Mühendislik-Mimarlık Fakültesi
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/16
Browse
Browsing Mühendislik-Mimarlık Fakültesi by Institution Author "Işıker, Figen"
Now showing 1 - 11 of 11
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object Bellek Haritaları Üzerinden Kent Okumaları(2013) Işıker, FigenBu çalışma, sözlü anlatılardan oluşturulmuş kent haritalarının yaşanmışlıklarla nasıl şekillendiğini ortaya koyar. Kızıltepe’nin morfolojik gelişimini mevcut belgeler ve haritalar üstünden kent okuması yapmak yerine kişisel anlatılarla oluşturulan haritalar üzerinden yapayı hedefler. Çalışmada, kentte yaşamakta olan ve farklı yaşlara sahip kişilerin kendi zihnindeki Kızıltepe’yi kabaca anlatmaları istenir. Bu anlatılar ışığında hazırlanan haritalar, farklı dönemlerdeki kent haritalarını ortaya koyarken diğer taraftan da kişisel tarih anlatılarıyla kentin geçmişine değip, kentin bu günkü halini almasındaki önemli olayları açığa çıkarır. Kızıltepe’nin son bir yüzyıllık tarihini anlatan görüşmeciler; özellikle burada kimlerin yaşadığına ve kentin nasıl şekillendiğini, yaşanan bazı kırılma noktalarının kendi zihinlerindeki mütekabiliyetlerinin ne olduğunu anlatmışlardır.Contribution to Periodical Bienalin Mardin hali ya da kıraathane ahalisi dönüp duran video enstalasyondan sıkılınca(2012) Işıker, FigenMardin'den Figen Işıker, 21 Eylül-21 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen Mardin Bienali izlenimlerini aktarırken, bir yandan da Mardinlilerin bienalle, sanatçıların ise Mardin'deki gündelik hayatla imtihanlarını anlatıyor. Eserlerin maruz kaldıkları müdahaleler sonucunda ortaya çıkan yeni performanslar, Mardin Bienali’nin en hoş sürprizi.Article Bir Kentsel Örgütlenme Biçimi Olarak 18. Yüzyıl Mason Localarında Mimarlığın Kavranış ve Üretilme Biçimi Üzerine Bir İnceleme(İDEALKENT, 2023) Işıker, Figen18. yüzyıl Aydınlanma dönemi, insanın kendini ve kendisi dışındakileri anlama ve yeniden tarifleme girişimi olarak bütün alanlarda kendini gösterir. Bu fikirsel keşif kaçınılmaz olarak mimarlıkta da gerçekleşir. Mimarlığın tarihselliğinin farkına varılması ile mimarlığı bir disiplin rejimi içinde tanımlamayan aktörler bütünsel bir dil oluşturma gayreti içine girerler. Bu sebeple Antikiteden alınan birçok kavram yeniden tanımlanarak mimarlık epistemolojisinin inşasında kullanılır. Böylece klasik mimarlık, 18. yüzyıl mimarlık düşüncesinin inşa edilebilmesinin temel argümanlarından birini oluşturur. Geçmişe yapılan bu yolculuktaki her karşılaşma bir taraftan mimarlık disiplinini inşa etmeye yararken öte taraftan yıkıcı olabilecek karşılaşmaları da içerir. Bu karşılaşmalar ya akla uygun hale getirilerek rasyonel düzlemde ele alınır veyahut görmezden gelinerek sınırdışı edilir. Bu türden durumlar mimarlığın birçok farklı biçimlerde de kavranabileceğinin işaretleridir. Bir çevre oluşturmanın farklı formları olan yeme-içme birliktelikleri, kahvehaneler, salonlar ve benzeri oluşumlar, Aydınlanma döneminin önemli paradigmalarıdır. Sosyalleşme kültürü içinde, mimarlık söylemleri ile inşa edilen mason locaları, kendine özgü yapılanması ile kurumsal olmayan biçimlerde şekillenerek, 18. yüzyılda Avrupa’nın birçok yerine yayılmış önemli bir yere sahiptir. Bu sebeple çalışmada, masonluğun ilk kez nasıl ortaya çıktığına odaklanmak yerine, Aydınlanma döneminin dikkate değer oluşumlarından biri haline nasıl geldiği ve mimarlıktan beslenerek kentsel bir örgütlenme biçimine nasıl dönüştüğü irdelenecektir. Çalışma bu bağlamda mimarlığın totaliteryan inşasını da eleştirmektedir.Article Mardin Enformel Mimarlık Atlası: Mardin’de Kullanıcısı Tarafından Üretilen Mimarlık Ürünlerinin Belgelenmesi ve Mekânsal Taktiklerin Keşfi(Mimarlık, 2020) Ataş, Zeynep; Güneş, Nurcan; Işıker, FigenMardin’de yıllar boyunca süregelen kentsel doku, tüm organikliğiyle yere özgü nitelikler sergiliyor. Kullanıcıların ihtiyaçlarına göre şekillenen yapı eklerinin belgelenmesini amaçlayan çalışmanın sonunda “Mardin Enformel Mimarlık Atlası”nı oluşturmayı hedefleyen yazarlar, “mevcut yapılarla kurdukları ilişki, mekânsal zenginlikleri, eklemlenme biçimleri, yapım malzemeleri ve yapılış hikayeleri bağlamında son derece özgün” olarak gördükleri ancak ne yazık ki yıkılması planlanan bu eklere yakından bakıyor.Research Project Mardin'de Yerel ve "Verneküler Modern" Mimarlık Stratejilerinin Keşfi ve Belgelenmesi(2019) Işıker, Figen; Güneş, Nurcan; Ataş, ZeynepBu proje, Mardin’de 12. Yüzyıldan günümüze ulaşan geleneksel taş yapılara 1950 sonrasında kullanıcılar tarafından eklemlenen yapı eklerinin kayıt altına alınması ve elde edilecek envanter ile mekansal taktiklerinin ortaya konulmasını amaçlar. Kentin kullanıcıları tarafından üretilen, dolayısıyla Mardin’in kentsel ve mimari varlığının doğrudan parçası olan bu yapılar kentin geçirdiği gündelik ve sosyo-kültürel, ekonomik ve politik dönüşümlerin de yansımalarıdır. Mevcut yapılarla kurdukları ilişki, mekansal zenginlikleri, eklemlenme biçimleri, yapım malzemeleri ve yapılış hikayeleri bağlamında son derece özgün bu yapılaşma formel mimarlık çerçevesinin dışında kalarak, 2010 yılından itibaren yıkılma sürecine girmiştir. Bu çalışma, yok olmak üzere olan bu enformel bilginin belgelenerek kayıt altına alınması yoluyla gelecek nesillere aktarılabilmesini ve ileriki araştırmalara kaynak oluşturabilecek bir altlık oluşturularak korunmasını hedeflemektedir. Bu doğrultuda haritadaki konumları, adres bilgileri, plan, kesit, görünüş ve aksonometrik perspektif çizimleri, fotoğrafları, malzeme bilgisi ve hikayeleri üzerinden oluşturulan bir envanter çalışması ile bu yapılardan 400’ü belgelenmiş ve mekansal oluşları ilişkisel olarak çözümlenmeye başlanmıştır.Article Mimarlık-İşlev İlişkisi/İlişkisizliği Üzerine Bir İnceleme(Arredamento Mimarlık, 2023) Işıker, FigenMimarlık için uzunca bir süre önemli görülen işlev/fonksiyon1 kavramının hem çok yeni hem de modası geçmiş eski bir kavram olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Bu ikilik, kavramın tarihyazımı içindeki tartışmalarıyla ilişkilidir. Kavram, bir taraftan Vitruvius’un triosundaki utilitas’a dayandırılarak tarihselleştirilirken öte taraftan 18. yüzyılın rasyonalist söylemleriyle modern dönem içinde icat edilir.Conference Object MULTİDİSİPLİNER ALANDA STRÜKTÜR TASARIMI(2018) Bölük, Tuba; Işıker, FigenKatı disiplin ve meslek sınırlarının aşındığı ve işbirliğine dayalı pratiklerin çoğaldığı günümüzde ezberlenmiş terimlerle üretilemez ve konuşulamaz hale gelindi. Bu durum mimar ve inşaat mühendisliği disiplinleri için de geçerlidir. Birinin diğerine tahakküm kurmaya çalıştığı ya da sadece hesaplama hizmetleri aldığı/verdiği bir araç olarak görmeyi bırakıp birbirlerinden beslenmeyi tercih eden meslek insanlarının işlerine bakıldığında, tasarlanarak inşa edilenin kendisi ve ortaya çıkış süreci araştırmaya değer bir nesne haline gelir. Tartışmanın bugün geldiği noktayı kavrayabilmek için malzeme kullanımının çeşitliliği, teknik olanaklar ve sosyo-kültürel etkenler gibi çoklu parametrelerin değişimi, gelişimi ve yol açtığı dönüşümler hakkında meselenin tarihselliğine göz atmak gerekebilir. Söz gelimi, içinden geldiği profesyonel eğitimin sınırlarını aşıp teknik sorunlara sanatı ve bilimi birleştirerek pratik çözümler üretebilen bir mühendis olan Peter Rice, bir çok yapıyı beraber tasarladığı mimar Richard Rogers’ın ifadesine göre, sadece kendi disiplini içinde yer almamış selefleri Brunelleschi veya Brunel gibi kendi yapım yöntemleri ve tasarımlarını geliştirerek uygulamıştır. Rogers, Rice’ın mesleki yaklaşımını tanımlarken; 14. ve 19. yy’da yaşamış, tasarım, strüktür, işlev ve mühendislik kavrayışları elbette birbirlerinden farklı olan fakat mimarlık-mühendislik disiplinlerinin ara kesitinde rol almış bu iki meslek insanını örnek vermesi hiç şüphesiz tesadüf değildir. Bu isimlerin izleğinde oluşturulan çalışma; birbirinden bağımsız olmayan iki disiplininin biraradalığı ile inşa edilmiş nitelikli yapıları irdeleyerek çok disiplinli çalışmanın ürettiği potansiyelleri ve yeni söylemleri ortaya koyacaktır.Contribution to Periodical Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok(2013) Işıker, FigenFigen Işıker, Linda Nochlin’in 1971’de tartışma açan sorusunu yeniden soruyor: “Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok?” Bu sorudan yola çıkarken, “büyüklük” kavramını sorunsallaştırıyor ve 'büyük' olamamanın gerekçelerini sıralıyor.Conference Object OKUL TASARIMLARINDA MEKANSAL OLASILIKLAR(2018) Işıker, Figen; Bölük, FatihTürkiye’de doğup büyüyen herkes 13 yıllık zorunlu eğitim programına tabi tutulur. Bu da; insan ömrü- nün ortalama 14000 saatinin okulda geçtiği anlamına gelir. Eğitim reformları, değişen sınav sistemleri, ar- tan-azalan eğitim süreleri bitimsizce konuşulurken, 17 milyon 449 bin 876 öğrencinin her gününü geçirdiği okul yapılarının niteliği, mekan kalitesi, çevre ile ilişkisi, kendine has içerik oluşturabilme potansiyelleri gibi konular en az tartışılan meselelerdir. Ülkemizdeki eğitim sistemi tartışmalarında eğitimciler, pedagoglar ve politikacılar en fazla söz hakkına sahipken; bu mekanları tasarlayan mimarlar ve ortak çalışma üreten diğer disiplinlerden uzmanların sesi oldukça zayıf kalmaktadır. Okullar için yapılması gereken temel tartışmaların birçoğu konu dışı bırakıldığı için, tasarımında coğrafi ve iklim koşulları gözetilmeyen, uygun yapı malzemesi kullanılmayan, yakın çevresi ile ilişki kurmayan tip projeler üretildiğini görmekteyiz. Türkiye’de kamu yapıla- rı için ayrılan bütçede eğitim yapıları önemli bir yere sahiptir. Eğitim yapıları gibi her kullanıcının (öğrencinin) farklı ihtiyaçlarının olabileceği binalarda sadece gerekli teknik donanımları sağlayabilmek yeterli değildir. Ha- reketli ve birbirine dönüşen mekanlar, öğrencinin gün içinde tek bir sınıfta eğitim görmesinin önüne geçer ve katılımcılı, hep birlikte keşfedilen bir öğrenim sürecinin oluşmasına imkan sağlar. Bu metnin amacı; okulları mekansal açıdan ele alarak özgün yapı programlarına ulaşmak ve tasarım olasılıklarını tartışmaya açmaktır. Bununla birlikte sadece fiziksel mekanın oluşumunu değil aynı zamanda öğrencinin gelişiminin bu mekanlarla birlikte nasıl şekillenebileceğini uygulanmış projeler üzerinden ortaya koymaktır.Book Part Structure of “Bigness”: The Example of Taipei Performing Arts Center(2021) Bölük, Tuba; Işıker, FigenThis study attempts to read the relationship between text, architecture and technology by instrumentalizing the concept of "bigness" which is one of the concepts of Rem Koolhaas in his book S, M, L, XL; through the Taipei Performing Arts Center(TPAC)[1], designed by OMA. “Bigness” is a concept related to both urban and architectural design, challenges the city. It is founded on the claim that a building with a megastructure is a city in itself. It is not only about the scale of structure that is used to realize this claim, but also the fact that a structure of this scale contains many potentials. The contemporary city which is the existence of layered and unpredictable collective productions in, it is the product of multiple actors. TPAC, which is designed by considering Shilin Night Market and its users, which is an important place of local culture, and including it in the design equation, is an important example of this situation. Although the original brief proposed taking away the Shilin Night Market in order to house the TPAC, OMA decided it should not be eliminated. Performing arts space has been designed in which all three theatres are plugged into a central cube that is hanged on a super-structure to minimise the footprint so that the whole building can be lifted up to create an open ground plane for future move-in of the night market. In the case of TPAC, the prominent intent was to merge the local grassroots culture of the Shilin Night Market with performing arts events that would take place in the new theatre that makes it possible to “experimentation in the internal workings of the theatre” as Koolhaas mentioned, and thus transcends the limits set in the 3000-year-old theatre tradition. This structure criticized the contemporary TPACs with iconic forms and repeating functionality which continues to be produced with historical references. Can this building be seen as a tool which has the characteristic of the theory of “bigness” in terms of reckoning with the city and autonomous design strategies? Put differently, can “bigness” reopen the debate on urban form, type and technology in the context of the contemporary city? This change of scale of consideration, from urban reflection to architecture, is tried to understand with the effect of existing conditions on structural decisions taken in the building will be discussed in the context of construction, materials and technological possibilities.Book Part TARTIŞMALI BİR KONU: ÜNİVERSİTE CAMİLERİ(2018) Işıker, Figen; Güneş, NurcanTürkiye'de 1955'den sonra üniversite yerleşkelerinin, kentin gelişim aksını belirlemek, daha geniş araziye sahip olmak gibi nedenler ile kent merkezlerine belirli mesafelerde, kentin çeperlerine doğru konumlandığı görülmektedir. Bu tercihin kente ait birçok öğenin de (alışveriş, barınma ya da eğlence mekânları gibi) kent dışına taşınmasına ön ayak olmuş ve kent dışında bir kamusallık oluşturmuştur. Bunlardan biri de ibadet mekânlarıdır. Bugün yerleşkelerin bünyesinde bir, iki hatta üç camiye rastlanılmak mümkündür. Yerleşke içindeki camilerin inşa kararları, ilk kurulan üniversitelerde gereksinimler nedeni ile sonradan verilirken, yeni kurulan yerleşkelerde projenin ilk aşamalarında verilmektedir. Karar süreçlerindeki bu değişim üniversite kullanıcılarının cami ile olan ilişkisinin de bir göstergesidir. Bu çalışma üniversite camilerinin genel özelliklerini araştırarak bir büyük anlatı ve tartışma konusu olan camiler üst başlığının altında özgün bir alan açmayı hedeflemektedir. Çalışma 1955'ten sonra Anadolu'da kurulan ilk üniversitelerin yerleşkelerine yapılan camilerin inşa süreçlerini inceleyerek başlayacaktır. Daha sonra 1980’lerde, 1990’larda ve günümüzde kurulan üniversite camileri incelenecektir. Genel bir yaklaşımla yerleşke içindeki konumları, kullanıcı profili, öğrenci kullanım pratikleri ve yoğunluğu dikkate alınarak bir karşılaştırma yapılacaktır. Böylelikle camiyi oluşturan mimari elemanların, durumların ve aktörlerin birlikteliği ve ilişkiselliği incelenebilecektir. Bu inceleme ile genel cami tartışmalarının güzergâhı değiştirilerek "alternatif bir düşünme alanı oluşturulabilir mi" sorusuna cevap aranmaktadır. Birçok farklı akademik alanda yapılan "cami tartışmaları" mimari bir mesele olarak ele aldığında, sürekli göz ardı edilen bazı girdilerin ancak bu sayede konuşulabilir bir veriye dönüşeceği düşünülmektedir. Çünkü bu çalışma, "reel olanı" şu anki cami kullanıcıların deneyimi olarak görür ve bunun üzerine bilgisini kurmayı hedefler.

