Tümer, Şerif

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Tümer, Serıf
Job Title
Dr. Öğr. Üyesi
Email Address
Main Affiliation
Department of History of Art / Sanat Tarihi Bölümü
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

15

Articles

9

Views / Downloads

2/0

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

15

Supervised Theses

0

JournalCount
Mukaddime2
İsarc2
6. uluslararası mardin artuklu bilimsel araştırmalar kongresi2
mukaddime1
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi1
Current Page: 1 / 3

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 15
  • Article
    Mardin Evlerinde Selsebilli Eyvan Kullanımı
    (2025) Tümer, Serıf
    Mardin evlerinin tasarımı Anadolu geleneksel Türk konut mimarisi içinde ayrıcalıklı ve özel bir yere sahiptir. İhtiyacın şekillendirdiği ve coğrafyanın temel belirleyici olduğu Mardin evleri plan, malzeme ve tekniğin yanı sıra konuta eklemlenen özel birimler açısından da farklılık arz eder. Selsebilli eyvanlar sıcak ve kurak yaz aylarında Mardin evlerinin temel yaşama birimi olmuştur. Coğrafya, ekonomi ve mimari arasındaki kaçınılmaz ilişkinin ürünü olan selsebilli eyvanlar özellikle geniş çaplı planlanmış ve bazen kasır olarak da adlandırılabilecek Mardin evlerinde karşımıza çıkmaktadır. Coğrafya ile birlikte konut sahibinin statüsü ve ekonomik gücü evi mimari anlamda şekillendiren temel unsurdur. Geleneksel Türk evinde ev halkının toplanıp günlük işlerini gerçekleştirdiği, sohbet ettiği, yemek yediği birimler olan sofa, Mardin evlerinde yerini eyvana bırakmaktadır. Bu eyvanların bazıları ise selsebilli olması açısından diğer eyvan kurgularından ayrılır. Mardin evlerinde görülen selsebilli eyvanlar kendi içinde kategorize edilebilir. Havuzlu ya da havuzsuz olmasının dışında konuta girişi sağlayan açıklıklar bazı örneklerde selsebilli eyvanlardan verilirken bazı örneklerde selsebilli eyvan bağlantının sağlanmadığı çıkmaz mekânlar halini almıştır. Özellikle bağlantı sağlamayan eyvan tiplerini mahremiyet ile ilintilendirmek gerekir. Sudan istifade etmenin ötesinde dinlendirici etkisinden faydalanılmak amacıyla da tasarlanan selsebiller genellikle manzaraya yönelmekle birlikte konuttan bağımsız ayrı bir birim halini de alabilmektedir. Çalışma kapsamında Mardin evlerinde selsebilli eyvan tasarımına yönelik tipoloji yapılacaktır. Tipolojiyi örneklendirmek için Mardin kırsalında ya da Eski Mardin bölgesinde tespit edilen konutlar çalışmaya dâhil edilmiş, yapılan tipoloji konutlar üzerinden örneklendirilmiştir.
  • Conference Object
    Siirt tillo ilcesi ziyaretler mah. 130 a Kurtarma ve Temizlik Kazısı 2018
    (Kültür ve turizm bakanlığı, 2019) Tümer, Şerif
    Kültür ve Turizm Bakanl õ ğ õ , Kültür Varl õ klar õ Müzeler Genel Müdürlü- ğ ü’nün 08.05.2018 tarih ve 51337267-160.02.02-E.399484 say õ l õ yaz õ s õ na isti-naden Siirt, İ li Tillo İ lçesi Ziyaretler (Fakirullah ) Mahallesi 130 Ada, 28 Par-sel’deki tescilli tarihi mezarl õ k alan õ nda, Batman Müze Müdürlü ğ ü ba ş kanl õ - ğ õ nda ve heyet üyelerinin de kat õ l õ m õ yla 05/06/2018 tarihi itibariyle kurtarmave temizlik kaz õ s õ ba ş lanm õ ş t õ r. Kurtarma ve temizlik kaz õ s õ 25/12/2018 tarihiitibariyle sonuçland õ r õ lm õ ş t õ r.
  • Article
    Mimar Dâvud Ağa’nın İmzalı Eserleri ve Üslûbu
    (2019) Tümer, Şerif; Tüfekçioğlu, Abdülhamit
    Mimar Sinan’ın çıraklarından olup onun ölümüyle birlikte Hassa Mimarlar Ocağı Teşkilatı’nın başına geçen Dâvud Ağa 1588-98 yılları arasında imparatorluğa başmimarlık yapmıştır. Henüz Mimar Sinan’ın sağlığı ve başmimarlığı döneminde inşa edilen Çarşamba Mehmed Ağa Camisi kitâbesine imzasını koyma şansını elde eden Dâvud Ağa’nın Sinan tarafından başarılı bulunup desteklenen mimarlardan olduğu açıktır. Daha sonra Divanyolu Koca Sinan Paşa Külliyesi ve Sinan Paşa Kasrı’nın çeşme üstündeki kitâbesine imzasını koyan Dâvud Ağa Osmanlı mimarlığı ve Sinan ekolünün devamcısı olmakla birlikte kendi üslûp anlayışını da inşa ettiği eserlere yansıtmıştır. Sinan’dan edindiği mimari birikime kendine has üslûp özelliklerini de ekleyen Dâvud Ağa kendisinden sonraki mimarları da etkilemiştir. Bu çalışmada Dâvud Ağa imzalı eserler her bakımdan incelenerek başmimarın üslûbu belirlenmeye çalışılacaktır.
  • Book Part
    HASANKEYF KALESİ’NDEKİ BİR KAYA OYMA KONUT VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
    (İsarc, 2021) Tümer, Şerif
    Gerek doğal gerekse de insan eliyle oluşturulan kaya oyma mekânlar tarihin her döneminde insanlartarafından çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. Kaya oyma açısından oldukça zengin olan Hasankeyf’te yaklaşık7500 kaya oyma mekânın olduğu düşünülmektedir. Kilise, cami ve en çokta konut olarak kullanılan bumekânların oluşumu ya da oluşturulması hakkında, yani tarihlendirme noktasında net bir şey söyleyebilmekmümkün görünmese de seyyahların kaynaklarında verdikleri bilgilerden hareketle çok eskilere dayanan bir kullanımın varlığından söz edilebilir. Bu noktada incelenen bir kaya oyma konutun da tek mekânlı olmasınarağmen aynı zamanda içinde hayvanlarında barınılabildiği nitelikte düzenlendiği anlaşılmaktadır. Hayvanların bağlanabilmesi için kayaya oyulan delikler bu konutların aynı zamanda kır yerleşmesi nitelikli konutlarolduğunu da düşündürmektedir. Kır yerleşmelerinde konutların, insanların temel geçim kaynaklarından olanhayvancılığa da yönelik olarak düzenlenmesi hususu söz konusudur. Kır konutlarının zemin katlarınınhayvanlar için düzenlendiği birçok konut örneği mevcuttur. Hasankeyf Kalesi’nde incelenen kaya oyma konutise birden fazla kat sayısına uygun olmadığı için hayvanlarda konutlarda insanlarla birlikte barınabilmişlerdir.Kırsal mimari ve mimarsız mimarlık gibi isimlerle de anılan halk yapı sanatının güzel örneklerinden biri olan bu konut bu bağlamda ele alınarak çizim ve görsellerle desteklenecektir.
  • Conference Object
    HASANKEYF KALESİ’NDEKİ KONUTLARDA DEVŞİRME MALZEME KULLANIMI
    (İsarc, 2021) Tümer, Şerif
    Arkeolojik kazılarla birlikte 12.000 yıllık tarihe sahip olduğu anlaşılan Hasankeyf gerek İslam öncesi süreçtegerekse İslami dönemde oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Önemli Ortaçağ yerleşmelerinden olanHasankeyf Kalesi ise özellikle Türk - İslam döneminde cami, türbe, saray ve konut gibi yapılarla bezenmiştir. Malzeme açısından çeşitlilik gösteren konutlar, birbiriyle uyumlu şekilde inşa edilmiştir. Yaklaşık 120dönümlük bir yayılma alanına sahip olan Hasankeyf Kalesi’ndeki konutlar aynı zamanda halk yapı sanatınında önemli ve özel örneklerindendir. Yapı - malzeme ilişkisi coğrafi bölgelere göre farklılık göstermekte olup,Hasankeyf özelinde incelendiğinde moloz taş kullanımının bilhassa konutlarda sıkça kullanıldığıgözlenmektedir. Geç dönem Osmanlı veya erken dönem Cumhuriyet dönemine ait olan bu konutlarıninşasında çevrede bulunan her türlü malzemeden yararlanıldığı anlaşılmaktadır. İncelenen 10 konutunyapımında, üslûp özellikleri itibariyle, kalenin beden duvarlarından kullanıldığı anlaşılan düzgün kesme taşmalzeme en sık karşılaşılanıdır. Bunun yanında dini mimaride kullanıldığı anlaşılan yapı parçaları yine konut bedenlerinde gelişigüzel, estetik arayışın ötesindeki bir kullanımla karşımıza çıkmaktadır. Mezar taşlarınınyapı inşasında kullanılması karşılan bir diğer devşirme kullanım türüdür. Bir konutun giriş kapı lentosunda ise iki tane mezar taşının kullanıldığı, diğer konutun ise pencere lentosunda yine bir başka mezar taşınınkullanıldığı görülmektedir. Bu noktada mezar taşlarından sıkça faydalanıldığı hatta bazılarının tahrip edilerektanınmaz halde olduğu tespit edilmiştir. Bu tür devşirme malzemelerin bilinçli bir şekilde tahrip edilerek yada üzere sıva ile sıvanarak yapı sahibine yönelik olası tepkilerin önüne geçilmek istenmiş olabilir. 2 konuttaise nitelikli izlenimi veren kitabe parçalarına rastlanmaktadır. İki kaya oyma konutta odayı ayıran duvarüzerinde kullanılan bu kitabeler parçalar halinde kullanılmıştır. Hasankeyf Kalesi siluetinin en önemli bileşenlerinden olan konutlardaki devşirme malzemeler bu bildiride ele alınarak değerlendirilecek, ilk kul lanımlarına yönelik tespitlerde bulunulmaya çalışılacaktır.
  • Book Part
    Bafra'nın Geleneksel Cumbalı Köy Evleri
    (Berikan Yayınevi, 2023) Tümer, Şerif
    Geleneksel Türk evi, yayılım gösterdiği tüm alanlarda iç mekân teşekkülü,cephe düzeni ve mimari detayları ile kendine has üslûp özelliklerine sahip yapıtiplerindendir. Türk şehrinin temel unsurlarından olan geleneksel konutlar, so- kak dokusu ve konutun so kak ile olan ilişkisi açısından da Türk sanatının ince-lemeye değer çalışma alanlarındandır. Türk evinin dış dünyayla olan ilişkini dü-zenleyen bir mimari birim olarak karşımıza çıkan cumbalar ise geleneksel Türkevinin en karakteristik öğesidir. Osmanlı Devleti’nin yayılım gösterdiği coğraf-yada yoğun olarak karşımıza çıkan bu kullanım Anadolu geleneksel konutununda en önemli öğesi olarak yüzyıllardır varlığını sürdürmüştür.
  • Article
    Mimar Dâvud Ağa’nın İmzalı Eserleri ve Üslûbu
    (2019) Tüfekçioğlu, Abdülhamit; Tümer, Şerif
    Mimar Sinan’ın çıraklarından olup onun ölümüyle birlikte Hassa Mimarlar Ocağı Teşkilatı’nın başına geçen Dâvud Ağa 1588-98 yılları arasında imparatorluğa başmimarlık yapmıştır. Henüz Mimar Sinan’ın sağlığı ve başmimarlığı döneminde inşa edilen Çarşamba Mehmed Ağa Camisi kitâbesine imzasını koyma şansını elde eden Dâvud Ağa’nın Sinan tarafından başarılı bulunup desteklenen mimarlardan olduğu açıktır. Daha sonra Divanyolu Koca Sinan Paşa Külliyesi ve Sinan Paşa Kasrı’nın çeşme üstündeki kitâbesine imzasını koyan Dâvud Ağa Osmanlı mimarlığı ve Sinan ekolünün devamcısı olmakla birlikte kendi üslûp anlayışını da inşa ettiği eserlere yansıtmıştır. Sinan’dan edindiği mimari birikime kendine has üslûp özelliklerini de ekleyen Dâvud Ağa kendisinden sonraki mimarları da etkilemiştir. Bu çalışmada Dâvud Ağa imzalı eserler her bakımdan incelenerek başmimarın üslûbu belirlenmeye çalışılacaktır.
  • Article
    Mimar Dâvud Ağa’nın İmzalı Eserleri ve Üslûbu
    (2019) Tüfekçioğlu, Abdülhamit; Tümer, Şerif
    Mimar Sinan’ın çıraklarından olup onun ölümüyle birlikte Hassa Mimarlar Ocağı Teşkilatı’nın başına geçen Dâvud Ağa 1588-98 yılları arasında imparatorluğa başmimarlık yapmıştır. Henüz Mimar Sinan’ın sağlığı ve başmimarlığı döneminde inşa edilen Çarşamba Mehmed Ağa Camisi kitâbesine imzasını koyma şansını elde eden Dâvud Ağa’nın Sinan tarafından başarılı bulunup desteklenen mimarlardan olduğu açıktır. Daha sonra Divanyolu Koca Sinan Paşa Külliyesi ve Sinan Paşa Kasrı’nın çeşme üstündeki kitâbesine imzasını koyan Dâvud Ağa Osmanlı mimarlığı ve Sinan ekolünün devamcısı olmakla birlikte kendi üslûp anlayışını da inşa ettiği eserlere yansıtmıştır. Sinan’dan edindiği mimari birikime kendine has üslûp özelliklerini de ekleyen Dâvud Ağa kendisinden sonraki mimarları da etkilemiştir. Bu çalışmada Dâvud Ağa imzalı eserler her bakımdan incelenerek başmimarın üslûbu belirlenmeye çalışılacaktır.
  • Article
    Hasankeyf Kalesi’nden Üç Konut Örneği
    (2022) Tümer, Serıf
    Yaklaşık 110 dönümlük bir alana yayılım gösteren Hasankeyf Kalesi gerek İslâm öncesi gerekse İslami dönemde önemli bir yerleşme olma durumunu korumuştur. İç kalede kesintisiz olarak devam eden yerleşim 1970 yıllarına kadar sürmüş, sonrasında halkın ‘‘aşağı şehir’’ olarak da adlandırdığı ve günümüzde baraj suları altında kalan alanda, Hasankeyf Kalesi surlarının dışında yaşam devam etmiştir. Günümüzde iç kalede aktif yaşam olmamakla beraber konutlar dönemin birer hatırası olarak kısmen yıkılmış kısmen de ayakta, varlıklarını içinde insanlar olmadan sürdürmektedir. Kalede yapılan incelemelerde yapım tekniği açısından üç konut türü ile karşılaşılmıştır. Bunlardan ilki kaya oyma konutlar, ikincisi taş malzemenin kullanımıyla inşa edilmiş yığma konutlar, üçüncüsü ise kaya oyma ve yığmanın bir arada kullanıldığı bileşik yapılı türdür. Kaya oyma konutlar bölgedeki ve Anadolu’daki benzer örnekler açısından değerlendirildiğinde İslami dönem öncesine ait olduğu izlenimini vermekle beraber üzerlerinde bir tarih ibaresi, yazı, sembol, motif ya da kitabe gibi yapı künyesine yönelik belge niteliğindeki ipuçlarının bulunmaması bizi tarihlendirme noktasında şimdilik daha temkinli hareket etmeye itmektedir. Yığma konutlar kalede yaşamış insanların sözlü ifadelerinden hareketle erken Cumhuriyet dönemine tarihlendirilebilir. Bileşik yapılı (kaya oyma ve yığma) esaslı konutlar ise kullanılan Türk ve İslâm dönemi devşirme malzemelerinden hareketle kaya oymalara yığma eklemelerinin yapıldığı dönemlere tarihlendirilebilir. Çalışmada bu yapı türleri birer örnekle ile ele alınarak tanıtılacaktır.
  • Article
    Bafra’nın Geleneksel Ahşap Köy Evleri
    (Artuklu İnsan ve Toplum Bilim Dergisi, 2020) Tümer, Şerif
    Samsun iline bağlı bir ilçe olan Bafra gerek nüfus gerekse yüzölçümü bakımından bazı illerden daha büyük bir ilçedir. Bafra’nın tarihsel sürecini milattan önce 5000 yıllarından itibaren takipedebilmekteyiz. İkiztepe yerleşimi bu noktada gerek arkeolojik açıdan gerekse geleneksel ahşapkonutların gelişim aşaması bakımından oldukça önemlidir. Bu yerleşimde yapılan kazı çalışmalarıneticesinde ahşap malzemenin konutlarda kullanımının Bafra özelinde yaklaşık 2500 yıllık bir tarihiserüveni olduğu anlaşılmıştır. Sadece malzeme değil yapım sisteminin de günümüzde hâlâ varlığınısürdürdüğü görülmektedir. Çantı/çandı ve kandil ev olarak da bilinen ahşap evler Bafra’nıngüneyinde, yükseltiye bağlı gelişim gösteren köylerde karşımıza çıkmaktadır. Yapılan araştırmalarsonucunda ahşaptan yapılmış 50 konut tespit edilmiştir. Bu çalışmada, içine girilen ve ölçüsü alınan34 konut incelenecektir. Konutların çoğu günümüzde hâlihazırda kullanılmaktadır. Fakat bukonutların artık terkedilmeye başlandığı, mevcut konutların yanına modern tabir edilen konutlarıninşa edildiği görülmüştür. Ahşap konutlar ise ya kaderine terkedilmiş durumda ya depo olarakkullanılmakta ya da sökülerek yakacak olarak kullanılmaktadır. Ulaşım ağının gelişmesi, ekonomikkoşullardaki iyileşme ise bu süreci ciddi anlamda hızlandırarak geleneksel ahşap konutların hızlayok olmasına neden olmaktadır. Mevcut ahşap konutların birkaç on yıl içerisinde tamamen ortadankaybolabileceği öngörüsü ile oldukça önemsediğimiz bu çalışma -belki de- Bafra köylerindeki sonörneklerin ele alındığı bir çalışma olarak kayıtlara geçecektir