Mardin Meslek Yüksekokulu
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/28
Browse
Browsing Mardin Meslek Yüksekokulu by Issue Date
Now showing 1 - 20 of 165
- Results Per Page
- Sort Options
Article Whisker Behavior and Tool Wear in Cutting of Unidirectional SiC Whisker Reinforced Plastics(Elsevier Science Pub., 1996) Jamal ElDeen AFAGHANI; K. YamaguchiThis study concerns the cutting process of unidirectional Sic whisker-reinforced plastic composite. The effects of the grain size of the polycrystalline diamond tool and the Sic whisker orientation on the tool wear were investigated. The tool with fine grain size exhibited higher wear rates. The greatest tool wear was with the composite having longitudinal alignment of whiskers. The cutting processes of various orientations of whiskers were observed by scanning electron microscopy at low speed using a specially designed device. Moreover, models were proposed for cutting the Sic whisker-plastic composite and for wear of sintered diamond tools.Article Tear-off Wear Mechanism of Sintered Diamond Tool in Cutting SiC Particle-strengthened Epoxy Composite(Elsevier Science Pub., 1997) Afaghani, Jamal Eldeen; Yamaguchi, Katsumi; Nakamoto, T.This study concerns the wear of sintered diamond tools in the cutting of SiC-particle–epoxy composites. The effects of the SiC particle size, volume ratio in the composite and diamond grain size of the cutting tool on tool wear were investigated. The experimental work has shown that a coarse-grained diamond tool exhibits higher wear resistance than a corresponding fine-grained tool. Greater tool wear was obtained in cutting the composites that had coarser particles and a higher volume ratio of SiC. Moreover, it was found that the tool wear increases drastically when the SiC particles are larger than the tool grains. A wear model of the tool was proposed, in which the tool is worn mainly by the ‘tear-off’ mechanism of the diamond grains. This model could explain the experimental results by comparing the pushing force of an SiC particle with the tear-off resistance of the diamond grains of the tool. Finally, a fatigue-like empirical curve was established. This curve can be used to predict the wear of the tool during cutting of the composite. q 1997 Elsevier Science S.Article Buluş Yöntemi İle Öğretimin Üslü Sayılar Konusunu Öğrenme Düzeyine Ve Erişiye Etkileri(Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2003) DİNÇ, Yavuz; BİLGİN, Tunay…Presentation TARİHİ MARDİN EVLERİNDE KEMERLER(imakofset, 2006) Tahir, Ateş; Özcoşar, İbrahim; Özcoşar, İbrahimOrta çağlardan 20. yy’ ın ilk yarısına kadar süregelen Tarihi Mardin evlerindeki değişmeyen benzerlikler gözlemlenmektedir. Geleneksel yapım teknolojisinin 1960’lara kadar sürdüğü Mardin’de duvarların taşıyıcı olduğu yığma yapı sistemi ile ayak, sütun ve kemerlerin taşıyıcı olduğu iskelet yapı sisteminin birlikte kullanımı söz konusudur. Ayaklar ve sütunlar kolon gibi,bunlar arasındaki bağlantıyı oluşturan “kemerler” de kiriş gibi çalışarak ve tonoz çeşitlerinden oluşan döşemenin yükünü alarak bir iskelet sistem yaratmışlardır. Modülün etken olduğu diğer mekanlarda ise kimikez asıl taşıyıcı olarak duvarlar yığma sistemi varlığını daha baskın hale getirmiştir. Yığma yapı ve iskelet yapı sistemini birarada kullanılmasını sağlayan bir kiriş görevi üstlenen “kemerler” bildirinin ana konularından biri olacaktır.Master Thesis Ankara çevresinde yetiştirilen yeşil yapraklı sebzelerin Listeria monocytogenes içeriklerinin moleküler teknikler kullanılarak belirlenmesi(2008) Cengiz, Canan; Aytaç, S AykutListeria monocytogenes, doğada yaygın bulunan ve listeriozis hastalığına neden olan gıda kaynaklı bir patojendir. Enfeksiyonlarının önemli bir bölümü de kirlilik unsuru yüksek sular ile sulanan sebzelerin çiğ olarak tüketilmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda, mikroorganizmaların gıdalardan izolasyonunun kolaylaştırılması ve bu izolatların moleküler olarak tanımlanması amacı ile özgün teknikler uygulanmaktadır. Mikroorganizmaların karışık bir gıda ortamından immünomanyetik partiküller ile yakalanması ve yoğunlaştırılmasında kullanılan immünomanyetik ayırma (İMA) ve araştırılan mikroorganizmaya özgü gen bölgesinin enzimatik olarak çoğaltılması ile izolatların moleküler olarak tanımlanmasının sağlandığı polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) yöntemlerinin, günümüzde yaygın olarak kullanıldığı bilinmektedir. Bu projede Ankara ve çevresinden toplanan 164 yeşil yapraklı sebze örneğinde L. monocytogenes’in varlığı araştırılmıştır. Bu amaçla şüpheli L. monocytogenes izolatları İMA yöntemi ile gıda ortamından yakalanarak yoğunlaştırılmış, DNA izolasyonlarının yapılmasının ardından, patojene özgü 250 baz çifti (bç) uzunluğundaki hedef gen bölgesi inlA-ileri ve inlA-geri özgün primer çifti kullanılarak PZR yöntemi ile çoğaltılmış ve böylelikle bu izolatların tanımlanması yapılmıştır. Sonuç olarak, bu gen bölgesine ait bandlar incelendiğinde, 164 adet yeşil yapraklı sebze örneğinin 14 adedinde L. monocytogenes’e özgü patojeniteden sorumlu gen bölgesi gözlenmiş ve patojeninin varlığı moleküler olarak tesbit edilmiştirBook Part Artuklu Mimarisinde Aydınlatma(ARTUKLULAR, 2008) Adak, SüleymanBu bildiride, Mardin’deki tarihi Artuklu binalarının aydınlatılması üzerinde çalışılmıştır. Genel olarak tarihi Mardin evlerinin yapısı misafir odası, oturma odası, hol ve mutfaktan oluşur. Bu binaların aydınlatılması çok önemlidir. Bu binaların aydınlatılmasında renkli geleneksel armatürler kullanılmalıdır. Armatürlerin ışık rengi duvar rengine uygun olup san rengin tonlarını içermelidir. Artuklu binalarındaki aydınlatma nostaljik duygulara hitap etmelidir.Article Evaluation of Salmonella and Listeria monocytogenes Contamination on Leafy Green Vegetables(2010) Aytaç, S Aykut; Ben, Ulya; Cengiz, Canan; Taban, Mercanoğlu BirceThe objective of this study was to monitor Salmonella and Listeria monocytogenes contamination of leafy green vegetables produced in urban and periurban agricultural fields with natural water irrigation. A total of 164 samples comprising of different leafy green vegetables (8 basils, 15 dills, 20 garden cresses, 16 kales, 12 lettuces, 19 mints, 19 parsleys, 18 purslanes, 1 radish, 20 rockets, 14 scallions and 2 spinaches) were randomly collected from nearby agricultural fields in the close vicinity of Ankara Stream over an 8-month period between April 2007 and November 2007. Samples were examined for Salmonella and L. monocytogenes using ISO methods with immunomagnetic separation (IMS) and then polymerase chain reaction (PCR). No Salmonella and L. monocytogenes was detected from the 25-g radish, spinach and scallion samples tested. However, 23 samples (1 basil, 2 dills, 1 garden cress, 1 kale, 2 lettuces, 4 mints, 3 parsleys, 5 purslanes and 4 rockets) were positive for Salmonella and 14 samples (3 basils, 1 dill, 1 garden cress, 2 kales, 1 lettuce, 1 mint, 2 parsleys, 1 purslane and 2 rockets) were positive for L. monocytogenes. Overall, important contamination of leafy green vegetables by Salmonella and L. monocytogenes was observed. Therefore, this study will draw attention to the production of freshly consumed leafy green vegetables and so will aid in the development of control measures for these pathogens before harvesting and will highlight the importance of their intake which may cause a communicable disease and so pose a serious threat to both environment and human health.Article Tunçbilek Termik Santralinin Ekserji Analizi(Tesisat Mühendisliği Dergisi, 2014) ÜNAL, Fatih; ÖZKAN, Derya BurcuBu çalışmada Türkiye’de çalışmakta olan Tunçbilek Termik Santrali, ünite ekipmanlarının her birinin termodinamik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Termik santral ünitesinde belirlenen yirmi yedi düğüm noktasının termodinamik özelliklerine bağlı olarak enerji ve ekserji değerleri hesaplanmıştır. Bulunan sonuçlar ile ekipmanların ayrı ayrı enerji ve ekserji dengeleri kurularak ortalama kayıp ve tahrip olan enerji ve ekserjiler hesaplanmış, kayıp enerji oranı ve yok olan ekserji oranı bulunmuştur. Çalışmanın sonuçları grafik olarak verilmiştir. Buna göre, en yüksek enerji kaybı oranı ve en yüksek ekserji kaybı oranı olan ekipman sırasıyla %71,1 ve %79,5 ile kazan olarak bulunmuştur. Elde edilen termodinamik özellikler yardımıyla Termik Santral’in ısıl ve ikinci yasa verimleri sırasıyla %32,3 ve %75,1 olarak bulunmuştur.Item EXERGO ECONOMIC ANALYSIS OF THE GROUND SOURCE HEAT PUMP FOR COOLING SEASONS IN THE MARDIN PROVINCE(Yıldız Technical University, 2014) ÜNAL, Fatih; TEMİR, GalipNowadays, the effective and efficient use of energy has become an indispensable necessity due to energy sources gradually are decreasing and energy prices are increasing. In this study the experimental results of vertical type ground source heat pump pump for cooling seasons for a test site which is 120 m2 experimental ground area in Midyat/Mardin. After examining the results of studies energy, exergy and eksergo economic analysis was performed over the system. According to the analysis of the system it was determined that the compressor cooling process is of 3,704 kW best heat loss, 1.6539 kW the highest exergy loss, 0.4658 $/h and cost rate associated with capital investment, 0.7464 $/h and the high cost of exergy, exergy loss 44,72% rate of 38.43% and values eksergo economic factors. For this reason, it is inevitable that the planned improvements should be carried out primarily compressor. As a result; our system is quite effective in both reduce energy consumption and reducing greenhouse gas emissions.Doctoral Thesis Applications of mid-IR spectroscopy for identification of wine and olive yeasts and characterization of antimicrobial activities of phenolics on yeasts(2015) Canal, Canan; Ozen, Banu; Baysal, A. HandanThe aim of this study was application of mid-IR spectroscopy in combination with multivariate statistical analysis for characterization of yeasts from two fermented products, wine and olive, in comparison with cultural and molecular tests and characterization of antimicrobial effects induced by olive phenolics on yeasts. Totally 19 wine yeasts were molecularly identified as M. pulcherrima (11%), P. membranifaciens (16%), H. uvarum (5%) and S. cerevisiae (68%). According to FTIR spectroscopic data of wine samples, S. cerevisiae isolates formed a cluster which were generally separated from all other yeasts. Totally 182 olive yeasts were identified from naturally debittered Hurma and a common olive variety and their leaves. The most common yeasts were Metschnikowia sp. (39%) and Aureobasidium sp (78%) in the first and the second harvest years, respectively. Since only Aureobasidium sp. was the common yeast isolated from Hurma during both years, any link between natural debittering of Hurma and the yeast population of this olive type might be related to Aureobasidium sp. Molecularly identified yeast types generally formed different clusters and showed spectral differences. For antimicrobial activity tests, all phenolic compounds were found effective on both S. cerevisiae and A. pullulans; however, A. pullulans was observed to be more sensitive. Antimicrobial activity was differentiated with respect to treatment time and phenol concentration with statistical treatment of FTIR data. As a complementary technique, FTIR could be successfully used for identification of yeasts and characterization of antimicrobial activity of phenolics against yeasts.Conference Object Characterization of yeast flora of “hurma” olives using molecular methods and mid-IR spectroscopy(2015) Canal, Canan; Baysal, A. Handan; Özen, Fatma BanuAmong the olive varieties in Turkey, Erkence olives, grown in nearby area around Karaburun Peninsula of Izmir, go through a natural debittering phase on the tree during its ripening. As a result of this phase, the olives lose their bitter taste while still on the tree and have a dark brownish color in the inside and a wrinkled outer layer which are their differentiating appearance characteristics from olives that do not undergo this process. This naturally debittered olive type is known by the name of Hurma (Aktas et al., 2014). According to an old study performed in Greece with a similar type of olive, the debittering process was attributed to the action of a fungus, Phoma olea,which hydrolyses oleuropein, a bitter phenolic compound of olives (Kalogeras, 1932). There is no study in the literature related to the characterization of yeasts on this unique type of olive, Hurma. Until present, the characterization of yeasts associated with table olives has been made through biochemical and morphological methods, using the taxonomic keys (Kurztman and Fell, 1998). More recently, molecular methods and FTIR spectroscopy using chemometric techniques have been used for the identification of yeasts due to being rapid, easy and more precise methods for yeast identification. In order to understand the role of yeasts in maturation and debittering process of natural Hurma olives, characterization of olive yeasts from two olive types, Hurma and Gemlik, an olive variety which is commonly consumed as table olive, was aimed using molecular methods and mid-IR spectroscopy in comparison with cultural methods.Conference Object Characterization of Wine Yeasts during Wine Process using Different Techniques(2015) Canal, Canan; Baysal, A. Handan; Ozen, BanuStudy of the microorganisms that colonise the skin of grapes has been an important topic in microbial taxonomy of especially yeasts associated with vines and vineyards. It is known that yeast microbiota on grapes and in musts is influenced by factors such as climatic conditions, geographical location of the vineyard and grape variety. Molecular methods have been used for the identification of yeasts from wines and the most relevant molecular methods used in the identification of yeast species are based on the variability of the ribosomal genes 5.8S, 18S and 26S. Previous results have demonstrated that the complex ITS regions (non-coding and variable) and 5.8S rRNA gene (coding and conserved) are useful in measuring close fungus phylogenetic relationships. Mid-infrared spectroscopy is a rapid technique which provides highly specific biochemical fingerprints of microorganisms and coupled with different chemometrics analyses offer a wide range of applications including detection, taxonomic level classification and characterization. The objective of this study was identification of yeast flora of 7 wine samples (red, rose and white) through entire wine process from must until the end of fermentation using molecular methods in comparison with cultural methods followed by mid-IR spectroscopic techniques to monitor the diversity of yeasts during a wine process. As a result, identified yeast species included M.pulcherrima (2/19, 11%), P.membranifaciens (3/19, 16%), H.uvarum (1/19, 5%) and S.cerevisiae (13/19, 68%) during the whole process. Multivariate analysis of the data showed that S.cerevisiae isolates formed a cluster which were probably starter cultures and this cluster was generally separated from the other three yeasts which were isolated at the beginning of wine process. Therefore, it was concluded that FTIR could be succesfully used as a complementary method of molecular techniques for differentiation of wine yeast species isolated at different steps of wine process and monitoring the food process microbiologically.Conference Object Analysis of solar inverter THD according to PWM’s carrier frequency(ICRERA, 2015) Cangi Hasan; Adak, SüleymanSolar PV systems are usually used in the generation of power systems. Electricity produced in Photovoltaic systems in the form of direct current. In order to convert direct current to alternating current used converters, which are harmonic source. In this thesis study, output distortion currents of solar inverter t are analyzed for various PWM’s carrier frequency. Analytical expressions related to obtained numerical results, which was found by curve fitting method. Simulations are implemented in MATLAB and Simulink software. R-L inductive load is implemented in hardware to show the effectiveness of the proposed system.Article MONITORING OF WINE PROCESS AND PREDICTION OF ITS PARAMETERS WITH MID-INFRARED SPECTROSCOPY(2015) Canal, Canan; Ozen, BanuIt was aimed to predict the chemical (ethanol, glycerol, organic acids, titratable acidity, °Brix, sugars, total phenolic and anthocyanin content) and microbiological parameters of red, rose and white wines during their processing from must to bottling using mid-infrared (IR) spectroscopy in combination with one of the multivariate statistical analysis techniques, partial least square (PLS) regression. Various spectral filtering techniques were employed before PLS regression analysis of mid-IR data. The best results were obtained from the second-order derivation for the chemical parameters except for alcohols. PLS models developed for the prediction of some of the chemical parameters have R2 values greater than 0.9, with low root mean square error values; however, prediction of microbial population from mid-IR spectroscopy did not provide accurate results. IR spectroscopic and chemical–chromatographic data were also used to investigate the differences between processing steps, and principal component analysis allowed clear separation of the beginning of the process from the rest.Presentation EARTHQUAKE RESISTANT DESIGN OF MASONRY BUILDING AND STRENGTHENING METHODS(© 2016, DAAYS’16, Karabuk University, 2016) Tahir, AteşTürkiye’de inşa edilen yığma yapıların büyük bir oranı kagir malzemelerle (taş, tuğla vb.) inşa edilmekte olup yığma bina olarak adlandırılmaktadır. Malzeme temini kolaylığı, ekonomiklik ve kolay inşa edilebilmesi gibi açılardan avantajlı olmalarına karşın, çok ağır olmalar, gevrek ve deprem gibi dinamik ve yatay yüklere dayanımlarının az olması nedeniyle, genellikle depreme dayanıklı yapı olarak nitelendirilmezler. Bu çalışmada; Türkiye’de özellikle son zamanlarda yaşanılan depremler, çeşitli şiddetlerde yaşanılan bu depremlerin kagir yığma yapılar üzerinde yarattıkları genel etkiler örneklerle gösterilmiştir. Bu örnekler özellikle kırsal bölgelerde mühendislik hizmeti görmemiş kagir yığma binalar olup, bu binaların hasarlarına dikkat çekilmiştir. Yine bu çalışmada, hem söz konusu bu hasarlı binalara hem de yığma binaların depreme karşı dayanıklı tasarımında, halihazırda uygulanabilecek güçlendirme yöntemleri ortaya konulmuştur. Uygulanabilirliği hususunda adı geçen güçlendirme yöntemleri Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkan çalışmalar olup, söz konusu güçlendirme yöntemlerinin laboratuvar deneysel sonuçları ile desteklendiği bilinmektedir. Most of the masonry building in Turkey constructed by masonry materials (stone, bricks etc) and called as masonry building. Even, these materials can be found easily, economically and building are constructed traditionally, these materials are very heavy, brittle, and have less strength under the dynamic and horizontal forces. Therefore, these types of buildings are not safe under earthquake forces. In this study; Earthquake that took place in recent times in Turkey, general effects of these earthquakes experienced in various violent on masonry buildings shown by examples. These examples are especially in rural areas with no engineering services constructed masonry buildings and attention is drawn to the damage of these buildings. Also in this study, as such these damaged buildings, both masonry buildings in earthquake-resistant design, strengthening methods that can be applied already been revealed. Applicability in respect of said strengthening methods, created as a result of studies in various universities of Turkey and known as supported by experimental results.Article Comparison of near sets by means of a chain of features(2016) Özcan, A. Fatih; Bağırmaz, NurettinIf the number of features of objects in a perceptual system, is large, then the objects can be known better and comparable. In this paper basically, we form a chain of feature sets that describe objects and then by means of this chain of feature sets, we investigate the nearness of sets and near sets in a perceptual systemArticle Fotovoltaik Sistemde Bulunan Üç Seviyeli Diyot Kenetlemeli Eviricinin Çıkış Gerilimi Toplam Harmonik Distorsiyonunun Simulasyon ve Analizi(BEÜ Fen Bilimleri Dergisi BEU Journal, 2016) Adak, SüleymanR-L endüktif yükü fotovoltaik (PV) sisteme DC/DC yükseltici dönüştürücü ve tek fazlı diyot kenetlemeli evirici üzerinden bağlanılmıştır. PV sistemde kullanılan DC/DC yükseltici dönüştürücü ile DC/AC üç seviyeli diyot kenetlemeli evirici birer harmonik kaynağı gibidirler. Bu makalede üç seviyeli diyot kenetlemeli eviricinin Toplam Harmonik Distorsiyou gerilim için (THDV) değeri üzerine odaklanılmıştır. Eviricinin çıkış gerilimi THDV değerinin simülasyon çalışması, Matlab/Simuulink yazılım programı ile yapılmıştır. Üç seviyeli diyot kenetlemeli eviricinin THDV değeri analitik olarak hesaplanmış ve Matlab/Simulink yazılım programı ile de gösterilmiştir. Matlab/Simulink değeri analitik yolla bulunanın değerin yaklaşık olarak aynısıdır.Article TMS-36 Varlıklarda Değer Düşüklüğü Standardına Göre Kullanım Değerinin Hesaplanması(2016) Bilen, Abdulkadir; Özkan, FatihÜlkeler; sosyal, ekonomik, kültürel vb. yönlerden, birbirleriyle her geçen gün daha fazla ilişkili hale gelmekteler. Ülkeler arası artarak devam eden ilişkilerin, daha sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için tüm dünyada çeşitli düzenlemeler yapılmaktadır. Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından, uluslararası ortak bir muhasebe dilinin tesis edilmesine yönelik, ülkemizde atılan adımlar bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu çalışmanın amacı; teknoloji, küreselleşme, inovasyon ve rekabet gibi ekonomik hayatta belirleyici olan bazı unsurlarda yaşanan hızlı değişimin de etkisiyle, değeri düşen varlıklar konusunu düzenleyen TMS-36' nın incelenerek standartta açıklanan; "Kullanım Değeri" kavramının anlaşılmasına katkı sağlamaktır. Çalışmanın son bölümünde, KullanımArticle İŞ İLANLARI ÜZERİNDEN HALKLA İLİŞKİLERİN MESLEKİ PROFİLİ(2016) Acar Şentürk, Zülfiye; Fidan, ZühalHalkla ilişkiler eğitimi ülkemizde uzun yıllardır verilmektedir. Buna rağmen halkla ilişkiler iş ilanlarında rastlanılan ölçütler mesleğin gerektirdikleri ile uyumlu değildir. Uygun işe uygun personelin yerleştirilebilmesi hem maliyetleri düşürecek hem de başarıyı arttıracaktır. Bu anlamda işe alınacak halkla ilişkiler personelinin seçiminde dikkatli davranmak gereklidir. Bu çalışmada, insan kaynakları web siteleri üzerinden yayınlanan iş ilanları incelenmiştir. Bu amaçla Kariyer.net, Secretcv.com, Yenibiris.com insan kaynakları web sitelerinde yer alan 230 halkla ilişkiler iş ilanı 12 Ocak12 Şubat 2016 tarihleri itibari ile içerik çözümleme yöntemi ile değerlendirilmiştir. İş ilanlarında değerlendirilen kategoriler ise; iş ilanlarında yer alan halkla ilişkiler pozisyonları, halkla ilişkiler ilanlarında aranan sosyo-demografik özellikler ve halkla ilişkiler iş ilanlarında adaylarda aranan özelliklerden oluşmaktadır. Bu çalışmanın asıl amacı halkla ilişkiler iş ilanlarında mesleğin nasıl yer aldığını belirlemektedir. Araştırma sonucunda ortaya çıkan tablo ise halkla ilişkilerin mesleki ölçütlerinin bulunmadığını göstermektedirItem Thermodynamic Analysis of Cooling with Vertical Type Ground Source Heat Pump: Mardin Case Study(International Knowledge Sharing Platform, 2017) ÜNAL, Fatih; TEMİR, GalipIn this study, for experimental area with a ground area of 120 m2 determined in district Midyat of province Mardin in the hot climate zone of Turkey, analysis of energy and exergy are applied to the system by investigating the results of experimental studies for the cooling season of vertical type ground source heat pump integrated with fan coil system. Instant data records were taken in the cooling process (01.07.2013 / 31.10.2013) for the 11 node points determined in the installed system. In the analysis of experimental data through immediate data recording, the COP value of the system was 3.70, the energy loss was 3,125 kW, the loss of exergy was 3,698 kW, the energy efficiency was 83.88% and the second law efficiency was 21.31%. In the cooling season, the element that works with the least energy efficiency in the system and the loss of highest exergy is designated as compressor. In this context, it has been determined that priority should be given to compressor for improvement studies to be considered. As a result, it has been determined that the use of vertical type ground source heat pump system for cooling purposes is suitable for Mardin Province.