Kurt, Menderes

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Job Title
Dr. Öğr. Üyesi
Email Address
Main Affiliation
Department of Political Science and International Relations / Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

4

Articles

3

Views / Downloads

3/0

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

3

Supervised Theses

0

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
Insan & Toplum-The Journal of Humanity & Society1
Insight Turkey1
Sinop Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi1
Vakanüvis Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi (Online)1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Book Review
    Muhammed Ali Bağır, İran Yahudileri: Tarihsel Bir Anlatı, İstanbul: Kabalcı Yayınları, 2024, 296 S
    (2025) Kurt, Menderes
    Bu yazı Muhammed Ali Bağır'ın \"İran Yahudileri: Tarihsel Bir Anlatı\" eserinin değerlendirmesini içermektedir.
  • Article
    Nasır'ın Hegemonyası ve Nasırcı Siyasetçiler: 1950’ler Ortadoğu'sunda İdeolojinin Yayılım Mekanizması ve Mısır Dış Politikası
    (2025) Kurt, Menderes; Ediz, İsmail; Dede, Fahrettin
    Bu makale, Soğuk Savaş döneminde Ortadoğu’daki bölgesel dinamiklere ve Cemal Abdünnasır liderliğinde ortaya çıkan Nasırizm’in bölgeyi şekillendirmedeki etkisine odaklanmaktadır. Çalışmanın amacı, Mısır dış politikasının, Nasır’ın bölgedeki politik elitlerle kurduğu temaslar sonucunda Mısır’ın çıkarları lehine kayda değer bir biçimde nasıl dönüştürüldüğünü açıklamaktır. Makalenin temel sorunsalı, farklı ülkelerdeki Nasırcı siyasetçi ve bürokratların izledikleri özellikle dış politikaya ve bu ülkelerdeki olaylara Nasır’ın müdahil olup olmadığı veya ne ölçüde müdahil olduğudur. Çalışmanın temel iddiası, Nasır’ın ideolojisi ve izlediği politikalarla, bölgede Nasırcı politikacıların önünü açtığı ve Nasırcı elitlerin de Nasır’ın hegemonyasını güçlendirdiği şeklindedir. Makalenin kapsamı Suriye, Lübnan ve Ürdün’ü içermekte olup, 1955 Bağdat Paktı, 1956 Süveyş Krizi ve 1958 Birleşik Arap Cumhuriyeti’nin ilanı gibi anahtar olaylar üzerinden kronolojik olarak incelenmektedir. Sonuç olarak, Nasırizm hem Nasırcı siyasetçiler için iç politikada meşruiyet ve güç kazanımının aracı olmuş, hem de ülkelerin dış politikalarını şekillendirerek Nasır’ın bölgesel hegemonyasını ve diplomatik etkisini pekiştirmiştir.
  • Article
    Holokost ve Anti-Semitizm Gölgesinde Yerleşimci Kolonyalizmi Unutturmak: İsrail’in Tarih Anlatısı ve Tanıkların Suskunluğu
    (2025) Kurt, Menderes
    Bu çalışmanın amacı, bütün özelliklerine sahip olmasına rağmen İsrail’in neden yerleşimci kolonyalist bir aktör olarak anılmadığı sorusuna cevap bulmaktır. İsrail, yerleşimci kolonyalizmi anlatan literatürün belirttiği tüm özellikleri taşımaktadır. Siyonist liderlerin kendi anlatıları da İsrail politikalarının Batı’nın kolonyalist politikalarıyla örtüştüğünü ortaya koymaktadır. Özellikle İsrail’in kuruluşu sürecinde ve sonrasında yerleşimci kolonyalizmin üç temel özelliği olan emek, toprak ve nüfusu işgal/kontrol etme politikaları, İsrail’i yerleşimci kolonyalizmin günümüzdeki başlıca temsilcisi yapmaktadır. Bu minvalde çalışma, İsrail’in kolonyal yapısının görülmemesinin nedeninin Holokost anlatısının sadece Yahudi varlığı ile eşleştirmesi ve İsrail tarihinin “kolonyal” noktadan ziyade “ulus-devletleşme ve milliyetçilik” çerçevesinde ele alınması olduğunu iddia etmektedir. İsrail tarihinin milliyetçi bir noktadan ve bir ulus-devlet yaratma misyonu üzerinden ele alan literatürün baskınlığı, kendisini baştan itibaren kolonyalist politikayla eşleştiren İsrail tarihini görünmez kılmaktadır. Nitekim akademideki bu baskınlık, yerleşimci kolonyalizm söylemini bastırırken, Holokost’un tamamen Yahudilerle ilişkilendirilmesi ise bu tür tarihsel gerçeklikleri Anti-semitik söylem suçlaması yoluyla akademik sorgulamaları gündemin dışına itmektedir.