Enstitüler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/10
Browse
Browsing Enstitüler by Publication Index "TR-Dizin"
Now showing 1 - 20 of 34
- Results Per Page
- Sort Options
Article Ahmed Tebrizî’nin Şehinşahnamesi’nde İlhanlıların Mardin Kuşatması, Melik Said ve Melik Muzafferüddin İle Olan Münasebetleri(Mukaddime Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 2019) Ceylan, EralTarihte, Mardin ve civarının Moğollar tarafından ele geçirilmesine dair çeşitli kaynaklardan elimize ulaşmış muhtelif bilgiler mevcuttur. Bu kaynaklardan birisi de 14. yüzyılda Ahmed Tebrizî tarafından Farsça yazılmış 1800 beyitlik Şehinşahname, diğer adıyla Cengiznameadlı manzum eserdir. Eserde, İlhanlılar döneminin 1337 yılına kadar yaşanan önemli olaylar anlatılır. Eserde Mardin ve Nusaybin bölgesinin Moğol/İlhanlı saldırıları da ayrıntılı şekilde tasvir edilmiştir. Özellikle Mardin Artuklu Sultanı Melik Said ve oğlu Muzafferüddin döneminde Hülagu ile yaşananlar, savaşlar ve antlaşmalar ile İlhanlılarla olan ilişkiler eserde detaylı olarak sunulmuştur. Bu çalışmada; eserin tanıtımı, İlhanlılarla Mardin Artuklu Melikleri arasında yaşanmış savaşlar, kuşatma ve antlaşmalar,Mardin Kalesi’nin İlhanlılar tarafından ele geçirilişi ele alınıp değerlendirilecek ve ayrıca konu ile ilgili Farsça beyitler tercüme edilerek aktarılacaktır.Article Altın Nanopartiküllerin Yeşil Sentezi, Karakterizasyonu ve Biyouyumlu Yapılarının Biyomedikal Uygulamalarda (antibakteriyel, Antifungal ve Antikanser) Değerlendirilmesi(Kahramanmaras Sutcu Imam Univ Rektorlugu, 2023) Baran, Ayse; Keskin, CumaliGold nanoparticles (AuNPs) stand out due to their low toxicity and high compatibility, and the large and modifiable surface areas they provide. In this study, the leaves of Celtis tournefortii Lam. (CT) were used for the green synthesis of gold nanoparticles (AuNPs) first time. The size, shape, surface charge, and functionality of the synthesized AuNPs are described in detail. The suggested mechanisms of action on the tested target cells are highlighted. The biological activities (antibacterial, antifungal, and anticancer) of "green" AuNPs and their further biomedical application possibilities are also discussed. Synthesized AuNPs displayed a spherical appearance, surface plasmon resonance band at 553.67 nm wavelength, and surface charge of -16.53 mV. Particle morphology, size, and surface charge were observed to be affected by the leaf extract used in the reduction reaction. FTIR and TGA-DTA data revealed that functional groups from the CT extract participate in the synthesis and stabilization of AuNPs. AuNPs showed antibacterial and antifungal effects on all the strains and yeast tested by microdilution method (MIC). AuNPs showed dose-dependent cytotoxic activity on cancerous cell lines (SKOV-3, CaCo2, and U118). The obtained results highlight a potentially low-cost green synthesis method using CT leaf extract to synthesize AuNPs showing important biological properties.Article BATI METAFİZİĞİNİN TEMEL SORUSU VE HEIDEGGER(2016) Keskin, MesutElinizdeki makale, Batı metafiziğinin temel sorusuna Heidegger'in yeni bir okuma ve çeviri anlayışıyla cevap denemesini serimler. Bu serimleme, Heidegger öncesi ve sonrası metafiziksel yaklaşımların temel soruyu nasıl ele aldıklarını şart koşar. Buna göre metafiziğin temel sorusunun bilhassa Leibniz ve Schelling'teki önemi vurgulanıp Heidegger yaklaşımının evveliyatı tasvir edilir. Bu tasvirin ışığında Heidegger'in getirdiği yenilikler, tartışmalar ve yeni sorunlar sunulur. Temel soru Heidegger'in bu sorunun tarihindeki merkezi konumuyla her hakiki felsefi soru gibi bitmez ve çağdaş felsefe ya da bilimlerde, metafizik dışı ve analitik bir biçimde işlenmiştir. Nihayet, metafiziğin temel sorusunun cevapsız güncelliğini, efsuni muammasını, çözülmez önemini ve faydasız zorunluluğunu göstermek bu makalenin en dipte yatan görevidir.Article BİR HÂFIZ DÎVÂNI ŞERHLERİ DERLEMESİ: ZÂHİD BİN MUHAMMED VE ESERİ(2019) Şahin, Esma; Turan, MustafaOsmanlı şerh geleneğinde en rağbet gören eserlerden biri şüphesiz Hâfız-ı Şîrâzî (ö.792/1390[?])’nin Dîvân’ıdır. Osmanlı şairlerinin büyük bir hayranlıkla takip ettikleri ve gerek Osmanlı gerek İran topraklarında tarih boyunca beğeniyle okunan bu usta şairin şiirleri yüzyıllarca şerhler yapılmak suretiyle anlaşılmaya/anlatılmaya çalışılmıştır. Hâfız’ın şiirlerine yapılan meşhur tam şerhler Sürûrî (ö.969/1561-62), Şem‘î (ö.1011/1602-1603) ve Sûdî (ö.1007/1599) ile 19. yüzyılda Konevî (ö.1244/1828-29)’ye aittir. Bu şerhler dışında farklı yüzyıllarda Hâfız’ın şiirlerine yapılan tercümeler ve kısmî şerhler de mevcuttur. Şerh literatürü içinde birden fazla eserden derlenen bölümlerin bir arada şerh edildiği eserlerle sıkça karşılaşılırken aynı esere yapılmış iki farklı şerhin bir araya getirildiği örneklere pek rastlanmaz. Bu anlamda özgün olarak değerlendirilebilecek eserlerden biri yine Hâfız Dîvânı için ortaya konmuştur. Dîvân’a Surûrî ve Şem‘î tarafından yapılan şerhlerin bir araya getirilip derlendiği bu eser 16. yüzyıl sonlarında (1005/1597) Zâhid bin Muhammed tarafından kaleme alınmıştır. Eserin bilinen tek nüshası Süleymaniye Kütüphanesi Nuruosmaniye 3962 numarada kayıtlıdır. Bu makalede Zâhid bin Muhammed ve eseri tanıtılmaya çalışılmıştır.Article Brett Kahr, Freud’dan Hayat Dersleri (Life Lessons from Freud) (çev. Şeyda Öztürk, Sel Yayınları, İstanbul 2018 (3. Baskı), 143 sayfa.)(2019) Olgaç Özbek, Zeynepİnsanoğlu, yeryüzünde var olduğundan beri dikkatini birçok alana yönelterek doğasında bulunan öğrenme ihtiyacını gidermeye çalışmıştır. Eşyanın hakikatini keşfetmeye çalışan insan, ilk olarak doğanın bilinmezliğine yönelerek onu tanımak istemiştir. Sonuç olarak, kısmen doğaya hâkim olmuş ve hâkimiyet alanını yönetmeye başlamıştır. Daha sonra dikkatini varlığa, bilgiye, ahlaka yönelterek sorular sormuştur. Bu sorularla bugün yeni gezegenler keşfederek, ölümü geciktirebilecek teknolojik çalışmalar yaparak, bir canlıyı kopyalayabilecek seviyeye gelmiştir. İnsanoğlunun bilgi ve kudret bağlamında yaşadığı bunca ilerlemeyle beraber modern psikolojinin tabiriyle, “arkaik insandan post modern insana” kadar kişinin kendine yönelttiği bir soru vardır: “Ben kimim?”. TBook Review Caner Taslaman, Allah’ın Varlığının 12 Delili, (Destek, İstanbul, 2016, 232 sayfa.)(Artuklu Akademi, 2018) EROĞLU, Sabitİnsanın dünyaya gelmesiyle birlikte yaptığı ilk şey, kendisini ve çevresini tanıma faaliyetidir. Düşünen bir varlık olarak insan, hayatının ilk evrelerinde çevresindeki her şeyin onun için tasarlandığını varsayar. Ancak bir müddet sonra evrenin büyüklüğünü ve kendisinin bu devasa düzenin küçücük bir parçası olduğunu fark eder. Bu fark edişle birlikte hayatı ve varoluşunu sorgulayan insan; varlığının nedenini, varlık sahasındaki varlıkları var edenin neliğini ve varoluşun sebeplerini aramaya başlar. Bu problemlere karşılık olarak içinde yaşadığı toplumun inançları bir takım cevaplar üretse de buna ilişkin tatminsizlik, insanın cevap bulma arayışına girmesine sebep olur. Bu arayışın çıkış noktası, “Tanrı var mı?” sorusudur. Bu hususa ilişkin farklı yaklaşımların varlığından söz edilebilir. Bu yaklaşımlardan iki zıt noktada görüş belirten akımlar ise teizm ve materyalist-ateizmdir. Söz gelimi teizm Tanrı vardır cevabını verirken materyalist-ateizm ise Tanrı diye bir şeyin olmadığını öne sürmektedir. Bu iki zıt görüş de kendisi dışındaki düşüncelerin hak olmadığı iddiasıyla, ortaya koydukları inanç biçimlerini delillendirme yoluna gitmektedir. Bunun sonucu olarak da din adamları ve filozoflar tarafından konuya ilişkin birçok eser kaleme alınmıştır. Bu eserlerden biri de teizmi savunan Caner Taslaman’ın, Allah’ın Varlığının 12 Delili adlı kitabıdır.Article Destnivîsên Helbesta Kurdî ya Gelêrî Yên di Koleksiyona Aleksandre Jaba de û Nusxeya “Kilamê Kîçan” ya bi Hejmara Kurd 49ê(International Journal of Kurdish Studies, 2018) Öztürk, MustafaKoleksiyona Aleksandre Jaba ya Destnivîsên Kurdî, ku bi tevahî 54 dosye û 69 berhemên ji hev cuda dihewîne, di warên ziman, edebiyat, çand, dîrok û folklara Kurdan de xwediyê cihekî bêhempa ye. Ji nava berhemên koleksiyonê birreke berbiçav jî, destnivîsên helbesta Kurdî ya gelêrî ne. Di koleksiyona navborî de şeş destnivîsên helbesta Kurdî ya gelêrî hene ku her şeş jî cureyên newayî ne, ango stran in. Ji van destnivîsan Kurd 1, 2, 3, 4 û 49 her çiqas hin cihêwaziyan dihewînin jî, bi gelemperî pênc nusxeyên heman berhem an destnivîsê ne. Ji van destnivîsan tenê Kurd 5 ya bi navê “Lawijek” berhemeke cihê ye. Di naveroka van berhemên gelêrî de, derbarê ziman, edebiyat, çand û jiyana nîvê duyem ê sadsala 19em a Kurdan de agahiyên gelekî girîng tên bidestxistin. Ji van berheman, ku dikarin weke belgeyên jiyana wê demê bên pejirandin, taybetiyên çand û kevneşopiya zargotina Kurdan jî aşkere dibin. Di vê xebatê de latînîzekirina teksta destnîvîsa Kurd 49ê weke nimûne hatiye dayîn, da ku xalên li jorê hatin behskirin bi şênberî bên nîşandan.Book Part Din Arkeolojisi ve Göbekli Tepe: Disiplinlerarası Eleştirel Bir Yaklaşım, Bilal Toprak, İstanbul: MilelNihal Yayınları, 2020, 335 sayfa(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Mantır, EsmaDin Arkeolojisi ve Göbekli Tepe: Disiplinlerarası Eleştirel Bir Yaklaşım, Bilal Toprak, İstanbul: MilelNihal Yayınları, 2020, 335 sayfaArticle Ekmeklik Buğdaya Salisilik Asit Uygulamasının Çimlenme Döneminde Kuraklık Stresine Etkisinin Belirlenmesi(Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 2022) Yılmaz, Melikşah; Kızılgeçi, FerhatTohum çimlenmesi ve fide oluşumu, bitki büyüme döngüsündeki en hayati aşamadır. Kuraklığa meyilli alanlarda, zayıf tohum çimlenmesi ve fide çıkışı başlıca problemlerdendir. Mevcut araştırma, iki ekmeklik buğday genotipine (DZ17-1 ve Empire Plus) farklı dozlarda salisilik asit uygulamasının çimlenme ve erken gelişim döneminde kuraklık stresine etkilerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırma Şırnak Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü laboratuvarında tesadüf parsellerinde faktöriyel deneme desenine göre dört tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Çalışmada, ekmeklik buğday genotiplerinin tohumlarına 0, 0.5 ve 1 mM SA uygulanmıştır. Tohumlar 5 farklı kuraklık stresi (0, -0.25, -0.50, -0.75, -1 MPa PEG 6000 çözeltisi) ortamında çimlendirilmiştir. Koleoptil uzunluğu, kök uzunluğu, fide boyu, çimlenme hızı ve çimlenme gücü özellikleri incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; artan kuraklık stresi incelenen tüm özellikler üzerinde olumsuz etkiye sahip olmuştur. Kuraklık koşullarında sadece 0.5 mM SA uygulaması çimlenme hızı ve çimlenme gücü özelliklerinde artırıcı etkiye sahip olduğu görülmüştür. Empire Plus çeşidinin kuraklık stresine daha toleranslı olduğu belirlenmiştir.Book Review Ekrem Sarıkçıoğlu, Kanonik-Apokrif İncillere Göre Hz. İsa Ha-yatı ve Mesajı(Milel ve Nihal İnanç, Kültür ve Mitoloji Araştırmaları Dergisi, 2018) BAKIŞGAN, Muhammet Hanifiİnsanlık tarihinde krallar, bilim adamları, kahramanlar, komutan-lar, din kurucuları ve daha sayamadığımız birçok ünlü sima gelip geçmiştir. Şüphesiz bunlar arasında gerek yaşadıkları dönem içeri-sinde gerekse kendilerinden sonra devasa kitleleri etkileyen kişiler-den söz edilebilir. Bahsettiğimiz bu kimseler, din kurucularından başkaları değildir.Book Review Fatih Özgökman, Tanrı’nın Ön Bilgisi ve İrade Özgürlüğü: Batı Düşüncesinde Fatalizm Problemi, (Elis, Ankara, 2015, 255 sayfa.)(Artuklu Akademi, 2018) Aydin, BeşirTanrı’nın sonsuz bilgisinin insan iradesini önceden belirleyip belirlemediği dolayısıyla insan eylemlerinin özgürlüğü meselesi, tarih boyunca hem filozoflar hem de teologlar tarafından tartışılan bir sorun olmuştur. Bu sorun, her şeyi önceden bilmek anlamına gelen Tanrı’nın ön bilgisi ve insanın özgür iradesi olmak üzere iki öncülden meydana gelmektedir. Buna göre Tanrı’nın ön bilgisi, evrendeki her şeyi içine alan ve önceden belirleyen bir yapıya sahiptir. Bu sebeple Tanrı’nın, insanın gelecekte ne yapacağını da önceden belirlemiş olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Bunun neticesinde Tanrı’nın ön bilgisi karşısında özgür iradeye sahip olmadığımız anlamına gelen Fatalizm kavramı doğmaktadır. Ancak Tanrı, kutsal metinlerde insanın eylemlerinde özgür olduğunu ve onu yaptıklarından sorumlu tutacağını bildirmektedir. Bu anlamda birbiriyle çelişkili görünen Tanrı’nın ön bilgisi ve insanın özgür iradesi, zaman zaman bir paradoks olarak tanımlanmış ve düşünürleri ciddi manada meşgul etmiştir. Bu sebeple düşünürler, problem karşısında çeşitli çözüm önerileri geliştirmek zorunda kalmışlardır. Filozof ve teologların üzerinde çokça uğraştığı bu sorun, sadece İslam düşüncesinde kelamcılar tarafından tartışılmamış, aynı zamanda Ortaçağ Hristiyan düşüncesinde de tartışılmaya değer bir konu olmuştur.Article Fonksiyonên Hevbeş û Zincîreya Rûdanê di Vegêrana Edebiyata Kurdî ya Sovyetê de(e-Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi/Journal of Oriental Scientific Research (JOSR), 2018) Ergün, ZülküfEv gotar di mînaka şeş deqên edebî de ku xeta giştî ya vegêrana edebiyata kurdî ya Sovyetê temsîl dikin, hewl dide fonksiyonên hevbeş û zincîreya rûdanê ya vê edebiyatê destnîşan bike. Edebiyata kurdî ya Sovyetê ji ber hin sedemên diyarkirî xwe dispêre fonksiyon û zincîreya rûdanê yên hevbeş. Zincîreya rûdanê ya van berheman ji deh fonksiyon û elementên vegêranê yên mîna zordariya axa û began, zordestiya Roma Reş, rev, xêrxwazî û dostaniya ermeniyan, qenciya rûsan, rizgarkeriya Şoreşa Bolşevîk, astengiya adetên xirab ên berê û dijayetiya wan, bicihkirina bernameya damezirandinê ya sosyalîst, beşdariya Şerê Weteniyê û folklorheziyê pêk tê. Rêzbendî û jimareya van fonksiyonan di vegêrana vê edebiyatê de sê kategoriyên vegêranî derdixe holê. Di kategoriya yekem de rûdan berî Şoreşa Bolşevîk dest pê dikin û rûdanên piştî Şoreşê jî vedigirin. Di vê kategoriyê de kêm zêde hemû fonksiyonên navborî di vegêranê de cih digirin û mebesta wan a sereke berawirdkirina serdema berî Şoreşê û piştî Şoreşê ye. Berhemên vê kategoriyê ji ber ku demeke dirêj vedigirin panaromîk in û di her qonaxekê de rûdan û karekterên nû li berheman tên zêdekirin. Ji ber vê, di van berheman de belawelabûna zûrbûnê, nebûna rûdaneke navendî û qelsiya karekterên sereke wek kêşeyên hunerî derdikevin holê. Di kategoriya duyem de rûdan dîsa berî Şoreşê dest pê dikin bi serketina Şoreşê bi dawî tên. Di vê kategoriyê de vegêran li ser zordestiya serdema feodal û zemînesaziya Şoreşa Bolşevîk zûr dibe. Di kategoriya sêyem de jî berhemên edebî tenê rûdanên piştî Şoreşê vedigirin û zûrbûn li ser bernameya damezirandinê û avakirina nasnameya Sovyetê ye. Di van cure berheman de kêşeya sereke ew e ku girêya rûdanan bi hêsanî tê çareserkirin û mirov hest bi tu milmilaneyê nake.Article Gökhan Tunç, Rüzgâra Karşı Duran Şair- Etkilenme Endişesi Kavramı ve Yahya Kemal’in Türk Şiirine Etkisi, İstanbul: Ötüken Yayınları, 2018, 198 sayfa.(Mukaddime, 2018) ATAKER, BuşraRÜZGÂRA KARŞI DURAN ŞAİR isimli kitap incelenmiştir.Article HACÎ QADIRÊ KOYÎ: DAMEZIRÎNER Û KESÊ DUYEM Ê KANONA EDEBÎYATA NETEWEYÎ YA KURDÎ(e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi, 2022) Ergün, ZülküfKanona edebîyata neteweyî yek ji xalên pevgirêdana edebîyat û sîyasetê ye ku di serdema modern da ji bo nûnertîya nasnameya çandî ya neteweyekê hatîye dahênan. Di edebîyata kurdî da cara pêşî Hacî Qadirê Koyî bingeha kanona edebîyata neteweyî datîne û Xanî wek bavê vê kanonê û xwe jî wek kesê duyem ê vê kanonê destnîşan dike. Ev gotar li ser vê mijarê hûr dibe û cih dide awayên kanonkirina Hacî Qadirê Koyî. Ji ber vê gotar ji weşanên pêşî yên kurdî behsa wan kesan dike ku dikevin bin karîgerîya ramanên Hacî Qadirî û wî wek kesê kanonîk dişayesînin. Piştî vê cih dide wan boçûnên ronakbîrên çeprew û neteweyî ku her yek ji alîyê xwe ve hewl didin li gor îdeolojîya xwe hizirên Hacî şirove bikin. Di xala sêyem da gotar bal dikêşe ser hin helbestvanên sedsala bîstî ku Hacî wek kesayetekî kanonîk şirove dikin û wî wek rêberê helbesta neteweyî nîşan didin.Presentation Hakikat ve Mecaz Arasında Bir Sufi’nin Portresi (Melayê Cizîrî), Mehmet Nesim DORU, Nûbihar Yayınları, (Birinci Baskı 2016), İstanbul, 139 S.(2017) Öncü, SelimDüşünce dünyamıza edebiyattan felsefeye birçok konuyu ihtiva eden Divan eserini miras bırakan Melayê Cızîrî sadece bir şair değil, aynı zamanda İslam düşüncesinin birçok disiplinine vakıf bir sufi düşünürdür. Divan, içerdiği nazari konularla İslam düşünce tarihinde bu kapsamda ve vecizlikte yazılmış nadir eserlerden birisidir. Melayê Cızîrî Divan’ında, 17. yüzyılın genel karakterini yansıtarak tasavvuf düşüncesini merkeze alıp İslam felsefesinin diğer (Meşşâî, İşrâki) yönelimlerinin tümüne veciz ifadelerle yer vermiş ve hakikate ulaşmanın ancak mecaz ile mümkün olabileceğini her fırsatta vurgulamıştır.Article Hilweşangerî di Berhemên Hesenê Metêyî da(2022) Ergün, ZülküfHesenê Metê yek ji wan nivîskarên kurd ên xerîbîyê ye ku xwedî şêwaz û rêbazeke taybetî ya edebî ye. Nivîskar di bin karîgerîya postmodernîzmê da li dijî vegêranên mezin û binyadên sîyasî û îdeolojîk ên civak û edebiyata kurdî bi rêbaza xwe ya hilweşanger derdikeve pêş û bi vî alîyê xwe jî di edebîyata kurdî da cihekî resen ji xwe ra çê dike. Ev gotar ji bo nîşandana vî alîyê wî hatîye nivîsîn. Ji ber vê çar pirtûkên wî yên çîrokan û pênc roman û romanokên wî hatine vekolîn. Di encama vê vekolînê da derket ku nivîskar di piranîya çîrok, roman û romanokên xwe da binyadên gotara marksîst, serok û partîyên otorîter, nivîskarên qure, pêgîr û kêrnehatî, karakterên ronakger û gotara dînî hildiweşîne û bergeheke nû li ber edebîyata kurdî vedike. Metê dema vê dike hertim bi şêwazeke îronîk berê xwe dide van dîyardeyan û ji teknîka xewnê, berevajîkirina karakterên dîrokî û têkelkirina xewn û rastîyê sûd werdigire. Ji vî alîyî ve berhemên Hesenê Metêyî vekirî ne û rê li ber xwendevanên çalak vedikin da ku ew jî bibin beşek di afirandina manayên deqên edebî da.Article İLİYA BAR ŞÎNÂYÂ’NIN ‘KᵊTOBO Dᵊ-TARGᵊMONO’ ADLI SÜRYANCAARAPÇA LEKSİKOGRAFİK ESERİ ve DEĞERİ(2019) Toprak, Mehmet SaitX-XI. yüzyıllarda yaşamış olan Süryani yazar ve Nusaybin Metropoliti İliyâ bar Şînayâ’nın (d.975-ö.1046) Kᵊtobo dᵊ-Targᵊmono (Kitâbu’t-Tercümân fî Taᶜlîmi’lLuğati’s-Süryân) adlı leksikolojik eseri, Süryanca ve Arapça olarak kaleme alınan konulu-kavramsal nitelikte dönemi için alanında tek ve ilk çalışma olması açısından önem arzetmektedir. Özellikle, Grekçe Mantık, Felsefe, Astronomi ve Dilbilim çalışmalarının Süryanca üzerinden Arapçalaştırılarak kazandırılmasında önemli bir rolü olan Süryanî mütercimlerin bu aktarım esnasında ürettikleri kavramlar ve gösterdikleri çabaların bir kısmını bu eser üzerinden incelemek, Türkiye’de bakir bir alan olan Süryanca Sözlükbilimi araştırmaları için ilkeseldir. Arap dilbilimci Sibeveyh’le başlayan Arapça gramerine dair çalışmalar ve ardından üretilen muᶜcemler, bu anlamda tek başlarına Arapça sözlükbilimsel terminolojiyi anlamaya kâfî gelmemektedir. Bu yönüyle, tarihsel süreç içerisinde hem Süryanca Sözlükbilimi hem de Arapça Sözlükbilimi geleneklerini, tarihsel gelişim süreçleri içerisinde her ikisini karşılaştırmalı olarak anlama gayreti, sözkonusu alan için daha bilimsel bir zemini hazırlayacak türdendir. Genelde dilbilimsel araştırmalarda Süryani dilbilimcilerin yeterince bilinmiyor olması ve özelde de leksikografik eserler bağlamında yeteri kadar bu alanda çalışmanın yapılmamış olması, İliya’nın Kᵊtobo dᵊ-Targᵊmono adlı konulu-kavramsal-didaktik leksikografik eserini çalışmaya değer kılmıştır. İliya, eserinin mukaddimesinde sebeb-i teᵓlîf sâdedinde; Mezopotamya bölgesinde yaşayan Arapça ve Süryanca konuşan Süryaniler’e Süryanca öğretmek amacıyla hem gramer hem de sözlükbilimsel çalışmalara vurgu yaparak eserini kaleme aldığını ifade etmektedir. Bu araştırma da, müellifin sözkonusArticle Ji Aliyê Rêbaz û Etîka Zanistî ve Rexneyek li ser Rêbera Rastnivîsînê ya Komxebata Kurmanciyê(IJOKS, 2023)Abstract Methodology and adherence to scientific ethics are the two most important points for any work. These are the two points that make a work successful or weak. This article, in this framework, is a review of the Kurdish Working Group's Writing Guide published by the Mesopotamia Foundation in December 2019. It is understood from the book that this Guide is the result of several years of the Kurmanci Working Group’s work and was prepared with the participation of 20 academics / academically affiliated people. Although it has been prepared for several years, it can be seen that the work and the prepared Guide have serious problems in terms of scientific methods and ethics. Therefore, methodological problems and scientific ethics of the Guide and its preparation process have been evaluated in this article. Keywords: Kurdish, Spelling Guide, Kurdish Working Group, Methodology, Scientific EthicsArticle Kovargeriya Akademîk a Kurdî li Tirkiyeyê û Pirsgirêkên Wê(Mukaddime, 2018) Keskin, NecatKovargerya kurdî di nav weşangeriya kurdî de cihekî girîng digire. Kovara Rojî Kurd a di sala 1913an dest bi weşanê kiriye nimuneya pêşî ya kovargeriya kurdî ye. Mînakên din ên sereke Jîn û Hawar in. Ji Hawarê û wir çi siyasî çi çandî curbecur kovarên kurdî derdikevin. Di salên dawî de bi vekirina enstîtuyên zimanên zindî kovarên akademîk jî dest bi weşanê kirine. Di vê xebatê de li ser kovarên akademîk ên kurdî ku li Tirkiyeyê diweşin hatiye rawestin ku heta niha tevde pênc heb in. Weşana van kovarên akademîk bi pêwîstiyên demê re têkildar e. Di heman demê de bi hebûna xwe ev kovar di warê kovargeriya kurdî a li Tirkiyeyê de destpêkeke nû pêk tînin.Book Review Mahmut Aydın, Hz. İsa’ya Ne Oldu?, (Otto, Ankara, 2017, 191 sayfa. )(Artuklu Akademi, 2018) GÜNENÇ, Büşra GürelMahmut Aydın, tanıtmaya çalıştığımız eserinde genel olarak Hz. İsa'nın başına gelen olaylar silsilesini, özelde ise çarmıh hadisesi ve sonrasını ele almaktadır. Tarihi kaynaklarda, Hristiyan dini kaynaklarda ve Kur'an-ı Kerim'de verilen bilgileri okuyucuya sunarak, kulaktan dolma bilgilerle oluşan İsa portresini Kur'an ışığında değerlendirerek yeniden çizmeyi hedeflemektedir.

