Yüksek Lisans Tezleri - Karma
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/57
Browse
Browsing Yüksek Lisans Tezleri - Karma by Access Right "info:eu-repo/semantics/openAccess"
Now showing 1 - 20 of 528
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis TURGUT CANSEVER VE LOUIS I. KAHN MİMARİLERİ ÜZERİNE SORUŞTURMALAR: BODRUM SUALTI ARKEOLOJİ ENSTİTÜSÜ, KIMBELL SANAT MÜZESİ(2017) Neşe Nur AKKAYAÖZET “Turgut Cansever ve Louis I. Kahn Mimarileri Üzerine Soruşturmalar: Bodrum Sualtı Arkeoloji Enstitüsü, Kimbell Sanat Müzesi” başlığını taşıyan bu tezin amacı Turgut Cansever ve Louis I. Kahn'ın mimariye dair düşüncelerini incelemek ve bu doğrultuda, bu iki mimarın Bodrum Sualtı Arkeoloji Enstitüsü ve Kimbell Sanat Müzesi eserlerinin, belirlenen kavram ve kavram grupları bağlamında mekânsal analizlerini yapmaktır. Bir başka ifadeyle, mimariye dair düşünce ve söylemlerinin, eserleri üzerindeki izlerinin sürülmesi, eser–anlam ilişkisinin soruşturulmasıdır. İlk aşamada Turgut Cansever mimarlığının anlamsal çerçevesini oluşturan “mekân hiyerarşileri, bütünlük-varlık telakkileri” gibi kavramlar üzerinde durulmaktadır. Benzer şekilde, Louis Kahn’ın ‘’mekân organizasyonu, biçimin doğası’’ kavramları incelenmekte ve Kahn'ın mimariye dair düşüncesi ortaya konulmaktadır. İkinci aşamada, bahsi geçen mimarların söylemleri çalışmanın ana yapısını oluşturan “Malzeme, Tektonik-Atektonik, Materyal-İmmateryal, Tezyînîlik, Süs, Tekrar, Parça-Bütün, Kümülatif Bütünlük” ve son olarak da “Tabiat-Varoluş, Nesne-Anlam” şeklindeki altı kategoride incelenmektedir. Üçüncü aşamada ise Cansever ve Kahn’ın bahsi geçen eserleri “Biçim, İşlev, Yapı” ve “Anlam” kategorizasyonu bağlamında değerlendirilmektedir. Çalışmanın son bölümü olan dördüncü aşamada ise bahsi geçen eserler Üst Yüzey, Yan Yüzey, Zemin ve Detay bağlamında karşılaştırmalı olarak incelenmektedir. Mekânsal analizleri yapılan bu eserler arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konarak bir değerlendirme yapılmaktadır. Turgut Cansever ve Louis I. Kahn farklı kültürel değerlere ve inançlara sahip, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan iki önemli 20.yy mimarıdır. Bu değerlendirmeye göre bahsi geçen mimarların, tüm bu farklılıklara rağmen; kültür, inanç, gelenek, tarihi süreci değerlendirme ve kişisel karakterleri bağlamında ortaya koydukları mimari düşünce ve eserleri, kendi içinde bir bütünlük arz etmektedir. Cansever ve Kahn’ın kişisel karakterlerinin ve böylece sanatsal ifadenin belirgin olarak öne çıktığı Bodrum Sualtı Arkeoloji Enstitüsü ve Kimbell Sanat Müzesi bu bakımdan değerlendirildiğinde, “üst yüzey”, “yan yüzey”, “zemin” ve “detay” açısından benzerlik göstermekte, anlamsal açıdan yakın bir arka plana dayanmaktadır. Sonuç olarak benzerlik teşkil eden bu iki eser, Cansever ve Kahn’ın kozmolojik bir viii aşkınlığı, düşünce ve mimari yaklaşımlarındaki girift ilişkilerinde yansıtma ve özellikle sanatsal duyumu öne çıkarma çabalarının bir ürünüdürMaster Thesis Şevkânî'ye göre icmâin kaynak değeri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Tüzün, Mustafa; Nas, TahaŞevkânî, Yemen'de Zeydî ilim ortamında yetişmiş önemli simalardan biridir. Bununla birlikte fıkıh ve fıkıh usûlünde geleneğin aksine özgün düşünceler ortaya koymakla adından söz ettiren bir âlimdir. Onun, fıkhın temel kaynakları arasında genellikle üçüncü sırada yer alan icmâ deliline yaklaşımı ve önceki usûlcülerin anlayışına muhalefet etmesi, bu alandaki özgünlüğünün bir göstergesidir. Bu yönünün ortaya çıkarılmasını amaç edinen çalışmamız, giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Şevkânî'nin hayatı, eserleri, ilmî şahsiyeti ve yaşadığı dönemin siyasî, dinî ve sosyal durumları hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise İrşâdü'l-fuhûl adlı eseri merkeze alınmış ve başta Zeydiyye mezhebi olmak üzere Ehl-i sünnet, Ca'feriyye, Mu'tezile mezhepleri ve çağdaş âlimlerin düşünceleriyle mukayeseye gidilerek Şevkânî'ye göre icmâın tanımı, senedi, icmâ ehliyeti, şer'î kaynak oluşu hakkında tartışılan hususlar ve kaynak değeri gibi usûl konular irdelenmiştir. Bu mukayese sonucu, etkilendiği ve etkilediği âlimlerin düşünceleri de serdedilmiştir. Bu bağlamda Şevkânî'nin usûlcülerin benimsediği icmâ anlayışına karşı duruşu ve yaptığı eleştirileri delilleriyle birlikte irdelenmiş, ayrıca sahâbe icmâı özelinde belirsiz kalan düşünceleri de sahâbe kavli ile birlikte değerlendirilmiştir. Aynı şekilde bu bölümde Zeydî usûlcülerin, hâs icmâ olarak ifade ettikleri "Ehl-i beyt icmâı" hakkında dile getirdikleri deliller değerlendirilmiş, bu çerçevede bu ve benzeri özel icmâlara karşı tutumu açıklanmaya çalışılmıştır. Son olarak da Şevkânî'nin usûldeki icmâ anlayışı ile fıkhî meselelerde kullanmış olduğu icmâ delili arasındaki uyum aranarak hadis ve fıkıh eserlerindeki icmâ terimleri ve icmâ çeşitleri incelenmiştir.Master Thesis Toplum felsefesi bağlamında klasik, modern ve feminist ütopyalarda toplumsal cinsiyet olgusu(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Levent, Fatime Üzül; Ceylan, AhmetÜtopya edebiyatının temel amacı, gelecekte arzu edilen kusursuz toplumun kurulmasıdır. Bu yeni ve mükemmel toplumun kurgusu yapılırken; ütopya yazıldığı dönemin toplumsal, siyasal ve ekonomik şartlarından yoğun olarak etkilenmektedir. Ütopyalar genellikle klasik ve modern olmak üzere 2'ye ayrılmaktadır. Klasik ütopyanın karakteristik özelliklerine bakıldığında var olan toplumlardan farklı, onlardan yalıtılmış bir toplum ve merkezi yönetim kurgulanarak, söz konusu toplumda yaşayan tüm bireylerin sosyo-ekonomik refah ve mutluluğunun yükseltilmesi amaçlanmaktadır. Bu kategoride nitelendirilen ütopyalarda, var olan toplumdan farklı olarak kadının statüsünde ve şartlarında görece bir iyileştirme olsa da, işbölümü ve kadının özel alan içerisindeki konumunda var olan toplumsal cinsiyet rollerine göre bir düzenleme sürekli olarak mevcuttur. 19. yüzyıl ile birlikte Avrupa'da ortaya çıkan ekonomik, siyasal ve toplumsal gelişmeler ve dönüşümler ile birlikte ütopya edebiyatını da etkilemiştir. Bu dönemde ortaya çıkan ütopik eserler ise modern ütopya kategorisi altında değerlendirilmektedir. Bu dönem ütopyaları içerisinde ayrı olarak feminist ütopyalardan ayrı bir başlık altında değerlendirilmektedir. Modern ütopyalar, merkezi otoritenin zayıfladığı veya ortadan kalktığı, toplum yerine bireyselliğe daha çok önem verilen toplumları kurgulaması açısından klasik ütopyalardan farklılaşmaktadır. Bu dönem ütopyalarında erkek yazarlar tarafından yazılan ütopyalara bakıldığında klasik ütopyalarda görüldüğü gibi ataerkil bir bakış açısıyla kurgulandığı görülmektedir. Feminist ütopyalarda ise bireysel özgürlüğü baz alan insanlar arası iletişimin değerli görüldüğü ve özellikle de ataerkil ideolojinin sorgulanarak irdelendiği; bu duruma karşı alternatif toplumsal kurguların üretildiği bir ütopya türü olarak ataerkil bakış açısıyla yazılmış ütopyalardan, özellikle de klasik ve modern ütopyalardan farklılaştığını görebilmekteyiz.Master Thesis Aydınlatıcı program değerlendirme modeline dayalı olarak ikinci sınıf İngilizce öğretim programının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Palabıyık, Turan; Çakmak, MürşetBu araştırma, aydınlatıcı program değerlendirme modeline dayalı olarak ikinci sınıf İngilizce öğretim programının öğretmen görüşlerine göre değerlendirmesi için yapılmıştır. Nicel olarak yürütülen araştırmada betimsel türde tarama modelinden faydalanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup, 2013- 2014 eğitim öğretim yılında uygulamaya konan ikinci sınıf İngilizce dersi öğretim programını uygulayan, Kilis il merkezi ve ilçelerindeki 139 İngilizce öğretmeniyle İngilizce dersine giren öğretmenler oluşturmaktadır. Bu araştırmanında "İlkokul 2. sınıf İngilizce öğretim programına yönelik aydınlatıcı değerlendirme modeline dayalı program değerlendirme ölçeği çalışması" isimli otuz sekiz sorudan oluşan ölçekten faydalanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Verileri analiz etmek için betimsel (yüzde, frekans, aritmetik ortalama) ve kestirimsel (t-testi, one way anova), LSD testi istatistik tekniklerinden faydalanmıştır. Analizler neticesinde elde edilen bulgularda, programın bütün boyutlarında ilkokul 2. Sınıf İngilizce dersi öğretim programıyla ilgili, öğretmenlerin yaşlarına, haftalık girilen ders sayılarına, mezun oldukları alanlara, eğitim durumlarına, çalıştıkları yerleşim bölgelerine göre ve sınıftaki ortalama öğrenci sayılarına göre anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yine çalışılan okulun sosyoekomik seviyesine göre programın tümü, kazanım ve içerik ve ölçme ve değerlendirme alt boyutlarında farklılık bulunmazken, öğrenme-öğretme süreci ve çevresel boyut alt boyutunda üst gelir grubu lehinde anlamı farklılık bulunmuştur. Cinsiyete göre programın öğrenme-öğretme süreci ve çevresel alt boyutunda anlamı farklılık bulunmazken, programın tümü, kazanım ve içerik ve ölçme ve değerlendirme alt boyutlarında erkekler lehinde anlamı farklılık bulunmuştur. Mesleki kıdeme göre programın öğrenme-öğretme süreci ve çevresel alt boyutunda anlamı farklılık bulunmazken, programın tümü, kazanım ve içerik ve ölçme ve değerlendirme alt boyutlarında mesleki kıdemi 0-5 yıl olan öğretmenler lehinde anlamı farklılık bulunmuştur. Program, günümüzde çağın gereksinimi olan teknolojiyle iç içe olup, teknoloji kullanımını teşvik ettiği de belirlenmiştir. Ancak, öğretmenlere programın uygulanması için gerekli materyal desteğinin yapılmadığı görülmektedir. Ayrıca programda, kazanımlar bölümünde öğrencilerin psikomotor becerilerine yeterince yer verilmediği gibi, uygulanan ölçme ve değerlendirmelerin programın hedeflerini ölçmede uygun olmadığı programla ilgili ulaşılan olumsuz görüşlerdendir. Araştırmaya katılan öğretmenler, içeriklerin kolaydan zora ve somut örneklerle desteklendiği gibi, kullanılan ölçme ve değerlendirme yöntem ve tekniklerin öğrenciler için olumlu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.Master Thesis Kürdistan eyaleti'nin idarî yapısı (1847-1867)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2014) Ülke, Cemal; Özcoşar, İbrahimOsmanlı Devleti'nin batıda Doğu Roma İmparatorluğunu ortadan kaldırdıktan sonra doğuya yönelmesi Türklerle Kürtlerin, Malazgirt'ten sonra yeni bir döneme girmesine neden olmuştur. Yavuz Sultan Selim'in İran'a yönelik seferi aynı zamanda bölgedeki Kürt emirlikleri ile ittifak sürecini de başlatmıştır. Bu ittifak bölgenin Osmanlı hâkimiyetine girmesinin ardından yerel Kürt yöneticilere (emirliklere) imtiyazlar tanıyan idari düzenlemelerle devam etmiştir. Yavuz Sultan Selim döneminden, 1639 yılında İran'la imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması'na kadar süren Osmanlı-İran savaşlarında Kürt emirlikleri genellikle Osmanlı Devleti saflarında yer almışlardır. Kürt emirliklerinin Osmanlı Devleti'nden yana tavır takınmalarında pek çok sosyal, siyasal, ekonomik faktör bulmak mümkündür. Ancak genel olarak bu ilişki düzeyinin karşılıklı çıkarlar çerçevesinde yürüdüğünü belirtmek gerekir. 17. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devlet-İran ilişkilerinin yoğunluğunu ve önemini kaybetmesine paralel, Kürt emirlerinin de önemi azalmıştır. Bu sebeple Osmanlı Devleti merkezi refleksle fırsat buldukça emirliklerin imtiyazlarına son vermiştir. 19. yüzyıla gelindiğinde Kürt emirliklerin önemli bir kısmı ortadan kalkmıştı. 19. yüzyılın ilk yarısında ise Kürdistan Eyaleti'nin kuruluşu, Yavuz Sultan Selim ile başlayan ve "Kürt Emirlikleri" üzerine bina edilmiş dönemin sonu sayılabilir. 1847'de Bedirhan Bey isyanı bastırıldıktan hemen sonra yapılan yeni idari yapılanmada Diyarbekir Eyaleti, Kürdistan Eyaleti'ne (26 Zilhicce 1263/5 Aralık1847) dönüştürülmüştür. Yeni kurulan bu eyalet ile Osmanlı Devleti yüzyıllardır bölgede egemen olan emirliklerin/yerel güçlerin hâkimiyetine son verip özellikle Rusya ile mücadelesine katkı sağlayacak merkezi bir yönetim tesis etmeyi planlamıştı. Bu sebeple yeni eyalet kurulurken üzerinde en çok tartışılan konu eyalet merkezinin değiştirilmesi olmuştur. Yeni eyalet ve aynı zamanda Anadolu Ordusu'nun merkezi olarak "Kürdistan'ın kalbinde" yer aldığı belirtilen Van Gölü Kıyısındaki Ahlat Kasabası seçilmiştir. Ancak büyük umut ve heyecanla kurulan yeni eyaletin merkezi değiştirilemediği gibi daha sonraki düzenlemelerde de klasik bir Osmanlı eyaletinin ötesine geçmemiştir.Master Thesis Moda ve çağdaş sanat bağlamında beden metaforları(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Yıldırım, Berfin; Aşılıoğlu, EmreBu sanat eseri raporu, moda ve sanat ilişkisini, 'beden' ve onun giydirilmesi meselesi üzerinden ele almaktadır. Giyinmek, insanlık tarihinin büyük bölümünde ve her toplumda, öncelikle iklim şartlarına bağlı olarak gelişen bir durum olagelmiştir. Ancak sonrasında kültürel ve söylemsel kodlarla birlikte çeşitlenmeye, farklılaşmaya ve ayrım-laşmaya başlamıştır. Sanayi devrimi sonrası gelişen modern toplumlarda giyinmek, artık moda kavramı adı altında gelişen bir pazarın konusu olmuştur. Moda olgusu, kavramsallaştıkça birçok düşünürün ve sanatçının da ilgi alanına girmiştir. Kadın ve erkekleri tanımlanmış cinsiyetler olarak belirleyen ezeli kodlar, giyinme olgusu üzerinden, kıyafetlerle, ki bir nevi kimliklendirme denilebilir buna, ebedi kodlarla sabitlemeye çalışması modanın biyo-politika uğraşları hanesine bu anlamda yazılabilir. Kıyafetler, kimliğe ait kodlara dönüşmüştür. Hatta bu açıdan sınıfsal ayrımların en ayrıştırıcı katmanı moda olmuştur. Çağdaş sanat ve moda ilişkisi bağlamında da; 'beden' konusu önemli bir yere sahiptir. Beden, kimlik, cinsiyet gibi konular çağdaş sanatın uğraş alanlarından birini oluşturmaktadır.Master Thesis Muhammed B. Mustafa el-Akkirmânî ve Risaletü'l Hamdele adlı eseri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Doğan, Mahmut; Bozkurt, BirgülRisaletü'l-Hamdele, Muhammed b. Mustafa el-Akkirmânî'nin (ö.1760) XVIII. yüzyılda kaleme aldığı fıkıh, ibadet ve ahlâk konularını içeren, Arapça olarak yazmış olduğu bir eserdir. Akkirmânî fıkıh, kelam, tefsir, hadis, siyer, tasavvuf ve İslam ahlâk felsefesi gibi alanlarda sayısız eser yazmış, kadılık görevlerinde bulunmuş önemli bir şahsiyettir.Bu değerli âlimin eserini tercüme etmek, Osmanlı Devleti'nin XVIII. yüzyıldaki durumuna tanıklık etmesi açısından önem arz etmektedir.Bu çalışma Risaletü'l-Hamdele'nin içerik, kaynak, fikirler ve sorunsallarını ele alma açısından önemli bir kaynak mesabesindedir. Risaletü'l-Hamdele, İmam Ebu Hanife'nin el-Vasiye'sinin hâşiyesi ve Buhârîzâde'nin ahlâk ile ilgili risalesinin hâşiyesinden oluşmaktadır. Bu çalışma bir giriş, üç bölüm ve eklerden meydana gelmektedir. Birinci bölümde Akkirmânî'nin, hayatı, ilmî şahsiyeti ve eserleri ele alındı. İkinci bölümde yazarın metodolojisi ve yararlandığı kaynaklar belirlenmeye çalışıldı; eserin genel özellikleri ile muhteviyatı hakkında bilgi verildi. Üçüncü bölümde ise eserin içeriğine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Bu çalışmanın temel konusu olan Risaletü'l-Hamdele'nin Türkçe ve orijinal metni de ekler kısmına ilave edildi.Master Thesis Nizâr Kabbânî'nin şiirlerinde vasıf(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Şemdin, İbrahim; Akçay, HalilBu çalışma, Şair Nizâr Kabbâni'nin şiirlerinde tasvir konusunu ele almaktadır. Çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde tasvir kavramı ele alınmıştır. Bu kelimenin hem sözlük hem de terim manası ortaya konmuş, sonrasında genel bir surette Arap edebiyatında tasvir sanatından söz edilmiş ve cahiliye döneminden günümüze tasvirin genel durumu ile Arap edebiyatında ön plana çıkmış tasvir örnekleri gözler önüne serilmiştir. İkinci bölümde şairin hayat aşamalarından, egitiminden, ahlakından, hocalarından, edebiyatindan, şiirlerinden, divanından ve onun hakkında yapılan değerlendirmelerden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise şairin divanında yer alan tasvir sanatı ele alınmıştır. Bu bölümde onun şiirlerinde ön plana çıkan vatan, kitap, kadın, anne, sevgili, şehir unsurlarının tasvir durumu ortaya konmuştur. Ayrıca şairin divanında geçen dil ve sanatsal üslup ele alınmıştır. Sonuç kısmında ise çalışmada varılan bulgu ve sonuçlar ortaya konmuştur.Master Thesis İTTİHAT VE TERAKKİ’YE MUHALEFETİ YÖNÜYLE ÂSAF MUAMMER(2013) KÜÇÜKALİ, GÖKMENÂsaf Muammer’in ağırlıkla 1918 yılında yayınlanan Söz Gazetesi’ndeki yazıları olmak üzere tüm yazılarından yola çıkılarak oluşturulmuş bu tezde, yazarın bazı alıntıları da göz önünde bulundurularak değindiği meselelere daha fazla ışık tutulmaya çalışılmıştır. Âsaf Muammer’in eleştirilerini konu edinen ve üç bölümden oluşan tezin ilk bölümünde, II. Meşrutiyet Devri’ndeki düşünce akımları, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ortaya çıkışı, iktidara gelişi, işlediği yolsuzluklar ve kendilerine karşı oluşan muhalefet konularına değinilmiştir. İkinci bölümde; İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin iktidarı ele geçirdiği dönemde gerçekleşen faili meçhul cinayetler, muhaliflerin etkisizleştirilmeleri, İttihatçıların yaptıkları iddia edilen suiistimalleri, Mondros Mütarekesi ve işgal zamanı şartlarının değerlendirilmesi, bu dönemdeki basın hayatı hakkındaki tespitler ve bahsedilen süreçlerde rolleri olan kişilerin cezalandırılması meseleleri hakkında görüş beyan eden Âsaf iv Muammer’in verdiği bilgiler ve diğer gelişmeler hakkında yaptığı yorumlar aktarılmıştır. Bu bölümde işlenen son konular ise Milli Mücadele Devri ve Cumhuriyet Devri gelişmeleri içinde Âsaf Muammer’in nasıl ve ne şekilde yer aldığıdır. Üçüncü bölümde ise onun ekonomi, kültür ve topluma ilişkin düşünceleri ve yaptıkları anlatılmaya çalışılmıştır. Âsaf Muammer’in muhalif kimliğiyle kaleme aldığı yazılarının önemli bir kısmını yayınlaması, ancak İttihatçılar iktidarı terk edince mümkün olmuştur. Onun yaptığı tespit ve açıklamaları Osmanlı Devleti’nin son yıllarında çok etkili olan İttihatçılar hakkında bugüne kadar bilinenleri sorgulamamızı lüzumlu kılmaktadır. Âsaf Muammer’in, işgal şartlarının yaşandığı o dönem Osmanlı Devleti’ndeki kamuoyunu sağduyuya çağırıp, birlik ve beraberlik içinde tutmaya ve Osmanlı Ülkesi’nin içinde bulunduğu olumsuz şartlardan kurtuluşunu sağlamak için bilgilendirip yönlendirmeye çalışması onu ve yazdıklarını önemli kılar.Master Thesis Mardin ili ekolojik şartlarına uygun ikinci ürün tane mısır (Zea mays L) çeşitlerinin belirlenmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Acıbuca, Emin; Doğan, YusufBu çalışma 2019 yılında Mardin ili Merkez Göllü köyünde Tesadüf Blokları Deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Çalışmada materyal olarak farklı olum (450-700) gruplarına sahip 10 adet at dişi tek melez hibrid mısır çeşidi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre hibrid mısır çeşitlerinde ele alınan özellikler bakımından önemli farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.Bu özellikler sırasıyla, bitki boyu 206.0-254.1 cm; ilk koçan yüksekliği 55.9-84.3 cm; koçan boyu 18.0-21.1 cm, koçan çapı 4.0-4.8 cm; koçanda sıra sayısı 39.9-46.6, koçanda dane ağırlığı 175.6-243.5 g; koçanda dane sayısı 537.2-696.1; yüz dane ağırlığı 30.3-43.7 g; hektolitre ağırlığı 70.8-81.8 kg/hl, dane verimi, 620.7-1228.7 kg/da, protein oranı %7.7-9.7 ve rastıklı bitki sayısı 0-1.33 olarak elde edilmiştir. En yüksek dane verimi 1228.7 kg/da ile DEKALP6050 çeşidinden elde edilirken, en düşük dane verimi ise 620.7 kg/da ile OSSK644 çeşidinden elde edilmiştir. Çalışmada kullanılan çeşitlerin tane verimi bakımında Syngenta-Atomic, Dekalb-6664 ve Dekalb-DKC5741ümitvar çeşitler olduğu belirlenmiştir.Master Thesis Şiddet görmüş kadınlarda yeniden varoluş: Başa çıkma, anlam üretme ve iyi oluş deneyimleri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Tini, Çiğdem; Sakız, HalisKadına yönelik aile içi şiddet hem bir insan hakkı ihlali hem de bir kadın sağlık sorunu olarak kabul edilmektedir. Yapılan araştırmalarda dünyadaki kadınların üçte birinin şiddet gördüğü tespit edilmiştir. Ayrıca aile içi şiddet yaşantısı, kadınların ruh sağlığı üzerinde ve varoluşlarına ilişkin anlam çabalarına ve süreçlerine de olumsuz düzeyde etki etmektedir. Öte yandan şiddet tarihçesine sahip bazı kadınlar, maruz kaldıkları şiddetle belli yöntem ve stratejiler kullanarak baş etmekte, hayatta şiddet sonrasında yeni bir iyi oluş ve hayatta anlam üretme süreçlerine başlayabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, maruz kaldığı aile içi şiddet ile baş etmiş bazı kadınların, şiddet sürecinin sonlanmasını sağlayan baş etme yöntemlerini, şiddet sonrası yaşamda iyi oluşa ve hayatta yeni bir anlam üretmeye ilişkin deneyimlerini incelemektir. Nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik yaklaşım ile tasarlanmış ve yürütülmüş olan bu çalışmada kadınların deneyimlerinin arkasında yatan olaylar ve yaşantılar, bir olgu ve gerçeklik çerçevesinde anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmada aile içi şiddet öyküsü bulunan altı kadının deneyim ve düşünceleri anlaşılmaya çalışılmış ve incelenmiştir. Kadınlardan veriler, araştırmacı tarafından tasarlanan yarı yapılandırılmış görüşme soruları yoluyla toplanmış ve metne dönüştürülen yanıtlar tematik analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları değerlendirildiğinde, kadınların şiddete yönelik farklı algılamalara sahip olduğunu, bu algılamaların şiddetin sosyokültürel bileşenleri etrafında şekillendiğini, şiddet yaşantılarının, evlilik öncesi veya hamilelik dönemi gibi farklı tarihlerde gerçekleşebildiği, şiddetin fiziksel veya sözle şiddet gibi farklı türlerinin yaşandığı, şiddetin nedenlerinin, erken yaşta evlenme, erkeğin kötü alışkanlıkları ve ihmal gibi çeşitli nedenlerinin olduğu, kadınların şiddetle başa çıkmak için sosyal destek arama, evden ayrılma ve dua etme gibi çeşitli yöntem ve stratejiler kullandığı, şiddet sonrası süreçte kadınların iyi oluş adına karar verme sürecini önemseme, bir işte çalışma, yeni iletişim kaynak ve süreçlerine yönelme gibi deneyimleri yaşadığı ve hayattan bir anlam üretmeye dair kadınların başarıyı deneyimleme ve olumlu bir kendilik algısı geliştirme gibi yaşantılara sahip olduğu anlaşılmıştır.Master Thesis Mardin Devlet Hastanesi çalışanlarının egzersize katılım motivasyonlarının incelenmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Bingöllü, Ünsal; Geri, SerdarBu araştırma, Mardin Devlet hastanesinde görev yapan personellerin egzersize katılım motivasyonlarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Mardin Devlet Hastanesinde görev yapan 1100 sağlık personeli, örneklemini ise araştırmanın evreninden tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen 286 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Görgülü (2019)'nün Türkçeye uyarladığı "Egzersize Katılım Motivasyonu Envanteri-2" isimli ölçek kullanılmıştır. Anket yönetimi ile toplanan veriler SPPS 20 programında değerlendirilmiştir. Programda tanımlayıcı istatistiklerden frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Hipotez testleri için veriler normal dağılım göstermediği için Mann Whitney-U testi ile Kruskal-Wallis testi yapılmıştır. Kruskal-Wallis testinde gruplararası karşılaştırmalar yapılırken bonferonni düzeltmesi yapılmıştır. Araştırmada cinsiyet değişkenine göre egzersize katılım motivasyonu ölçeğinin canlılık, negatif sağlık, pozitif sağlık, kilo yönetimi ve görünüm alt boyutlarında kadınların lehine, dayanıklılık alt boyutunda erkekler lehine istatistiki olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. Yaş değişkenine göre bağlanma ve rekabet alt boyutlarında 19-25 yaş grubu ve 26-31 yaş grubu ile diğer büyük yaş grupları arasındaki fark büyük yaş grupları lehine, görünüm alt boyutunda 34 yaş ve üzeri ile daha küçük yaş grupları arasındaki farklılık küçük yaş grupları lehine istatiksel olarak anlamlıdır. Medeni duruma göre stres yönetimi, bağlanma, rekabet, negatif sağlık alt boyutlarında bekârla evli değişkeni arasında evlilerin lehine, görünüm ve dayanıklılık alt boyutlarında ise anlamı farklılık bekârların lehinedir. Araştırmada, Mardin Devlet Hastanesinde çalışanların genel olarak egzersize katılım motivasyonlarının orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Master Thesis Yerel ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) genotiplerinin derin ekime uygunluk bakımından karakterizasyonu(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Mikailoğlu, Mahir; Aktaş, HüsnüYerel ekmeklik buğday çeşitlerinin derin ekime uygunluk bakımından karakterizasyonunun amaçlandığı bu çalışma 2019-20 sezonunda Mardin ekolojik koşullarında Augmented deneme deseninde dizayn edilen deneme ile Killi-Tınlı toprak sınıfına giren deneme alanı toprağında yürütülmüştür. Yapılan çalışmada, yerel buğday genotiplerinin koleoptil uzunluğu 7.5 cm ile 12 cm arasında değişirken ortalama değer 9.5 cm olarak tespit edilmiş, standart olarak kullanılan ıslah çeşitlere ait koleoptil uzunluğu 5.5 cm ile 8.5 arasında değişmiş ortalama değer 7.3 cm olarak kaydedilmiştir. Çalışmadan elde edilen verilere göre koleoptil uzunluğu ile 3. Hafta sonunda 15 cm derinlik uygulamasındaki çıkış oranı arasında istatistiki olarak önemli ilişki (R2=0.16; P < 0.01) tespit edilmiştir. Ekim derinliği arttıkça toprak yüzeyine çıkan bitki sayısında bir azalma görülürken, yerel çeşitlerde 15 cm ekim derinliğinde çıkış oranı % 78.1 olarak kaydedilmiş, standart olarak kullanılan ıslah çeşitlerinde çıkış oranı % 51.9 olarak tespit edilmiştir. Tane verimi bakımından 5 cm ve 10 cm ekim derinliklerinde standart ıslah çeşitleri yerel çeşitlere bariz bir üstünlük sağlarken, 15 cm derinlik uygulamasında yerel çeşitlerin ortalama tane verimi 130 gr /parsel, standart çeşitlerde ise 83.5 gr / parsel olarak tespit edilmiştir. Benzer sonuçlar biyolik verim içinde tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, yerel buğday çeşitlerinin derine ekim uygulamasına daha elverişli özellikler taşıdığı, bu yerel kaynaklardaki bitki boyu ve koleoptil uzunluğunu idare eden farklı allellerin (Rht generi) tespit edilerek derin ekime uygun ıslah çeşitlerinin geliştirilmesinde yararlanılabilecek geniş bir varyasyona sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu özelliklere sahip yerel kaynakların ıslah programlarında amaca uygun genotipler geliştirilmesinde kullanılabileceği önerilmiştir.Master Thesis TRC3 bölgesi için inanç ve kültür turizmi rotası geliştirilmesine dönük bir araştırma(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Öztürk, Erdal; Harman, SerhatTRC3 Bölgesi (Mardin, Şırnak, Siirt, Batman) birçok doğal, tarihi ve kültürel çekiciliklere sahip olmasından dolayı inanç ve kültür turizmi rotası geliştirilmesi noktasında oldukça önemli potansiyel taşımaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, TRC3 bölgesi için inanç ve kültür turizmi rotası geliştirmektir. Bu kapsamda TRC3 bölgesi inanç ve kültür turizmi rotasını geliştirebilmek adına bölge illere teknik bir gezi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir ve kullanılan veriler, görüşme tekniği ile teknik gezinin katılımcılarından görüşme yoluyla elde edilmiştir. Görüşme türü olarak ise yarı yapılandırılmış görüşme türü tercih edilmiştir. Çalışmada görüşme ve gözlem tekniği kullanılarak bir alan araştırması gerçekleştirilmiştir. Veriler, 20 profesyonel turist rehberi, 3 seyahat acentesi yetkilisi ve 3 turist olmak üzere toplam 26 katılımcıdan toplanmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler, nitel veri analiz programı olan MAXQDA 22 programına aktarılmış ve analiz edilmiştir. Katılımcılar genel anlamda; TRC3 bölgesinde bulunan ve inanç ve kültür turizm rotası kapsamında yer alması düşünülen çekiciliklerin sorun ve eksiklikleri üzerinde yoğun bir şekilde durmuşlardır. TRC3 bölgesi sınırları içinde yer alan Mardin, Şırnak, Siirt ve Batman illerine ilişkin katılımcılardan elde edilen veriler kapsamında; yönlendirme tabelaları, wc-lavabo, bilgilendirme panoları, otopark, tarihi yapılarda güvenlik personeli, temizlik ve hijyen, dinlenme ve mola yerleri, tamamlanmamış restorasyonlar, çevre düzenlemesi, misafir karşılama alanları, yiyecek ve içecek işletmeleri, ulaşım olanaklarının iyileştirilmesi, turizm bilinci ve turizm büroları konularında eksikliklerin olduğu çalışma kapsamında tespit edilmiştir. Ayrıca tez çalışmasının ana hedefi olan TRC3 bölgesi inanç ve kültür turizmi rotası, turist rehberleri ve seyahat acenteleri yetkililerinin önerileriyle dört gece beş gün konaklamalı olacak şekilde geliştirilmiştir.Master Thesis Gazâli ve İbn Rüşd'de Tanrı'ya yön atfetmenin imkan ve mahiyeti(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Karabulut, Ömer; Bozkurt, ÖmerBu çalışmada, Gazâli ve İbn Rüşd'ün görüşleri çerçevesinde Tanrı'nın mekân ve cihette bulunup bulunmadığı konusu bir din felsefesi problemi bağlamında ele alınmıştır. Bu bağlamda tez, giriş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde mekân ve cihet kavramı, Tanrı ve bu kavramların ilişkileri, İlk Çağ filozoflarının Tanrı-mekân ve boşluk görüşleri, İslam filozoflarından Kindî, Fârâbî, İbn Sînâ ve İbn Rüşd'ün Tanrı-mekân, Tanrı-cihet düşüncelerine atıflar yapılarak genel problemler aktarılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde Gazâli'nin Tanrı, cihet ve mekân görüşleri ele alınmıştır. Ayrıca Gazâli'nin Tanrı'nın cihet ve mekân gibi hâdis varlıkların niteliklerinden münezzeh oluşunu ispatlama yöntemi incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise İbn Rüşd'ün Tanrı, cihet ve mekân görüşlerine yer verilmiştir. İbn Rüşd'ün Tanrı'nın dinî ve aklî olarak bir mekân ve yönde oluşunun imkânı ele alınmıştır.Master Thesis Hz. Ebubekir'in Ridde olaylarıyla mücadelesinin İslamiyet'in yayılmasına etkisi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Kaymaz, Şerafettin; Polat, Ziyaİslam tarihinin en önemli dönemlerinden biri şüphesiz ki ilk halife Hz. Ebû Bekir dönemidir. Hz. Ebû Bekir, İslamiyet öncesi dönemde Hz. Peygamber'in en yakın arkadaşıydı. İslamiyet'i kabul ettikten sonra hem malıyla hem canıyla İslam davası uğruna her zaman Hz. Peygamberin yanında yer almıştır. Hz. Ebû Bekir, Hz. Peygamberin vefatıyla dağılan İslam birliğini yaklaşık iki buçuk yıllık halifeliği sürecinde sağlam temeller üzerinde oturtmayı başarmıştır. Halifenin seçimi ve biat etme konusunda Müslümanlar neredeyse bölünme noktasına gelmişti. Hz. Ebû Bekir İslamiyet'i bütün benliğiyle sahiplenmesi, yapıcı tutumu ve sergilediği yönetim anlayışı neticesinde bütün ayrılıkları ortadan kaldırmayı başarmıştır. Hz. Muhammed'in (s.a.v) ölümüne sebep olan hastalığa yakalanması ve akabinde vefat etmesini fırsat bilen Esved el-Ansi, Müseylimetü'l-kezzâb, Secâh ve Tuleyha gibi bazı yalancılar, Peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkmıştı. Bununla beraber Arap Yarımadası'nın Mekke, Medine ve Taif dışında kalan bütün kabileleri, zekât vermek istemediklerini dile getirerek İslamiyet'ten yüz çevirmişti. Hz. Ebû Bekir, Peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkan, zekât vermek istemeyen, İslam Dini'ni tahrif etmek isteyen bu kabilelere karşı, istikrarlı bir şekilde mücadele ederek dağılmaya yüz tutmuş İslam ümmetinin birliğini sağlamayı başarmıştır. Hz. Ebû Bekir, halifelik süreci boyunca izlediği siyaset, gelişme döneminde olan İslam toplumunu korumayı hedefleyen bir siyasetti. Halifeliği esnasında devlet yönetiminde aldığı isabetli kararlar neticesinde kendisinden sonraki devlet başkanlarına örnek teşkil etmiştir. Bu çalışmamızda Hz. Ebû Bekir'in şahsiyeti, ridde olaylarıyla mücadelesi ve bu mücadele sonucunda İslamiyet'in yayılmasına etkisi üzerinde durulacaktır.Master Thesis 8 NUMARALI MÜHİMME DEFTERİ’NİN (977-978/ 1569-1570) TRANSKRİPSİYON VE DEĞERLENDİRİLMESİ(2017) ALAN, SEBAHATMühimme Defterleri, Osmanlı Devleti’nde Divân-ı Humâyûn’da alınan kararların suretlerinin kaydedildiği defterler olarak adlandırılmaktadır. Bu defterler devletin siyasi, sosyal, askeri ve ekonomik meselelerine ait önemli kararları oluşturmaktadır. Tez konusu olan bu defter Mühimme Defteri olarak kaydedilmesine karşın hükümleri tayin ve tevcih kararları oluşturduğundan defterin bir Ruus Defteri olduğu anlaşılmaktadır. Defter 168 sayfadan oluşmaktadır. Hicri 977-978 (M. 1569-1570) tarihli bir defter olup II. Selim Dönemi’ne tekabül etmektedir. Söz konusu defter, çoğunlukla tımâr ve zeamet tevcihleri ile ilgili kararları içermektedir. Bununla birlikte bu dönemde vuku bulan Kıbrıs Seferi ile ilgili kararlar da defterin ihtivasını oluşturmaktadır. Transkripsiyonu yapılan bu defterin değerlendirilmesi yapılmış ve çalışmanın daha anlaşılır hale getirilmesi amacıyla da bir dizi tablolar oluşturulmuştur.Master Thesis Hz. peygamber vefat ettiğinde çocuk olan sahabilerin rivayetleri: Abdullah B. Ca'fer örneği(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Aksak, Abdulhekim; Özçelik, FikretBu çalışma, Abdullah b. Ca'fer'in örneğinde çocuk sahabîlerin rivâyetlerini ele almakta ve bu sahabinin rivâyetlerinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu araştırma ile genelde çocuk sahabilerin rivâyetlerinin kabul bulduğu ve yedi yaşında Hz. Peygamber'e biat etmiş ve O'nun vefatında henüz on yaşında bir delikanlı olan Abdullah'ın doğrudan Hz. Peygamberden, annesi Esmâ ve amcası Ali'den hadis rivâyetleri bulunduğu tespit edilmiştir. Rivâyet ettiği hadisler genelde Hz. Peygamber'den olan bu sahâbînin rivâyetleri'nin Muvatta dışında Kütüb-i Tis'a içinde yer alan diğer kaynaklarda yer aldığı görülmüştür.Master Thesis Çok partili döneme geçişin yerel basına etkisi: 1950-60 Demokrat Parti Dönemi Mardin basını(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Çobanoğlu, Faraç; Dinç, FasihOsmanlı Devleti"nde yerel basının oluştuğu dönemde bir taşra kenti olan Mardin"de Süryani topluluğunun şirişimleri dışında yerel basının şeliştiği söylenemez. II. Meşrutiyet döneminde yaşanan çoğulcu basın Mardin"i pek etkilememiştir. Diyarbakır vilayetine bağlı Mardin kasabasında basın alşısı buradaki şelişmelerin etkisiyle oluşmaya başlamıştır. Çok partili hayata şeçişin başladığı Demokrat Parti döneminde, Mardin"de yerel basın, Türkiye"de olduğu şibi belli değişim ve dönüşümler şeçirmiştir. Araştırmada, anılan dönemde Mardin yerel basını incelenmiştir. 1946 yılında Demokrat Parti"nin kurulması ve ardından seçimlere şirerek iktidar olması, Türkiye"de demokrasiye şeçişi kolaylaştırmıştır. DP iktidarı döneminde, ulusal ve yerel basın alanında bir canlanma yaşanmıştır. Ulusal basında yaşanan çoğulculuk, yerel basını da etkilemiştir. Türkiye"de demokrasinin (1950-60) kök saldığı dönemde diğer şehirlerde olduğu şibi Mardin"de de yerel basın konusunda bir hareketlilik yaşanmış, ardı ardına pek çok şazete yayın hayatına şirmiştir. Mardin basını da diğer illerdeki basın orşanlarının yaşadığı ekonomik ve teknik, personel sıkıntıları başta olmak üzere bir dizi sorunla başa çıkmaya çalışmıştır. Ama buna rağmen çoğulculuğun yerleşmesinin sağladığı için yerelde demokrasinin şelişmesinde basın oldukça etkili olmuştur. Son yıllarda, yerel basın üzerine yapılan çalışmalarda bir artış olsa da konu ile ilşili çalışmalar henüz yeterli düzeyde değildir. Bu çalışmada, Demokrat Parti döneminde (1950-1960), Mardin yerel basınındaki çoğulculuğun ve bunun şehrin siyasal, sosyal ve kültürel yapısında sağladığı değişimin ifade ettiği değer araştırılmaya şayret edilecektir.Master Thesis Destinasyon imajı, bütüncül imaj ve kişisel normatif inançların yeniden ziyaret etme niyeti üzerindeki etkisi: Siirt ili örneği(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Gün, Serkan; Toprak, LokmanBu araştırmada Siirt ilini ziyaret eden turistler bağlamında destinasyon imajı, bütüncül imaj ve kişisel normatif inançların Siirt destinasyonunu yeniden ziyaret etme niyeti üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda destinasyon kavramı, destinasyon imajı, bütüncül imaj, kişisel normatif inançlar, yeniden ziyaret etme niyeti ve Siirt iliyle ilgili literatür taraması yapılmıştır. Sonrasında Siirt destinasyonuna ziyarette bulunan 228 yerel turistle anket uygulaması yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; destinasyon imajını meydana getiren algısal imaj, duygusal imaj ve davranışsal imaj ile bütüncül imaj ve kişisel normatif inançların Siirt destinasyonunu yeniden ziyaret etme niyeti üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğu bulgusu elde edilmiştir. Yanı sıra, katılımcıların çeşitli demografik özellikleri doğrultusunda araştırma değişkenlerinde anlamlı farklılıklara rastlanmıştır.