Yüksek Lisans Tezleri - Karma
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/57
Browse
Browsing Yüksek Lisans Tezleri - Karma by Department "[Belirlenecek]"
Now showing 1 - 20 of 95
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis AŞÇILIK EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN MESLEKİ YETERLİLİKLERİNİN İNCELENMESİ(2019) ÇİMAR, SÜLEYMANYiyecek içecek sektöründe yaşanan değişme ve gelişmeler, artan rekabet koşulları nitelikli personele duyulan ihtiyacı ön plana çıkarmaktadır. Nitelikli personelin yetiştirilmesi de verilen eğitimin nitelikli olmasına bağlıdır. Bu çalışmada meslek liselerinde aşçılık eğitimi alan öğrencilerin almış oldukları eğitimin niteliği, staj yapılan işletmelerdeki sorumlu personele uygulanan anketler sonucunda belirlenmiştir. Meslek liselerinde verilen aşçılık eğitimi ile ilgili geniş bir literatür çalışması yapılmış, verilen eğitim sonucunda öğrencilere kazandırılmak istenen yeterlilikler belirlenmiştir. Belirlenen bu yeterlilikler doğrultusunda, teorik ve pratik düzeyde öğrencilerin bu yeterlilikleri ne oranda kazandıklarını belirlemeye yönelik anket soruları hazırlanmıştır. Anketler İstanbul ilinde faaliyet gösteren ve bünyelerinde stajyer çalıştıran 4 ve 5 yıldızlı oteller ile turistik restoranların mutfaklarında sorumlu olan 382 personele uygulanmıştır. Elde edilen verilen SPSS 21. ( Sosyal Bilimler İçin İstatistik Programı) ile analiz edilmiştir. Anketteki her soruya verilen yanıtın dağılımını hesaplamak için Frekans analizi kullanılmıştır. Likert tipindeki soruların ortalama değerlerini göstermek için Descriptive Analizi uygulanmıştır. Araştırmada teorik ve pratik yeterlilik düzeyleri ortalamaları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını tespit etmek için T (Student) testi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonucunda aşçılık eğitimi alan öğrencilerin, kazandırılmak istenen nitelikleri teorik olarak 4.22 ortalama ile yüksek düzeyde, pratik olarak ise 3.91 ortalama ile teorik düzeye göre daha düşük bir düzeyde kazandıkları tespit edilmiştir. Verilen teorik ve pratik eğitim arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Sorumlu personeller ile yapılan görüşmeler neticesinde eğitimin niteliğinin yeterli olmamasının sebepleri belirlenmiş ve niteliğin arttırılması için yapılması gerekenler konusunda önerilerde bulunulmuştur.Master Thesis Bediüzzaman Said Nursî’nin İttihad-ı İslâm Düşüncesi(2015) BOZ, ERDALPotansiyel canlılığını her devirde koruyan ittihad-ı İslâm konusu son yıllarda yeniden ilgi merkezi olmuştur. Bu konudaki yanlış düşünce ve teşebbüsler, İslâm âlemi ve tüm dünya için ciddi sıkıntılara neden olacağından Müslümanların ve gayrimüslimlerin aydınlatılması çok önemlidir. Bu nedenle belirlenen konu hakkında yüz seksen eser incelenmiş, Türkiye’de ve dünyada etkisi hissedilen İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’nin ittihad-ı İslâm hakkındaki görüşleri irdelenmeye ve sentezlenmeye çalışılmıştır. Üzerinde çalışılan müellifin öncelikle biyografisi verilmiş, bilahare konu başlığı olan ittihad-ı İslâm’ın kavramsal çerçevesi, konu ile ilgili diğer eserlere de atıflar yapmak suretiyle çizilmeye çalışılmıştır. Müellif, İslâm âleminin iptidailiği ve dağınıklığının nedenlerini Müslümanlardaki “cehalet, iftirak ve zaruret” olarak sıralar ve bunların “sanat, marifet ve ittifak” ile giderilebileceğini kaydeder. İttihad-ı İslâm mefkûresi için eğitim, hürriyet ve şûraya çok önem verirken, birliğin hayata geçirilmesi için öncelikle fert fert imanî kalitenin artırılması, sonra toplumların İslâm’a göre şekillenmesi ve en nihayetinde siyaset ve müesseseleşmeyi esas alacak bir silsile belirler. “Birleşik İslâm Cumhuriyetleri” tarifini ABD örneği ile modelleştirirken böyle bir birlikteliğin öncülüğünü Türkiye’nin yapabileceğini nedenleriyle açıklar. İnançsızlığın ve anarşinin önüne geçebilmek için bu birliğe Batı’nın da taraftar olması gerektiğini savunan Bediüzzaman, tüm inançların düşmanı anarşiye karşı diğer din mensuplarıyla ittifakı da zaruri görür. Müellifin hayatı, kitapları, makaleleri, konuşmaları ve eylemleri esas kaynak olarak incelenirken, talebeleri, onunla bir şekilde münasebeti olanların düşünce ve hatıraları, onun ittihad-ı İslâm düşüncesi hakkında yazanların fikirleri de çalışmamızda istifade ettiğimiz kaynaklar olmuştur. Risale-i Nur ve talebelerinin birliğin tahakkukunda önemli bir vazife göreceğini de dile getiren Bediüzzaman’ın ittihad-ı İslâm mefkûresi, uygulanabilirliğini halen kaybetmediği halde muhataplarının gayretlerini beklediği sonucuna ulaşılmıştır.Master Thesis BİR GERÇEKLİK ÜRETİM MEKÂNI OLARAK SOSYAL MEDYA:BAUDRİLLARD OKUMASI(2019) GÜNDÜZ, ADLEBu çalışmada internetle beraber hayatımıza giren sosyal medyada üretilen gerçekliğin ne olduğu Jean Baudrillard‟ın kavram repertuarıyla analiz edilmiştir. İnternete ulaşmanın süreç içerisinde daha kolay bir hale geldiği enformasyon toplumunda internetle geçirilen zaman ve internet kullanan bireylerin profili çeşitlenip artmaktadır. İnternetin gelişimiyle hayatımıza temas eden sosyal medyayla oluşan toplumsal değişim sosyolojik bakışın alanına girmiş bulunmaktadır. Bugünün toplumunda yaşanan bu toplumsal değişimi anlamak için çağdaş sosyolog olan Jean Baudrillard‟ın simülasyon kuramından faydalanılmıştır. Sosyal bir gerçeklik olarak sosyal medya analizinde modern dönemlerle birlikte oluşan toplumsal değişimlerin ürettiği gerçekliğin ne olduğu birinci bölümde incelenmiştir. Gerçekliliğin varlığına dair izlerin olup olmadığı tartışmaya açılmıştır. Bir gerçeklik üretim mekânı olarak dijital dünyanın bize neler anlattığını, ne zamandan beri dijital dünyanın içerisinde olduğumuz analiz edilmiştir. Gerçeklik ilkesinin yok olmasıyla gerçekliğe dair artık ibarelerin olmamasının yarattığı durum olan kaybolan toplumsallığı anlatan ikinci bölümde toplumsallığın nasıl yok olduğu anlaşılır kılınmaya çalışılmıştır. Sosyal medyada kaybolan gerçeklik ve toplumsallığın yarattığı etki tespit edilmiştir. “Bir toplumsallaşma türü olarak sosyal medyada hipergerçeklik” olarak tartışmaya açtığımız üçüncü bölümde sosyal medyada oluşan hipergerçeklikliğin ne olduğu bunun sosyolojik olarak bizlere ne ifade ettiği incelenmiştir.Master Thesis BİR ŞİDDETSİZLİK EYLEMİ OLARAK SİVİL İTAATSİZLİK(2018) ÇATIKKAŞ, HÜSEYİNBu çalışma, şiddetle şiddetsizlik arasında şiddetsizlikten yana tavır alan hakikat arayışçılarının, sivil itaatsizlik üzerine düşüncelerini konu edinir. Sivil itaatsizlik geniş bir tarihsel yelpazeye sahiptir. Bu tarihsel yelpazeye baktığımızda sivil itaatsizlik haksızlıklara karşı şiddete başvurmadan iktidara ulaşmayı/seslenmeyi hedefleyen bir eylem tarzıdır. Bu yurttaş eylemi, tanrısallık, vicdan ve daha yüksek ahlaki değerler adına yapılır. Yurttaş, yasa ve vicdan arasındaki gerilimden, vicdandan yana tercihte bulunur. Burada yurttaş anayasal düzeni yok saymaya çalışmaz. Ancak zedelenen anayasal düzenin, düzeltilmesine yönelik çaba sarf eder. Bu çalışmada sivil itaatsizliğin tarihine ilişkin felsefi bir temel oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu yapılırken sivil itaatsizliğin öncülerinin eylem ve düşüncelerine yer verilecektir. Ayrıca sivil itaatsizliğin varoluşçulukla, kamusal alanla, vicdanla, hukuk devletiyle olan ilişkisi irdelenecektir.Master Thesis ÇAĞDAġ SANATTA POLĠTĠK TEMSĠL SORUNU(2016) TUĞRUL, ROJDAÇağdaĢ Sanatta Politik Temsil Sorunu‟‟ adlı tez çalıĢmasının araĢtırma konusunu, son çeyrek yüzyıllık dönemin sosyal-siyasal hareketleriyle Ģekillenen günümüz sanat anlayıĢı, çağdaĢ sanat ve bunun politik temsilleri oluĢturmaktadır. Fikirler ve temayüller etrafında beliren temsil sorunları ve sanatçıların eleĢtirel yaklaĢımları ile alan analizi bu araĢtırmanın temelini oluĢturmaktadır. ÇalıĢmada çağdaĢ sanat, siyaset ile birlikte okunmaktadır. Siyasetin, hem tarihsel süreç hem de üretim süreci olarak çağdaĢ sanatı nasıl etkilediği ve Ģekillendirdiğine bakılmaktadır. Sanatın özerkliği, siyaset ile iliĢkisi, bu iliĢkiyle bulanıklaĢmıĢ sınırı ve kendi -eğer var ise- politikasını nasıl ürettiği alan analiziyle birlikte araĢtırılmakta ve tartıĢılmaktadır.Master Thesis ÇAĞDAŞ SANAT BAĞLAMINDA GÖÇ VE MÜLTECİLİK(2017) SEYİTVAN, BARIŞ“Çağdaş Sanat Bağlamında Göç ve Mültecilik” adlı bu tez çalışmasında konuyla bağlantılı Küreselleşme Çağında Göç, Mültecilik, Çağdaş Sanatta Yersiz ve Yurtsuzluk, Göçebe Sanat, Çağdaş Sanatçı Mülteci mi? Göçebe Sanatçı mı?, Savaş Bölgelerinde Sanat Yapmak: Ölüm-Kalım-Travma, Bir Anlatıya Doğru Sanatçılar, Üretimler ve Kimlikler, Küratöryel bir Uygulama “Yeryüzünün Sınırları” Sergisi gibi genel kavramlar irdelenmiştir. Ayrıca bazı sanatçıların hayat anekdotları ve eserleri analiz edilmiştir. Aynı zamanda sanatçıların yaşadıkları yeni coğrafyaya sanatsal ve kültürel etkilerinin olup olmadığı çözümlemeye çalışılmıştır. Araştırmanın ana teması olan sanatçıların Avrupa’ya neden göç ettikleri ve göç ettikleri coğrafyada sanatsal çalışmalarını nasıl sürdürdükleri, önceki coğrafyada ürettikleri işleri ile göç ettikleri yerlerde ürettikleri işleri arasında ne gibi farklılıklar oluştuğu, göç edilen coğrafyalarda sanatçıların sosyolojik baskılara maruz kalıp kalmadığı, göç ettikleri coğrafyanın kültürel betimlemelerini eserlerinde yansıtıp yansıtmadıkları, Avrupa’ya göç eden sanatçıların bundan sonraki dönemlerinde nasıl bir yol izleyeceklerinin sorgulanması gibi bazı detaylı sorularla çalışmanın ana teması oluşturulmaya ve çalışılmıştır. Bu bağlamda sanatçıların bulundukları yeni coğrafyada yerel ve evrensel bağlamda çağdaş sanata farklı yönsemeler getireceği düşüncesi ile çağdaş sanata farklı bir boyut kazandırılmıştır.Master Thesis ÇAĞDAŞ SANAT’TA KİŞİSEL VE KOLEKTİF BELLEĞİN İZLERİ(2019) ÇİMEN, MEHMETÇağdaş Sanatta Kişisel ve Kolektif Belleğin İzleri” adlı bu tez/sanat eseri raporu, 1960’ların ‘Kavramsal Sanat’ından yola çıkarak, 1980’lerden sonra gelişen Neo-liberal kültür politikalarıyla birlikte şekillenen günümüz çağdaş/güncel sanatının “hafıza/anı/bellek” ile ilişkisini konu edinmektedir. Çalışmanın ana ekseni bu bağlamda, bir kısım çağdaş sanat yapıtlarının odaklandığı kişisel ve kolektif bellek temsillerini görsel ve kültürel incelemelerini yapmaktır. Güncel sanat yapıtları incelemelerine ek olarak, raporun ana konusunu da oluşturan, hafıza/bellek meselesi, hem kişisel, hem de toplumsal düzeyde, politik, kültürel, etnik-cinsel- kimliksel diyebileceğimiz çeşitli düzlemlerde, sanatın dokümantasyon biçimiyle ciddi bir ilişki içerisindedir. Bu ilişkiyi temel alarak; çalışma, kişisel ve kolektif belleğin tezahürleri etrafında beliren temsil örneklerini, sanatçıların eleştirel yaklaşımları ile birlikte ele alarak, güncel/sanat tarihsel bir incelemeyi amaçlamaktadır.Master Thesis ÇAĞDAŞ SANATTA YEREL/ GELENEKSEL İMGELERİN RADİKAL KULLANIMI(2018) ATLI, ŞİLANBu tez/sanat eseri raporunda, Çağdaş Sanatta modern imgeler ile geleneksel/ yerel imgelerin ironi mesafesinde birlikte kullanımı, dünyadan ve Türkiye’den belirli çağdaş sanat örnekleri ele alınarak incelenmeye çalışılmıştır. Bunun yanında kendi çalışmalarımın ana ekseni bu ilişkinin sorunsallaştırılması üzerinden ortaya konulmuştur. Günümüz dünyasında çağdaş sanat, belirli üretim stratejileri üzerinden kurgulanır. Yapıtların alımlanması da bu stratejilerin dayandığı parametrelerin anlaşılmasıyla mümkündür. Bu noktada yapıtların yardımına koşan bir metinselcilikten söz edilebilir. Nedir bu parametreler? Öncellikle yerellik ve yerelliğin dayandığı kültürel kodların sahneleştirilmesi, etnik/kültürel/cinsel kimlik haklarının tanınması yönündeki mücadeleler, ekolojinin sorunsallaştırılması vs, ana-akım merkezi politik ve sanatsal hegemonyaya dönük eleştirel yaklaşımların ifade edilmesinden söz edilebilir. Bunun yanında, ironiyi bir üretim biçimini olarak kullanarak Modern-Kapitalist uygarlık imgeleriyle yerel kültürel kodların iç içe kullanılarak yeni anlatım yapıları oluşturmak bu stratejilerin en bilindik ve belirgin olanlarını oluşturur. Bu imgelerin nasıl kullanıldığını ve sözü edilen bağlamlarda nasıl yeniden kurgulandığını anlamak, Modern Sanat ile Çağdaş Sanat arasına bir çizgi çekmeyi gerekli kılmıştır. Bu nedenle, sanattan önce gelen ‘çağdaş’ kavramının neyi/neleri imlediği meselesi, bu raporun kapsamına alınan önemli bir girizgâhı oluşturmaktadır. Giorgio Agamben’in ‘Çağdaş nedir?’ makalesi bu noktada önemli bir başvuru kaynağı olarak ele alınmıştır. Bunun yanında, Cuauhtemoc ix Medina’nın ‘Çağdaş sanat:11 Tez’ makalesi, Boris Groys’un esinleyici kitabı ‘Sanatın Gücü’, bu rapor kapsamında önemli bulduğum referans noktalarını zenginleştirmemi sağlamışlardır. Rapor, bunların dışında, imge-ideoloji, göstergebilim, hafıza-hatırlama ve Kültür Endüstrisi ekseninde incelenen literatür tarama ve belirli kuramsal söylem ve yaklaşımlarla çözümlenmeye çalışılmıştır. Bu tez/sanat eseri raporu, kültür endüstrisi içinde, modern, çağdaş kavramlarının, yerel/ kültürel imge/değerlerle birlikte ele alındığında ortaya çıkan teorik tartışma ve sanatsal üretimlerin Kültüralizm’le ilişkisini yeniden tartışma imkânını ortaya koymaya çalışıyor.Master Thesis ÇAĞDAŞ TÜRK RESİM SANATINDA MİLLİ DEĞERLER BAĞLAMINDA FİGÜRATİF BETİMLEMELER(2018) ALAYBEYİ, EMİNEBu çalışma, XIX. Yüzyıldan günümüze Türk Resim Sanatı’nın temel konularından biri olan figüratif resim anlayışını; toplumsal, sosyokültürel, milli değerler yönünden inceleyip değerlendirmek üzere hazırlanmıştır. XIX. yy. çağdaşlaşma ve yenilenme sürecinin bir devlet programı şeklinde yürütülmeye başlanması, Türkiye üzerinde egemenlik ve sömürge hakları arayışını sürdüren dış devlet ve yerli bir takım çevrelerin çatışmaları neticesinde zorunlu olmuştur. Ulusallaşmaya yönelik çabalar köklü değişim ve devrimlerin gerçekleştirilmesi Türk Resim Sanat’ında, sanatçının tercihine bağlı olan figür çalışmalarıyla kendini göstermiştir. Figür; yüzyıllar boyunca, içinde bulunduğu dönemin toplumsal yapısından ve sanat akımlarından etkilenmiş, şekil almış ve içerik kazanmıştır. Figürlerin yer aldığı resimler hem topluma bakışı, hem de insanların toplumdaki yerini yansıtan kaynaklardır. Bu çalışmada, XIX. yüzyılın başlarından günümüze kadar, Türk Resim Sanatı’ndaki figürün atılımcı, dinamik üslup çabalarıyla vardığı önemli sonuçları incelenmiş ve araştırılmıştır. Türk sanatçılarının, figürü düzenleme, biçimlendirme ve üslup eğilimine, milli değerler ve yer aldığı çevre yaşamıyla birlikte bakılmıştır. Bu bağlamda figürün gelişim süreci, bu süreci etkileyen sosyal ve sanatsal etkiler günümüz resim sanatına kadar ele alınmıştır.Master Thesis Master Thesis Cerîr’in Şiirinde Hazf(2019) KOLO, REYZANBu çalışma, Cerîr b. Atiyye’nin şiirinde ki en belirgin olgulardan biri olan hazfi kapsamaktadır. Şair, hazf olgusunu gerekliliğine göre anlamı bozmayacak, aksine zikredileni güçlendiren ve destekleyen bir şekilde kullanmıştır. Bu konu Muhammed b. Habîb’in, Cerîr b. Atiyye’nin divanına yazdığı şerhinden incelenmiş ve Cerîr’in şiirindeki birçok hazf şekilleri değerlendirilmiştir. Bu bağlamda şahidin kullanıldığı yer, yapılan hazf ve bu konudaki eski ve yeni gramercilerin görüşlerine yer verilerek geniş bir araştırma ve düzenleme yapılmıştır. Çalışmamızın başarılı bir sonuca ulaşabilmesi için tezimizi bir giriş ve dört bölüme ayırdık. Birinci bölümde hazfin tanımına, hazf konusuyla ilgili nahivcilerin ve dilbilimcilerin görüşlerine ve hazf ile ilgili Kur’ânı Kerim ve arap şiirinden örneklere yer verilmiştir. Bununla birlikte hazf konusuyla bağlantılı diğer konular, müellifleri hazf yapmaya sevk eden sebepler ve nahivcilerin hazf için belirledikleri şart ve gerekçeler incelenmiştir. İkinci bölümde, hazf olayının uygulama kısmıyla ilgili olan ismin hazfedilmesiyle bağlantılı olan mübtedanın, haberin, mef’ûlü’n-bih, hâl, muzâf, muzâfu’n-ileyh mecrûr isim ve yerine sıfatı geçirilen mevsûfun hazfedilmesi konularına yer verilmiştir. Üçüncü bölüm iki kısma ayrılmış, birinci kısımda fiilin hazfedilmesi ve tanımı, ikinci kısımda ise kasem (yemin) ve şart cümlesi gibi cümlelerin hazfi ele alınmıştır. Dördüncü bölümde harfin hazfedilmesiyle ilgili bütün şekiller ve âlimlerin bu konulardaki görüşleri incelenmiş son olarak ta tezimizin bir özeti sayılabilecek kısa bir sonuç ile çalışma bitirilmiştirMaster Thesis DESCARTES’IN EPİSTEMOLOJİSİNİN METAFİZİK TEMELLERİ(2019) ORAL, SEHERBu çalışmada, Descartes’ın kesin ve güvenilir bilgiye ulaşmak için izlediği yol ve bu yolda Tanrı’ya vermiş olduğu yer söz konusu edilecektir. Böylece Descartes’ın epistemolojisinden hareketle ontolojisini nasıl kurduğuna değineceğiz. Descartes’a göre kesin ve güvenilir bir bilgi vardır. Descartes, bu kesin bilgiye ulaşmak için kuşkuculuğu ön plana almıştır. Dolayısıyla Descartes, epistemolojisini kuşkuluculuktan yola çıkarak oluşturmuştur. Descartes, bu yöntemle doğruluğundan asla şüphe edilemeyecek bir bilgiye ulaşmıştır o da: “düşünme”ya da “cogito”dur. Ona göre, biz düşündüğümüz sürece varız. Onun bu düşüncesinin temelinde ruh ve beden ayırımı yatmaktadır. Düşünmeye sezgi ile ulaşan Descartes, Tanrı’nın bilgisine de bu yolla ulaşmaya çalışır. Ona göre, Tanrı, en yetkin varlıktır. Böylece Descartes, Tanrı’yı epistemelojsinin en başına yerleştirmiştir. Ona göre, Tanrı, bilinmedikçe başka hiçbir şey hakkında kesin bir bilgi elde edilemezMaster Thesis DİJİTAL SOSYOLOJİ YA DA YENİ TOPLUMSALLIKLAR(2018) KARDAŞ, SUZANDijital Sosyoloji’nin kapsam ve içerik çeşitliliğinin detaylı olarak işlendiği bu çalışmada, klasik temellerden modern ve post-modern dönemdeki dijital izlere değinilmiş, geniş bir yelpazede çalışmanın teorik çerçevesi oluşturulmuştur. Akabinde dijital sosyolojinin bir bilim dalı olarak işlenmeye başlandığı yerli ve yabancı literatürdeki bilimsel araştırmalara değinilmiştir. Kitle iletişim araçlarının dijitalleşmeye ve gündelik yaşamın sanal evrene evrildiği, bireylerin virtüel gurbetçiye dönüşerek sanal evrene göç ettiği günümüz dijital toplum, genel hatlarıyla incelenmiştir. Bireyin sanal evrende dijital bir kimliğe bürünerek sosyalleşme sürecini tamamlaması, sosyalleşme mekânlarının yerine fiziksel sınırları aşan siber/sanal mekânların varlık göstermesinin toplumsal düzendeki dönüşümü incelenmiştir. Bireyin, arzu ve hazlarını bedensel sınırlarından taşırarak sosyal paylaşım ağlarında serbest dolaşıma sokması ve mahremiyet alanını siber mekânlarda gösterime açması, diğer bireylerin ‘‘bakış’’ına maruz bırakmasının toplumsal olguların içinin nasıl boşaltıldığı üzerinde durulmuştur. Tüm bu değişim ve dönüşümde iktidarın, sosyal medya ve dijital iletişim araçları üzerinden toplumu ve bireyi modern Panoptikon’un dijitalleşmiş versiyonuyla (dijital gözetim) tahakküm altına alışı irdelenmiştir.Master Thesis DİNDARLARIN DİNİ TEKNOLOJİK ALETLERLE ETKİLEŞİMİ: TEKNO-DİNDAR PRATİKLER(2018) DĞAN, BÜŞRABu çalışmada, teknolojik gelişmenin hız kazanması ve günlük yaşamı çevrelemesiyle, yeni teknolojik gelişmeler ışığında toplumumuzda ortaya çıkan dindarlık ve teknoloji ilişkisi analiz edilmiştir. Bu ilişki bağlamında, tekno-bilimin dini alana yönelik üretmiş olduğu araçların kendini dindar olarak tanımlayan insanlarla nasıl bir temas halinde olduğu ve bu temasla ortaya çıkan ibadet teknolojisi ele alınacaktır. Burada yeni bir kavramsal öneri olarak tekno dindarlık kavramı ele alınıp dindarların dini teknolojik aletlerle etkileşimi tartışılmıştır. Dinsel alanı anlamak için dini alanın temsilcisi olarak sayılabilecek dindarlığı, içinde bulunduğu etkileşim boyutlarıyla ele almak gerekir. Bu açıdan dindarlık olgusunun Türkiye'de sosyal bilimler düzlemindeki kavramsallaştırmaları, tekno-dindarlık kavramının dindarlık kavramsallaştırmaları içindeki farkı ve boyutları üzerinde durulmuş bu doğrultuda derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Bu yüzden tekno-dindar pratikler ve ibadet teknolojisinin ortaya çıkışı, amaçları ve etkileşimleri ele alınmıştır. Toplumsal alanın her kesiminde, bilimsel gelişmeler ışığında teknolojik imkânlarda artış yaşanmıştır. Teknolojinin dindar kişilerin ibadet hayatındaki yeri ise bu çalışmada, "Tekno-Dindar Pratiklerin Tecrübe Boyutu Olarak İbadet Teknolojisi" adı altında tartışmaya açılmıştır. Tekno-dindarlık ile dinselliklerin ne şekilde yeni bir toplumsal boyut kazandığı incelenmiştir. Bu doğrultuda araştırma boyunca dini alandaki ibadet iletişiminde ve şeklinde meydana gelen teknolojik etkileşim analiz edilmiştir. Böylece teknolojinin din ile ilişkisinde nasıl bir etkileşim içinde olduğu anlamlandırılmaya çalışılacaktır. Yöntem olarak, teknodindar pratiklerle etkileşim halinde olan dindarlarla derinlemesine mülakatlar yapılmıştır.Master Thesis DİYÂR-I BEKR BÖLGESİ’NİN MOĞOL HÂKİMİYETİNE GİRİŞİ(2013) GÜNEŞ, İBRAHİMXIII. asrın başlarından itibaren tüm dünyayı derinden sarsan Moğol istilası, kısa bir süre sonra Anadolu’yu vurmuş, hemen ardından da güçlü Moğol müfrezeleri Suriye ve el-Cezire bölgesindeki birçok yerleşim yerle bir etmişlerdir. Moğollar, büyük hasımları Celaleddin Harzemşah’ı takip ederken kendilerini Diyâr-ı Bekr Bölgesinin içinde bulmuşlardır. Bu andan itibaren muhtelif zamanlarda kısa süreli akınlar düzenleseler de Hûlâgû’nun Bağdat seferine kadar bölgede ciddi bir tahribata neden olmadılar. Fakat 1258 yılından itibaren Hûlâgû’nun oğlu Yeşmut komutasındaki Moğol ordusu, Amid, Meyyafarikin, Mardin’i şiddetli bir muhasaradan sonra zaptetti. Hısn-ı Keyfa hâkiminin kendi dileğiyle Moğol tahakkümüne girmesi ile Diyar-ı Bekr bölgesinde Moğol hâkimiyeti tesis edildi. İnceleme konumuz her ne kadar Diyâr-ı Bekr bölgesinin Moğol Hakimiyetine giriş süreci olsa da, konumuzu yakından ilgilendirdikleri için komşu bölgelerdeki önemli hadiseler üzerinde de durulmuştur.Master Thesis DİYARBAKIR VE KUŞADASI’NDA HİZMET VEREN DÖRT VE BEŞ YILDIZLI OTEL İŞLETMELERİNİN YİYECEK İÇECEK HİZMETLERİNE İLİŞKİN KARŞILAŞTIRMALI MEMNUNİYET ALGI DÜZEYİ(2016) TÜNİK, MUSTAFAOtel işletmelerinin, ürün ve hizmetleri üretme, pazarlama, müşteriye sunma ve müşterilerle birebir ilişki kurma gibi faaliyetleri gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu yapı, otel işletmelerini diğer işletmelerden ayıran en önemli özelliktir. Aynı zamanda bu yapı otel işletmelerinin özgünlüğünü ortaya koyar. Bu araştırmanın amacı Diyarbakır ve Kuşadası’nı ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin bu iki kentte yer alan dört ve beş yıldızlı tesislerinin hizmetine yönelik görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırmada ilk önceliteratür taraması yapılarak tesislerin teknik yapısı, hizmet ve algı boyutları ele alınmıştır, ve turistlerin bu boyutlar ile ilgili görüşleri saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2014 yılında Diyarbakır ve Kuşadası’nı ziyaret eden turistler, örnek grubunu da tesadüfi yöntemle seçilmiş 420 yerli ve yabancı turist oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak bu konularla ilgili daha önce hazırlanmış anketlerden yararlanılarak Türkçe ve İngilizce dillerinde anketler oluşturulmuştur. Verilerin analizinde ortalama ve standart sapma gibi istatistik yöntemlere başvurulmuştur. Toplanan veriler parametrik olmayan farklılık analizleri testlerinden olan Mann Whitney U ile analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan misafirlerin çoğunluğunun, hizmet veren tesislerin hizmet boyutuna ilişkin ifadelerinde, görüşlerinin olumlu olduğu saptanmıştır. Misafirlerin personel ile ilgili görüşlerinde ise anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.Master Thesis DİYARBEKİR’DEKİ ZİMMÎLERİN HUKUKİ, SOSYAL VE İKTİSADİ DURUMU (1650-1725)(2019)Bu çalışmada1650-1725 yılları arasında Diyarbekir‟de yaşayan Zimmîlerin hukuki, toplumsal ve ticari ilişkileri ile gündelik yaşamları şer‟iyye sicillerinden, seyahatnamelerden ve diğer yardımcı kaynaklardan yararlanılarak resmedilmiştir. Diyarbekir Zimmîleri bağlamında, genel olarak Osmanlı Devleti‟nde Zimmîlerin devlete karşı olan hak ve yükümlülükleri, millet sistemi içerisinde Zimmîlerin nasıl yönetildiği, Zimmî grupların din ve mezhep bakımından ve etnik açıdan nasıl tasnif edildiği incelenmiştir. Hukuksal anlamda incelemeye alınan Diyarbekir Zimmîlerinin, şer‟i mahkemelerde nasıl tarif edildiği, bu mahkemelerden Zimmîlerin nasıl yararlandığı araştırmaya konu edinilen başka bir husustur. Şer‟i mahkemelerdeki MüslümanlarlaZimmîlerin kendi aralarındaki davalarda mahkemelerin oldukça titiz davrandığı ve delillerin ön planda tutulduğu görülmektedir. Sosyal açıdanDiyarbekir‟de Müslümanlarla Zimmîlerin münasebetlerinin iç içe geçtiği, ihtidaların yaşandığı, bölgedeMüslümanlarla Zimmîlerindışında başka toplulukların da varlığını sürdürdüğü belirtilmelidir. Buradaki Zimmî nüfusunun ne kadar olduğuyla ilgili bir tespitte bulunmak zor olsa da elimizdeki mahkeme defterlerinden yola çıkarak Diyarbekir‟de o dönemde hatırı sayılır bir Zimmî nüfusun var olduğu düşünülmektedir. Ticarette de söz sahibi olmayı başaran Zimmîlerin şehirde icra edilen mesleklerin, iş kollarının çoğunda ön planda olduğu tespit edilmiştir.Cizye konusunda Zimmî din adamlarının diğer Zimmî halka göre ayrıcalıklı olduğu ve bu vergiden muaf tutuldukları görülmektedir.Master Thesis DİYARBEKİR’DEKİ ZİMMÎLERİN HUKUKİ, SOSYAL VE İKTİSADİ DURUMU (1650-1725)(2019) DENLİ, MEHMET ATABu çalışmada1650-1725 yılları arasında Diyarbekir‟de yaşayan Zimmîlerin hukuki, toplumsal ve ticari ilişkileri ile gündelik yaşamları şer‟iyye sicillerinden, seyahatnamelerden ve diğer yardımcı kaynaklardan yararlanılarak resmedilmiştir. Diyarbekir Zimmîleri bağlamında, genel olarak Osmanlı Devleti‟nde Zimmîlerin devlete karşı olan hak ve yükümlülükleri, millet sistemi içerisinde Zimmîlerin nasıl yönetildiği, Zimmî grupların din ve mezhep bakımından ve etnik açıdan nasıl tasnif edildiği incelenmiştir. Hukuksal anlamda incelemeye alınan Diyarbekir Zimmîlerinin, şer‟i mahkemelerde nasıl tarif edildiği, bu mahkemelerden Zimmîlerin nasıl yararlandığı araştırmaya konu edinilen başka bir husustur. Şer‟i mahkemelerdeki MüslümanlarlaZimmîlerin kendi aralarındaki davalarda mahkemelerin oldukça titiz davrandığı ve delillerin ön planda tutulduğu görülmektedir. Sosyal açıdanDiyarbekir‟de Müslümanlarla Zimmîlerin münasebetlerinin iç içe geçtiği, ihtidaların yaşandığı, bölgedeMüslümanlarla Zimmîlerindışında başka toplulukların da varlığını sürdürdüğü belirtilmelidir. Buradaki Zimmî nüfusunun ne kadar olduğuyla ilgili bir tespitte bulunmak zor olsa da elimizdeki mahkeme defterlerinden yola çıkarak Diyarbekir‟de o dönemde hatırı sayılır bir Zimmî nüfusun var olduğu düşünülmektedir. Ticarette de söz sahibi olmayı başaran Zimmîlerin şehirde icra edilen mesleklerin, iş kollarının çoğunda ön planda olduğu tespit edilmiştir.Cizye konusunda Zimmî din adamlarının diğer Zimmî halka göre ayrıcalıklı olduğu ve bu vergiden muaf tutuldukları görülmektedir.Master Thesis EBÛ İSHÂK EŞ-ŞÎRÂZÎ’NİN KIYAS ANLAYIŞI(2019) AKYEL, ABDULHAKİMEbû Ġshâk eĢ-ġîrâzî, ġâfiî mezhebinde Ġmam ġâfiî‟den sonra fıkıh usûlü alanında eserleri bir bütün olarak elimize ulaĢan ilk usûlcülerden biridir. ġâfiî mezhebinde hem usûl hem de furû' alanında önemli eserler vermiĢtir. Bu eserler kendisinden sonraki dönemlerde uzun bir süre ġâfiî mezhebinin temel baĢvuru kitabları arasında yer almıĢtır. Yine bu eserler ġâfiî âlimleri etkilemiĢ ve bu mezhebin düĢüncelerine yön vermiĢtir. ġîrâzî, birçok konuda ġâfiî‟nin görüĢlerine bağlı kalmıĢ, ancak baĢta kıyas konusu olmak üzere birçok konuda da ġâfiî‟nin görüĢlerinden farklı görüĢler ifade etmiĢtir. Bu çalıĢmada Ebû Ġshâk eĢ-ġîrâzî‟nin et-Tebsıra, el-Luma‟ ve Şerhu‟l-Lüma„ adlı eserleri çerçevesinde usûlü‟l-fıkhın en önemli konularından biri olan kıyas konusu incelenmiĢtir. Bu bağlamda ġîrâzî‟nin kıyas için yapmıĢ olduğu tanım, kıyasın hüküm çıkarmak için geçerli bir yöntem olduğu hususundaki temellendirmesi, kıyasın Ģart ve rükünleri, kıyasın çeĢitleri, illet belirleme yöntemleri ve kıyas ile ilgili diğer konular hakkındaki görüĢleri incelenmiĢtir. Bu konulardaki görüĢleri gerekli görülen yerlerde kendisinden önceki usûlcülerin görüĢleri ile kıyaslanarak, ġîrâzî‟nin ġâfiî mezhebinin usûlüne yapmıĢ olduğu katkılar ve takip etmiĢ olduğu yöntem belirlenmeye çalıĢılmıĢtır.Master Thesis EĞRETİ İSTİHDAM, GÜVENCESİZ ÇALIŞMA VE ÖRTÜK İŞLEVSELLİK: MARDİN MESLEKİ KURSLAR ÖRNEĞİ(2018) ASLAN, YAVUZPost Keynesyen istihdam teorisi çerçevesinde istihdam konusunun mesleki kurslar üzerinden sosyolojik bir bakışla irdelendiği bu araştırmada, devletin işveren ve istihdam edici rolünde emek piyasalarına müdahale etmesinin gerekli olup olmadığı, mesleki kursların istihdama yansımalarının ne olduğu ve bu kursların istihdam dışında ne tür toplumsal işlevleri yerine getirdiğinin saptanması amaçlanmaktadır. Ayrıca emek piyasalarında ne tür kavramlaştırmalara gidildiği, Türkiye’de istihdamı arttırmak için yapılan çalışmaların ne olduğu, mesleki kursların bu çalışmaların neresinde yer aldığı, usta öğreticiler için mesleki kursların ne anlam ifade ettiği ve istihdama yönelik geliştirilen teorilerin alan araştırması yönünden desteklenip desteklenmediğinin belirlenmesi de çalışma konularımız arasındadır. Bu araştırma temelde nitel bir araştırma özelliğine sahip olmakla birlikte kayıtlı dokümanlardan elde edilen bir takım nicel verilerle de desteklenmektedir. Araştırmanın çalışma örneklemini Mardin Halk Eğitim Merkezi ve Mardin İŞKUR vi bünyesinde açılan mesleki kurslarına katılan kursiyerlerden araştırmaya katılmaya gönüllü olan 30 kursiyer ile bu kurslarda kadrosuz olarak çalışıp araştırmaya gönüllü katılan 10 usta öğretici oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında amaçlı örneklem tiplerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Bu çalışmanın verileri araştırmacının oluşturduğu yarı yapılandırılmış görüşme formu yardımıyla derinlemesine mülakat tekniği ile toplanmış ve elde edilen veriler içerik analizi yoluyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda mesleki kursların açılış amaçları, işleyiş biçimleri, kursiyerlerin mesleki kursları tercih etme nedenleri, mesleki kurslarda eğitim veren usta öğreticilerin çalışma koşulları, kursiyerlerin istihdam edilme durumları ve mesleki kursların hangi istihdam biçimleri arasında konumlandırılabileceği gibi durumlara cevap aranmaya çalışılmıştır. Ayrıca mesleki kursların istihdam oluşturma dışında ne tür toplumsal işlevlerinin olduğu ve kursiyerlerin ve usta öğreticilerin mesleki kurslara ilişkin beklentilerinin neler olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Tüm bunlara ek olarak araştırmacı tarafından elde edilen bulgular sonucunda bir takım öneriler de geliştirilmiştir.