Browsing by Author "Tekin, Ahmet"
Now showing 1 - 18 of 18
- Results Per Page
- Sort Options
Article Ahmet Hilmi Koğî’nin “er-risâletu’l-hilmiyye Fî’l- Kavâ‘idi’l-vad‘iyye” Adlı Risalesinin Haşiyesiyle Birlikte Edisyon Kritiği(2021) Tekin, AhmetAhmet Hilmi Koğî (ö. 1996), Şark medrese geleneğinin önemli simalarından biridir. Koğî, Medrese hayatından sonra imamlık göreviyle birlikte tedrisat faaliyetlerinde bulundu. Aynı zamanda iyi bir hattat da olan Koğî, tarihin tozlu raflarında kalmış onlarca eseri istinsah edip tashih, tahkik ve tahlil etti. Üretken bir âlim olan Koğî, gramer, fıkıh, tefsir, tecvit, münazara, mantık, itikat ve vad‘ gibi temel İslam bilimlerinin farklı ilim dallarında birçok eser kaleme aldı. Koğî’nin Arap diliyle alakalı birçok risalesi bulunmaktadır. Bu risalelerinden biri de er-Risâletu’l-Hilmiyye fi’l-Kavâ‘idi’l-Vad‘iyye adlı çalışmasıdır. İlim dünyasında pek de bilinmeyen bu risâlede Arap dilinde vad‘ ilmiyle alakalı kurallar ele alınmıştır. Koğî, dile getirdiği vad‘ ilmine dair kuralların daha iyi anlaşılması için bu risâlesine bir haşiye kaleme almıştır. Elimizdeki nüsha müellifin kendi el yazısı olup metin üstte haşiye altta olacak şekilde yazılmıştır. Buna ilaveten hem metnin hem de haşiyenin kenarlarında yer yer ta‘likler de mevcuttur. Edisyon kritiğinden ibaret olan bu çalışmayla, Koğî’nin bu veciz çalışmasını ilgililerin istifadesine sunmak ve böylece ilim dünyasına bir katkıda bulunmak gaye edinilmiştir. Bu çerçevede çalışmanın girişinde ana hatlarıyla vad‘ ilmi ele alınmıştır. Ardından özet bir şekilde Koğî’nin hayatı ve eserlerine değinilmiş ve muhteva ve kaynakları açısından risâlenin tahlili yapılarak tahkiki gerçekleştirilmiştir.Article ARAP DİLİNDE DÜZENSİZ ÇOĞULLAR VE BUNLARIN KUR'ÂN'DAKİ KULLANIMLARI(Turkish Studies (Elektronik), 2018) Tekin, AhmetBu çalışmada Arap dilinin önemli konularından biri olan düzensiz çoğullar ve bu çoğulların Kur'ân'daki kullanımları ele alınmıştır. Konuya geçmeden önce çalışmanın giriş kısmında Arap gramerine dair kuralları ilk vazeden kişi hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca Arap gramerine gereksinim görülmesinin arka planında yatan nedenler irdelenmiştir. Buna ilaveten Arap gramerinin ilk numunelerini ortaya çıkaran dilciler özetle zikredilmiş ve bu ilmin tarihi serüvenine kısaca değinilmiştir. Bunun akabinde çoğulların diğer kısmı olan düzenli eril ve düzenli dişil çoğullara da kısaca temas edilmiş ve düzenli eril çoğullara benzediği için onlara eklenen ve onların i‘râbını alan sözcükler hakkında da bilgi verilmiştir. Daha sonra çalışmamızın asıl konusunu oluşturan düzensiz çoğulların kısımlarına yer verilmiştir. Düzensiz azlık çoğulu ve düzensiz çokluk çoğulu ayrı başlıklar altında dilcilerin görüşleri muvacehesinde incelenmiştir. Söz konusu inceleme neticesinde düzensiz çoğulların bu iki kısmı detaylandırılmış ve istatistiki verileri ortaya çıkarılmıştır. Bu veriler ışığında düzensiz azlık ve çokluk çoğullarının yaygın kullanımları dikkate alınarak bunların kısımları ortaya konulmuş ve bu çoğulların i‘râbı hakkında bilgi verilmiştir. Bundan sonra düzensiz çoğulların hangi kalıplarının Kur’ân’da yer aldığı tespit edilmeye çalışılmış ve Kur’ân’da yer almış çoğul kalıplarının her biri için ayetlerden örnekler getirilmiştir. Düzensiz çoğullar ve bu çoğulların Kur'ân'daki kullanımlarıyla ilgili varılan sonuçlara çalışmamızın sonuç kısmında yer verilerek çalışma son bulmuştur.Article ‘AVÂMİL-İ BİRGİVÎ İLE ‘AVÂMİL-İ HİLMİYYE’NİN MUKAYESESİ(2019) Tekin, AhmetFetihlerle birlikte İslam coğrafyası genişlemiş tebliğ, irşat ve yöneticilik gibi çeşitli vesilelerle Müslüman Arapların bir kısmı fethedilen bölgelerde ikamet etmişlerdir. Farklı etnik gruplardan meydana gelen yeni İslam toplumunun ortak dili Arapça idi. Kahir ekseriyeti daha önce Arapça bilmeyen bu yeni toplumun Arapça konuşmaya gayret etmeleri, kelimelerin yanlış telaffuz edilmesine neden olmuş ve Arapçaya lahn/hatalı telaffuz girmiştir. Bu olgunun ilk belirtilerinin Hz. Peygamber döneminde görüldüğü söylenmektedir. Arapçada hızla yayılan bu olgunun zamanla Arapların konuşmalarına da yansıması ile dönemin filolog ve yöneticilerini bu konuda önlem almaya sevk etmiştir. Bu sebeple Arap dili ve grameri alanında ciddi faaliyetler sergilenmiştir. Söz konusu faaliyetlerin neticesi olarak Halil b. Ahmed’in (ö. 175/791) el-Cumel fi’n-Nahv’i ve Sîbeveyh’in (ö. 180/796) el-Kitâb’ı gibi şaheserler ortaya çıkmıştır. Daha sonra Arapça öğrenimini kolaylaştırmak için bir kısmı ‘avâmil ismini almış muhtasar eserler meydana getirilmiştir. ‘Avâmil adlı risalelerin ilki Halil b. Ahmed’e nisbet edilmektedir. Onun döneminden günümüze kadar bu üslupla onlarca risale kaleme alınmıştır. Birgivî Mehmed Efendi’nin (ö. 981/1573) ‘Avâmil-i Birgivî ve Ahmet Hilmi Koğî’nin (ö. 1996) ‘Avâmil-i Hilmiyye’si de söz konusu eserlerdendir. Bu çalışmada, bahsi geçen iki risalenin mukayesesi yapılmıştır. Bu iki risalenin farklı açılardan karşılaştırılması neticesinde söz konusu eserlerin ortak ve farklı yönleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bunun dışında bu iki risalenin yazarları hakkında özet bilgi verilmiştirMaster Thesis Câhiliye dönemi şairlerinden Hâris B. Hillize ve Muallakası(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Kaya, Ferdi; Tekin, AhmetArap edebiyatı söylenildiği vakit zihne ilk gelen şey Arap şiiridir. Câhiliye dönemi Arap şiirinin zirve yaptığı dönemdir. Hiç şüpesiz bu dönemin gözde eserleri Muallakat'ı-Seb'a olarak bilinen ''Yedi Askı'' şiirleridir. Bu gözde eserlerin şairleri Arap şiirinin usta şairleridir. Muallaka müelliflerinden biri olan Hâris b. Hillize, Arap şiirinde medih, kahramanlık ve hiciv mevzulu şiirlerde önde gelen şairlerdendir. Kabilesini Benî Tağlib kabilesine karşı Hire hükümdarı 'Amr b. Hind'in huzurunda kahramanca savunduğu esnada okuduğu muallakası hükümdarın takdirine mazhar olmuştur. Hâris'in muallakası Câhiliye dönemindeki Arap savaşlarına dair bilgiler, yer adlarıyla nadir kullanılan garip kelimeler yanında ustaca kullanılmış edebi sanatlar ve ince tasvirler ihtiva etmesi sebebiyle hem tarihi hem de edebi bir değer arzetmektedir. Bu çalışmada ''Câhiliye'' kelimesinin mana ve menşei, şair ve şiir konuları, muallaka ve cahiliye şiirinin genel özellikleri, şairin hayatı, edebi kişiliğinin yanında, şairin muallakada ele aldığı konular ve muallakasının şekil yönünden özellikleri de anlatılarak çalışma tamamlanmıştır.Master Thesis Ebû Hayyân el-Endelusî'nin el-Mubdi' fi't-Tasrîf adlı eserinin sarf açısından incelenmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Çiftçi, Recep; Tekin, AhmetBu çalışmada, Arap gramerinin pek çok dilcisine beşiklik eden Endülüs'ün önde gelen âlimlerinden Ebû Hayyân el-Endelusî'nin hayatı ve sarf ilmine dair yazdığı el-Mubdi' fi't-Tasrîf adlı eseri incelenmiştir. Ebû Hayyân, Arap dilindeki yetkinliğiyle bu alanda birçok eser ortaya koymuştur. O, bu eserlerinin bir kısmını kendisinden önce yaşamış ve çalışmalarını beğenip talebelerine okuttuğu büyük dilci İbn 'Usfûr'un eserlerini şerh etmek veya onların özetini çıkarmak suretiyle kaleme almıştır. Bu çalışmanın temel konusunu oluşturan el-Mubdi'de İbn 'Usfûr'un el-Mumti' isimli eserinin bir özetidir. Bu çalışmada, giriş bölümünde Endülüs'ün kısa tarihine değinilmiştir. Daha sonra Endülüslü âlim Ebû Hayyân'ın hayatı güvenilir kaynaklardan kronolojik olarak tespit edilmiştir. Yazdığı eserler, türlerine göre tespit edilmiş ve muhtevasına ulaşılanlar hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Ayrıca Türkiye ve Türkiye dışında onun hakkında yapılan çalışmalara değinilmiştir. Ebû Hayyân'ın sarf ilmine dair yazdığı önemli eserlerinden olan el-Mubdi'in önemine değinilmiş ve bu eserde uyguladığı metot ele alınmıştır. Daha sonra eserin sarf açısından incelenmesi yapılmıştır.Master Thesis el-Vâki`iyyetü fi'r-rivâyeti'l-Cezâiriyyeti Vâsînî el-A`rec unmûzecen(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Abboud, Najlaa; Tekin, AhmetBu çalışmanın amacı Cezayirli yazar Vasînî el-A'rec'in romanlarındaki saklı gerçekçiliği araştırma ve Cezayir'deki roman anlayışının gelişimine değinmektir. Araştırmacılar, gerçekçilik konusuna büyük önem göstermişlerdir. Açıktır ki gerçekçilik bir batı ekolü olup hayatın sıkıntı ve acılarını, aynı zamanda nimet ve rahatlığını tasvire yönelen Arap Edebiyatı üzerinde önemli etkisi bulunmaktadır. Nitekim Arap Edebiyatçıları özellikle de Cezayir'deki edebiyatçılar bu gerçekçiliğin realitelerini büyük oranda nakletmeyi başarabilmişlerdir. Bu müstesna şahsiyetler arasında sömürge dönemi ve sonrası Cezayir halkının gerçekçiliğini yansıtabilen ve düşünce hayatının hakikatini, Cezayir'deki sıkıntıların portrelerini aktaran ve bunların çözümü için çaba sarf eden Vasînî el-A'rec yer almaktadır. Ben de bu çalışmada Cezayirli yazar Vasînî el-A'rec'in farklı gerçekçilik türlerini -köy, şehir, vatan, sürgün, bölge gibi- temsil eden rivayetlerinden bazı çalışmaları aracılığıyla gerçekçilik konusunu ele aldım. Bu romanlar -yaklaşık olarak- yazarın romancılık birikimini yansıtmaktadır. Zamansal olarak da bu romanlar 1982-2017 yılları ile sınırlıdır. Bu durum yazarın romanlarındaki anlamlar ve gerçekçilik türleri için genel bir çerçeve sunmaktadır. Bu araştırmamda tanımlama ve tahlile dayalı bir yöntem izledim. Bu çalışma aracılığıyla Vasînî el-A'rec'in gerçekçilik ekolünü son derece iyi işlediği, kendi düşüncelerini ve halkının sıkıntılarını aktarmada ustaca kullandığı ve gerçekçi bir şekilde Arap okurlara sunduğu sonucuna ulaştım.Article Hâtim et-Tâî’nin Şiirlerinde Talebî İnşâ(Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2022) Tekin, AhmetArap belâgatının iki ana esasından biri olan inşâ, talebî ve gayr-i talebî olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır. Talebî inşâ, emir, nehiy, istifham, nidâ ve temennî kısımlarına ayrılmaktadır. Bu olguların her biri asıl manasında kullanıldığı gibi bazı belagî amaçlardan dolayı asıl manası dışında da kullanılmıştır. Talebî inşâ Arap diline ilgi duyanlar tarafından şimdiye kadar genellikle nazari boyutuyla ele alınmış veya sınırlı birkaç örnekle yetinilmiştir. Dolayısıyla şiirin uygulama alanı olduğu talebî inşâ çalışmaları azdır. Câhiliye döneminin ünlü şairlerinden biri olan Hâtim et-Tâî’nin (ö. 578?) şiirlerinin şimdiye kadar talebî inşâ açısından değerlendirilmemiş olması bizi böyle bir çalışmaya sevk etmiştir. Bu araştırmada Hâtim et-Tâî’nin şiirleri talebî inşâ açısından incelenmiş ve talebî inşânın uygulamalı bir örneği ortaya konulmaya gayret edilmiştir. Hâtim et-Tâî’nin, muhtevası Allah’a iman, cömertlik, cesaret, bağışlayıcılık, iffet, dürüstlük, sadakat, alçakgönüllülük, şerefini korumak, esiri salıvermek, açları doyurmak, çıplakları giydirmek, misafire ikramda bulunmak, yemek yedirmek, herkese selam vermek ve hiçbir isteği geri çevirmemek gibi meziyetlerden oluşan şiirlerinde bu üslubu büyük bir ustalıkla kullandığı tespit edilmiştir. Bu çalışmanın neticesinde talebî inşânın hangi kısımlarının Hâtim’in şiirlerinde yer aldığı ve bu kısımlardan hangilerinin asıl manalarında veya temel manalarının dışında kullanıldığı ve kendi manasının dışında kullanılırken elde edilen anlamın siyaktan mı yoksa üslubun kendisinden mi elde edildiği ile ilgili zihinlerde yer alan sorular yanıtını bulmuştur. Buna ilaveten Hâtim’in kimliği, şiirleri, şiirlerinde savunduğu değerler ve şiirlerinde yer alan talebî inşâ örnekleri hakkında verilen malumat da söz konusu sorulara cevap olacaktır. Çalışmamızın giriş kısmında belâgat ilminin alt disiplinlerine kısaca değinilmiş ve Hâtim et-Tâî ve divânı hakkında özet bir bilgi verilmiştir. Sonrasında me’ânî ilminin iki ana başlığından biri olan inşâ konusuna yer verilmiş ve Hâtim et-Tâî’nin şiirleri talebî inşânın kısımlarını oluşturan emir, nehiy, istifham, nidâ ve temennî üslupları açısından incelenmiştir. Çalışmamızın sonuç kısmında ise araştırmada varılan sonuçlara yer verilmiştir.Article Hz. Ali’nin Şiirlerinde İnsani Değerler(2022) Tekin, AhmetHicretten takriben yirmi iki yıl önce (m. 600) Mekke’de doğan Hz. Ali’nin (ö. 40/661), gerek nazım gerekse de nesir tarzındaki sözleri şifahi rivayet yöntemiyle aktarılmış ve vefatından çok sonra derlenerek yazıya geçirilmiştir. Şerîf el-Murtazâ (ö. 436/1044), Hz. Ali’nin hayatının farklı merhalelerinde ortaya koyduğu manzum söz ve şiirleri, münacat ve nasihatleri ihtiva eden düşüncelerini düzenleyip bir divanda toplanmış ve bu esere “Dîvânu ʿAlî b. Ebî Tâlib” adını vermiştir. Matbaanın olmadığı ilk zamanlarda istinsah edilmek suretiyle çoğaltılan bu eser, daha sonra İslâm âleminin çeşitli ülkelerinde elden ele dolaştırılarak okunmuştur. Eserin ilk baskısı 19. yüzyılda (Mısır: Bulak matbaası, 1839) yapılmıştır. Bu şiirlerin Hz. Ali’ye aidiyeti hususu günümüze kadar tartışılagelen bir konu olmuştur. Ancak bazı şiirlerin Hz. Ali’ye nisbet edilmesi hususunda ihtilafın bulunması Hz. Ali’nin dilciliğine, şairliğine ve edebiyatçı kimliğine zarar vermemektedir. Nitekim günümüzde bile edebî tenkitte ölçü kabul edilen “şiir, sözün tartısıdır” şeklindeki ifadesi, Hz. Ali’nin edebî kişiliğini ve tenkitçi kimliğini ortaya koymaktadır. Çalışmamız Hz. Ali’nin şiirlerinde yer alan “maddi ve manevi ilişkilerinde insana rehberlik eden bir dizi amaç ve idealler” şeklinde tanımlanan insani değerlerle ilgilidir. Dolayısıyla bu çalışmada insani değerler üzerinde durulmuş, Hz. Ali’nin hayatı ve şiirleri hakkında kısa bir bilgi verilmiş ve daha sonra şiirlerindeki insani değerler tespit edilmeye çalışılmıştır.Article İBNU’L-HÂCİB İLE MOLLA HALİL ES-Sİ‘İRDÎ’NİN EL-KÂFİYE ADLI ESERLERİNİN MUKAYESESİ(e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi, 2018) Tekin, AhmetBu çalışmada, VII/XIII. Yüzyılın önemli dilcilerinden olan İbnu’l-Hâcib (ö. 646/1249) ile son dönem Osmanlı âlimlerinden biri olan Molla Halil es-Si‘irdî (ö.1164/1750)’nin Arap gramerine dair kaleme aldıkları “el-Kâfiye” adlı eserlerinin karşılaştırması yapılmıştır. Bu bakımdan bu iki risale içerik, konu sıralaması, tanımlar, ta‘liller, örnekler ve şahitler açısından mukayese edilmiştir. Bu mukayese neticesinde söz konusu eserler arasındaki benzerlik ve farklılıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca iki Kâfiye’nin mukayese edilmesi için yer yer Molla Halil’in el-Kâfiye’yi şerh etmek için kaleme aldığı el-Kâmûs isimli çalışmasına da bakılmıştır. Bununla birlikte İbnu’l-Hâcib ve Molla Halil esSi‘irdî’nin hayatı ve eserleri hakkında kısaca bilgi verilmiştir.Master Thesis İnbâbî'nin hayatı, eserleri ve Arap dilindeki yeri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Seydaoğlu, Muhammet Abdullah; Tekin, AhmetŞemsuddîn Muhammed b. Muhammed b. Hüseyn el-İnbâbî, hicri XII-XIII. asırları arasında Kahire'de yaşamış büyük âlimlerden biridir. İlk dini eğitimini aldıktan sonra 1837'de henüz 12 yaşındayken Ezher Üniversitesi'ne girmiş, burada İbrâhim el-Bâcûrî, Muhammed 'Abdülkuddûs el-Küleybî, Hasan el-Kuveysinî, İbrâhim es-Sekka ve Mustafa ez-Zehebî gibi âlimlerden ders almıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra 1851'de Ezher'de ders vermeye başlamış ardından iki kez "Ezher Şeyhi" unvanına sahip olan ender kişilerden olmuştur. el-İnbâbî, Arap belagatı alanında takrir ve haşiye türünde bir çok değerli eser kaleme alarak Arap dili ve belagatine önemli katkılar sunmuştur. Bu çalışmada Mısırlı âlim el-İnbâbî'nin eğitimle iç içe geçmiş hayatı, sağlıklı kaynaklardan kronolojik olarak tespit edilmiştir. Hocaları ve Mısır'ın önemli ilim adamları arasında yer alan öğrencileri hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Yazdığı eserler, muhteva bakımından incelenmiş ve türlerine göre tasnif edilerek haklarında içeriklerini doğru bir şekilde yansıtacak kısa ve öz bilgiler verilmiştir. Yazdığı eserlerden Arap dili ve belagatı ile ilgili olanlar temel alınıp incelenerek onun, Arap dilinin alt birimleri olan sarf, nahiv ve belagat alanına yaptığı katkıları ayrı ayrı tespit edilerek örneklerle sunulmuştur. Çalışma esnasında el-İnbâbî'nin bağlı olduğu dil ekolu göz önünde bulundurulmuş ve yer yer el-İnbâbî ile başka ilim adamlarının aynı konuya yaklaşımları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir.Master Thesis Lokman suresinin Arap dili ve belağatı açısından incelenmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Alibrahim, Tuba Çoban; Tekin, AhmetTarih boyunca Arap dili ve inceliklerini iyi bilmenin gerekliliği, İslâm'ın temel kaynağı olan kutsal kitabımız Kur'ân-ı Kerîm'in anlaşılmasında şüphesiz en önemli husus olagelmiştir. Arap dili en geniş çerçedede sarf, nahiv ve belagat kısımlarından oluşmaktadır. Sarf ilmi kelimelerin aldığı şekilleri incelemekteyken Nahiv ilmi ise kelimelerin cümle içindeki yerlerini ve durumlarını incelemektedir. Belagat ilmi ise anlatılmak istenen mananın düzgün, güzel ve sanatlı ifadelerle muhataba aktarılma yöntemlerini incelemektedir. Bu çalışmada Mekkî sûrelerden Lokmân sûresi Sarf, Nahiv ve Belagat ilimleri bağlamında üç ana bölümde tahlil edilmiştir. Ayrıca sarf kısmında, lugat ilmi çerçevesinde kelimelerin sûrede geçen mânâlarıyla beraber kısmen terim anlamlarına da yer verilmiştir. Sarfî tahlil bölümünde sözlük ve ansiklopedilerden kelimelerin mânâsı aktarılırken çeşitli sarf kaynaklarından da araştırılarak şekilsel durumları tahlil edilmiştir. Nahvî tahlil kısmında sûrenin âyetleri, farklı İ'rabu'l Kur'ân eserlerindeki verilerin karşılaştırılması yöntemiyle i'rab edilmiştir. Belağî tahlil kısmında ise sûreyle ilgili çeşitli tefsir kaynaklarında geçmekte olan belagat incelikleri ve mânâları ele alınmıştır. Filolojik yönteme dayalı olarak incelenen bu mütevâzi çalışma ile sûrenin inceliklerinin anlaşılması hedeflenmiştir.Article Mekan Kavramının Etimolojik Yapısı, Semantik Analizi ve Kur'an'daki Kullanımı(2024) Tekin, AhmetBir sözcüğün hangi dile ait olduğu, bu dildeki hangi köke dayandığı, ilk olarak nasıl bir anlam için vazedildiği, zaman içerisinde ne gibi ses, biçim ve anlam değişiklikleri gösterdiği, benzer ve karşıtları arasında kurulan ilişkilerin neler olduğunu öğrenmek için etimoloji bilimini bilmek lazımdır. Bununla birlikte, cümle içindeki bir kelimenin sözlük anlamıyla birlikte biçimsel yapıdan kazanmış olduğu anlamı öğrenmek için morfoloji ilmini bilmek gerekir. Ayrıca sözcüğün anlamını oluşturan kök manaya inmek, bu kök anlamından hareketle tarihî süreçte anlam hareketliliğinin analizini yapmak, kelime ve türevlerinde esas manayı aramak, kelimede meydana gelen anlam daralması, anlam genişlemesi ve anlam kayması gibi anlama ilişkin hareketliliği tespit etmek için semantik bilimini öğrenmek lazımdır. Buna binaen, m-k-n kökünün etimolojik, morfolojik ve semantik yönleri ele alınmış, Cahiliye Dönemi şiirlerinde, Kur’an ve hadislerde genel kullanım durumu örneklerle ortaya konmuştur. Kökün hem sözlük anlamları hem de cümle içinde edindiği anlamlar irdelenmiştir. Bu kapsamda kök sözcüğün esas anlamı açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır.Article Molla Fahreddîn 'Arnasî İle Molla Ahmet Hilmî Koğî’nin Vad’ İlmiyle İlgili Risâlelerinin Karşılaştırılması(2021) Tekin, AhmetLafız-anlam ilişkisini konu edinen vad‘ ilmi, Arap diliyle ilgili ilimler arasında bağımsızlığına en geç kavuşan ilimlerden biridir. VIII./XIII. Yüzyıla kadar diğer ilimler içinde dağınık bir vaziyette bulunan vad‘ ilmi ilk müstakil çalışmasına ‘Adududdîn el-Îcî’nin (ö. 756/1355) Risâletu’l-Vad‘ isimli eseriyle kavuşmuştur. Bu veciz risâle daha sonra vad‘ ilmiyle alakalı kaleme alınacak çalışmalar için ilham kaynağı olmuş ve dilcilerin teveccühünü kazanmıştır. Vad‘ ilmine olan ilgi daha çok İslam Coğrafyasının doğu tarafında görülmektedir. Dolayısıyla bu ilimle ilgili çalışmaların büyük çoğunluğu Arap olmayan dilciler tarafından hazırlanmıştır. Bunların başında da Osmanlı âlimleri gelmektedir. Osmanlı eğitim kurumları olan medreselerin müfredatında büyük bir önem verilen bu ilim için birçok eser yazılmıştır. Osmanlı döneminden sonra da gayri resmi bir şekilde eğitim faaliyetlerine devam eden medreselerde vad‘ ilmiyle ilgili çalışmalar yapılmıştır. Nitekim Şark medrese geleneğinin iki önemli temsilcisi olan Molla Fahreddîn ‘Arnasî (ö. 1972/1392)ile Molla Ahmet Hilmi Koğî (ö. 1996/1417), temel İslam bilimlerinin farklı ilim dallarında birçok eser kaleme aldıkları gibi vad‘ ilmiyle ilgili de birer risâle kaleme almışlar. Molla Fahreddîn 1910 yılında Mardin'in Midyat ilçesine bağlı ‘Arnâs köyünde doğmuştur. Molla Fahreddîn için biri doğum yeri olan ‘Arnâs Köyüne nisbetle ‘Arnâsî,diğeri de eğitim öğretim ve irşad hayatının büyük kısmını geçirip vefat ettiği yer olan Batman İline nisbetle Batmânî şeklinde iki nisbe kullanılmıştır. Molla Fahreddîn, hayatının son demlerinde çeşitli hastalıklara yakalanmış ve 1 Şubat 1972 tarihinde ardında zengin bir ilim mirası bırakarak Batman’da vefat etmiştir. Molla Ahmet Hilmi Koğî, 1942 senesinde Bismil’in Koğuk Köyünde dünyaya gelmiştir. Molla Ahmet, kendisi için bu köye nisbetle Koğî nisbesini kullanmıştır. Koğî, medrese eğitimden sonra Batman, Bismil merkez ve Bismil’in civar köylerinde ilim ve irşad görevlerinde bulunmuştur. Koğî, 16 Mayıs 1996 senesinde Bismil ilçesinde vefat etmiştir. Bu çalışmada bahsi geçen iki risalenin karşılaştırılması yapılmış ve bu mukayese neticesinde söz konusu eserler arasındaki benzerlik ve farklılıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte Molla Fahreddîn ‘Arnasî ile Molla Ahmet Hilmi Koğî’nin hayatı ve eserleri hakkında kısaca bilgi verilmiştir.Master Thesis Müddessir sûresinin lügat, sarf, nahiv ve belâgat açısından incelenmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Mırık, İlhan Okşan; Tekin, AhmetÖZET Kur'ân-ı Kerîm'in yetmiş dördüncü sûresi olan Müddessir sûresi, Mekke'de nazil olmuştur. İniş sırasına göre dördüncü sûredir. Elli altı âyet ve iki yüz elli altı kelimeden ibarettir. Bu sûre adını birinci âyette geçen "el-Müddessir'' kelimesinden almıştır. Bir önceki müzemmil sûresi gibi örtünen ve bürünen anlamını ifade etmektedir. Sûrede Allah Rasûl'unun tebliğ ve davet misyonuyla görevlendirilmesi, müşriklerin ona isyan etmesi ve onların cehennem azabıyla uyarılması gibi hususlar konu edilmektedir. Bu çalışmada Kur'ân-ı Kerîmi'n lafız ve manalarındaki inceliğin doğru kavranabilmesi esasıyla Müddessir sûresi Arap dili açısından incelenmiştir. Dolayısıyla Arap dilinin temelini oluşturan lügat, sarf, nahiv ve belâgat ilimlerinin Müddessir sûresinin doğru anlaşılmasında ne denli önem arz ettiğine dikkat çeklmek istendi. Böylelikle sûrenin bazı âyetlerinde yer alan kelimelerin iştikâkı,cümle yapıları ve edebi sanatları incelenerek âyetlerin ahenki, inceliği ve tenâsübü ilmi yönden ortaya konulmaya çalışıldı. Hem nazmı hem anlam ve içeriği açısından yüksek edebî değere sahip bulunan Müddessir sûresinin âyetlerinin te'vilinde bazı kelimelerin tahlili yapılırken, Arapça sözlüklerin yanısıra muayyen bazı tefsir ve hadis kaynaklarından istifade edilip kelimelerin terkîbi ve mecazi mâna boyutları ortaya koyuldu. Sonuç olarak ilahi vahyi doğru anlamak ve Kur'ân merkezli yapılan çalışmalara katkı sağlamak maksadıyla 148 sayfadan oluşan bu çalışmaya yer verildiMaster Thesis Şair Ebu Haydar Abdunnasır'ın Divanı(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Yılmaz, Abdulselam; Tekin, AhmetSuriyeli ŞairEbu Haydar Abdunnasır Tavus,Suriye'nin kuzeyinde yer alan Amude kentinden olup Ramazanel-Buti'nin yanısıra 1983-1989 yılları arasında Şeyh Sadeddin Abdullatif'ten fıkıh, tefsir,hadis ile Arap dili ve edebiyatına dair dersler almıştır. Seçkin alimlerin rıhle-i tedrisatından geçmesi nedeniyle Abdunnasır'ın edebi ve şiirsel yönü öne çıkmıştır. Abdunnasır yaşamının değişik evrelerinde edindiği duygu ve düşüncelerini şiire yansıtarak çalışma konumuzu teşkil eden Divanı'nı oluşturmuştur. Çalışmada şair Abdunnasır hayatı ve Divanı'nın değerlendirilmesinden teşkil olunmuştur. Giriş ve üç bölümden ibaret olan çalışmanın birinci bölümünde; şairimizin hayatına dair veriler değerlendirilmeye çalışılmıştır. İkinci bölüm şairin hayatı bağlamında şiirlerininin duygu ve anlam kritiği yapılmıştır. Üçüncü bölüm ise elyazısıyla kaleme alınan Divan'ın bilgisayar yazısına çevrilmesine ayrılmıştır. Zira şimdiye kadar söz konusu divanın yayımı ve değerlendirilmesi hiçbir çalışmaya konu olmamıştır. Yapılacak çalışmayla bu Divan, Arap dili ve edebiyatı ile akademik camiaya kazandırılmış olacaktır. Ayrıca Suriye iç savaşını da şiirlerinde konu edip dile getirdiği için ileri tarihlerde bu divan bir vesika niteliği taşıyabilecektir.Master Thesis Ta'lîkâtu Ahmet Hilmi el-Koğî 'alâ Elfiyeti İbn Mâlik adlı eserin tahkîk ve tahlîli(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Saleh, Abdul Malek; Tekin, AhmetŞüphesiz tarih boyunca birçok alim İslami ilimler alanında çalışmalar yapmıştır. Bu alanla ilgili yapılan çalışmaların bir sonucu olarak ortaya çok geniş bir külliyat ve literatür çıkmıştır. Yapılan bu çalışmaların hemen hemen tümünün Arapça olması bu dile ayrı bir önem verilmesini gerektirmiştir. Bu gelişmelerin neticesinde dil alanında da birçok çalışma yapılmış ve ortaya birçok eser çıkmıştır. Onlar yaptıkları çalışmalar ve ortaya koydukları eserlerle bu ilimde aşırı gidenlerin dini tahrifini, batıl ehlinin fitnelerini ve cahillerin yanlış yorumlarını engellemişlerdir. Dil alanında çalışmalar yapıp eser veren alimlerden biri de Molla Ahmet Hilmî Koği'dîr. O, İbn Mâlik'in Elfiyye adlı eserine bir ta'lîk yazmış, bu ta'lîkte açıklanması gerektiğini düşündüğü yerleri açıklamış ve bu açıklamalarına Kur'an ayetlerini ve dil bilimcilerin sözlerini delil olarak getirmiştir. Biz de bu çalışmamızda Molla Ahmet Hilmi Koğî'ye ait olan bu değerli el yazması eseri ele aldık. Bu eser sarf ve nahiv alanında yazılmış ancak basımı yapılmamıştır. Koği'nin bu çalışması İbn Mâlik'in Elfiyye adlı eseri için yapılmış en önemli çalışmalardan biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada giriş bölümünde İbn-i Mâlik ve eserleri ele alınmıştır. Daha sonra Ahmet Hilmi el-Koği'nin hayatı yazılmıştır. Son olarak ise bu ta'lîkte geçen bütün ayet, hadis, şiir ve meselelerin kaynaklarını belirttikten sonra tahkik ve tahlil yapılmıştır. Yine şerhte ismi geçen veya sözlerinden delil getirdiği kişilerin hayatları kısaca verilmiş ve ilgili kaynakları belirtilmiştir. Bununla birlikte bazı yerlerde Elfiyye üzerine yazılmış diğer şerhlerden de alıntılar yapılmıştır.Master Thesis Tefsirde nahiv kaideleriyle ilgili şiirle istişhad (Beydavi'nin Envaru't-Tenzil ve Esraru't-Te'vil adlı eseri örneğinde)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Ali, Lawand; Tekin, AhmetArap Dili orijinalliğiyle, kurallarının ve delillerinin çokluğuyla ön plana çıkmaktadır. İlâhî beyanın bu dille nazil olması onun şeref ve faziletini daha da artırdı. Buna binaen Kur'an-ı Kerîm, nahiv ilmi için en önemli kaynaklardan birisi sayılır. Bu nedenle özellikle ilk dönem tefsirleri, nahiv meselelerine yoğun bir biçimde vermiştir. Bu araştırma, el-Beydâvî'nin Envâru't-Tenzîl ve Esrâru't-Te'vîl tefsirinde geçen bazı şiirlerin nahivsel delillerinin incelenmesinden ibarettir. Bu, Beydâvî'nin tefsirinde bulunan şiir kaynaklı nahivsel delilleri inceleyen betimsel bir çalışma olup şu konulara ışık tutmaktadır: Birincisi; "şiirsel eş-şâhid" ifadesinin dil ve terim ile zamansal ve mekânsal sınırlandırılması açısından belirlenip, onun nahivsel olarak delil gösterme şeklinden ve Beydâvî'nin tanıtılması, hayatı, eserleri, nahivle ilgili getirdiği şiirsel şâhidlerde takip ettiği yönteminden ibarettir. İkincisi ise; nahivle ilgili bir takım şiirsel şâhidlerin, analizleri ve bununla ilgili nahiv konusunda varit olan görüşlerin zikredilmesidir. Araştırma, nahivle ilgili şiirsel şahidin Kur'an ayetlerinin yorumlamasındaki etkisini, müfessirin tefsirde Arap şiirine dayanma boyutunu, nahivsel olarak onun işlevsel kılınması ve Kur'anî lafzın açıklanmasındaki rolünü ele alır. Bunun yanı sıra Araştırma, şâhidin sıhhati ve kime ait olduğunun araştırılmasına ve nahivsel olarak Arap xii şiirinde bir merci olarak Beydâvî tefsirine itimat etme imkânına değinir. Ayrıca yazar bu araştırmada, Beydâvî'nin Envârü't-Tenzîl tefsirinde bulunan pek çok şiir şahidlerinin (delillerini) belgesel incelemesini yapar. Bu şahidlerin bir kısmı delil sayılan çağa aittir. Beydâvî bunların kullanılmasında farklı yöntem izlemiştir. Yazar Beydâvî'nin sözü geçen yöntemlerini farklı açılardan irdelemektedir.Article المحسنات في شعر الشافعي(Bingöl Üniversitesi İlahiyat FakültesiDergisi, 2018) Tekin, Ahmet; Lewend, Aliيتناول هذا البحث أمورا متعلقة بالإمام الشافعي رحمه الله، تمّ التركيز على فنّ محدّد من فنون البلاغة العربية ألا وهو المحسنات البديعية في شعر الشافعي المجموع في ديوانه؛ ويحاول هذا البحث تسليط الضوء على الجانب الأدبي من حياة الإمام الشافعي من خلال المنحى البلاغي البديعي في ديوانه ليضيء جانبا من جوانب الأدب في هذا العلم، وعمدنا إلى ذكر الفنون البديعية الواردة في البحث بذكر تعريف كل فنّ بديعي ورد في ديوان الشافعي، ثمّ قمنا بإيراد مثال واحد عنه- على الأقل- من الديوان ليتبيّن لنا احتواء الديوان على الفنون البلاغية البديعية، والمقدرة البلاغية عند الشافعي وليثبت لنا البحث في نهاية المطاف أنّ الشافعي ليس فقط إماما وفقيها ومجتهدا وموسوعة في العلوم الشرعية بل هو عالم بالعربية وعلم من أعلامها وأحد فرسان الفصاحة من أرباب البلاغة والبيان، وأنّ ديوانه مصدر بلاغي ثري، يحوي نبعا بديعيا عذبا يستساغ فهمه وقراءته، مستخدمين المنهج الوصفي التحليلي. الكلمات المفتاحية: البلاغة، علم البديع، المحسنات البديعية اللفظية، المحسنات البديعية المعنوية، ديوان الشافعي.