Yüksek Lisans Tezleri - Karma
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/57
Browse
Browsing Yüksek Lisans Tezleri - Karma by Publication Category "Tez"
Now showing 1 - 20 of 435
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis 10-12 yaş öğrencilere uygulanan 8 haftalık eğitsel oyunların motorik özellikler üzerine etkisi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Zurnacı, Yaren Ezer; Türkmen, MustafaBu tezin amacı 10-12 yaş arası öğrencilere uygulanan 8 haftalık eğitsel oyunlar çalışmalarının motorik özellikler üzerine etkisinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Çalışmaya Mardin Midyat'ta bulunan Barıştepe Ortaokulu'nda 2022-2023 yılında öğrenim gören 25 kişi deney grubu 25 kişi kontrol grubu olmak üzere toplamda 50 öğrenci katılım göstermiştir. Deney grubuna 8 hafta, haftada 3 gün olmak üzere eğitsel oyun oynatılmıştır, kontrol grubunun ise herhangi bir fiziksel aktiviteye katılmaması sağlanmaya çalışılmıştır. Çalışmada öğrencilere boy uzunluğu, kilo, kulaç uzunluğu, otur eriş, dikey sıçrama, sağlık topu atma, 20 m sürat, sağ ve sol el kavrama, reaksiyon testi ölçümleri yapılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Çalışmada grup içi ve gruplar arası ön test ve son test değerleri karşılaştırılmıştır. İstatiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenmiş ve veriler etki büyüklüğü (effect size) incelenerek yorumlanmıştır. Yapılan araştırmada ön test ve son test değerlerine bakıldığında boy uzunluğu, kulaç uzunluğu, otur eriş, dikey sıçrama, sağlık topu fırlatma, 20 m sürat, sağ ve sol el kavrama, refleks adet, refleks ortalama süre, yeşili bul adet, dikkatli ol adet, dikkatli ol ortalama süre parametrelerinde her iki grubun istatiksel olarak grup içi anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Yeşili bul ortalama süre ve kilo parametrelerinde her iki grubun grup içi karşılaştırmasında istatiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmemiştir (p>0.05). Boy uzunluğu(ön test-son test), kilo(ön test-son test), kulaç uzunluğu(ön test-son test), otur eriş(ön test-son test), dikey sıçrama(ön test), sağlık topu fırlatma(ön test), 20 m sürat(ön test), refleks adet(ön test), refleks ortalama süre(ön test-son test), yeşili bul adet(ön test), yeşili bul ortalama süre(ön test-son test), dikkatli ol adet(ön test),dikkatli ol ortalama süre(ön test) parametrelerinde gruplar arası karşılaştırmada anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0.05). Dikey sıçrama(son test), sağlık topu fırlatma(son test), 20 m sürat(son test), sağ ve sol el kavrama(ön test-son test), refleks adet(son test), yeşili bul adet(son test), dikkatli ol adet(son test), dikkatli ol ortalama süre(son test) parametrelerinde gruplar arası karşılaştırmada istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p<0.05).Yapılan eğitsel oyunlar uygulamasının 10-12 yaş grubunda deney grubu lehine farklılıklara katkı sağladığı görülmüştür. Benzer yaş gruplarında yapılan fiziksel aktiviteler ile belirgin bir gelişme gözlemlenmesi yapılan çalışmaların ortak bir özelliği olduğu söylenebilir.Master Thesis 12. ve 13. yüzyıllarda Fırat Adasının alimlerinin dış tehditlere karşı rolleri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Denizer, Berivan; Kadro, NarjesMedeniyet gelişimin deve toplumların ilerlemesindeki en önemli faktölerin arasına alimler ve fakihler gelir. Peygamberlerin varisi ve islamın sancağını taşıyanlar oldukları için alimler, Allah katında ve müslüman toplumda büyük bir yere sahiptir. Şayet onların fetvaları ile toplum aydınlanabilir. Müslümanların maruz kaldığı fitne ve musibetlere karşı müslümanların güvenlik çemberi ve müdafaa hattı olmuşlar. Müslümanların maruz kalıp yaşadığı en büyük sınavlardan iki vakası 490h./ 1096 m. yılında gerçekleşmiş olan Haçlı seferleri ve 616h./ 1219 m. yılında İslam diyarını savuran Moğol istilaları idi. Toplumun en önemli kesimlerinden biri olan seçkin âlimlerin tutumlarını incelemek, Fırat bölgesinin işgaline karşı tutumlarını ve zaferlerin elde edilmesi konusunda ne kadar bir katkıda bulunduğunu inceleyip netleştirmek için bu önemli konunun incelenmesini önemi yukarıdaki belirttiği malimlerin öneminden kaynaklanmaktadır. Bu konubirgiriş, altı bölüm ve en önemli bulguları içeren bir sonuçtan oluşan bu araştırma aracılığıyla incelenmiştir. Birinci bölüm, Fırat bölgesinin ve en önemli şehirlerinin tarihi özetini ve Hicrialtıncı ve yedinci yüzyıllar ile Miladi on ikinci ve on üçüncü yüzyılların önemini ele aldı. İkinci bölümde ise, Haçlı Seferleri öncesi İslâmî Doğu'nun genel durumu, Haçlı tehlikesinin Fırat bölgesindeki etkisi ve Eyyubi devletinin temellerini atan Fakih İsa el-Hakari gibi önde gelen âlimleri ve onların Haçlılara karşı cihadda kirollerini anlatmıştır. Üçüncü bölüm de araştırmacı ,Selahaddin Eyyubi'nin çağdaşı ve ilmî hareketin ilerlemesine katkıları bulunan Bahaaeddin İbn Şeddadel-Mevsilive ilk Moğol saldırıların atanık olan ve Cengiz Han'ın hükümdarlığı ve İslam ülkelerindeki Moğol ordularının hareketlerini izleyip inceleyebilen İbnü'l-Esirel Cezeri gibi Fırat Adası'ndaki alimlerin Haçlı istilasına karşı siyasi ve entelektüel konumlarını ve cihatçı rollerini açıkladı. Dördüncü bölümde, Tasavvufun ve Şiiliğin yayıldığı ve İslam dünyasının büyük bir kayıp ve dağılma içinde olduğu Moğol saldırısı öncesi İslami Doğu'nun durumu ve Fırat adasına yapılan Moğol saldırıları ele alınmıştır. Beşinci bölümde, Moğol istilaları sırasında Müslüman âlimlerin cihattaki rolü ele alınmış. Özellikle İbnü's-Salah'ın toplumdaki sapkınlıklardan ve bidatlerden kaynaklanan yozlaşmayla mücadeledeki rolü ve Şeyhel-İslam İbn Teymiyye'nin Moğollara karşı cihade etkisi açıklanmıştır. Çalışmanın son bölümü olan altıncı bölümde ise gerek fıkıh ve hadis gibi dini ilimlere olan ilgileri gerekse de medreselerin kurulmasıyla önemli bir rol oynayan Rabia Hatun ve Zümrüd Hatun gibi âlim, fakih ve muhaddis kadınlardan oluşan toplumun birkesimi incelenmiştir. Bu çalışma sayesinde, âlimlerin toplumu, toplumda yaygın olan fitne ve yozlaşma kaynaklarından arındırmaya ne kadar hevesli oldukları anlaşılmıştır. Bu çalışma sayesinde, müslüman topluluğun Moğollara karşı durabilmelerini uman alimlerin toplumu, toplumda yaygın olan fitne kaynaklarından arındırmaya ve onları manevi açıdan hazırladıkları ve bukonuda ne kadar hevesli oldukları anlaşılmıştır. Bu araştırmada milleti yönlendirip rehber etmek ve cihada katılıp katılmaya teşvik etmek ve İslam'ı yaymak gibi her alan da alimlerin harikulade duruşları ortaya çıkmıştır.Master Thesis 14-17. yüzyıllarda Osmanlı Devlet Yönetimi'ni etkilemiş bazı saray kadınları(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Sever, Sinan; Gümüş, ErcanKuruluş Dönemi'nde sultanlar, kadınları devlet yönetiminden uzak tutmaya çalışmışlardır. Bu dönemde sultanlar genellikle siyasi evlilikler yapmışlardır. Güçlü kadınların varlığı devlet yönetimine zarar verememiştir. Tabi böyle bir girişimin olmadığı anlamına gelmemektedir. Kuruluş Dönemi'nde güçlü padişahların başa geçmesi kadının yönetime olan etkisini de azalmıştır. Saray kadınlarının yönetime dâhil olmaması hak ettikleri payın fazlasına sahip olmalarına sebep olmuştur. Bundan dolayı bu dönemlerde kadınlar saltanatından söz etmek mümkün değildir. Ama bu durum hanedan arasında bir iş birliğinin olmadığı manasına da gelmemektedir. Bu dönemlerde saray kadınlarının geri plana atılmaları ve kaderci tavır takınmaları eleştirilmiştir. Fatih Sultan Mehmed Han Dönemi'ne kadar siyasi evlikler devam etmiştir. Daha sonraki dönemlerde siyasi evliklere son verilmiş ve saray içinde cariyelerle ilişkilerin başlandığı görülmüştür. Bu evliliklerde kadınlar devşirilmiş, 17. yüzyıla gelindiğinde ise valide sultanlar Osmanlı sarayında ve devlet yönetiminde oldukça söz sahibi olmuşlardır. Daha sonraki dönemlerde padişahların küçük yaşta olmaları ve aklıselim olmamalarından dolayı valide sultanlar yönetimin tek sahibi olmuşlardır. Osmanlı sarayında padişah ve ailesinin bulunduğu haremde bazı dönemlerde sayıları yüzleri aşan kadınların bulunması giderlerin zamanla artmasına ve Osmanlı ekonomisinin olumsuz etkilenmesine sebep olmuştur. Haremde valide sultanların ve haseki sultanların birbirleriyle mücadele etmeleri Osmanlı Devleti'nin tarihini olumsuz yönde etkilemiştir. Şehzadelerin sancağa çıkmaması ve saray içi eğitime tabii tutulması (Kafes Sitemi) onların devlet yönetiminden bihaber olmalarına ve tecrübesiz kalmalarına sebep olmuştur. Hürrem Sultan'dan itibaren kadınlar saltanatı artış göstermiş olup bu durum Turhan Sultan döneminde son bulmuştur.Master Thesis 16. yüzyıl Osmanlı tarih yazarları ve eserlerinde Şia-Safevi algısı(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Artiş, Rojbin; Gümüş, ErcanXVI. yüzyılın en önemli dönüm noktalarından biri Safevi Devleti'nin ortaya çıkması olmuştur. Osmanlı Devletinin doğu tarafında ortaya çıkan bu siyasi güç, dönemin tarihi seyrini değiştirmiş, adeta tarihin akışına yön vermiştir. Ataları Şeyh Safiyüddin tarafından Sünni bir nitelikte kurulan Safeviyye Tarikatı, şahlık postundaki değişikliklerle bambaşka bir kimliğe bürünmüştür. Zaman içerisinde adından söz ettiren tarikat, geniş bir alana nüfuz ederek dini yönünden ziyade siyasi özellikleri ile ön plana çıkmıştır. Sünnilikten Şiiliğe temayül eden tarikat, Şeyh Cüneyd döneminde siyasallaşmış, torunu Şah İsmail döneminde ise devlet haline gelmiştir. Safevi Devleti'nin müritleri "Kızılbaş" olarak anılmış, resmi mezhebi ise "Şiilik" olmuştur. Şii nitelikte olan Safevi Devleti'nin faaliyetleri, Sünni mezhepli Osmanlı Devleti'ne ters düşmekle birlikte halk arasında karışıklığa yol açmıştır. Nitekim bu karışıklıklar geniş çaplı isyanların ortaya çıkmasına, Osmanlı için kayıplar verdirmesine yol açmıştır. Dönem içerisinde vuku bulan olaylar Osmanlı tarih yazarlarının kroniklerine de yansımıştır. Bu yansımalar aynı zamanda Osmanlı Devleti'nin Şiilere ve Safevilere bakış açısını da ortaya koymaktadır. Sünni mezhebin koruyucuları olarak ayrı bir yere oturtulan Osmanlı tarih yazarlarının, Safevi Devleti'ne ve Kızılbaşlara olan bakışı hiçbir zaman olumlu yönde gelişmemiştir. Olumsuz bakış açılarını kaleme aldıkları kroniklerine de yansıtarak Şah İsmail ve müritleri için her zaman aşağılayıcı, kötüleyici ve küçümseyici tabirler kullanılmıştır.Master Thesis 17. yüzyıl şer'iyye sicillerinde 1 no'lu muhasebe defterine göre İstanbul ve çevresinde para vakıfları (1633-1634)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Yıldırım, Pınar; Çuhadar, PınarOsmanlı Devleti'nin iktisadi ve içtimai hayatının her alanında varlığını sürdüren vakıflar, devletin hukuki ve şer'i yapısı temelinde uzun yıllar faaliyetlerini icra etmişlerdir. Osmanlı'nın kuruluş yıllarından itibaren işlerliklerini sürdüren vakıflar, devletin büyümesine paralel olarak gelişme göstermiştir. Nitekim Osmanlı Devleti, kendisinden önce de var olan vakıf müessesesini etkili bir şekilde uygulamıştır. Bu durumun neticesi olarak vakıfların bir türü olan para vakıfları ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada, Şer'iyye sicillerinde yer alan 1 No'lu muhasebe defterinden hareketle 1633-1634 yıllarında İstanbul'da faaliyette bulunan vakıfların ekonomik ve sosyal faaliyetleri irdelenmiştir. Bu çerçevede; vakıfların ekonomik ve sosyal hizmetleri tablolar vasıtasıyla kapsamlı bir şekilde aktarılmıştır. Çalışmada, para vakıflarının elde ettiği gelirler ve yaptığı giderler hakkında bilgilere verilmiştir; vakıfların ekonomik bağlamda kişilere verdikleri borç para ve toplam miktarı da gösterilmiştir. Muhasebe defterlerinden elde edilen veriler ışığında vakıfların temel gelir kaleminin murabaha olduğu; en çok harcama yaptığı giderlerin ise kendi bünyesinde istihdam ettiği görevlilerinden oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. İncelenen muhasebe defterinde en çok dikkat çeken bulgu sosyal hizmet bağlamında gerçekleşen yardımların az olduğudur. Bununla birlikte incelenen vakıfların toplumun her kesimden kişilere borç para verdiği de tespit edilmiştir. Bu durum, para vakıflarının Osmanlı toplumunun refah düzeyi açısından ne kadar önemli ve etkili bir kurum olduğunu ortaya çıkarmaktadır.Master Thesis 18. yüzyılda Diyarbekir'de dini hayat ve kurumlar(1732-1747)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Serim, Erkan; Gümüş, ErcanDin Ortadoğu'da sosyo-kültürel yapının şekillenmesi üzerinde son derece etkili bir dinamiktir. Esasen bu sadece Ortadoğu'nun değil, doğu kültürlerinin tamamı için geçerli bir tespittir. Dinler yerleştikleri coğrafyalarda gerek devletlerarası diplomasiyi, gerekse sosyolojik açıdan insan ilişkilerini etkilemektedir. Öyle ki dinlerin ortaya çıktığı, medeniyetin doğup uzun süre olgunlaştığı Ön Asya ve Mezopotamya toprakları, günümüzde dahi tartışma ve çatışmaların odak noktasındadır. Ortadoğu halklarının omzuna aldığı bu hassas mirasın sistemleştirilerek sürekli gündemde tutulması ve bölgeye hükmetmenin yolu olması nedeniyle din, daha uzun yıllar üzerine araştırmalar yapılabilecek tarihsel bir olgudur. Dinin bölge üzerindeki etkisi için yazılanlar XVIII. yüzyıl Diyarbekir'i içinde geçerlidir. Zira Diyarbekir bu tarihte henüz dinsel ve sosyolojik dönüşümünü sağlayamamış, XVIII. yüzyılda aldığı ve verdiği göçler, yaşadığı kıtlık ve doğal afetlerle Osmanlı Devleti'nin iktisadi ve idari anlamda gerileyişinden nasibini almıştır. Bu yüzyılda şehre gelen seyyahların seyahatnameleri, XVIII. yüzyıl Diyarbakır Şer'iyye Sicilleri ile yapılan araştırmalar, yüzyılın sonuna kadar da kentin çok inançlı ve çok dilli kültürel dokusunu koruduğunu ancak buna rağmen gelecekte kozmopolit yapısını koruyamayacağını ispat etmiştir.Master Thesis 19. yüzyıl seyyahlarının gözüyle Birecik(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Aktaş, Hatice Abdullah; Turay, Esra DoğanGüneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Şanlıurfa iline bağlı Birecik ilçesi, tarih boyu gerek hac yolcuğu, gerek misyonerlik faaliyetleri gerek bilimsel araştırmalar gerek de ticaret için seyyahların kontak noktası olmuştur. Bölgenin Fırat Nehri yanında olması ve sınır bölgelere yakın olması bunun nedenlerindendir. İçinde her dinden insan barındıran Birecik şehri özellikle Ermenilerin Müslümanlarla yaşadığı çok kültürlü bir kenttir. Şehirde bulunan Birecik Kalesi ve şehrin yanından geçip suları Basra'ya kadar dökülen Fırat Nehri seyyahların ilgi odağı olmuştur. Nehir taşımacılığının başlamasına neden olan bu durum her zaman kenti görmeye değer kılmıştır. Özellikle 17. Yüzyıldan itibaren başlamış olan bir ilgi ile 20. yüzyıla kadar birçok kişi çeşitli sebeplerle Birecik şehrini ziyaret etmişlerdir. İranlılar Atabat ziyareti için bu yolu kullanmışlardır. Birecik şehri özellikle 19. yüzyılda artan nehir taşımacılığında keleklerle yolculuk yapmak için yol güvenliği açısından ve hızlı olmasından dolayı seyyahların güzergâh olarak seçtiği bir bölgedir. Bölgeye İngiltere, Almanya ve İran olmak üzere birçok ülkeden seyyah gelmiştir. Bazı seyyahlar da nehir yolculuğu yapmadan Birecik şehrini ziyaret edip gezmiştir. Bu seyyahlar yazmış oldukları seyahatnamelerde şehirde gördükleri tarihi yapıları ve bölgedeki toprağın verimliliğini bahsetmeye değer bulmuşlardır. Bölgeye yakın olarak gerçekleşmiş olan Nizip harbindeki Osmanlı ordusunun ihtiyaçları nehir yolculuğuyla getirilmiştir. Alman ve İngiliz seyyahların Birecik şehrini gezdiklerinde genel olarak vermiş oldukları bilgiler Birecik Kalesi, Fırat Nehri ve Kelek taşımacılığı ile ilgilidir. Kalenin mimarisini nehrin güvenliğini çoğu zaman da keleklerin yapımından bahsetmişlerdir. İncelenen bu seyyahların kaydetmiş oldukları bilgilerde 19.yüzyılda şehrin tarihi ve coğrafi yapısı tespit edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen bu veriler tarih kaynaklarıyla desteklenmiştir. Bu dönemdeki Birecik ile ilgili seyyahların kaydettikleri bilgiler günümüzde yapılan araştırmalara ışık tutmuş olacaktır.Master Thesis 19. YÜZYILIN İKİNCİ YARISINDA SİVEREK (Şehir, Mekân ve İnsan)(2017) Akman, EkremBu araştırmanın konusu, Osmanlı idaresinde klasik bir sancak ve kaza merkezi olan Siverek’te 19. Yüzyılın ikinci yarısındaki yönetim, şehir mekânı ve toplumsal hayatı birey odaklı olarak ortaya koymaktır. Siverek, İslam hakimiyeti öncesinden kalma, mevcut höyük şeklindeki toprak yığma kalesi, Artuklu ve Osmanlı döneminde inşa edilen, camiler, hamamlar, han, bedesten ve konakları ile özgün özellikleri olan bir Osmanlı/İslam şehridir. Bölge coğrafyası ve iklim şartlarının mekâna yansıyan fiziki yapısına uygun yaşam koşullarının şekillendirdiği düz damlı bitişik evleri, dar ve düzensiz küçeleri ve farklı dini cemaatlerin aynı sokakta oturdukları mahalleleri ile mütevazı bir şehirdir. 19. yüzyılın ikinci yarısında şehrin sosyal idari, siyasi ve toplumsal hayatı Şeri’ye sicilleri ve arşiv belgeleri temelinde araştırılmıştır. Tanzimat reformlarının ve I. Meşrutiyetin şehirdeki sosyal, idari ve adli yansımalarının yanında, genel tarih içinde sesleri ve renkleri duyulmayan (kadınlar, erkekler, esnaf, hastalar, mahkûmlar, dini cemaat mensupları) bireylerin gündelik hayatına dokunulmuş ve Siverek’in mütevazi bir evinin avlusundan, sokaklarına ve çarşısına odaklanılmıştır. Siverek, yerel güç unsurlarından sayılan aşiretlerin, çevresinde sürekli cevelan ettikleri bir coğrafya olduğundan, aşiretlerin devletle ve şehrin ileri gelenleri ve doğal liderler olan eşrafla ilişkileri bu çalışmanın önemli başlıklarındandırMaster Thesis 2-Amino-1,3,5-triazine-4,6-dithiol' un yumuşak çelik üzerine hidroklorik asit çözeltisinde korozyonuna karşı adsorpsiyon ve inhibisyon özelliklerinin incelenmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Arslanhan, Selim; Yıldız, Reşit; Yıldız, Reşit2-Amino-1,3,5-Triazine-4,6-Dithiol (2-ATD) 'in 0,5 M HCl çözeltisi içindeki yumuşak çelik korozyonuna etkisi, farklı konsantrasyon ve sıcaklık değerlerinde deneyler yapılarak araştırılmıştır. Araştırmada potansiyodinamik polarizasyon, elektrokimyasal impedans spektroskopisi (EIS) ve lineer polarizasyon direnci (LRP) tekniklerinden yararlanılarak elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Derişim arttıkça inhibisyon etkinliğinin arttığı ancak sıcaklığın artmasıyla inhibisyon etkinliğinin azaldığı görülmüştür. Ayrıca 120 saat boyunca ayrı ayrı hem inhibitörlü hem de inhibitörsüz ortamda bekletilen yumuşak çeliğin yüzey morfolojisi için taramalı elektron mikroskobu, atomik kuvvet mikroskobu ve enerji dağılımlı X- ışını spektroskopisi yöntemleri kullanılmıştır. Potansiyodinamik polarizasyon verileri, deneylerde kullanılan organik inhibitörün hem anodik hem de katodik bölgelerdeki reaksiyonlara etki etmesi sebebiyle karma bir inhibitör olarak tanımlanmıştır. Yumuşak çelik yüzeyine iyi tutunarak korozyon hızını ciddi anlamda azaltan 2-ATD'nin yüzey adsorpsiyon ölçümlerinin Langmuir izotermine uygun olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deneyle ilgili Kads, ?G0ads gibi termodinamik değişkenler hesaplanarak tartışılmıştır.Master Thesis 217 numaralı Mardin Şer'iyye Sicilinin transkripsiyon ve değerlendirmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Dilmen, Mehmet; Dinç, FasihÇalışmasını yaptığımız 217 Numaralı Mardin Şer'iyye Sicil Defteri, H.1263-1267, M.1847-1852 yılları arasında Mardin mahkemesine yansıyan kayıtları ihtiva etmektedir. Ankara Milli Kütüphanede 7149 mikro film numarası ile kayıtlı olan sicil aynı zamanda Mardin Artuklu Üniversitesi Kütüphanesinde de bulunmaktadır. Sicilimizde ki kayıtlar çeşitlilik göstermekle birlikte ekseriyetle sosyal konular olan aile yapısı, evlilik, boşanma, tereke ve mehir gibi hükümleri oluştururken, Tanzimat uygulamaları çerçevesinde yeni kurulacak olan idari yapıya dair merkezden gönderilen ferman, emirname ve görevlendirme kayıtlarına dair belgeler de bulunmaktadır. Ekonomik hayata ilişkin de önemli bilgiler içeren sicil defteri; tevzi vergi kayıtları, miras, vakıf, alım-satım, şehirde yapılan harcamalar ve narh hükümleri gibi içerikleri de ihtiva etmektedir. Çalışmamız 217 Numaralı Mardin Şer'iyye Sicili Defterinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Değerlendirmede sicilde geçen hükümler ışığında Mardin'in 1847-1852 yılları arasında sosyal ve ekonomik yapısına ışık tutan hükümlerin her ne kadar mahkemece kaydı yapılmış olsa da söz konusu hükümlerin tarihsel bağlama oturtulması için araştırma kaynaklarına da başvurulmuştur.Master Thesis 24 OCAK KARARLARI: HÜRRİYET VE CUMHURİYET GAZETELERİNDE YAYINLANAN KÖŞE YAZILARININ İÇERİK VE SÖYLEM ANALİZİ(2019) KALYA ALTEKİN, VASFİYEBu çalıĢma, Türkiye‟nin neoliberal ekonomi politikalarını hayata geçirmeye baĢladığı 24 Ocak Kararları‟nın Hürriyet ve Cumhuriyet gazetelerinde yayınlanan köĢe yazıları yoluyla topluma nasıl aktarıldığını incelemektedir. Bu doğrultuda öncelikle 24 Ocak Kararları‟nın temelini oluĢturan neoliberalizm kavramına dair tartıĢmalar, Türkiye‟de neoliberalizm öncesinde yaĢanan geliĢmeler, 24 Ocak Kararları, kararların uygulama süreçleri ve sonuçlarına yer verilmiĢtir. Daha sonra sırasıyla merkez ve eleĢtirel bakıĢ açısına sahip olan Hürriyet ve Cumhuriyet gazetelerinde yayınlanan köĢe yazılarına dair içerik ve söylem analizi uygulanmıĢtır. Ġçerik analizi ile belirlenen kavramların kullanılma sıklıklarına dair bir inceleme yapılmıĢtır. Bu analiz sonucunda 24 Ocak Kararları öncesi ve sonrasında bazı kavramların frekans değerlerindeki değiĢmelerin söz konusu ekonomik uygulamalar ile iliĢkili olduğu görülmüĢtür. Her iki gazetede yayınlanan köĢe yazılarında en çok “fiyatlar” kavramının tekrar ettiği ve “neoliberalizm” kavramının hiç kullanılmadığı fark edilmiĢtir. “Fiyatlar” kavramını sırasıyla Hürriyet gazetesinde “zam, döviz”, Cumhuriyet gazetesinde ise “borçlar, sendika” takip etmiĢtir. Söylem analizi ile her iki gazetede yayınlanan köĢe yazılarında belirlenen kavramlar konusunda ayrıĢtıkları ve ortaklaĢtıkları noktalar saptanmıĢtır. ÇalıĢma sonucunda 24 Ocak Kararları öncesinde gazetelerin ayrıĢtıkları konuların “hükümet-yönetim”, “kamu-özel kesim iliĢkileri” ve “sistem-kapitalizm” olduğu, ekonomik kararların hayata geçirilmesinden sonra ise “yabancı sermaye” üzerinde ayrıĢtıkları tespit edilmiĢtir. Gazetelerin ortak görüĢe sahip oldukları konuların sayısı 24 Ocak Kararları öncesi ve sonrası dönemde sırasıyla dokuz ve on Ģeklindedir. Gazetelerin farklı bakıĢ açılarına sahip olmalarına rağmen ortak görüĢ ekseninde toplandıkları konu sayısının fazlalığı dikkat çekicidir. Bu fazlalığın Türkiye‟nin neoliberal ekonomi politikalarını kendine özgü uygulama isteğinden, içinde bulunduğu siyasi ortamdan ve etkili toplumsal muhalefetten kaynaklandığı kanaatine varılmıĢtır.Master Thesis 249 NUMARALI MARDİN ŞER’İYE SİCİL DEFTERİ’NİN TRANSKRİPSİYON VE DEĞERLENDİRMESİ(2018) ATAYOĞLU, ŞEMSETTİNÇalışmasını yaptığımız 249 No’lu Mardin Şer’iye Sicil Defteri, Osmanlı tarihinde Tanzimat Dönemi olarak adlandırılan dönem içerisinde 1845-1863 yılları arasını kapsamakla beraber belge yoğunluğunun 1858 yılına ait olduğu mahkeme kayıtlarının tutulduğu bir defterdir. Bu defterdeki kayıtlar, çeşitlilik göstermekle birlikte ekseriyetle aile hayatını ilgilendiren mehir, boşanma, nafaka, veraset, tereke, vasi tayini gibi hükümleri oluştururken, ekonomik hayata ilişkin olarak da alımsatım, şufa hakkı, narh, icar, alacak verecek ve binek hayvanlarına yönelik hükümler teşkil etmektedir. Bununla birlikte vakıf mallarının idaresi, asker erzakının temini, kilise tamiratı, görev ilamı, buyruldu, ferman, hırsızlık, yağma-çapul, gasp, yaralama, katl, kısas vb. konular defterin kayıt çeşitliliğini oluşturmuştur.Master Thesis 2794-2795 NUMARALI GEVAŞ-VASTAN-KARÇIKAN-HAVASOR NAHİYELERİNİN MÜSLİM-GAYRİMÜSLİM NÜFUS DEFTERLERİ’NİN TRANSKRİPSİYON VE DEĞERLENDİRİLMESİ(2018) Kural, NurtenNüfus sayımları, toplumların demografik, sosyolojik, ekonomik ve tarihi durumlarını ortaya koymakta, fertlerin yaş, cinsiyet, meslek, göç, dil, din ve fiziksel özellikleri hakkında oldukça önemli bilgiler içermektedir. Bu özelliklerinden dolayı araştırmacıların dikkatini celp etmiş ve nüfus defterleri hakkında pek çok çalışmalar yapılmış ve yeni yöntemler geliştirilmiştir. Dünyanın en iyi kayıt sistemine sahip ülkelerinden bir olan Osmanlı İmparatorluğu nüfus kayıtları konusunda da oldukça zengin bir arşiv malzemesi bırakmıştır. 19. Yüzyıldan önce tahrir şeklinde tutulan kayıtlar bu yüzyıldan sonra sadece nüfus sayımı amacıyla yapılmaya başlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğunda 1831 yılında ilk nüfus sayımları yapılmaya başlanmış, çalışmamıza konu olan Van’da ise ilk nüfus sayımı 1836 yılında yapılabilmiştir. 2794-2795 Numaralı ve NFS. d. koduyla kayıtlı Van Eyaletine bağlı Gevaş, Karçıkan, Vastan ve Havasor nahiyelerinin Müslim ve Gayrimüslim nüfus defterleri transkribe edilerek, değerlendirmeleri yapılmıştır. Amacımız yaklaşık olarak iki asır önce Van yöresinde yaşayan ahalinin etnik, sosyolojik ve ekonomik durumlarına ışık tutarak, bölgede yaşayan insanların kendi geçmişleri ve ataları hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamaktır.Master Thesis 3739 Numaralı Mardin Kazası Nüfus Defterinin Transkripsiyon ve Değerlendirilmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Erkar, Emre; Çiftçi, ErdalNüfus, bir ülkenin veya bir bölgenin durumunu anlatabilecek en önemli kaynaklardan biridir. Günümüzde olduğu gibi geçmişte de devlet yöneticileri hakimiyeti altındaki halk hakkında bilgi sahibi olmak istemişlerdir. Osmanlı Devleti incelenen çalışma gibi birçok bölgede çeşitli araçlar ve amaçlarla sayımlar yapmıştır. Tahrir veya avarız kayıtları buna örnek olarak verilebilir. Günümüzdeki amaçlar kısmen benzer olsa da önceki dönemlerde yapılan tahkikatlar ülkenin asker, vergi ve tarıma olan bağlılığı sebebi ile yapılmıştır. İncelenen Mardin Müslim Nüfus Defteri miladi 1845 yılında Osmanlı Devleti'nin Mardin Sancağındaki Müslüman nüfusunu ortaya çıkarmak için yapılmıştır. Bu defter içerisinde kişilerin aile fertleri ile beraber fiziki özellikleri, meslekleri, lakapları ve yaşı gibi bilgilere ulaşabilmekteyiz. Yapılan sayım, sadece Müslüman erkekleri içerdiği için kadınlar veya gayrimüslim tebaa hakkında bilgi içermez. Bu çalışma ile beraber Mardinde yaşayan Müslüman nüfusun hangi mahallede, nasıl bir yoğunlukta bulunduklarını ve Müslüman erkek sayısını ortaya çıkarmaktadır.Master Thesis 577 (3774) numaralı Diyarbekir şer'iyye sicili (Değerlendirme ve transkripsiyon)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Arslan, Hikmet; Bilgin, FeridunŞer'iyye sicilleri, Osmanlı tarihinin aydınlatılması açısından birincil kaynaklardır. Bilhassa, sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel, dinî ve siyasî birçok konunun aydınlatılması amacıyla bu defterlerin önemi her geçen gün artmaktadır. Çalışmamıza mesned teşkil eden 577 Numaralı Diyarbakır Şer'iyye Sicili defteri XIX. asrın son çeyreğindeki mahkeme kayıtlarını ihtivâ etmektedir. 577 numaralı defter 16 varak ve 68 hükümden oluşmaktadır. Defterdeki en erken tarihli hüküm 1135 (1723) tarihlidir. En son ise, 1269 (1853) tarihli hüküm yer almaktadır. Defterdeki hükümler çoğunlukla verâsetle ilgili olmasına rağmen, evlilik, boşanma, yol tamiri ve başka şehirlere göçler, yaralama ve gasp suçlarına ilişkin mehkeme kararları da yer almaktadır. Bu kararlar, dönemin sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yaşamına ışık tutmaktadır.Master Thesis A.Giddens sosyolojisinde gündelik hayatın inşası(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Yanardağ, Merve; Yücedağ, İbrahimSosyoloji geleneğinin yenilikçi ve özgün teorisyenlerinden A.Giddens, sosyoloji bilimine önemli katkılar sunmuştur. Klasik ve çağdaş teorisyenlerin eksik bıraktığı ve görmezden geldiği noktalara sentezci, analitik ve uzlaşımcı bir bakış açısıyla yaklaşan Giddens, başta toplum analizi ve toplumsal dönüşümlere katkısı bağlamında teorisinin ana hatlarını oluşturmuştur. Bu oluşumun devamında, pozitivist-hermeneutik açılımları, yapı-fail ikilemi ve yapılaşma teorisi önemli katkılar sağlamıştır. Sosyoloji disiplinin bir alt dalı olan gündelik hayat sosyolojisi, Giddens'da gündelik hayat sosyolojisinin gerçekliği ve bu gerçekliğin modernlik algısıyla ilişkiselliği, çalışmanın ana çerçevesini oluşturmaktadır. Son olarak gündelik hayat sosyolojisinde yapı-eylemin yerleşkesi ve kazanımları çalışmanın anlam ve bütünlüğüne uygun olarak tartışılmıştır. Bu çalışmada, Giddens teorisinin ana hatları ve gündelik hayat sosyolojisinin inşası, gündelik hayat sosyolojisinin kavramsal temelleri kapsamında anlamlandırılarak sosyolojik bir okumaya tabii tutulmuştur.Master Thesis Abdullah b. Saîd b. Husayn el-Eşecc el-Kindî ve Müslim'in Sahîh'indeki rivâyetleri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Tadik, Salih; Karakaş, AliBu çalışmada hicri 167 yılında dünyaya gelen büyük muhaddis Abdullah b. Saîd b. Husayn el-Eşecc el-Kindî'nin hayatı ve Müslim'in Sahîh'indeki rivâyetleri incelendi. Ebû Saîd sahâbeden birçoğunun gelip yerleştiği Kûfe bölgesinde yetişen büyük muhaddislerdendir. Buna rağmen günümüz insanının onun hakkında yeterli bilgiye sahip olduğu söylenemez. Ebû Saîd'i araştırmak ve onun hakkında bilgi vermek amacıyla böyle bir araştırma yapılmıştır. ''Abdullah b. Saîd b. Husayn el-Eşecc el-Kindî ve Müslim'in Sahîh'indeki Rivâyetleri'' adlı bu çalışmamızda öncelikle Ebû Saîd'in doğup büyüdüğü şehir olan, Kûfe hakkında genel bilgiler verilmiştir. Daha sonra Ebû Saîd'in hadis alanında yaptığı çalışmalar hakkında detaylı bilgiler aktarılmıştır. Son bölümde ise Ebû Saîd'in Sahîhi Müslim'deki rivâyetlerin değerlendirmesi yapılmıştır. Böylece bu çalışmada, Ebû Saîd'in hayatı ve hadis alanında yaptığı çalışmalar hakkında detaylı bilgilerin verilmesi hedeflenmiştir.Master Thesis Abdurrahman Bedevi'nin hayatı, eserleri ve İslam düşüncesindeki yeri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Tekin, Melek Menci; Bozkurt, BirgülBu tezde Mısırlı düşünür Abdurrahman Bedevî'nin hayatı, eserleri ve İslâm düşüncesindeki yeri genel hatlarıyla ele alınmıştır. Bu bağlamda çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Tezin birinci bölümünde Abdurrahman Bedevî'nin hayatı, eserleri ve Bedevî ile ilgili yapılan çalışmalar incelenmiştir. Devamında Bedevî'nin ilmi kişiliği ve ona dair düşünceler irdelenmiştir. Tezin ikinci bölümünde ise Bedevî'nin çalışmaları çerçevesinde İslâm düşüncesine katkıları ve bu alandaki rolüne değinilmiştir. Ayrıca onun varoluşçu felsefenin temellerine ve bu felsefi ekolün gelişimine etkisi araştırılmıştır. Evrensel düşüncenin temellerini Yunan felsefesine dayandıran Bedevî onu İslâm ve Batı düşüncesinin ortak mirası olarak tanımlamaktadır. Bedevî bu alanda yaptığı tahkik ve tercüme çalışmalarıyla Batı ve İslâm düşüncesinin temel kaynaklarına ulaşmaya çalışmaktadır. Ona göre bu sayede İslâm düşüncesi yeniden bir aydınlanma yaşayacaktır. Bu nedenle Bedevî İslâm felsefesi ve İslâm düşüncesinin gelişiminde etkili olan mantık, kelâm, tasavvuf gibi ilimler üzerine kapsamlı çalışmalar ortaya koymuştur. Böylece Bedevî bu girişimleriyle İslâm medeniyetinin bünyesinde ortaya çıkan eserlerin yeniden hatırlanmasına vesile olmuştur.Master Thesis Abdurrahman Şeref Efendi tarihi'nde Osmanlı Devleti'nin ilk yüz yılı (1300-1400): Osmanlı hanedanının kökeni, fetret devri ve siyaseten katl meselelerinin değerlendirilmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Çetin, Ergül; Gümüş, ErcanOsmanlı Devleti'nde Tarih bilimi, devlet kademesinde kurumsallaştırılarak siyasi-politik bir hüviyet kazanmıştır. Bu kurumda görev alacak "tarihçi" memurlar devlet bürokrasisi tarafından görevlendirilirdi. Bu tarihçilere malum olunduğu üzere "Vakanüvist/vak'anüvis/vakanüvis" denilmiştir. Vakanüvislik bir kurum olarak tarihi süreç göz önünde bulundurularak etraflıca incelenmiştir. Osmanlı vakanüvislerinin isim listesi verilmiş ve bazı vakanüvisler hakkında özet bilgiler verilmiştir. Osmanlı'nın son vakanüvisi Abdurrahman Şeref Efendi'dir. Abdurrahman Şeref Efendi ve eserini konu alan bu çalışmada yazarın hayatı ve eserleri hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmada, Abdurrahman Şeref Efendi'nin "Tarih-i Devlet-i Osmaniyye" adlı eserinin medhal kısmının son alt başlığı olan "Osmanlıların Evail-i Ahvali" ve "Birinci Bab'ın günümüz latin harflerine transkribi yapılmıştır. Ancak bir bölüme de tartışmalar ilave edilmiştir. Bu bağlamda, Osmanlı hanedanının kökeni meselesi veya başka bir ifade ile menşei meselesi, Ankara Savaşı ile Savcı Bey Vakası bağlamında Osmanlı Devleti'nde siyaseten Katl meselesi problem olarak eklenmiştir. Bundan hareketle, Abdurrahman Şeref Efendi'nin "Tarih-i Devlet-i Osmaniyye" adlı eserinde bu hususlara ait malumat ve çağdaş kaynakların değerlendirmeleri esas alınmıştır. Kökene dair tartışmaların yazarın eserinde geniş bir yer tutmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum ise, muhtemelen ya mezkur konunun eserin kaleme alındığı dönemde tartışmaya değer görülmemesinden ya da yazarın ilgisizliğinden kaynaklanmaktadır. Çalışmada ele alınan ikinci tartışma konusu, devletin fetret devrine girmesine neden olan ve Abdurrahman Şeref'in "tezelzül" diye isimlendirdiği Ankara Savaşı'dır. Bu konuda yazarın derinlemesine verdiği bilgiler ışığında bir takım değerlendirmelerde bulunulmuştur. Üçüncü tartışma konusu ise Savcı Bey Vakası ekseninde siyaseten katl meselesidir. Bu bağlamda siyaseten katl meselesi bir çok boyutuyla ele alınmıştır. Dolayısıyla tezde ele alınan hususlardan biri olan Osmanlı hanedanının kökeni meselesi Abdurrahman Şeref Efendi tarafından kısaca ele alınmıştır. Diğer husus olan Ankara savaşı ise kaynak eserde uzun uzadıya ele alınmıştır ve araştırmacılara doyurucu bilgiler sunmaktadır. Siyaseten katl meselesi ise Abdurrahman Şeref Bey tarafından Savcı Bey vakası başlığı altında ele alınmış ve olay özet olarak incelenmiştir.Master Thesis Aday öğretmenlerin eğitim hakkına ilişkin algılar(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2017) Çete, Ufuk; Beltekin, NurettinBu çalışmada eğitim hakkı algısı ve eğitim hakkı ihlalleri saptanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın evreni 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında Mardin Artuklu Üniversitesi'nde pedagojik formasyon eğitimi alan 181'i kadın, 139'u erkek toplam 320 aday öğretmendir. Nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak geliştirilen yazılı görüşme formu kullanılmıştır. Veriler analiz edilerek verilen cevaplan gruplandırılarak frekansları tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda aday öğretmenlerin çevrelerinde gördükleri yada yaşadıkları eğitim hakkı ihlalleri belirlenmiştir.