Sanat Tarihi Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/42
Browse
Browsing Sanat Tarihi Bölümü by Department "MAÜ, Fakülteler, Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü"
Now showing 1 - 20 of 101
- Results Per Page
- Sort Options
Article Feridun Nafiz Uzluk Beyin Aksaray Notları(2019) Erdal, Zekai; Gül, Mustafa, FıratAksaray, Âşıklı Höyük’le birlikte MÖ 8000’den beri farklı toplulukların, kavimler ve devletlerin yerleştiği, imar faaliyetleri gösterdiği ya da yağma ve talana maruz kalan bir yer olmuştur. Bu nedenle de Aksaray ve çevresinde farklı dönemlere ve devletlere ait birçok eser günümüze ulaşabilmiştir. Anadolu Selçuklu döneminde en ihtişamlı günleri yaşayan Aksaray, Moğollarla birlikte yıkımlara maruz kalmıştır. Osmanlı Devleti zamanında ise iyice gözden düşer şehir küçük bir kasaba şeklinde Cumhuriyet dönemine kadar gelmiştir. Eski eserlere düşkün olan, onları yerince inceleyen ve onlar hakkında çeşitli notlar tutarak belgeleyen bir kişi olan Feridun Nafiz Uzluk, Aksaray’a hekim olarak atanmıştır. Uzluk görev yaptığı süre boyunca (1929-1932) Aksaray’daki Selçuklu eserlerini incelemiş, fotoğraflarını çekmiş ve kendince çeşitli notlar tutmuştur. Ömrü boyunca toplamış olduğu belgeler, bilgiler ve yazdığı notlar Uzluk’un vefatından sonra Selçuk Üniversitesi’ne bağışlanmıştır. Uzluk, Aksaray hakkında 13 sayfalık bir not tutmuştur. Osmanlı Türkçesi ile yazılan defterde yapılarla ilgili basit çizimler, mezar taşları ve kitabelerin dökümü ve bazı yapılar hakkında çeşitli bilgiler yer almaktadır.Article Citation - WoS: 9Citation - Scopus: 18The cathedral complex at Nisibis(CAMBRIDGE UNIV PRESS, 2013) Keser Kayaalp, Elif; Erdoğan, NihatThe cathedral complex at Nisibis sits within what is currently a large excavation site. The excavations, continuing on and off over the last 12 years, have yielded exciting discoveries. This article is not a report of the excavations as such, but, in the light of them, it revisits the cathedral complex in an attempt to reconstruct the possible cathedral on the site and to establish the building phases of the only standing structure on the site, known as the 'Church of Mor Yaqub', which was the baptistery of the cathedral.Book Part Diyarbakır Camileri Süsleme Programında Kakma Tekniği(Dicle Üniversitesi Kültür Yayınları, 2023) Yeşilbaş, EvindarDiyarbakır Camileri Süsleme Programında Kakma Tekniği,Article BİR MEZARTAŞINDA SAKLI TARİH(2017) Erdal, ZekaiMezar taşları boyut olarak küçük olsalar da, üzerindeki yazılar nedeniye birçok yapı ile yarışacak kadar önemli eserlerdendir. İçinde yatan kişinin kim olduğunu, statüsünü, ölüm sebebini, ölüm tarihini, sade yada süslü cümlelerle anlatan mezar taşaları, kişinin dünyadaki konumuna göre de ihtişamlı ve görkemli olabilmektedir. Siirt İli, Baykan İlçesi’ne bağlı Derzin (Adakale) Köyü’ne hakim bir tepe üzerinde, kale, medrese, cami, türbeler ve onlarca mezar taşı bulunmaktadır. Bu eserlerin hepsi Osmanlı Devleti zamanında yurtluk-ocaklık sistemine göre bölgede varlık gösteren Zırki Beyliğine aittir. Ancak bu eserler arasında bir mezar taşı vardır ki, üzerindeki bilgiler ile bölgedeki Şerefhani etkisinin Zırkiler üzerindeki egemenliğini göstermektedir. Siirt bölgesindeki Bitlis-Zırki iktidar mücadelesinin somut bir örneği olan araştırmaya konu mezartaşı Muhammed Halef Bey’e aittir.Muhammed Halef Bey’in kim olduğu ve iktidar mücadelesi , hem mezartaşındaki bilgiler, hem de arşivdeki belgeler ile ortaya konulmuştur.Specialist Thesis Bizans Dönemi Resimli Oktateukh El Yazması: Seraglio (Topkapı Sarayı Gi. 8)(ANADOLU ÜNİVERSİTESİ, 2017) NECLA KAPLANTezin konusu “Bizans Dönemi Resimli Oktateukh El Yazması: Seraglio (Topkapı Sarayı Gi. 8)”dur. Bizans’tan günümüze kalan Türkiye’deki tek resimli Oktateukh el yazması olması nedeniyle tez konusu olarak seçilmiştir. 12. yüzyıla tarihlendirilen Topkapı Sarayı G.İ.8; Yunanca küçük harfle yazılmış resimli Eski Ahit metni içeren 569 folyolu, 301 resimli, üç ciltlik bir el yazmasıdır. El yazmasının tüm resimlerini kapsayan bir katalog hazırlanmış, ilgili konuların Yunancadan Türkçeye çevirisi yapılmış, resim-metin ilişkisi irdelenmiş, resimler ikonografik ve üslup açısından değerlendirilmiş ve farklı dönem resimli el yazmalarıyla karşılaştırma yapılmıştır. El yazmasının resimleri detaylı incelendiğinde, birbirinden farklı tarzda yapılmış pek çok resmin olduğu görülmüştür. Aralarında benzerlik kurulabilen resimler dikkate alındığında, A’dan H’ye kadar 8 üslup grubunun olduğu ve bazı resimlerin de onarım gördüğü tespit edilmiştir. El yazmasının başından sonuna kadar değişim gösteren resimlerinin gelişim sürecini anlayabilmek ve onarım gördüğü dönemi tespit etmek için farklı dönem el yazmaları incelenmiştir. Topkapı Sarayı G.İ.8 el yazmasının resimleri; Sina Gr. 1186 (11. yy.), plut., 9.28 (11. yy.), Vatikan Gr. 747 (11. yy.), Vatikan Gr. 746 (12. yy.), İzmir A. 1 (12. yy.), Vat. Gr. 1162 (12. yy.), Oxford Bodleian Gr. Th. F1 (14. yy.) ve Codex Gr.5 (14. yy.) ve diğer el yazmaların resimleriyle karşılaştırılmıştır. iv Yapılan karşılaştırmalar sonucunda, Topkapı Sarayı G.İ.8 el yazmasının resimlerinin 11-12. yy el yazmalarında görülen kalıplaşmış ikonografik programlarla benzer olduğu ve orijinaline bağlı kalınarak 14. yüzyılda Palaiologoslar döneminde onarım gördüğü önerilebilir.Article 1177 Tarihli Süryanice “Harklean” Dörtlü İncil El Yazması(TOKAT GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI, 2021) Kaplan, Necla; Akyüz, MihayelDublin Chester Beatty Kütüphanesi’nde Süryani koleksiyonunda Syc 703 numarada kayıtlı bulunan Harklean Dörtlü İncil el yazması makalenin konusunu oluşturmaktadır. El yazmasının şimdiye kadar detaylı monografik bir çalışmada incelenmediği ve yeteri kadar bilinmediği görülmüştür. Bu nedenle eser kodikolojik, paleografik ve sanat-tarihsel yönden incelenmiş, sahip olduğu özellikleri tanıtılmaya çalışılmıştır. Chester Beatty Kütüphanesi’nin dijital erişime sunmasıyla ulaşılan eser; Eusebios mektubu, 8 kanonun 17 adet tablosu, dekoratif haç motifi, 11 adet litürjik kodeks tabloları, Dörtlü İncil, her dört İncil’in (Matta, Markos, Luka ve Yuhanna) bapları hakkında bilgi sunan “İçindekiler (Qephelaon) bölümü”, Harkelli Toma’nın kendi çalışması hakkında bilgi vermek için yazdığı sonsöz metninin kopyası, kolofon ve sonradan ilave edilmiş bazı bilgi notlarını içermektedir. Eserin Kolofonu ve bilgi notları okunmuş böylece detaylı bilgilere ulaşılmıştır. Görsellerle donatılmış kanon tablolu ve Harklean versiyonu olan bu Dörtlü İncil el yazması; Isho’bar Romanos ve aile bireyleri tarafından Tell Arsanius bölgesindeki Meryem Ana Kilisesi’nde 1177 yılında yazılmış ve banisi Rahip Ahrun tarafından 1180 yılında Madik Manastırı’ndaki Kırk Şehit Kilisesi’ne vakfedilmiştirArticle İslam Mimarisinde “Çift Cidarlı Kubbe” Uygulaması ve Anadolu’dan Bazı Örnekler(Şehir ve Medeniyet Şehir Araştırmaları Dergisi, 2020) Yeşilbaş, EvindarDevletlerin sanat üslubunun bir parçası olarak da görülen kubbe formları, karakteristik özellikler arasında değerlendirilmektedir. Mimaride bir mekânın üzerini örtmeye yarayan, yarım küre formundaki örtü elemanı olan kubbe, Roma dönemi mimarisinde önemli örnekleri ile ön plana çıkar. Daha sonraki süreçte farklı devletlerin katkılarıyla bölgesel özellikler taşıyacak bir form kazanır. Kubbe yapımında farklı bir uygulama olarak karşımıza çıkan “çift cidarlı kubbe” örtü sistemi, genellikle dıştan ve içten aynı kubbe formuna sahip olabildiği gibi içten düz kubbe, dıştan farklı bir kabuk formuyla da örtülü olabilmektedir. Çift cidarlı kubbe ilk kez İran bölgesinde, Büyük Selçuklularda, daha sonra Artuklu, İlhanlı ve Akkoyunlu dönemlerinde de tercih edilmiştir. Timurlu ve Safevî dönemlerinde ise en güzel örnekleri inşa edilmiştir. Bu çalışmanın amacı İslam mimarisinin en önemli eserlerinde görülen çift cidarlı kubbe uygulamasının başlıca etkenlerini, eserlerini ve kökenlerini tespit etmektir. Çalışmada “çift cidarlı kubbe uygulaması” başlığı altında çift cidarlı kubbe sisteminin kökeni ve ne tür kaygılar sonucu ortaya çıkmış olabileceği üzerinde durulduktan sonra değişik coğrafyalarda ki bazı örneklerine yer verilecektir. Daha sonra Anadolu’da ki “çift cidarlı kubbe” örneklerine değinilecektir. Bu çalışma ile çift cidarlı kubbe uygulamasının mimarlık tarihi içindeki önemine değinilerek, konu ile ilgili bilgilerin derlendiği toplu bir çalışma literatüre kazandırılmış olacaktır.Article Bir El Yazma Üretim Merkezi Olarak Şiraz ve Resim Üslubunun Türkmen Dönemindeki Dönüşümü(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020)İran’ın Fars eyaletinde yer alan ve önemli bir kültür sanat merkezi olan Şiraz, 14. yüzyıl başlarından 16. yüzyılın ortalarına kadar bu özelliğini korumuştur. İran edebiyatına ait çeşitli eserlerin olduğu, resimli el yazmaları bu kentte, süreklilik içerisinde ve zaman zaman yerel metotlarla hazırlanmıştır. Bu metotla üretim, eserlerin sayı olarak artışına katkı sağlamıştır. El yazmaların sayı olarak arttığı zaman aralığı Türkmen Dönemi olarak bilinen Karakoyunlu (1351-1469) ve Akkoyunlu (1340- 1514) beyliklerinin var olduğu zaman dilimine denk gelmiştir. Böylece yeni üretim metodu ile birlikte yeni bir dönemde Şiraz’da yerleşik olan resim üslubu yeniden yorumlanmıştır. Bu çalışmada, Şiraz kentinin önemli sanat merkezi olmasını etkileyen başlıca unsurlardan bahsedildikten sonra kentte gerçekleştirilen kitap üretimi ve mevcut üretimi şekillendiren bazı unsurlar üzerinde durulmuştur. Üretim ile birlikte Şiraz’da hazırlanan resimli kitaplarda var olan resim üslubundan bahsedilmiş ve Türkmen dönemindeki durum değerlendirilmiştir. Üslubun şekillenmesine etki eden nedenler ve konunun odaklanıldığı dönemdeki resim üslubundaki dönüşüm eldeki mevcut bilgiler ışığı altında ele alınmıştır.Other Creating Brand Identity in Museums, the Troy Museum(2022) Batuhan, TuğbaThe Troy Museum was founded in the ancient city of Troy, which is included on the UNESCO World Heritage list. For the establishment of the museum, the National Architectural Project Competition was held in 2011 and the foundations of the museum were laid with the project of the winning team in 2013. 2018 was declared the Year of Troy by the Çanakkale Governorship and the Ministry of Culture and Tourism, thus the Troy Museum was opened in the same year. Troy has Homer, Iliad, Trojan legends, and a history dating back to 4000 B.C. The purpose of the museum is to exhibit and protect the archaeological artifacts unearthed from excavations at the Troy Ruins. The Troy Museum, which was constituted with a contemporary museum understanding, has become a successful museum by increasing its recognition throughout Turkey. The Troy Museum has carried its national recognition to the international arena as well. The Troy Museum received the 2020/2021 European Museum Academy (EMA) Special Mention Award and won the European Museum of the Year Awards (EMYA) special commendation in 2020 for its innovative exhibition approach and structure which combines the past and the present by addressing contemporary issues. Despite the emergence of the coronavirus in 2020 and isolating the whole world, the Troy Museum has become known for crossing the border and showing cultural resistance. The museum, which has a short history, has become a brand by achieving a lot in a short time. This study will focus on how the Troy Museum increased its prestige in all circumstances through applications and policies before and during the coronavirus.Conference Object Halep Şehir Dokusu ve Vakıf Eserleri(2013) Boran, Ali; Erdal, ZekaiSuriye, Halep şehir merkezineki İslami dönem eserler hakkındadır.Doctoral Thesis Çağdaş Sanatta Siyaha Bakmak: Görme İhtiyacı-Anlamlandırma Sorunu(İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Şahin, OkanBu çalışma Çağdaş Sanat içerisinde ve siyah renk özelinde şekillenen belli örneklerin ‘Görme İhtiyacı’ ve ‘Anlamlandırma Sorunu’ başlıkları dahilinde ele alınışına dönük bir araştırmayı kapsamaktadır. Özellikle Bilim Devrimi ışığında gelişen optik yasalar, hem yeni bir görme teorisinin oluşumunda hem de Barok Sanat içerisinde şekillenen sanat görüşü ışığında ortaya konan siyahların kullanımına doğrudan etki etmiştir. 19.yy.’ın başına kadar farklı sanat akımları içinde genellikle ‘görme ihtiyacı’ bağlamında şekillenen siyah, Modernizm süreciyle birlikte anlam tartışmaları odağında özneleşerek 20. yy. başı itibariyle bir ‘renk’ olarak ele alınmaya başlamıştır. Tez, siyahın sözü edilen özneleşme sonrası Çağdaş Sanat sürecine ilerlerken geçirdiği evrimleri ele alarak, ilgili sanatçılar ve örnekleri ışığında üstlendiği yeni pozisyonu ortaya koyar. Çağdaş paradigmalar bağlamında şekillenen siyahın rolü, Pierre Soulages ve Anish Kapoor’un kuramsal yapısını ortaya koydukları ilk halinden hareket alarak; Çağdaş Sanat’ta mekan özellikli değerlendirme, kültürel veya toplumsal muhalefet, heykel-enstalasyon bağlamında ontolojisi ve İlişkisel Estetiğin unsurlarıyla ortaya konmuştur. Çalışma, bu şekliyle siyaha Çağdaş Sanat’ta ‘biçim’ ve ‘anlam’ tartışmaları odağında çeşitli örnekler üzerinden bakmaktadır.Article Bizans Dönemi El Yazması: Topkapı Sarayı G.i.8 Nüshası Resimlerindeki Alegorik Unsurlar(AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ, 2019) NECLA KAPLANBugün Topkapı Sarayı Müzesi’nde G.İ.8 numarada kayıtlı bulunan Bizans Dönemi Resimli Oktateukh el yazması 12. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Bizans İmparatoru I. Aleksios Komnenos’un (1081-1118) oğlu Porfirogennetos İsaakios Komnenos tarafından hazırlanan eser, Yunanca küçük harflerle yazılmış Eski Ahit’in ilk sekiz kitabını içeren 569 sayfalı ve 301 resimli bir el yazmasıdır. Eserde geçen hikâyeler resimlerle görselleştirilmiştir. Bazı hikâyelerin resimlenmesinde alegorik unsurların kullanıldığı dikkat çekmiştir. Söz konusu nüshada görülen alegorik figürler bildiri konusu olarak seçilmiştir. Genişletilmiş bir metafor, soyut kavramın resim diline dönüştürülmesi, başka bir şey söylemek anlamına gelen alegori, dini bağlamda kullanıldığında bir hikâyenin ya da sanat eserinin teolojik değerlerinin sembolü olarak yorumlanması, görsel olarak anlatılması şeklinde tanımlanabilir. Alegori; antikçağ, ortaçağ, rönesans metinlerinde, tiyatroda ve resimde de tercih edilmiştir. Ortaçağ kitap ve duvar resimlerinde, kilise süslemelerinde soyut kavramın veya olgunun anlaşılmasını sağlamak için basitleştirilerek kullanılmıştır. Topkapı Sarayı G.İ.8 Oktateukh el yazmasında; “Âdem’in Hayvanlara İsim Vermesi” sahnesinde Kartal, “Musa’nın Nehirde Bulunması ve Rab’bin Musa’ya Vadedilen Toprakları Göstermesi” sahnelerinde Güvercin ve “İlk Doğanların Ölümü Belası” sahnesinde Yılan figürleri görülmektedir. Çalışmada, Eski Ahit konulu Bizans el yazmasında geçen hikâyeleri görselleştiren resimlerde görülen Kartal, Güvercin, Kuğu ve Yılan figürleri neyi ifade ediyor? sorusuna yanıt aranacaktır. Metin resim ilişkisi göz önünde bulundurularak figürlerin ikonografik ve alegorik anlamları irdelenmiş, sembolik ifadeleri açısından resmin çözümlemesi yapılmıştır. Bildirinin amaçlarından biri Bizans resim sanatını temsil eder nitelikteki söz konusu el yazmasının resimlerinde görülen alegorik unsurlara dikkat çekmek ve ikonografik açıdan irdelemektir. Diğer önemli amacı ise el yazmasındaki bu alegorik unsurların sembolik anlamlarına değinmektir.Article Artuklu Yapıları Örnekleminde Sanatta Kültürel Etkileşim(Kadim Akademi Derneği, 2020) Yeşilbaş, Evindar; Acat Akgül, FehimeAnadolu’da XI. yüzyıldan itibaren gelişen kültür ve sanat çok farklı kültürel ve etnik veriler üzerine temellenmiştir. Anadolu sınırları içinde oluşan sanatların daha iyi anlaşılması için sanatın gelişmesini etkileyen ortamı ve kültür çevresini iyi araştırmak bir zorunluluktur. Sanatın içinde kendine yer bulan farklı gelenekleri tespit etmek ve bu geleneklere ait olan unsurları ortaya koymak oldukça önemlidir. Aynı dönem ve yakın çevrede hüküm süren beylikler ve devletler, tarih boyunca kaçınılmaz bir şekilde kültürel ilişkiler içerisinde bulunmuşlardır. Kültürel etkileşimi oluşturan temel husus ise siyasi ve sosyal zeminde yaşanan ilişkilerdir. Bu etkileşimin izlerini ortaya koyan en somut veriler sanat üretimleridir. Sanat yapıtlarında, taçkapı, minare, kemer, örtü sistemi, malzeme, süsleme vb. gibi mimari yapı detayları üzerinden kültürler arasındaki etkileşimin izleri okunabilmektedir. Bu çalışmada, Artuklu Beyliği ile aynı dönemde ve yakın bölgelerde hüküm sürmüş Büyük Selçukluları, Anadolu Selçukluları, İlhanlı, Eyyûbi, Zengî ve Memlûkler’in siyasi, sosyal ve kültürel ilişkileri üzerinden malzeme, teknik, süsleme açısından dönemin yapılarındaki benzer izler incelenmiş ve değerlendirilmiştir.Book Part Bizans Dönemi Resimli El Yazmalarda Kale Kent Motifi(Anadolu Üniversitesi Yayınları, 2022) Kaplan, Neclaİnsanların toplu bir şekilde yaşamalarını mümkün kılan ayrıca kültür ve medeniyetin göstergesi olan kentler; kültürel, sosyal ve siyasal tarih için önemli bilgiler sunan olgular olarak halen merak edilen konulardandır. Bu nedenle, kentlerin gelişim sürecini gösteren tarih boyunca meydana gelen gelişmeler dikkatle araştırılmaktadır. Bunun için kentin kökenini ve fiziki özelliklerini ortaya koyan bulgulara, kalıntılara ve görsellere ihtiyaç duyulmaktadır. Böylece zaman içinde meydana gelen değişim ve dönüşümler hakkında fikir sahibi olunabilmekte ve kentsel yapı türleri ile işlevleri ortaya konulabilmektedir. Kısacası kentin gelişim sürecinin anlaşılması için kent tarihi araştırılmaktadır. Bu bağlamda, Antik dönemden modern döneme değin uzun bir kronolojiye sahip kent tarihi için Orta Çağ, zincirin önemli bir halkasını oluşturmaktadır. Nitekim, Orta Çağ’ın en önemli aktörlerinden olan Bizans/Doğu Roma (324-1453) araştırmacılar için dikkat çekici bir konumda durmaktadır. Bizans İmparatorluğu Mezopotamya, Mısır ve Helenistik gibi kendisinden önce gelen çeşitli kültürlerin bir sentezi ve birikimi olan Roma kültürünün de son temsilcisidir. Bu nedenle, Bizans’tan kalan mimari kalıntılar, görsel ve yazılı belgeler önemli başvuru kaynaklarıdır. Bu kaynaklardan resimli el yazmaları da sundukları tasvirlerle dönemin görsel hafızasını aktaran zengin bilgiler içermektedir. Bizans dönemi el yazma resimlerinden günümüze gelen; Süryanice Rabula Dörtlü İncil (586), Viyana Genesis (6. yy), II. Basil'in Menolojisi (10. yy), Vat.gr.747 Oktateukh (11. yy), Atina Tetraevangelion 93 (12. yy) ve Septuaginta-Oktateukh-G.İ.8 (12. yy) resimli el yazmaları bu kapsamda değerlendirilmiştir.Article MARDİN MÜZESİ'NDE BULUNAN 17.-19. YÜZYIL GÜMÜŞ BİLEZİK ÖRNEKLERİ.(2018) Yeşilbaş, Evindar; Yeşilbaş, EvindarAnadolu coğrafyasında tarih öncesi çağlardan günümüze kadar maden işlemeciliği ve takı sanatı alanında önemli el sanatlarının üretildiği bilinen bir gerçektir. Çeşitli malzemelerden üretilen el sanatları arasında gümüş madeni içerisinde takı, sikke, gündelik eşya, savaş aletleri üretiminde kullanılan değerli bir maden olmuştur. Takı yapımı el sanatları içinde büyük bir hassasiyetle çalışılan, sembolik anlamlar taşıyan, nazara karşı koruma sağladığı düşünülen ürünlerdir. Gümüş işlemeciliği alanında merkez konumundaki Mardin, hem Artuklu, hem de Osmanlı Döneminde bu özelliğini devam ettirmiş ve bu kentte her dönemde önemli eserler üretilmiştir. Çalışmamızda da, Mardin Müzesine satın alma yoluyla gelmiş 17.-19. yüzyıllara ait gümüş bileziklerden yedi tanesinin kataloğu oluşturulmuştur. İncelediğimiz örneklerden bazıları müzede bulunan teşhir salonlarının yetersizliği sebebiyle depolarda muhafaza edilmektedir. Örneklerin, malzeme ve teknik, ölçü, müzeye geliş yolu ile ilgili bilgiler verildikten sonra ayrıntılı tanımları yapılmıştır. İncelenen örnekler üzerinden Mardin’de 17.-19. yüzyıl gümüş bilezik üretimine, form ve biçim ile süsleme özelliklerine yönelik değerlendirmeler ortaya konulmuştur. Yaptığımız incelemeler sonucunda 17.-19. yüzyılda bilezik modasında süslemelerde ajur tekniği, kabartma, kakma, kazıma, savatlama teknikleri tek tek kullanılmakla birlikte birden fazla tekniğin beraber de kullanıldığı görülmüştür. Bu konunun seçilmesinin sebebi Mardin Müzesinde sergilenen takıların katalog çalışmasının daha önce gerçekleştirilmemiş olmasıdır. Bu çalışma ile Mardin Müzesinde bulunan diğer el sanatlarına literatür ve bilimsel çalışmalar açısından örneklik teşkil edeceği düşünülmektedir.Article İbrahim Hakkı Konyalı'nın "Abideleri ve Kitabeleri ile Niğde Aksaray Tarihi" İsimli Eserine Eleştirel Bir Bakış(SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ YAYINLARI, 2015) Erdal, Zekaiİbrahim Hakkı K“nyalı’s m“st detailed v“lume in M“numents and Inscri”ti“ns series is with“ut d“ubt Aksaray (Niğde) hist“ry. The de”th “f this v“lume is due t“ the fact that its “ne “f the auth“r’s latest “euvres. The auth“r c“llected the inf“rmati“n he n eeded until 1974, which in turn he availed himself to write the Aksaray History. In his ”eri“d, Aksaray was a t“wn in Niğde ”r“vince, and he visited all the villages in Aksaray and Ortaköy, and wr“te ab“ut hist“rical s”“ts, ruins and fam“us neighb“rh““ds he heard in his works, some interesting ones he even visited himself. In studies on Aksaray until t“day, n“ sch“lar cited any “f his w“rks ab“ut the city. The b““k dem“nstrates K“nyalı as a historian, a folklore scholar, sociologist, art historian and an archivist. In such an extensive and profound volume, it is conceivable that there could be some mistakes. Those mistakes are either auth“r’s “wn, “r results “f the editing ”r“cess by the ”ublisher. In this study err“rs by the author are compared with other resources and demonstrated with examples.Article Mimar Dâvud Ağa’nın İmzalı Eserleri ve Üslûbu(2019) Tüfekçioğlu, Abdülhamit; Tümer, ŞerifMimar Sinan’ın çıraklarından olup onun ölümüyle birlikte Hassa Mimarlar Ocağı Teşkilatı’nın başına geçen Dâvud Ağa 1588-98 yılları arasında imparatorluğa başmimarlık yapmıştır. Henüz Mimar Sinan’ın sağlığı ve başmimarlığı döneminde inşa edilen Çarşamba Mehmed Ağa Camisi kitâbesine imzasını koyma şansını elde eden Dâvud Ağa’nın Sinan tarafından başarılı bulunup desteklenen mimarlardan olduğu açıktır. Daha sonra Divanyolu Koca Sinan Paşa Külliyesi ve Sinan Paşa Kasrı’nın çeşme üstündeki kitâbesine imzasını koyan Dâvud Ağa Osmanlı mimarlığı ve Sinan ekolünün devamcısı olmakla birlikte kendi üslûp anlayışını da inşa ettiği eserlere yansıtmıştır. Sinan’dan edindiği mimari birikime kendine has üslûp özelliklerini de ekleyen Dâvud Ağa kendisinden sonraki mimarları da etkilemiştir. Bu çalışmada Dâvud Ağa imzalı eserler her bakımdan incelenerek başmimarın üslûbu belirlenmeye çalışılacaktır.Book Part Kültürel Mirasa Erişim ve Kültürel İlk Yardım: Türkiye'de Sanal Müzeler(Eğitim Yayınevi, 2021) Batuhan, Tuğbaİnsanlığın kültürel mirası doğal afetlerden olabileceği gibi kimi durumda insan eliyle gerçekleşen zararlara maruz bırakılmaktadır.Gelişen dünya ile beraber kültürel miras ile ilgili farkındalık ve koruma ihtiyacı artarken, kültürel acil durumlar biraz daha geri planda kalarak belki de görmezden gelinmektedir. Bu çalışma, kültürel erişim ve yardımın boyutlarını, Türkiye’deki sanal müzelerin 2020-2021 yılları e-ziyaretçi verileri doğrultusunda tartışmaktadır. Sanal müzelerin açılması ile kültürel erişime olan talebi göstermektedir. Kültürel mirasın korunmasında sanal müzelerin rolünün görülmesine ve kültürel erişim hakkına yönelik yaklaşımları aktarmaktadır.Book Part Bafra'nın Geleneksel Cumbalı Köy Evleri(Berikan Yayınevi, 2023) Tümer, ŞerifGeleneksel Türk evi, yayılım gösterdiği tüm alanlarda iç mekân teşekkülü,cephe düzeni ve mimari detayları ile kendine has üslûp özelliklerine sahip yapıtiplerindendir. Türk şehrinin temel unsurlarından olan geleneksel konutlar, so- kak dokusu ve konutun so kak ile olan ilişkisi açısından da Türk sanatının ince-lemeye değer çalışma alanlarındandır. Türk evinin dış dünyayla olan ilişkini dü-zenleyen bir mimari birim olarak karşımıza çıkan cumbalar ise geleneksel Türkevinin en karakteristik öğesidir. Osmanlı Devleti’nin yayılım gösterdiği coğraf-yada yoğun olarak karşımıza çıkan bu kullanım Anadolu geleneksel konutununda en önemli öğesi olarak yüzyıllardır varlığını sürdürmüştür.Article Silifke Taş Köprü nün Rölöve Tespitleri ve Tarihi Dönem Analizi(Akdeniz Sanat Dergisi, 2016) Yeşilbaş, EvindarAnadolu’da tarihi özelliklerini yitirmeden günümüze ulaşan çok sayıda köprü bulunmakla birlikte birçoğu misyonunu yitirmiş olsa bile tarihi önemini korumaktadır. Köprüler, geçmişte kullanılan güzergahlar konusunda da bilgi üretmeye yarayan mimari ürünlerdir. Bu bilgiden hareketle köprülerin, köprülere dair kalıntıların ve izlerin korunması gelecek kuşaklara aktarılması gerekmektedir. Bu çalışma, Karayolları Genel Müdürlüğü denetiminde ve Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onayına sunulmak üzere köprünün restorasyonuna yönelik hazırlanan sanat tarihi raporunun genişletilmiş ve güncelleştirilmiş halidir. Çalışmamızda Taş Köprü’nün mevcut mimari analizi yapılarak, restitüsyonuna kaynak oluşturacak dönem analizi yapılmıştır. Köprü, Anadolu’dan köprü örnekleri ile analojik açıdan değerlendirilerek karakteristik özellikler bağlamında irdelenmiştir.
