TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/1836
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Department "Artuklu University"
Now showing 1 - 20 of 440
- Results Per Page
- Sort Options
Article 19. Yüzyıl Vanı’nda Âyan Bir Aile: Timurpaşazâdeler(2022) Çiftçi, ErdalBu çalışma 18. yüzyılın son çeyreğinden 19. yüzyılın ortasına kadar Van yönetiminde bulunan ve bu tarihten sonra da Van’da etkili olmaya devam eden ayan bir ailenin yerel siyasetteki rolüne odaklanmaktadır. Ayanlar çağı olarak bilinen 18. yüzyılda Osmanlı imparatorluğunda güçlenmiş olan ayanlarla ilgili literatüre mikro bir çalışma ile Van örneği üzerinden katkı sunulması amaçlanmaktadır. Van’da Timurpaşazadeler ismi ile ayanlaşan bir ailenin güçlenerek ortaya çıkışı, Tanzimat öncesi ve sırasında yaşanan tepkiler ve Tanzimat sonrasında bu ayan ailenin yeni düzen içerisindeki aktif yer alışı incelenmektedir. Tanzimat düzeninin bu gibi ayan aileleri yaptırımcı, tek taraflı ve üstten bir yaklaşımla izale ederek uygulamaya dökülebildiği görüşü son dönemlere kadar literatürün baskın tezlerinden biriydi. Fakat son dönemlerde yapılan yeni çalışmalardan ve Van örneğinden de görüleceği üzere Tanzimat merkezileşmesi yerel ayan ailelerin mülki idari güçlerine belirli oranda bir sınır uygulamış olsa da Timurpaşazadeler yeni düzenin uygulanmasında aktif rol oynamaya devam etmişlerdir. Timurpaşazadelerin bir eşraf olarak kendi rol ve çıkarlarını yeni düzen içerisinde aramaya devam ettikleri anlaşılmaktadır. Dersaadet’in Timurpaşazadeleri Van’dan kaldırmamış olması ve Timurpaşazadelerin bazı Van valileri ile yakın ilişkilerini sürdürmesi bu durumun önünü açan sebeplerden birkaçıdır.Article (3 + 1) Boyutlu B Tipi Kadomtsev-petviashvili Denklemi için Geliştirilmiş Bernoulli Alt Denklem Fonksiyon Yöntemi ile Elde Edilmiş Tam Çözümler(2019) Düşünceli, FarukBu çalışmada (3 + 1) boyutlu B tipi Kadomtsev-Petviashvili denkleminin tam çözümleri için geliştirilmiş Bernoulli alt denklem fonksiyon yöntemini kullandık. Bazı yeni çözümler elde ettik. Bütün hesaplamaları ve grafik çizimlerini Wolfram Mathematica programı yardımıyla yaptık.Article Abu Ubayd’s Understanding Of Naskh;(Hitit University, 2022) Yaşar, M.A.; Nas, T.In the period when Islamic sciences were formed, a large number of scholars with absolute ijtihad capacity were trained. One of the scholars mentioned is Abu ‘Ubayd al-Qāsim ibn Sallām al-Khurāsānī al-Harawī who was educated by many famous scholars of the period, had a great influence on both the scientific and political circles. For this reason, he could not be shared by different sect biographers. As a matter of fact, some Shafi’i tabaqat writers counted Ebû Ubeyd as a follower of Imam Shafii. On the other hand, some Hanbali scholars have mentioned Ebû Ubeyd among the class of Hanbali scholars. However, it was concluded that it would be more correct to see Ebû Ubeyd as an independent mujtahid rather than a follower of any madhhab. For, in his own works, the fact that he refers more to Imam Malik rather than Imam Shafii and Ahmad ibn Hanbal and sometimes refers to the views of Abu Hanifa and Imamey indicates this. Ebû Ubeyd, who came to the forefront with his faqih and muhaddis aspects, had a deep knowledge of the subject of naskh, which has a close relationship with these two sciences, and in this regard, he wrote a rare work called en-Nâsiḫ ve’l-mensûḫ fi’l-Ḳurʾâni’lʿazîz ve mâ fîhi mine’l-ferâʾiż ve’s-sünen. While revealing Ebû Ubeyd’s understanding of naskh, his work en-Nâsiḫ ve’l-mensûḫ was used as the main source. In addition to this, his other works related to the subject, especially his work called Kitâbu’l-emvâl, were among the first hand sources that were consulted. It has been tried to determine his approach to naskh based on the statements he made on the subject and the examples he gave in this regard. In this context, Ebû Ubeyd’s approach to the nature and framework of naskh and his views on the evidences that can abrogate each other are examined in this study. Ebû Ubeyd discussed the abrogation in a broader sense as “the modification of a shar’i ruling by a later evidence”, not the established meaning in the methodology as “removal of a shar’i ruling with a later shar’i proof”. In this context, naskh is also used for the allocation of public, the denial of the absolute, the statement of conciseness, the correction of a wrong understanding and the exception made from a general rule. This is known as the understanding of naskh among the companions, tābi‘īn and early convert scholars. However, although Ebû Ubeyd is at the same age as Imam Shafii and has copied and benefited from his works, it is noteworthy that he preferred the predecessor’s approach to the subject rather than the naskh understanding he adopted. It is important to investigate this. He adopted the approach of the public regarding the Shari’a evidences of Ebû Ubeyd that could naskh each other. According to him, the verses of the Qur’an can naskh each other. He gave many examples of this. Another point that draws attention here is to ascribe the concept of naskh used for the verse of the Qur’an by Ebû Ubeyd, from the Lawh-i Mahfuz, in the form of a verse whose recitation is lasting and its meaning is naskhed, and a verse that is removed from people’s hearts by canceling both its recitation and used in different meanings. Ebû Ubeyd stated that sunnah can be naskhed with sunnah, without making any distinction between ahad and mutawatir about sunnah and its naskh. However, despite giving many examples of the naskh of the âhâd sunnah with its own like, no example has been encountered of the naskh of the âhâd sunnah with its own like or with âhâd and the âhâd sunnah with the mutawatir sunnah. As it can be understood from my statements on the subject, Ebû Ubeyd saw that it is permissible to naskh both mutawatir and ahad sunnah with the Qur’an. However, while there is an example for the naskh of the ahad sunnah with the Qur’an in his related works, there is no example for the other. Although there is no clear statement on the issue that the Qur’an can be naskhed with the sunnah, it is understood from some examples that he gives permission for this. © Published by Hitit Ü niversitesi İlahiyat Fakültesi – Hitit University Divinity Faculty, Çorum, Turkey. All rights reserved.Article Açık Bir Ekonomide Toplam İstikrarsızlığın Test Edilmesi(2022) Yılmaz, Yusuf ÖmürBu makale, alternatif para politikası kuralları altında pozitif uzun vadeli enflasyon oranı ve güneş lekesi şoku içeren küçük bir açık ekonomi Yeni-Keynesyen modeli kullanarak 2010 ve 2016 yılları arasında Türk ekonomisinin istikrarını ampirik olarak test etmektedir. Belirsizlik olasılıklarının bire çok yakın olduğu bulunmuştur. Bu dönemde ekonominin istikrarsız olduğu sonucuna varılabilir çünkü Merkez Bankası'nın enflasyona zayıf tepki vermesine rağmen uzun vadeli enflasyon oranı yüksek tek hanelidir. Bu durum ekonomiyi genel istikrarsızlığa sürüklemiştir.Article Acil Servis Kalabalıklığının Nedenleri ve Çözüm Önerileri: Sağlık Personeli Perspektiflerinin Nitel Bir Çalışması(2023) Bütün, AhmetGiriş: Acil servislerin aşırı kalabalıklığı küresel bir sorundur. Bu durum uzun bekleme süresi, hastaların ve sağlık personelinin memnuniyetinin azalması, acil bakıma en çok ihtiyaç duyan hastaların tedavisinin gecikmesi, sağlanan sağlık hizmetinin kalitesinin düşmesi ve sağlık bakım maliyetlerinin artması gibi birçok olumsuz sonuca yol açmaktadır. Bu çalışmanın amacı, hastaların acil servisleri neden kullanmayı tercih ettiklerini, acil sağlık hizmetlerinin güncel sorunlarını belirlemek ve acil servislerin kalabalıklığını ve buna bağlı sorunları hafifletmek için acil servis sağlık personelinin bakış açılarından çözüm geliştirmektir. Yöntem: Bu çalışmada nitel desen kullanılmıştır. 20 Aralık 2021-18 Şubat 2022 tarihleri arasında 22 acil servis sağlık personeli ile derinlemesine yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde tematik analiz yöntemi kullanılmıştır. Bulgular: 22 acil servis sağlık personeli ile mülakat yapıldı; 16'sı erkek, 6'sı kadındı. Acil servis sağlık personeli görüşmeleri, acil serviste en az 1 yıllık iş deneyimine sahip 14 acil servis hemşiresi, 6 acil servis doktoru ve 2 acil tıp uzmanı ile cinsiyetleri veya yaşları dikkate alınmadan gerçekleştirilmiştir. Veri analizi sonucunda 5 ana tema belirlenmiştir: Yetersiz sağlık sistemi, hastayla ilgili sorunlar, acil servislerin avantajları, acil servislerin aşırı kalabalıklığının sonuçları ve acil servis kalabalıklığı için çözümler. Sonuç: Sağlık sistemindeki çeşitli yetersizlikler, acil servislerin avantajlarının olması ve hastaların sağlık hizmetlerini kullanma konusundaki algıları acil servislerin hastalar tarafından kullanımını arttırmış ve bu durum acil servislerde kalabalıklaşmaya sebep olmuştur. Acil servislerin kalabalıklığını hafifletmek için etkili çözümlere ihtiyaç vardır. Acil olmayan acil servis ziyaretlerini azaltmaya yönelik önlemler yeterli değildir. Acil servislerdeki kalabalıklığı azaltmak için birçok faktörün göz önünde bulundurulması ve hepsinin birlikte uygulanması gerekmektedir.Other Adm and Sflt-1 Expression in Placentas With Gestational Diabetes Mellitus(2023) Söker, Sevda İpek; Aşır, Fırat; Deveci, Engin; Arslan, Necat; Kaplan, Özge; Şeker, Uğur; Başaran, Süreyya ÖzdemirAmaç: Bu çalışmada gestasyonel diyabetes mellitusta (GDM) vasküler regülasyonda rolü saptanan iki yeni protein olan Adrenomedullin (ADM) ve soluble fms-benzeri tirozin kinaz (sFlt-1)’in ekspresyon seviyelerini incelemeyi, hastalığın histopatolojisinde bu proteinlerin ekspresyon seviyelerini karşılaştırmayı ve bu proteinlerin ekspresyon yoğunluğunun hastalıkla korelasyonunu gözlemlemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 20 Normotansif ve 20 GDM’li plasenta örneği alındı. Histolojik takip yöntemiyle takip edildi. Bu dokulardan 5µm kalınlığında kesitler alınarak Hematoksilen-Eozin, Periodic Acid Schiff (PAS) boyamaları yapıldı. İmmunünohistokimyasal olarak ADM ve sFlt-1 antikorları çalışıldı. Bulgular: GDM grubunda; kök villuslarındaki kan damarlarında dilatasyon ve konjesyon, endotel hücrelerinde hiperplazi görüldü. Villusların dış kısmındaki sinsitiyal köprülerde artış, mononükleer hücre infiltrasyonu, maternal bölgedeki desidual hücrelerin bazılarında piknotik nükleuslar ve sitoplazma kaybı izlendi. İmmunohistokimyasal incelemede villusların sitotrofoblast ve sinsitiyotrofoblast hücrelerinde ve sinsitiyal düğümlerde negatif ADM ekspresyonu vardı. Küçük villusların bazı sitotrofoblast hücrelerinde, damar endotel hücrelerinde ve desidual hücrelerde pozitif ADM ekspresyonu görüldü. GDM grubunda sFlt-1 ekspresyonu endotel hücrelerinde, mezenşimal bağ doku içindeki bazı Hofbauer hücrelerinde, desidual hücre nükleuslarında ve membranlarında pozitif olarak gözlendi. Sonuç: Desidual hücre membranlarında, sitotrofoblastlarda ADM pozitif ekspresyon gösterdiğinden ADM’nin glikoz yoğunluğunun belirlenmesinde ve bununla ilişkili olarak insülin regülasyonunda önemli bir düzenleyici olabileceğini düşündürmüştür. Yine sFlt-1’in maternal ve fötal bölgelerdeki endotel hücresi üzerindeki etkileri ve Hofbauer hücrelerindeki ekspresyonu, anjiyogenik etkide bu molekülün anahtar rol alabileceği kanısını uyandırmıştır.Article Adsorption of Crystal Violet Dye With Selenium Nanoparticles Obtained by Green Synthesis From Cherry (prunus Avium L.) Fruit Stalk(2024) Solmaz, Alper; Turna, Talip; Baran, AyşeThe rapid development of the global production printing and dyeing industry has led to an increase in the demand for various dyes. Crystal violet (CV), a versatile dye, is widely used in the textile industry and other applications. The reason for its widespread use is its effectiveness and the vivid color it gives to fabrics.CV dye is a water-soluble, toxic, resistant organic dye that is quite dangerous for the ecosystem and causes environmental pollution. Therefore, it must be removed before being released into the recipient environment. This study synthesized selenium nanoparticles (Se NPs) from agricultural Prunus avium L. (PaL.) wastes and removed CV dye. In batch adsorption tests, the effects of pH, amount of adsorbent, time, initial concentration, and temperature were investigated. In this study, where 3 different kinetic and isotherm models were tested, it was determined that the most suitable kinetic and isotherm models for the removal of CV dye with PaL-Se NPs were Pseudo second order (R2:0.999) and Langmuir (R2:0.997), respectively. Additionally, the maximum adsorption capacity (qmax) was calculated as 142.61 mgCV/g PaL-Se NP. Accordingly, it can be said that low-cost PaL-Se NPs synthesized by environmentally friendly methods are a suitable alternative for the removal of CV dye.Article Adsorptive Removal Of Cationic Dye From Aqueous Solutions Using Bardakçı Clay(2022) Alacabey, İhsanThis study was investigation employed the batch adsorption method using Bardakçı Clay/Van as an adsorbent to remove crystal violent, a cationic dye from an aqueous solution. The effects of pH, adsorbent amount, interaction time and concentration were investigated to determine the optimal adsorption conditions. The optimal adsorption conditions were determined to be pH=6, 0.6 g adsorbent amount, and the adsorption reached equilibrium at the 25th minute. The equilibrium isotherm was determined using the Langmuir, Freundlich and Dubinin–Radushkevich (D–R) adsorption equations. It was discovered to conform to the Langmuir isotherm. In the Dubinin-Radushkevich (D-R) model, the E value was calculated to E< 8 kJmol-1, indicating that the adsorption process occurs physically. Thermodynamic parameters such as enthalpy (ΔHo), Gibbs' free energy (ΔGo) and entropy (ΔSo) were calculated. The adsorption of crystal violet with Bardakçı clay demonstrated that the process was endothermic, occurring both physically and spontaneously.Article Afet Sonrası Acil Eylem Planı Olarak Eğitim Amaçlı Kullanılan Prefabrik Yapıların Sürdürülebilirliği(Afet ve Acil Durum Yonetimi Baskanligi (AFAD), 2024) Ergün, Ruşen; Kutlu, Izzettın; Bekar, İremTürkiye’de 06 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş depremleri, etkili olduğu bölgelerde eğitim süreçlerini uzun süre aksatmıştır. Depremlerin ardından, eğitim amaçlı birçok prefabrik yapı kullanılmaya başlanmıştır. Çalışma, prefabrik eğitim yapılarının sürdürülebilirliğine yönelik öneriler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda sürdürülebilirlik sertifikasyon sistemlerinin değerlendirme kritlerleri ortaya konmuş ve prefabrik Diyarbakır Bağlar Anadolu Lisesi incelenmiştir. Çalışmanın bulguları, prefabrik yapıların malzeme ve kaynak ile iç mekan ortam kalitesi gibi kriterlerde olumlu değerlendirme puanları aldığını ancak enerji ve yenilik kriterleri açısından oldukça zayıf kaldığını göstermiştir. Ayrıca başta gürültü olmak üzere kirlilik kriterine yönelik alınan önlemlerin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Çalışmada afet sonrası inşa edilecek prefabrik eğitim binalarına yönelik öneriler sunulmuş ve hızlı bir çözüm sunan prefabrik yapıların, uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda kapsamlı değerlendirilmelerinin yapılması gerekliliği sonucuna ulaşılmıştır.Article Ağırlıklı ve Değişken Üslü Uzayda Kesirli Maksimal Operatörünün Kompaktlığı(2019) Akın, LütfiL l p ’den ),0( (.) L l q ’e ağırlıklı kesirli maksimal operatörünün kompaktlığı için gerekli ve yeterli şartlar üzerinde çalışıldı.Article Ahmet Hilmi Koğî’nin “er-risâletu’l-hilmiyye Fî’l- Kavâ‘idi’l-vad‘iyye” Adlı Risalesinin Haşiyesiyle Birlikte Edisyon Kritiği(2021) Tekin, AhmetAhmet Hilmi Koğî (ö. 1996), Şark medrese geleneğinin önemli simalarından biridir. Koğî, Medrese hayatından sonra imamlık göreviyle birlikte tedrisat faaliyetlerinde bulundu. Aynı zamanda iyi bir hattat da olan Koğî, tarihin tozlu raflarında kalmış onlarca eseri istinsah edip tashih, tahkik ve tahlil etti. Üretken bir âlim olan Koğî, gramer, fıkıh, tefsir, tecvit, münazara, mantık, itikat ve vad‘ gibi temel İslam bilimlerinin farklı ilim dallarında birçok eser kaleme aldı. Koğî’nin Arap diliyle alakalı birçok risalesi bulunmaktadır. Bu risalelerinden biri de er-Risâletu’l-Hilmiyye fi’l-Kavâ‘idi’l-Vad‘iyye adlı çalışmasıdır. İlim dünyasında pek de bilinmeyen bu risâlede Arap dilinde vad‘ ilmiyle alakalı kurallar ele alınmıştır. Koğî, dile getirdiği vad‘ ilmine dair kuralların daha iyi anlaşılması için bu risâlesine bir haşiye kaleme almıştır. Elimizdeki nüsha müellifin kendi el yazısı olup metin üstte haşiye altta olacak şekilde yazılmıştır. Buna ilaveten hem metnin hem de haşiyenin kenarlarında yer yer ta‘likler de mevcuttur. Edisyon kritiğinden ibaret olan bu çalışmayla, Koğî’nin bu veciz çalışmasını ilgililerin istifadesine sunmak ve böylece ilim dünyasına bir katkıda bulunmak gaye edinilmiştir. Bu çerçevede çalışmanın girişinde ana hatlarıyla vad‘ ilmi ele alınmıştır. Ardından özet bir şekilde Koğî’nin hayatı ve eserlerine değinilmiş ve muhteva ve kaynakları açısından risâlenin tahlili yapılarak tahkiki gerçekleştirilmiştir.Article Aksâ Şairi Yûsuf el-‘Azm: İşgal, Zulüm ve Aşkın Şiire İz Düşümü(2024) Akçay, HalilMescid-i Aksâ’lı Kudüs ve merkezinde bulunduğu Filistin, dinî, tarihî, siyasi ve coğrafî yönleriyle dünyanın önemli merkezlerinden biri olmasının yanında, tarihten günümüze belki de kan ve gözyaşına en çok şahitlik eden ülkedir. 1917’den itibaren Filistin toprakları, işgal politikası güden Siyonist Yahudiler tarafından peyderpey işgal edilmiştir. Bu coğrafyada yaşananlar, pek çok şairin şiirine konu olmuştur. Bu şairlerden biri de Ürdün’ün son dönem büyük şairlerinden Yûsuf el-‘Azm’dır. “Aksâ Şairi” lakaplı ‘Azm, şiirlerinde Mescid-i Aksâ’ya olan sevgisini büyük bir heyecanla dile getirmiş, neredeyse Filistin topraklarının her karışını ve burada yaşayan her ferdini şiirlerinde konu edinmiştir. Bu çalışmada Yûsuf el-‘Azm’ın şiirlerinde başta Mescid-i Aksâ ve Gazze olmak üzere Filistin topraklarının ele alış durumu incelenmiştir. Şairin hayatı ve edebî kişiliği ele alındıktan sonra günümüze de ışık tutan bilgi ve duygularla dolu şiirleri tahlil edilmiştir. Bu coğrafyada yaşananların dile getirildiği şiirlerin incelenmesi, duygu sahibi kimselerin vicdanlarına insani ve insaflıca bir dokunuş yapması açısından önemlidir.Article Ali Emîrî’nin Mir’âtü’l-Fevâ’id Adlı Eserinde Osmanlı Dönemi Kürt Şairleri(2024) Arslan, MesutMir’âtü’l-Fevâ’id fî Terâcimi Meşâhîr-i Âmid, Ali Emîrî Efendi’nin gençlik döneminde kaleme aldığı biyografik bir eserdir. Ali Emîrî’nin bu eseri hazırlamaktaki amacı Diyarbekirli âlim ve şairlerin, şehrin ileri gelenlerinin ve Diyarbekir’de görev yapmış devlet adamlarının hayat hikâyelerini yazarak onların unutulmasını engellemektir. Eser hem genel tarih, hem de şehir, kültür ve mimarlık tarihi açısından oldukça zengindir. Bu eser Kürt çalışmaları açısından da önemli bir kaynaktır; çünkü Ali Emîrî bu eserinde Osmanlı döneminde yaşamış üç Kürt şairinden de bahseder. Ali Emîrî, daha eserinin başında Cizre’den ve bu şehrin âlimlerinden bahseder. Cizre, bu dönemde idari olarak Diyarbekir vilayetine bağlı Mardin’in bir kazasıdır. Ali Emîrî, Cizre tarihi hakkında bilgiler verdikten sonra bu şehirle ilintili olarak üç Kürt şairinin hayatı ve eserleri hakkında da kısa bilgiler verir. Bu şairler, eserleri geçtiğimiz yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yeniden basılan Molla Ahmed el-Cezerî (Melayê Cizîrî, ö. 1640), Ahmed-i Hânî (Ehmedê Xanî, ö. 1707?) ve Molla Hüseyin-i Bateyî (Melayê Bateyî, ö.1750?)’dir. Ali Emîrî, hakkında bilgi verdiği bu şairlerin bazı eserlerini bizzat gördüğünü belirtir. Gerçekten de Ali Emîrî’nin milletine hediye ettiği zengin kütüphanesinde Kürtçe yazma eserler de mevcuttur. Çalışmamız esnasında Ali Emîrî’nin verdiği bilgileri kütüphanesindeki elyazmaları ve güncel kaynaklar ile karşılaştırarak ele aldık.Article Alışkan Formasyonlu Modelde Reel Döviz Kuru Dinamiği(2021) Yılmaz, Yusuf ÖmürAmpirik bulgular, reel döviz kurlarının hörgüç şeklinde dinamikler sergilediğini\rgöstermektedir. Fakat modern açık ekonomi modelleri çoğu zaman bu dinamikleri tahmin\redememektedir. Bu çalışmada, alışkanlık sürekliliği parametresi kullanılarak küçük açık\rekonomi modeli geliştirilmiştir. Geliştirilen model, risk paylaşım takozlu eksik bir piyasada\ralternatif para politikası kuralları altında standart para politikası şokuna cevaben reel döviz kuru\rdinamiklerini anlamamıza yardımcı olmuştur. Elde edilen sonuçlar, modele daha yüksek bir\ralışkanlık sürekliliği parametresinin dahil edilmesinin, standart ve ataletli Taylor kuralları\raltında reel döviz kurlarının hörgüç şeklindeki dinamiklerinin tahmin edilmesine yardımcı\rolduğunu göstermektedir. Aynı analizler, portföy uyarlama maliyetli eksik bir piyasada\rtekrarlanmış ve standart Taylor kuralında ilk dönemler hariç önceki analizlere benzer sonuçlar\rbulunmuştur.Article Alman Şarkiyatında Türk Edebiyatının Alımlanışı(2024) Avcı, RemziAlman Şarkiyatında Türk filolojisi hakkında çalışmalar yapılsa da Türk edebiyatı çok ilgi gören bir alan değildi. 1836 yılında Hammer-Purgstall’ın Geschichte der Osmanischen Dichtkunst (Osmanlı Şiirinin Tarihi) adlı altı ciltlik Osmanlı edebiyatı tarihi bir dönüşümü teşkil eder. Bu eser, genel anlamda bir ilgi uyandırsa da Türk Edebiyatına ilgisizlik on yıllarca devam etti. 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın başlarına kadar Alman Şarkiyatında Türk Edebiyatı hakkında Almancaya yapılan çeviriler, tanıtım yazıları, antoloji ve edebiyat tarihi gibi farklı alanlarda birçok çalışma yapıldı. Bu eğilimde II. Wilhelm dönemiyle canlanan Osmanlı-Alman siyasi ilişkilerinin savaş ortaklığına evrilmesinin büyük bir payı vardı. Bu şarkiyatçılardan Hammer-Purgstall’ın (1774-1856) yanı sıra Paul Horn (1863-1908), Georg Jacob (1862-1937) ve Otto Hachtmann, Martin Hartmann (1851-1918) sayılabilir. Burada metinleri incelenen şarkiyatçılar sadece Türk Edebiyatından çeviriler yapmadılar ya da sadece yazarları tanıtmadılar; aksine Türk Edebiyatının tarihsel gelişiminde bahsederken aynı zamanda içerik hakkında konuştular ve mukayeseler yaptılar; yani Türk Edebiyatını tasvir ettiler. Bu makale, Alman Şarkiyatı içerisinde bir Türk Edebiyatı tarihini araştırmaktan ziyade onun bu gelenek içerisinde nasıl alımlandığını ortaya koymayı amaçlamaktadır.Article Amygdalus Communis (badem) Meyvesinden Elde Edilen Özütlerin Bazı İn Vitro Biyolojik Aktivitelerinin, Kimyasal ve Pestisit Kompozisyonlarının Araştırılması(2024) Keskin, Cumali; Aras, İbrahim Oğuz; Baran, Ayşe; Baran, Mehmet Fırat; Yıldız, Songül Çetik; Tarhan, RozerinAmygdalus communis (A. communis) yüksek düzeyde protein ve doymamış yağ asitlerinden oluşur ve bu da onları doğal kaynakların sınırlı olması gereken diyet beslenmesinde faydalı kılar. Bu çalışmada badem meyvesinden elde edilen kloroform ve metanol özütlerinin antioksidan, antikolinesteraz, antimikrobiyal özellikleri, kimyasal bileşen miktarı ile ağır metal kompozisyonu ve pestisit kalıntı miktarları araştırıldı. A. communis meyvesinde en yüksek toplam fenolik bileşen ve flavonoid içeriğin kloroform özütünde olduğu ayrıca kloroform özütünün DPPH radikal söndürme aktivitesinin daha yüksek olduğu belirlendi. A. communis meyve kloroform ve metanol özütlerinin Escherichia coli ve Staphylococcus aureus bakteri suşları ve Candida albicans mayasının üremesi üzerinde standart antibiyotikler ile kıyaslandığında düşük konsantrasyonlarda oldukça güçlü inhibisyona sebep olduğu belirlendi. A. communis meyve metanol ve kloroform özütlerinin kimyasal bileşen içerikleri LCMS/MS kullanılarak belirlendi. Metanol (Me-OH) özütünde ana bileşenlerin sırasıyla sitrik asit, şikorik asit ve 4-Hidroksibenzoik asit kloroform özütünde ise 4-Hidroksibenzoik asit, p-kumarik asit ve klorogenik asit olduğu belirlendi. A. communis meyve numunesi için pestisit kalıntı analizi GC-MS ve LCMS-MS kullanılarak yapıldı. Test edilen numune içeriğinde Deltametrin kalıntısının varlığı belirlendi. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde A. communis meyvesinin zengin biyokimyasal içeriği ve güçlü antibakteriyel, antioksidan ve antikolinesteraz enzim inhibisyon kapasitesi ile biyomedikal ve gıda endüstrilerinde potansiyel uygulamalara sahip olması beklenmelidir.Article Analysis of legionella and Some Chemicals in Water Samples in Mardin Province(Kahramanmaras Sutcu Imam Univ Rektorlugu, 2022) Dundar, Abdurrahman; Yildirim, Idris; Dundar, Nagihan DemirIn this study microbiological and chemical analyzes were carried out on water and swab samples taken from two water wells, a water tank and taps of buildings belonging to a public institution in Mardin Province. In these specimens the presence of Legionella and its serogroups as well as the parameters such as chlorine, nitrate, nitrite concentration, pH level and electrical conductivity were analyzed. While Legionella growth was not observed in 25 water samples, L. pneumophila serogroup 1 was detected in 4 of 25 swab culture samples taken from the same places. The pH values of water samples ranged from 7.53 to 8.02 the lowest pH value was observed in well no 1 as 7.53 while the highest was observed in well no 2 as 8.02. The lowest electrical conductivity value was measured at well 2 as 376.44 mu S cm(-1) and the highest was measured as 446.57 mu S/cm from well 1. As a result of the analyzes made in our research nitrite was not detected in any of the water samples. Whilst the nitrate amount was found to be the lowest with 4.30 ppm in the well, the highest with 10.85 ppm in the well 2. The chlorine values in the well 1 and 2 from which water samples were taken and the main tank were measured as 2.21, 2.05 and 2.43 ppm respectively. These values were found to be in the range of 1.68-1.73 ppm in the samples taken from the building taps.Article An Analysis the Environmental Pollution Emitted by Aircraft Engines at the Ercan International Airport(2024) Cizrelioğulları, Mehmet Necati; Günay, Tuğrul; Imanov, Tapdig Veyran OğluAirports are strategically important objects for each country, although the place of significant pollution, emitted by aircrafts, thus impacting air quality in nearby residential areas. The environmental challenges at Ercan airport are becoming more serious because of expansion of the airport, increasing scheduled flight and continued growth of passenger flow. Since 2019 passenger turnaround has reached 4 million, while the growth expected in the following years, by the opening of a new airport terminal. The present analysis estimates the level of emission from aircraft engines for chosen environmental parameters accounted for by utilization of three operation modes such as; taxi, landing and take-off cycles. In the period of aircraft parking, emitted pollutants are considered depending on operation hours of the APU. The data collection is based on last 6-month flight information with daily landing cycles. Application the ICAO Engine Exhaust Emission fixed data set methodology, allows for assessment of emission species such as CO₂, HC, NOx, CO, and SO₂ using estimation of fuel consumption level, burned out from different engine models adding applicable coefficients.Review Anatolian Medicinal Plants as Potential Antiviral Agents: Bridging Traditional Knowledge and Modern Science in the Fight Against Covid-19 and Related Viral Infections(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2024) Tilkat, Engin; Jahan, Israt; Hoser, Ayse; Kaplan, Alevcan; Ozdemir, Oguzhan; Onay, AhmetThe severe acute respiratory syndrome coronavirus 2 (SARS-CoV-2) was the cause of the coronavirus 2019 (COVID-19), commonly known as the coronavirus pandemic. Since December 2020, COVID-19 vaccines have been extensively administered in numerous countries. In addition to new antiviral medications, the treatment regimen encompasses symptom management. Despite sustained research efforts, the outbreak remains uncontrolled, with affected patients still lacking proper treatment. This review is a valuable asset for researchers and practitioners aiming to delve into the yet unexplored potential of Anatolian flora in the fight against COVID-19 and other viral infections. Numerous medicinal plants in Anatolia, such as thyme, sage, cannabis, oregano, licorice root, and Origanum sp., contain bioactive compounds with proven antiviral properties that have been used in the region for centuries. The rich legacy of traditional Anatolian medicine (TAM), has significantly influenced modern medicine; thus, the profusion of medicinal plants native to Anatolia holds promise for antiviral drug development, making this review essential for researchers and practitioners.