Browsing by Author "Beltekin, Nurettin"
Now showing 1 - 19 of 19
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Aday öğretmenlerin eğitim hakkına ilişkin algılar(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2017) Çete, Ufuk; Beltekin, NurettinBu çalışmada eğitim hakkı algısı ve eğitim hakkı ihlalleri saptanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın evreni 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında Mardin Artuklu Üniversitesi'nde pedagojik formasyon eğitimi alan 181'i kadın, 139'u erkek toplam 320 aday öğretmendir. Nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak geliştirilen yazılı görüşme formu kullanılmıştır. Veriler analiz edilerek verilen cevaplan gruplandırılarak frekansları tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda aday öğretmenlerin çevrelerinde gördükleri yada yaşadıkları eğitim hakkı ihlalleri belirlenmiştir.Article AN ANALYSIS ON EDUCATIONAL QUALIFICATION PRESENTATIONS OF THE JOB SEEKERS IN THE LABOR MARKETS(2019) Beltekin, Nurettin; Özdemir, YalçınThe purpose of this study is to analyze the presentation of educational qualifications in job seeking behavior. The study is based on the resumes uploaded on e-job search portals. In the study, a total of 114 resumes belonging to individuals who were seeking jobs in the informatics, industry and service sectors was examined. The data obtained from the resumes were analyzed with content analysis. As a result of the study, it is argued that the theory of human capital, which establishes a linear relationship between education and employment, is insufficient to explain the relationship between education and employment, and at the same time has an ideological function by separating employment from social context.Master Thesis Covid-19 ve zorunlu uzaktan eğitim sürecinin öğretmenlerin mesleki motivasyon ve mesleki doyumuna etkisi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Kılıman, Sevinç; Beltekin, NurettinBu araştırmanın amacı Covid-19 pandemisi süresince yüz yüze eğitimin durdurulup zorunlu çevrimiçi eğitime geçiş sürecinin öğretmenlerde mesleki doyum ve motivasyon bağlamında yarattığı etkiyi incelemektir. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada fenomenolojik desen kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak uzman görüşü alınmış 23 maddelik bir görüşme formu geliştirilerek Elâzığ ilinde devlet okullarında çalışan 45 öğretmene uygulanmıştır. Öğretmenlerin branşları İngilizce, Sınıf, Matematik, Sosyal Bilgiler, Bilişim Teknolojileri, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Türkçe, Fen Bilimleri, Müzik, Beden Eğitimi, Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen ve Teknoloji Tasarım şeklindedir. Katılımcılar, okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim öğretmenlerinden oluşmaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz ile çözümlenerek raporlanmıştır. Katılımcılar ile yapılan görüşme sonrası verilen cevaplara göre altı ana tema ve bu temalara ilişkin alt temalar oluşturulmuştur. Bu ana temalar; teknolojik altyapı, sınıf yönetimi, öğretimin niteliği, eğitim öğretime uygun, ortam motivasyon, mesleki doyum, şeklindedir. Çalışmada teknolojik altyapının zorunlu uzaktan eğitim sürecinin başında yetersiz kaldığı, gerekli cihaz (tablet, telefon, bilgisayar, internet bağlantısı vb.) temininde zorluklar yaşandığı ancak ilerleyen zamanlarda sorunun çoğunlukla çözüldüğü sonucuna varılmıştır. Sınıf yönetimi ve eğitim-öğretime uygun ortamın hazırlanmasında sorun yaşanmış, öğrencilerin derse katılım konusunda istikrar gösterilmediği anlaşılmıştır. Ayrıca öğretim yöntemlerinden daha çok sunuş ve geleneksel yöntemlerin kullanıldığı sonucu çıkarılmıştır. Bu durumun öğretimin niteliğine yansıdığı, bahsedilen başlıkların öğretmen motivasyonuyla negatif yönde bir ilişkisi olduğu saptanmıştır. Dahası katılımcıların öğrencilerin derslerden geri kalmaması ve uzaklaşmaması için eğitim-öğretime her zamankinden daha çok önem verdiği ancak süreç içinde motivasyonlarının düştüğü ve mesleki doyumlarının azaldığı hissine kapıldıkları görülmüştür.Article Denizli Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ndeki Öğretmen Adaylarının Değer Öncelikleri(Eurasian Journal of Educational Research, 2016) Beltekin, NurettinProblem Durumu: Bzim kolaylıkla görebildiğimiz bir davranış sadece sadece değerlerin bir sonucudur. Öğretmenlerin öğretme davranışları da onların değerleri tarafından etkilenmektedir. Bu yüzden değerler konusu öğretim çalışmalarına temel teşkil eder. Eğer öğretmen adaylarının değerlerini anlayabilirsek öğretmen adaylarının olası öğretme davranışlarını tahmin edebiliriz. Böylelikle öğretmen adaylarının hangi değerlerinin öğrtmenlik becerilerine engel teşkil edip etmediğini bulabiliriz. Ve onlar mezun olmadan onları eğiterek onları etkieyebiliriz. Öğretim becerilerine engel olan değerleri değiştirmeye çalışmalıyız ve öğretim becerilerine destek olan değerlerini de geliştirmelerine yardımcı olmalıyız. Araştırmanın Amacı: Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının değerlerinin oluşumuna ve önceliklerinin belirlenmesine katkısı olan amaç ve araç değerlerinin ne olduğunu keşfetmektir. Çalışmaya yön veren sorular aşağıdaki gibidir: (1) Geleceğin okul öğretmenleri olarak öğretmen adaylarının amaç ve araç değerleri nelerdir? (2) Fakültenin çeşitli bölümlerinde okuyan öğretmen adaylarının değer öncelikleri sıralamasında farklılıklar bulunmakta mıdır? (4) Değerleri cinsiyet gibi kontrol edilemeyen değişkenlere göre farklılık göstermekte midir? Araştırmanın Yöntemi: Öğretmen adaylarının değerlerini ölçmek için Schwartz Değerler Ölçeği (SVS) kullanılmıştır. Bu çalışmanın evrenini eğitim fakültesinin farklı bölümlerine devam etmekte olan 4856 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler rastgele tabakalı örnekleme tekniği kullanarak belirlenen 498 öğrenciden elde edilmiştir. Araştırmanın %63'ünü (323) kız öğrenci, % 35%'ini (173) erkek öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın Bulguları: Sonuçlar göstermektedir ki kız öğretmen adaylarının %48'i ve erkek öğretmen adaylarının %41'i aile güvenliğini hayatlarına yön veren üstün öneme sahip amaç değer olarak ilk sıraya yerleştirmişlerdir. Kız ve erkek öğrenciler arasında birinci sırada konzervatif bir amaç değer olan aile güvenliğinin ilk sırada yer aldığı görülmektedir. Aile güvenliği "Güvenlik" üst değer tipi sıralamasına girmektedir. 1,2,3 ve 4. Sınıfta okuyan öğretmen adaylarının ilk üç sınıfta davranışlarına etki eden öncelikli ana değer olarak conservative değerleri (ulusal güvenlik ve aile güvenliği) seçtikleri, dördüncü sınıfa gelindiğinde ise öncelikli değer olarak evrensel bir değer tipi olan Dünya'da barış ana değerinin tercih edildiği görülmektedir. Dikkat çeken başka bir nokta ise evrensel bir değerin öncelik sıralamasında fakültede geçirilen zaman arttıkça kademeli olarak yükselmesi ve birinci sırada yer alan konzervatif bir değerin yerini almış olmasıdır. Dördüncü sınıfta konzervatif değerler 2. 3. Sıralara ötelenmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmenliği dışında diğer bölümlerde okuyan öğretmen adaylarının davranışlarına yön veren öncelikli değer olarak konzervatif değerleri tercih ettikleri görülmektedir. Sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünde okuyan öğrenciler için ise ilk sırada evrensel bir değer olan Dünya'da barış yer almıştır. Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri: Elde edilen veriler ışığında öğretmen adaylarının davranışlarına öncelik veren değerler bakımından en çok konzervatif üst sıra değer tipinden etkilendikleri söylenebilir. Fakat şunu da belirtmek gerekir ki konzervatif değer tipi olan gelenek'ın araç değeri dindarlık, ulusal güvenlik ve aile güvenliği amaç değerlerinin araçları olan sağlık ve temizliğik araç değerlerinin önüne geçememiştir. Öyle görünüyor ki öğretmen adayları için ulusal güvenlik ve aile güvenliği dindarlık araç değerinden daha önceliklidir. Öğretmen adaylarının öncelikli ara değeri Sağlık olmuştur. Güvenliği sağlayacak ara değer öğretmen adaylarına göre ilk sırada sağlıktır. İhtiyaçlar insanın hayatında bitmek tükenmek bilmeyen bir döngüdür. Motivasyon sürecini bu bitmek tükenmek bilmeyen ihtiyaçlarımız başlatır. İhtiyaç organizmada bir dengesizlik yaratır. Bu dengesizlikten kurtulmak için motive olur ve bir davranışta bulunuruz. Eğer davranışımız uygun bir davranışsa organizmamızı tekrar dengeye sokar ve bu sefer başka bir ihtiyacı karşılamak için güdüleniriz. Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisinde bir insanın hayatında ihtiyaç olarak görebileceği ihtiyaçları en temel ihtiyaçtan en uzak ihtiyaca doğru sınıflandırmıştır. Ve Maslow'un teorisinin dayandığı bilimsel ilkelere göre bir önceki basamakta yer alan ihtiyaçlar karşılanmadıkça bir sonraki basamakta yer alan ihtiyaç için güdülenemeyiz ve davranışta bulunamayız. Yani fizyolojik ihtiyaçları karşılanamayan bir birey güvenlik ihtiyacı için motive olamaz. Öğretmen adaylarının conservative değerleri sıklıkla davranışlarına yön veren öncelikli değerleri olarak görmeleri bunun yanında çevre ve kişisel değerleri ön sıralara taşıyamamaları güvenlik ihtiyaçlarını karşılayamadıkları, gerilim yaşadıkları ve üst basamaklarda yer alan sosyal ihtiyaçlar, saygı ihtiyacı ve kendini gerçekleştirme ihtiyacı için motive olamadıklarını anlatıyor olabilir. Verilere bakıldığında üst sıra değer tipi olan Özgenişletim (başarı, güç ve hazcılık) değer tipinin öncelikli değerler olarak algılanmadığı göze çarpmaktadır. Öğretmen adaylarının öz genişletim değerlerini davranışları için öncelikli birer değer olarak görmüyor olmaları Türk toplumunun kültürel yapısından kaynaklanıyor olabilir. Bununla birlikte öğretmen adayları için bir üst sınıfa çıktıkça evrensel değerlerin konzervatif değerleri bastırıp davranışa yön veren öncelikli değer olarak ortaya çıkması dikkat çekicidir. Eğitime ayrılan süre; Sosyal adalet, Dünya barışı gibi davranışa yön veren evrensel araç ve amaç değerlerin öne çkmasına yardım ediyor olabilir. Öğretmen adaylarının üst sıra değer tiplerinden birisi olan değişime açık olma davranışlarını geliştirmeleri gerekmektedir. Bir insanı değişime açık hale getiren değerler Schwartz'a göre meraklı olma, kendi hedeflerini belirleme araç değerleri ve öz-saygı, yaratıcılık amaç değerleridir. Yaratıcılığı davranışlarına yön veren öncelikli değer olarak gösteremeyen öğrenciler yaratıcı nesiller yetiştirmekte zorlanabilirler. Değişime açık olmayı sağlayacak amaç ve araç değerler konusunda çalışmalar yapılabilir ve öğretmen adayları desteklenebilirMaster Thesis Eğitim yöneticilerinin empati algılarına ilişkin fenomenolojik bir inceleme(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Arslan, Engin; Beltekin, NurettinEğitim toplumu etkileyen önemli kurumlardan biridir. Bu kurumlarda çalışan eğitim yöneticilerinin empati algıları ve kurumdaki empati yaklaşımları kurum başarısına, insani ilişkilere ve dolayısıyla topluma etki edeceğinden eğitim yöneticilerinin empati algıları mesleki yetenek ve tecrübeleri ile iç içe olacak şekilde şekillendirilmektedir. Bu çalışmada amaç, eğitim yöneticilerinin okulu yönetirken empati yaklaşımları, empati ile ilgili kavramları tanımlamaları, kendilerinin empati algıları, empati kurmanın sorunların çözümüne etkisi, empati-güven ve empati-stres ilişkilerine ilişkin görüşleri belirlemektir. Araştırma nitel bir araştırma olup, durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu Mardin ili Artuklu ilçesinde 2020-2021 eğitim-öğretim yılında görevli olan 30 eğitim kurumunda (anaokul, ilkokul, ortaokul ve lise) görevli eğitim yöneticileri oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri, araştırmacı tarafından uzman görüşleri alınarak oluşturulmuş bir görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırma bulgularına göre eğitim yöneticilerinin iş yaşamında empati kavramına hâkim oldukları ve empati kavramını gündelik işleyişte sıklıkla kullandıkları, etkili bir iletişim sağlamada empatinin ciddi etkisinin olduğu, iç paydaşlar ile empati kurmanın çalışma ortamında stres ve sorunları minimize ettiği, doğru empati sayesinde çalışma ortamında güven duygusunun pekiştirilip iş doyumu sağladığı, bunların yanında kadın eğitim yöneticisi sayının az olduğu saptanmıştır. Ayrıca eğitim yöneticilerinin empati kavramına hâkim ve empatiyi gündelik yaşamda sıklıkla kullanmalarına rağmen eğitim yöneticilerinin empati tepki basamakları olan "ben, sen ve onlar basamaklarına" çok hâkim olmadıkları, tepki basamaklarını farkında olmadan kullandıkları gözlenmiştir. Ulaşılan hedefler noktasında topluma etkisi en kısa olan okul örgütlerindeki yönetici ve öğretmenlerin mesleki gelişim ve kariyer basamakları düzenlenirken empati kavramına yönelik etkinlik ve eğitim faaliyetlerin de dahil edilmesi önerilmiştir.Master Thesis Helikopter Ebeveynlik Üzerine Yapılan Çalışmaların İncelenmesi(2024) Taş, Önder; Beltekin, NurettinÖğrenci ebeveyn ilişkileri ve bu ilişkilerin öğrencilerin gelişimine ilişkin birçok açıklama yapılmıştır. Bunlardan biri olan helikopter ebeveyn terimi ilk olarak 1969 tarihinde Dr. Haim Ginott'un Ebeveynler ve Gençler adli kitabında yer almıştır. Kitabında ebeveynlerin gençler üzerinde adeta bir helikopter gibi gezdiğini ifade etmiştir. Bu terim 2011 de sözlüklere girecek kadar popüler olmuştur. Benzer terimler arasında çim biçme makinesi ebeveynliği, şımartıcı ebeveyn ve buldozer ebeveynlik de yer almaktadır. Bu çalışmada helikopter ebeveynlik kavramı tanıtılmış, kavram ile yeterli sayıda olan yerli ve yabancı literatür taraması yapılmıştır. Bu araştırmanın amacı helikopter ebeveynlik ile ilgili alan yazındaki çeşitli makaleler ve tezleri meta analiz yöntemi kullanılarak incelemektir. Ayrıca araştırmada helikopter ebeveynlik kavramının yanı sıra bu tür ebeveynlerin çocukların hayatları üzerindeki etkisine de yer verilmiştir. Bu amaçlarla, araştırmaya dahil edilme ölçütlerine uygun çalışmalar belirlenmiştir. Bu kapsamda 2018-2023 yılları arasında yapılan 13 makale ve 17 yüksek lisans tezi betimsel analiz yöntemine göre incelenmiş ve sonuçlar tablo olarak gösterilmiştir. Helikopter ebeveyn konulu 30 akademik araştırmanın en çok 2020 yılında yapıldığı en az ise 2018 yılında yapıldığı gözlemlenmiştir. Yapılan çalışmaların 9 tanesi lise öğrencilerine, 9 tanesi üniversite öğrencilerine, 6 tanesi y kuşağına, 5 tanesi ortaokul öğrencilerine, 2si ebeveynler üzerine, bir çalışma anaokulu ve bir çalışma da öğretmenler üzerine yapılmıştır. Araştırmalarda en fazla 'Algılanan Helikopter Ebeveyn Tutum Ölçeği'nin (24 araştırma) kullanıldığı belirlenmiştir. Sonrasında 4 araştırmada görüşme formu, 3 araştırmada Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanıldığı görülmüştür. 'Yaşam Doyumu Ölçeği', 'Özyeterlilik Ölçeği', 'Boyun Eğici Davranışlar Ölçeği' ve 'Şişirilmiş Benlik Duygusu Ölçeği' ise 2'şer araştırmada kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Helikopter Ebeveyn, Meta Analiz, Öğrenci Ebeveyn İlişkisiArticle İşgücü talebi ve eğitim ilişkisi üzerine bir analiz (iş ilanları örneği)(2014) Beltekin, NurettinBu çalışmanın amacı işverenlerin iş ilanları yoluyla işgücü ve eğitim ilişkisini eğitim ekonomisi kuramları çerçevesinde çözümlemektir. Çalışma içerik analizine dayalı nitel bir araştırmadır. Bu kapsamda kariyer.net web sayfasında farklı sektörlerden 100 iş ilanı incelenmiş ve ilanlardaki eğitim kriterlerine göre sınıflandırılmıştır. Bulgulara göre işgücü talebi ve eğitim arasındaki ilişkinin doğrudan, dolaylı ve eleme amaçlı olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte işgücü talebi ve eğitim arasındaki ilişkinin daha fazla dolaylı ve eleme amaçlı olarak kurulduğu saptanmıştır. Eğitimin tüm okul tür ve düzeylerinde “ekonomiye duyarlı” hale getirilmeye çalışıldığı bir zamanda eğitim ve işgücü talebi ilişkisinin giderek dolaylı ve eleme amaçlı olarak kurulması bu süreci yeniden gözden geçirmeyi gerektirmektedir. Bu nedenle eğitim sürecinde “educare ve educere” dengesi doğru bir şekilde kurulmalı, bireylerin eğitimi diploma ve sertifika toplama süreci olarak görmesini engellemeli ve insan, toplum ve doğa ilişkilerini sağlıklı bir şekilde geliştirmelerine yardım edecek şekilde düzenlenmelidir. Mesleki beceriler çalışma koşullarına göre eğitim ve yetiştirmeyi içerecek şekilde belirlenmelidir.Master Thesis İslamcıların Adalet ve Kalkınma Partisinin eğitim politikalarına ilişkin görüşleri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Değer, Bünyamin; Beltekin, NurettinBu çalıGmanın amacı, Gslamcıların Adalet ve Kalkınma Partisinin eğitim politikalarına iliGkin görüGlerini araGtırmaktır. Ak Parti"nin eğitimde amacının ne olduğu ve bu amaca ulaGmaya çalıGırken kullandığı araçlar ve izlediği yol Gslamcılar tarafından ne kadar kabul görmektedir sorusuna cevap aranmıGtır. ÇalıGmanın, Ak Parti"nin içinden çıktığı Gslamcı kesimin Ak Parti"nin eğitim politikaları ile ilgili görüGlerini anlamaya çalıGtığından Gslamcılarla yapılmıGtır. AraGtırmanın çalıGma grubu, amaçlı örneklem ve kartopu örneklem teknikleri kullanılarak belirlenmiGtir. ÇalıGma için bir görüGme formu hazırlanmıGtır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuG ve tematik olarak düzenlenmiGtir. ÇalıGmanın bulguları katılımcıların Ak Parti'nin son 16 yıl boyunca uyguladığı temel politikalar hakkında ne düGündükleri sorularak toplanmaya çalıGılmıGtır. ÇalıGma grubunun eğitim ile ilgili temel görüGleri anlaGılıp Ak Parti'nin eğitim politikalarının bunda ne yer ettiğinin anlaGılması amaçlanmıGtır. AraGtırmada Gslamcıların Ak Parti'nin eğitim politikaları hakkındaki görüGlerinin büyük bir bölümünün olumsuz görüGler olduğu görülmüGtür. 16 yıl boyunca uygulanan politikaların büyük bir belirsizlik içerdiği genel olarak paylaGılmıGtır. Özellikle eğitim politikalarındaki hızlı değiGim ve dönüGümler en çok rahatsızlık içeren konu olmuGtur. Fakat Ak Parti'nin eğitim politikalarını olumsuz bulan Gslamcıların doğru politikaların neler olması ve bunların nasıl uygulanması gerektiği ile ilgili de belirsizlikler yaGadığı araGtırmanın temel bulguları arasındadır. Gslamcıların belirli ve tutarlı bir eğitim politikalarının olmadığı görülmüGtür. AraGtırma bize Türkiye'de büyük bir kesim olan Gslamcıların eğitim görüGleri ve Ak Parti eğitim politikaları hakkında büyük bir resim çizmektedir.Article KIZLARIN OKULA ERİŞİM VE DEVAM ORANLARININ ARTIRILMASI: İKNA SÜRECİ(e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi, 2018) Yıldırım ,M. Cevat; Beltekin, Nurettin; Oral, Tülay TalayGeleneksel nedenlerin yanı sıra eğitimde artan değer kaybı, eğitimli işsiz sayısının artışı, sosyal, kültürel gibi nedenler kızların okullaştırılması önünde engel oluşturmaktadır. Bu engellerin etkisinin minimize edilmesine yönelik gerek ulusal gerek uluslararası bağlamda birçok etkinlik ve kampanya yürütülmektedir. Bu bağlamda kızların okullaştırılmasını artırmak için yeni yöntem ve teknikler işe koşulmaktadır. Bu tekniklerden biri de ikna sürecidir. Bu araştırmanın amacı, kız çocuklarının okullaştırılmasında ikna tekniklerinin etkisinin belirlenmesidir. Bu araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış gözlem, doküman incelemesi ve yarı yapılandırılmış görüşme yöntemleriyle veriler toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, ölçüt örneklem yöntemiyle belirlenen Mardin ilinin Midyat ilçesindeki 20 eğitim koçundan oluşmaktadır. On bir eğitim koçuyla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Eğitim koçları, ikna sürecinde 400 kız öğrenciye ve 300 aileye ulaşmışlardır. Bu görüşmelerde katılımcılara, projenin etkililiği, kız çocuklarının okullaşmasındaki dirençler, kız çocuklarının okullaştırılmasında kullanılan ikna türleri gibi konuları içeren dokuz soru sorulmuştur. Veriler, betimsel analiz ve içerik analizi teknikleriyle çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; ikna sürecinden sonra kız öğrencilerin başarısı, okula devam oranlarının ve okullaşma oranlarının arttığı, okul-aile arasında işbirliğinin geliştiği görülmüştür. Kız çocuklarının okullaşmasına yönelik birçok girişim ve çabaya karşın kızların önemli bir oranı hala okul dışındadır. Dolayısıyla, kızların okullaştırılmasına ilişkin etkili bir rehberlik, toplu bir ikna süreci ve güçlü bir kampanya yürütülmesine halen ihtiyaç vardır.Article KOLONİZE EDİLMİŞ BİR ALANI ARAŞTIRMAK: Alman Oryantalist Çalışmalarında Zazalar(e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi, 2020) Beltekin, NurettinZazalara ilişkin araştırma alanı yaklaşık iki yüz yıldır özellikle oryantalistler, Kemalistler ve Batılı araştırmacılar tarafından kolonize edilmiştir. Bu kapsamda üretilen bilgiler bugün Zazalar üzerine yapılan araştırmalarda temel kaynak olarak kullanılmaktadır. Üretilen bilginin siyasal doğası bilginin kullanımına ilişkin ciddi uyarılar barındırmaktadır. Buna karşın araştırmacılar söz konusu bilgiyi bilimsel bilgiolarak kullanmaktadır. Araştırmalarda Batılı araştırmacıların kimlikleri, hangi niyet ve motivasyonlarla bölgeye geldikleri ihmal edilmektedir. Oysa bu özellikler bilgi üretim süreçlerinde bilgiye nüfuz ettiğinden ihmal edilemez bir öneme sahiptir. Bu çalışmada Zazalara ilişkin araştırmalar yapan Alman oryantalistleri ve çalışmaları incelenmiştir. Almanlar oryantalistler Berlin’de ve özellikle de Leibzig Oryantal Çalışmalar Enstitüsünde öğrenim görmüşlerdir. Zazalara dair çalışmaların yapıldığı dönemde Almanya’da Uygulamalı Oryantalizm ekolü egemendi. Bu ekol devlet kurumlarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere çalışmayı esas almaktadır. Bu araştırma, Alman oryantalistlerinin Zazaları, Almanların Avrupa’da benzersiz ve üstün oldukları savını desteklemek üzere yapılan Aryanlık mühendisliği nesnesine dönüştürüldüğünü ileri sürmektedir. Bu nedenle araştırmacıların oryantalist veasimilasyonist bilgi üretimine maruz kalan Zazaların mirasını esas almak bilim insanının ahlaki sorumluluğu olduğunu hatırlatmaktadır.Master Thesis Köy okullarında yaratıcı dramanın İngilizce konuşma becerisine etkisinin incelenmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) İçöz, Eray; Beltekin, NurettinBu eylem araştırması Şanlıurfa ilinin Viranşehir ilçesinde yabancı dil dersinde gözlemlenen konuşma becerisi eksikliğini geleneksel yöntemler yerine yaratıcı drama etkinlikleriyle gidermek amacıyla yürütülmüştür. On hafta boyunca süren bu araştırma, ortaokul 7.sınıfta öğrenim gören 30 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırma süresince yaratıcı drama etkinliklerinden bilinç koridoru, canlandırma ve rol kartları gibi etkinliklerle öğrencilerin yabancı dil dersine karşı ifade ettikleri isteksizliklerinin giderilip motivasyonlarının artması sağlanmıştır. Araştırma verileri araştırmacının kişisel gözlemleri yanında nitel araştırma yöntemlerinden katılımcı gözlem formu, öz değerlendirme formu ve video kaydı ile çözümlenmiştir. Araştırma sonuçları incelendiğinde ise yaratıcı drama yöntemleri öğrencileri derse karşı daha istekli hale getirmiştir. Bunun yanında öğrenciler aktif katılım sağladığı tekniklerle kelimeleri daha kolay hatırlayabildikleri için başarılı olmuştur. Ayrıca araştırma süresince öğrencilerin yabancı dil dersindeki başarılarının yanında kişisel değerlerinin geliştiği de görülmüştür.Master Thesis Kürtlerin modern eğitim çabaları bağlamında Dicle Fırat Koleji örneği(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Begün, Felat; Beltekin, NurettinKürtlerin 1800'lü yılların sonundan itibaren başlayan modern eğitim inşa çabaları bugüne değin önemli bir birikim oluşturmuştur. Buna karşın söz konusu birikim yeterince araştırma konusu yapılmamıştır. Bu çalışma, Kürtlerin modern eğitim çabaları bağlamında Dicle Fırat Koleji deneyimini çözümlemeyi amaçlamıştır. Çalışmanın yönteminde, Kürtler ve eğitim bağlamında Kürtlerin, dil, edebiyat, eğitim ve kültürlerini, sosyo-politik ve sosyo-linguistik açıdan inceleme imkânı veren monografi yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda Kolejde çalışanlardan bir çalışma grubu belirlenmiştir. Çalışma grubu Kolejin sahibi ve kurucusu, yöneticisi, öğretmenleri ve velilerinden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış bir görüşme formu hazırlanmıştır. Görüşmelerde de yarı yapılandırılmış görüşme formu ile mülakat yapılmıştır. Elde dilen veriler içerik analiz ile çözümlenmiş ve tematik olarak düzenlenmiştir. Literatür taraması bağlamında elde edilen bütün veriler ile çalışma grubu ile yapılan görüşmeler incelendiğinde çalışmaya konu olan Kolejin, Kürt modern eğitim çabaları arasında bir yönüyle ilk örnek olması diğer yönüyle de son örneklerinden biri olduğu ortaya çıkmıştır. Bu anlamda Kolejin hem kuruluş felsefesi hem de işlevselliği bakımından Kürt modern eğitim çabasının deneyimi olacak bir öneme sahip olduğu görülmüş ve özellikle sosyo-linguistik açıdan eğitim mücadelesi ile Kürtlerin kendi dillerini ve kültürlerini koruyarak yaşatmak istediği sonucu ortaya çıkmıştır.Master Thesis Öğrencilerin okul dirençlerine ilişkin bir araştırma: Yığılca örneği(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Kaplan, Güldeniz; Beltekin, NurettinDirenç, bir karşı koyma davranışı olmakla birlikte, eğitimde öğrencinin planlı, kasıtlı ve bilinçli olarak, çeşitli sebeplerle eğitim öğretim faaliyetlerine karşı gösterdiği davranıştır. Öğrencilerin öğrenme öğretme süreçlerine karşı direnç göstermesi öğrencinin kendisini başarısızlığa sürükleyebildiği gibi, öğrenme öğretme süreçlerine katılan tüm paydaşları da etkilemekte; akranların, öğretmenlerin ve yöneticilerin işini zorlaştırmaktadır. Bu çalışma, ortaokullarda karşılaşılan okula karşı öğrenci direnci, direncin çeşitleri, nedenleri, eğitim öğretim sürecine etkisi, okula karşı direnç ile baş etme yolları üzerine öğretmen, öğrenci ve yöneticilerin görüşlerini araştırma konusu etmektedir. Öğrenci direnç davranışlarının eğitim öğretim süreci üzerinde ne ölçüde etkili olduğunun belirlenmesi, gelecekteki eğitim ortamları ve uygulamalarının kalitesini, etkinliğini artırmada yönlendirici olacaktır. Araştırmanın metodolojisinde nitel araştırma türlerinden fenomenolojik yöntem kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak görüşme formları geliştirilmiş; 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı 2. döneminde Yığılca ilçesindeki 3 farklı ortaokuldan 48 öğrenci 21 öğretmen ve 6 yönetici ile görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiş ve raporlaştırılmıştır. Sonuç olarak ortaokulda düşük düzeyde öğrenci direncinin varlığı tespit edilmiş, direnç davranışlarının; öğrenci, öğretmen ve yöneticileri olumsuz etkileyen, eğitim öğretim süreçlerinde aksaklığa sebep olan, çoğunlukla derse karşı gösterilen bir olgu olduğu ortaya konmuştur. Öğrencilere göre direnç, ders ve öğretmen kaynaklı; öğretmenlere göre aile ve öğrencinin kendisinden kaynaklı, yöneticilere göre ise okul ve öğrencinin kendisinden kaynaklı meydana gelmektedir. Öğretmen ve yöneticiler, dirence karşı çoğunlukla öğrenciye dönük yöntemler kullanmaktadır. Direnci önlemede en fazla beklenti öğretmenlere dönük olmuştur. Sınıf yönetiminde öğrenci direncine yer verilmeli, öğretmenlere, yöneticilere ve velilere seminer verilmeli ve hizmet içi eğitimlerle özellikle öğretmen adaylarına mezuniyet öncesi dönemde öğrenci direnci anlatılmalıdır. Öğrenciler yakından tanınarak direnç oluşmadan düzenlemeler yapılmalıdır. Araştırmacılara, sonraki çalışmalarda, daha büyük örneklem ile heterojen gruplar arasında araştırma yapmaları, araştırmaya velileri ve özel okulları da dahil etmeleri ve görüşmelerin yanısıra gözlem tekniği ile direnci daha yakından tahlil etmeleri tavsiye edilmektedir.Master Thesis Okul Temelli Bütçe Uygulamasına İlişkin Bir Çözümleme(2024) Kılıç, Bertan; Beltekin, NurettinBu çalışmanın amacı, okul merkezli yönetimin alt öğeleri olarak okul merkezli bütçe ve öğrenci merkezli bütçe konusunda, uygulayıcı konumda bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan Müdür ve Müdür yardımcılarının bu uygulamalar hakkındaki görüşlerini ortaya koymaktır. Tarama modelli bu nitel çalışma 2023- 2024 öğretim yılında Malatya ilinde bulunan anaokulları, ilkokullar, ortaokullar ve liselerde görev yapan okul müdürü ve müdür yardımcılarından oluşan toplam 20 kişinin görüşlerinden oluşmaktadır. Maksimum örneklem çeşitlemesi amacıyla Malatya il ve ilçe sınırları içerisinde bulunan her düzeyde okul türünden örneklemler alınmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmış olup görüşme soruları ise ilgili alan yazın ve araştırmanın amaçları doğrultusunda hazırlanmıştır. Görüşme sorularının hazırlanma aşamasında ayrıca üç ayrı okul müdürü ile ön görüşme yapılmış olup, bu şekilde uzman görüşlerine başvurularak görüşme formunun soruları son şeklini almıştır. Görüşmelerin tamamı yüz yüze yapılmış ve veriler yazı ile not edilmiştir. Bu yöntemle elde edilen verilerden kodlar, tema ve alt temalar oluşturulmuş ve bulgulara ulaşılmıştır. Elde edilen bulgulara dayanarak, okul idarecileri okul temelli yönetim anlayışının alt öğesi olan ve önceki yıllarda uygulamada bulunan öğrenci temelli bütçe uygulamasının eğitimin bütçe sorunlarını çözmede yetersizliğini ifade etmektedirler. Okul idarecileri yeni sistem sayesinde daha önce uygulamada olan merkezi yönetim anlayışının dışında okulun da kendi bütçe yönetiminde söz hakkı olduğu yerinden yönetim anlayışını merkeze alan okul temelli bütçe yaklaşımının eğitimin bütçe sorununa çözüm getireceğini savunmakla birlikte yeni sistemin zamanla eksikliklerinin giderileceğini düşünmektedirler.Master Thesis Sosyal sermaye ve akademik başarı ilişkisi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Algur, Müjde Keskin; Beltekin, NurettinBu çalışmanın amacı sosyal sermayenin akademik başarıyla ilişkisinin araştırılmasıdır. Çalışma fenomenolojik yaklaşımı esas alan nitel bir çalışmadır. Çalışma grubu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Mardin'in merkez Artuklu ilçesine bağlı Aziz Sancar Anadolu Lisesi 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerinden gönüllü olarak çalışmaya katılan 45 öğrencidir. Bu öğrencilerin 23'ü kız, 22'si erkektir. Araştırmada öğrencilerin aile ve okul sosyal sermayelerinin akademik başarılarıyla ilişkisini saptamak amacıyla; yarı yapılandırılmış görüşme formu geliştirilmiştir. Görüşme formu, Coleman ve Byun, Meece, Irvin, Hutchins'in yaptıkları çalışmalardaki anket sorularından yararlanılarak hazırlanmıştır. Görüşme formu görüşülen öğrencilerin kişisel bilgileri, aile sosyal sermayesinin yapısal ve süreç özellikleri, okul sosyal sermayesinin yapısal ve süreç özellikleri ve bilgi ile ilişki sorularından oluşmaktadır. Araştırma bulgularında okulun yüksek bir yapısal sosyal sermayeye sahip olduğu, ayrıca okul ve aile sosyal sermayelerinin akademik başarıyı olumlu etkilediği görülmektedir. Sonuç olarak da öğrenciden kaynaklı faktörlerin yanı sıra okul ve aile sosyal sermayelerinin de öğrenci başarısını etkilediği söylenebilir. Bu araştırmanın sonucuna göre akademik başarının arttırılması için okul idaresi, öğretmenler ve öğrenciler arasında yeteri kadar ve sağlıklı bir iletişim kurulması, okulda yapılan etkinliklere ailelerin aktif katılımının sağlanması, öğrencilerin beklenti, ihtiyaç ve sorunlarının belirlenmesi ve çözümüne yönelik çalışmalar yapılması sağlanabilir.Master Thesis Türk eğitim sisteminin kademelendirilmesinin 4+4+4 bağlamında incelenmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Bedir, Pınar; Beltekin, NurettinBu araştırmanın amacı, eğitim kademelendirmesini 4+4+4 bağlamında çözümlemektir. Bu kapsamda eğitim kademelendirilmesinin nedenlerini anlamak ve getiriliş nedenlerini, arka planını ve bunun ihtiyacı karşılama düzeyini öğretmenlerin ve okul idarecilerinin görüşlerinden yararlanarak belirlemek hedeflenmiştir. Araştırma sonuçları 4+4+4 sisteminden etkilenen bütün kesimler için sistemi daha iyi görebilme ve anlayabilme fırsatı sağlayacak olup özellikle eğitime yön veren eğitim bilimciler ve politika yapıcılar açısından örnek teşkil edecektir. Çalışma, nitel bir çalışma olup olgu bilim (fenomenoloji) araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Eskişehir ilinde amaçlı örneklemin maksimum çeşitlilik yöntemi ile seçilmiş öğretmenler ve okul yöneticileri oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Veriler, araştırmacı tarafından yüz yüze ve online görüşmelerle toplanmış olup içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Veri analizinden elde edilen bulgular; 4+4+4 eğitim kademelendirmesi, okula başlama yaşı ve 1.sınıfta farklı yaş gruplarının aynı sınıfta eğitim alması yönüyle pedagojik açıdan uygun olmadığı, eğitim alanındaki değişikliklere eğitim uzmanları ve uygulayıcılarından çok ülkeyi yöneten kişilerin siyasi görüşünün etkili olduğu sonucunu göstermektedir.Article TÜRKİYE’DE KÜRTÇE ÖĞRETMENİ: Yetiş(tir)me ve Kürtçe Öğretim Deneyimine İlişkin Bir Çözümleme(e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi, 2020) Kurt, Şehmus; Beltekin, NurettinTürkiye’de anadili Kürtçe olan eğitimli ve aydın bir sınıf içte dil planlamasıolarak adlandırılabilecek faaliyetler çerçevesinde 1960’lı yıllardan itibaren Kürtçenin öğretilmesine yönelik çalışmalar yürütmüşlerdir. İlkin bağımsız ve plansız olarak yürütülen ilgili Kürtçe öğretim çalışmaları 1993 yılında İstanbul Kürt Enstitüsü’nün kurulmasından sonra daha kurumsal bir hal almıştır. 2009 yılından itibaren bazı devlet üniversitelerinde, 2012 yılından sonra da Milli Eğitim Bakanlığının ortaokulkademesinde seçmeli ders olan Kürtçe öğretimi böylece farklı düzeydeki öğrenci profiline hitap etmiştir. Kürtçe öğretim faaliyetlerinin en önemli bileşenlerinden biri hiç şüphesiz “Kürtçe öğretmeni”dir. Bu çalışmada Kürtçe öğretiminin değişen seyrine bağlı olarakniteliği değişen Kürtçe öğretmeninin “kim” olduğu, nasıl bir eğitimden geçerek Kürtçe öğretmeni olduğu üzerinde durulmuştur. Nitel araştırma deseninde yer alan çalışmada veri toplama amacıyla “Derinlemesine Görüşme” tekniği kullanılmıştır. Çalışma çerçevesinde otuz üç Kürtçe öğretmeni ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucuna göre ilkin sistematik bir eğitimden geçmeden kendi kendini yetiştiren kişilerin yaptığı ve maddi getirisi olmayan bir uğraş olan Kürtçe öğretmenliği, sonradan pedagojik formasyon eğitimleri ile hem bir sistematik kazanmış hem de maddi getirisi olan profesyonel bir meslek olarak yapılmaya başlanmıştır.Master Thesis Türkiye'de siyasi partilerin eğitim politikalarına ilişkin siyasi parti temsilcisi görüşleri -Diyarbakır örneği-(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Demir, Seher; Beltekin, NurettinBu araştırmanın amacı, siyasi partilerin eğitim politikalarına ilişkin parti temsilcilerinin görüşlerini ortaya koymaktır. Çalışma grubunu, Türkiye'de yasal olarak faaliyet gösteren siyasal partilerden TBMM'de grubu bulunan partiler oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Diyarbakır ilinde bulunan siyasi parti temsilcileriyle yapılan görüşmeler, parti programları ve seçim bildirgelerinden toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi ve betimsel analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre siyasal partilerin eğitime yönelik görüşlerinde, savundukları siyasal ideolojilerinin ve kimliğini belirleyen unsurların ön plana çıktığı; vaatlerin, sorunların kökenine inerek çözümler üretmekten daha çok, genel ve soyut ifadelerle açıklandığı görülmektedir. AKP'nin temel konu alanları çerçevesinde eğitim sorununa yaklaştığı, müfredatın güncellenmesi gerektiği, "Eğitim kalite endeksi" ile okullar arası nitelik farkını indirgemek gibi konulara değinmiştir MHP'nin vaatlerinde "milli" ve "manevî" unsurların ön planda olduğu görülmektedir. HDP' nin "etnik kimliğe" vurgu yapan bir eğitim anlayışına sahip olduğu ve bilimsel, kamusal, laik özgürlükçü, cinsiyet eşitlikçi, ırkçı ayrımcı dilden uzak bir müfredat hedeflediği görülmektedir. CHP'nin diğer partilere oranla eğitime ilişkin görüşlerinin daha eyleme dönük, daha somut projeler olduğu gözlenmektedir. Çağdaş, demokratik, laik ve bilimsel müfredat ve şeffaf, hesap verebilir bir MEB eğitim hedefleri arasındadır. Saadet Partisi ise Eğitimin niteliğini artırıp, süreyi kısaltmaya ve değerlerin öne çıkarıldığı bir eğitim sistemine vurgu yapmaktadır. Bu araştırmanın sonucuna göre siyasi parti temsilcilerinin partilerinin eğitim politikaları ile her konuda aynı düşünmedikleri, kendi düşüncelerinin bazılarının eğitim politikasına yansımadığı ve partileri ile farklılaştıkları ortaya çıkmıştır.Master Thesis Yatılı bölge ortaokullarına olan talebin eğitim yöneticilerinin görüşlerine göre çözümlenmesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Bilgiç, Hüseyin; Beltekin, NurettinYatılı bölge ortaokullarına olan talep son yıllarda sayısal ve oransal olarak düşüşe geçmiştir. Bu düşüşe rağmen sebeplerinin neler olabileceği üzerine herhangi çalışmaya literatürde denk gelinmemiştir. Çalışmanın amacı, yatılı bölge ortaokullarına ilişkin talepteki mevcut değişimi çözümlemektir. Çalışmanın modeli nitel araştırma modelidir. Seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçsal örnekleme kullanılmıştır. Çalışma grubu YBO'da çalışmış ya da çalışmakta olan 8 okul müdürü, 5 müdür yardımcısı, 2 ilçe ve 3 il şube müdürü şeklindedir. Veri toplama aracı, yarı-yapılandırılmış görüşme formudur. Veriler içerik analizine tabii tutulup temalandırılmıştır. Sonuçlar şu şekildedir: YBO varlığıyla ilgili misyonun tamamlandığı veya gerekli olduğu fikri ön plana çıkmıştır. İmkan ve tehditleriyle YBO'lara bakıldığında disiplin, yaşam becerileri ve öğrencilere çeşitli imkanlar sağladığı; tehdit olaraksa aileden uzak bir yaşama neden olduğu belirtilmiştir. Bu okullardaki aile profili; kırsal kesimdeki aile ve maddi durumları zayıf aile olarak ifade edilmiştir. Ailelerin bu okulları seçmelerinde imkanlar veya zorunlulukların etkili olduğu ortaya çıkmıştır. YBO'lara vatansever yurttaş kazandırma gözüyle veya değişen yurttaşlık kavramıyla YBO'ya bakışın değiştiği belirtilmiştir. Eğitimdeki gelişmeler kimi katılımcıya göre bu okullara olan talebi etkilerken kimine göre etkilememiştir. Talebin düşüş sebepleri özel okullar, taşımalı eğitim, bilinç, göç olarak belirtilmiştir. Salgın süresince kimi katılımcıya göre bu okuldaki öğrenciler daha fazla eksik kaldı, kimine göre diğer okullardan bir fark yoktu, şeklinde belirtilmiştir.