Mardin Meslek Yüksekokulu
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/28
Browse
Browsing Mardin Meslek Yüksekokulu by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 91
- Results Per Page
- Sort Options
Article 7e Öğrenme Modeline Göre Düzenlenen Uygulamalı Photoshop Eğitimi Konusunda Katılımcı Görüşlerinin Değerlendirilmesi (Mardin Artuklu Üniversitesi Örneği)(Uluslararası Eğitim Bilimleri Dergisi - The Journal of International Education Science, 2023) İnan, Cemil; Tekdamar, Durmuş Ali; İnan, CemilÖz: Bilgisayar teknolojisinin hızlı gelişimiyle birlikte, iki ve üç boyutlu bilgisayar destekli tasarım yazılımları da gelişmeye ve ilgi çekmeye devam etmektedir. Günümüzde halen gelişmekte olan bu programlar, eğitim alanı da dahil olmak üzere çeşitli meslek disiplinlerinde sürekli olarak kullanılmaktadır. İki boyutlu bilgisayar destekli tasarım programlarından biri olan Photoshop, tasarımları görselleştirmeye, fotoğraf üzerinde çeşitli düzenle-meler yapmaya ve efektler uygulamaya imkân sağlayan bir yazılım programıdır. Diğer yandan, bireylerin eğitim ve mesleki hayatları boyunca gereksinmelerini karşılamaya yardımcı en önemli uygulamalardan biridir. Düzenlenen Photoshop Eğitimi’nin öğrenciler üzerindeki mesleki etkisini ve katkısını ölçmekte ve 7E Öğrenme modeline göre değerlendirmektedir. Üniversite öğrencilerine düzenlenen eğitim sonunda; 7E öğrenme modelinin yedi aşamasının gerçekleştiği ve kalıcı öğrenmenin sağlandığı, eğitimin kapsamı ve önemi bakımından bir farkındalık yaratığı söylenebilir. Eğitimin başarılı etkilerinin olacağı, derslerinde ve iş hayatında etkili bir yetenek kazandıkları, bir ihtiyacı giderdiği, bu gelişme teknoloji destekli eğiti-me büyük katkı sağlayabileceği, öğrencilerin eğitim ve öğretime isteklendirilmesi açısından önemli olduğu düşünülmektedir.Conference Object Abnormal Heart Sound Detection Using Ensemble Classifiers(IEEE, 2018) Zan, Hasan; Yıldız, Abdulnasır; Zan, HasanPhonocardiogram is used for ambulatory diagnostic to assess health status of heart and detect cardiovascular disease. The goal of this study is to develop automatic classification method of PCG recordings collected from different databases and recorded in a different way. For this purpose, after various time and frequency domain features are extracted from PCG recordings obtained from two databases, recordings are subjected to pre-classification in order determine which database they are obtained from. Before final classification, various time, frequency and time-frequency domain features of classified recordings are extracted. These features are fed into four different classification ensembles trained with training dataset. With final decision rule, proposed algorithm achieved an accuracy of 98.9%, a sensitivity of 93.75% and a specify of 99.5%.Conference Object Aktif Güç Filtresi ile Harmoniklerin Dengesiz Yükte Eliminasyonu(2018) Adak, SüleymanBu çalışmada, non-lineer ve dengesiz yükün bulunduğu güç sisteminde aktif filtre kullanılarak harmonik distorsiyonun değeri düşürülmüştür. Pasif harmonik filtrelerin aksine, modern aktif harmonik filtreler, güç faktörü düzeltme, gerilim regülasyonunu saglama, yükün dengelenmesi, harmonikleri filtrelenmesi, gerilimdeki flikerin azalmasını önleme, reaktif güç kontrolü gibi bir çok fonksiyona sahiptirler. Önerilen güç sistemi, üç fazlı gerilim kaynağı, tam dalgalı kontrolsüz redresör, aktif filtre ve R-L endüktif yükünden oluşmaktadır. Tam dalga kontrolsüz doğrultucu 3., 5., 7., 11., 13., 15., 17., 19., vb. harmonik bileşenleri üretir. Tam dalgalı kontrolsüz doğrultucu giriş akımının toplam harmonik bozulmasını (THDI) azaltmak için aktif filtre kullanıldı. Güç sistemi Matlab/Simulink programı kullanılarak modellendi. Simülasyon sonuçları hem harmoniklerin elimine edildiğini hem de THD’ninde azaltıldığını göstermiştir. Güç sisteminde THDI değeri % 44.61 olarak ölçüldü.Filtreleme kullanıldıktan sonar bu değer % 4.491 olarak ölçüldü. Güç sisteminde aktif filtre kullanılması sonucunda THDI degerinde % 41.119 oranında azalma sağlandı.Conference Object Alt Piksel Metodu İle Çözünürlüğü Geliştirilmiş Tıbbi Görüntülerde Performans Analizi(ICONSAD'23, 2023) Çınar, Ahmet; Ağalday, FatihGörüntü işleme dünyasında düşük çözünürlüklü bir görüntünün veya videonun yüksek çözünürlüklü olarak yeniden iyileştirilmesi araştırmacıların oldukça ilgisini çekmektedir. Süper çözünürlük olarak adlandırılan bu işlemler tıbbi görüntüleme, uydu görüntüleme ve yüz tanıma gibi birçok alanda doğrudan uygulama alanı bulmaktadır. Süper çözünürlük sorunu genel olarak yüksek çözünürlük verilerinin düşük geçişli filtrelenmiş, alt örneklenmiş ve gürültülü bir versiyonu olarak kabul edilir. Görüntü işlemede kullanılan bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme gibi teknikler hastalıkların teşhis edilmesinde uzun süredir kullanılmaktadır. Uzman hekimlerin tıbbı görüntülerin doğru ve erken teşhisinde kullanılmak üzere makine öğrenmesi yöntemlerinden de yararlanılmaktadır. Bu yöntemler sayesinde aynı tıbbı görüntüde çakışan uzman görüşlerinin doğru karar vermesine katkıda bulunmak üzere mevcut tıbbı görüntülerin çözünürlüklerini arttırmaya yönelik bir çalışma sunulmuştur. Bu çalışmada tıbbı görüntü formatı dicom dosyalarının jpg gibi bilinen görüntü formatlarına dönüştürülerek algılanması zor olan tümörleri teşhis etmek için medikal görüntülere alt piksel yöntemi uygulanarak görüntünün çözünürlüğü arttırılmış ve görüntülerin benzerlik analizi yapılmıştır. Alt piksel evrişimli ağ modelinde görüntülerin r yükseltme faktörü kadar görüntü büyütmek için model r x r oranında özellik haritasına ihtiyaç duymaktadır. Bu çalışmada görüntünün kalitesini ve benzerliği değerlendirmek için yaygın olarak kullanılan PSNR Tepe Sinyal Gürültü Oranı yönteminden faydalanılmıştır. Alt piksel evrişimli sinir ağı ile çözünürlüğü arttırılan görüntülerin PSNR yöntemi ile benzerlikleri değerlendirilmiştir. Sonuç olarak bu çalışmada beyin tümörlerinden oluşan medikal görüntülerin çözünürlüğü arttırılmış ve yöntemin sonuçları tartışılmıştır. Çalışmanın sonunda medikal görüntüler üzerinde yapılacak araştırma ile ilgili bilgiler sunulmuştur.Article Amasra Kalesi ve Surlu Yerleşim Dokusunda Kentsel Kültürel Ve Arkeolojik Mirasın Sürdürülebilir Gelişimi(Bartın Üniversitesi, 2018) Cengiz, Bülent; Tekdamar, Durmuş Ali; Seçkin, GamzeAraştırma alanı olarak Amasra Kalesi ve surlu yerleşim dokusundaki Kaleiçi ve Boztepe Mahallesi seçilmiştir. Amasra kenti hem tarihi hem de kültürel açıdan oldukça zengin değerlere sahip olması nedeni ile kent planlamasında bu değerlerin ön plana çıkarılması ve korumaya yönelik planlama kararlarının alınması önem arz etmektedir. Araştırma alanına özgü mekânsal analizler yapılarak güncel durum ortaya konulmuştur. Literatür taraması, araştırma alanında sörvey çalışması, kentsel mekânsal analizler ve doğal, sosyo-kültürel ve ekonomik yapıya ilişkin SWOT analizi araştırmanın yöntemini oluşturmaktadır. Çalışmada kale ve surların tahrip olması, kaçak yapılaşmalar, silueti bozan yapılaşmalar vb. sorunların kentsel kültürel mirasın korunması ve sürdürülebildiğinin sağlanmasını olumsuz yönde etkilediği saptanmıştır. Sonuçta, Amasra Kalesi ve surlu yerleşim alanının kent için önemli bir “landmark” özelliği taşıdığı ve “kentsel kültürel miras alanı” olarak sürdürülebilirliğinin önem taşıdığı vurgulanarak, araştırma alanına yönelik kentsel kültürel mirasın sürdürülebilirliği bağlamında gelişim hedefleri üretilmiştir.Conference Object Amasra Kenti Horhor Deresi Kültürel Peyzaj Koridoru Rehberi(Güven Plus Grup Yayınları, 2018) Cengiz, Bülent; Tekdamar, Durmuş AliKültürel peyzaj, doğal çevre ve insanoğlu arasındaki etkileşim çeşitliliğini kapsamaktadır. Genellikle sürdürülebilir arazi kullanım spesifik tekniklerini, yerleştikleri doğal ortamın özelliklerini ve sınırlarını göz önünde bulundurarak doğaya özgü ruhu yansıtmaktadır. Kültürel peyzajların korunması sürdürülebilir arazi kullanımının modern tekniklerine katkıda bulunarak peyzajdaki doğal değerleri koruyabilir ya da geliştirebilir. Geleneksel arazi kullanım biçimlerinin devam eden varlığı dünyanın birçok bölgesinde biyolojik çeşitliliği destekler niteliktedir (UNESCO, 2008; Cengiz vd., 2018: 2). Kültürel peyzaj binlerce hektarlık bir alanı kaplayan büyüklükte olabileceği gibi, bir kent çok küçük bir alanı da kapsayabilir. Tarihi yapılar veya alanlar ülkelerin tarihini, kökenini ve geçirdiği değişimi gösteren en önemli ögelerdir. Kültürel peyzaj alanları insan çevre etkileşiminde yaşanan değişimlerin sergilendiği alanlardır. 2003 tarihinde ülkemizde yürürlüğe giren Avrupa Peyzaj Sözleşmesi Avrupa’nın doğal ve kültürel peyzajının bir bütün olarak korunması, yönetilmesi ve planlanması konusunda bir çerçeve sözleşmesi ile garanti altına alınmasını hedeflemektedir. Ayrıca, UNESCO listesinde, tarihi ve kültürel peyzaj özellikleri ile kültürel miras niteliğinde ön plana çıkan birçok kent bulunmaktadır. Bu bağlamda araştırma alanı olarak seçilen antik kıyı kenti özelliği taşıyan Bartın iline bağlı Amasra, doğal ve kültürel peyzaj değerleri ile bölgesel açıdan önemli bir yerleşim alanıdır. Aynı zamanda Amasra 2013 tarihi itibariyle UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer almaktadır. Amasra kentinin doğal ve kültürel peyzaj özellikleri analiz edildiğinde Küçük Liman’a dökülen antik dönemin izlerini günümüze yansıtan 1000 metre uzunluğundaki Horhor Deresi koridoru sahip olduğu peyzaj potansiyeli nedeniyle araştırma alanı olarak seçilmiştir. Bu çalışmada, “Horhor Deresi Kültürel Peyzaj Koridoru”na ilişkin mekânsal analizler yapılmıştır. Bu koridorun genel peyzaj tipleri tescilli yapılar, akarsu peyzajı, kentsel peyzaj, kıyı peyzajı ve arkeolojik peyzaj olarak sıralanmaktadır. Uzman değerlendirmesi doğrultusunda koridorun algısı, tercihi ile koridorlara ilişkin sorun ve öneriler saptanmıştır. Sonuçta, Amasra’da tarihi ve arkeolojik mirasın sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak Horhor Deresi Kültürel Peyzaj Koridoru Rehberi ve Yönetim Planı ortaya konulmuştur.Master Thesis Ankara çevresinde yetiştirilen yeşil yapraklı sebzelerin Listeria monocytogenes içeriklerinin moleküler teknikler kullanılarak belirlenmesi(2008) Cengiz, Canan; Aytaç, S AykutListeria monocytogenes, doğada yaygın bulunan ve listeriozis hastalığına neden olan gıda kaynaklı bir patojendir. Enfeksiyonlarının önemli bir bölümü de kirlilik unsuru yüksek sular ile sulanan sebzelerin çiğ olarak tüketilmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda, mikroorganizmaların gıdalardan izolasyonunun kolaylaştırılması ve bu izolatların moleküler olarak tanımlanması amacı ile özgün teknikler uygulanmaktadır. Mikroorganizmaların karışık bir gıda ortamından immünomanyetik partiküller ile yakalanması ve yoğunlaştırılmasında kullanılan immünomanyetik ayırma (İMA) ve araştırılan mikroorganizmaya özgü gen bölgesinin enzimatik olarak çoğaltılması ile izolatların moleküler olarak tanımlanmasının sağlandığı polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) yöntemlerinin, günümüzde yaygın olarak kullanıldığı bilinmektedir. Bu projede Ankara ve çevresinden toplanan 164 yeşil yapraklı sebze örneğinde L. monocytogenes’in varlığı araştırılmıştır. Bu amaçla şüpheli L. monocytogenes izolatları İMA yöntemi ile gıda ortamından yakalanarak yoğunlaştırılmış, DNA izolasyonlarının yapılmasının ardından, patojene özgü 250 baz çifti (bç) uzunluğundaki hedef gen bölgesi inlA-ileri ve inlA-geri özgün primer çifti kullanılarak PZR yöntemi ile çoğaltılmış ve böylelikle bu izolatların tanımlanması yapılmıştır. Sonuç olarak, bu gen bölgesine ait bandlar incelendiğinde, 164 adet yeşil yapraklı sebze örneğinin 14 adedinde L. monocytogenes’e özgü patojeniteden sorumlu gen bölgesi gözlenmiş ve patojeninin varlığı moleküler olarak tesbit edilmiştirArticle Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) Harcamalarının Karlılık ve Satışlar Üzerine Etkisi(Manas Journal of Social Studies, 2021) Oral, Tolga; Polat, ErhanAr-Ge, yeni uygulamalar tasarlamak amacıyla yapılan çalışmaların toplamı olarak ifade edilmektedir. Şirketlerin rekabet üstünlüğü ve sürdürülebilirliği açısından yeni uygulamalar geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle şirketlerin Ar-Ge harcamalarına ayırdıkları bütçe her geçen gün artış eğilimindedir. Bu çalışmanın amacı, Ar-Ge harcamalarının satışlar, net kar ve brüt kar üzerindeki etkisini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda BİST 30 endeksinde yer alan 14 şirketin 2009-2019 yılları arasındaki Ar-Ge harcamalarının net kar, brüt kar ve satışlara etkisi statik panel veri analizleri aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda Ar-Ge harcamalarının net kar, brüt kar ve satışları pozitif yönde ve anlamlı şekilde etkilediği belirlenmiştir.Book Part Artuklu Mimarisinde Aydınlatma(ARTUKLULAR, 2008) Adak, SüleymanBu bildiride, Mardin’deki tarihi Artuklu binalarının aydınlatılması üzerinde çalışılmıştır. Genel olarak tarihi Mardin evlerinin yapısı misafir odası, oturma odası, hol ve mutfaktan oluşur. Bu binaların aydınlatılması çok önemlidir. Bu binaların aydınlatılmasında renkli geleneksel armatürler kullanılmalıdır. Armatürlerin ışık rengi duvar rengine uygun olup san rengin tonlarını içermelidir. Artuklu binalarındaki aydınlatma nostaljik duygulara hitap etmelidir.Conference Object ASENKRON MOTORLARIN KONTROLÜNDE PLC KULLANIMI(UBAK, 2018) Cangi Hasan; Uncu Abdurrahman; Adak, SüleymanProgramlanabilir denetleyiciler (PLC) asenkron motorların kontrolünde, tarlaların sulanmasından ve robotların kontrolüne yoğun bir şekilde kullanılırlar. Bunlara ek olarak otomatik kontrol sistemlerinde, orta ve ağır sanayide, ısı kontrol sistemlerinde, tıp sistemlerinde ve güvenlik alanlarında kullanılırlar. PLC’ler programlanabilme ve simülasyon yapabilme özelliklerine de sahiptirler. Kontrol süreci PLC’lerde yazılım programı ile gerçekleştirildiği için hatalı çalışma riskleri çok azdır. Mikroişlemcilerde ulaşılan hızlı gelişmeler sonucu PLC’lerin endüstride kullanılması gün be gün artmaktadır. Endüstride uygulamalarda PLC cihazları ile yapılan endüstriyel otomasyon uygulamaları, röleli sistemlere nazaran daha verimlidir. Mikro PLC’ler endüstriyel otomasyon sistemlerinin kontrolü gerçekleştirmeye uygun yapıda giriş - çıkış birimleri ve iletişim arabirimleri vardır. Günümüzde gelişen iletişim teknolojisi sayesinde artık PLC ile üretim süreci farklı yerlerden izlenip denetlenebilir. PLC’ler anahtarlamalı elemanlar ve sensörlerden aldıkları bilgiyi yazılım programına göre işleyen ve sonuçlarını çıkıştaki sistemlere aktaran mikrobilgisayarlardır. Yazılım PLC’ lere bilgisayar üzerinden aktarılabilir. PLC'ye program yazabilmek için birkaç farklı dil bulunmaktadır. Bunların en yaygın olanları; Ladder Diyagramı (LD), Fonksiyon Blok Diyagramı (FBD) ve Sıtetment Listesi (STL).Conference Object ASENKRON MOTORLARIN PLC KONTROLLÜ DİNAMİK FRENLENMESİ(ISADET, 2019) Adak, Süleyman; Cangi Hasan; Yılmaz Ahmet SedarProgramlanabilir bir mantık denetleyicisi (PLC), makineleri ve süreçleri kontrol etmek için, sıralama, zamanlama, sayma ve aritmetik gibi işlevleri yerine getiren bir mikroişlemci tabanlı denetleyicidir. PLC ayrıca fabrikalardaki üretim bölümlerinde veya makinelerin kontrolü gibi işlemlerin denetiminde kullanılan otomasyon cihazıdır. Normal bilgisayarların aksine PLC' nin birçok giriş ve çıkışı (I/O) vardır. PLC avantajları elektriksel gürültülere, sıcaklık farklarına ve mekanik darbelere karşı dayanıklı tasarlanırlar. Bu denetleyici sistem, giriş bilgilerini büyük hızlarda tarayarak bunu çıkışa aktarırlar. Sistem bu bilgilere göre çalışır. PLC,ler kısa sürede daha çok ve kaliteli ürün üretme ve çok düşük hata oranlarında üretim yapma gibi özelliklere sahiptir.Bu çalışmada, PLC kontrollü Asenkron motorun frenlenmesi incelendi.Asenkron motorun frenlenmesi S7-200 PLC’ sinin kontrolü ile gerçekleştirildi.Article Aşırı Turizm Sorunsalı: Kapadokya Bölgesi’ne Yönelik Bir Çalışma(Journal of Tourism and Gastronomy Studies, 2020) Eren, Duygu; Bozkurt, İremBu çalışmada, dünya turizminde önemli bir sorun olarak görülen aşırı turizm/overtourismolayına yönelik ikincil veri kaynakları ışığında bir alanyazın araştırması yapılmıştır. Yapılan alanyazın araştırması kapsamında aşırı turizm kavramı açıklanmış, aşırı turizmin ortaya çıkmasına neden olan durumlar ele alınmış ve aşırı turizme maruz kalan destinasyonlar incelenmiştir. Çalışmada Türkiye için önemli bir turizm çekim merkezi olan ve 2019 yılında dört milyona yakın turisti ağırlayan Kapadokya Bölgesi’nin (nevsehir.ktb.gov) mevcut turistik durumu ortaya konularak olası bir turist yoğunluğunda önlemlerin nasıl alındığı ve/veya hangi önlemlerin alınması gerektiği amaçlanmıştır. Bu doğrultuda nitel veri toplama tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında 14 kişi ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeciler turizm sektöründe ve bölgede uzun yıllar var olan deneyim ve bilgi sahibi sektör temsilcileri ile Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde görev akademisyenlerden oluşmaktadır. Görüşme sonucunda elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Çalışma sonucunda bölgede belirli dönemlerde turist yoğunluğunun yaşandığı ve bu yoğun dönemlerde bölge kaynaklarının daha sürdürülebilir olması adına herhangi bir önlem alınmadığı ve bu durumun bu şekilde devam etmesi durumunda bölgenin cazibesini kaybedeceği sonuçlarına varılmıştır.Conference Object Balina Optimizasyon Algoritması Kullanılarak Türkiye’nin Uzun Vadeli Enerji Tüketimi Tahmini(IEEE Xplore, 2021) Babaoğlu, Merve; Haznedar, BülentEnerji, ülkelerin sürdürülebilir kalkınmaları için en önemli konu başlıklarından biridir. Kullanılan enerjinin tükenebilir olması, birçok enerji kaynağını ithal ediyor olması ve çevresel faktörlerden dolayı Türkiye için gelecekte enerji ihtiyacının ne kadar olabileceğinin tahmin edilebilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada Türkiye’nin 2040 yılına kadarki enerji tüketim tahminini yapabilmek adına, sezgisel algoritmalardan balina optimizasyon algoritması (BOA) tercih edilmiştir. Balina optimizasyon algoritmasının performansını belirleyebilmek için elde edilen veriler, genetik algoritma (GA) sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Tüm modeller doğrusal olarak düzenlenip sonuç alınmıştır. Enerji talebini etkileyen gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH), nüfus, ithalat ve ihracat gibi bağımsız değişkenlerin 1990-2019 yılları arasındaki verileri kullanılmıştır. Sonuçların doğruluğunu hesaplayabilmek için geçmiş 30 yılın modellenmesi sağlanmıştır. En uygun model elde edildikten sonra gelecek 20 yıl için 4 farklı senaryoya göre tahminler yapılmıştır.Conference Object Bir Fazlı Tam Dalga Kontrollü Doğrultucu Giriş Akımı Harmonik Analizi.(SET Technology, 2018) Adak, SüleymanÖzet-Güç sisteminde akım ve gerilimin dalga formunun sinüsoidal formda olması gerekir. Fakat bu her zaman mümkün olmaz. Non-sinüsoidal gerilim veya elemanlar güç sisteminde harmoniklerin oluşmasına sebeb olur. Harmonikler güç sisteminde, ek ısıl kayıplara, rezonans olaylarına, ölçme hatalarına vb. problemlere sebep olurlar. Aynı zamanda enerji kalitesini olumsuz yönde etkilerler. Toplam harmonik distorsiyonu (THD) bize güç sistemindeki harmonik kirlilik hakkında bilgi verir. THD değerinin standartlarca verilen limit değerleri aşmaması gerekir. Bu makalede bir fazlı tam dalga kontrollü doğrultucu giriş akımı harmonik analizi yapılmıştır. Devrede dört adet tiristör, bir adet diyot ,R-L yükü ve iki adet darbe generetörü kullanılmıştır. Giriş akımına ait THD simulink devreden % 33.24 olarak ölçülmüştür. Güç devresi Matlab/Simulik yazılım programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Analitik sonuç ile simulink sonucunun benzer olduğu gözlenmiştir.Conference Object BİR FAZLI TAM DALGA KONTROLSÜZ DOĞRULTUCUNUN HARMONİK ANALİZİ(ISPEC, 2021) Adak, SüleymanElektrik tesislerinde harmonik bileşenler güç elektroniği ekipmanları ile doğrusal olmayan yüklerin kullanılmasından sonra oldukça artılar. Güç elektroniği tabanlı devre elemanlarından (diyot, transiztor, tiristor, mosfet, IGBT) ile yapılan çihazlar, Demir çekirdekli bobinler, nonlineer elemanlarına örnek olarak verilebilirler. Harmonik bileşenlerin güç sisteminde artmasın ile, sistemin toplam harmonik distorsiyonu (THD) de yükselir. Elektrik şebekelerinde kaliteyi belirleyen kriterler akım ile gerilimin sinüzoidal formda olması ve güç katsayısının bire yakın olmasıdır. Bu çalışmada, sinüzoidal bir kaynak ile non-lineer yükün analiz ve simulasyonu gerçekleştirilmiştir. Güç sistemlerinde harmonik bileşenlerin azaltılması ve güç faktörünün iyileştirilmesi amacı ile pasif filtreler kullanılmaktadır. Önerilen elektriksel güç sistemi, sinüzoidal gerilim kaynağı, tek fazlı güç trafosu, bir fazlı tam dalga kontrolsüz bir doğrultucu ve R-L endüktif yükünden oluşmaktadır. Güç sisteminin modellenmesi ve analizi Matlab/Simulink programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Güç sisteminde harmonik bileşenler ekonomik ve teknik sorunlar oluştururlar. Ekonomik sorunlar, harmonik bileşenlerin elektrik şebekesinde ek kayıplar meydana getirmesidir. Teknik problemler tesis çalışmasının negatif yönde etkilenmesi ve yüke aktarılan enerji kalitesinin düşmesidir.Book Part BİR FAZLI TRANSFORMATÖRÜN MODELLENMESİ VE ANALİZ(Platanus, 2023) Adak, SüleymanElektromanyetik endüksiyon prensiplerine göre akımı veya gerilimi frekansı değiştirmeden yükselten veya düşüren hareketli parçası bulunmayan elektrik makinelerine transformatör denir. Elektrik enerjisi üretildiği yerden çok uzak tüketim bölgelerine kolayca taşınabilmesidir. Bu taşımanın ekonomik ve az kayıplı olması için gerilimin yüksek, akımın değerinin ise düşük olması gerekir. Gerilimi değerini yükseltmek için transformatörleri kullanılır.Article Buluş Yöntemi İle Öğretimin Üslü Sayılar Konusunu Öğrenme Düzeyine Ve Erişiye Etkileri(Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2003) DİNÇ, Yavuz; BİLGİN, Tunay…Article Classification and analysis of epileptic EEG recordings using convolutional neural network and class activation mapping(Biomedical Signal Processing and Control, 2021) Zan, Hasan; Yıldız, Abdulnasir; Said, Sherif; Zan, HasanElectrical bio-signals have the potential to be used in different applications due to their hidden nature and their ability to facilitate liveness detection. This paper investigates the feasibility of using the Convolutional Neural Network (CNN) to classify and analyze electroencephalogram (EEG) data with their time-frequency representations and class activation mapping (CAM) to detect epilepsy disease. Several types of pre-trained CNNs are employed for a multi-class classification task (AlexNet, GoogLeNet, ResNet-18, and ResNet-50) and their results are compared. Also, a novel convolutional neural network architecture comprised of two horizontally concatenated GoogLeNets is proposed with two inputs scalograms and spectrogram of the eplictic EEG signal. Four segment lengths (4097, 2048, 1024, and 512 sampling points) with three time-frequency representations (short-time Fourier, Wavelet, and Hilbert-Huang transform) are statistically evaluated. The dataset used in this research is collected at the University of Bonn. The dataset is reorganized as normal, interictal, and ictal. The maximum achieved accuracies for 4097, 2048, 1024, and 512 sampling points are 100 %, 100 %, 100 %, and 99.5 % respectively. The CAM method is used to analyze discriminative regions of time-frequency representations of EEG segments and networks' decisions. This method showed CNN models used different time and frequency regions of input images for each class with correct and incorrect predictions.Book Part DEĞİŞKEN FREKANSLI SÜRÜCÜ SİSTEMİ KULLANARAK ÜÇ FAZLI ASENKKRON HIZ KONTROLÜ VE HARMONİK ANALİZİ(Eğitim yayınları, 2022) Adak, SüleymanAsenkron motorların yapılarının basit olması, alternetif gerilimde çalışmaları, arıza yapmamaları ve ucuz olmalarından dolayı endüstride yoğun bir şekilde kullanım alanı bulmaktadırlar. Asenkron makinalarda rotor hızı döner manyetik alan hızından küçüktür. Bu motorların hızının senkron hıza yaklaşması ancak boşta çalışmada mümkündür. Motor milindeki sürtünmeden dolayı boşta çalışmada bile rotor hızı senkron hızdan devamlı düşüktür.Article Derin Öğrenme Mimarilerini Kullanarak Katarakt Tespiti(Avrupa Bilim ve Teknoloji Dergisi, 2021) Ağalday, Fatih; Çınar, Ahmetİnsanın yaşam kalitesini olumsuz olarak etkileyen görme kayıplarını daha erken bir dönemde teşhis etmek önemlidir. İnsan yaşının ilerlemesi ile birlikte görme bozuklukları ve bazen tamamen görme kaybına neden olmaktadır. Gözün anatomik yapısında bulunan anormallikler göz hastalıklarının erken dönemlerinde göz yapısına ait görsellerle de tespit edilebilmektedir. Katarat dünyada milyonlarca insanı etkileyen görme bozukluğunun en önemli nedenidir. Otomatik tanı sistemleri ile sağlık hizmeti kullanımı hafifleyerek uzmanlara yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu makalede renkli fundus görüntüler kullanılarak katarat hastalığına otomatik tanı sistemi ele alınmıştır. Katarat hastalığının otomatik tanımlanması için evrişimli sinir ağı (CNN) ve derin artık ağ (DRN) kullanılarak sınıflandırma yöntemi kullanılmıştır. Veri seti 5000 hastanın sağ ve sol gözlerine ait renkli fundus fotoğrafları ve doktorların her bir hastanın sağ ve sol gözüne konulmuş teşhisler için anahtar kelimler ile yapılandırılmış bir veri tabanıdır. Bu veri seti gerçek yaşamda hasta gruplarını temsil etmektedir. Çinli bir şirket olan Shanggong Medical Technology Co., Ltd. Şirketi tarafından farklı hastane ve tıp merkezlerinden elde edilen veriler toplanmıştır. Veri setinde hastalar 8 farklı etikete sınıflandırma yapılmıştır. Renkli fundus görüntüler sayesinde farklı evrelere ait katarat semptomlarına ait özellikler bulunmaktadır. Önerilen otomatik tanı sistemi güncel sınıflandırma sistemlerine oranla daha başarılı olduğu görülmektedir. DRN yönteminin CNN yöntemine göre doğruluk oranına göre daha yüksektir. CNN modelinde doğruluk oranı %89 civarında iken DRN modelinde doğruluk oranı %95 olduğu görülmektedir.