Araştırma Çıktıları | TR-Dizin | WoS | Scopus | PubMed
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/1834
Browse
Browsing Araştırma Çıktıları | TR-Dizin | WoS | Scopus | PubMed by Department "[Belirlenecek]"
Now showing 1 - 20 of 321
- Results Per Page
- Sort Options
Article Analyzing Teachers’ Attitudes towards Democracy in Terms of Some Variables(2014) Faysal Özdaş; Abdurrahman Ekinci; Recep BindakBu çalışmanın amacı, öğretmenlerin demokrasiye yönelik tutumlarını cinsiyetlerine, kıdem yılına, mezun oldukları bölüme ve eğitim durumlarına göre incelemektir. Çalışmanın örneklemini, 2010-2011 öğretim yılında Diyarbakır merkezdeki genel liselerde görev yap an 234 öğretmen oluşturmuştur. Veri top lama aracı olarak Demokrasiye Yönelik Tutum Ölçeği ve kişisel bilgi f ormu kullanılmıştır. Elde edilen bulgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde, öğretmenlerin genel olarak demokratik tutumlarının yüksek olduğunu söylemek mümkündür. Ayrıca bayan öğretmenlerin ve mesleki kıdemi yüksek olan öğretmenlerin demokrasiye yönelik daha olumlu tutuma sahip oldukları görülmüştür.Article Anason (Pimpinella anisum L.) ve kimyon (Cuminum cyminum L.) tohumlarının uçucu yağ kompozisyonu ile antimikrobiyal ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesi(2014) Haşimi, Nesrin; Tolan, Veysel; Kızıl, Süleyman; Kılınç, ErsinBu çalışmada, anason (Pimpinella anisum L.) ve kimyon (Cuminum cyminum L.) tohumlarının uçucu yağ bileşenleri ile bu yağların antimikrobiyal ve antioksidan özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Uçucu yağ bileşenleri GC/MS cihazı ile belirlenmiştir. Yağların antimikrobiyal özellikleri disk difüzyon yöntemi ile Gram pozitif (Staphylococcus aureus ATCC 25923, Streptococcus pyogenes ATCC 19615), Gram negatif (Escherichia coli ATCC 25922, Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853) bakterileri ve maya (Candida albicans ATCC 10231) kullanılarak, antioksidan özellikler ise DPPH yöntemiyle belirlenmiştir. Anason uçucu yağının esas bileşeninin trans-anetol (% 52.94) olduğu, bunu iso-anetol (% 13.89), karyofillen oksit (% 8.55) ve karyofillen (% 4.29)’in izlediği; kimyon uçucu yağının ise sırası ile ?-pinen (% 15.77), ?- terpinen (% 15.52), 1-fenil-1-butanol (% 15.13) ve kuminik aldehit (% 12.74) içerdiği saptanmıştır. Anason uçucu yağının mikroorganizmalar üzerinde düşük, kimyon uçucu yağının ise orta derecede antimikrobiyal aktivite gösterdiği saptanmıştır. Kimyon uçucu yağı C. albicans’a karşı 22±0.9 mm’lik inhibisyon zon çapı ile yüksek antimikrobiyal aktivite göstermiştir. P. aeruginosa her iki uçucu yağa karşı direnç göstermiştir. Kimyon uçucu yağının antioksidan aktivitesi (% 75.60) askorbik asit aktivitesine (% 78.75) yakın, BHA (% 50.45) ve BHT (% 23.54) aktivitesinden daha yüksek bulunmuştur. Anason düşük antioksidan aktivite (% 23.24) göstermiş olmasına rağmen BHT ile benzer aktivite göstermiştir. Çalışmada kullanılan örneklerin aktivite sıralaması askorbik asit>kimyon>BHA>BHT>anason şeklinde gerçekleşmiştir.Article APPLICATION OF EXERGOECONOMIC ANALYSIS FOR POWER PLANTS(VINCA INST NUCLEAR SCI, 2018) Unal, Fatih; Ozkan, Derya BurcuCurrently, energy resources are rapidly consumed. Therefore, scientists and engineers study the effective use of energy. In the present study, a thermodynamic and exergoeconomic analysis was performed in a thermal power plant in Turkey. The study involved determining the thermodynamic properties of 27 node points in a thermal power plant unit, and this was followed by calculating energy and exergy values of every node. Mean exergy costs were calculated by establishing energy and exergy balances of the equipment with respect to the calculated results. Subsequently, lost and damaged energies and exergies were calculated, and exergoeconomic factors were determined. The equipments were compared with each other on a graph based on the obtained results. The maximum rate of exergy loss and cost of exergy destruction corresponded to 79.5% and 886,66 $/h, respectively. The maximum exergy losses in a thermal power plant occurred in the boiler, turbine groups, condenser, heating group, pumps, and auxiliary groups. The highest and second highest law efficiencies of the studied thermal power plant corresponded to 32.3% and 28.5%, respectively. The study also involved presenting suggestions for improvement. Additionally, exergoeconomic analyses were conducted while considering the power plants' investment and equipment maintenance costs. It is expected that the calculation method and the obtained results can be applied to other thermal power plants.Article The Approach of The Shi'i Exegetists to The Instances of 'Umar's Muwafaqat(CUMHURIYET UNIV, FAC THEOLOGY, 2018) Ensari, AbdurrahmanKnowing the occasions related to the revelation of the Qur'anic verses is one of the factors contributing to its correct understanding. Since the examples named as "Umar's Muwafaqat" (corcurrences of Umar's perception with certain divine revelatio) is related to the occasion of Qur'an's revelation, they also contribute to the understanding of the related verses. 'Umar's Muwafaqat instances refers here to the subject mentioned after his expression of "I agreed with my Lord in three things." His agreement with His Lord is that he delivered an anticipating opinion, appropriate to God's provision. This is considered to be of the great virtues of 'Umar and of the most important sections of his life. Some narrated reports of 'Umar's Muwafaqat shows that there were many occasions of agreement. Of these instances, the verses that come upon his request that Abraham's Maqam is taken as a place of prayer and the Prophet's wives to veil as well as his statement to the Prophet's wives that God will grant him better wives than them if they give trouble to the Prophet. There have been conducted a number of studies on the subject of 'Umar's Muwafaqat. However, these studies are generally framed by Sunni sources. This study focuses on the way in which the instances of "`Umar's Muwafaqat" included in the Sunni sources are discussed in the sources of Shi'a tafsir. Therefore, the study is the critique of the way that 'Umar's Muwafaqat is handled in Shia tafsir sources.Article Araştırma makalesi/research article (original paper) Diyarbakır koşullarında bazı ekmeklik buğday (triticum aestivum l.) genotiplerinin tane verimi ve bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi(2013) Yusuf Doğan; Enver Kendal; Doğan, YusufÖzet: Bu çalışma, 25 farklı ekmeklik buğday hat ve çeşitlerin verim ve kalite yönünden Diyarbakır ekolojik koşullarındaki performansları incelenmek üzere 2004-2005 ve 2005-2006 üretim sezonlarında yürütülmüştür. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak gerçekleştirilmiştir. Denemede bitki boyu (cm), başaklanma süresi (gün), dekara tane verimi (kg), bin tane ağırlığı (g), hektolitre ağırlığı (kg) ve protein oranı (%) incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgularda dekara tane verimi 514.5-820.9 kg/da-arasında değişmiş olup, en yüksek tane verimi 18 nolu genotipten, en düşük tane verimi ise 3 nolu genotipten (514.5 kg/da) elde edilmiştir. Kalite faktörü olan hektolitre ağırlığı bakımından en yüksek ortalama değer 81.8 kg ile 19 ve 24 nolu genotiplerden, protein oranı ise % 11.9 ile 1 nolu genotipten elde edilmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre yurt dışından temin edilen genotiplerin (9, 17, 18, 19 ve 24) parsel tane verimi bakımında ümitvar olduğu görülmüştür.Article Astragalus diphtherites FENZL var. diphtherites ve Astragalus gymnalopecias RECH. FIL’in Gövde ve Kök Kısımlarından Farklı Çözücüler ile Elde Edilen Özütlerin İnvitro Antioksidan ve Antimikrobiyal Özelliklerinin Belirlenmesi(2018) Cumali Keskin; Hasan Çetin Özen; Zuhal Toker; Göksel Kızıl; Murat KızılBu çalışmanın amacı farkı polariteye sahip çözücü serilerinden geçiren Astragalus diphtherites var. diphtherites (A. diphtherites) ve Astragalus gymnalopecias (A. gymnalopecias) türlerinin gövde ve kök kısımlarının antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinin araştırılmasıdır. Antioksidan özellikleri belirlemek için özütlerin total fenolik, total flavonoid, DPPH, metal şelatlama, indirgeme gücü ve hidroksi radikalini söndürme aktiviteleri test edildi. En yüksek total fenolik bileşen miktarı A. diphtherites’ de gövdede metanol, kökte ise aseton özütünden elde edilirken A. gymnalopecias’ ta gövdede metanol kökte ise etil asetat özütünde tespit edildi. A. diphtherites ve A. gymnalopecias’ ta en yüksek total flavonoid miktarları ve indirgeme gücü aktiviteleri gövdede aseton kökte ise etil asetat özütlerinden elde edildi. A. diphtherites için en yüksek DPPH radikalini söndürme aktivitesi, gövdede metanol kökte ise aseton özütünde, A. gymnalopecias’ ta gövdede metanol kökte ise etil asetat özütünde tespit edildi. A. diphtherites’ te gövde kısmından elde edilen metanol ve kök kısmından elde edilen hekzan özütleri, A. gymnalopecias’ ta ise gövde ve kök kısımlarının metanol özütleri en yüksek metal şelatlama aktivitesi gösterdi. Her iki türde de gövde ve kök etil asetat özütleri en yüksek hidroksil radikali söndürme aktivitesi gösterdi. A. gymnalopecias’ın gövde aseton ve metanol özütlerinin Streptococcus pyogenes’in büyümesi üzerinde inhibisyon etkisine sahip olduğu tespit edildi.Other Bahis Argümanı ve Pragmatik İman Anlayışı(2015) Eyüp AktürkGeçmişten bugüne Tanrı’nın varlığı ve mahiyeti pek çok felsefî tartışmaya konu olmuştur. Elbette bu tartışmalarda bir görüş birliğinden bahsetmek pek olanaklı görünmemektedir. Bu bağlamda, ‘Tanrı inancı ile kanıt (akıl) arasında nasıl bir ilişki vardır?’ sorusu farklı yaklaşımların (çözümlemelerin) ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu çalışma, ‘hiç- bir epistemik/aklî haklı-çıkarım olmaksızın Tanrı inancına sahip olmak mümkün müdür? Tanrı’nın ‘ne’ olduğunu ortaya koyabilecek epistemik/aklî bir zemin olmadan pratik/pragmatik nedenlerden hareketle Tanrı inancın doğruluğu savunulabilir mi?’ sorularına cevap bulmayı hedeflemektedir.Article THE BASIS OF QADI ABD AL-JABBAR ON THE REJECTION OF VISIBILITY OF ALLAH(ILAHIYAT BILIMLERI ARASTIRMA VAKFI, 2015) Unverdi, VeysiQadi Abd al-Jabbar has rejected visibility of Allah because of ontological and epistemological reasons. According to him the acclaim of visibility requires the existence of Allah in particular environment and direction. This means that transcendental presence is similar to finite and limited cases. As to Mu'tazila tawhid principle it is impossible for Allah to resemble a creature. So that the rejection of visibility of Allah is inevitable in order to protect Him from embodying and similitude. In accordance with those thoughts Abd al-Jabbar has interpreted verses on visibility of Allah on the basis of reason, so that he has built a doctrine on foresight of mind instead of the arguments of the verses. This can be inferred from his declaration which indicates that the verses on tawhid and justice should be understood by principles of mind. As conclusion he built his arguments on the basis of tawhid principle and declared negative view of Mu'tazila on visibility of Allah. Moreover according to him the narrated evidences asserted for visibility of Allah do not bear epistemological merit in terms of certainty and indication. This study aims to reveal the conclusion of reading written sources of Islam by the principles of mind. The selection of its interpretation instead of the actual thing will lead conclusions that cannot be accepted, or at least cannot be proved. Therefore it is the right decision to speak via verses instead of reason on issues of transmission such as life of the Hereafter.Article BATI METAFİZİĞİNİN TEMEL SORUSU VE HEIDEGGER(2016) Keskin, MesutElinizdeki makale, Batı metafiziğinin temel sorusuna Heidegger'in yeni bir okuma ve çeviri anlayışıyla cevap denemesini serimler. Bu serimleme, Heidegger öncesi ve sonrası metafiziksel yaklaşımların temel soruyu nasıl ele aldıklarını şart koşar. Buna göre metafiziğin temel sorusunun bilhassa Leibniz ve Schelling'teki önemi vurgulanıp Heidegger yaklaşımının evveliyatı tasvir edilir. Bu tasvirin ışığında Heidegger'in getirdiği yenilikler, tartışmalar ve yeni sorunlar sunulur. Temel soru Heidegger'in bu sorunun tarihindeki merkezi konumuyla her hakiki felsefi soru gibi bitmez ve çağdaş felsefe ya da bilimlerde, metafizik dışı ve analitik bir biçimde işlenmiştir. Nihayet, metafiziğin temel sorusunun cevapsız güncelliğini, efsuni muammasını, çözülmez önemini ve faydasız zorunluluğunu göstermek bu makalenin en dipte yatan görevidir.Article Bazı Ekmeklik Buğday Çeşitlerinde Verim Stabilitesinin Biplot ve AMMI Analiz Yöntemleri ile Değerlendirilmesi(2018) Erol Oral; Enver Kendal; Yusuf Doğan; Doğan, YusufBu çalışmada, bazı ekmeklik buğday çeşitlerinin verim performansı, stabilitesi ve çeşit x çevre interaksiyonları incelenmiştir. Denemeler tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekrarlamalı ve sulu şartlarda yürütülmüştür. Tane verimi, ana etkiler ve çarpımsal interaksiyonlar (AMMI) analizi ile değerlendirilmiştir. Kareler ortalaması sırasıyla; %83.34’ ü çevreden, %10.35’i çeşit x çevre interaksiyonundan ve %6.29’ü ise çeşitten kaynaklandığı saptanmıştır. Tane verimi en fazla çevre şartlarından etkilenmiş faktörler %0.01 ‘e göre önemli olduğu tespit edilmiştir. PCA 1 ve PCA 2 eksenlerinin çeşit çevre interaksiyonundaki etkisi sırasıyla %62.35 ve %37.65 olduğu saptanmıştır. AMMI analizi sonuçlarına göre Nurkent çeşidi negatif b değerine sahip olsa da hem stabil hem de en yüksek verimli, Bitacora çeşidinin (yurt dışı tescilli) ise verim ortalamasının üzerinde bir verime sahip olup stabilite çizgisinden oldukça uzak olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmanın yürütüldüğü Şanlıurfa lokasyonunun yüksek verim (740.8 kg/da) Diyarbakır lokasyonunun düşük verim (541.1 kg/da) potansiyeli çevre şartlarına sahip olduğu anlaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, mevcut iki çeşitten daha yüksek diğer üç çeşitten daha düşük verime sahip Bitacora çeşidi, Şanlıurfa lokasyonunda ilk sırada tercih edilmesi gereken çeşit olduğu tespit edilmiştir. Ekmeklik buğday açısından tane verimi kadar önemli olan kalite kriterleri açısından da iyi sonuçlara sahip olduğu takdirde, bu aday çeşidin araştirmanin yürütüldüğü bölgelerde yetiştiriciliğinin tavsiye edilebileceği sonucuna varılmıştır.Article Bazı Ekmeklik Buğday Genotiplerinin (Triticum aestivum L.) Doğal Yağış Koşullarındaki Verim ve Kalite Parametrelerinin Değerlendirilmesi(2017) Aktaş, Hüsnü; Karaman, Mehmet; Oral, Erol; Kendal, Enver; Tekdal, SertaçÇalışma 2011-12 ve 2012-13 yetiştirme sezonlarında, Hazro/Diyarbakır ekolojik koşullarında yazlık gelişme tabiatlı ileri kademedeki 20 ekmeklik buğday genotipi ile tescilli 5 çeşidin yağışa dayalı şartlarda verim ve bazı kalite özelliklerinin araştırılması amacıyla yürütülmüştür. İki yıllık birleştirilmiş varyans analiz sonuçlarına göre incelenen tüm özellikler için genotipler arasındaki fark istatistiki olarak (P<0.05) önemli bulunmuştur. Birinci yılda G21 (392 kg/da), ikinci yılda ise Dinç çeşidi (610 kg/da) en yüksek tane verimine sahip genotipler olurken, G4, G8 ve G5 (Dinç) her iki yılda da yüksek ve aynı zamanda benzer tane verimi performansına sahip genotipler olmuş, G19 ve G21 genotipleri ise ortalamadan yüksek tane verimine sahip olmalarına rağmen her iki yılda farklı performansa sahip olarak kaydedilmiştir. Birinci yılda, G9 bin tane ağırlığı ve hektolitre için, G21 genotipi tane verimi için (TV), G3 sedimantasyon için, G4 protein için, ikinci yılda ise G14 genotipi başakta tane ağırlığı, başakta tane sayısı, G12 sedimantasyon için, G15 ve G2 bin tane ağırlığı bakımından en yüksek performansa sahip genotipler olmuştur. Basit korelasyon analizi sonuçlarına göre, metre karede başak sayısı ile tane verimi; protein oranı ile sedimantasyon arasında pozitif; tane verimi ile protein oranı arasında da negatif ve istatistiki olarak önemli korelasyonlar tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda G21 genotipi hem tane verimi hem de kalite özellikleri için üstün özelliklere sahip olduğu için çeşit tescili için ümitvar bir genotip olarak saptanırken, buğday ıslah programlarında yüksek tane verimine sahip çeşitlerin tespitinde birim alandaki başak sayısının seleksiyon kriteri olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir.Article Bazı Yazlık Arpa (Hordeum vulgare L.) Genotiplerinin Verim ve Kalite Yönünden Değerlendirilmesi(2017) Erol Oral; Enver Kendal; Yusuf Doğan; Doğan, YusufBu araştırma, Diyarbakır ekolojik koşullarında farklı arpa genotiplerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada ICARDA'dan temin edilen ve düşük yağışlı alanlar için önerilen 20 adet yazlık arpa hattı ile 5 adet standart çeşit materyal olarak kullanılmıştır. Denemeler tesadüf blokları deneme desenine göre tekrarlamalı olarak GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü deneme alanında yürütülmüştür. Çalışmada başaklanma tarihi, bitki boyu, bin dane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, protein oranı, nişasta oranı, yatma, tanede nem oranı ve tane verimi özellikleri incelenmiştir. Varyans analiz sonuçlarına göre, başaklanma tarihi 112.0 - 117.5 gün, bitki boyu 90 - 117 cm, bin tane ağırlığı 32.0 - 46.4 g, hektolitre ağırlığı 65.1-73.5 kg hl-1, protein oranı % 14.0 -17.2, nişasta oranı % 68.6 - 70.5, nem % 8.0 - 8.4, yatma % 0 - 60 ve tane verimi 609.2 - 787.0 kg da-1 arasında değişim göstermiştir. Tane verimi açısından, 2 ve 16 hatlar ile Lignee 131 çeşidi, kalite kriterleri açısından ise Salmas çeşidi ile 17 nolu hat öne çıkarken bazı genotipler orta düzeyde yatma eğiliminde iken bazılarında çok az yatma görülmüştür. Sonuçlara bağlı olarak iyi performans gösteren hatlar ve çeşitler bir ileri kademeye taşınmıştırArticle Bazı yazlık arpa genotiplerinin verim ve kalite yönünden değerlendirilmesi(2012) Enver Kendal; Yusuf Doğan; Doğan, YusufÇalışma, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin arpa yetiştiriciliği açısından önem arz eden Diyarbakır ve Adıyaman illerinde, 2008-09 ve 2009-10 yıllarında, tesadüf blokları deneme deseninde dört tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Şahin 91 ve Vamıkhoca çeşitleri ile birlikte CIMMYT (Uluslararası Mısır ve Buğday Geliştirme Merkezi) ve ETAE (Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü) melez programlarından temin edilen 10 adet yazlık arpa hattı kullanılmıştır. Çalışmada; tane verimi ve verimi etkileyen bazı kalite kriterleri (hektolitre ağırlığı, bin tane ağırlığı, nişasta ve protein oranları) incelenmiştir. Yapılan birleşik analizlerde, incelenen özellikler bakımından yıl, yer, çeşit ve yıl x yer, yıl x yer x interaksiyonlarında % 1 ve % 5 düzeyinde önemli farklılıklar belirlenmiştir. Araştırmada kullanılan genotipler değerlendirildiğinde verim bakımından 2 nolu genotip teknolojik kalite kriteri bakımından 8 nolu genoitp kimyasal kalite kriterleri bakımından ise 4 nolu genotip öne çıkmıştır. Bu çalışma sonucunda verim ve kalite özellikleri bakımından öne çıkan genotiplerin tescil ettirilmesi veya melez programlarında kullanılmak üzere stokta muhafaza edilmesi Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ nin arpa yetiştiriciliği açısından faydalı olacaktır.Conference Object BEAUTY AND ITS PROJECTION IN CHRISTIAN AND ISLAMIC TRADITION(SPRINGER, 2011) Turker, Habip; Tymieniecka, ATThis essay deals with the conception of beauty and its manner of reflection in Christian and Islamic tradition concisely. Thus some influential thinkers in both traditions are chosen in order to exemplify the common conception of beauty. Christian tradition embraced Greek conception of beauty and art; however it brought a metaphysical depth to Greek conception of beauty in the hands of Christian thinkers. The conception of beauty in Islamic tradition was inspired by the religion and the Hellenistic heritage. However, the most elaborated theories on beauty in both Christian and Islamic tradition were done by mystic philosophers. In both traditions beauty is interpreted as something ontological. Accordingly, beauty is being, not a property added to it accidentally. However, the projections of this common conception of beauty differentiate from each other in some respects. While Christian art emphasizes divine intimacy and tragedy in naturalist perspective, Islamic art concentrates on the statement of the unity, transcendence, and eternity of God in stylized form. Yet, this essay does not overlook counter-examples and different artistic ages in the history.Article BİR BEKTAŞİ ŞAİR RÂŞİD HAKKINDA BAZI TESPİTLER VE DÎVÂNÇESİ(2018) Adnan OktayBektaşi şairlerden biri olan Râşid Alî Efendi ile ilgili ilk bilgiyi Osmanlı Müellifleri vermektedir. Daha sonra farklı kaynaklarda Râşid’e yer verildiği görülmüştür. Şair, “Râşid ve Kemter” mahlaslarıyla şiirler yazmıştır. Birden çok mahlas kullanması ve bu mahlasların başka şairler tarafından da kullanılmış olması, şairin hayatı ve edebî kişiliği ile ilgili bilgi karışıklığına sebep olmuştur. Râşid’in tespit edilen tek eseri Dîvânçe’sidir. Râşid Dîvânçe’sinin oldukça hacimli bir dîvân olduğu iddia edilmiştir. Ancak iddia edilen bu Dîvânçe’ye bu çalışma yapılırken maalesef ulaşılamamıştır. Eldeki tek Râşid Dîvânçe nüshasında on altı gazel, yedi nefes, iki muhammes ve iki müseddes yer almaktadır. Bu hâliyle eser, küçük bir dîvânçe niteliğindedir. Şiirlerinden Râşid’in Hz. Muhammed ve Hz. Ali’ye âşık biri olduğu anlaşılmaktadır. Şairin bunun yanında Ehl-i Beyt’e ve özellikle de Hz. Hüseyin’e şairin özel bir sevgisi vardır. Ayrıca Râşid’de bir taraftan başta Bektaşilik olmak üzere Caferîlik, Haydarîlik ve Hurûfîliğin izlerine rastlamak mümkündür. Bu çalışmada Râşid Alî Efendi’nin hayatı, edebî kişiliği, Dîvânçe’sinin tenkitli metni ve eserin edebî açıdan incelenmesi amaçlanmıştır. Bunun için yazma eser kütüphane katalogları taranmış, eserin tek el yazma nüshasının olduğu tespit edilmiştir. Karşılaştırma, analiz, örnekleme ve açıklama yöntemleriyle nüshada yer alan manzum metinler incelenerek Râşid’in hayatı, eserleri, edebî kişiliği ve düşünceleri tespit edilmeye çalışılmıştır.Article Bir sentez girişimi olarak gerçekliğin sosyal inşâsı(2013) İbrahim YücedağSosyolojinin teorik temellerine ilişkin tartışmaların odağını oluşturan ‘toplum nasıl anlaşılabilir’ sorusu çeşitli açıklama çabalarını da beraberinde getirmiştir. Metateorik düzeyde gerçekleştirilen tartışmalarda, toplumun durağan ve değişen yanlarıyla,makro ve mikro boyuttaki gerçekliği arasındaki ilişkinin niteliği toplumu anlamada izlenecek yolu belirlemiştir. Toplumun anlaşılması sorunu, sosyolojinin varlık nedenlerine ilişkin bir sorgulamadır. Toplumsal yapı mı sadece incelenmelidir yoksa bireyin de içinde bulunduğu bir bakış açısı mı geliştirilmelidir? Bu ve benzeri sorular sosyolojide farklı kuramsal yaklaşımlara temel oluşturmuştur. Teorik düzeyde, yapısalcılıktan etnometodolojiye kadar bir çok teorinin beslendiği dilemma budur. Bu çerçevede, toplumun hemmakro hem de mikro boyutu arasında bir köprü kurmaya çalışan Peter L. Berger ve Thomas Luckmann toplumu, bu iki gerçeklik arasında sürekli oluş halindeki bir üst-gerçeklikolarak tasavvur eder. Çalışmamızda Berger ve Luckmann’ın ‘Gerçekliğin Sosyal İnşası’ kuramlarını oluştururken kimlerden etkilendikleri incelenmiş, bu kuramın temel bileşenleri ve eksiklikleri çeşitli yönleriyle tartışılmıştır.Article Bizans İmparatorluğu Zamanında Amida (Diyarbakır) (IV.-VII. Yüzyıl)(2015) Ahmet KütükBu makalede, erken Bizans döneminde Bizans ve Sasani İmparatorlukları arasında sürdürülen sınır savaşları ve Sasanilerin Amida'ya karşı gerçekleştirdikleri 359 ve 503 yılı kuşatmaları incelenerek, İmparatorluğu'nun doğuda takip ettiği sınır politikasının genel esasları tespit edilmektedir. Bizans ve Sasani İmparatorlukları arasındaki mücadelelerde, Mezopotamya'da Nisibis (Nusaybin), Anastasiopolis (Dara), Singara (Sincar), daha kuzeyde Silvan (Meyyafarikin), Theodesiopolis (Erzurum) gibi şehirlerin doğrudan sınır hattında olması hasebiyle imparatorluk için birinci dereceden önem arz ettikleri görülmektedir. Amida (Diyarbakır), Tella (Viranşehir), Resu'l Ayn (Ceylanpınar), Callinicum (Rakka) gibi yerleşim yerleri ise daha geride ikinci dereceden savunma hattı olmuşlardır. Sasani ordularının zaman zaman birinci hattı aşarak ikinci hattın en önemli şehri olan Amida'ya kadar gelmesi imparatorluk için bir alarm durumu olarak telakki edilmiş, sınırda katı önlemler alınmıştır. Roma kaynaklarında 4. yüzyılın ikinci yarısından 7. yüzyılın ortalarına kadar ki dönemde Amida vesilesiyle zikredilen olaylar, bu şehrin özellikle 363'ten sonraki dönemde askeri ve idari açıdan daha stratejik bir konum kazandığını göstermektedirArticle Boncuklu Tarla A new pre-ceramic Neolithic site in Eastern Anatolia(SOCIETE PREHISTORIQUE FRANCAISE, 2018) Kodas, Ergul…Article Çelebioğlu Külliyesi; Mevlevîliğin İran'daki ilk Temsilciliği(2016) Doğan Turay, EsraYakın tarihte restore edilen Çelebioğlu Külliyesi, İlhanlı Devleti hükümdarı Olcaytu tarafından Sultaniye şehrinde yaptırılmış İran'ın en eski hângâh/dergâhıdır. Eser Mevlevîliğin İran'a geçiş sürecini başlatan yapı olarak kabul edilir. Türkiye'de pek bilinmeyen bu tarihî külliyenin önemi, eserin ilk mevlevîhânelerden biri olma ihtimalidir. İran'da külliye ile ilgili tarihî ve mimari çalışmaların son yıllarda tamamlanması ile eserin mevlevîhânelerle benzerliği belirmiştir. Külliyede Anadolu Mevlevî dergâhı planıyla kendine özgü bir yapıya sahip Mevlâna Celaleddin Rumi'nin torunu Sultan Veled'in oğlu Ulu Arif Çelebi için yaptırılan bir hângâhla Mevlânâ muhibbi Gazan Han ve Olcaytu'nun (ö.716/1316) gözdesi ve Barakîlerin şeyhi Barak Baba için yaptırılan bir türbe yer almaktadır. Külliye bu gün Sultaniye'de ayakta kalan ender mekânlardan biridir.Article Chondrostoma regium'un Kas ve Gonad Dokusu Total Lipit, Fosfolipit ve Triaçilgiserol Yağ Asidi Kompozisyonu(2018) Semra Kaçar; Mehmet Başhan; S Ahmet OymakBu çalışmada, bir tatlı su balığı olan Chondrostoma regium'nın kas ve gonad lipitleri, gaz kromatografisi ile incelendi. En önemli yağ asitleri; doymuş yağ asitlerinde (DYA); palmitik asit (C16:0) (% 23.29-26.58) ve stearik asit (C18:0) (% 9.69-11.33), tekli doymamış yağ asitlerinde (TDYA); oleik asit (C18:1n-9) (% 16.91-19.96) ve palmitoleik asit (C16:1n-7) (%5.30-8.76), n-6 aşırı doymamış yağ asitlerinden (ADYA); arakidonik asit (C20:4n-6) (% 4.45-9.32) ve n3 aşırı doymamış yağ asitlerinden (ADYA), eikosapentaenoik asit (C20:5 n-3, EPA) (% 3.42-11.56) dokosahekzaenoik asit (C22:6n-3, DHA) (% 4.20-13.10) idi