Repository logoGCRIS
  • English
  • Türkçe
  • Русский
Log In
New user? Click here to register. Have you forgotten your password?
Home
Communities
Browse GCRIS
Entities
Overview
GCRIS Guide
  1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Ergün, Naif"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 20 of 31
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Conference Object
    Examination of The Relationship Between Bullying and Screen Addiction among Primary School Students
    (2023) Günel, Uğur; Ergün, Naif
    Bullying is defined as the intentional and persistent negative actions towards one or more individuals. The report of UNESCO in 2019 indicated that one out of every three students going to school is exposed to bullying. For overcoming this problem, most countries are conducting research, enacting laws and implementing prevention interventions. In order to develop the interventions related to bullying, it is important to know the causes and effects of the problems. Research has already indicated many factors such as demographic variables, school type, school environment and class and etc.. Recent studies have emphasized effects of negative content in technology usage on bullying. Screen addiction, which is called excessive and obsessive use of screen tools, is a current term that can be used for types of technology based addictions such as internet, computer-game, television, social media, smartphone addiction. The last few years with the Covid-19 pandemic, the technology usage has significantly increased among young people specifically children. Scholars believe that such a usage of technology may cause technology based addiction. The possibility of an increase in bullying among children has also been considered as a result of exposure to high usage of technology devices. For this reason, this study aims to examine the relationship between the level of screen addiction and bullying tendencies among primary school students. In order to examine the aim of the study, the correlational survey model, which is one of the quantitative research methods, was applied. Before conducting the study, ethical approval was obtained from the Scientific Research and Publishing Ethics Committee of Mardin Artuklu University. In addition, in March-2023, data were collected from both students and their parents after the necessary permissions were obtained from provincial directorate of national education in Mardin, three primary schools in Mardin and parent of the students. A total of 448 students, 226 boys and 222 girls, participated in the study. According to the findings of the study, positive and low correlation was found between students' bullying tendencies and screen addiction levels. This result may be a situation where the role and control of parents over their children of this age is more effective. Controlling contents of technology during usage may prevent children from negative outcomes of technology and this may reduce level of bullying among primary school children.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Book Part
    Aksan Temelli Sosyal Sınıflandırma ve Önyargı
    (Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2018) Ergün, Naif
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Experiences of Young People Who Dropped Out of Secondary Education
    (2025) Uygur, Ebru; Ergün, Naif
    Eğitim sistemi içinde yer alırken, eğitimini tamamlamadan, eğitim sisteminden erken kopma okul terki olarak kavramsallaştırılmıştır. Okul terki bireysel açıdan olumsuz durumlara yol açtığı kadar toplumun gelişimi açısından da önemli sorunlara neden olmaktadır. Dünya genelinde okul terki problemine dayalı birçok çalışma bulunmasına karşın, ülkemizde bu alanda çalışma sayısı oldukça düşüktür. Bu çalışmada ortaöğretimde örgün eğitimi terk eden gençlerin deneyimleri ele alınarak, bu konudaki eksikliğin giderilmesi, yeni çözümler ve önerilerin oluşabilmesi açısından katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Araştırma ortaöğretimi terk eden gençlerin, okul terk süreçlerini, okul terki sonrası yaşantılarını ve okul terk nedenlerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan fenomenolojik (olgu bilim) desen tercih edilmiştir. Bu amaç doğrultusunda açık uçlu yarı yapılandırılmış sorular yöneltilmiştir. Çalışma grubunu Diyarbakır ilinde örgün eğitimden ayrılan 10 genç ve gençlerin anneleri oluşturmuştur. Araştırmada örgün eğitimden ayrılma nedenlerine ilişkin bireysel, kurumsal, sosyal ve olağanüstü durumlar olmak üzere dört ana tema oluşturulmuştur. Ortaöğretimi terk eden gençlerin okul terk sürecinde aile, okul ve çevrenin rolü incelenmiştir. Okul terk sonrası yaşantıları ise çalışanlar, yaygın eğitime geçenler ve belirsizlik yaşayanlar olmak üzere üç başlık altında incelenmiştir. Araştırmada sonuçlar değerlendirildiğinde örgün eğitimden ayrılma nedenlerine ilişkin akademik başarısızlık, öğretim programı, akran grubu ve sosyal çevre etkisi en fazla belirtilen etkenler olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırmada örgün eğitimden ayrılma nedenleri arasında pandemi ve deprem etkisi ortaya çıkmıştır. Ortaöğretimi terk eden gençlerin okul terki sonrası yaşantıları incelendiğinde ise büyük bir bölümünün belirsizlik yaşadıkları ve okul terk kararlarından pişmanlık duydukları sonucuna ulaşılmıştır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Citation - WoS: 70
    Citation - Scopus: 84
    Effects of Phubbing: Relationships With Psychodemographic Variables
    (SAGE, 2020) Ergün, Naif; Göksu, İdris; Sakız, Halis
    The aim of this research is twofold: First, to adapt the Generic Scale of Phubbing and the Generic Scale of Being Phubbed into Turkish language and culture. Second, to investigate the relationships between phubbing, being phubbed, and various psychodemographic variables including anxiety, depression, negative self, somatization, hostility, loneliness, life satisfaction, and phone use duration. The two scales were adapted to Turkish with high psychometric properties, and the original item numbers were preserved. Analysis of the associations between variables showed that (1) phubbing was associated negatively with loneliness and positively with all other variables; (2) there was a strong relationship between phubbing and phone use duration; (3) somatization, satisfaction with life, and phone use duration predicted phubbing; (4) phubbing predicted all variables except satisfaction with life; (5) being phubbed was associated negatively with loneliness and satisfaction with life and positively with all other variables; and (6) anxiety, negative self, and hostility predicted being phubbed. This study is innovative for introducing two phubbing scales to Turkish and highlighting the psychological impact of phubbing on individuals.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Book Part
    Extended Contact with Turks and Syrian Refugees' Intention to Migrate: The Mediating Roles of Ingroup and Outgroup Identification
    (Routledge, 2023) Özkan, Zafer; Ergün, Naif
    Turkey hosts millions of Syrian refugees while very little is known about the factors that relate to their voluntary intentions to return and migrate to Western countries. We proposed that extended contact with the host group members, the mere knowledge of ingroup members having positive interactions with others, can be associated with refugees’ intentions to return and migrate to Western countries. To investigate this idea, we examined associates of both positive and negative extended contact because negativity is also a part of intergroup interactions with a sample of Syrian adults (N = 358). We also examined mediating roles of ingroup identification (identification with Syrians) and identification with the host society (identification with Turks) for the associations between intergroup contact and intentions to migrate. Results revealed that positive and negative extended contact were associated, respectively, with reduced and greater return migration intentions via identification with the host society. Extended positive contact was related to reduced intentions to migrate to the West while negative contact did not have a significant association with the intention to migrate. Ingroup identification was solely associated with increased intentions to return. Intergroup contact and social identification processes maintain a potential to explain the underlying processes behind migration decisions among refugees.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Book Part
    Anlatı (Narrative) araştırması
    (2023) Ergün, Naif
    Bu bölümün temel amacı anlatı araştırmanın ne olduğunu, felsefik daya-naklarını ve bir olgunun veya yaşamın anlatı aracılığıyla nasıl inceleneceğinive raporlaştırılacağını ortaya koymaktır. Bunu ortaya koymak için öncelikleanlatının (narrative) kavramsal boyutu, tarihsel gelişimi ve felsefik olgususunulmuştur. Sonra, anlatı araştırmanın genel çerçevesi çizilerek bir anlatınınarşatırmalarda kullanım tarzları ve anlatı araştırma türleri açıklanmıştır. Sonolarak, anlatı araştırmayla verilerin nasıl toplanılacağı ve anlatı araştırmaylaelde edilmiş bir verinin nasıl analiz edilip raporlaştırılacağı tartışılmıştır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Book Part
    Durum çalışması (Case study)
    (Çizgi Kitabevi, 2023) Ergün, Naif
    Bu bölümün temel amacı nitel araştırma yöntemlerinden biri olan du-rum çalışmasının ne olduğu, bir olgunun, bir durumun veya bir olayın du-rum çalışmasıyla nasıl inceleneceği ve raporlaştırılacağını ortaya koymaktır.Bu amaç doğrultusunda öncelikle durum çalışmasının genel bir çerçevesiçizilmiştir. Sonra durum çalışmasının tanımı, amacı, felsefesi, içeriği ve tür-leri açıklanmıştır. Son olarak, durum çalışmasıyla yapılacak bir araştırmanınörneklemini oluşturma, veri toplama, verilerin analiz şekilleri ve raporlaştı-rılması tartışılmıştır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Conference Object
    Kültüre duyarlı psikolojik danışman ve kültüre uyumlu psikoterapi
    (2020) Ergün, Naif; Bozdağ, Faruk
    Bu çalışmada çok kültürlü psikolojik danışma veya kültüre duyarlı psikolojik danışmayaklaşımı ile bu yaklaşımı esas alan psikolojik danışmanların sahip olması gereken yeterlikalanları incelenmiştir. Bu amaçla öncelikle kültür kavramı ve bu kavram çerçevesindepsikolojik danışma seanslarında neyin ele alındığı irdelenmiştir. Kültürel kodlar çerçevesindedanışanın kendi kültür kavramının seans içindeki etkisi ile danışanın kültür kodlarınınfarkında olarak onu koşulsuz kabul eden kültüre duyarlı psikolojik danışmanın, danışanıngelişimi üzerindeki etkisi tartışılmıştır. Ayrıca psikoterapi ekolleri, kültüre uyumlulukaçısından ele alınmıştır.Alanyazın taraması sonucunda, danışanların kültürel farklılıklarının yalnızca toplumungenelini yansıtmadığı, her bireyin ve ailenin kendine ait farklı kültür yapısının olabileceğibelirlenmiştir. Toplumsal olarak ırk, etnik köken, din ve sınıf gibi yapılar ön plana çıkarkencinsel yönelim, yaş, aile yapısı gibi bireysel ve ailevi öğelerin de bulunduğu görülmüştür.Bireysel öğrenmelerin ve kimlik oluşumlarının kültür içinde meydana geldiği, mevcut batımerkezli kişilik kuramlarının kültürel farklılıkları tanımlama ve açıklamada yetersiz olduklarıbelirlenmiştir. Bireysel perspektifin aktif olduğu psikolojik danışma ekollerinin toplummerkezli yapıları açıklamadaki yetersizlikleri ile göç ve toplumsal etkileşimden dolayı artançok kültürlü toplumsal yapıların sonucu olarak psikolojik danışmanların farklı kültürlerdekikişilerle çalışmaları, kültüre duyarlı psikolojik danışma hizmetlerinin önemini arttırmıştır. Bukapsamda kültüre duyarlı psikolojik danışmanların sahip olmaları gereken yeterliliklerin en azüç alandan ve bu alanların her birinin içerdiği üç boyuttan oluşması gerektiği görülmüştür. Buyeterlilik alanları; (1) psikolojik danışmanın kendi değerleri, varsayımları ve ön yargılarınınfarkında olması, (2) kültürel olarak farklı olan danışanların dünya görüşlerini anlama ve (3)danışanın kültürüne duyarlı psikolojik danışma hizmeti vermek için uygun teknik vemüdahaleler geliştirme ve bunları uygulama şeklinde ifade edilmiştir. Her bir yeterlik alanıiçinde yer alan boyutlar ise (a) inançlar ve tutumlar, (b) bilgi ve (c) beceri şekildebelirtilmiştir.Kültüre duyarlılık açısından ele alındığında son yıllarda Batı merkezli kişilik kuramlarınındiğer kültürlere uyarlanma çalışmalarının önem kazandığı fark edilmiştir. Özellikle batıya göçeden göçmenlerin kültürel normları dikkate alınarak kültüre uyarlama çalışmaları yapılmıştır.Başta ABD ve İngiltere olmak üzere birçok ülkede Müslüman toplumuna yönelik psikolojikdanışma ve kuram uyarlamalarının yapıldığı ancak bunların yeterli düzeyde olmadığıgörülmüştür. Benzer şekilde Türkiye’deki çok kültürlü yapı göz önünde bulundurulduğundaburadaki kültürel uyarlama çalışmalarının da yetersiz olduğu dikkat çekmiştir. BilişselDavranışçı Terapiler, kültüre duyarlılık açısından uyarlaması yapılan kuramların başındagelmiştir. Bu kuramın farklı kültürlere uyarlanmasının kolay oluşunu sağlayan başlıcaetmenler; (a) danışanın bilişsel çarpıtmaları üzerinde çalışıyor oluşu, ki bu yaklaşım ilekültür içindeki düşünsel çarpıtmaların farkındalığı psikolojik danışman tarafından kolay testedilebilmektedir, ve (b) kullandığı tekniklerin davranışçı yapısının fazla oluşu sayesindepsikolojik danışmanın danışan ile daha fazla işbirliği kurması ve daha fazla yönlendirici oluşu olarak belirtilmiştir. Sonuç olarak, batı merkezli kişilik kuramları ve psikolojik danışmaekollerinin farklı kültür ve toplumlarda kullanılabilmesi için bu kuram ve ekollerin iyianlaşılması gerektiği, kültüre uygunluk ve uyum sağlanmadan yapılan uygulamalara şüphe ilebakılmasının bireylerin ruh sağlığı açısından çok önemli olduğu değerlendirilmiştir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    COVID-19 Sürecinde Önleyici Davranışlar ile Yaşam Kalitesi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
    (2021) Ergün, Naif; Sakız, Halis
    COVID-19 pandemisini önlemek amacıyla önleyici tedbirlerin (sosyal mesafe, sokağa çıkmama, elleri yıkamak gibi hijyen kurallarına uyma) insanların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebileceği düşünülmektedir. Bu bağlamda, virüsün bulaşmasını önlemek amacıyla önleyici davranışlara uyma düzeyi ile insanların yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Mardin Artuklu Üniversitesi 11.04.2020 tarih ve 34233153-050.04.04 sayı kararı ile etik açıdan uygun bulunduktan sonra çalışmanın verileri toplanmaya başlanmıştır. Araştırma, Türkiye’nin yedi bölgesinden 18-64 yaş aralığında toplam 1308 katılımcıyla yürütülmüştür. Araştırma sonuçları, (a) katılımcıların önleyici davranışlara uyma düzeylerinin cinsiyet gibi bazı demografik değişkenlere göre farklılık gösterdiğini, (b) genel anlamda önleyici davranışlara uyma düzeyinin yüksek olduğunu, (c) yaşam kalitesinin coğrafi bölge, cinsiyet ve sosyoekonomik düzeye göre anlamlı düzeyde farklılaştığını, (d) yaşam kalitesi düzeyinin önleyici davranışlarla ilişkili olduğunu, ve (e) el yıkama ve sosyal ortamdan uzak durmanın yaşam kalitesini pozitif; evde kalma ve maske/eldiven kullanmanın ise yaşam kalitesini negatif yordadığını ortaya koymuştur. Elde edilen bu sonuçlar, COVID-19 pandemisi döneminde medikal sonuçlarla birlikte psikolojik, sosyal ve çevresel sonuçların da göz önünde bulundurulması gerektiğini işaret etmektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Citation - WoS: 13
    Citation - Scopus: 17
    Positive versus negative contact and refugees' intentions to migrate: The mediating role of perceived discrimination, life satisfaction and identification with the host society among Syrian refugees in Turkey
    (Journal of Community and Applied Social Psychology, 2021) Ergün, Naif; Özkan, Zafer; Çakal, Hüseyin
    Most research on refugee integration focuses on attitudes toward refugees among the members of the host society. Consequently, little is known on refugees' intentions to return home or migrate to another country. The present research investigates whether positive and negative contact with Turks are related to Syrian refugees' migration decisions via perceived discrimination, identification with the host society, and life satisfaction. Using a sample of Syrian adults (N = 285), we found that positive contact with Turks was associated with reduced return intentions via perceived discrimination and identification with the host society and with reduced intentions to migrate from Turkey to the Western countries via life satisfaction. Negative contact was only associated with increased return intentions via perceived discrimination. This study underscores the role of intergroup contact to better understand migration decisions of refugees and potential underlying mechanisms to explain this association. Please refer to the Supplementary Material section to find this article's Community and Social Impact Statement.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Kimlik Gelişimi: Anlatı Kimliği ve Kuşaklararası Anlatı Kimliği
    (2020) Ergün, Naif
    Bu çalışmanın amacı, alan yazında kimlik olgusunun gelişimini ve buna dair kuramların kimlik olgusundaki rolünü incelemektir. Erikson’un psikososyal kimlik kuramında, bireylerin biyolojik-bireysel-sosyal yönlerindeki değişkenlerin onların ego kimliği oluşturmalarında son derece önemli olduğu vurgulanmaktadır. Erikson’dan sonra gelen ve onun fikirlerinden etkilenen kuramcıların ise kimliği çalışırken daha çok kimliğin bir yönünü merkeze aldıkları görülmüştür. Gelişim psikolojisi literatüründe daha çok kimlik oluşumunda bireysel-içsel faktör merkezli kuramlar ortaya konulmuştur. Son 30 yıllık zaman diliminde ise anlatı kuramcılarının kimlik oluşumunu ve gelişimini çalışarak Erikson’un kuramını bütüncül bir şekilde ele aldıkları görülmektedir. Anlatı kimlik formunda bireyler geçmişlerindeki deneyimlerden yola çıkarak bir hikaye formu oluşturmakta ve oluşturdukları bu hikaye formuna göre yaşayıp bir kimlik var etmektedirler. Bireyler anlatılar aracılığıyla kimliklerine dair tüm değişkenleri hikayeleştirerek anlattıklarından dolayı kimlik oluşumlarındaki tüm değişkenlerin ilişkisini ifade etme şansı bulmaktadırlar. Anlatı kuramcıları kimlik oluşumunda; öz hikayelerin, kuşaklararası hikayelerin, ana anlatıların, tarihsel ve sosyal olayların kimliği şekillendirdiğini ortaya koymaya çalışmıştır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Citation - WoS: 26
    Citation - Scopus: 30
    Distance education amid a pandemic: Which psycho-demographic variables affect students in higher education?
    (Journal of Computer Assisted Learning, 2021) Sakız, Halis; Göksu, İdris; Ergün, Naif; Özkan, Zafer
    The Covid-19 pandemic has led to a rapid transition from face-to-face to distance learning. The problems caused by this rapid transition are combined with the negative psychological outcomes of the pandemic, leading to numerous problems and difficulties in the teaching and learning processes. The recentness of these issues and developments requires detailed investigation as to how they affect distance learning. This study aims to investigate the role of psycho-demographic variables in the motivation and attendance of higher education students in distance education within the context of the Covid-19 pandemic. In this descriptive study, we collected data from 1494 Turkish university students via an online survey. Quantitative data were analysed using correlation analysis, t test, one-way ANOVA, multiple linear regression analysis, and structural equation modelling. Stress, anxiety, depression and intolerance of uncertainty were correlated negatively with distance learning motivation and frequency of distance learning attendance. While students who attended distance learning only synchronously joined the courses more frequently, the motivation of those who joined the courses sometimes synchronously and sometimes asynchronously was higher. The strength of the relationships between intolerance of uncertainty and distance learning motivation was significantly increased via anxiety and depression. Findings highlight the need for analysis of psycho-demographic variables while designing and implementing distance education programmes. Psychological variables including stress, anxiety and depression are related to motivation and attendance during distance education. While using both synchronous and asynchronous distance learning enhances motivation, synchronous learning increases attendance.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Citation - WoS: 32
    Citation - Scopus: 37
    Social Media Addiction and Poor Mental Health: Examining the Mediating Roles of Internet Addiction and Phubbing
    (Sage Journals, 2023) Ergün, Naif; Özkan, Zafer; Griffiths, Mark D.
    Many researchers have examined the potential detrimental role of problematic social media use (often referred as ‘social media addiction’) on mental health. The present study investigated how social media addiction is associated with three components of mental health: depression, anxiety, and stress. In addition, structural equation modeling was used to test the mediating roles of internet addiction and phubbing among a sample of young adults (N = 603). Results showed that social media addiction was associated with poorer mental health via internet addiction and phubbing. More specifically, associations between social media addiction and stress, and social media addiction and anxiety were explained by both internet addiction and phubbing. The association between social media addiction and depression was explained by internet addiction only. These results remained consistent after controlling for gender, age, frequency of internet use, frequency of social media use, and frequency of smartphone use. These findings extend the extant literature by providing evidence for the dual roles of internet addiction and phubbing in explaining the relationship between social media addiction and poor mental health. Social media addiction did not directly influence poorer mental health but did via internet addiction and phubbing. Therefore, greater awareness of the inter-relationships between technology-based behaviors and their impact on mental health is needed among a wide range of stakeholders, and these inter-relationships need considering in the prevention and treatment of technology-based disorders.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Identity development of Assyrian/Syriac youth: Narratives of becoming a self
    (Elsevier, 2022) Ergün, Naif
    This study aims to analyze the narrative identities of a group of Assyrian/Syriac youth, in particular, to investigate the role of their intergenerational narratives on their narrative identities. Accordingly, interviews were conducted with eight male Assyrian/Syriac young people and the families of four of them who lived in Mardin, Turkey. The narratives of each participant were examined through a holistic approach, analyzing their lives in the context of their personal and intergenerational narratives throughout their lifelines. In the analysis, the turning points of individuals are depicted on the figures, and three lifeline figures were mapped. Findings indicated that although the participants lived under similar living conditions and grew up in the same area, they each narrated their identities differently. For example, one participant described his identity as victimic, communion and burden, while another participant described his identity as agentic, communion, and benefit, and yet another narrated his identity as agentic, agency, and benefit. The individual analysis that emerged in the narratives of all participants was discussed in the context of the literature on identity and narrative identity.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Yaşlılarda eş kaybı, kayıp sonrası başa çıkma stratejileri ve gelecek beklentileri üzerine nitel bir araştırma
    (Journal of Human Sciences, 2018) Aslan, Esra; Ergün, Naif; Duman, Burcu; Bozdağ, Faruk; Karataş, Savaş; Fakirullahoğlu, Abddulkadir M M
    Bu çalışma ile yaşlılık döneminde önemli etkileri olan eş kaybı hakkında, özellikle yaşlılara sağlık, bakım, psikolojik danışma gibi hizmet veren ilgi gruplarına veri sunulması maçlanmıştır. Çalışma kapsamında; (1) yaşlılarda eş kaybetmenin yarattığı duygusal, bilişsel, sosyal ve fiziksel etkilerin (2) yaşlıların eş kaybıyla baş etmede kullandıkları stratejilerin ve (3) yaşlılarda eş kaybı sonrası geleceğe ilişkin beklentilerin neler olduğu alt amaçlar olarak incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik yaklaşım kullanılmıştır. Belirlenen amaçlar doğrultusunda 65 yaş ve üzeri eşini kaybetmiş ve bakım evinde olmayan on katılımcı (5 erkek, 5 kadın) ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde toplanan veriler frekans analizi ve kategorisel analiz yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda “yaşlılarda eş kaybetmenin bilişsel, sosyal, duygusal ve fiziksel etkileri”, “eş kaybıyla baş etmede kullanılan stratejiler”, “geleceğe ilişkin beklentiler”, “eş kaybına ilişkin söylemler” ve “diğer ifadeler” şeklinde sıralanan beş genel alan kategorisi oluşturulmuştur. Yaşlılarda eş kaybetmenin yarattığı etkilere ilişkin ifadeler incelendiğinde en sık “bilişsel etkilerden” en az ise, “fiziksel etkilerden” bahsedildiği görülmüştür. Bununla birlikte yaşlıların eş kaybı ve bu kaybın ortaya çıkardığı durumlarla baş etmede en sık “yaşam alışkanlıkları” en az da “uzmandan destek alma” alt alanına ilişkin söylemleri olduğu belirlenmiştir. Yaşlıların geleceğe ilişkin beklentilerine yönelik söylemleri incelendiğinde en sık “beklentiler, planlar ve hedefler” alt alanına ilişkin ifadelerin yer aldığı görülmüştür. Çalışmanın bulguları alan yazındaki bilgilerle karşılaştırılarak tartışılmış, bulgular doğrultusunda psikolojik danışma ve rehberlik alanında yaşlılara verilecek hizmetler çerçevesinde öneriler sunulmuştur.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Conference Object
    Mülteci çocuklarda kültürlenme stresi
    (2020) Bozdağ, Faruk; Ergün, Naif
    Göç süreci çocuklar için önemli bir stres kaynağıdır. Bu süreçte çocuklar, ailelerinden vearkadaşlarından ayrılabilmekte, aşina oldukları ortamdan farklı bir ortama geçebilmektedir.Yeni ortamın kültürel açıdan farklılıklar içermesi çocukları zorlayabilmektedir. Özelliklemülteci çocuklar, savaş ve politik sebeplerden dolayı aileleriyle, bazı durumlarda ise tekbaşlarına veya tanıdık bireylerle ülkelerini terk etmek zorunda kalmaktadır. Zorunlu göçünsebep olduğu travmatik deneyimlerin yanı sıra bu çocuklar, yerleştikleri yeni ülkede kültürelbir takım zorluklarla karşılaşmaktadır. Göç stresine, kültürlenme stresi eşlik edebilmektedir.Kültürlenme stresi, genel olarak kültürel değişimlerin birey üzerinde yarattığı ruhsal sıkıntılarolarak ifade edilmektedir. Etnik azınlıkların sahip oldukları kültürel yapılar, kültürlerarasıetkileşim sorunları ve kültürel değişiklikler ruh sağlıklarını etkileyebilmektedir.Kültürlenme sürecinde göçmen ve mülteciler, öncelikle hâkim toplum üyeleriyle etkileşimkurmaya çalışır ve buna dair bir stres yaşarlar. Bu stres onların kültürel yönelimlerini belirlerve böylece kültürel değişim başlar. Kültürel değişimle birlikte yeni bir stres yaşanır ve bustres, bireylerin ruh sağlığı ile uyumlarını farklı şekillerde etkiler. Kültürlenmeye dair yaşananbu süreçte göçmen ve mültecilerin öz kültürlerine ilişkin değerleri ve normları ne derecededevam ettireceklerine karar vermeleri gerekmektedir. Hâkim kültürün hangi seviyedebenimseneceği, dolayısıyla yeni kültürlerarası kimliğin nasıl gelişeceği bireylerin sosyal veeğitsel deneyimlerine, bilişsel yeteneklerine, becerilerine, ihtiyaçlarına ve destek sistemlerinebağlı olarak değişmektedir.Kültürlenme sürecinde mülteci çocuklar birtakım sorunlar yaşayabilmektedir. Bu sorunlar,aile, aynı etnik gruptan arkadaşlar ve öz kültür topluluğundaki diğer bireylerle ilişkiliolabildiği gibi hâkim toplum üyeleriyle olan temasın sıklığı ve niteliğiyle ilgili deolabilmektedir. Göç nedeni, sosyoekonomik statü, bireylerin etnik ve kültürel gruplarınınsaygınlığı veya kabulü, diğer kültürel gruplarla etkileşim fırsatı, yeni kültüre ilişkin var olanön bilgiler gibi çeşitli faktörler, mülteci çocukların kültürlenme stresini etkilemektedir.Kültürlenme stresi, mülteci çocuklarda anksiyete ve depresyon, kimlik karmaşası, aile veokula ilişkin problemler, yalnızlık, izole olma ve psikosomatik semptomların artması gibifarklı sorunlara neden olabilmektedir. Bu nedenle mülteci çocukların yaşadıkları kültürlenmestresini azaltmaya ve bununla etkili bir şekilde başa çıkabilmelerini sağlamaya yönelikmüdahalelerin geliştirilmesi gerekmektedir. Mülteci çocuklar, psikolojik destek, kültürelyönelim ve dil eğitimine özel olarak ihtiyaç duymaktadır. Bu tür konularda onlara destekolabilecek kurumların başında okullar gelmektedir. Okullardaki öğretmenler ve psikolojikdanışmanlar, mülteci çocuklar için önemli destek kaynaklarıdır. Mülteci çocukların özellikledil engelini aşabilmeleri için desteklenmeleri önemlidir. Hâkim toplumun dilini öğrenmeklebirlikte kendi dillerini ve kültürlerini devam ettirmeleri konusunda desteklenmelerinin,yaşadıkları stresi ve karmaşayı azaltacağı düşünülmektedir. Üzerinde durulması gereken birdiğer önemli nokta da mülteci çocukların ebeveynlerinin dil eğitimidir. Ebeveynlerinçocuklarla eşgüdümlü bir şekilde dil eğitimi almaları sağlanmalıdır. Çocuklar, yetişkinlerekıyasla kültürlenme sürecini daha hızlı yaşamaktadır. Bu durum ebeveynlerin çocukları hâkimtoplumla etkileşim kurma konusunda aracı olarak kullanmalarına neden olabilmektedir. Dolayısıyla mülteci çocuklar, farklı stres kaynaklarına maruz kalabilmektedir. Ebeveynlerinkültürlenme süreçlerine destek sağlamak, mülteci çocukların omuzlarındaki yükü azaltacaktır.Bunların yanı sıra mülteci çocuklar ve aileleriyle çalışan meslek elemanlarının bu bireylerinöz kültürlerini anlamaya ve öğrenmeye çalışmaları, onlarla samimi ve hoşgörüye dayalı biretkileşim kurmalarını sağlayacaktır. Böylece mülteci çocukların ve ailelerinin toplumsalaidiyeti ve uyumları kolaylaşacaktır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Citation - WoS: 4
    Citation - Scopus: 4
    DEVELOPING THE ONLINE PORNOGRAPHY ADDICTION SCALE AND EXAMINING ITS ASSOCIATIONS WITH PSYCHOSOCIAL FACTORS
    (Fundacion VECA, 2023) Ergün, Naif
    This study aims to develop the Online Pornography Addiction Scale (OPAS) using the behavioral addiction model and to explore the relationships between the scale, demographic variables, psychosocial variables, and pornography viewing behaviors. Two studies were conducted, the first of which involved two phases. The findings from Study 1a and Study 1b reveal that the OPAS comprises 23 items organized into four sub-scales: Compulsiveness-Uncontrollability, Psychosocial Effects, Sexual Effects, and Tolerance-Withdrawal. Overall, the scale demonstrates consistency and reliability. The results of Study 2 indicate that the OPAS correlates with gender, access to professional support, levels of hopelessness, communication with partners, degree of religious affiliation, engagement with sexual videos, frequency of pornography consumption, time devoted to pornography viewing, longest duration without pornography, impact of pornography on sexual experiences, and influence of pornography on daily life. Communication with partners of the opposite sex, engagement with sexual videos, impact on daily life, and religious affiliation levels are also significant predictors of the OPAS score. These findings are discussed in relation to relevant literature
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Okulda Ruh Sağlığı Hizmetleri Kapsamında Mülteci Çocuklar
    (2022) Ergün, Naif; Bozdağ, Faruk
    Mülteci çocukların psikososyal, akademik ve mesleki gelişiminde okullar önemli bir rol taşımaktadır. Özellikle okullarda ruh sağlığı hizmeti sunan PDR uzmanlarının bu süreçteki etkilerinin kritik olduğu bilinmektedir. Mülteci çocuklarla çalışma deneyimi olan PDR uzmanlarının sorunlara yaklaşım tarzları, zorlandıkları alanlar, destek ihtiyaçları ve önerilerinin belirlenmesi bu yönde sunulacak hizmetlerin niteliğini arttırabilmektedir. Bu çalışmada mülteci çocuklarla çalışma yürütmüş olan PDR uzmanlarının deneyimleri incelenmiştir. Fenomenolojik desenle tasarlanan araştırmada 38 PDR uzmanından veri toplanmıştır. Veriler, tematik analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Analizler sonucunda PDR uzmanlarının mülteci çocuklara ilişkin algıları, mülteci çocuklara yaklaşım tarzları, mülteci çocukların talepleri, mülteci çocuklara yönelik yürütülen çalışmalar, mülteci çocuklarla çalışabilme yetkinliği ve mülteci çocuklara yönelik etkili müdahale önerileri olmak üzere altı tema ve bu temalara bağlı 27 alt tema belirlenmiştir. PDR uzmanlarının mülteci çocuklara ilişkin gerçekçi bir algıya sahip oldukları, mülteci çocukların talepleri doğrultusunda kendilerine yönelik çeşitli faaliyetleri genel olarak profesyonel bir tutumla yürüttükleri, bu süreçte zorlandıkları bazı durumların olduğu ve bu durumlar karşısında çeşitli başa çıkma yöntemleri geliştirdikleri saptanmıştır. Mülteci çocuklarla çalışma, PDR uzmanlarının mesleki becerilerine katkı sunmakta, bununla birlikte PDR uzmanları, sundukları hizmetleri geliştirmek için dile dayanmayan yöntemler, travma eğitimi, mülteci hakları, psikoeğitim ve oyun gibi alanlarda eğitime ihtiyaç duymaktadır. PDR uzmanları, deneyimlerine dayanarak mülteci çocuklara yönelik etkili müdahaleler için çeşitli öneriler sunmaktadır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda okul PDR servislerinin, mülteci çocukların ruh sağlığını artırmak için olumlu deneyimleri artırıcı faaliyetlerin öncüsü olabileceği değerlendirilmiştir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Book Part
    Citation - Scopus: 2
    Extended contact with Turks and Syrian refugees' intention to migrate: The mediating roles of ingroup and outgroup identification
    (Taylor & Francis Group, 2022) Özkan, Zafer; Ergün, Naif
    Turkey hosts millions of Syrian refugees, while very little is known about the factors that relate to their voluntary intentions to return and migrate to Western countries. We proposed that extended contact with the host group members, the mere knowledge of ingroup members having positive interactions with others, can be associated with refugees’ intentions to return and migrate to Western countries. To investigate this idea, we examined associates of both positive and negative extended contact because negativity is also a part of intergroup interactions with a sample of Syrian adults (N = 358). We also examined mediating roles of ingroup identification (identification with Syrians) and identification with the host society (identification with Turks) for the associations between intergroup contact and intentions to migrate. Results revealed that positive and negative extended contact were associated, respectively, with reduced and greater return migration intentions via identification with the host society. Extended positive contact was related to reduced intentions to migrate to the West while negative contact did not have a significant association with the intention to migrate. Ingroup identification was solely associated with increased intentions to return. Intergroup contact and social identification processes maintain a potential to explain the underlying processes behind migration decisions among refugees.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    On Shadow Boundaries: Intergroup Contact, Social Dominance Orientation, Intergroup Anxiety, and Outgroup Feelings in the Case of Artvin
    (2025) Ergün, Naif; Köse, Aylin
    The aim of this study is to determine whether social dominance orientation and intergroup anxiety have a mediating role in the correlation between social contact level and negative emotions towards the out-group. In this context, data was collected from individuals aged 18-65 from Laz, Hamshen, Georgian, Turkish and other ethnic groups living in Artvin province. The data analysis of the study was conducted with the data of a total of 373 participants, 187 (50.1%) of whom were women and 186 (49.9%) of whom were men. Demographic Information Form, Social Contact Scale, Social Dominance Orientation Scale, Intergroup Anxiety Scale and Negative Emotions Towards Out-group Scale were used in the research. In the study, independent groups t test, Pearson correlation and One way Anova methods were used to examine the distribution according to demographic information. Hayes theorem with Process Macro was used to examine the mediation effect. According to the findings, it was determined that social dominance orientation and intergroup anxiety levels played a mediating role in the relationships between the level of social contact and the levels of positive emotion and negative emotion, which are the two sub-factors of the negative emotion scale towards the out-group. Although there are different studies on the variables subject to research, it is noteworthy that there are few studies on different ethnic groups living in the Black Sea Region. Therefore, conducting research on different groups is important in terms of generalizability and validity of the findings. In this context, the findings obtained from the research were discussed considering the relevant literature.
  • «
  • 1 (current)
  • 2
  • »
Repository logo
Collections
  • Scopus Collection
  • WoS Collection
  • TrDizin Collection
  • PubMed Collection
Entities
  • Research Outputs
  • Organizations
  • Researchers
  • Projects
  • Awards
  • Equipments
  • Events
About
  • Contact
  • GCRIS
  • Research Ecosystems
  • Feedback
  • OAI-PMH

Log in to GCRIS Dashboard

Powered by Research Ecosystems

  • Privacy policy
  • End User Agreement
  • Feedback