Felsefe Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/39
Browse
Browsing Felsefe Bölümü by Author "Doru, Mehmet Nesim"
Now showing 1 - 8 of 8
- Results Per Page
- Sort Options
Article The analysis of Syriac philosophical activities in the context of translation movements(SILA SCIENCE, 2012) Doru, Mehmet NesimDealing with the Syriac tradition of philosophy through translation activities will provide us more accurate information about philosophical activities of Syrians spanning a wide period such as ten centuries. Otherwise, philosophical activities of Syrians will be limited to a one-way translation movement such as repeated failures in most of the time, and thus, we will be prevented to see the picture as a whole. This study deals with the periods and introduces their basic features.Article Ebü’l-Ferec İbnü’l-İbrî Üzerinde İslam Felsefesinin Etkisi(2017) Doru, Mehmet Nesimİslam felsefesi ve Süryani düşüncesi arasındaki etkileşimin en önemli örnekleri II/VIII. ve VII/XIII. yüzyıllar arasında olmuştur. İlk dönemlerde Süryani düşünürler daha aktif iken özellikle XI. yüzyıldan sonra İslam felsefesinin güçlenmesi ile birlikte İslam felsefesi diğer düşünce birikimlerini etkisi altına alarak güçlenmiştir. Bu dönemden sonra Süryani düşüncesi büyük oranda İslam felsefesinin etkisi altına girmiştir. Müslüman olmayan unsurların arasında Süryani düşüncesi, diğer kültürlere nazaran daha fazla İslam felsefesinin etkisinde kalmışlardır. VII/XIII. yüzyılda Süryani düşüncesinin en önemli ismi olan Ebü'l-Ferec İbnü'l-İbr? (Bar 'Ebroyo), İslam felsefesinin önemli düşünürlerini takip etmiş ve onların eserlerini Süryani düşüncesine uyarlamıştır. O felsefî düşüncenin nazarî meselelerinde İbn Sînâ ve Nasiru'd-Dîn Tûsî'nin etkisinde kalırken pratik ahlak konularında ve mistik yaşam felsefesinde Gazzâlî'nin etkisinde kalmıştır. Bu çalışmada onun adı geçen İslam düşünürleri ile yakınlığı ve düşünsel ilişkisi incelenecektir. Başka bir ifadeyle onun bu düşünürlerin hangi fikirleri ile ilgilendiği ve onlardan neler aldığı tartışılacaktır. Bu çalışma aynı zamanda, İslam felsefesinin etkisinin Müslüman olmayan kültürlerdeki yansımasının en önemli örneklerinden birini ele almakla önem arz etmektedirArticle Grek ve İslam etkileri ışığında süryanilerde felsefi düşüncenin gelişimi(2012) Doru, Mehmet NesimBu çalışmada, Mezopotamya’nın en eski halklarından biri olan Süryanilerin felsefe alanında yaptıkları çalışmalar ele alınacaktır. Bilindiği gibi felsefe, herhangi bir şahsa veya topluma ait değil insanların ortak malı, başka bir ifade ile kümülatiftir. Bir kültürden başka bir kültüre aktarılabilen, değişen ve dönüşen bir disiplindir. Daha önceleri Mezopotamya’nın eski uygarlıklarının elinde empirik karakterli iken Grek dünyasında a-priorik ve sistemli bir hale dönüşmüştür. Felsefe geleneği, Süryanilerin de içinde bulunduğu birçok etno-dinsel topluluk tarafından Doğu’ya ve oradan da İslam dünyasına aktarılmıştır. Bu çalışmada, ilk olarak felsefi düşüncenin Süryanilerin elinde aldığı karakteri analiz edilecek, ikinci olarak Grek düşüncesinden İslam kültürüne uzanan süreçte Süryanilerin katkıları analiz edilecektir.Article İşrâk Felsefesine Çağdaş Yaklaşımlar ve Günümüz İran’ında İşrâkîlik(Beytulhikme, 2021) Doru, Mehmet NesimBu çalışma, 12. yüzyılda ortaya çıkan İşrâk felsefesinin günümüzde İran’daki seyrini ele almaktadır. Sühreverdî’den sonra onun ilk dönem şarihleri tarafından karşıtlıklar ve sentezler bağlamında ele alınan İşrak felsefesi tarihi süreçte devam etmiş ve ele alındığı her dönemde farklı sosyal, siyasi ve entelektüel faktörlerle şekillenmiştir. Bugün İran’da hala canlı bir biçimde yaşayan İşrâk felsefesinin Molla Sadrâ okulunun en önemli bileşeni olarak ele alındığını söylemek mümkündür. İran’ın felsefi-entelektüel hayatının şekillenmesinde önemli bir payı olan İşrâk felsefesinin bir tür “sınır” felsefe olduğunun vurgulandığı bu çalışmada aynı zamanda İslam felsefesinin arkaik bir alan olmadığının ve İşrâk felsefesinin günümüzde karşılaştığımız felsefi sorunlara cevap verildiğinde hala bir en önemli kaynaklardan biri olmasının altı çizilmiştir.Presentation Kadîm İran'da Din: Monoteizm'den Düalizm'e Mecusi Tanrı Anlayışı Mehmet Alıcı İstanbul: Ayışığı Kitaplığı, 2012, 366 sayfa(2016) Doru, Mehmet Nesim; Hüseyni, ZeynelabidinBilindiği gibi ülkemizde Mecûsîlik veya Zerdüştîlik üzerine yapılan araştırmalar çok sınırlı olup, söz konusu sahaya dair çalışmalar maalesef birçok eksikliği barındırmaktadır ve mevcut literatür bu alandaki boşluğu büyük oranda kapatma niteliğine sahip değildir. Bu çerçevede Mehmet Alıcı’nın 2012 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dinler Tarihi Bilim Dalı bünyesinde, “Mecûsî Geleneğinde Tektanrıcılık ve Düalizm İlişkisi” başlığıyla hazırladığı doktora tezinin gözden geçirilmiş hali olan kitap şimdiden bu alandaki literatürün klasiklerinden olmaya adaydır. Alıcı’nın bu çalışmada birincil kaynaklara ulaşmış olması ve kadim İran dillerinde yazılmış metinleri görmüş olması bu hususu anlamlı kılmaktadır.Article Melayê Cızîrî’nin düşüncesinde hakikat ve mecaz’ın ontolojik ve epistemolojik boyutu(2013) Doru, Mehmet Nesim17. yüzyıl İslam düşüncesinin önemli mutasavvıflarından olan Melayê Cizîrî, vahdetü’l-vücud teorisinin bir takipçisidir. Onun düşüncesine göre hakikat, varlığın mutlak hali iken, mecaz ise, mutlak varlığın belirlenimleridir. Mecazlar dünyası veya somut nesneler konsepti, hakikat karşısında ontolojik bir statüye sahip değildir. Ama epistemolojik açıdan mecazlar, hakikate giden yoldaki işaretler ve sembollerdir. Başka bir ifadeyle mecazlar olmadan hakikat idrak edilemez. Bu çalışmanın konusu hakikat ve mecaz konusunda Cizîrî’nin görüşünü analiz etmektir. Bu çerçevede onun hakikat ve mecaz hakkındaki görüşü tasavvuf felsefesinin meseleleri ışığında ele alınacaktır.Article Mîr Dâmâd’ın Hudûs konusunda İbn Sînâ’ya yönelttiği eleştiriler ve Hudûs-u Dehrî görüşü(2012) Doru, Mehmet NesimBu makale, 17. yüzyılda yaşamış İslam filozofu Mîr Dâmâd’ın hudûs-u dehrî görüşünü ve İbn Sîna ile Mîr Dâmâd’ın sözkonusu meseledeki farklarını ele almaktadır. Bu görüş, Tanrı-âlem ilişkisi meselesinde İslam filozofları ile kelamcılar arasında meydana gelen ezelilik ve yaratma taraftarlarına sunulan üçüncü bir yol olarak önem arz etmektedir. Dâmâd, âlemin yaratıldığını ama bunun kelamcıların anladığı anlamda zamanda değil zaman üstü gerçekleştiğini savundu. Öte yandan, âlemin zaman üstünde yaratıldığı tezi, âlemin İbn Sînâ’nın savunduğu şekliyle ezeli olduğu anlamına gelmediğini ileri sürdü. Dâmâd, görüşünü temellendirirken çoğunlukla İbn Sînâ’nın verilerine dayandı. Ama onun zatî (ontolojik) hudûs görüşünün âlemin meydana gelmesini izah etmede yetersiz kaldığını düşündü. O, Tanrı’nın dışında hiçbir açıdan başka ezeli varlıklar kabul etmemekle İbn Sinâ felsefesinden kesin bir şekilde ayrıldı. Bu sebeple kendi dehrî hudûs teorisini ortaya koydu.Article Süryani düşüncesinde Nusaybinli İliya’nın önemi ve “Kitabu’l-Mecâlis” Adlı Eserinde Tanrı görüşünün İslam Felsefesi ve kelamı açısından değerlendirilmesi(2011) Doru, Mehmet NesimXI. yüzyıl Süryani dünyasının önemli yazarlarından biri olan Nusaybin Metropoliti İliya; Felsefe, Teoloji, Ahlak, Tarih ve Dil sahalarında birçok eser yazmıştır. Kuşkusuz Kitabu’l-Mecalis onun en önemli eserdir. Bu ese- rinde dönemin Mervani Veziri Ebu’l-Kasım el-Mağrıbi ile tanrı, enkar- nasyon, ruh ve irade gibi birçok felsefi ve kelami konuları tartışmıştır. Bu makale esas olarak iki kısma ayrılmıştır. Birinci kısımda Türkçe okuyucu için İliya’nın şahsı ve eserleri tanıtılmıştır. İkinci kısımda ise İliya’nın Tanrı görüşü, İslam felsefesi ve kelamı bağlamında analiz edilmiştir. Bu bağlamda tartışmada Tanrı’nın tözlüğü, hipostaslar teorisi ve Teslis konu- ları irdelenmiştir.