الحقيقة الشرعية وجذورها اللغوية بنظر المتكلِّمين: مفهوم الإيمان بالله نموذجا
Date
2018
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
İlahiyat Tetkikleri Dergisi
Open Access Color
OpenAIRE Downloads
OpenAIRE Views
Abstract
الحقيقة الشرعية نُظِر إليها من أكثر من زاوية، تحدَّث عنها اللغويون والمتكلمون والأصوليون، والذي يعنينا في هذا المقام حديث المتكلمين، والخلاف كان واضحا بين مدرسة المعتزلة ومدرسة أهل السنة في نظرهم إلى الحقيقة الشرعية، فالمعتزلة جعلوا الحقيقة الشرعية منفصلة تماما عن الوضع اللغوي، بينما الأشعرية والماتريدية جعلوا اللغة أصلا للحقيقة الشرعية، وابن حزم كان متقاربا مع المعتزلة . وقد انبنى على هذا الخلاف خلافٌ في حقيقة الإيمان وعلاقته بالأعمال فجعل المعتزلة والخوارج العمل جزءا من الإيمان وذلك على خلاف أهل السنة من الأشعرية والماتريدية، وهذا ما سنعرفة في هذا البحث.
Şeri hakikate farklı açılardan bakılmıştır. Usulcüler, dilciler ve kelamcılar şeri hakikat hakkında görüşlerini dile getirmişlerdir. Burada bizi ilgilendiren husus ise kelamcıların görüşüdür. Şeri hakikate bakış açısında Ehli sünneti temsil eden Maturidi ve Eşari ekolü ile Mutezile ekolü arasındaki ihtilaf açıktır. Mutezile ekolü şeri hakikati dil kurallarından tamamen ayırmıştır. Çünkü din, şeri hakikate önceden bulunmayan yeni anlamlar yüklemiştir. Eşari ve Maturidi ekolü ise şeri hakikat için dili temel almıştır. İbn- Hazm ise anlam açısından Eşari ekolüne ön yargılı olmakla beraber Mutezile ekolüne daha yakındır. Bu farklılığın üzerine ‘iman ve amelle alakası’ noktasında bir ihtilaf meydana gelmiştir. Mutezile ekolü ve Hariciler ameli, imandan bir parça saymışlardır, bu da Haricileri tekfir etmeye kadar götürmüştür. Mutezile ekolünde ise ‘İki makam ve mekân arasında bir mekân’ demelerine yol açmıştır. Ehli sünneti temsil eden Maturidi ve Eşari ekolünde ise bunun aksine amel, imanın tamamlayıcısıdır. Bu araştırmada bunu ele alacağız.
The legitimate religious truth is seen from more than one angle. Linguists, speakers and fundamentalists spoke about it. What we are concerned with here is the views of Kalam scholars. The controversy to the legitimate religious truth between Ahl al-Sunnah represented by Asha’riya and Maturidism represented by Mu’tazila is obvious. Mu'tazila separates the legitimate religious truth from linguistic rules, since religion gave it a new meaning which didn’t exist before. While Asha’riya and Maturidism make language origin of the religious legitimate truth. Ibn Hazm was closer to Mu'tazilah as well as being prejudiced against Asha’riya. In the process of this disagreement a new disagreement was based on ‘faith and its relationship to the works’. In this concept Mu'tazilah and Khawarij considered the works as a part of the faith, and this led Khawarij to takfeer , and led Mu'tazila to call this ‘a position which is between two positions’. Contrary to this, in Asha'riya and Maturidism, which represent Ahl al-Sunnah, works are the complements of the basics of faith. This is what we are going to discuss in this research.
Şeri hakikate farklı açılardan bakılmıştır. Usulcüler, dilciler ve kelamcılar şeri hakikat hakkında görüşlerini dile getirmişlerdir. Burada bizi ilgilendiren husus ise kelamcıların görüşüdür. Şeri hakikate bakış açısında Ehli sünneti temsil eden Maturidi ve Eşari ekolü ile Mutezile ekolü arasındaki ihtilaf açıktır. Mutezile ekolü şeri hakikati dil kurallarından tamamen ayırmıştır. Çünkü din, şeri hakikate önceden bulunmayan yeni anlamlar yüklemiştir. Eşari ve Maturidi ekolü ise şeri hakikat için dili temel almıştır. İbn- Hazm ise anlam açısından Eşari ekolüne ön yargılı olmakla beraber Mutezile ekolüne daha yakındır. Bu farklılığın üzerine ‘iman ve amelle alakası’ noktasında bir ihtilaf meydana gelmiştir. Mutezile ekolü ve Hariciler ameli, imandan bir parça saymışlardır, bu da Haricileri tekfir etmeye kadar götürmüştür. Mutezile ekolünde ise ‘İki makam ve mekân arasında bir mekân’ demelerine yol açmıştır. Ehli sünneti temsil eden Maturidi ve Eşari ekolünde ise bunun aksine amel, imanın tamamlayıcısıdır. Bu araştırmada bunu ele alacağız.
The legitimate religious truth is seen from more than one angle. Linguists, speakers and fundamentalists spoke about it. What we are concerned with here is the views of Kalam scholars. The controversy to the legitimate religious truth between Ahl al-Sunnah represented by Asha’riya and Maturidism represented by Mu’tazila is obvious. Mu'tazila separates the legitimate religious truth from linguistic rules, since religion gave it a new meaning which didn’t exist before. While Asha’riya and Maturidism make language origin of the religious legitimate truth. Ibn Hazm was closer to Mu'tazilah as well as being prejudiced against Asha’riya. In the process of this disagreement a new disagreement was based on ‘faith and its relationship to the works’. In this concept Mu'tazilah and Khawarij considered the works as a part of the faith, and this led Khawarij to takfeer , and led Mu'tazila to call this ‘a position which is between two positions’. Contrary to this, in Asha'riya and Maturidism, which represent Ahl al-Sunnah, works are the complements of the basics of faith. This is what we are going to discuss in this research.
Description
ORCID
Keywords
كلام, الحقيقة, المجاز, اللغة, الإيمان, الإسلام, الكفر, Kelam, Hakikat, Mecaz, Dil, İman, İslam, Eşari ekolü, Kalam, truth, metaphor, language, faith, Islam and Asha’riya
Turkish CoHE Thesis Center URL
Fields of Science
Citation
WoS Q
Scopus Q
Source
İlahiyat Tetkikleri Dergisi
Volume
0
Issue
49
Start Page
49
End Page
82