الاقتصاديات العالمية وسيوقع بكثير من دول العالم، فضلاً عن دول المنطقة نفسها خسائر باهظة الكلفة.Article International Cooperation in the Face of Internet Crimes(Baghdad University, 2012) Aloklah, Wissam Aldienفي بداية الستينيات ظهرت شبكة الإنترنت لاستعمالها في أغراض غير تجارية ، ثم تطورت بشكل مذهل خلال السنوات الأخيرة، فبعد أن كانت مجرد شبكة صغيرة أصبحت الآن تضم ملايين المستخدمين حول العالم ، وتحولت من مجرد شبكة بحث أكاديمي إلى بيئة متكاملة للاستثمار والعمل والإنتاج والإعلام والحصول على المعلومات . وفي بداية تأسيس الشبكة لم يكن ثمة اهتمام بمسائل الأمن بقدر ما كان الاهتمام ببنائها وتوسيع نشاطها إلا أنَّه بعد إتاحة الشبكة للعموم بدأ يظهر على الوجود ما يسمى بالجرائم المعلوماتية على الشبكة أو بواسطتها، وهي جرائم تتميز بحداثة الأسلوب وسرعة التنفيذ وسهولة الإخفاء والقدرة على محو آثارها وتعدد صورها وأشكالها، إضافة إلى اتصافها بالعالمية وعبورها للحدود . وقد صاحب تطور شبكة الإنترنت وانتشارها الواسع والسريع ظهور العديد من المشاكل القانونية ، فظهر على الساحة القانونية مصطلح جديد عرف باسم " الفراغ القانوني لشبكة الإنترنت "، وإزاء ذلك كان لابد من تكاتف جهود الدول من أجل مكافحة هذا النوع المستحدث من الجرائم التي لم تعد تتمركز في دولة معينة ولا توجه إلى مجتمع بعينه بل أصبحت تعبر الحدود لتلحق الضرر بعدة دول ومجتمعات مستغلة التطور الكبير للوسائل التقنية الحديثة في الاتصالات وتعزيز التعاون بين هذه الدول واتخاذ تدابير فعالة للحد منها والقضاء عليها ومعاقبة مرتكبيها . ولمواجهة الصعوبات التي تواجه التعاون الدولي في مكافحة جرائم الإنترنت كان لا بد من اتخاذ إجراءات سريعة تتمثل في تحديث التشريعات الوطنية المتعلقة بالجرائم المعلوماتية وجرائم الإنترنت وإبرام اتفاقيات (دولية، إقليمية، ثنائية) لمواجهة القصور في التشريعات والقوانين الحالية ، ومعالجة حالات تنازع القوانين والاختصاص القضائي وتحديث الإجراءات التحقيقية الجنائية بما يتناسب مع التطور الكبير الذي تشهده تكنولوجيا المعلومات والاتصالات ، وتأهيل القائمين على أجهزة تنفيذ القانون لتطوير معلوماتهم حول هذا النوع المستحدث من الجرائم .Article Kürtlerin Avrupa Birliği'ne Yönelimi: Düşük Bilgi Düzeyi, Yüksek İdealist Beklentiler(2016) Samur, Hakan; Demirtepe,TurgutKürt sorunu sadece uzun zamandır Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri olmakla kalmamış aynı zamanda AB üyelik süreci bakımından da her zaman en önemli gündem maddelerinin başında yer almıştır. Bu açıdan, Kürtlerin AB ile ilgili meselelerde durdukları yer ve sahip oldukları görüşler kritik değere sahiptir. Elinizdeki çalışmada, üniversite mezunu Kürtler arasında gerçekleştirilen bir alan çalışmasından hareketle; literatürde kullanılan iki ana oryantasyon moduna, farkındalık (ilgi ve bilgi) düzeyine ve sübjektif değerlendirmelere dayalı olarak Kürtlerin AB'ye oryantasyonları (yönelimleri) analiz edilmeye çalışılmıştır.Article 12. HANEDAN’IN (MÖ. 1991-1782) AŞAĞI NÜBYE’DE KURDUĞU KALE-ÜSLER YA DA “ESKİ MISIR YAYILMACILIĞI”NIN BAŞLANGICI(2016) Çıvgın, İzzetÇalışma, tarihteki kültürel temas (ticaret, öykünme, kolonileşme, fetih) örnekleri ile bunların toplumsal ve siyasal değişmeye katkısını inceleyen bir makaleler dizisinin parçasıdır. Metnin temel argümanı, "1. Ara Dönem" gibi sarsıcı bir deneyimden çıkan Mısır uygarlığının, "sınır güvenliği, siyasal istikrar, uzun-mesafeli ticaret yollarının denetimi, anıtsal bina inşaatları, bunların dekorasyonunda kullanılan doğal kaynaklara erişim kolaylığı ve daha fazla servet birikimi" için tarihinde ilk kez yayılmacı bir programa yaslandığı ve Orta Krallık devrinde uygulanan bu programın "Yeni Krallık emperyalizmi"nin hazırlığı olduğudur. Önceki dönemlerin aksine, "düzenli bir ordu"su bulunan ve güney sınırının ötesinde (Aşağı Nübye'de) 15 kadar kale inşa ederek buralara sürekli asker gönderen Orta Krallık, biriktirdiği serveti (uzun vadede Mısır evrenine eklemleyeceği) yabancı topraklar için harcamıştır. Mısır uygarlığının emperyal dış siyaset yolunda attığı bu ilk adım, "sonu ilhaka varan kolonileşme süreçleri"nin ilk örneklerinden olup deniz-aşırı modern koloni imparatorluklarının kuruluş serüveni ve onların koloniler üzerindeki tasarrufları ile büyük benzerlikler sergilemektedirOther İran'ın Son İki Yüzyıllık Tarihi(İran Çalışmaları Dergi̇si, 2017) Kazdal, MelihKitap Tanıtımı/ Book ReviewArticle Avrupa’nın Önyargılarının ve Çelişkilerinin Bir Sonucu Olarak İslamofobi(2017) Samur, Hakanİslam'a ve Müslümanlara yönelik negatif tutum ve davranışları ifade eden İslamofobi, son çeyrek asırda Avrupa ülkelerinde varlığını giderek artıran çok önemli bir sorundur. Bu sorunun ana sebebi olarak, başta kendisini İslam'la irtibatlandıran bazı kişi ve örgütlerin dünyanın çeşitli yerlerinde gerçekleştirdikleri terör saldırıları olmak üzere, genellikle Müslümanların tutum ve aktiviteleri gösterilmektedir. Şüphesiz, İslam'a ve Müslümanlara yönelik birtakım negatif yaklaşımların oluşmasında bizzat dünya üzerindeki Müslümanlardan kaynaklanan bazı faktörler rol oynayabilir. Ancak, bu çalışmada ortaya konmaya gayret edileceği gibi, Avrupa'da yükselen İslamofobinin öncelikli sebepleri Müslümanların tutumlarından ziyade 1990'lar sonrasının konjonktüründe Avrupa devlet ve toplumlarının kendi değerleriyle çelişen yaklaşımlarında ve Müslümanlara yönelik önyargılarında aranmalıdırArticle دور العوامل الديمغرافية في تحديد الموقف السياسي للطلبة السوريين في جامعة ماردين من الحدث السوري(2018) abdulhamid alawakيشكل الحدث السوري مختبرا اجتماعيا يمكن اختبار مختلف نظريات العلوم الاجتماعية في سياقه. ونظر اً لحدة الصراع وعمق التقلبات والتغيرات التي أوجدها الحدث السوري, فإن هناك انقسامات افقية وعمودية واضحة ومتداخلة للمجتمع السوري في موقفه السياسي مما يجري. وكان لافتا بروز أهمية العوامل الديمغرافية حيال ذلك, وهذا ما يشكل فرصة لدراسة العوامل التي تحدد الموقف السياسي وتركيز الضوء على العوامل الديمغرافية. ونظرا للظروف الخاصة التي تمر بها سوريا وصعوبة الوصول إلى كل فئات المجتمع اخترنا دراسة الموقف السياسي لطلبه جامعة ماردين ووزعنا استمارة على عينة عشوائية وحصلنا على 212 استمارة مقبولة, وبعد اجراء التحليل الاحصائي للبيانات تبين أن اهم العوامل الديمغرافية التي تساهم في تحديد الموقف السياسي هي العمر, حيث مالت الفئات الاكبر سنا بين الشباب للمزاج المعارض, وكذلك العامل القومي, حيث تبين أن العرب يحملون موقف هو أقرب إلى موقف المعارضة بالمقارنة مع الكرد. بينما لم يكن هناك أي اثر معنوي لبقية العوامل مثل الدين والوضع المالي والجنسArticle Barış Çalışmalarında Alternatif Bir Güzergah: Sembol ve Sembolizmin Politik Kullanımı(International Journal of Kurdish Studies, 2018) ATEŞ DURÇ, SafiyeÇağdaş barış çalışmaları, uzun yıllar boyunca makro (amaçlı) meseleler üzerinden yürümüştür. Silahsızlan(dır)ma, sivilleşme, paramiliterlerin topluma yeniden entegrasyonu ve hukuksal bazı metinler olarak maddeleştirebileceğimiz bu meseleler; çatışmanın sebepleri, çatışmanın sürdürülebilirliğini mümkün kılan araçların toplanması ve barışmanın teknik ve hukuksal mekanizmalarının oluşturulması temelinde ele alınmaktadır. Şiddetin sona ermesi veya sönümlenmesi için öncelikle bu makro konuların halledilmesi gerekir. Ancak kültürel şiddeti oluşturan ve ikincil konular olarak değerlendirilen sembol ve ritüellerin kullanımı da kesinlikle gözardı edilmemesi gereken bir konudur. Çünkü sembol ve sembolik eylemin siyasal kullanımı şiddetli çatışmayı toplumun en küçük birimine kadar taşır. Potansiyel şiddetin devam ettiği bir toplumsal alanda ise toplumsal barışın sürekli kılınması neredeyse imkansızlaşır. Barış çalışmaları literatüründe özellikle 2000li yıllardan sonra sembol ve sembolizmin politik kullanımına dair önemli çalışmalar yayınlanmıştır. Bu çalışmalarla birlikte konuyla ilgilenen teorisyenler artık, sembollerin pozitif veya negatif anlamda barış süreçleri için kritik değere sahip olduğunun farkına varmıştır. Peki bu güzergahı alternatif bir güzergah olarak kabul edebilir miyiz? Sembol ve sembolizmin politik kullanımına dair temel tartışma eksenleri nelerdir? Bu çalışmada dünyadaki barış süreci örneklerinin yol göstericiliğinde yukarıdaki sorulara yanıt aranmaya çalışılacaktırArticle ADALET VE KALKINMA PARTİSİ DÖNEMİ TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ (2002-2017): DIŞ POLİTİKADA ÇATIŞMA VE İŞBİRLİĞİ(2018) Kazdal, MelihTürkiye-Rusya ilişkileri 500 yıldan fazla bir geçmişe sahiptir. İnişli çıkışlı ve savaşlarla dolu bu iki ülke ilişkileri tarihinde 2000’li yıllar ile birlikte değişim yaşanmıştır. Bu makalede Türkiye-Rusya ilişkilerinin Ak Parti dönemindeki seyri incelenmiştir. İki ülke arasındaki ilişkilerde fırsatların ve krizlerin neler olduğu ve nasıl ortaya çıktığı ele alınmıştır. Yaşanan bölgesel ve küresel gelişmelerin iki ülke arasındaki ilişkilere ne yönde etki ettiği ve bu gelişmelere karşı iki ülkenin kendilerini nasıl konumlandırdığı incelenmiştir. Özellikle siyasi gelişmeler üzerinden bir değerlendirme yapılmış ve ekonomik ilişkilere değinilmemiştir. Son olarak bu makalede iki ülke ilişkilerindeki bu değişimin nedeni anlaşılmaya çalışılmış ve her iki ülkenin bölgesel gelişmelere karşı nasıl bir politika izlemesi gerektiği vurgulanmıştır.Book Part DÜŞÜNCE BİLİMİERİ KLASİK SORULAR-GÜNCEL TARTIŞMALAR(Copyright© Artuklu Üniversitesi Yayınları Mardin Artuklu Üniversitesi, Artuklu Yerleşkesi, Diyarbakır Yolu, Artuklu / Mardin Tel : +90 482 2134002 • Fax : +90 482 2134004 • web : www.artuklu.edu.tr, 2018) Mohamad Rashid; Mohamad RashidBu çalışmanın odak noktası Suudi Arabistan’ı Suriye sahasına çeken temel âmilllerin neler olduğunu belirlemek ve tarihinin hiçbir evresinde askerî güç kullanmayan Suudi Arabistan’ın Arap Baharı olarak adlandırılan iktidar paylaşımı çatışmaları3nda, aktif bir şekilde taraf tutmasının sebeplerini göstermektir. Sözkonusu soruya küresel ve bölgesel ilişkiler, güç ve ulusal çıkar kavramları bağlamında cevap verilecektir.Book Part DÜŞÜNCE BİLİMLERİ KLASİK SORULAR-GÜNCEL TARTIŞMALAR-İslami siyasi düşüncede vatandaşlık(Copyright© Artuklu Üniversitesi Yayınları Mardin Artuklu Üniversitesi, Artuklu Yerleşkesi, Diyarbakır Yolu, Artuklu / Mardin Tel : +90 482 2134002 • Fax : +90 482 2134004 • web : www.artuklu.edu.tr, 2018) Mohamad Rashidالإسلام لا يحكم على أساس قومي ولا عرفي فالناس عنده سواء . هذا إذا كانت الدولة حكام الإسلام، فلو كان فيها الإسلامية تتحرك بمنطق الإسلام، وبمفهوم الإسلام وبقيم الإسلام، و اختلاف قومي وعرقي أو لوني أو لغوي وجب على هذه الدولة أن تساوي بين الجميع في كل ذه الأقليات العرقية بكل الحقوق كما تساوي في كل الواجبات فان الدولة الإسلامية تعترف ثقافتها التي لا تتنافى مع الثقافة الإسلامية, في الدين الإسلامي جميع الناس امة واحدة، وأمة تستوعب اﻟﻤﺠموعات الإنسانية برمتها وأعلن القران هذه الوحدة الأصيلة بصراحة، واعتبر ألوان التفرقة والاختلافات عرضية ومنبعثة عن إتباع الأهواء.Article ÇATIŞMA ALTINDAKİ SURİYE'YE MÜLTECİLERİN GÖNÜLLÜ GERİ DÖNÜŞÜ(Artuklu Kaime Uluslararası İktisadi ve İdari Araştırmalar Dergisi, 2018) Aloklah, Wissam AldienIn this study we examine factors that have stimulated some refugees to return from Turkey to Syria during the previous years, despite the fact that the war has not ended yet. Through a review of previous literature, we found that they focus on the return of refugees in the post-conflict period, after securing a safe environment for returning under formal procedures, often supported by the United Nations. We attempted to answer the basic question of: What factors stimulate the Syrian refugees to return to Syria despite the fact that the conflict has not ended yet? A sample of refugees who returned to northern Syria (the Euphrates Shield area) was studied to explore the factors that contributed to their return despite the security risks they might face there. The study suggested a set of conclusions and recommendations that may help host countries and international organizations concerned with refugee issues improve their strategies towards contributing to the return of refugees to their country of origin and ending the refugee crisis. تبحث هذه الدراسة في العوامل دفعت بعض اللاجئين للعودة من تركيا إلى سوريا في على مدى السنوات الماضية على الرغم من عدم انتهاء الحرب بعد. من خلال استعراض الادبيات السابقة، نجد أن معظمها يركز على العودة الطوعية للاجئين في مرحلة ما بعد الصراع وتوفير بيئة آمنة بموجب إجراءات رسمية، غالباً ما تكون مدعومة من الأمم المتحدة. حاولت هذه الدراسة الإجابة على سؤال أساسي هو: هل يمكن للاجئين العودة إلى ديارهم رغم عدم انتهاء النزاع بعد، وعدم توافر البيئة الآمنة لهم، وغياب أية ضمانات بعدم تعرضهم للخطر؟ تم أخذ عينة من اللاجئين الذين عادوا إلى شمال سوريا (منطقة درع الفرات) لاستكشاف العوامل التي ساهمت في عودة هؤلاء على الرغم من المخاطر الأمنية التي قد يواجهونها هناك. خرجت الدراسة بمجموعة من النتائج والتوصيات التي يمكن أن تساعد الدول المضيفة والمنظمات الدولية المعنية بشؤون اللاجئين في تحسين استراتيجياتها تجاه الإسهام في عودة اللاجئين إلى بلدهم الأصلي وإنهاء أزمة اللجوء.Article İran'ın Arap Baharı Sonrası Suriye Politikasını Anlamak(Artuklu Kaime Uluslararası İktisadi ve İdari Araştırmalar Dergisi, 2018) Kazdal, Melih2010 yılında Tunus’ta başlayan ve daha sonra bütün Ortadoğu coğrafyasını etkisi altına alan ayaklanmalar 2011 yılında Suriye’ye de sıçramıştır. İsyanın başlangıcında barışçıl bir şekilde yapılan protestolar Esed yönetiminin ayaklanmaları bastırmak için halka karşı şiddet kullanmasıyla bir iç savaşa evrilmiştir. Bu iç savaş birçok bölgesel ve küresel aktörü kendisine çekmiş ve her bir aktör kendi çıkarları doğrultusunda bu savaşa doğrudan veya dolaylı bir şekilde dâhil olmuştur. Bu aktörlerin başında ise İran gelmektedir. Bu çalışmada İran’ın Arap Baharı ayaklanmalarından sonra Suriye politikasını anlamak temel amaçtır. Bu bağlamda İran’ın Arap Baharı ayaklanmalarına karşı tutumu, bu tutumun Suriye’de değişimi incelenmiştir. Bu değişimi anlamak adına özellikle İran ile Suriye arasındaki ilişkilerin tarihine bakılmış, yedi aşamadan geçen bu tarihsel süreç 1979’dan günümüze olacak şekilde incelenmiş ve iki ülke arasındaki ittifak ilişkisi anlaşılmaya çalışılmıştır. Sonrasında Suriye’deki savaşa kısaca değinilmiş ve bir durum değerlendirilmesi yapılmıştır. Buna ek olarak İran’ın Suriye iç savaşında Esed rejimine olan desteği ekonomik, siyasi ve güvenlik alanlarında ele alınmıştır. Son olarak İran yönetiminin muhaliflere karşı olan tutumu incelenmiştir. Sonuç olarak İran’ın Suriye politikası, uzun yıllar sonunda bölgede elde ettiği kazanımları sürdürmek ve stratejik amaçlarını gerçekleştirmek için şekillendirilmiştir.Article Arap Baharı Sonrası Avrupa Birliği’nin ’Yeni’ Komşuluk Politikası(Mukaddime, 2018) KIZILKAN, Zelal BaşakOrta Doğu ve Kuzey Afrika’da 2010 yılında ortaya çıkan halk isyan dalgaları, AB’nin Güney Akdeniz ülkeleriyle ilişkilerini komşuluk politikası bağlamında yeniden düzenlemesine neden olmuştur. Arap Baharı olarak da adlandırılan bu dönüşümün temelinde Orta Doğu halklarının baskıcı ve otoriter rejimler karşında sosyal, iktisadi ve siyasi hak talepleri yatmaktaydı. Ancak söz konusu rejimlere karşı yürütülen toplumsal hareketler sonuçları itibariyle sadece Orta Doğu ülkeleri ile değil, AB ile de yakından ilgilidir. Süregelen iç savaşlar ve güç boşlukları Avrupa’da güvensizliğin ve istikrarsızlığın kaynağı olmuş, AB’nin mücadele ettiği düzensiz ve yasadışı göç, iltica, insan kaçakçılığı, radikalizm ve terörizm gibi sorunlar bizatihi AB projesini tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Üye devletler Akdeniz komşularına yönelik ulusal düzeyde yeni politikalar oluşturmaya çabalarken, AB düzeyinde değişimin ivmesini ve sonuçlarını yönlendirebilecek ulus-üstü düzeyde yeterli bir komşuluk politikasının üretilip üretilmediğiyse oldukça tartışmalı bir konudur. Bu bağlamda, bu çalışmanın temel amacı, AB’nin Arap Baharından sonra oluşturulan komşuluk politikasının temel unsurlarının neler olduğunu ortaya koymak ve böylece ’yeni’ komşuluk politikasının fırsat ve sınırlılıklarını tartışmaktır.Article Avrupa Birliği ve Türkiye’nin Suriyeli Mültecilerin Dayanıklılığını Geliştirme Stratejileri(Mukaddime Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 2018) KIZILKAN, Zelal BaşakSuriyeli sığınmacıların zorluklar ve şoklar karşında dayanma, direnme ve toparlanıp eski haline gelme potansiyelleri olarak tanımlanan “dayanıklılığının” ulusal ve uluslararası düzeyde geliştirilmesi, Suriyeli mültecilerin toplumsal, siyasi ve kültürel entegrasyonuna önemli bir katkı sunmaktadır. Makalenin temel amacı Türkiye ve Avrupa Birliği’nin Suriyeli mültecilerin “dayanıklılık” kapasitesini güçlendirmeye yönelik politikalarının ve araçlarının neler olduğu ve söz konusu araçların etkinliklerini tespit etmektir. Makale Türkiye ve AB’nin Türkiye’deki Suriye toplumunun dayanıklılığını artırmaya ne ölçüde ve nasıl katkı sunduğunu ortaya çıkarmayı hedeflemektedir.Article Voluntary repatriation of refugees to Syria under conflict(Artuklu Kaime Uluslararası İktisadi ve İdari Araştırmalar Dergisi, 2018) ALOKLAH, Wissam AldienIn this study we examine factors that have stimulated some refugees to return from Turkey to Syria during the previous years, despite the fact that the war has not ended yet. Through a review of previous literature, we found that they focus on the return of refugees in the post-conflict period, after securing a safe environment for returning under formal procedures, often supported by the United Nations. We attempted to answer the basic question of: What factors stimulate the Syrian refugees to return to Syria despite the fact that the conflict has not ended yet? A sample of refugees who returned to northern Syria (the Euphrates Shield area) was studied to explore the factors that contributed to their return despite the security risks they might face there. The study suggested a set of conclusions and recommendations that may help host countries and international organizations concerned with refugee issues improve their strategies towards contributing to the return of refugees to their country of origin and ending the refugee crisis.Conference Object Mechanisms for activating the international protection of refugees - an applied study on the Syrian refugees in Turkey(Route Educational and Social Science Journal, 2018) Aloklah, Wissam Aldienتعتبرمشكلة تدفق اللاجئين من بين أهم القضايا الإنسانية إلحاحاً في العالم، كون هذه الفئات من بين أكثر مجموعات الناس تعرضاً للمعاناة، سواء كان ذلك نتيجة لصراع مسلح، أو غير ذلك من أنواع انتهاكات حقوق الإنسان. وأمام عجز المجتمع الدولي عن الإيفاء بالالتزامات التي تقع على عاتقه بموجب القانون الدولي تجاه اللاجئين بسبب التجاذبات والمصالح السياسية للقوى الكبرى خاصة داخل مجلس الأمن الدولي، أصبحنا أمام حاجة ملحة لمراجعة الآليات المعمول بها حالياً الخاصة بالحماية الدولية للاجئين والنازحين قسرياً، خاصةً مع تزايد حالات اللجوء في السنوات الأخيرة بسبب انتشار العنف والصراعات في أنحاء عديدة من بقاع الأرض. ركزت هذه الدراسة على إشكالية عدم حصول اللاجئين على الحقوق المقررة لهم في القانون الدولي بشكل عام واللاجئين السوريين في تركيا بشكل خاص والدور الذي تقوم به الأمم المتحدة والمفوضية السامية لشؤون اللاجئين وغيرها من المنظمات الدولية في توفير الرعاية للاجئين وحمايتهم، وتحسين الوضع الإنساني والاجتماعي لهم مما يساهم في استقرارهم في بلدان اللجوء، وأهم المعوقات التي تواجه المفوضية في مجال عملها، وأكثر الصعوبات التي تواجه اللاجئين.Book Part KÖRFEZ ARAP ÜLKELERİNDESİVİL TOPLUM KURULUŞLARI(KADİM YAYINLARI, 2019) PALANCİ,MEMET CANSivil toplum kuruluşları (STK), devletten bağımsız olarak örgütlenen siyasi, ekonomik, kültürel ve daha birçok alanda faaliyet gösteren ve bu faaliyetlerini eylemsel ve söylemsel araçlarla gerçekleştiren aktörlerdir. 1970’lerde başlayan ve Soğuk Savaşın sona ermesiyle ivme kazanan küreselleşmeye bağlı olarak STK’ların önemi ve işlevleri aynı şekilde artmıştır. STK’ların doğası gereği demokrasinin var olduğu yönetimlerde daha fazla gerçekleşmektedir. Fakat monarşik rantiyer yönetimlerin hüküm sürdüğü Körfez Arap ülkelerinde bu etkileşimin sınırlı ve demokratik yönetimlere sahip devletlere göre yetersiz kaldığı söylenebilir. Özellikle Batılı devletlerde sivil toplumun gelişim açısından yaşanan gelişmeler ve bunun sonucunda ortaya çıkan koşulların Körfez ülkelerinde gerçekleşmediği doğrudur. Dolayısıyla, bu ülkelerde sivil toplumun zayıf kalması çoğulculuk, politik katılım, bağımsız örgütlenmeler gibi sivil toplumun temel unsurlarının da yeterince gelişmediği anlamına gelmektedir.Book Part Rusya’nın Suriye Politikasını Anlamak(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2019) Kazdal, MelihRusya'nın Suriye iç savaşı stratejisi hakkında.Article Changing Policies of Turkey and the EU to the Syrian Conflict(2019) Kızılkan, Zelal BaşakThis paper analyses the reaction of the EU and Turkey to the Syrian crisis. Firstly, the paper starts its analyses with the limitations of institutional-legal structure of the EU in developing effective external relations. In this context, it analyses the coherence among the member states in terms of policy priorities and strategies in approaching Syrian conflict by making particular reference to the restrictions aroused from regional setting. Secondly, Turkey’s changing policy priorities and strategies in the course of the Syrian conflict are analysed. Lastly, similarities and differences in the approaches of Turkey and the EU are evaluated.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »