Elektrik ve Enerji Bölümü Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/174

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 40
  • Article
    Segmantasyon yapmadan patolojik kalp sesi kayıtlarının tespiti için bir örüntü sınıflandırma algoritması
    (DÜMF Mühendislik Dergisi, 2019) Yıldız, Abdulnasır; Zan, Hasan
    Bu çalışmada, altı adet veri bankasından alınan kalp sesi kayıtlarına segmentasyon uygulamadan k-En Küçük Komşuluk (kNN), Destek Vektör Makinesi (DVM) ve sınıflandırıcı metotları topluluğu kullanarak sınıflandırmaya yarayan bir algoritma geliştirilmesi amaçlanmıştır. Altı aşamadan oluşan algoritmanın ilk aşaması olan Önişlem aşamasında sinyaller sivri uçlarından arındırılmış ve ardından normalize edilmiştir. İkinci aşama olan Özellik çıkarma–1 aşamasında, sinyalin çeşitli zaman ve frekans özellikleri çıkarılarak üçüncü aşamadaki veri bankası sınıflandırıcının eğitilmesinde ve test edilmesinde kullanılmıştır. Üçüncü aşama olan veri bankası sınıflandırması aşamasında, her veri bankası oluşturulurken kullanılan cihazların, kayıt yeri ve ortamının farklılığının negatif etkilerini azaltmak ve her veri bankası için farklı özellikler ile sınıflandırıcılar kullanmak amacıyla kalp sesi kayıtları veri bankalarına göre sınıflandırılmıştır. Dördüncü aşama olan Özellik Çıkarma-2 aşamasında veri bankalarına göre sınıflandırılan sinyallerin yine çeşitli zaman ve zaman-frekans özellikleri çıkarılmıştır. Beşinci aşamada her veri bankası için 3 farklı sınıflandırıcı (kNN, DVM ve sınıflandırıcı topluluğu) kullanılarak kayıtlar sınıflandırılmıştır. Algoritmanın son aşaması olan Oylama aşamasında, nihai sınıflandırma başarımını arttırmak amacıyla her kayıt için 3 farklı sınıflandırıcının çıkışları belli kurallara göre oylanarak kaydın sınıfı (patolojik veya normal) belirlenmiştir. Beşli çapraz doğrulama kullanılarak eğitilen ve test (tanı testi) edilen algoritmanın performansı ölçülürken doğruluk, duyarlılık, özgüllük, pozitif ve negatif yorum gücü ile ROC grafiğinin altında kalan alan gibi parametreler kullanılmıştır. En iyi performans sonuçları doğruluk: %94.28, duyarlılık: %87.97, özgüllük: %87.97, pozitif yorum gücü: %84.78, negatif yorum gücü: %96.86 ve ROC eğrisi altında kalan alan: 0.919 şeklinde elde edildi. Elde edilen bu değerler daha önceki çalışmalar ile kıyaslandığında algoritmanın oldukça başarılı olduğu ve kalbin patolojik durumuna ilişkin uzman hekime ön tanı imkânı sunabileceği söylenebilir.
  • Article
    Citation - WoS: 19
    Citation - Scopus: 20
    The Quality Problems at Low Irradiance in the Grid-Connected Photovoltaic Systems
    (Springer, 2024) Adak, Suleyman; Cangi, Hasan
    Solar photovoltaic (PV) energy is one of the most prominent topics that have attracted the attention of researchers in recent years. The use of solar energy is increasing rapidly in the world. Although using PV energy has various advantages, it has some disadvantages. Among these disadvantages, power factor (PF) and total harmonic distortion (THD) issues are discussed in this article. When solar PV systems are integrated into the grid, various power quality problems arise. In addition, due to low power quality and high harmonics, power system components overheat and start operating in undesirable regions; causes great damage. The magnitude of PF and THD is dependent on solar irradiation values. In order to determine how the power quality in the grid-connected solar system is affected by changes in solar irradiation (G), results for various irradiation situations are presented and analyzed. In addition, at low irradiance values, the amplitude of harmonic components and reactive power increases, whereas the power factor of the PV system decreases. Low power factor and high amplitude of harmonics cause the efficiency of the solar system to decrease. In this study, PF and THDI values were measured on a particular cloudy day for analysis. An analysis of the solar PV system was conducted using Matlab/simulation program to model the grid-connected PV system. Thus, the analytical expression of the PF and THDI, which are dependent on irradiation, was found with a new method by using the Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) program and the curve fitting method. Obtaining the analytical expressions for both solar irradiation (G) and power factor (PF) used the SPSS program and also solar irradiation (G) and total harmonic distortion (THDI) used the MATLAB curve fitting method which contributed to the science comparing to the existing literature. It can be prevented the low power quality by using such these expressions at low solar irradiation cases.
  • Book Part
    HARMONİK BİLEŞENLER İÇEREN GÜÇ SİSTEMİNDE SERİ REZONANSIN ANALİZİ
    (GECE YAYINEVİ, 2023) Adak, Süleyman
    Seri rezonans devre elemanlarından endüktans (L) ile kapasitör © arasındaki gerilimlerin aynı fazda eşit ve birbirine zıt olması koşulunda oluşur. Seri bağlı R,L,C devresinde sinüzoidal sinyallerin aynı frekansta olmaları koşulunda fazörler yardımı ile birleştirilebilirler. Seri bağlı R,L,C devresi, indüktörün endüktif reaktansı kapasitörün kapasitif reaktansına eşit olduğu bir frekans değeri vardır. XL =XC eşit olduğunda devrenin rezonans frekans noktası (ƒr) vardır. Bu frekansa rezonans frekansı denir. Seri rezonans devreleri elektronikte kullanılan önemli devrelerdir. Seri rezonans devreleri gürültü filtreleri, farklı frekans kanallarının alınması ile radyo ve televizyon ayar devrelerinde kullanılırlar.
  • Book Part
    HARMONİK BİLEŞENLER İÇEREN GÜÇ SİSTEMİNDE PARALEL REZONANSIN ANALİZİ
    (SERÜVEN YAYINEVİ) Adak, Süleyman
    Bobin ve kondasatörden oluşan devrede bobinin oluşturduğu endüktans kondansatörün oluşturduğu kapasitansa matematiksel olarak eşit olması durumunda rezonans oluşur. Bu durumdaki rezonansa rezonan frekansı denir. Paralel rezonans besleme frekansındaki değişimlerinden etkilenir.Devrede bir tek paralel rezonans noktası yoktur.
  • Book Part
    OTOMASYONDA PROGRAMLANABİLİR LOJİK DENETLEYİCİLER KULLANIMI VE PROGRAMLANMASI
    (IVPE, 2021) Adak, Süleyman
    aygın olarak kullanılmalarının nedenleri arasında; giriş-çıkış sayılarının fazlalığı, kolay bir şekilde programlana bilirlikleri ve modüler bir yapıya sahip olmaları gösterilebilir. PLC, kullanıcı tarafından yazılan hafızasındaki programın akışı içinde, kontrol edilen sistemden gelen sinyaller veya geri besleme işaretleri okuyup, programda istenilen kontrol işaretlerini çıkışa aktaran bir mikrobilgisayardır. PLC’ler endüstriyel bir ortamda görev yapmak üzere tasarlanmış dijital prensiplere göre çalışan elektronik bir cihazdır. Şekil1’de PLC’ ye ait perspektif resim verilmiştir.
  • Book Part
    GÜÇ KABLOLARINDA MİNİMUM ISINMA SÜRESİNİN DEĞİŞİK YÜK DURUMLARINDA ANALİTİK OLARAK HESAPLANMASI
    (DUVAR, 2021) Adak, Süleyman
    Günümüzde kalabalık yerleşim bölgelerindeki artan elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanması, elektrik enerjisinin iletimi ve dağıtımında,n kablolar çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Pratikte birçok kablo türü kullanılmaktadır. Bunlar, güç kabloları, doğru akım kabloları, süperniletkenli kablolar, gaz yalıtımlı kablolar, sodyum iletkenli kablolar, çok yüksek gerilim kabloları, deniz altında kullanılan kablolar. Kablolar kısa devre akımlarından odlukça etkilenmektedirler. Kısa devre akımının değeri artıkça kablolarda sıcaklık değeri artar ve kablo hasar görür.
  • Conference Object
    KARARLILIĞIN ELEKTRĠK DEVRELERĠNDE BĠLGĠSAYAR DESTEKLĠ ANALĠZĠ
    (IKSAD, 2020) Cangi Hasan; Adak, Süleyman; İnan Cemil
    Bu çalışmada, RLC elemanlarından oluşan bir doğru akım devresinin kararlığı incelenmiştir. Elektrik devresindeki bütün bağımsız kaynaklar devre dışı bırakılır. Bağımsız gerilim kaynakları kısa-devre ve bağımsız akım kaynaklarını açık devre yapılır. Elektrik devresi ilk koşulları ile bırakılır. Bu durumda durum değişkenlerinin genlikleri “t” sonsuza giderken sonlu kalıyorsa devre kararlıdır. Aksi halde devre kararsızdır. Kararsız devrelerde durum değişkenleri endüktans akımları ile kapasite gerilimleri sonsuz değerler aldığından devredeki endüktans ile kapasite elemanları hasar görür. Ayrıca RLC devresinin Simulink modellemesi yapılarak devrenin analizi ve Simülasyonu gerçekleştirilebilir. Devrenin analizini yapmak için devreyi oluşturan her bir elemanın matematiksel modeli ve bu elemanların birbirleri ile olan bağlantıları dikkate alınması gerekir. Günümüzde devre analizinde bilgisayar desteği yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Devrenin durum denklemi ile çözümünde durum değişkenlerinin diğer elemanlarla olan ilişkisi matrissel formda yazılır. Elde edilen diferansiyel denklemler Matlab programı komutları ile çözülür. Matlab’a ait fonksiyon ve komutların desteği ile matematiksel denklemler kolaylıkla analiz edilebilir.
  • Conference Object
    ASENKRON MOTORLARIN KONTROLÜNDE PLC KULLANIMI
    (UBAK, 2018) Cangi Hasan; Uncu Abdurrahman; Adak, Süleyman
    Programlanabilir denetleyiciler (PLC) asenkron motorların kontrolünde, tarlaların sulanmasından ve robotların kontrolüne yoğun bir şekilde kullanılırlar. Bunlara ek olarak otomatik kontrol sistemlerinde, orta ve ağır sanayide, ısı kontrol sistemlerinde, tıp sistemlerinde ve güvenlik alanlarında kullanılırlar. PLC’ler programlanabilme ve simülasyon yapabilme özelliklerine de sahiptirler. Kontrol süreci PLC’lerde yazılım programı ile gerçekleştirildiği için hatalı çalışma riskleri çok azdır. Mikroişlemcilerde ulaşılan hızlı gelişmeler sonucu PLC’lerin endüstride kullanılması gün be gün artmaktadır. Endüstride uygulamalarda PLC cihazları ile yapılan endüstriyel otomasyon uygulamaları, röleli sistemlere nazaran daha verimlidir. Mikro PLC’ler endüstriyel otomasyon sistemlerinin kontrolü gerçekleştirmeye uygun yapıda giriş - çıkış birimleri ve iletişim arabirimleri vardır. Günümüzde gelişen iletişim teknolojisi sayesinde artık PLC ile üretim süreci farklı yerlerden izlenip denetlenebilir. PLC’ler anahtarlamalı elemanlar ve sensörlerden aldıkları bilgiyi yazılım programına göre işleyen ve sonuçlarını çıkıştaki sistemlere aktaran mikrobilgisayarlardır. Yazılım PLC’ lere bilgisayar üzerinden aktarılabilir. PLC'ye program yazabilmek için birkaç farklı dil bulunmaktadır. Bunların en yaygın olanları; Ladder Diyagramı (LD), Fonksiyon Blok Diyagramı (FBD) ve Sıtetment Listesi (STL).
  • Conference Object
    Aktif Güç Filtresi ile Harmoniklerin Dengesiz Yükte Eliminasyonu
    (2018) Adak, Süleyman
    Bu çalışmada, non-lineer ve dengesiz yükün bulunduğu güç sisteminde aktif filtre kullanılarak harmonik distorsiyonun değeri düşürülmüştür. Pasif harmonik filtrelerin aksine, modern aktif harmonik filtreler, güç faktörü düzeltme, gerilim regülasyonunu saglama, yükün dengelenmesi, harmonikleri filtrelenmesi, gerilimdeki flikerin azalmasını önleme, reaktif güç kontrolü gibi bir çok fonksiyona sahiptirler. Önerilen güç sistemi, üç fazlı gerilim kaynağı, tam dalgalı kontrolsüz redresör, aktif filtre ve R-L endüktif yükünden oluşmaktadır. Tam dalga kontrolsüz doğrultucu 3., 5., 7., 11., 13., 15., 17., 19., vb. harmonik bileşenleri üretir. Tam dalgalı kontrolsüz doğrultucu giriş akımının toplam harmonik bozulmasını (THDI) azaltmak için aktif filtre kullanıldı. Güç sistemi Matlab/Simulink programı kullanılarak modellendi. Simülasyon sonuçları hem harmoniklerin elimine edildiğini hem de THD’ninde azaltıldığını göstermiştir. Güç sisteminde THDI değeri % 44.61 olarak ölçüldü.Filtreleme kullanıldıktan sonar bu değer % 4.491 olarak ölçüldü. Güç sisteminde aktif filtre kullanılması sonucunda THDI degerinde % 41.119 oranında azalma sağlandı.
  • Conference Object
    FOTOVOLTAİK GÜÇ SİSTEMLERİNDE SICAKLIĞIN ÇIKIŞ GÜÇÜ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
    (ZEUGMA, 2019) Adak, Süleyman; Cangi Hasan
    Yenilenebilir enerji kaynakları içinde en önemlisi güneş enerjisidir. Güneş enerjisi sistemleri çevreyi kirletmezler ve de sessiz çalışırlar. Fotovoltaik (PV) panellerde kullanılan yarı iletken malzemeler sayesinde güneş enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülür. PV paneller birer enerji dönüştürücüdürler. Panel çıkış gücünü etkileyen birçok parametre bulunmaktadır. Solar sistemde kayıplara neden olan parametreler, PV sistemde kullanılan dönüştürücülerin kayıpları, panel üzerindeki gölgelenme ve kirlilik, panel yüzeyine gelen güneş ışınımının miktarı, ortam sıcaklığı ve panelin eğim acısıdır. PV hücresi, güneşten gelen ışığını direkt olarak gerilime dönüştürür. PV hücreler seri ve/veya paralel bağlanarak PV paneller oluşturulur. PV paneller yapılarındaki yarı iletken malzemeye bağlı olarak (%5 -%20) verimle çalışırlar. Güneş ışınım şiddeti ile sıcaklığın değişmesi panel çıkış gücünü etkiler. Bundan dolayı güneş ışınım şiddeti ile sıcaklığın panel çıkış gücüne olan etkisinin bilinmesi gerekir. Bu çalışmada Matlab/Simulink kullanılarak bir PV panelin simulink eşdeğeri oluşturuldu. Ortam sıcaklığının yükselmesi durumunda Panel sıcaklığıda artar. Sıcaklığın artması sonucunda panelin ürettiği akımın küçük oranlarda artmasına karşılık, panel gerilimi ise sıcaklık ile ters orantılı olarak düşer. PV Panel gerilimdeki azalma oranı, akımın yükselme oranına göre daha fazladır. PV panellerin çıkış gücü sıcaklıkla ters orantılı olarak değişir. Ortam sıcaklığı arttıkça panelin çıkış gücü düşmektedir.
  • Conference Object
    NONLİNEER YÜKLÜ TRANSFORMATÖRLERDE K- FAKTÖRÜNÜN ANALİZİ
    (ISPEC, 2022) Adak, Süleyman
    Endüstriyel tesislerde transformatörlere bağlı yüklerin büyük bir kısmı nonlineer karaktesitiklidir. Bundan dolyı transformatörlerin boyutlandırması yapılırken nonlineer yüklerin dikkate alınması gerekir. Nonlineer yükleri besleyen transformatörler üzerinden akan yük akımı harmonik bileşenler içermektedir. Güç sisteminde bulunan harmonik bileşenler transformatörün ek yüklenmesine ve sargılarının ısınmasına sebeb olur. Buda transformatörde ek kayıplara ve transformatörün ömrü azalmasına sebeb olur. K faktörü taransformatörün akım ve gerilim değerlerindeki döşüşleri belirler. Harmonik bileşenler taransformatörün kapasite düşüşünün hesaplanmasında kullanılan bir faktördür. Harmonik bileşenler transformatörlerde kayıplara, ısınmaya ve izolasyon sorunlarına neden olurlar. Nonlineer yükleri besleyen transformatörler ya da standart transformatörler için K-faktörü kullanılır. Gene bu bağlamda, transformatörlerde manyetik çekirdek doyuma ulaştığında harmonik bileşenleri üretirler.. Harmonik bileşenler transformatörlerde demir ve bakır kayıplarının artmasına sebeb olurlar. Bundan dolayı nonlineer yükleri besleyen transformatörlerde K faktörünün dikkate alınması gerekir.
  • Conference Object
    NON-SİNÜZOİDAL KAYNAK VE NON-LİNEER YÜK DURUMUNDA ELEKTRİK DEVRELERİNDE GÜÇ FAKTÖRÜNÜN ANALİZİ
    (IKSAD, 2020) Adak, Süleyman; Cangi Hasan
    Günümüzde güç elektroniği tabanlı cihazların kullanımının artması elektrik şebekelerinde harmonik bileşenlerin artmasına neden olmuştur. Çünkü bu cihazlarda kullanılan anahtarlama elemanları non-lineer karakteristiktedir. Harmonikler nedeniyle oluşan gerilim ve akımın dalga biçimindeki bozulmalar, elektrik tesislerine ve bu tesislere bağlı tüketicilere zarar vermekte veya tamamen devre dışı bırakmaktadır. Harmonik bileşenler güç sisteminde güç faktörü değerinin düşmesine neden olur. Böylece güç sistemi veriminin düşmesine neden olur. Bu çalışmada non-sinüzoidal kaynak ve non-lineer yük durumunda güç faktörü değerinin analiziyapılmıştır.Elektrik şebekelerinin ve bu şebekelere bağlanan yüklerin arızasız bir şekilde çalışabilmesi için o sistemdeki dalga şeklinin sinüzoidal ve frekansının 50 Hz olması gerekir.Lineer olmayan yüklerin, elektrik dağıtım sistemlerinde, gerilim ve akım dalga biçiminde bozulma meydana getirdikleri uzun yılardır bilinmektedir. Ancak günümüzde; eskiden beri var olan lineer olmayan yüklere ilaveten, güç elektroniği elemanlarının hızla yaygınlaşması ise dalga şeklindeki bozulmaya duyarlı elemanların sayısındaki artış, bu konuda yapılacak çalışmaların önemini artırmıştır.
  • Conference Object
    PLC KONTROLLÜ ASENKRON MOTORLARA REAKTANS BOBİNİ İLE YOL VERME
    (ISPEC, 2020) Adak, Süleyman; Cangi Hasan; İnan Cemil
    Programmable logic controllers (PLCs) are electronic systems that designed to operate in industrial facilities and operate according to digital principles. These devices are designed to control a system with its own analog or digital input / output modules, functions such as logical control, timing and counting. In addition, PLCs can be used to collect data depending on various processes in production. These data are measurable data such as temperature, ambient temperature, humidity and the like. In this study, starting condition of three phase asynchronous motor controlled by PLC is investigated. Asynchronous motors draw about 3 to 7 times their rated current during the starting time. This current value is harmful to the network. Thus, this current value is reduced by connecting the reactance coil to the stator of the induction motors. The most commonly used motor type in the industry are asynchronous motors. The fact that it has a simple structure that works with alternating current and also requires low maintenance has made them more preferred in the industry than other motor types. PLCs are devices that can control the execution of the work in a specific order. For example; It can be used in the systems where the floors will be controlled in which order the elevators will be in which order. PLCs are long lasting and reliable. They can work safely in dusty, dirty, humid, electrically noisy environments. PLCs are very small and space-saving devices according to their capabilities. This allows the PLCs to be installed in any environment without any problems. In addition to logic-based operations, PLCs also include commands for performing mathematical operations. These features are one of the reasons that make PLCs superior.
  • Conference Object
    ÜÇ FAZLI YARIM DALGA KONTROLLÜ DOĞRULTUCUNUN GİRİŞ AKIMI HARMONİK ANALİZİ
    (ISARC, 2023) Adak, Süleyman
    Üç fazlı doğrultucular hem daha yüksek güç elde etmek için hem de daha düzgün distorsiyonu az DC gerilim sağlamak için kullanılan güç elektroniği devreleridir. Bir fazlı doğrultucu yaklaşık 15kW güçlere kadar çıkılmakta daha yüksek güçler için ise üç faz kullanımı gerekmektedir. Üç fazlı doğrultucular da bir fazlılar gibi kontrollü ve kontrolsüz olarak imal edilirler. Endüstriyel uygulamalarda doğrultucu devreler güç elektroniği devreleri arasında önemli yer tutmaktadır. Doğrulucuda bulunan tristörlerin tetikleme açıları değiştirilerek, Üçfazlı doğrultucunun ortalama çıkış gerilimi değiştirilebilir yani kontrol edilebilir. Diyotlu doğrultucuların sadece sabit bir çıkış gerilimi sağlarlar. Çıkış gerilimini kontrol edebilmek için, diyotların yerine faz kontrollü tristörler kullanılır. Tristörlü doğrultucuların çıkış gerilimleri, tristörlerin tetikleme acılarının kontrolü ile sağlanır.Faz kontrolünde kullanılan bir tristör, kapısına kısa bir darbe uygulanması ile iletime sokulur ve doğal veya hat komütasyonu nedeniyle kesime sokulur. Oldukça yüksek endüktif yük durumunda, giriş geriliminin negatif yarı cevrimi boyunca doğrultucunun diğer tristörün tetiklenmesi ile kesime sokulur. Faz kontrollü doğrultucular AC'den DC'ye dönüştüren doğrultuculardır ve endüstriyel uygulamalarda özellikle değişken hızlı sürücülerde, küçük beygir güçlerinden megawatt seviyelerine kadar kullanılırlar.Üç fazlı kontrollü doğrultuçu giriş akımı sinus formunda değildir. Bundan dolayı harmonik bileşenler içerir. Bu çalışmada giriş akımı harmonik analizi gercekleştirilmiştir.
  • Book Part
    BİR FAZLI TRANSFORMATÖRÜN MODELLENMESİ VE ANALİZ
    (Platanus, 2023) Adak, Süleyman
    Elektromanyetik endüksiyon prensiplerine göre akımı veya gerilimi frekansı değiştirmeden yükselten veya düşüren hareketli parçası bulunmayan elektrik makinelerine transformatör denir. Elektrik enerjisi üretildiği yerden çok uzak tüketim bölgelerine kolayca taşınabilmesidir. Bu taşımanın ekonomik ve az kayıplı olması için gerilimin yüksek, akımın değerinin ise düşük olması gerekir. Gerilimi değerini yükseltmek için transformatörleri kullanılır.
  • Conference Object
    FOTOVOLTAİK PANELLERDE KISMİ GÖLGELENMENİN ÇIKIŞ GÜCÜ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
    (UBAK, 2018) Adak, Süleyman; Cangi Hasan; Yılmaz Ahmet Sedar
    Fotovoltaik (PV) paneller üzerinde önemli etkisi olan parçalı gölgelenmenin Matlab/Simulink ortamında modeli çıkartılmış olup çıkış gücü üzerindeki olumsuz etkisi incelenmiştir. Gücü 300 Watt olan PV panelinin benzetimi Matlab/Simulink programı yardımıyla oluşturulmuştur. 4 adet paralel bağlı PV panellerinin kısmi gölgelenmede çeşitli ışıma değerleri için çıkış gücünün analizi yapılmıştır. PV sistemlerde paneller üzerindeki kirlilik, toz ve kısmi gölgelenmede çıkış enerjisinde kayıplar oluşmaktadır.PV paneller genellikle 24 ile 72 hücreden oluşur. Güneşten gelen ışıma nenerjisi hücre üzerine düştüğünde hücrede yaklaşık 0.58 V indüklenir. Hücrelerde indüklenen gerilim genellikle sabittir. PV hücreler seri-paralel kombinasyonu şeklinde bağlanarak çıkış gerilim ve güç değeri arttırılabilir. PV panellere genellikle güneşten gelen ışıma gün boyunca değişme göstermektedir. PV panellerin üzerinde kısmi gölgelenme olması durumunda panelin ürettiği enerjide azalmalar oluşur. Söz konusu enerji azalmasını önlemek için "By-pass Diyotlar" kullanılır. Gölgeli durumlarda By-pass diyotları aktif hale geçerek paneldeki enerji azalmasını önler. PV panelinin pozitif ve negatif çıkış uçlarına By-pass diyotları ters yönlü olarak bağlanır. Kısmi gölgelenmede By-pass diyotu kısa devre özelliği göstererek akımın akmasını sağlar. By-pass diyotları sayesinde PV sistemi daha etkin ve kesintisiz bir şekilde çalışmasını sağlar. Bu çalışmada kısmi gölgelenmenin çeşitli halleri için simülasyonlar gerçekleştirilmiş olup PV modüllerinin gerilime bağlı olarak gerilim-akım (V-I) ve gerilim-güç (V-P) eğrileri elde edilmiştir.
  • Conference Object
    FOTOVOLTAİK PANELİN SİMULİNKİNİN EŞDEĞERİNİN BULUNMASI VE ANALİZ
    (MAS, 2018) Adak, Süleyman; Cangi Hasan; Yılmaz Ahmet Sedar
    Yenilenebilir enerji kaynaklarının en önemlisi olan güneş enerjisi doğrudan güneş ışınlarından elde edilir. Fosil yakıtların çevreye verdikleri zararlara karşılık, yenilenebilir enerji kaynakları temiz ve çevre dostu olarak bilinirler. Günümüzde evlerin ve hatta küçük işletmelerin büyük bir kısmı artık güneş enerjisinden faydalanmayı düşünmektedir. Fotovoltaik (PV) hücreler yüzeyleri üzerine gelen güneş ışığını elektrik enerjisine dönüştüren yarıiletken maddelerdir. PV hücreler, seri-paralel bağlanarak istenilen güçte PV panel oluşturulabilir. Buna ek olarak, PV paneller seri-paralel olarak bağlandığında PV dizinler oluşur. PV hücre ve panelin eşdeğer modelini elde etmek sistemin analizini yapmak ve verimliliği artırmak için gereklidir. PV panele ait matematiksel formülleri bu eşdeğer simulink model üzerinden elde etmek oldukça kolaylaşır. Bu çalışmada, PV panel için Matlab/Simulink’tebir model geliştirildi. PV panele ait simulink’ten hareketle I-V ve P-V eğrileri elde edildi.
  • Conference Object
    DİNAMİK DEVRELERİN BİLGİSAYAR DESTEKLİ DURUM DEĞİŞKENi MODELİ İLE ANALİZİ
    (MAS, 2022) Adak, Süleyman
    Elektrik devrelerinde akım, gerilim değerleri devrenin analizi sonucunda belirlenir. Devre analizi içeriği elektrik, elektronik ve haberleşme mühendisliğinin temelini oluşturur. Dinamik devrelerin analizinde durum değişkenleri yöntemi kullanılır. Bu yöntemde tam çözüm, öz çözüm ve zorlanmış çözüm oldukça önemlidir. Elektrik devrelerinde enerji depolayan devre elemanlarına ait değişkenler durum değişkeni olarak seçmeliyiz. Çünkü bu devre elemanlarının değerleri, şarj ve deşarj durumlarında tanımlı oldukları diferansiyel denklemlere göre değişirler. Dirençler üzerlerinde güç harcanan devre elemanlarıdır. Üzerlerinden gecen akım ve uçlarındaki gerilim düşümü sabit olup değişken olarak alınamaz. Elektrik devrelerinde durum değişkenlerinin sayısı bu devrede bulunan L, C gibi enerji depolayan devre elemanların sayısı kadardır. Elektrik devrelerinde durum denklemlerinin bulunmasında graf teorisi kullanılır. ÖnceNverilen elektrik devresi için uygun bir ağaç seçilir. Bu ağaç, aşağıdaki koşulları içermelidir. Ağaç içinde gerilim kaynakları dal olarak seçilir. Gerilim kaynaklarının yönü pozitiften negatife doğru seçilmelidir. Devredeki akım kaynakları kiriş olarak seçilir ve yönleri akım kaynağının yönüdür. Kondansatörlerin hepsi dal olarak seçilir. Ağacın yapısını bozuyorsa kiriş olarak seçilmelidirler. Kondansatörün uçlarındaki gerilim ile endükteans akımı durum değişkeni olarak alınmalıdır. Ağaç içinde endüktansların dal olarak alınır eğer ağacın yapısını bozuyorsa kiriş olarak alınabilir. Devredeki dirençler ağaç içinde dal veya kiriş olarak alınır.NElektrik devrelerinde tüm düğüm gerilimlerini ve tüm kollardaki akımları bulmak için devrenin analizi gerçekleştirilir. Doğru akım (DC) yalnızca bir yön ve doğrultuda akan akım şeklindedir. Doğru akım devrelerinde enerji depolayan kondansatör ve endüktans gibi devre elemanlarının bulunursa bu elemanlar durum değişkeni olup bu devrenin analizinde durum değişkenleri yöntemi kullanılır.
  • Conference Object
    ÜÇ FAZLI INVERTERİN ANALİZ VE TASARIMI
    (EJONS, 2019) Adak, Süleyman
    Inverterler doğru akımı alternative akıma dönüştürürler. Tek fazlı veya üç fazlı olarak imal edilirler. İnverterler indüksiyon ile ısıtmada, AC makinelerin sürülmesinde (beslenmesinde), regüle (ayarlı) gerilim ve frekanslı güç kaynaklarında, kesintisiz güç kaynaklarında ve yenilenebilir enerji kaynaklarında yaygın olarak kullanılırlar. İnverterlerde anahtarlama elemanları olarak, Tristör, BJT, IGBT, MOSFET gibi devre elemanları kullanılır. Bu anahtarlama elemanları iletim ve kesim modunda çalıştırılırlar. İnverterler beslenme özelliklerine göre “akım beslemeli” ve “gerilim beslemeli” olarak iki gruba ayrılırlar. Gerilim beslemeli inverterler sabit DC gerilimle beslenmesine karşılık akım beslemeli inverterler akım kaynağından beslenirler. Gerilim kaynağına seri olarak yüksek bir endüktans bağlandığında akım kaynağı oluşturulur. Akım veya gerilim beslemeli inverterler arasında yapılacak seçim, yükün özelliklerine gore değişir. Yük harmonik akımlara karşı yüksek empedans gösteriyorsa gerilim beslemeli inverterler tercih edilmelidir. Buna karşılık yük harmonic akımlara karşı düşük empedans gösteriyorsa, akım beslemeli inverterler secilmelidir. Inverterlerde harmonikleri yok edecek filtrelerin tasarımında her harmonik bileşenin seviyesi önemlidir. Eğer inverter çıkışında bir filter kullanılırsa, daha yüksek mertebeden olan harmonikler daha çok filitrelenir. Bu nedenle her harmoniğin hem frekansının hem de genliğinin bilinmesi önem taşır.
  • Conference Object
    ÜÇ FAZLI BİLEZİKLİ ASENKRON MOTORLARA PROGRAMLANABİLİR DENETLEYİCİ KULLANARAK YOL VERME
    (Farrabi yayınevi, 2019) Adak, Süleyman; Cangi Hasan
    Endüstriyel kontrol uygulamalarında sağladıkları avantajlar dan dolayı programlanabilir lojik denetleyicileri (PLC)’ler kullanılır. PLC'ler yüklenen yazılım programı göre sistemleri göre kontrol eder. PLC'nin temel elemanları arasında giriş modülleri, merkezi işlem birimi (CPU) ve programlama cihazı bulunur. CPU, yüklenen yazılım programına göre girişleri, çıkışları ve diğer değişkenlerin durumunu değerlendirir. CPU daha sonra çıkışların durumunu kontrol etmek için sinyaller üretir. Çıkış modülleri, CPU'dan gelen kontrol sinyallerini, çeşitli çıkış cihazlarını kontrol edebilmek etmek için dijital veya analog değerlere dönüştürür. Programlama cihazı yazılım programını veya değişikleri PLC’ye yüklemek için kullanılır. Bu çalışmada, sanayide sıklıkla kullanılan bilezikli asenkron motorların kontrolü incelenmiştir. Bilezikli asenkron motorlara yol verme, rotor devrelerine sine direnç bağlanarak gerçekleştirildi. Şirketler, sanayiciler üretim sürecinde PLC'leri kullandıkça rekabet güçleri de artacaktır.