Acar, Hayrullah
Loading...
Profile URL
Name Variants
Job Title
Prof. Dr.
Email Address
hayrullahacar@hotmail.com
Main Affiliation
Department of Kurdish Language and Literature / Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
SDG data is not available

This researcher does not have a Scopus ID.

Documents
0
Citations
0

Scholarly Output
26
Articles
4
Views / Downloads
431/2320
Supervised MSc Theses
22
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
22
Supervised Theses
22
| Journal | Count |
|---|---|
| e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi | 3 |
| Mukaddime | 1 |
Current Page: 1 / 1
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

26 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 26
Master Thesis Dîwana laxer(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Yılmaz, Hacı; Acar, HayrullahKlasik Kürt Şiirinin şairlerinden biri olan Laxer 19. Yüzyılın sonlarında ve 20. Yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır (1866? – 1927). Müküs bölgesindendir; adı Tinis olan bir köyde doğmuştur. Mezarı da şu anda Van Edremit'e bağlı Elmalı (Zivistanî) köyündedir. Medrese geleneğinden gelen Laxer'in aile kökeni Behdînan bölgesine dayanır. Mir Hesen Veli, Kırmızı Medrese ve Arvas Medresesi gibi, yaşadığı coğrafyanın en meşhur medreselerinde dini ve edebi eğitimini gören Laxer, tasavuf ehlidir ve Nakşî tarikatına intisabı vardır. Edebi olarak Melayê Cizirî'den çok etkilenen şair, şiirlerinde daha çok din, tasavuf, aşk, tabiat temalarını işlemiştir. Şiir divanı, oğlu döneminde bir sel felaketine maruz kalır ve büyük zarar görür. Çoğu artık okunamaz hale gelir, ne var ki oğlu yine de biri arapça, biri farsça ve yirmi sekiz tanesi de kürtçe olmak üzere otuz tane şiirini kurtarıp yeniden yazmayı başarır. İşte bu otuz güzel şiiri ile Laxer olarak kürt edebiyatı tarihine geçer. Halk arasında Mela Umerê Aşiq ya da Mela Umerê Tînîsî olarak bilinen Laxer, şiirlerinde Laxer mahlasını kullandığı için edebiyat sahasında şair Laxer olarak tanınır. Bu çalışmamızda, onun hayatı, divanı ve görüşleri üzerine detaylı durmanın yanı sıra şiirleri hakkında biçimsel, içeriksel ve tematik tahliller yaptık.Article KLASIK KÜRT EDEBİYATINDA FARSÇA ŞİİR YAZIMI VE WEDA'Î ÖRNEĞİ(2016) Acar, HayrullahFars dili bütün komşu dilleri etkilemiştir. Osmanlı devleti coğrafyasında farsça eğitimde etkin bir konumdaydı. Medrese ve mekteplerde arapçanın yanısıra farsça eğitim de verilmekte idi. Bu durum farsça yazan şairlerin sayısının fazla olmasında başlıbaşına bir sebeb idi. Kürt medreselerinde de bu durum geçerliydi. Bu bakımdan, klasik kürt edebiyatının temellerinin bu medrese ehillerince atıldığını söylemek mümkündür. Melayê Cizîrî'den başlayıp Feqiyê Teyran, Ehmedê Xanî, Melayê Bateyî ve Şêx Ehmedê Feqîr'e kadar sayabileceğimiz bütün şairler bu medreselerden yetişmiş kişilerdir. Bu şairlerin tümü fars edebiyatından haberdar olup, aynı zamanda tümü Farsça da yazmışlardır. Weda'î de Müküs Beyliği döneminde yaşayıp, Farsça yazmış güçlü şairlerden biridir. Weda'î, tahmini olarak 1790'da Müküs'te dünyaya gelmiş olup 1850'de wefat etmiştir. Divanında Kürtçe şiirlerinden fazla Farsça şiirleri yer almaktadır. Kürtçe yazmış olduğu şiirlerinde gösterdiği başarıyı Farsça şiirlerinde de sürdürmüştür. Bu makalede Farsça yazan kürt şairlere örnek teşkil etmesi bakımından, Weda'î'nin Farsça şiir yazıcılığı üzerinde ayrıntıyla durulmuşturArticle Melayê Cizîrî Bibliyografyası(2017) Yakup Aykaç; Hayrullah Acar; Abdurrahman Adak; Aykaç, Yakup; Acar, Hayrullah; Adak, AbdurrahmanMelayê Cizîrî'nin divanı klasik Kürt edebiyatında en ünlü ve en yaygın edebî eserlerden bir tanesidir. Bundan dolayı divanının birçok elyazma nüshası, kitap baskısı, divan şerhi ve çevirileri mevcuttur. Özellikle son dönemlerde Mela ve divanıyla ilgili birçok araştırma yapılmıştır. Bunu rahatlıkla ifade edebiliriz ki klasik Kürt edebiyatında Mela ve divanıyla ilgili çalışmalar bibliyografik ve literatür olarak ileri bir seviyeye ulaşmıştır. Bu makale Mela ve divanıyla ilgili bibliyografik bir çalışmadır. Bu araştırmanın amacı Melayê Cizîrî ile ilgili yapılan çalışmaları akademik bibliyografya çerçevesinde tespit etmek, toplamak ve tanıtmaktır. Cizîrî ile ilgili yapılan geçmişteki çalışmalar, akademik bazı önemli çalışmaların tanıtımı, sistematik bir şekilde bibliyografik listelerin hazırlanması bu makalenin temelini oluşturmaktadır. Bibliyografya bu çalışmada şu başlıklar altında incelenmiştir: Elyazma nüshalar ve kitap baskıları, Mela ile ilgili araştırma kitapları, Mela'nın divan şerhleri, lisanüstü tezleri, makale ve ansiklopedi maddeleri, sempozyum ve konferans tebliğleri ile popüler edebiyat ve kültür dergileriMaster Thesis Ferhenga berhevkarîyê ya devoka serhedê (Di mînaka 5 berhemên Kurdên Kafkasyayê de)(2023) Koçuk, Hüseyin; Acar, HayrullahHer dil, farklı lehçe ve ağızlara sahiptir. Kürt dili de geniş Kürdistan coğrafyasında diğer dillerde olduğu gibi birçok lehçe ve ağızlara sahiptir. Her bir bölgeye göre de Kürt dilinin farklı lehçe ve ağızları oluşmuştur. Örneğin: Botan ağzı, Serhat ağzı, Behdinan ağzı, Tori ağzı, Horasan ağzı vb. Her ağız da fonetik, morfolojik, cümledizimi ve kelime hazinesi açısından kendine mahsustur. Serhat ağzı da Yukarı Kurmancca'nın ağızlarından biridir ki bazı özellikleriyle Kürtçenin diğer ağızlarından farklıdır. Bu çalışmada Serhat yöresine ait bazı yazılı eserlerden kelime, deyim ve atasözlerinden oluşan bir sözlük derledik. Biz bin dolaylarinda madde girişi yaptık, bunun haricinde her madde en az iki anlamıyla birlikte ve varyantlarıyla verildi. Böylelikle bu sözlükte dört bin dolaylarında kelime derlendi. Bu çalışmada görülüyor ki Serhat Ağzı kelime dağarcığı yönüyle Kürtçe'nin diğer ağızlarından farklıdır ve bağımsız bir ağızdır. Bu çalışmamız, Serhat Ağzı'nı Kürt entelektüel camiasında daha çok görünür kılacak. Bununla birlikte bu çalışmamız Kürtçe Dilbilimi'nde sözlükbilimi çalışmaları ve Serhat Ağzı üzerine yapılacak çalışmalar için başvurulacak bibliyografik ve başlıca kaynak görevinde olma iddiasındadır. Anahtar Kelimeler: Sözlük, Kürtçe Sözlük Bilimi, Kürtçe Sözlükçülüğü, Ağız, Serhat Bölgesi AğzıMaster Thesis Hîmên helbesta kovara Tîrêjê(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2014) Öztürk, İrfan; Acar, HayrullahBu tezde Tîrêj Dergisi şiirinin temel esasları yorumlanmış. Tîrêj dergisi, 1979 yılında yayına başlamış ki bu tarih bir çok açıdan önemli bir tarihtir. Çünkü hem Türkiye'de hem de dolayısıyla Kürtler arasında siyasetin dinamik olduğu bir tarihtir. Bu tarih "Soğuk Savaş" dönemi içinde yer alan bir tarihtir. Dünyada var olan iki blok Sosyalist Blok ve Kapitalist Blok olarak tanımlanıyor ve bu bloklar arasındaki mücadele bütün dünya siyasetini doğrudan ve dolaylı olarak etkiliyordu. Soğuk Savaş bağlamında çoğu zaman teknoloji, sanat, kültür ve edebiyat bir ideolojik argüman olarak kullanılıyordu. Bu dönemde, Kuzeydeki Kürtler arasında da siyaset dinamikti ve bir çok parti, kuruluş ve fraksiyon kurulmuştu. O parti, kurum ve fraksiyonların çoğu konjunkturel siyasetin de etkisiyle, sosyalist bir siyaset yürütüyorlardı. O kuruluşlardan biri de DDKD idi. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde tamamı Kürtçe ve iki lehçesi (Kurmancî, Zazakî) ile yayınlanmış ilk dergi olan Tîrêj de bu kuruluşun öncülüğüyle yayına başlamıştır. Ulusal ve ideolojik bir siyaset güden bu kuruluş derginin içeriği ve şiiri üzerinde etkili olmuş ki modern Kürt şiirinin en önemli duraklarından biri olan Tîrêj şiiri ulusalcı ve sosyalist bir şiir halini almıştır. Bu çalışmada bu iki temel yapı ve bağlamları açısından Tîrêj şiiri yorumlanmıştır. Tîrêj dergisinin sayıları içerik (Şiir, makale, öykü vb. ) ve editöryal yazılar açısından değerlendirilmiş derginin şiirinin temel esasları ulusallık, modernite, ideoloji olarak tespit edilmiştir tarafımızdan. Diğer taraftan da bu kavramlar üzerinden, varoluş sorunu olarak edebniyat, metindışılık ve edebiyatdışılık, zamandışılığın da önemli esaslar olduğu tespit edilmiştir. Bu tezde görülmüş ki bu esaslar derginin bir çok şiirinde kendilerini göstermişlerdir. Bu tezde, ulusallık, varoluş sorunu, metindışılık, zamandışılık, modernite, ideoloji kavramları değerlendirilmiş ve bu esaslar Tîrêj dergisi şiirnde tespit edilmeuye çalışılmış ve okuyucu merkezli bir perspektifle şiirler bu esaslara göre yorumlanmıştır.Master Thesis DENGBÊJÎ DI PEYWENDA PATRONAJÊ DE(Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü, 2014) Gürür, Zeki; Acar, HayrullahDi afirandin û îcrakirina performansên hunerî û edebî de rola “desthilati”yê aşkera ye. Armanca vê xebatê jî li dor nimûneyên kultura kurdî ya devkî, vekolana rola “desthilati”yê ye. Di vê xebatê de jî têkiliya desthilatî û hunerê, di peywenda dengbêjan û wan dezgehên ku hamîtiya wan kirine de hatiye nirxandin. Ji ber ku di çêbûn û geşedana kultura kurdî ya devkî de roleke sereke dilîzin, ev dezgeh li gorî tezahurên modernîzmê yên li ser civaka kurdan bi du awayî hatiye dabeşkirin: pêş-modern û modern. Her wisa di vê lêkolînê de, têkiliya patronaj û dengbêjan di 2 beşan de hatiye vekolandin. Di destpêka vê xebatê de, ji ber ku dengbêjî parçeyek ji kultura devkî ya kurdî ye, ew di konteksta hefizeya civakî, dîroka devkî û kultura devkî de hatiye vekolandin û derbarê babetê de nimûneyên lîteraturê hatiye destnîşankirin. Di nav malûmatên kultura kurdî yên pêşîn de agahiyên derbarê dengbêjiyê û kultura devkî de hatine dayîn. Tesirên îcatkirina çapxaneyê û amûrên teknolojiyê yên li ser afirandina berhemên devkî û nivîskî, di nimûneyên civakên ku di heman qonaxê re derbas bûne, li dor kultura kurdî hatiye gengeşekirin. Şert û mercên sedsala XXan ên siyasî û civakî gelo tesireke çawa li ser afirandina berhemên kulturî û hunerî kirine, di vê beşê de hate gengeşekirin. Di beşa yekem de, paşxaneya sîstemên îdarî yên Kurdistanê, têkiliyên mîrektiyên kurdan û dewleta osmaniyan hatiye pêkolekirin û bizavên hunerî û edebî yên di sîstema mîrektiyan de hatiye afirandin, di peywenda patronajê de hatiye gengeşekirin. Ji sedsala XVIan heta sedsala XXan, digel dînamîkên ku tesira xwe li ser sîstemên îdarî yên Kurdistanê kirine û têkiliya hunerê, hatiye ravekirin û di berhemên huner û edebiyatê de, têkiliya hamî û hozan/edîban hatiye vekolandin. Di van nimûneyan de jî diyar bû ku, di navbera desthilatî û afirandina berhemên hunerî û edebî de têkiliyeke xurt heye. Di afirandina huner û edebiyatê de rola desthilatiyê di vê beşê de hatiye nirxandin. Di beşa 2an de, ji sedsala XVIan heta sedsala XXan, veguherînên desthilatiyê di nimûneyên wekî mîr, şêx û axa de hatin nirxandin û tesira van a li ser çalakiyên edebiyat û hunerê hate gengeşekirin. Her wisa kesên wisa yên ku behs li ser e, xwedî hêzeke aborî û siyasî ne û ji aliyê civakê ve wekî esilzade tên qebûlkirin. Lewma jî rol û delameta wan a di afirandina huner û edebiyatê de hate gengeşekirin. Piştî ku di sedsala XXan desthilatiya mîrektiyan têk çû, nifûza şêxan li ser civakê zêde bû. Di dawiya sedsalê de jî êdî desthilatî iii berbelav bû û axayan hikmê xwe li ser civakê ferz kir. Ev guherîn li dor nimûneyên hunerê û nemaze jî stranên dengbêjiyê hate tehlîlkirin. Dîsa di nav vê beşê de, aliyê huner û desthilatiyê, di peywenda mekanê de hate vekolandin û tesira wan a li ser naveroka hunerê di bin navê cîgehên hîmayekirinê de hate gengeşekirin. Her wisa di qesr û qonax, odeyên girêgirên gundan, radyo û mala dengbêjan de sedemên çênebûna/qelsbûna sîstema patronajê digel paşxaneya wê ya tarîxî û siyasî ve hate helsengandin. Têkçûna desthilatiyê, di gelek aliyan de encamên neyînî li ser dengbêjan kir û veguherîneke cureyên stranan pêk anî û epîk têk bir. Her wisa hin teşebisên vejandina kultura dengbêjiyê di bin banê dezgehan de hate nirxandin. Di sernavê Mala Dengbêjan de nimûneyeke dîwana dengbêjan hate tehlîlkirin û wekhevî û cudahiyan wê digel dengbêjiyê hate gengeşekirin.Master Thesis DI TRADÎSYONA DENGBÊJIYA KURDÎ DE ŞAKIRO (JIYAN Û BERHEM)(Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü, 2014) Öztürk, Serdar; Acar, HayrullahÇand, têgeheke wisa berfireh e ku tevayiya bastanî, kevneşopî û baweriyan û di nav xwe de dihewîne, bi kurtî ew tiştên ku mirov di nava civakê de hîn bûye re çand tê gotin. Çandên ku tenê ragihandinê bi ziman pêk tînin, ji nivîsê û matbaayê ne haydar in wekî “çanda devkî ya yekemîn” tê binavkirin. Bi pêşketina teknolojiyê amûrên wekî radyo, televîzyon û amûrên din ên elektronîk, nivîs careke din qelibiye ser zimanê axaftinê, ev yek jî wekî “çanda devkî ya duyemîn” hatiye binavkirin. Çanda kurdan jî bêtir bi awayekî devkî heta roja îro hatiye. Berdevkên vê çandê yên herî berbiçav jî dengbêj in. Dengbêjan bi kilam û çîrokên xwe çanda kurdan ji nivfşên nû re ragihandine. Wana ev yek di çarçoveya hosta û şagirtiyê de pêk anîne. Kêm zêde hemû bûyerên rojane, pirsgirêkên siyasî, şer û evîn bûne mijara kilamên dengbêjan. Dengbêjan bi vî rengî dewlemendiya zimanê kurdî heta roja îro parastine. Lê mixabin bi pêşketina teknolojiyê re civak ji dengbêjan dûr ketiye. Derfetên îcrakirina hunera wan kêm bûye. Bi hilweşîna pergala mîrektiyê û begîtiyê re dengbêj tenê mane û bi pirsgirêkên aborî re rû bi rû mane. Di bin van şert û mercan de hin dengbêjan hunera xwe heta mirina xwe domandine. Yek ji van Dengbêj Şakiro ye. Ev xebat bi mebesta danasîna jiyan û hunera Şakiro hatiye amadekirin Şakiro di dengbêjiya kurdî ya sedsala XXan de xwediyê cihekî girîng e. Bi taybetî yek ji nûnerê dengbêjiya herêma Serhedê tê nasîn. Şakiro di jiyana xwe de hemû keda xwe ji bo dengbêjiyê daye. Bi dehan kaset dagirtine lê belê bi xwe tu caran neketiye studyoyan. Şîrketên muzîkê kasetên ku Şakiro bi amatorî li ber teyibê dagirtine li studyoyan ji nû ve weşandine û belav kirine. Şakiro dengê xwe yê tenor bi hostatî bi kar aniye. Wî bi stila xwe rengekî cuda daye dengbêjiya kurdî. Mirov dikare di kilamên Şakiro de nîqaş, nifir, dua, gazin û şîretan bibîne. Bi taybetî bi kilamên evînê Şakiro bûye berdevkê dildar, xemgî û dilşadan. Ev xebat ji destpêkek û du beşan pêk tê. Di destpêkê de pênaseya çanda devkî hatiye kirin. Di çanda devkî de rola “bîr” ê û bandora wê ya li ser çanda devkî hatiye nîqaşkirin. Vebêjerî û çîrokbêjî ji hin aliyan ve hatiye raçavkirin û danasîn. Di beşa yekem de çanda devkî ya kurdî, dengbêj û saziya dengbêjiyê; di dengbêjiyê de perwerdehî, qadên ku dengbêjî lê hatiyê îcrakirin hatiye nîqaşkirin. Di dengbêjiyê de şêwêyên îcrakirinê û li gor mijaran kilamên dengbêjiyê hatine dabeşkirin. V Di dengbêjiya kurdî de tradîsyona Serhedê bi nav û deng e. Şakiro jî yek ji nûnerên vê trdîsyonê ye. Di vê beşê de hin taybetmendiyên vê tradîsyonê hatine destnîşankirin. Her çiqas hejmara wan kêm be jî dengbêjên jin di nava kevneşopiya dengbêjiyê de cihê xwe girtine lê di warê îcrakirina hunera xwe de bi hin pirsgirêkan ve rû bi rû mane, Ji ber vê yekê di vê beşê de me behsa çend dengbêjên jin ên navdar kir, û pirsgirêkên ku jinên dengbêj pê re rû bi rû mane hatin vekolandin. Gelek muzîkjenên kurd ê roja me di warê afirandina stranan de ji kevneşopiya dengbêjiyê sûd wergirtine, û kilamên dengbêjan bi formên cuda ji nû ve şîrove kirine, lewma jî di muzîka kurdî ya nûjen de bandora dengbêjiyê bi hin mînakan dîsa di vê beşê de hate nîqaşkirin. Di beşa duyem de jiyana Dengbêj Şakiro hatiye vegotin û kilamên wî ji alî mijarên wek nifir, dua, evîn, şer û hwd. ve bi berfirehî hatine nirxandin. Li ser nîqaşa şagirtiya Şakiro ya Dengbêj Reso nêrînên dengbêjan û lêkolîneran hatine ragihandin.Master Thesis Xwêndinewey dû romanî Pêşbaziya Çîrokên Neqediyayî û Gaboȓ be gwêrey teorîy rexneyî Louis Althusser(2019) Ebrahımı, Seyed Mazhar; Acar, Hayrullah; Sadjadi, Seyed BakhtiarBu çalışma çoğunlukla Bakûr ve İran Kürdistanı'nda dil sorunu ile ideolojinin Kürt bireyinin bu sorunla yüzleşme sırasındaki özneleşme sürecine etkisine eğilmekte. Bunun için Şener Özmen'in Pêşbazîya Çîrokên Neqedîyayî adlı romanı ile Seyed Qader Hidayeti'nin Gabor adlı romanı Louis Althusser'in 'ideoloji', 'devletin baskı ve ideolojik aygıtları' ve 'özne' kavramları bağlamında ele alındı. Çalışma fiziksel baskının yanı sıra Kürtçenin ideolojik aygıtlar yoluyla marjinalleştirme sürecine maruz bırakıldığını göstermekte. Bu süreçte, Althusser'in teorisine göre, devlet ile işbirliği içerisinde dört etkin aygıt olan aile, okul, din ve medyanın itaatkâr bir özne oluşturmayı başardıkları görülmüştür. Bu oluşturulan özneler ideolojik uygulamalarla beraber baskı kullanma yoluyla itaatkâr olmayan özneler için en çok engel oluşturan kişilerdir. Her iki romanın başkahramanları dil savunucusu üç özne olarak egemen ideolojiye itaat etmezler. Bu yüzden tehditle karşı karşıya kalırlar ve bu kahramanlardan bir tanesi dini kurumlar yoluyla kandırılan bir özne tarafından öldürülür. Diğerleri ise zorunlu olarak kaçma yolunu seçerler. Her iki metindeki itaatkâr özneler baskı ve ideolojik aygıtların etkisi altında oluşturulmuşlardır. Fakat Gabor adlı romanda baskı daha egemendir. Pêşbazîya Çîrokên Neqedîyayî adlı romanda ise ideolojik aygıtlar baskın olup bu aygıtlar Kürt dilini marjinalleştirme sürecinde başarılı olmuşlardır; öyle ki özneler zorla benimsetilen durumu 'özgürce' yeniden üretirler. Bundan dolayı ideolojinin gizli gücü ve Bakûrdaki dil baskısının şiddeti göz önüne alındığında Bakûrdaki egemenlerin daha başarılı bir şekilde hedeflerine ulaştıkları söylenebilir. Bununla beraber Gabor adlı romandaki itaatkâr öznelerin yazılı Kürt diline karşı olan tutumları Pêşbazîya Çîrokên Neqedîyayî adlı romandaki öznelerin tutumlarına bir dereceye kadar benzese de fakat onlar baskı aygıtına karşı duydukları korku ve yıldırma yüzünden dillerine karşı çıkarlar ve ideoloji tam anlamıyla beyinlerini işgal edememiştir. Genel olarak Gabor'daki baskın ortam; baskı, umut ve başkaldırı iken Pêşbazîya Çîrokên Neqedîyayî'nin baskın ortamı ise ideoloji, umutsuzluk ve başarısızlıktır. Buna rağmen adı geçen romanda hocasını öldüren katilin pişman olması, onun fikirlerinin hakikatini anlaması ve ayrıca Gabor'daki başkahramanların yılmayıp dil uğruna isyan etmeleri direnişin sürekliliğinin göstergesidir. Anahtar Kelimeler: Kürtçe, ideoloji, baskı aygıtı, özne, Bakur, İran Kürdistanı, Pêşbazîya Çîrokên Neqedîyayî, Gabor.Master Thesis Teza Lîsansa Bilind Tesrîfa teremaxî(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2016) Üneşi, Aydın; Acar, HayrullahVan"ın Bahçesaray (Muks) ilçesine bağlı Yaylakonak (Teremax) köyünde dünyaya gelen Eliyê Teremaxî, 16-17. Yüzyıllarda yaşamış bir kürt medrese bilginidir. Teremaxî Kürt dili tarihinde ilk defa Arapça gramerini Kurmanci Kurtçesiyle kaleme almıştır. Teremaxi eserinde Kurmanci Kurtçesi gramerine de özel bir yer ayırmış, bunun yanı sıra Arapça, Farsça ve Kurmanci Kürtçesi gramerlerini karşılaştırmıştır. Çünkü O dilbilimci olarak Kurmanci Kürtçesiyle Arapça ve Kurmanci Kürtçesi gramerleri hakkında nesir olarak kürtçe eser yazan ilk kişidir. Tesrifa Teremaxî'nın ilk elyazmasi 1850"li yıllarında Hakkari"de bir mollanın yanında bulunmuş olup, Mela Mahmûdê Bazîdî onun bir örneğini kaydetmiş ve Kürt medreseleri ile eserin yazarı hakkında bir önsöz eklemiştır. Rusyanın Erzurm konsolosu A. Jaba eseri Leningrad (Petersburg)"ta bulunan Sovyet Bilimler Akedemisi arşivine göndermiş olup,eser günümüze kadar burada muhafaza altında bulunmaktadır. Marûf Xeznedar da el yazmayı oradan alarak 1971'de Bağdat'ta, bir önsözle birlikte yayınlamıştır. Eser bir giriş ile 31 bölümden oluşmuş olup medrese mensuplarından Arapçaya yeni başlayacaklar için hazırlanmış. Tesrifa Teremaxî"nin transkripsiyonu ve dilinin günümüz konuşma diline adapte edilmesiyle şive, dil gramer açısından incelenmesi, Kurmanci Kürtçesi çalışmaları için önemli bir dayanak olmuştur. Tesrîf tarîhsel boyutlarıyla, Kürdistan medreseleri müfredatı içerisindeki ders kitaplari arasında önemli bir yer edinmiştir.Master Thesis Dengbêjnên jin ên Radyoya Erînavê(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Polattağ, Habibe; Acar, HayrullahDengbêjlik geleneği kürtlerin sahip olduğu sözlü kültürün en önemli unsurlarından biridir. Dengbêjlik, ana fonksiyonlarının yanısıra kürtler için tarihi belge olma özelliğine de sahip olmuştur. Dengbêjlik sanatını icra edenler halk arasında önemli bir statüye sahip olmuşlardır. Dengbêjlik eski dönemlerden beri hem kadınlar hem de erkekler tarafından icra edilmiş fakat sosyal sebeplerden dolayı kadınlar divanlarda pek yer alamamışlardır. Bu tezle kadınların dengbêjlik serüveninin tanımaya çalıştık. Tezin ana soruları şunlardı: Kadınlar dengbêjlik geleneğinde nasıl bir rol oynadı, Kadınlar dengbêjlik sanatını üretirken ve icra ederken nasıl sorunlarla karşılaştılar, bu alanda onların işini kolaylaştıran ve zorlaştıran unsurlar nelerdir? Kafkas Kürtleri Sovyetler birliğinin değişen eğitim politikaları sayesinde önemli gelişmeler yaşadı. Kürtçe eğitim onlara milli bir bilinç kazandırdı. Kürtler bu milli bilinçle edebiyat, akademi ve müzik gibi alanlarda önemli çalışmalara imza attı. Bu çalışmalar içinde en çok ses getiren ve tanınan kuşkusuz Erivan Radyosudur. Kafkas Kürtlerinin dengbêjlik mirası Erivan Radyosu sayesinde önemli bir arşive sahip oldu. Bu arşiv aynı zamanda kürt müziğinin de başlıca kaynaklarından birisi oldu. Radyo, dengbêjliğin yeni icra merkezi olmuştu. Kadınlar da icracı olarak divanlarda bulamadıkları fırsatı radyoda buluyordu. Bu kürtler için yeni bir durumdu. Fatma Îsa, Belga Qado, Aslîka Qadir ve daha birçok dengbêj toplumsal ve ailevi baskılara rağmen radyoda dengbêjliği icra ettiler ve dengbejlik geleneğinde kendilerine yer buldular. Teknolojik ve sosyal değişimlerden sonra dengbêjlik geleneği ve Kürt müziği de yeni bir döneme girmiş oldu. Yeni dönemde radyo ve plaklar patronaj sisteminin yerini aldı. Burada dikkat çeken en önemli noktalardan birisi de kadınların da artık dengbêjlik icrasında öne çıkmak için fırsat bulmasıdır. Bu durum önceleri toplum tarafından kabul edilmiyordu ve dengbêjlik icrasında sesini duyurmaya çalışan kadınlar bir çok baskıyla karşı karşıya kalıyordu. Bu konuda Erivan Radyosu ve Kafkas Kürtleri önemli bir örnek oluşturuyor.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

