Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/98
Browse
Browsing Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Koleksiyonu by Subject "Beşeri Bilimler"
Now showing 1 - 9 of 9
- Results Per Page
- Sort Options
Article Abdullah Bosnevî’nin Kitâbu diyâi’l-lem‘ ve’l-bark min hadrati’l-cem‘ ve’r-ratk Adlı Risalesi(İslami Araştırmalar, 2020) Bozkurt, BirgülBu çalışmada 17. yüzyıl Osmanlı düşünürlerinden ve Fusûsu’l-Hikem şârihlerinden Abdullah Bosnevî’nin Kitâbu diyâi’l-lem‘ ve’l-bark min hadrati’l-cem‘ ve’r-ratk adlı risalesini inceledik. İki varak ya da dört sayfadan oluşan ve Arapça olan bu risale Bosnevî’nin tefsirle ilgili risalelerinden biridir ve tasavvufî bir içeriğe sahiptir. Bosnevî bu risalede Enfal Sûresi’nin 24. ayetinin yorumu-nu yapmış ve genel olarak Muhyiddin İbn Arabî’nin varlık ve bilgi konusundaki görüşlerinin et-kisinde kalmıştır. Biz çalışmamızda öncelikle Bosnevî’nin bu risalesini şekil, içerik ve kaynakları açısından değerlendirdik. Daha sonra Bosnevî’nin ayette geçen konulara dair yaptığı açıklamaları İbn Arabî’nin görüşlerinden, Bosnevî’nin diğer bazı eserlerinden ve bu konularla ilgili yapılmış diğer çalışmalardan da yararlanarak açıklamaya çalıştık.Article Dennis R. Macdonald, Homeros Destanları ve Markos İncili(Milel ve Nihal İnanç, Kültür ve Mitoloji Araştırmaları Dergisi, 2018) OKAN, Mehmet AtaBir toplumun kadim tarihine ilişkin mitolojik materyali sunan destanlar, söz konusu milletin olağanüstü tarihsel geçmişine atıfta bulunur. Her milletin kendine ait destanlarından söz edilebilir. Örnek mahiyetinde Hintlilerin Mahabharata ve Ramayana destanları, Rusların İgor destanı ve Yunanlıların Odysseia ve İlyada destanları zikredilebilir. Odysseia ve İlyada destanları, Antik Yunan’da Homeros tarafından derlenen Yunan edebiyatının en önemli ürünleridir. Yunan sözlü edebiyatının bir derlemesi olan bu destanlar; tarih, coğrafya, edebiyat ve mitoloji gibi çeşitli konuları barındırmaktadır. Mesela Homeros, Odysseia destanında, Truvalılar ile Yunanlılar arasında yapılan Troya savaşından sonra ünlü Yunan komutanı Odysseus’un yaşadığı maceraları konu edinmektedir. İlyada destanında ise Yunan halk kahramanları olan Akhilleus ve Hektor’un birbirleriyle olan mücadelesini ve Hektor’un ölümünü konu edinmektedir. Homeros, bu farklı konuları birbiri ile mezcedip, şiirsel bir senaryo meydana getirerek tarih boyunca adından söz ettirmiş ve birçok kişiyi etkilemiştir. Etkilediği ilginç kişiler arasında ilk İncil yazarı Markos da yer almaktadır.Article Fahreddin Râzî’nin Sofistleri Eleştirisi: Kelâm Özelinde Bir İnceleme(Milel ve Nihal, 2020) Pilatin, EbubekirAntik Yunan’ın siyasal ve sosyal şartları sonucunda tarih sahnesine çıkan sofistler, bir kavram olarak çeviri hareketleri ile beraber Aristoteles üzerinden İslam düşüncesi kaynaklarına girmiştir. Kelâmcılar, eserlerinin bilgi bahislerinde sofistlere geniş ölçüde yer vermiş ve sadece görüşlerini veya ortaya attıkları problemleri aktarmakla yetinmemişlerdir. Sofistleri, Lâedriyye, İnâdiyye ve İndiyye şeklinde yeni bir tasnife tabi tutan kelâmcılar, Aristoteles perspektifinden hareketle çeşitli açılımlarda bulunmakla birlikte, çelişmezlik ve üçüncü halin imkânsızlığı gibi ilkeler bağlamında çözüm üretmişlerdir. Kelâm ve felsefe uğrağında önemli bir yerde duran Fahreddin Râzî ise, kendinden önceki mirası devralarak sofistleri farklı bağlamlarda tekrar gündeme getirmiştir. Râzî’nin sofistleri ele aldığı yeni bağlam, İslam düşünce geleneğinde mezhepler arasında çıkan tartışmalar dolayımındadır. Bu çalışma, Râzî ve kelâm ilminin sofistik görüşleri işleyiş tarzlarını ve çözümlerini bağlamsal bir çerçeve kapsamında incelemektedirArticle Mehmet Alıcı, Işığın Elçisi Mani ve Gnostik Düşüncesi(Milel ve Nihal İnanç, Kültür ve Mitoloji Araştırmaları Dergisi, 2018) Toprak, Bilalİnsanın kurtuluşunu hedefleyen dinlerin temel öğretilerini belirleyen etmenlerin başında insanın madde ile olan ilişkisine yönelik konular gelmektedir. Kimi dini gelenekler insanı bir bütün olarak ele alırken, kimileri de maddeyi teolojik ve ontolojik açıdan kötü olarak değerlendirir. Dinin dünyaya bakışını belirleyen, insan ve çevre ilişkilerine yön veren bu etkinin doğru anlaşılabilmesi için gnostik geleneklerin insan algısı büyük önem arz etmektedir. Düalist bir bakış açısına sahip olan gnostik düşünceye göre, madde ve maddeden kaynaklanan her şey kötüdür. Maddeye karşı geliştirilen bu radikal tavrın sonucu olarak, Tanrı’nın kötü olan hiçbir şeyi yaratmayacağı düşüncesi hâkimdir. Kötü bir yer olan dünyada, dünyevi işler aracılığıyla kurtuluşa ermek mümkün değildir. Buna göre gerçek kurtuluş ancak hakikatin bilgisine yani gnosise sahip olmakla mümkün olabilir. Birçok dini cemaat sayesinde varlığını sürdüren gnostisizm, özellikle Sabiilik ve Maniheizm sayesinde müstakil bir yapıya bürünür. Bu bağlamda kendisini Budda, Zerdüşt ve İsa Mesih’in müjdelediği kurtarıcı olarak tanıtan Mani’nin gnostik yaşam öyküsü ve düşüncesi Ortadoğu’daki dini grupları anlamak noktasında da bizlere önemli ipuçları sunmaktadır.Article Perception of Islam in Zoroastrian Zand Literature(Bursa Ilahiyat Vakfi, 2017) Alici, MehmetThis study analyses the perception of Islam presented in Zand literature, namely, the exegetical literature of the Zoroastrian tradition that gradually lost power as a result of Muslim conquests. Zand texts, which grew during the Sasanian era and indicate a lively theological discourse, were codified and took their final form after the Muslim conquests. Zand literature talks about Islam and Muslims in an implicit manner by means of concepts such as Tazig (Arab) Ag-denih (evil/superstitious religion). Written for guiding Zoroastrian clergy in every subject, including theology and morals, these texts have a biased and negative attitude towards Islam and Muslims. Zands initially interpret Muslim conquests in an apocalyptic sense and emphasize that the end of world is near and consequently that evil reigns now. On the other hand, due to the obligation of living together with Muslims, Zands advise minimizing relations with Muslims in daily life. They present objections to the doctrinal attitude of Islam and aim at preserving the religious status of Zoroastrians. This paper stresses the view of the Zoroastrian tradition regarding Muslim conquests, the eventual coexistence experience and Islamic theology within the framework of Zands.Article Şinasi Gündüz, İslam ve Sâbiîlik(Milel ve Nihal İnanç, Kültür ve Mitoloji Araştırmaları Dergisi, 2018) ALICI, MehmetÜlkemizde gnostik gelenekler konusunda yetkin çalışmalara imza atan ve gnostik düşüncenin akademik çevrelerde bilinmesini sağlayan Şinasi Gündüz, son kitabıyla hem gnostik bir gelenek olarak Sâbiîliğin temel hareket noktalarını arz etmekte ve hem de İslam’la bir karşılaştırma yaparak oryantalist iddiaların sağlam bir zemine oturmadığını açık etmektedir. Gündüz’ün İslam ve Sâbiîlik başlığıyla kaleme aldığı bu çalışma başta konuya ilgi duyan genel okur kitlesine hitap etmektedir. Bununla birlikte özellikle ilahiyat alanında bu hususta araştırma yapan akademisyenlere konuya ilişkin doğru bilgiyi vermeyi hedeflemektedir. Müellif, oryantalistlerin iki gelenek arasındaki benzerlik iddialarını ve pozitivist perspektifi tartışmaya açmaktadır. Bunu yaparken de her iki dinî geleneğin temel kaynaklarından hareket ederek konunun daha iyi anlaşılması açısından karşılaştırmalı bir yöntem uygulamaktadır.Article Teknoloji-Değer İlişkisi Bağlamında İlerlemeci Tarih Anlayışına Dair Bir Soruşturma(Beytulhikme Felsefe Cevresi, 2023) Mecin, MahmutTechnology, which is the effort of human beings to give meaning to existence, is a problematic area for many disciplines, especially philosophy, with its multifaceted effects that spread to all areas of life today. Starting from this problematic area, this article investigates whether technological develop-ments can be accepted as a real progress in human history. In the article, the claims of the progressive theory of history are examined in the context of tech-nology and value, emphasizing the value load of technology. At the same time, it is considered that progress does not consist only of technical and quantitati-ve developments for human beings, who are also a cultural and value asset. At the end of the article, it is concluded that although technological progress pro-vides an opportunity for progress for humanity, not every technological deve-lopment means progress in history.Article Türkiye’de Endülüs İslam Düşüncesi Alanında Yapılan Çalışmalara Dair Değerlendirmeler ve Öneriler(İslami Araştırmalar, 2020) Bozkurt, BirgülBu makale, Türkiye’de Endülüs düşüncesi ile ilgili yapılan çalışmalar üzerine bazı değerlendirmeleri ve önerileri içermektedir. Türkiye’de Endülüs düşüncesi hakkında yapılan çalışmalarda son yıllarda bir artış görülmekle birlikte bu çalışmalar önemli eksiklikleri de barındırmaktadır. Öncelikle Endülüs’ün kültürel ortamı, Endülüs düşüncesinin kaynakları ve etkileri hakkında çok az çalışmanın bulunması dikkat çekmektedir. Bunun yanı sıra Endülüslü düşünürlerin eserleri, görüşleri ve etkileri ile ilgili çalışmalarda konu açısından bir orantısızlık göze çarpmaktadır. Ayrıca karşılaştırmalı ve problematik çalışmaların azlığı dikkati çekici başka bir husustur. Endülüs düşüncesine dair başta Arapça olmak üzere farklı dillerde yazılmış eserlerin Türkçe çevirilerinin azlığı da önemli bir problemdir. Endülüs’le ilgili olarak bu eksiklikleri giderecek çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu makale mezkûr eksikliklere değinmekte ve bunlara dair önerilerde bulunmaktadır.Article Zendig-Dehr İlişkisi: Kureyşli Zındıkların Zaman ve Ahiret Algısı(2016) Alıcı, MehmetBu çalışma, Kuran-ı Kerim'de dehr/zaman kavramı bağlamında ahiretin olmadığını iddia eden kimi müşriklerin zending/zındık olarak tanımlanmaları arasında bir ilişkinin varlığını tartışmaya açmayı hedeflemektedir. Bu dünya hayatından başka bir hayatın olmadığın ileri süren müşriklere göre, her şey dehr/zaman içinde yok olmaya mahkumdur ve ikinci bir hayat söz konusu değildir. Bu anlayışa sahip Kureyşli müşriklerin zındık olarak tanımlanması, kökeni İslam öncesi İran'ın dinî geleneklerine dayanan zendig kavramının önemini arttırmaktadır. Mecûsî geleneğinde tarihsel süreç içerisinde Mani ve Mazdek için kullanılan zendig kavramı, sonraları ana mecra dini düşünceden sapan kişiler için de söz konusu olmuştur. Sâsânîlerin Arap yarımadasındaki varlığıyla bilinir gelen bu kavramın cahiliye Arapları için ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Bu çalışma zendig-dehr ilişkisinin imkanını sorgulamaktadır.

