Keskin, Hülya
Loading...
Profile URL
Name Variants
Keskin, Hulya
Keskın, Hulya
Keskın, Hulya
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
hulyakeskin@artuklu.edu.tr
Main Affiliation
Department of Audiology/ Odyoloji Bölümü
Status
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING

1
Research Products
4
QUALITY EDUCATION

1
Research Products
10
REDUCED INEQUALITIES

1
Research Products

Documents
6
Citations
6
h-index
2

Documents
5
Citations
3

Scholarly Output
13
Articles
10
Views / Downloads
64/422
Supervised MSc Theses
2
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
1
Scopus Citation Count
2
WoS h-index
1
Scopus h-index
1
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.08
Scopus Citations per Publication
0.15
Open Access Source
10
Supervised Theses
2
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi | 1 |
| JOURNAL OF HEPATOLOGY | 1 |
| Journal of Midwifery and Health Sciences | 1 |
| Journal of Nursology | 1 |
| Journal of Turkish Sleep Medicine-Turk Uyku Tibbi Dergisi | 1 |
Current Page: 1 / 3
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 13
Article Hemşirelik Eğitiminde Verilen Temel Elektrokardiyografi Dersinin Klinik Yansımaları: Nitel Bir Çalışma(2023) Kızıltepe, Selin Keskın; Kurtgöz, Aslı; Keskin, HülyaAmaç: Bu çalışma, hemşirelik eğitiminde verilen temel elektrokardiyografi (EKG) dersinin kli- nik uygulamalara nasıl yansıdığını incelemek amacıyla yapıldı. Yöntem: Bu çalışma, EKG dersi alan ve sonrasında klinik uygulamaya çıkan 21 hemşirelik son sınıf öğrencisi ile gerçekleştirildi. Öğrencilerin EKG çekme, yorumlama ve monitörize hasta takibine ilişkin klinik deneyimleri bireysel derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak ince- lendi. Verilerin analizi tematik analiz yöntemi kullanılarak yapıldı. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin altısı erkek, 15’i kadın olup, yaşları 22 ile 27 ara- sında değişmektedir. Yapılan görüşmeler sonucunda “ilk EKG çekme deneyimi,” “EKG dersi alma deneyiminin katkıları,” “EKG dersine ilişkin öneriler” olmak üzere üç tema ve dokuz alt tema elde edildi. Sonuç: Bu araştırmada hemşirelik son sınıf öğrencilerine verilen EKG dersinin öğrencilerin kişisel ve mesleki gelişimlerini olumlu yönde etkilediği, gelecekteki mesleki rollerine daha iyi hazırlanmalarına katkıda bulunduğu sonucuna varıldı.Conference Object Randomized controlled study:investigation of the effcet of exercise on liver function tests, fatigue and quality of life in patients with liver cirrhosis(JOURNAL OF HEPATOLOGY, 2021) Keskin, Hülya; Türeyen, Aynur; Akarca, UlusBackground and aims: This randomized controlled study aimed to determine the effect of the exercise program to be applied in patients with cirrhosis on the patient’s biochemistry parameters, quality of life, fatigue level, depression, and quality of sleep. Method: The study population consisted of 84 patients, including the physical exercise group (PE, n = 27), the breathing exercise group (BE, n = 29), and the no intervention group (NI, n = 28).An exercise program (5 minutes warm-up, 30 minutes walking, 5 minutes cooldown) and a 10-minute breathing exercise were requested 7days a week for 3 months in PE and BE patients, respectively. The patients were trained on how to perform the exercises and all the patients were followed up by phone calls on the exercise days and on the same days for the NI group to motivate the patients. Personal Information Form, 6-Minute Walking Test, Body Mass Index (BMI) Assessment Form, SF-36 Quality of Life Scale, Biochemistry Parameters Assessment Form, Child-Pugh Score Assessment Form, Beck’s Depression Inventory, Fatigue Severity Scale, Pittsburgh Sleep Quality Index (PSQI) were completed by face-to-face interviews at the beginning and the end of the study period. Differences between the data at the onset and at the end within the groups were tested by the Wilcoxon test. Comparisons of the differences of the groups were performed with GLM repeated measures. SPSS (IBM SPSS Statistics for Windows, Version 25.0. Armonk, NY: IBM Corp.) and R 4.0.2 software (R software, version 4.0.2, package: nparLD, R Foundation for Statistical Computing, Vienna, AArticle Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 2Effects of clinical practicum on nursing students' self-efficacy: Example of internal medicine wards(Wiley, 2021) Kankaya, Hülya; Keskin, Hülya; Akyol, AsiyePurpose: To evaluate the effects of clinical practicum on nursing students' self-efficacy (perceptions of confidence and importance) in internal medicine wards and the factors affecting it. Design and Methods: The single group pre-post descriptive study was conducted with 134 final-year nursing students practicing in internal medicine wards. Findings: At the beginning of the practicum, the mean score of confidence and importance subscales were 3.72 ± 0.77 and 4.25 ± 0.57, respectively. At the end of the practicum, the mean score of confidence and importance subscales were 3.91 ± 0.70 and 4.81 ± 0.76, respectively. We found that there was a significant improvement in both subscales at the end of the practicum (p < 0.05). Practice Implications: Clinical practicum positively affects students' self-efficacy in internal medicine wardsArticle Hemşirelerde Uyku Kalitesinin ve İş Kazalarıyla İlişkisinin Değerlendirilmesi(Galenos Publ House, 2025) Toreyın, Nur; Tasbakan, Mehmet Sezai; Basoglu, Ozen K; Keskın, Hulya; Çıray, NazmiyeAmaç: Bu çalışmada hemşirelerde uyku kalitesinin değerlendirilmesi ve kötü uyku kalitesinin iş kazalarıyla ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipte olan bu araştırma bir üniversite hastanesinin farklı kliniklerinde en az bir yıldır çalışan ve araştırmaya katılmayı kabul eden, önceden uyku bozukluğu tanısı almamış hemşireler (n=164) ile yürütülmüştür. Veri toplama formunda sosyodemografik özellikler, tıbbi geçmişleri, uyku ve çalışma koşullarına ilişkin bilgileri, hastane çalışan sağlığı ve güvenliği birimi kayıtları sorgulanmıştır. Uyku kalitesi değerlendirilebilmesi için Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi kullanılmıştır. Bulgular: Hemşirelerin uyku kalitesinin %77,4’ünün kötü olduğu saptanmıştır. Uyku kalitesi kötü olan hemşirelerin %66,9’unun, iyi olanların ise %45,9’unun gece gündüz vardiya düzeninde çalıştığı saptanmıştır. Çalışmaya katılan hemşirelerin %38’inin son bir yıl içerisinde iş kazası geçirdiği gözlenmiş olup, tüm iş kazalarının uyku kalitesi bozulmuş olan grupta gerçekleştiği bulunmuş ve iki grup arasında iş kazası sıklığı açısından anlamlı farklılık saptanmıştır. Sonuç: Hemşirelerin uyku kalitesinin kötü olduğu saptanmıştır. Bozulmuş uyku kalitesi olan bireylerde gece-gündüz dönüşümlü ve sürekli gece vardiyasında çalışma sıklığı yüksektir.Article Sağlık Çalışanlarında Örgütsel Sessizliğin İş Performansına Etkisinin İncelenmesi(2024) Çetinkaya, Zehra; Keskın, HulyaBu çalışmanın amacı, sağlık çalışanlarında örgütsel sessizliğin iş performansı üzerindeki etkisini araştırmaktır. Araştırma, kesitsel bir tanımlayıcı çalışma olarak, 367 sağlık çalışanıyla gerçekleştirilmiştir. Veriler, “Birey Tanıtıcı Özellikler Formu\", \"Örgütsel Sessizlik Ölçeği\" ve \"İş Performansı Ölçeği\" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde Kolmogorov-Smirnov Testi, Kruskal-Wallis Testi ve Mann-Whitney U testleri gibi istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. Ayrıca, ilişkileri değerlendirmek için Spearman sıra korelasyon katsayısı ve ölçeklerin güvenilirliğini belirlemek için Cronbach’s Alpha katsayısı kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkileri modellemek için regresyon analizi yapılmıştır. Katılımcıların demografik özellikleri ile örgütsel sessizlik ve iş performansı arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Korelasyon analizlerinde, pozitif yönde anlamlı ilişkiler gözlemlenmiştir. Sağlık çalışanlarının sessizlik düzeyleri ve iş performansı düzeylerinin ortalama seviyede olduğu saptanmıştır. Bu araştırmadan elde edilen bulgular, sağlık çalışanlarının genel olarak ılımlı bir örgüt kültürüne sahip olduklarını göstermektedir. Bu bağlamda, çalışanların düşüncelerinin değerli olduğu kabul edilmeli, çalışanlar desteklenmeli ve önemsenmelidir.Article Nadir Hastalıklarda Tedaviye Erişim: Mevcut Durum, Engeller ve Çözüm Önerileri(2025) Keskın, Hulya; Yıldırım, MünireNadir hastalıkların çoğunda bilimsel ve tıbbi literatürdeki bilgi eksikliği nedeniyle mevcut tedavi seçenekleri yetersiz kalmaktadır. Bu derleme makalesi, nadir hastalıklarda tedaviye erişim konusundaki mevcut durumu, karşılaşılan engelleri ve çözüm önerilerini inceleyerek, sağlık politikası yapıcıları, sağlık profesyonelleri ve ilgili paydaşlar için kaynak sunmayı amaçlamaktadır. Mevcut durum incelendiğinde, nadir hastalıklarla ilgili tanı ve tedavi süreçlerinin uzun ve karmaşık olduğu görülmektedir. Bu süreçler, hastaların doğru tanıya ulaşması ve etkili tedavi alması açısından önemli zorluklar doğurabilir. Ayrıca, nadir hastalıklarda bilimsel ve tıbbi literatürdeki bilgi eksikliği, mevcut tedavi seçeneklerinin sınırlı olmasına yol açarak tedaviye erişimi daha da zorlaştırmaktadır. Engeller arasında, yüksek maliyetli ilaçlar, klinik denemelerin azlığı ve sağlık sistemlerindeki yapısal zorluklar bulunmaktadır. Çözüm önerileri kapsamında ise, nadir hastalıkların tanı ve tedavi süreçlerinin iyileştirilmesi, araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi, sağlık politikalarının güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliğinin artırılması gibi stratejiler ön plana çıkmaktadır. Sonuç olarak, nadir hastalıklarda tedaviye erişimdeki mevcut durumun anlaşılması ve çözüm odaklı yaklaşımların benimsenmesi, sağlık politikası yapıcıları, sağlık profesyonelleri ve ilgili paydaşlar için önemli bir gerekliliktir.Article Sağlık Bilimleri Öğrencilerinin Koronavirüs-19’a Yönelik Bilgi Düzeyleri ve Sağlık Davranışlarına Etkisinin İncelenmesi(DergiPark, 2023)Amaç: Araştırmanın amacı sağlık bilimleri öğrencilerinin COVID-19 salgını ile ilgili bilgi düzeylerini saptamak ve sağlık davranışları üzerindeki etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Çalışma, çevrimiçi anket yöntemi ile bir üniversitenin Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokuluna kayıtlı 345 öğrenci ile yapılmıştır. Çalışma verileri, Ocak-Şubat 2021 tarihlerinde çevrimiçi anket formu kullanılarak toplanmıştır. Anket formu katılımcıların demografik özelliklerine dair soruların yanı sıra sağlık bilgi düzeyi; COVID-19 salgınına yönelik sağlık davranışına etkisi olmak üzere 24 sorudan oluşmaktadır. Veri analizinde, tanımlayıcı istatistik testleri ile sayı, yüzde dağılımları, ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Grup içi ortalamalarının karşılaştırılmasında One-Way Anova testi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 21.65±3.35 olup %79.7’si kadındır. Katılımcıların %74.21’i 2019 yılı öncesinde COVID-19 hakkında bilgisinin olmadığını, %91.3’ünün kendisi veya ailesinden birilerinin COVID-19’a yakalanma konusunda endişe duyduğunu belirtmiştir. Öğrencilerin %86.37’si pandemi sürecinin bulaşıcı hastalıkları önlemeye yönelik aşı uygulamaları konusunda farkındalık kazandırdığını, %63.2 ‘si pandemi sürecinde ellerini yıkama süresinde değişiklik olduğunu, %76.8’i televizyon kanallarında yer alan haberlerden bilgi edindiğini bildirmiştir. COVID-19 öncesi-sonrası günlük uyku, sıvı alımı gibi sağlık davranışları arasında istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı farklılık olduğu saptanmıştır (p<0,001). Sonuç: Sonuç olarak, COVID-19 pandemi süreci sağlık bilimleri öğrencilerinin bilgi düzeylerinde ve sağlık davranışlarında değişiklikler meydana getirmiştir. Sağlık bilimleri öğrencilerinin pandemi süreci yönetimi konusunda önemli bir yeri olduğu için konu ile ilgili daha fazla çalışma yapılıp literatüre katkı sağlanması önerilmektedir.Master Thesis Hemşirelerin Örgütsel Etik İklim Algısı ve Bireysel İş Performansı Arasında Bir İlişki Var Mıdır? Mardin'de Çok Merkezli Bir Çalışma(2025) Tarhan, Muhammed Emin; Keskin, HülyaBu araştırma, hemşirelerde örgütsel etik iklimin bireysel iş performansı üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmanın evrenini Mardin İl ve İlçelerindeki tüm kamu hastanelerinde görev yapan hemşireler oluşturmaktadır. Bu araştırma kesitsel tipte çalışma olarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemi ise 'Open Epi Sample Size' hesaplama aracı ile %95 güven aralığında, %50 görülme sıklığı ile örneklem büyüklüğü n=309 olarak hesaplanmıştır. Örneklem sayısı 390 kişi olarak belirlenmiştir. Araştırmada; 'Birey Tanıtıcı Özellikler Formu', 'Örgütsel Etik İklim Ölçeği' ve 'Bireysel İş Performansı Ölçeği' kullanıldı. Araştırmanın verilerinin analizleri SPSS 25 istatistik programı ile yapılmıştır. Araştırmaya alınan verilerin normal dağılıma uyup uymadığı Kolmogorov Smirnow Testi ile kontrol edilmiştir. Değişkenler de normal dağılım sağlanmadığı için analize parametrik olmayan test yöntemleriyle devam edilmiştir. Kruskal-wallis testi sonrasında Mann-whitney testleri uygulandı. Ölçeklerin güvenilirlik analizini belirlemek için Cronbach's Alpha katsayısı kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkileri modellemek için regresyon analizi uygulandı. Katılımcıların demografik özellikleri (kadın oranı %55,38, evli oranı %52,56, mesleğinden memnuniyet oranı %78,46) ile örgütsel etik iklim ve bireysel iş performansı arasında anlamlı ilişkiler (p<0,05) bulundu. Korelasyon analizleri, kurallara ve davranışlara yönelik etik puanları ile görev, bağlamsal ve bireysel iş performansı arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki olduğu bulundu. Örgütsel etik puanları ile ise çok yüksek düzeyde pozitif, üretkenlik puanları ile düşük düzeyde negatif bir ilişki (p=0,001; p<0,05) saptanmıştır. Benzer şekilde, görev performansı ile bağlamsal performans arasında orta, bireysel iş performansı arasında yüksek düzeyde pozitif; üretkenlik ile düşük düzeyde negatif ilişki tespit edildi. Yapılan analizde üretkenlik boyutu puanlaması ters yapıldı. Bu bulgular, örgütsel etik iklimin hemşirelerin iş performansını anlamlı ölçüde etkilediğini, özellikle etik algısının görev ve bağlamsal performansları olumlu yönde etkilediğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, hemşirelerin performansını yükseltmek adına kurumlardaki etik değerlerin ve şeffaf bir etik iklimin desteklenmesi önem arz etmektedir.Article Examining the Effect of Health Communication Problems on Healthcare System Distrust: a Cross-Sectional Study(Ataturk Universitesi, 2025) Keskin, Hulya; Ağalday, ZübeydeObjective: This study investigates the impact of communication problems between patients and healthcare professionals on distrust in the healthcare system, as inpatients perceive. Methods: The research was conducted as a cross-sectional study, and criterion sampling was used to select participants. The study sample comprised individuals aged 18-65 who had received treatment and care services in the inpatient units of a Training and Research Hospital in Türkiye at least once in the past year. Data were collected using the “Individual Identification Information Form,” the “Health Communication Problems Scale,” and the “Healthcare System Distrust Scale.” Results: Patients' perceptions of health communication problems were measured at an average level of X̅=2.59±0.71, while their perceptions of distrust towards the healthcare system averaged X̅=2.75±0.74. Additionally, health communication problems accounted for 19% of the variance in explaining distrust in the healthcare system (R=0.43; R2=0.19). Conclusion: The findings indicate that inpatients experienced relatively low communication problems with healthcare professionals and held moderate levels of distrust towards the healthcare system. The research concluded that health communication problems positively impact distrust in the healthcare system.Master Thesis Investigation of the Relationship Between Care Dependency Levels and Nursing Care and Hospital Service Quality Perception of Patients Undergoing Coronary Angiography Procedure(2025) Yıldırım, Münire; Keskin, HülyaBu çalışmanın amacı, koroner anjiyografi uygulanan hastaların bakım bağımlılığı düzeyleri ile algıladıkları hemşirelik hizmeti ve hastane kalite algıları arasındaki değerlendirilmesidir. Bu araştırma, 01.10.2024-28.02.2025 tarihleri arasındaki dönem verilerini kapsayarak yapıldığından analitik araştırma türlerinden biri olan kesitsel bir araştırma olarak gerçekleştirildi. Araştırma Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Servisi'nde koroner anjiyografi yapılan 416 hasta ile yürütüldü. Verilerin toplanmasında 'Birey Tanıtıcı Özellikler Formu', 'Bakım Bağımlılığı Ölçeği' ve 'Hemşirelik Bakımı ve İlgili Hastane Hizmetlerinin Kalitesine Dair Hasta Algıları Ölçeği'' kullanıldı. Verilerin analizi IBM SPSS 25 ile yapılmış olup, normal dağılım sağlanamadığı için (p>0,05) non-parametrik testler ve Spearman sıra korelasyon katsayısı kullanıldı. Hastaların %53,12'sinin 45-59 yaş arasında olduğu, %59,13'ünün erkek olduğu, %96.15'inin evli olduğu, %23,56'sının ilkokul mezunu olduğu ve %45,67'sinin geliri giderine denk olduğu belirlendi. Hastaların HBİHHKDHAÖ puan ortalaması 158'dir; bakım bağımlılığı puan ortalaması ise 78'dir. Analizler sonucunda, hastaların yaş grubu, meslek, çalışma durumu, yaşanılan yer, sigara kullanımı, koroner arter hastalığı tanı süresi, eşlik eden hastalıklar, geçmişte hastaneye yatış durumu, önceki anjiyografi sayısı ve işlem bölgesi, kişisel bakımda yardım ihtiyacı, günlük yaşam aktivitelerinde problem yaşama durumu ve yardımcı sağlık cihazı kullanımı ile bakım bağımlılığı ölçeği puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı. Hastaların bazı sosyodemografik ve genel sağlık bilgileri ile (cinsiyet, gelir durumu, düzenli ilaç kullanımı, göğüs ağrısı ile başvuru, GYA'da problem yaşama, sağlık hizmetinden memnuniyet) hemşirelik bakımı ve hastane hizmetlerinin kalitesine dair hasta algıları ölçeği puanları ve faktör boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edildi. Ölçek faktörleri arasında (Faktör 1: hemşirelik bakımı ve uygulamaları; Faktör 2: etkinlik, yeterlilik, kişiselleştirilmiş bilgi ve genel talimatlar; Faktör 3: tuvalet ve banyo temizliği; Faktör 4: yatak ve örtü temizliği) değişen düzeylerde (düşük, orta, yüksek) pozitif korelasyonlar gözlendi. Her iki ölçeğin güvenilirliği yüksek bulunmuştur (Cronbach's α = 0,94). Regresyon analizi sonuçlarına göre, Bakım Bağımlılığı Ölçeği puanları ile Hemşirelik Bakımı ve İlgili Hastane Hizmetlerinin Kalitesine Dair Hasta Algıları Ölçeği'nin genel puanı ve alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Bu bulgu, hasta memnuniyeti ile bakım bağımlılığı arasında doğrudan bir ilişki olmadığını ve memnuniyetin bireysel bakım deneyimi, sağlık hizmeti erişimi ve hastane ortamı gibi farklı faktörlerden etkilenebileceğini göstermektedir. Bu alandaki literatür boşluğunun doldurulması, bakım bağımlılığı ve hasta memnuniyeti arasındaki dinamiklerin daha derinlemesine anlaşılması ve hasta bakım süreçlerinin iyileştirilmesine yönelik kanıta dayalı stratejilerin geliştirilmesi amacıyla, geniş örneklem grupları ve longitudinal tasarımlar içeren ileri araştırmaların gerçekleştirilmesi önem arz etmektedir.

