Toprak, Mehmet Sait

Job Title:Prof. Dr.
Main Affiliation:Syriac Language and Culture Programme / Süryani Dili ve Kültürü Programı
Status: Current Staff

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 19
  • Master Thesis
    Afrahat'ın 21. ispatı
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Bulut, Mizgin Aslan; Toprak, Mehmet Sait
    Tezimiz, "Afrahat'ın (Zulüm Hakkındaki) Yirmi Birinci İspatı" çerçevesinde ele alınacağından, Afrahat'ın (270-345) yaşadığı yüzyıldaki siyasî ve dinî yapı incelenmiştir. Özellikle "Afrahat ve İspatlar" isimli, hacimli eserinden biri olan "Yirmi Birinci İspatı" Türkçeye tercüme etmek ve literatüre kazandırmak hedeflenmiştir. "Afrahat'ın (Zulüm Hakkındaki) Yirmi Birinci İspatı" ile ilgili ülkemizde ulaşabildiğimiz herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Afrahat'ın yirmi üç eseri, Süryani İncil metinlerinin tarihini, tefsirini ve biraz da kristolojisini konu aldığı için Süryani literatürü açısından klasik dönemin başlangıcını temsil eder. Ayrıca İspatlar'ın ilk onu, Hristiyanların temel inanç prensiplerini ve yapmaları gereken sorumlulukları konu alır. Diğerleri ise Yahudilikle ilgili olup Hristiyanlar arasındaki Yahudilik eğilimleri ile mücadele etmeyi konu edinir. İspatımızın temel konusu zulüm gören peygamberlerdir. İsa Peygamber ve diğer peygamberlerin yaşadıkları karşılaştırılarak verilmiştir. Tezimizin Giriş kısmında, araştırmamızın amacının ve sınırlarının ne olduğu üzerinde durulmuştur. Birinci Bölüm'de, Afrahat'ın yaşadığı dönem itibari ile Mezopotamya'nın siyasî ve dinî yapısı genel hatlarıyla incelenmiştir. Afrahat'ın kim olduğu, İspatlar'ının başlıkları, Yirmi Birinci İspat'ın özeti verilerek genel bir değerlendirme yapıldıktan sonra sonlandırılmıştır. İkinci Bölüm'de, Zulüm Hakkındaki İspat'ın tercüme metni ile tercümede geçen şahıslar, yerler ve kavramlar hakkında açıklamalar yer almaktadır.
  • Master Thesis
    Süryani Kadim Kilisesi'nde Theotokos
    (2025) Adak, Tuba; Toprak, Mehmet Sait
    Hıristiyanlık tarihinde merkezi bir konuma sahip olan Theotokos (Tanrı doğuran) kavramı, Süryani Kadim Kilisesi bağlamında incelenmektedir. Bu unvanın yalnızca teolojik bir tanım olmanın ötesinde, erken dönem Hıristiyanlıkta yaşanan siyasi, kültürel, dini mücadelelerin bir yansıması olduğu ileri sürülmektedir. Meryem'in yüceltilmesinin ardındaki mitolojik temeller, Hıristiyanlığın pagan toplumlarla etkileşimi çerçevesinde analiz edilmektedir. Sümer'deki İnanna, Mısır'daki İsis ve Anadolu'daki Kibele gibi ana tanrıça kültlerinin Meryem figüründe devamlılık kazandığını ve eski inanç kalıplarının yani dine nasıl dahil edildiğini göstermektedir. Theotokos kavramının ortaya çıkışı, İskenderiye ve Antakya ekolleri arasında yaşanan İsa'nın doğası hakkındaki kristolojik tartışmalarla ilişkilendirilmektedir. Bu tartışmalar, Efes ve Kadıköy Konsilleri'nde doruk noktasına ulaşmış ve teolojik bir mesele olmaktan çıkıp, kiliseler arası güç mücadelesinin ve imparatorluk politikalarının bir uzantısı haline gelmiştir. Süryani Kadim Kilisesi'nin Theotokos kavramına yaklaşımı, miafizit kristoloji doğrultusunda ele alınmıştır. Bu anlayışa göre, Mesih ilahi ve insani doğalarının birleşimi, Meryem'in 'Tanrı doğuran' olarak kabulünü zorunlu kılmıştır. Süryani kilise babalarının eserlerinde Meryem, Mesih'in annesi olması dışında ilahi kurtuluş planında merkezi bir figür olarak tasvir edilir. Bu çalışma, Theotokos kavramının Hıristiyanlık dünyasında inanç, politika, mitoloji ve tarihin iç içe geçtiği çok boyutlu bir kavram olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    İstanbul episkoposu Timateos Pavlus'un hâtıratı
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2017) Coşkun, Adem; Toprak, Mehmet Sait
    Timateos Pavlus (1837-1914), Osmanlı yönetimi altında Süryani Ortodoks Kilisesi'nin ilk İstanbul episkoposudur. Timateos Pavlus'un kaleminden çıkan ve tez çalışmamıza konu teşkil eden eser ise hatırat niteliği taşımakta ve söz konusu bu episkoposun yaşam öyküsünü içermektedir. Timateos Pavlus'un hatıratı tarihsel bir belge olarak önem taşımaktadır. Bu çerçevede, eserde, Osmanlı İmparatorluğu'nda XIX. yüzyıl sonları ile XX. yüzyıl başlarında yaşanan tarihsel olaylara bazı açılardan ışık tutabilecek kayıtlar muhafaza edilmiştir. Süryani Ortodoks Kilisesi'nin Ermeni Kilisesi'nin boyunduruğundan kurtulup yeniden bağımsız bir kürsü haline dönüşmesi veya Süryani cemaatin Osmanlı yönetimiyle ve Müslüman ve gayr-i Müslim diğer unsurlarla olan ilişkileri bu bakımdan örnek olarak gösterilebilir. Aynı şekilde Süryani Kilisesi'nin işleyişine, yapısına ve kendi bünyesinde yaşadığı problemlere ilişkin bilgiler de Timateos Pavlus tarafından kayıt altına alınarak nakledilmiştir. Bununla birlikte, okuyucular söz konusu hatıratta Urfa veya İstanbul gibi önemli bazı şehirlerin XIX. yüzyıl sonları ile XX. yüzyıl başlarındaki dini, sosyal, iktisadi ve siyasi durumu hakkında da fikir edinebileceklerdir. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde ortaya çıkan bazı huzursuzluklar da yer yer kısaca tasvir edilmiştir. Bütün bu hususlar göz önünde bulundurulursa, Timateos Pavlus'un hatıratını önem taşıyan bir tarihsel belge olarak tanımlamak gerekir. "İstanbul Episkoposu Timateos Pavlus'un Hatıratı" şeklinde isimlendirdiğimiz bu tez çalışması "Giriş" ve "Sonuç ve Değerlendirme" kısımları dışında iki ana bölümden oluşmaktadır. "Giriş" kısmında araştırmanın konusu, kaynak değeri, problematiği ve araştırma esnasında izlenen yöntem gibi konularda özet bilgiler verilmiştir. "Birinci Bölüm"; Timateos Pavlus'a ait hatırat metninin dil yönünden incelenmesi, içeriğinin tanımlanması, yazmanın tavsifi ve yazmada geçip de tartışmalı olan bazı konular üzerinde tarafımızca yapılan değerlendirmeler ile kilise hiyerarşisi gibi konulara yöneliktir. "İkinci Bölüm" ise bir bütün halinde söz X konusu bu yazmanın Süryanice metnini, Türkçe tercümesini ve metin tahlilini içermektedir. "Sonuç ve Değerlendirme" kısmı Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde yaşanan bazı olayları ve gelişmeleri "İstanbul Episkoposu Timateos Pavlus'un Hatıratı" özelinde yorumlama amacı taşımaktadır. Ancak bunun bir yüksek lisans tezi olması sebebiyle iddialı yorumlar yapmaktan da özellikle kaçınılmıştır. Tez çalışmasının "Ekler" başlığı altında sunulan en son kısmı ise Timateos Pavlus'a ait elyazmasından bazı örnekleri ve yine kendisine ait şahsi fotoğrafı içermektedir.
  • Master Thesis
    Mor Aho hagiyografisi ve adına inşa edilen dini yapılar
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2017) Dik, Sami; Toprak, Mehmet Sait
    Tezimiz, Süryani hagiyografisi ve mimarisi gibi geniş başlıklı bir araştırma konusu için başlangıç niteliğindedir. Türkiye'de Turcabdin coğrafyasındaki Süryani mimarisi ile özellikle de hagiyografisi üzerine yapılan araştırmalar yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla çalışmamızı, hem hagiyografi hem de Hıristiyan mimarisi ile ilişkili olan "Mor A?o Hagiyografisi ve Adına İnşa Edilen Dinî Yapılar" üzerine yürütme ihtiyacı hissettik. Hem teolojik hem de tarihî olaylara ışık tutan ve Süryanî edebiyatı açısından oldukça önemli olan hagiyografi geleneği; aziz ve azizelerin, monastik bir hayat süren münzevilerin, çilecilerin, aynı zamanda Hıristiyanlık adına şehit düşen ve Kilise'nin Şehitlik edebiyatında önemli bir yer teşkil eden Şehitlerin yaşamlarını ele alan sözlü ve yazılı biyografik ve tarihsel kavramlar bütünü olarak tanımlanabilir. Böylesi geniş bir konu olan Süryani hagiyografisi içerisinden seçerek değerlendirmeye aldığımız "Mor A?o Hagiyografisi ve Adına İnşa Edilen Dini Yapılar" adlı çalışmamız; giriş, iki bölüm, sonuç ve değerlendirme kısımlarından oluşmaktadır. Tezimizin Giriş kısmında; araştırmamızın konusu, amacı, kapsamı, kaynak değerleri ve izlenen yöntem ele alınmıştır. Birinci Bölüm'de; Hıristiyanlığın Turcabdin'de Yayılışı, Hıristiyan Hagiyografi Geleneği, Süryani Hagiyografi Geleneği, Mor A?o Hagiyografisi ve Mor A?o ile Mor ?eworo adına inşa edilen dinî yapılar incelenmiştir. İkinci Bölüm'de; Yazmanın Süryanice Metni, Türkçe Tercümesi ve Metin Tahlili yer almaktadır. Sonuç ve değerlendirme kısmında; genel olarak çalışmamızın içeriğini oluşturan konuların değeri tartışılmak sûretiyle, Mor A?o Hagiyografisi özelinde değerlendirilerek alana bir katkı sunma çabasının ilk nüvelerinden söz edilmiştir. Ekler kısmında ise; Süryani hagiyografı geleneği için çok önemli olan ve Paulus Bedjan'ın Acta Martyrum et Sanctorum Syriace (Azizlerin ve Şehitlerin Yaşam Hikâyeleri) adı altında derlediği 7 ciltlik eserinin tasnif özelliklerini tespit etmek adına içindekiler bölümünde yer alan azizlerin Süryanice isim listesi ile Türkçe tercümesi, kilise ve manastırlara ilişkin çizim ve görseller ve esas aldığımız Mor Filoksinus Yuhanun Dolabani'nin elyazma nüshası yer almaktadır.
  • Article
    Yûsuf Peygamber Adına Dâir Etimolojik-Etiyolojik Bir Araştırma
    (2019) Toprak, Mehmet Sait
    z: Bu makale, Arapa'da bilinen okunuuyla 'Ysuf', branca 'Yosef', Aramca 'Yawsef' adnn etimolojisini dilbilimsel aralar vastasyla multidisipliner bir tarzda ele almaya dir 'theo-linguistik' bir deneme zelliini tamaktadr. Bu adan, 'Prosopografi'nin aratrma alan ierisinde kii adlar ve/veya tarihte kim kimdir'in tesbiti balamnda 'Ysuf' adnn mevcut veriler nda gerek etimolojik kkeninin etiyolojik yorumlaryla belirlenmesi ve 'Onomastik' adan bu zel ad bir antroponim olarak derinlemesine incelenmesi teebbs,
  • Master Thesis
    A suggestion of braille alphabet for syriac language: Unified syriac braille alphabet
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Demiralp, Ferhat; Toprak, Mehmet Sait
    Geçtiğimiz 20 yıl boyunca, ırksal, etnik ve anadilde eğitim konusunda geniş tartışmalar yaşanırken, temsili olmayan milletlerdeki görme engelli bireylerin kendi anadillerinde okuma-yazma öğrenmeleri hiç gündeme gelmemiştir. Oysaki sözde anadil hak savunuculuğunu yapan sivil toplum kuruluşları, Birleşmiş Milletler, UNESCO gibi kuruluşlar ve akademik camiada bu tartışmalar nedense hiç gündeme gelmemiştir. Bu çalışmada prototip olarak sunmuş olduğum Süryanice Dilinin (Batı ve Doğu Lehçeleri) Birleşik Syriac Braille Alfabesi teklif edilmektedir. Merkezi bir politikaya sahip olmayan ve birçok ülkeye dağılmış olan Süryaniler de hiçbir zaman kendi görme engellileri için bir Süryani Braille Alfabesi geliştirmemişlerdir. Hal böyleyken Irak Kürt Bölgesel yönetimin de Süryanicenin resmi dil olarak tanınmasına rağmen Süryani dilbilimcileri ve özel eğitimcileri yaşadıkları yerlerdeki görme engelli Süryaniler için bir eğitim politikası geliştirmeyerek bu gruptaki insanları yok saymışlardır. Biz bu araştırmaya başladığımızda çıkış noktamızın temeli, politik tartışmaları bir kenara bırakarak, aslında temsili olmayan milletlerde ki görme engellilerin temel haklarından biri olan "anadilde okuma-yazmayı eğitim hakkı" olmuştur. Bu çalışma 2016 yılında Mardin Artuklu Üniversitesi, Türkiye'de Yaşayan Diller Enstitüsü, Süryani Dili ve Kültürü Anabilim Dalında başlamıştır. Çalışmamızda Süryani Dili'nin tüm lehçelerini ayrı ayrı inceledik. Farklı diyalektleri konuşan Süryanilere internet üzerinden ulaştık ve Mardin şehrinde yaşayan Süryanilerle de yüz yüze gelinerek örnek ses kayıtları alınarak, fonetik ve fonemler analiz edildi. Ardından IPA standartları çerçevesinde ve UNESCO'nun görme engellilerle ilgili yapılan çalışmalar dikkate alınarak Süryanice Braille Alfabesine karşılık gelecek Braille hücreleri yeniden sembolize edilmiştir. Böylelikle Süryanice Braille Alfabesinin tüm lehçeleri için standart bir çerçevenin oluşturulmasıyla bir prototip oluşturulmuştur. Bu prototip Süryanice dil bilimcileri ve özel eğitimcilere sunularak geliştirilmesi için bir temel teşkil edilmesi arzulanmıştır. Oluşturulan bu standart prototip ile, Türkiye'de yaşayan Kürt ve Türk kökenli görme engelli üzerinde test edilmiş olup, bir yabancı dil öğretimi konusunda okuryazarlık hususunda bir başarı sağlamıştır. Böylelikle farklı etnik kökene sahip görme engellilere ikinci dil öğreniminde başarı elde edildi. Tüm bu çalışmalar ışığında Viewing Fingers adlı bir yazılım geliştirilerek var olan Süryanice yazıları Süryanice' den Braille Text'e hızlıca dönüştürmek içinde de bir yazılım geliştirilmiştir.
  • Master Thesis
    Süryânîler'de güneş ve ay sembolizmi
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2017) Çelebi, Nurgül; Toprak, Mehmet Sait
    Tezimiz, "Süryânîler'de Güneş ve Ay Sembolizmi" çerçevesinde ele alınacağından, genel anlamda dinsel sembolizm ve sembollerin yorumlanması meselesi bahis konusu edilmeyecektir. Araştırmanın bu iki sembol ile sınırlandırılmış olması; Süryânîler'in, göksel güçlerden 'Güneş' ve 'Ay'a yüklemiş oldukları anlamlar ile bu iki sembol arasındaki ilişkisi sebebiyledir. Özellikle, kutsal semboller olarak kabul edilen Güneş'e ve Ay'a Süryânîler ve Mezopotamya halkları tarafından farklı sembolik anlamlar yüklenmiştir. Süryânî kültürü ve inanç sistemindeki sembollere dair ülkemizde ulaşabildiğimiz herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada, Hristiyanlık tarihi açısından oldukça önemli olan ve Ortadoğu'nun en eski halklarından biri olarak anılan Süryânîler tarafından; Hristiyanlık öncesi ve sonrası kullanılmış olan dinsel sembollerden bazıları incelenmiştir. Sözkonusu sembollerin coğrafi etkenler, kültürel etkileşimler yoluyla dinler ve din sistemleri arasındaki geçişindeki tesirini incelediğimiz bu çalışma; giriş, iki bölüm, sonuç ve değerlendirme kısımlarından oluşmaktadır. Tezimizin Giriş kısmında; sembol kavramının etimolojisi ve dinsel sembolizmin ne olduğu üzerinde durulmuştur. XI Birinci Bölüm'de; dinsel sembollerin yapısal özellikleri, kaynağı, formları, sınıflandırılması, temel özellikleri ve epistemolojik değerleri irdelenmiştir. İkinci Bölüm'de; Süryânîler'de dinsel sembol olarak Güneş ve Ay sembolleri; Süryânî literatürü içinde Efrem'in Mani, Marcion ve Bardaysan'a karşı kaleme aldığı reddiyesi, bunun yanısıra iki şiiri, Afrahat'ın İspatlar (Demonstrations), Aday'a atfedilen Aday Doktrini (The Doctrine of Addai) ve Bardaysan'ın öğrencisi Philip tarafından kaleme alınan Ülkelerin Yasalarının Kitabı (veya Kader Üzerine=The Book of the Laws of the Countries/On Fate) isimli eserler özelinde incelenmiştir. Bunun yanında, tezimizde, yorumlarımızı derinleştirmek adına, kimi zaman bu saydığımız kişilerin eserlerinin dışında kalan bazı eserlere de atıfta bulunulmuştur. Sonuç ve değerlendirme kısmında ise; çalışmamızda derli toplu olarak elde ettiğimiz bilgiler ışığında Süryânîler'de önemli bir yere sahip olan bu iki sembol yorumlanmıştır.
  • Article
    İLİYA BAR ŞÎNÂYÂ’NIN ‘KᵊTOBO Dᵊ-TARGᵊMONO’ ADLI SÜRYANCAARAPÇA LEKSİKOGRAFİK ESERİ ve DEĞERİ
    (2019-12-31) Toprak, Mehmet Sait
    X-XI. yüzyıllarda yaşamış olan Süryani yazar ve Nusaybin Metropoliti İliyâ bar Şînayâ’nın (d.975-ö.1046) Kᵊtobo dᵊ-Targᵊmono (Kitâbu’t-Tercümân fî Taᶜlîmi’lLuğati’s-Süryân) adlı leksikolojik eseri, Süryanca ve Arapça olarak kaleme alınan konulu-kavramsal nitelikte dönemi için alanında tek ve ilk çalışma olması açısından önem arzetmektedir. Özellikle, Grekçe Mantık, Felsefe, Astronomi ve Dilbilim çalışmalarının Süryanca üzerinden Arapçalaştırılarak kazandırılmasında önemli bir rolü olan Süryanî mütercimlerin bu aktarım esnasında ürettikleri kavramlar ve gösterdikleri çabaların bir kısmını bu eser üzerinden incelemek, Türkiye’de bakir bir alan olan Süryanca Sözlükbilimi araştırmaları için ilkeseldir. Arap dilbilimci Sibeveyh’le başlayan Arapça gramerine dair çalışmalar ve ardından üretilen muᶜcemler, bu anlamda tek başlarına Arapça sözlükbilimsel terminolojiyi anlamaya kâfî gelmemektedir. Bu yönüyle, tarihsel süreç içerisinde hem Süryanca Sözlükbilimi hem de Arapça Sözlükbilimi geleneklerini, tarihsel gelişim süreçleri içerisinde her ikisini karşılaştırmalı olarak anlama gayreti, sözkonusu alan için daha bilimsel bir zemini hazırlayacak türdendir. Genelde dilbilimsel araştırmalarda Süryani dilbilimcilerin yeterince bilinmiyor olması ve özelde de leksikografik eserler bağlamında yeteri kadar bu alanda çalışmanın yapılmamış olması, İliya’nın Kᵊtobo dᵊ-Targᵊmono adlı konulu-kavramsal-didaktik leksikografik eserini çalışmaya değer kılmıştır. İliya, eserinin mukaddimesinde sebeb-i teᵓlîf sâdedinde; Mezopotamya bölgesinde yaşayan Arapça ve Süryanca konuşan Süryaniler’e Süryanca öğretmek amacıyla hem gramer hem de sözlükbilimsel çalışmalara vurgu yaparak eserini kaleme aldığını ifade etmektedir. Bu araştırma da, müellifin sözkonus
  • Master Thesis
    Urhoylu Rabbula'nın teolojik içerikli mektupları: Çeviri, inceleme ve tahlil
    (2023) Altaş, Ramazan; Toprak, Mehmet Sait
    The fact that Rabbula was not as famous as the church fathers of his time may have created the impression that he was not of great importance for the history of the Church and theology in the East. However, this impression arises from the fact that the available historical sources do not provide a sufficient basis for a comprehensive evaluation of the Bishop of Urhoy. Theological letters, which are assumed to belong to Rabbula, include christological debates of his time and warnings about faith to clergies. In the context of christological discussions about Christ and Mary, Rabbula's letters are included within the framework of the questions asked about these issues and the criticism directed to him. Rabbula's references to both the old and new covenants in the letters we translated into Turkish are noteworthy. When it comes to christological discussions about Christ and Mary, Rabbula included these issues in his letters within the framework of the questions asked and criticisms directed at him. Rabbula's references to both the Old and New Testaments in his letters, which we translated into Turkish, are noteworthy. In the first part of our study, together with the Introduction, the life of Rabbula of Urhoy and the religious and political dynamics of the period are discussed. In the second part, a critical Turkish translation of Rabbula's Syriac letters with theological content that we selected has been completed. The third chapter includes the examination and analysis of the letters in question. Finally, our thesis has been concluded with conclusion, bibliography and appendices. First, the letter that Rabbula sent to Gemellina, Bishop of Parin, contains his warnings to the church structure and clergy about faith and belief. Secondly, the letter sent by Andreas of Samosat to Rabbula contains discussions about insults and excommunication. Finally, it deals with the thoughts of Cyrillos of Alexandria on the First Council of Ephesus, the heretical teachings of Nestorius and the ongoing christological debates. Keywords: Rabbula, Cyrillos, Andreos, Gemellina, I. Ephesus, Nestorius, Theological debates, Mary, Christ.
  • Master Thesis
    Dionysios Bar Salīḇī'nin Orûᶜûto Luqbal Tayoye Adlı Eserinin 20-30 Arası Bölümleri: Çeviri, Tahlil, Tenkid
    (2025) Baydemir, Murat; Toprak, Mehmet Sait
    Bu çalışma, Süryani Ortodoks geleneğinin önde gelen ilahiyatçılarından Dionysios Bar Ṣalībī'nin Orûʿûṯo Luqbal Ṭayoye adlı reddiye türü eserinin 20 ila 30 arası bölümleri ve ferağ kaydını konu almaktadır. Çalışmanın temel amacı; bu önemli metnin Türkçe'ye kazandırılması ve tarihsel-teolojik açıdan incelenmesidir. Eser, Hristiyan-Müslüman ilişkilerinin Orta Çağ'da nasıl bir tartışma zemininde yürüdüğünü anlamak açısından kritik bir kaynak niteliği taşımaktadır. Tezin giriş kısmında, çalışmanın amacı ve önemi ortaya konmuş, Süryani reddiye edebiyatı içindeki yeri açıklanmıştır. Ardından Dionysios Bar Ṣalībī'nin hayatı ve eserleri tanıtılmış, yaşadığı dönemin siyasi, sosyal ve dini bağlamı değerlendirilmiştir. Bar Ṣalībī'nin reddiye yazma motivasyonu, Hristiyan inancının yanlış anlaşılmalarını düzeltmek ve kendi teolojik pozisyonunu savunmak şeklinde olduğu söylenebilir. Çalışmada kullanılan yöntem, karşılaştırmalı dinler araştırması kritiği ve metin çözümleme yöntemleridir. Çalışmada Süryanice orijinal metnin çevirisi yapılmış, metin Kur'an, İncil ve dönemin diğer teolojik metinleriyle karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Üzerinde çalıştığımız 20–30. bölümlerinde; Hristiyanlığın temel dogmaları olan Teslis, İsa'nın tanrısallığı, kutsal kitapların güvenilirliği gibi konuların savunusu ve Kur'an'daki bazı ayetlerin eleştirisi öne çıkmıştır. Ayrıca cennet tasvirleri, kadınlarla ilgili hükümler, peygamberin çok eşliliği ve bazı İslam tarihi rivayetler hakkında getirilen eleştiriler incelenmiştir. Elde edilen bulgular, Bar Ṣalībī'nin İslam'a dair oldukça ayrıntılı bilgi sahibi olduğunu, savunma üslubunun güçlü bir polemik karakteri taşıdığını ortaya koymuştur. Bu durum, Orta Çağ Hristiyanlarının teolojik tartışmalarda hem kendi inançlarını koruma hem de karşı inançları eleştirme eğilimini yansıtmaktadır. Bununla beraber, Kur'an, Eski Ahit ve Yeni Ahit'teki kimi hususları çarpıtarak kendi lehine bağlamsız bazı yorumlara da başvurduğu görülmektedir. Sonuç olarak, bu tez Süryani literatüründen önemli bir eseri Türkçe'ye kazandırmıştır. Çalışma, Kur'an araştırmaları, tarih, teoloji ve dinler arası ilişkiler konularında önemli bir boşluğu doldurmakta ve gelecekte yapılacak karşılaştırmalı araştırmalar için bir temel oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Bar Ṣalībī, Kur'an, İslam'a Reddiye, İsa, İslam, Hristiyanlık.

Sustainable Development Goals