Felsefe Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/71
Browse
Browsing Felsefe Bölümü Koleksiyonu by Journal "Felsefe Dünyası"
Now showing 1 - 3 of 3
- Results Per Page
- Sort Options
Article Aristoteles ve Nietzsche’de trajedinin işlevi(2013) Duman, MusaBu makalede, Aristoteles ve Nietzsche’nin trajedinin işlevine yönelik görüşlerini karşılaştırıp, farklılıklara işaret ediyoruz. Bazı önemli metinlere yakından bakmak suretiyle, Aristoteles’in trajedi analizini ve bu analizin Aristoteles’in genel konumu içerisindeki imalarını inceliyoruz. Sonrasında bu analizin hayati noktalarını Nietzsche’nin trajik mitos ve müziğe dayalı yeni bir kültür, eski yunan modelinden esinlenen bir kültür inşa etme projesi ile bağlatılandırıyoruz. Bu bağlamda, Dionysoscu dünya-görüşü, trajik içgörü, güç iradesi, mitos, katharsis, mimesis, logos ve pathos gibi kavramları soruşturuyoruz.Article Mîr Dâmâd’ın Hudûs konusunda İbn Sînâ’ya yönelttiği eleştiriler ve Hudûs-u Dehrî görüşü(2012) Doru, Mehmet NesimBu makale, 17. yüzyılda yaşamış İslam filozofu Mîr Dâmâd’ın hudûs-u dehrî görüşünü ve İbn Sîna ile Mîr Dâmâd’ın sözkonusu meseledeki farklarını ele almaktadır. Bu görüş, Tanrı-âlem ilişkisi meselesinde İslam filozofları ile kelamcılar arasında meydana gelen ezelilik ve yaratma taraftarlarına sunulan üçüncü bir yol olarak önem arz etmektedir. Dâmâd, âlemin yaratıldığını ama bunun kelamcıların anladığı anlamda zamanda değil zaman üstü gerçekleştiğini savundu. Öte yandan, âlemin zaman üstünde yaratıldığı tezi, âlemin İbn Sînâ’nın savunduğu şekliyle ezeli olduğu anlamına gelmediğini ileri sürdü. Dâmâd, görüşünü temellendirirken çoğunlukla İbn Sînâ’nın verilerine dayandı. Ama onun zatî (ontolojik) hudûs görüşünün âlemin meydana gelmesini izah etmede yetersiz kaldığını düşündü. O, Tanrı’nın dışında hiçbir açıdan başka ezeli varlıklar kabul etmemekle İbn Sinâ felsefesinden kesin bir şekilde ayrıldı. Bu sebeple kendi dehrî hudûs teorisini ortaya koydu.Article Phaidon’da ölüm, felsefe ve hakikat(2011) Duman, MusaBu makale Phaidon’da ölüm, felsefe ve hakikat bağlamındaki Platonik düşünümleri incelemektedir. Phaidon’da bedene karşı mücadele olarak ve ölümle sıkı bir ilişki ile yürütülen bir şey olarak felsefe tasarımı vardır. Platon bunu ölümü tatbik etme olarak felsefe ya da ölüme hazırlanma olarak felsefe diye sunar. Beden ve duyulardan arınma ölümü tatbik etme temelinde gerçekleşmektedir. Bu ise, felsefi hakikatin yansız bir refleksiyonun nesnesi olarak değil fakat ruhun en yüksek etkinliği olan theoria’ya verilmiş kendi hakikati olarak ortaya çıkmasını sağlamaktadır.