Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/48
Browse
Browsing Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü by Issue Date
Now showing 1 - 20 of 35
- Results Per Page
- Sort Options
Book Article The concept of “love” according to rumi and Shakespeare, A comparative study of Mathnavi and Antonu and Cleopatra(Doğu Araştırmaları Dergisi sayı 2009–2, 2009) BAŞÇI, Nezahat; BAŞÇI, NezahatThe main motif behind most of Shakespeare’s tragedies is the concept of Love. This concept may also be seen as the major theme in many of the stories of Rumi’s Mathnawi and Dīvân–e Shams. The fate of this love is usually the death of the lovers by the end of the story. This common theme, along with the common ending of such stories, is the main topic of this article. In this work, the definitions of love are briefly provided according to Sufism and Rumi’s ideas, and then 11 common items with respect to the concept of love are studied in the works of these two great literary figures. The data for this research have been collected based on Shakespeare’s tragedies, and Rumi’s verses, and the concept of love has been studied in two levels of Form and content. The idea of love forms the basis of Shakespeare’s tragedies, and leads to the death of the lovers. Therefore, death is also studied within this framework along with love. The ultimate goal of this article is to provide an analysis of the common features of love in Shakespeare’s work from the eye of an oriental, Persian-speaking reader, who is more acquainted with Rumi’s works. Among Shakespeare’s tragedies, Antony and Cleopatra has been chosen as the main source, however, the other great tragedies of his have not been neglected. KEY WORDS Rumi, Shakespeare, love, Antony and Cleopatra, Mathnawi.thesis.listelement.badge TABÎRNÂME-İ FÂRSÎ (ÇEVİRİ-İNCELEME)(2013) YAMAN, HakanBu çalışma, Yusuf b. Muhammed b. Ahmed tarafından kaleme alınan Farsça bir eser olan Ta„bîrnâme-i Sultânî (Ta„bîrnâme-i Fârsî) adlı eserin çeviri ve incelenmesinden oluşmaktadır. Ta„bîrnâme-i Fârsî, Kâmilü?t-ta„bîr adlı eser başta olmak üzere muhtelif eserlerden istifade edilerek derlenmiştir. Bu derleme esnasında üstat ve büyüklerden duyulan ve nakledilenlere de yer verilmiştir. Rüyalar tâbir edilirken alfabetik sıra takip edilmemiştir. Rüyalar konularına göre tasnif edilerek bablar halinde tâbir edilmiştir. Elli beş babdan müteşekkil bu eserin başında Farsça olarak kaleme alınan on bir beyitlik naat yer almaktadır. XVI. yüzyılda yazılan Ta„bîr-nâme-i Fârsî isimli eser çalışılarak hem bu yüzyılda kullanılan Farsça hakkında bilgi sahibi olmak hem de bu yüzyılda yapılan rüya tâbirleri araştırılarak bu konuya değişik yaklaşımlarda bulunmak amaçlanmıştır. Aslı Farsça olan bu eserin Türkçeye tercüme edilmesiyle günümüz rüya tâbirleriyle mukayese etme imkânı da elde edilmektedir. Bu çalışma, Giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında, Eski çağlardan yakın tarihimize kadar olan süreç içerisindeki din ve kültürlerde, rüya ve rüya tâbirine bakış hakkında kısa bilgiler verilmiş, İslamiyet?te rüya ve rüya tâbirine değinilerek Batıdaki psikologların rüya hakkındaki düşüncelerine yer verilmiştir. VI Birinci bölümde nüsha tavsifi, üslup ve imla özellikleri açılarından eserin değerlendirmesi yapılmıştır. ?kinci bölüm eserin Türkçe çevirisi ve tıpkı basımından oluşmaktadır. Son bölümde ise, eserde geçen ayetlerin, hadislerin, özel isimlerin ve rüya maddelerinin indeksi yer almaktadır. Çalışma sonucunda XVI. yüzyıl Farsçasının genel özellikleri ortaya çıkarılmış, bu yüzyılda rüya ve rüya tâbiri hakkında yazılan eserler konusunda bilgi verilmiş ve sonraki yüzyıllardaki eserlerle mukayese edebilme imkânı ortaya çıkmıştır.Article MİRZÂDE IŞKÎ KÜLLİYATINDA OSMANLI - TÜRK MÜLAHAZALARI(Doğu Araştırmaları Dergisi sayı 2014/2, 2014) BAŞÇI, NezahatIn many parts in his poetry, articles, play and opera writings Mirzadeh Eshghi, one of the most significant poets of Iranian Constitutionalism era, talks of the Ottoman, Bab-i Ali, Istanbul and Turks. He lived in Istanbul during First World War. Eshghi, as a poet and journalist at the same time, was influenced by ottoman idea and criticized the Young Turks on some their assertions and ideas. In this sense, he was one the major personalities that reflect the Iranian intellectual upheld view of the Ottoman. Eshghi, is considered as a patriotic poet of Iranian Constitutionalism period. Ottoman empire got potrayed true to the political, cultural and literary conjunctural of the time in his poetry. Altough, this could be said to be particle to Eshghi, we can see the same trace in other patriotic Iranian poets of the time. He met Turkish intellectuals such as Ali Nihad Tarlan, Huseyin Danis Pedram and Riza Tevfik. We can infer that he was influenced by Tevfik Fikret's reformist ideas, yet he would still talk in favour of Ottoman-Iranian alliance against the West, or answer Turanists very harshly on occasion, or accuse the Iranian committee of treachery for negotiating with Ottomans. Eshghi, had a short but accomplished life. In this article, we will try to present Eshghi’s perception of the Ottoman Empire and Turks by referring to his poetry.Article OSMANLI YAHUDİLERİNDE MİLLİYETÇİLİK: 1914'E KADAR SİYONİZM(2015) Hasanoğlu, EldarOsmanlı Devleti'nde Yahudiler farklı coğrafi bölgelerde yaşamış, farklı dillerde konuşmuş, farklı kültüre sahip olmuşlar. Bu sebepler Osmanlı Yahudileri içerisinde milliyetçilik fikrinin doğmasını engellemiş, Siyonizm fikri onlara Avrupalı Yahudilerden gelmiştir. Siyonistler Osmanlı Yahudileri üzerinde nüfuz sahibi olmak için Hahambaşılık ve Alliance Israelite Universelle ile rekabete girmişler. Dolayısıyla Osmanlı'da en ilk anti-Siyonistler de, yine Yahudiler arasından çıkmıştır. Selanik'in nüfusunun yarısı Yahudi olduğu için Siyonistler burada çok aktif olmuşlardır. Zaman içerisinde propaganda için burada spor merkezleri, okullar, kulüpler, basın yayın organları ve benzeri kuruluşlar oluşturmuşlardır. Siyonistler Genç Türkler içerisinde çok aktif olmuş, birkaç Yahudi milletvekili olmuştur. Nitekim 1908'deki devrimden sonra Siyonizm her alanda çok ilerlemiştir. Ancak 1914 itibariyle Siyonistlerle İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin arası açılmıştır.Other Firdevsi’nin Şahname’sinde Geçen Şatranç Ve Nard Oyunları(Uluslararası Oyun Oyuncak Kongresi, 2015) TÜRKBEN, FUNDAPoetical stories of Shahnameh (Persian: شاهنامه Shāh nāme, Šāh-nāma) include the ancient legends of Persian. Shahnameh is considered to be one of the greatest works of Persian literature. İt is consists of 60,000 couplets. This book was written at the end of the 10. century by Hakim Abu ʾl-Qasim Ferdowsi Tusi (940–1020). It has an epic narrative. In Shahnameh are told stories emerged of chess and backgammon games. According to Ferdowsi chess was invented for the first time at 630 in India’s Kanauj city. Ferdowsi, was the first person that documents had been taken from one country to another country game of chess. According to the story this game was sent to measure the intelligence and wisdom of the great Persian statemen. In return backgammon game was invented by Persian statemen and it was sent back to India. In this study, was focused on chess and nard (backgammon) games in Shahnameh considered among Iran's national epic. Chess and backgammon games has been tried to be as epic story after giving information about the author of Shahnameh Abu ʾl-Qasim Ferdowsi and his work.Article Muizzî’nin Divanında Vezin Türleri(Atatürk Üniversitesi Yayınları, 2015) YAMAN, Hakan; YAMAN, Hakanİran edebiyatının klasik dönem önemli şairlerinden biri olan Mu’izzî, XI-XII. yüzyıllarda yaşamış olan kaside şairidir. Kaside, gazel, terkibibent, rubai ve musammat nazım şekillerinden oluşan bir divanı olan Mu’izzî, Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah ve Melikşah’ın oğulları Berkyaruk ve Gıyaseddin Muhammed Tapar gibi hükümdarlar hakkında kasideler yazmıştır. Sultan Sencer’in sarayında Melikü’ş-şuarâlığa yükselen Mu’izzî, memduhlarından almış olduğu hediyelerle rahat bir hayat sürmüştür. Bu makalede, Mu’izzî’nin divanındaki 176 rubai dışında mevcut manzumelerin tamamının taktii yapılarak bahirleri ve vezinleri bulunmuştur. Bahirler, en çok kullanım oranlarına göre tasnif edilmiş ve her bahirdeki vezin sayısı zikredilerek, divanda yer alan manzumelerin kullanım yüzdesi çıkarılmıştır.Article MİRZA AĞAHAN-I KİRMANÎ'NİN KASİDESİNDE İTTİHAD-I İSLAM SÖYLEMİ VE SULTAN II. ABDÜLHAMİD(2016) Başçı, Nezahatİran'ın aydınlanma çağında özgür düşüncenin, yeniliğin, modern milliyetçiliğin ve rasyonalizmin öncülerinden olmuş şair, yazar ve düşünür Mirza Ağa Han-ı Kirmanî uzun yıllar yaşadığı İstanbul'da, Seyyid Cemâleddin Afgâni ve Şeyh Ahmed-i Ruhi gibi isimlerle birlikte Sultan II. Abdulhamid'in İttihad-ı İslam söyleminin ateşli taraftarlarından birisi olmuştur. Kirmanî'nin düşüncelerinde ve bazı şiirlerinde; özelde Sultan II. Abdülhamid'in genelde ise Osmanlının Doğu politikalarına ilişkin etkiler görmek mümkündür. Kirmanî aynı zamanda Kaçarlar ve Meşrutiyet Dönemi Fars Edebiyatının da yenilikçilerinden kabul edilir ve Mirza Malkom Han, Zeynelâbidin Merağeyi, Ahundov ve Talibov gibi İran Meşrutiyet dönemi önemli fikir ve edebiyatçıları arasında gösterilir. Osmanlı ve İran arasında diplomatik kriz çıkaracak kadar çok yönlü siyasi bir hayata sahip bu edebiyat eleştirmeni ve şair'in Sultan II. Abdülhamid'e hitaben kaleme aldığı politik kasidesi, Osmanlı ile münasebetleri ve bilhassa İttihad-ı İslam [Panislamizm] siyasetine bakışı ve yaklaşımı, ülkemiz yakın tarihi açısından da önemlidirArticle MİRZA AĞAHAN-I KİRMANÎ’NİN KASİDESİNDE İTTİHAD-I İSLAM SÖYLEMİ VE SULTAN II. ABDÜLHAMİD(e-Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi Journal of Oriental Scientific Research (JOSR), 2016) BAŞÇI, NezahatIn the intellectual history of Iran, Mirza Aga Khan Kirmanî has been one of the fiercest advocates of Sultan Abdul Hamid II’s idea of Panislamism during his years in Istanbul along with other figures such as Sayyid Jamaluddin Afghani and Sheikh Ahmad Ruhi. We can see the influence of the Sultan Abdul Hamid II in particular and the Eastern politics of Ottomans in general in his thoughts and Ode. Besides being known as one of the reformers of Persian Literature of Qajar and Constitutional era, he is also accepted as a significant thinker and writer of Iranian constitutionalism amongst Mirza Malkom Khan, Zayn al-Abidin Maraghi, Ahundov, Talibov and other clerics and disciples. He was a literary criticist who simultaneously pursued a multi-faceted political life which would even lead to a political crisis between the Ottomans and the Iranians. Similar thoughts onPanislamism, Kirmanî’s political odes inscribed to Sultan Abdul Hamid II and his relations with the Ottomans constitute a significant place in the modern history of Turkey.Article ARİF KAZVİNÎ’NİN SÜLEYMAN NAZİF KASİDESİ(Doğu Araştırmaları Dergisi sayı 2016/2, 2016) BAŞÇI, NezahatArif Qazvini, who is referred to as an Iranian national poet, had polemic against some of the Ottoman poets and intellectuals during both his years in Istanbul and after on. His 43-couplet qasida which he titled "Suleyman Nazif " is the best known of all. In essence, this qasida is a kind of debate and fight between Pan-Turkist and Pan-Iranist idea. Both Suleyman Nazif and Arif Qazvini adopted stand according to the political and social changes of their time and expressed their opinions by help of literature. However, they used a harsh and less than polite language toward each other. In this article, we attempt to study Arif Qazvini and his 43-couplet qasida which is a good example in terms of explaining role of literature in exploring nation-state notion in the first quarter of 1900's, and rivalry between the Ottoman and Iran at the time.Book Part Osmanlı Safevi İlişkileri Bağlamında " Selimnamelerde Kürtler"(Kitap Yayınevi, 2017) BAŞÇI, Nezahat…Article SADIK HİDAYET’İN FERDA ADLI ÖYKÜSÜNÜN MONOLOG İNCELEMESİ(Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2017) Mitat ÇekiciBu çalışmada edebi anlatım türünün önemli bir aktarma tarzı olan Monolog tekniği kısa bir şekilde ele alınıp iç monolog türü işlenmiştir. Bununla birlikte İran Kısa Öykücülüğünün güçlü kalemlerinden biri olarak kabul görülen Sadık Hidayet’in Ferda adlı öykü tercümesi ve öyküsündeki iç monolog tekniğinin tahlili yapılmıştır. Sadık Hidayet Çağdaş İran Öykücülüğünün önde gelen güçlü kalemlerinden biridir. Muhammed Ali Cemâlzâde ile birlikte modern İran öykücülüğünün kurucuları arasında yer alır. Hidayet hikâyenin yanında, roman, piyes hatta sefer name türünde eserler vermiş olmasına karşın İran Edebiyatında daha çok “kısa öykü yazarı” kimliği ile tanınmıştır. Hidayet eserlerinde yalnızlık, yoksulluk, buhranlık, intihar ve ölüm gibi konuları işlemiştir. İşçi sınıfın çileli hayatını ve mücadelesini betimleyen bu betimlemeleri yaparken baskıcı yönetimi ve bu yönetimi destekleyenleri ağır bir dille eleştiren Hidayet Ferda adlı öyküsünde bunu net bir şekilde ortaya koyar.Bu seçkin hikâye Yarın ve Hizmetçi olmak üzere iki öyküden oluşmaktadır.Article DİL ÖĞRENİMİNDE TÜRKÇE-FARSÇA ORTAK DEYİMLERİN ÖNEMİ ÜZERİNE BİR İNCELEME(Turkish Studies, 2018) TÜRKBEN AYDIN, FundaDünyanın neredeyse tüm dillerinde önemli bir yere sahip olan deyimler, duygu ve düşünceleri ifade etmede olmazsa olmaz bir unsurdur. Farklı dilleri konuşsalar bile, birlikte yaşayan ya da yakın coğrafyalarda yaşam süren milletlerin ana dillerinde kullandıkları deyimlerle, iç içe yaşadıkları toplumların dillerindeki deyimlerin ortaklığı dikkat çeker. Dolayısıyla deyimler, farklı dilleri konuşan birden fazla toplumun kültürel ortaklıklarının ve farklılıklarının anlaşılmasında önemli rol alan unsurlardan biri olarak karşımıza çıkar. Yıllarca toplumumuzda edebiyat dili olarak kullanılan Farsça, Türkçe ile aynı dil ailesine bağlı olmasa bile ortak kelimeler, deyimler, nükteler vs. açısından birbirine en yakın diller arasında sayılabilir. Deyim ve atasözlerinde dikkat çeken bu benzerlikler, iki ulusun yaşam ve düşünce yönünden birbirlerine hangi noktalarda yaklaştıklarını, nerelerde birbirlerinden ayrıldıklarını göstermeleri bakımından da önemlidir. Ayrıca bu, ulusların olaylar karşısındaki tepkilerinin, tutum ve davranışlarının saptanmasına da yardımcı olur. Çünkü deyimler, toplumların dünyaya bakışı, yaşam şekli, örf, adet ve gelenek gibi bir takım inanç ve kültür unsurları hakkında ipuçları içerir ve o dili konuşan toplumun düşünme şeklini, buluşlarını ve mizah anlayışını ortaya çıkaran ifade biçimleridir. Bu çalışmada farklı dil ailelerine mensup olsalar bile birbirine çok yakın olan ve yüzyıllar boyunca kültürel etkileşim içinde olan bu iki kültürel coğrafyanın dillerinin öğreniminde deyimlerin ne denli önemli olduğu vurgulanmış, deyim öğretimi konusundaki çalışmalara değinilmiş ve bir takım öneriler sunulmaya çalışılmıştır.thesis.listelement.badge SEYF-İ FERGÂNÎ’NİN GAZELLERİNİN İNCELENMESİ(2018) YAMAN, HakanSeyf-i Fergânî, XIII. yüzyılın ikinci çeyreğinde Fergânada dünyaya gelmiştir. Bir süre Tebriz'de kaldıktan sonra Anadolu'ya gelmiş ve Aksaray'da ikamet etmiştir. Ömrünün sonuna kadar bu şehirde yaşayan ve bir iki şiir dışında zamanın hükümdarlarını, emirlerini ve devlet erkânını övmeyen mutasavvıf bir şairdir. Kaside, kıta, gazel ve rubâi nazım türlerinden müteşekkil 10.277 beyitten oluşan bir divanı vardır. Bu çalışma bir giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Girişte, Seyf-i Fergânî'nin hayatı, edebî kişiliği ve divanı hakkında bilgi verilmiştir. Divandaki 6811 beyitten oluşan gazeller; birinci bölümde, dil, vezin, vezin oranları, kafiye, redif ve edebî sanatlar açısından; ikinci bölümde, din ve tasavvuf; üçüncü bölümde toplum; dördüncü bölümde ise tabiat-âlem yönünden incelenmiştir.Article Fars Edebiyatında İlk Sâkînâme Örneği(2019) Türkben Aydın, FundaXII. yüzyılın önemli şairlerinden olan ve Hamse yazma geleneğini başlatan Nizâmî-yi Gencevî (ö. 607-611 (1212-1214), edebiyata katmış olduğu yeniliklerle dikkat çekmektedir. Farklı ve yeni edebi türler kullanmasıyla sahada öncülük etmiş olan şair, Fars edebiyatının en çekici türlerinden biri olan sâkînâme türünün de yaratıcısıdır. Kendisinden sonra kaleme alınan bu lirik şiir türüne öncülük etmiştir. Nizâmî, bu türde kaleme almış olduğu şiirleri müstakil bir eser olarak yazmamıştır. Fakat şair, Hamse’de yer alan mesnevilerden Leylâ vü Mecnûn’un başında 33 beyit ve son eseri İskendernâme’de 156 beyit ile sâkî’ye hitaben yazmış olduğu sâkînâme bölümlerine yer vermiştir. Bu çalışma, Nizâmî-yi Gencevî’nin olgunluk dönemi eseri olarak ifade ettiği, son mesnevisi İskendernâme’nin ilk kitabı Şerefnâme’de yer alan sâkînâmeler ile ilgilidir. Eserde sâkînâme başlığı altında yer verilen beyitler; sâkî, şarap, kadeh gibi kavramlar üzerinden incelenmeye çalışılmıştır.Article CEMALEDDIN AFGANİ'NİN EDEBİ KİŞİLİĞI VE ŞİİRLERİ(e-Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi/Journal of Oriental Scientific Research (JOSR), 2019) Başçı, NezahatThere are some poems that have an important place in understanding of his emotions and thoughts, reflecting the literary and artistic aspect of the Afghani, one of the important ideas and politicians of the 20th century Islamic world. Being familiar with Arabic and Persian literature, as well as literatures of different languages, the Afghani has despacthed messages or has been alone with his own inner world through the poems he had written or noted in a variety of ways. The longest and most voluminous of her poems is Sakinâme with a total of ninety couplets. In addition to this, there are also poetry and single poems written in Arabic, Persian and Persian in the form of rubai, gazel, mesnevi and kaside. As these poems reflect the poetic, literary and aesthetic taste of Afghan; the political difficulties in his view of the turbulent (his) life and his political difficulties are reflected in his pseudonym language. Based on these poems, which include references to Ottoman statesmen, he presented the translation of poems; we will try to shed light on the poetry, art and literature understanding of Afghani, who is not recognized in our country with his literary aspects.Conference Object NİZAMİ’NİN İSKENDERNAMESİ’NDE GEÇEN EFSANEVİ SU: AB-I HAYAT(ULUSLARARASI MİTOLOJİ SEMPOZYUMU, 2019) Türkben Aydın, FundaNizâmî-yi Gencevî, yaklaşık 535-540 (1135-1145) yılları arasında Büyük Selçuk luların hâkim olduğu dönemde, Gence’de dünyaya gelmiş ve yaklaşık 597-611 (1201- 1214) yılları arasında aynı yerde vefat etmiş; Fars, Türk, Arap ve hatta bütün dünya edebiyatlarına etki etmiş, ünü dünyaya yayılmış büyük şairlerden biridir. Hamse ge leneğinin kurucusu sayılan şairin son mesnevisi olan İskendernâme, İskender ya da yaygın bir diğer adıyla İskender-i Zülkarneyn hikâyesine yer veren bir eserdir. Şair eserini kurgularken pek çok mitolojik unsurdan faydalanmıştır. Bu unsurlardan biri de neredeyse bütün dünya mitolojilerinde var olan âb-ı hayat kavramıdır. Hayat suyu ve ölümü yenecek ilaçlar düşüncesi en eski dönemlerden beri çeşitli uygarlıklarda görülmüş ve bu düşünce etrafında tarihsel ve efsanevî kahramanlar oluşturulmuştur. Genellikle Hızır’a ve İskender’e atfedilen bu su, âb-ı Hızır ve âb-ı İskender gibi isimler le de bilinir. İskender’in hayat suyu arayışı, özellikle İskendernâmelerde efsane olarak ele alınan ve bütün milletlerin edebiyatında sembol olarak görülen önemli hikâyeler den biridir. Çalışmada âb-ı hayat kavramına değinildikten sonra Nizâmî’nin Farsça ka leme almış olduğu İskendernâme’de geçen hayat suyu efsanesi, şairin edebi dehasıyla yazmış olduğu örnek beyitler Türkçeye çevrilerek açıklanmaya çalışılacaktırBook Part Article ZAHȊR-İ FȂRYȂBȊ’NİN DȊVȂN’INDA VEZİN TÜRLERİ(2019) Türkben Aydın, FundaKlasik dönem İran edebiyatının Türk asıllı şairlerinden biri olan Zahȋr-i Fȃryȃbȋ, VI/XII. yüzyıl sonlarının ileri gelen büyük kaside ve gazel şairlerindendir. Edebî sanat bakımından zengin bir üslupla eserler yazmış olan Zahȋr-i Fȃryȃbȋ, daha çok kaside şairi olarak bilinmektedir. Şair, Nizâmî-yi Gencevî, Hâkânî-i Şirvânî, Evhadüddîn-i Enverî, Mücîrüddîn-i Beylekânî ve Felekî-i Şirvânî gibi ünlü şairlerin de çağdaşıdır. Bu çalışmada, şairin Emîr Hasan-ı Yezdgirdî tarafından tashih edilip Dȋvȃn-ı Zahȋruddȋn-i Fȃryȃbȋ adıyla 1381 hş.’de Tahran’da neşredilen divanı esas alınmıştır. Zahȋr-i Fȃryȃbȋ’nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verildikten sonra onun Divânında yer alan tüm manzumelerin taktii yapılmış; bahirleri ve vezinleri bulunmuştur. İlaveten eserde kullanılan bahirler, şairin kullanım oranına göre tasnif edilmiş, örnek beyitler eklenmiş ve her bir bahirdeki vezin sayısı belirtilerek kullanım yüzdesi çıkarılmıştır.Book Part Seyf-i Fergânî’ni̇n Gazelleri̇nde Peygamberler(Akademisyen Yayınevi, 2019) YAMAN, Hakan; YAMAN, HakanSeyf-i Fergânî’nin hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur. Kaynaklardan ve şiirlerinden anlaşıldığı üzere Orta Asya’da Fergâna bölgesinde 640 (1243) yılı ya da daha önceleri dünyaya gelmiştir. Moğol saldırısının meydana getirdiği karışıklık nedeniyle yurdunu terk edip, bir süre Tebriz’de ikamet ettikten sonra Anadolu’ya gelip yerleşmiştir. Fergânî’nin bilinen tek eseri Farsça şiirlerinin yer aldığı kaside, kıta, gazel ve rubai nazım türlerinden oluşan Divan’ıdır. Divanında; 10277 beyitlik 730 manzume vardır. Peygamberlerin bir kısmı Kur’ân’da zikredilmekle birlikte bir kısmından hiç bahsedilmemiştir. Peygamberlerin ilki Hz. Âdem, sonuncusu Hz. Muhammed’dir. Bütün peygamberler, insanların sorumlu tutulduğu konularda bir bahane ileri sürmelerine mahal bırakmayacak şekilde Allah’ın emirlerini tebliğ etmişlerdir. Kur’ân’da kendilerinden nebî veya resul diye bahsedilen kişiler şunlardır: Âdem, İdrîs, Nûh, İbrâhim, İsmâil, İshak, Ya‘kûb, Yûsuf, Lût, Hûd, Sâlih, Şuayb, Mûsâ, Hârûn, İlyâs, Elyesa, Yûnus, Eyyûb, Dâvûd, Süleyman, Zekeriyyâ, Yahyâ, Îsâ ve Muhammed. Fergânî, şiirlerinde yukarıda zikredilen peygamberlerin çoğuna telmih ve teşbihte bulunmuştur. Bu çalışmada Allah Teâlâ’nın peygamberlerine inanmayanların inanması amacıyla onların eliyle ortaya koyduğu mucizelere, onların yaşamlarında geçen önemli olaylara, vasıflarına telmihler ve teşbihler yoluyla işaret eden Fergânî’nin şiirlerinde geçen peygamberler incelenecektir.