Enstitüler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/10
Browse
Browsing Enstitüler by Department "Lisansüstü Eğitim Enstitüsü / Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı / Eğitim Yönetimi Bilim Dalı"
Now showing 1 - 6 of 6
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis İşyeri Ruhsallığı ile Öznel İyi Oluş Arasındaki İlişkinin Öğretmenlerin Algılarına Göre İncelenmesi(2024) Ceylan, İzzeddin; Karadaş, HalilBu araştırmanın amacı, öğretmenlerin işyeri ruhsallığı ile öznel iyi oluşları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modeli tercih edilmiştir. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Mardin ilinin Artuklu ilçesinde bulunan okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde çalışan 2814 öğretmen oluşturmuştur. Örneklem ise evreni temsil ettiğini düşünülen 563 öğretmenden oluşmaktadır. Evrenden örneklem alınırken olasılıklı örneklem yöntemlerinden olan tabakalı örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak; Kişisel Bilgi Formu, Özğan (2017) tarafından geliştirilen Öğretmen İşyeri Ruhsallığı Ölçeği ve Renshaw vd. (2015) tarafından geliştirilen ve Ergün ve Nartgün (2017) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Öğretmen Öznel İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesi için SPSS paket programı kullanılmıştır. Çalışmada öğretmenlerin işyeri ruhsallığına ilişkin algılarının yüksek, 'özalgı' ve 'anlamlı iş' alt boyutlarındaki algının çok yüksek ve 'örgütsel değerler' ve 'aşkınlık' alt boyutlarında yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin öznel iyi oluş algıları ise hem ölçek genelinde hem de alt boyutlarda çok yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. İşyeri ruhsallığı ile öznel iyi oluş arasında pozitif, anlamlı ve orta düzeyde bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Ayrıca işyeri ruhsallığının alt boyutları ile öznel iyi oluş alt boyutları arasındaki ilişki incelenmiş ve en güçlü ilişkinin işyeri ruhsallığının örgütsel değerler alt boyutu ile öznel iyi oluşun okul bağlılığı alt boyutu arasında olduğu, en zayıf ilişkinin ise işyeri ruhsallığının örgütsel değerler ile öznel iyi oluşun öğretim yeterliliği arasında olduğu görülmüştür. Ayrıca işyeri ruhsallığının öznel iyi oluşun anlamlı bir yordayıcısı olduğu ve öznel iyi oluşta yaşanan değişimin %43'ünü açıkladığı tespit edilmiştir. İşyeri ruhsallığının öznel iyi oluşu olumlu etkilediği bulgusundan hareketle, eğitim kurumlarında öğretmenlerin ruhsallığını ve ruhsal ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanması ve buna yönelik etkinliklerin yapılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: İşyeri Ruhsallığı, Mutluluk, Öğretmen, Öznel İyi OluşMaster Thesis Öğretmen Algılarına Göre Okul Müdürlerinin Dağıtımcı Liderlik Davranışları ile Öğretmen Profesyonelizmi Arasındaki İlişki(2024) Kumbaracı, Faik; Ağalday, BünyaminBu araştırmanın amacı, öğretmen algılarına göre okul müdürlerinin dağıtımcı liderlik davranışları ile öğretmen profesyonelizmi arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Araştırmada korelasyonel model kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Şırnak/Silopi'de okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan 1584 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, tabakalı örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Buna göre okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan 320 öğretmen, araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, 'Dağıtılmış Liderlik Ölçeği' ve 'Öğretmen Profesyonelizmi Ölçeği' aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak çözümlenmiştir. Dağıtımcı liderlik ve öğretmen profesyonelizmine ilişkin öğretmen algılarının çeşitli değişkenlere göre anlamlı fark gösterip göstermediği, bağımsız örneklemler t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılarak belirlenmiştir. Öğretmenlerin dağıtımcı liderlik ve öğretmen profesyonelizmine ilişkin algıları arasındaki ilişki, Pearson korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri ile saptanmıştır. Analiz sonucunda, öğretmenlerin dağıtımsal liderlik davranışlarına ilişkin algılarının ortalaması 'katılıyorum' düzeyinde, profesyonelizme ilişkin algılarının ortalaması ise 'çok katılıyorum' düzeyinde olduğu saptanmıştır. Diğer taraftan, öğretmenlerin dağıtımcı liderliğe ve profesyonelizme ilişkin algıları arasında cinsiyet ve kademe değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Ayrıca, dağıtımcı liderlik ile öğretmen profesyonelizmi arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu, dağıtımcı liderliğin öğretmen profesyonelizmini anlamlı bir şekilde yordadığı ortaya konmuştur. Sonuç olarak, öğretmenlerin dağıtımcı liderlik ve öğretmen profesyonelizmine ilişkin algı düzeylerinin yüksek olduğu; cinsiyet ve kademe değişkenlerinin, öğretmenlerin dağıtımcı liderlik ve öğretmen profesyonelizmine ilişkin algılarında etkili değişkenler olduğu saptanmıştır. Ayrıca, dağıtımcı liderliğin öğretmen profesyonelizmi üzerinde önemli bir yordayıcı olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonucunda, uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik birtakım öneriler sunulmuştur.Master Thesis Okul Müdürlerinin Sosyal Arabuluculuk Rollerine İlişkin Okul Müdürü ve Öğretmen Görüşlerinin İncelenmesi(2024) Tanrıverdi, Gülsün; Öter, Ömer MuratBu araştırma, okul müdürlerinin sosyal arabuluculuk rollerine yönelik müdürlerin ve öğretmen görüşlerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda, okullarda hangi durumlarda kimlerin arabuluculuğuna ihtiyaç duyulduğu, okul müdürlerinin sosyal arabuluculuk rollerini yerine getirme düzeyleri, okul içi ve okul dışı uyuşmazlıklarda okul müdürlerinin başvurdukları arabuluculuk yöntemleri belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim modeli kullanılan çalışmada, yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak İstanbul İli Ümraniye İlçesi'ndeki ortaöğretim kurumlarında görev yapan 20 öğretmen ve 15 okul müdürü ile görüşmeler yapılmıştır. Katılımcılarla yapılan görüşmeler sonrası elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmada; okul müdürü ve öğretmenlerin okulda yaşanan anlaşmazlıklarda arabulucuya ihtiyaç duyduğu ve sorunların çözümünde arabulucuya başvurulması gerektiğini düşündükleri, özellikle öğretmen-öğretmen, öğretmen-veli ve öğretmen-öğrenci arasında yaşanan anlaşmazlıklarda okul müdürünün arabuluculuk rolünü üstlenmesi ve görevini etkin bir şekilde yerine getirmesi beklendiği, okul müdürlerinin anlaşmazlıkların çözümünde en çok tercih edilen kişi olduğu, öğretmenlerin yaşadıkları anlaşmazlıklarda okul müdürlerinden en çok adaletli/tarafsız ve çözüm odaklı birer arabulucu olmalarını beklediği, bazı okul müdürlerinin okul içindeki anlaşmazlıklarda tarafların kültürel, dünya görüşü gibi farklılıklarına göre davrandığı, bu durumun bazen olumlu bazen olumsuz sonuçlara yol açtığı, okul müdürlerinin taraflar arasından yaşanan uyuşmazlıklarda en çok birebir görüşme ve uzlaştırma/arabuluculuk yöntemlerini tercih ettiği, katılımcıların çoğunun, sosyal arabuluculuk rolünde okul müdürlerini başarılı buldukları ve okul dışında yaşanan uyuşmazlıklarda araştırmaya katılan okul müdürlerinin yarısının arabulucu/uzlaştırıcı rolünü yerine getirirken diğer yarısının ise bunu tercih etmediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda uygulayıcılar ve araştırmacılar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Arabuluculuk, Sosyal Arabuluculuk, Ortaöğretim, Müdür, Öğretmen.Master Thesis Okul Müdürü ve Öğretmen İletişiminde Duygusal Bulaşmanın Öğretmen Algılarına Göre İncelenmesi(2024) Arık, Züleyha; Öter, Ömer MuratSosyal bir varlık olan insan, yaşamın her anında birbirleri ile sözlü ya da sözsüz iletişim halindedir. İletişim esnasında kişi, belirli duyguların etkisi ile bir ruh haline bürünür ve iletişimde duyguların etkisi önemli bir yer tutar. Kişiler iletişim esnasında duygularını hem sözel hem de beden diliyle iletişim kurduğu kişiye bilinçli veya bilinçsiz olarak aktarırlar. Bir kişinin veya grubun, duygu durumunun ve davranışsal tutumunun bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde uyarılması yoluyla başka bir kişinin veya grubun duygularını veya davranışlarını etkilemesine 'duygusal bulaşma' denilmektedir. Kişilerarası iletişimin, eğitim kurumlarında önemli bir yeri olduğu da göz ardı edilemez. Eğitim kurumu çalışanlarının iletişim esnasında duygularını yansıtması kaçınılmazdır. Bu araştırmanın amacı, okul müdürü ile öğretmenler arasında gerçekleşen iletişim sürecinde duygusal bulaşmanın öğretmen algılarına göre incelenmesidir. Bu araştırma, nitel araştırma yönteminin olgubilim deseninde yapılmıştır. Uzman görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığı ile Mardin'in Midyat ilçesi ve bağlı köylerinde görev yapmakta olan 20 öğretmenden veriler toplanmıştır. İçerik analizi yöntemiyle çözümlenen verilere göre; duygusal bulaşmanın öğretmen ve okul müdürü iletişiminde etkili olduğu, öğretmenlerin müdürleri ile iletişim kurarken onların olumlu ya da olumsuz duygularından etkilendikleri, müdürlerin duygularından etkilenen öğretmenlerin benzer duygular hissetmeye başladıkları ve bu duygularının öğrenciler ve diğer öğretmenlerle kurdukları iletişime yansıdığı, duygularından arınarak görevin yapılmasının mümkün olmadığı, okul müdürleriyle olan iletişim sonrasında olumlu duygular hisseden öğretmenler daha yüksek bir motivasyonla derslerini işlerken olumsuz duygular hisseden öğretmenlerin motivasyonunda düşüşler olduğu, bu nedenle olumlu veya olumsuz duyguların öğretmenlerin performansını etkilediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu sonuçlar göz önüne alındığında okul müdürlerinin, olumlu veya olumsuz ruh hallerinin/psikolojik durumlarının öğretmenlerle olan iletişimlerinde duygusal bulaşma yoluyla öğretmenlere yansıdığını göz önünde bulundurarak hareket etmeleri önerilmektedir. Ayrıca okul müdürlerine duygusal bulaşma, çalışanları motive etme, etkili iletişim becerileri konularında hizmet içi eğitimler verilebilir. Anahtar Kelimeler: Duygu, Duygusal Bulaşma, İletişim, Okul Müdürü, Öğretmen.Master Thesis Okul Öncesi Öğretmenlerinin Kapsayıcı Eğitime İlişkin Tutumlarının İncelenmesi: Bir Karma Yöntem Çalışması(2024) Ocak, Mehtap; Ağalday, BünyaminBu araştırmanın amacı, kamuya bağlı okullarda görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin kapsayıcı eğitime ilişkin tutumlarını incelemektir. Araştırmada, karma yöntem modellerinden çeşitleme deseni kullanılmıştır. Nicel boyutta tarama modeli, nitel boyutta ise olgu bilim modeli kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutundaki örneklemini, Mardin ilinin tüm ilçelerinde görev yapan ve kolay örnekleme yöntemiyle seçilen 300 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel boyutundaki örneklemini ise kartopu örnekleme yöntemiyle, araştırmadaki 300 öğretmen dışında seçilen 15 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutundaki verileri Kapsayıcı Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği aracılığıyla, nitel boyutundaki verileri ise görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi sonucunda, okul öncesi öğretmenlerinin kapsayıcı eğitime yönelik tutum ortalamalarının ölçek genelinde ve ölçeğin alt boyutlarında yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin kapsayıcı eğitime yönelik tutumları arasında, mesleki kıdem ve daha önce kapsayıcı eğitim ile ilgili eğitim alma değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Nitel verilerin analizi sonucunda okul öncesi öğretmenlerine göre, okul öncesinde kapsayıcı eğitimin amaçları; eğitimde fırsat ve imkân eşitliği sağlanması, çocukların potansiyelini en üst düzeye çıkartması, eğitimi dezavantajlılara göre uyarlaması ve tüm çocukların beraber öğrenmesi şeklindedir. Katılımcılara göre özel eğitim öğrencileri, ikinci dili Türkçe olan öğrenciler, göç ile gelen çocuklar, sosyoekonomik düzeyi düşük çocuklar, üstün zekâlı çocuklar gibi gruplar, kapsayıcı eğitimde dezavantajlı gruplardır. Öğretmenlerin bu dezavantajlı gruplarla çalışırken, eğitimi çocuklara göre uyarladığı ve farklı öğretim yöntem ve teknikleri kullanarak tüm dezavantajlı çocukları eğitime katmak için çaba gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcılara göre kapsayıcı eğitimin önündeki en önemli engellerin; öğretmenlerin bilgi eksikliği, maddi sıkıntılar, sınıfların fiziksel, personel ve donanım eksikliği, müfredat, toplumsal engeller, idari engeller şeklinde olduğu tespit edilmiştir. Kapsayıcı eğitim uygulamalarının başarıya ulaşması için öğretmenlerin eğitim önerilerinin uygulamaya yönelik olan bir eğitim olması, bütün dezavantajlı grupları kapsaması ve alanında yetkin olan eğitimciler tarafından sunulması şeklinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler tarafından kapsayıcı eğitim ile ilgili alınan eğitimlerin, öğretmenlerin kapsayıcı eğitime ilişkin tutumlarını etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin mesleki kıdeme göre kapsayıcı eğitime ilişkin tutumlarında; olumlu değişim olduğu, olumsuz değişim olduğu ve bazı öğretmenlerde ise değişim olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu bulguya sondaj sorular ile ulaşılmıştır. Araştırmanın nicel ve nitel verilerinden elde edilen bulgular kısmen birbirini desteklemektedir. Araştırmanın sonucunda uygulayıcılara, araştırmacılara ve politika yapıcılara yönelik birtakım öneriler sunulmuştur.Master Thesis Okul Temelli Bütçe Uygulamasına İlişkin Bir Çözümleme(2024) Kılıç, Bertan; Beltekin, NurettinBu çalışmanın amacı, okul merkezli yönetimin alt öğeleri olarak okul merkezli bütçe ve öğrenci merkezli bütçe konusunda, uygulayıcı konumda bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan Müdür ve Müdür yardımcılarının bu uygulamalar hakkındaki görüşlerini ortaya koymaktır. Tarama modelli bu nitel çalışma 2023- 2024 öğretim yılında Malatya ilinde bulunan anaokulları, ilkokullar, ortaokullar ve liselerde görev yapan okul müdürü ve müdür yardımcılarından oluşan toplam 20 kişinin görüşlerinden oluşmaktadır. Maksimum örneklem çeşitlemesi amacıyla Malatya il ve ilçe sınırları içerisinde bulunan her düzeyde okul türünden örneklemler alınmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmış olup görüşme soruları ise ilgili alan yazın ve araştırmanın amaçları doğrultusunda hazırlanmıştır. Görüşme sorularının hazırlanma aşamasında ayrıca üç ayrı okul müdürü ile ön görüşme yapılmış olup, bu şekilde uzman görüşlerine başvurularak görüşme formunun soruları son şeklini almıştır. Görüşmelerin tamamı yüz yüze yapılmış ve veriler yazı ile not edilmiştir. Bu yöntemle elde edilen verilerden kodlar, tema ve alt temalar oluşturulmuş ve bulgulara ulaşılmıştır. Elde edilen bulgulara dayanarak, okul idarecileri okul temelli yönetim anlayışının alt öğesi olan ve önceki yıllarda uygulamada bulunan öğrenci temelli bütçe uygulamasının eğitimin bütçe sorunlarını çözmede yetersizliğini ifade etmektedirler. Okul idarecileri yeni sistem sayesinde daha önce uygulamada olan merkezi yönetim anlayışının dışında okulun da kendi bütçe yönetiminde söz hakkı olduğu yerinden yönetim anlayışını merkeze alan okul temelli bütçe yaklaşımının eğitimin bütçe sorununa çözüm getireceğini savunmakla birlikte yeni sistemin zamanla eksikliklerinin giderileceğini düşünmektedirler.