Browsing by Author "Uygur, Hatice Kübra"
Now showing 1 - 9 of 9
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Cengiz Dağcı'nın eserlerinde sembolik anlatım(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Solmaz, Gülhan; Uygur, Hatice KübraCengiz Dağcı'nın eserlerinin ana teması, ömrü boyunca ayrı kaldığı ve hasretini çektiği dili, kültürü, insanı, yaşam tarzı ve coğrafyasıyla geniş bir anlam kazanan vatanı Kırım'dır. Cengiz Dağcı'nın eserleri, 1944 yılında vatanından sürülen ve vatanlarına bir daha dönemeyen Kırımlıların ve özelde kendisinin yaşadığı olayların birer özeti gibidir. Dağcı'nın gerçek olaylardan yola çıkarak oluşturduğu kurgusal eserlerinin temelinde Kırım sürgünü ve bu sürgünün yarattığı vatan hasreti yatmaktadır. Kırım savaşı, 1944 yılında Kırım'dan toplu bir şekilde sürgün edilen Kırım halkı ve bu sürgünün yarattığı sorunlar; Cengiz Dağcı'nın ömrü boyunca vatanı Kırım'ı anlatmasına neden olur. Çok uzun yıllar vatanından uzak kalan ve vatanına bir daha dönemeyen yazar için Kırım'ı ve yaşatılanları anlatmanın tek yolu ise yazmak olur. Cengiz Dağcı'nın eserleri incelendiğinde, eserlerinin ana temasını oluşturan "Kırım, vatan, sürgün ve hasret" kavramlarının ön plana çıktığı ve bu kavramların sembolik anlatımın olanağından yararlanılarak aktarıldığı fark edilmiştir. Bu bağlamda Cengiz Dağcı'nın daha çok bu kavramlar etrafında şekillendirdiği eserleri ele alınıp çalışmaya dahil edilmiştir. Böylece Cengiz Dağcı'nın eserlerinde kullanmış olduğu sembolik anlatım dili incelenmeye değer görülmüş, sembolik anlatımın hangi kavramlar üzerinden hangi değerlere karşılık geldikleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Cengiz Dağcı'nın eserlerinde kullanılan sembolik anlatımın incelenmesini esas alan çalışmamız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Her üç bölümde de geniş bir literatür çalışması yapılarak Cengiz Dağcı ile ilgili yapılan tüm çalışmalar incelenmiş, konuyla örtüşen kaynaklar çalışmaya dahil edilmiştir. Bunun yanında sembolik anlatımın ne olduğu ve Dağcı'nın eserlerine nasıl yansıdığı incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda eserlerde sembolik anlatımıyla ön plana çıkan kavramlar üzerinden o kavramla bağlantılı kültürel, dini, mitolojik, sosyolojik ya da toplumsal olgular ortaya konmaya çalışılmıştır.Master Thesis Cizre Halk Hekimliği(2024) Özen, Leman; Uygur, Hatice KübraSağlık, canlılar için büyük önem teşkil etmektedir. Bu sebeple insanoğlu asırlardır sağlığını korumak için çözüm arayışı içindedir. Bazen modern tıpta bazen geleneksel hekimlikte bazen de geleneğine, hastalığına ya da yaşadığı yere bağlı olarak her ikisinde de çare aramıştır. İnsanların hastalıkları tedavi ederken zaman içerisinde edindiği tecrübeler sayesinde 'halk hekimliği' olarak adlandırılan kültürel yapı ortaya çıkmıştır. Modern tıp ve bilimdeki gelişmeler ve insan hayatının değişmesiyle beraber insanların modern hekimliğe daha kolay ulaşabilmeleri nedeniyle halk hekimliği uygulamalarında eskiye nazaran bir azalmanın olduğu görülmektedir. Bu geleneksel yöntemlerin unutulmaması adına uygulamaların kayıt altına alınması önem arz etmektedir. Bu çalışmada da Şırnak'ın Cizre ilçesi halk hekimliği uygulamaları derlenmiştir. Araştırmanın sınırı Cizre'nin mahalleleri ve önem teşkil eden bazı köylerini oluşturmaktadır. Dicle Nehri'nin kıyısında bulunan Cizre ilçesinin geçmişi Nuh Tufanı öncesine kadar dayanıp Botan bölgesinde yer alan Cizre ilçesi, jeopolitik konumunun etkisiyle zamanla daha da önem kazanmıştır. İsmail Ebul-iz El Cezeri ve Melayê Cizîrî gibi âlimlerimizin yurdu olan Cizre, zengin kültürünün varlığı hasebiyle halk hekimliği alanında da araştırılmaya değer bulunmuştur. Sahada katılımlı gözlem ve görüşmelerle yapılan mülakatlar sonucu elde edilen veriler, işlevsellik bağlamında değerlendirilmiştir. Etik kurallar gereği ilgili yerlerden alınan izinler doğrultusunda kaynak kişi görüşmeleri yapılmıştır. Çalışmada, halk hekimliğinin tanımı, toplumdaki uygulamaları ve Türk halk hekimliği hakkında bilgiler verildikten sonra çalışmanın çıkış noktası olan Cizre'nin halk hekimliğiyle ilgili yöredeki yaygın ve geleneksel tedavi yöntemlerinden söz edilmiş, yöre halkının kültürel varlıkları ile ilgili yazılı ve sözlü kaynaklardan yararlanılmıştır. Tezin giriş bölümünde araştırma alanı olan Cizre tanıtılmış ve araştırma konusu ile ilgili daha önce yapılmış çalışmalardan söz edilmiştir. İkinci bölümde halk hekimliğinin tarihsel gelişimi ve Türk kültüründe halk hekimliğinin öneminden söz edilmiştir. Üçüncü bölümde derlenen uygulamalar belirli bir düzen içerisinde çalışmaya eklenmiştir. Tespit edilen kültürel varlıklar hastalıklar ve uygulamada kullanılan yöntem baz alınarak başlıklandırılmış olup ayrıca tablolaştırılarak okunabilirliği kolaylaştırmak amaçlanmıştır. Yöre halkının çoğunlukla bitkisel ve dinsel yöntemlere başvurduğu ve şifacıların genelinin kadınlardan oluştuğu görülmüştür. Bu araştırma ile yörede halk hekimliğine rağbet edildiği ve buna sıkı sıkıya bağlı olunduğu tespit edilmiştir.Master Thesis Diyarbakır Yemek Kültürü: Tören Yemekleri ve İçecekleri(2024) Ekinci, Aslı Ece; Uygur, Hatice Kübraİnsanoğlunun var oluşundan bugüne kadar gösterdiği yaşam mücadelesinde hayatının devamını sağlayan ve yaşam kalitesini gösteren olgu beslenmedir. İnsanlık tarihinde gözlenen değişim ve gelişmeler neticesinde bu olgu kültürel desenleriyle hayatımızda yer almıştır. Yemek kültürü de diğer birçok kültür gibi coğrafik şartlara, iklime ve inanışlara göre şekillenmiştir. Yerleşik hayatın başladığı ve tarımın insan eliyle ilk defa yapıldığı topraklar olarak bilinen Mezopotamya bölgesi birçok yemek kültürüne sahiptir. Güneydoğu Anadolu'nun 'Bereketli Hilal' olarak adlandırılan bölgede yer alması, tarihi birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olması, bölgenin yemek kültürünün zengin olmasına zemin hazırlamıştır. Bu bereketli topraklar üzerinde kurulan ve kervanların geçiş noktası olan Diyarbakır'da yemek kültürü, bu zenginlikten nasibini almıştır. Bu çalışmada birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Diyarbakır'ın özel günlerde ön plana çıkan yemek ve içecekleri işlevsel yönüyle incelenmiştir. Bu araştırmanın sonucunda, Diyarbakır'da özel günlerde yapılan, yapılma şekli, ikramı ve tüketilmesi gelenek haline dönüşen ve günümüze aktarılan yiyecek ve içeceklerin Diyarbakır halk kültüründeki önemi ve işlevi verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Diyarbakır, Yemek Kültürü, Tören Yemekleri ve İçecekleri, Yemek FolkloruMaster Thesis Mardin masallarının işlevsel açıdan değerlendirilmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Mungan, Hayriye Sema; Uygur, Hatice KübraMezopotamya'nın kuzeyinde bulunan Mardin, tarihte birçok uygarlık ve kavme ev sahipliği yapmış, zengin bir halk kültürüne sahiptir. Bünyesinde barındırmış olduğu çeşitlilik, Mardin'in sözlü kültürüne, gelenek ve göreneklerine yansımıştır. Sözlü kültürün en önemli türlerinden biri olan masallar da kozmopolit bir yapıya sahip Mardin ilinde geçmişten bugüne farklı dillerde anlatılarak sürdürülmektedir. Kişilere müşterek bir kültürel şuur sunan masallar, evrensel olmakla kalmayıp bir toplumun yaşayışı, inancı, düşüncesi ve yaşam felsefesini yansıtmaktadır. Mardin, son zamanlarda masalla ilişki kurularak "masal şehir, bir masalın ilk cümlesi" şeklinde ifadelerle anılmaktadır. "Peki, masal şehrin masalları nerede?" araştırma sorusuyla başlayan çalışmada, Mardin masalları derlenerek kayıt altına alınmıştır. Analiz edilen elli masalla birlikte çalışmanın kuramsal çerçevesini "İşlevsel Halkbilim Kuramı" oluşturmaktadır. Mardin'den derlenen Süryanice, Kürtçe ve Arapça masallar, Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Aktarılan masallar, "Hoş Vakit Geçirme, Eğlenme ve Eğlendirme İşlevi, Değerlere, Toplum Kurumlarına ve Törelere Destek Verme İşlevi, Eğitim veya Kültürün Gelecek Kuşaklara Aktarılması İşlevi, Toplumsal ve Kişisel Baskılardan Kurtulma İşlevi" olarak bilinen William Bascom'un "folklorun dört işlevi"nin yanı sıra tespit edilen "Halkbilimsel Unsurları Aktarma İşlevi, Dili Koruma ve Dilsel Öğeleri Aktarma İşlevi, Yöre Tanıtımına Katkı Sağlama İşlevi, Bir Araya Gelme İşlevi, Sanala Yaklaşma-Sanaldan Uzaklaşma İşlevi, Bağlam Hakkında Bilgi Verme İşlevi, Anlatıcı Hakkında Bilgi Verme İşlevi, Süreklilik Sağlama İşlevi, Estetik İşlev ve Örtük İşlev" olmak üzere on ayrı işlev açısından incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Kültürel anlamda toplumları ve bireyleri yansıtan masalın birden fazla işleve sahip olması, artık geri plana atılmış, unutulmaya yüz tutmuş bu türün sürdürülmesinin önemini göstermektedir.Article MARDİN'DEN DERLENEN KELOĞLAN MASALINA ARKETİPSEL BİR YAKLAŞIM(Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi,, 2021) Uygur, Hatice Kübra; Mungan, Hayriye SemaSözlü anlatı geleneğinin en önemli yapı taşlarından biri olan masal, içerisindebarındırdığı olağan ve olağan dışı unsurlarla toplumların düşünüş, inanış ve hayat tarzınıyansıtan sembolik bir anlatı türüdür. Geçmişten günümüze önce dilden dile ardından yazıyaaktarılan masal, günümüzde çeşitli masal anlatıcıları tarafından dijital ortamlardasürdürülmektedir. Yeni bağlamının yanı sıra doğal ortamında da sürdürülen masal gündelikhayat içerisinde kişilere ortak bir kültür ve kültürel şuur sunar. Sözlü gelenekte önemli yeresahip masallar, kolektif bilinçaltının arketiplerini barındırmaktadır. Carl Gustav Jung’un DörtArketip adlı kitabında bahsettiği arketipler insanlığın ortak bilinç dışında yer alır. Bilinç vebilinçdışının ürünü olan masal ortaklığın yanı sıra anlatıldığı bağlamda yenidenşekillenmektedir.Bu çalışmada Türk masal tiplerinde önemli bir yere sahip olan Keloğlan masalı,Mardin’in merkez Artuklu ilçesinden derlenmiştir. Keloğlan tipi yöre Arapçasıyla “Il akra’a” “kelkişi” diye adlandırılmakta ve bilinmektedir. İncelenen masalda başkişi olan Keloğlan zeki,uyanık, güldüren, külyutmaz cesur vb. özelliklere sahip Keloğlan tipi özellikleri taşımaktadır.Buözellikler evrensel olmanın yanı sıra bir toplumun karakterini yansıtmaktadır. ÇalışmadaArtuklu’dan derlenen Keloğlan masalı Jung’un bahsetmiş olduğu ve Joseph Campbell’ıngeliştirdiği arketipsel sembolizm bakış açısıyla ele alınmıştır. Tespit edilen arketipler; animaanimus, gölge, persona, aşama, yeniden doğuş, kahraman, yüce birey-yaşlı bilge, hilebaz vebaba arketipleri olmak üzere dokuz alt başlıkta incelenmiştir. Masalda var olan sembollerinçözümlemesi yapılarak tablo halinde sunulmuştur.Article MARDİN’İN GELENEKSEL EĞLENCESİ: LEYLİ GECESİ(Milli Folklor, 2014) Uygur, Hatice KübraÇok kültürlü geleneğe sahip yörelerde geleneğin aktarımı, bireyleri bir arada tutan kültürel kodları taşımalarını sağlamaktadır. Mardin yöresi, farklı dine ve dile sahip insanların bir arada yaşadığı ve ortak bir kültür oluşturabildikleri bir şehirdir. Mardin’de insanları bir araya getiren kültürel mirasın izleri, eğlence ritüellerinde de görülmektedir. Böylece yörenin geleneksel eğlencesi olan Mardin Leyli Gecelerinin işlevsel yönü ortaya çıkmaktadır. Geçmişten günümüze kültürün taşınmasını sağlayan eğlenceler, modern ile gelenek arasında yaşatılmaktadır. Geleneksel eğlenceler, bu yönüyle köprü vazifesi görmektedir. Mardin yöresinin kültür hayatını ve eğlence hayatını günümüze taşıyan Leyli Geceleri, kültürel zenginliğini, yöreye ait eğlence biçimlerine yansıtmaktadır. Mardin Leyli Gecelerinin bir diğer özelliği ise, geçiş dönemi eğlenceleri içinde yer almasıdır. Yörenin kültür ve eğlence pratiklerinin temel öğelerini barındıran kına, düğün, sünnet gibi geçiş dönemi eğlenceleri içerisinde geçmişte önemli yere sahip olan gece, günümüzde mekânsal olarak uğradığı değişimin sonucunda işlevsel ve yapısal değişime uğramıştır. Mardin Leyli Geceleri, müzik aracılığıyla iletişimin yaşandığı mekânlardır. Çok dilli ve kültürlü yapıya sahip olan yörenin, müziğine ve eğlencesine, bu çeşitlilik yansımıştır. Günümüzde gecenin bağlamından ve yerel dokusundan uzaklaşarak kazandığı yeni görünüm, gece ve ritüelleri açısından çalışmada tartışılaşacaktır. Mardin Leyli Gecelerinin turistik formda geçirdiği değişim ve dönüşümler, gelenek içinde yaşatılmaya çalışılan eğlence ile birlikte kültür aktarımı, çalışmada tartışılacaktır. Leyli Geceleri ise geleneksel bağlamında yaşadığı bu değişim ile öne çıkmaktadır. Mardin eğlence kültüründe önemli bir yere sahip olan “Leyli Gecesi” eğlenceleri, ritüelleri, icrası ve toplu çalma-söyleme geleneklerinin tanıtılması bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çok kültürlü geleneğe sahip yörelerde geleneğin aktarımı, bireyleri bir arada tutan kültürel kodları taşımalarını sağlamaktadır. Geçmişten günümüze kültürün taşınmasını sağlayan eğlenceler, modern ile gelenek arasında yaşamaya çalışmaktadır. Geleneğin yaşatıldığı ortamlar olan geleneksel eğlenceler, bu yönüyle köprü vazifesi görmektedir. Mardin yöresinin kültür hayatını ve eğlence hayatını günüArticle Sağaltımda Çoğulculuğun Roy Porter’ın Üç Tür Otoritesi Bağlamında İncelenmesi(2021) Uygur, Hatice Kübra; Keskin, Hatice ŞimşekBu çalışmaya geleneksel, tamamlayıcı ve alternatif tıp (GETAT) uygulamalarının ortaya çıkışına dair çalışmalar derlenerek başlanacaktır. Daha sonra çalışmada tıbbî bilginin epistemolojik değerine dair mantıksal ve etik bir sorgulamaya doğru halkbilimsel bir yaklaşımla gidilecektir. Temel amaç tıbbî paradigmadaki değişimle ortaya çıkan modern tıbbın, geleneksel hekimlik bağlamında kadim sağaltım tecrübeleriyle iş birliğinin imkânını sorgulamaktır. Bu amaca yönelik olarak öncelikle geleneksel ve modern hekimlik anlayışlarından kesitler verilecektir. Geleneksel tıbbın ortaya çıkışının tasvir edileceği bölümden sonra ünlü tıp tarihçisi Roy Porter’ın öne sürdüğü üç tür otorite kavramsallaştırılması temel alınarak farklı sağaltım ekollerinin bilgi dayanakları ya da popülerlik sebepleri ortaya konacaktır. Roy Porter’ın kavramsallaştırdığı üç tür otoritenin mantıksal sağlamlığı ve etik olarak kabul edilebilirliği farklıdır. Bu fark ortaya konularak geleneksel tecrübeye karşı mesafeye dönüşen mesleki reflekslerin yumuşatılması ve farklı görme biçimlerinin ortaya çıkması, kavramların netleştirilmesi suretiyle suistimale yol vermeden iş birliği yolları aramak mümkün olabilir. Sonuç olarak yöntem ve plasebo çalışmalarına ağırlık verilebileceği söylenebilir..Master Thesis Siirt halk kültürünün şifa dağıtıcıları: Kutsal unsurlar(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Çara, Can; Uygur, Hatice Kübraİnsanoğlunun yaşamını sürdürdüğü dünyada ilkel zamanlardan günümüze kadar muhtelif birçok sorun ve hastalıkla karşılaşılmıştır. Bireysel veya toplumsal olarak insanın yaşamındaki en önemli unsurlardan biri sağlıktır. Hastalıklar sebebiyle yaşanılan sorunlar, hastalık-tedavi ilişkisini gerekli kılmış ve çeşitli çözüm yolları üretmeye çalışan insanın yaşam sürecinde alternatif tedavi yöntemleri oluşturulmuştur. Geçmişten bugüne tedavi yöntemleri bağlı olduğu kültürün bir yansımasıdır ve değişen inanç sistemleri, geçiş dönemleri, karşılaşılan milletler, yaşanılan göçler neticesinde de şekillenerek mevcut kültürün bir parçası haline getirilmiştir. Asırları bulan nesilden nesile aktarılan bu bilgi ve deneyimler bir toplumun mirası ve yaşanmışlığının ürünüdür. Siirt halk kültüründe kutsallık barındıran şifa unsurları ve dağıtıcıları bu mirasın bir parçası ve çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Eski Türk inanç sisteminde yer alan; atalar, ateş, ağaç, su, taş/kaya, gibi kutsal kabul edilen kült unsurlarla günümüzde çeşitli şifa arama yöntemlerine başvurulmaktadır. Geçmişten bugüne çeşitli ritüellerle şifa arayışında kültler tedavinin doğrudan veya dolaylı olarak bir parçası olmayı sürdürmüştür. Siirt ili evliyalar diyarı olarak adlandırılmakta ve şehrin muhtelif birçok noktasında türbeler yer almaktadır. İnsanlar karşılaştıkları kimi hastalıklar için bu türbelere gitmekte ve oranın kutsallığından şifa aramaktadır. Siirt yöresinde dinsel-büyüsel sağaltımlar yapan ve geleneksel tedavi yöntemlerini uygulayan şifacılara da tedavi amaçlı gidilmektedir. Kötülüklere ve hastalıklara karşı şifa bulunacağı inancıyla işlevsel birçok durum için geçmişten bugüne dinsel-büyüsel tedaviler gerçekleştiren şifacılara başvurulmaktadır. Gözlem ve görüşme yöntemi kullanılarak Siirt il merkezi ve ilçelerinde yer alan şifa unsurları ve dağıtıcıları üzerine alan çalışması gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda doküman analizi yöntemiyle Siirt sahasında araştırma konusunu içeren daha önce yapılmış çalışmalar incelenmiştir. Alan çalışması neticesinde; 112 kaynak kişi ile görüşülmüş, 53 türbe, 7 şifacı ve birçok kült unsur tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında tespit edilen kült unsurlar ve türbeler hastalıklar özelinde sınıflandırılarak değerlendirilmiştir. Şifacılardan elde edilen saha verileri ise her bir şifacı özelinde aktarılmıştır.Article Understanding new consumer trends in Turkey through coffee production and consumption in Mardin(Anthropological Notebooks, 2022) Cengiz, Alim Koray; Uygur, Hatice KübraCoffee which helps us to learn about the cultural practices of a society, is an important consumption commodity not only in Turkey but also in the world. In this study, various specialty coffees produced by coffee producers in Artuklu, the historical district of Mardin, the rapid change of cafes and the purchasing practices of consumers have been examined. Ethnographic interviews have also been conducted with coffee producers, cafe owners and consumers. Coffee producers produce various coffees such as Turkish, Assyrian, Kurdish, Dibek and cardamom reflecting the multicultural structure of the city. Cafe owners and producers use expressions and images that emulate antiquity in their brands and logos. The cafes as “third place” become flamboyant spacious spaces leaving their traditional appearance. The consumption of new products by visitors of Mardin, an important place for domestic tourists, indicates a new class that seeks pleasure and experience in Turkey.