TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/1836
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Department "MAÜ, Fakülteler, Edebiyat Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü"
Now showing 1 - 20 of 56
- Results Per Page
- Sort Options
Article 6. Sınıf Türkçe Dersinde Yaratıcı Yazma Yaklaşımının Öğrencilerin Yazmaya Yönelik Tutumlarına ve Yazma Becerilerine Etkisi(T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, 2023) Akto, Akif; Kıran Ölmez, Ela; Bindak, RecepBu araştırma, 6. sınıf Türkçe dersinde yaratıcı yazma yaklaşımının öğrencilerin yazmaya yönelik tutumlarına ve yazma becerilerine etkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı 2. Dönem içerisinde Mardin ili Artuklu ilçesine bağlı bir ortaokulun 6. Sınıfında okuyan 20 öğrenciyle yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı deneysel yöntemle tek grup ön test/son test modeli uygulanmıştır. Etkinlikler haftada iki saat olmak üzere 8 hafta boyunca toplam 16 saat uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak deneysel işlem öncesinde ve sonrasında yazmaya yönelik tutum ölçeği kullanılmıştır. Deneysel çalışma boyunca yaratıcı yazma etkinlik yaprakları kullanılmıştır. Veri toplama araçları çalışma grubunda ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Çalışma kapsamında nicel verilerin analizinde SPSS 22.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırma boyunca uygulanan yaratıcı yazma çalışmaları, betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır: • Yaratıcı yazma çalışmalarının neticesinde elde edilen son test puanları ön test puanlarına göre yüksek çıkmıştır. Çalışma grubunun ön test ve son test puanları eşleştirilmiş t-testi analizi uygulanarak karşılaştırılmış ve ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur. Buna göre Türkçe derslerinde uygulanan yaratıcı yazma uygulamalarının öğrencilerin yazma tutum ve becerilerinde anlamlı bir artışa neden olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). • Betimsel analiz yöntemi sonucunda elde edilen verilere göre yaratıcı yazma çalışmaları, öğrencilerin yazma tutumlarını ve yazma becerilerini olumlu yönde geliştirmiştir.Article Akademik Teşvik Uygulamasının İlk Sonuçlarına Ait Değerlendirmeler(2017) Göksu, İdris; Bolat, Yusuf İslamBu araştırmanın amacı, 2016 yılında hayata geçirilen akademik teşvik uygulamasına ait ilk sonuçların betimsel analizini yaparak akademik çalışmaların mevcut durumunu ortaya koymak ve bazı değişkenler açısından değerlendirme yapmaktır. Toplam 107 devlet üniversitesinden 86'sına ait akademik teşvik komisyonu değerlendirme sonuçlarıyla ilgili verilere üniversitelerin web sayfalarından ulaşılmış ve bu veriler unvan, cinsiyet, fakülte ve puan başlıklarından oluşan bir forma girilmiştir. Araştırma yöntemi olarak tarama modelinin kullanıldığı bu çalışmada elde edilen veriler bölgeler, üniversiteler, birimler, unvan, cinsiyet, minimum puan, maksimum puan ve teşvik alma oranı açısından incelenerek değerlendirilmiştir. Ayrıca akademik teşvik puanları üniversitelerin 2015-2016 URAP sıralamasıyla karşılaştırılmış ve meydana gelen değişim analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre İç Anadolu Bölgesinin, akademik teşvik oranında Hacettepe, Ege, Gebze Teknik, Selçuk ve Atatürk üniversitelerinin, akademik teşvik ortalamalarında ise Kastamonu, Niğde, İstanbul Medeniyet, Ege ve Selçuk üniversitelerinin önde geldikleri; fakülteler bazında ise eczacılık, fen, su ürünleri, mühendislik ve ziraat fakültelerinin ön plana çıktığı görülmüştür. Unvan bazında teşvik alanların doçent, profesör, yardımcı doçent ve araştırma görevlisi vd. olarak sıralandığı dikkati çekmiştir. Cinsiyet bazında akademik teşvik oranlarına bakıldığında erkeklerin %25.61'inin, kadınların ise %18.02'sinin akademik teşvik aldığı görülmüştür. Genel akademik teşvik oranının %22.58 olduğu ve 86 üniversite arasından 52 üniversitenin akademik teşvik alma oranının %20'nin altında olduğu göz önünde bulundurulduğunda ve akademik teşvik oranının üniversitelerin akademik performanslarını yansıttığı düşünüldüğünde, genel olarak akademik performansın düşük olduğu söylenebilir. Bu araştırmadan elde edilen sonuçların, üniversitelerin ve akademik personelin akademik performansları hakkında değerlendirme yapmalarını sağlaması açısından önemli olduğu düşünülmektedirArticle ALLAH -İNSAN ARASINDA ONTOLOJİK, EPİSTEMOLOJİK VE VAROLUŞSAL BİR İLİŞKİ BİÇİMİ: TEVEKKÜL(2016) Akto, AkifTevekkül kavramı ve doğasını ele almayı amaçlayan bu makale tevekkülün Kur'an ve Sünnet'teki önemini vurgulamak ve insan ile Allah arasındaki ilişkide tevekkülün taşıdığı değeri ortaya koymak üzerinde odaklanmaktadır. Bu makalede/çalışmada tevekkül kavramının doğasında nasıl bir ayrıntı vardır? Kur'an ve Sünnet'te tevekküle yüklenilen anlam ile tevekkülün yaşanılan anlamı arasında herhangi bir farklılık var mıdır? Tevekkül kavramının anlamıyla karıştırılan başka benzer kavramlar var mıdır? Varsa bu kavramların tevekkül ile ilişkisi nedir? Ve tevekkül kavramının anlaşılmasında ne tür katkı sağlamaktadır? İnsan ile Yaratıcısı arasında ne tür bir ilişki biçiminden söz edilebilir? Bu ilişki biçiminde tevekkülün ne tür bir değeri vardır? İnsan ile Allah arasındaki tevekkül ilişkisinin farklı anlamlarda kendisini göstermesi ne tür sorunsalları ve çözümlemeleri açığa çıkarır? Tevekkül kavramı ve doğasından oluşturulan bu sorular bir değerlendirme zemininde ele alınacaktır. Bunun için bu makalede tevekkül kavramının, sözlük ve ıstılahı anlamları tanımlanarak, Kur'an ve Sünnet'te nasıl ele alınıp işlendiği ayet ve hadislerle belirginleştirilerek ele alınacaktır. Tevekkül kavramının yanlış mecralara veya anlamlara sürüklenmesine etki eden bir takım kavramlarla olan ilişkisi üzerinde durulacak, kavramın daha iyi anlaşılması için zemin hazırlanacaktır. Ayrıca tevekkül kavramı Allah ile insan arasında üç temel ilişki biçimi olarak isimlendirilebilecek ontolojik, epistemolojik ve varoluşsal ilişki bağlamında ele alınacaktır. Son olarak tevekkül kavramının Kur'an ve sünnet gibi dinin temel kaynaklarındaki yerini teorik olarak belirlemek, epistemolojik, ontolojik ve varoluşsal ilişki açısından tevekkülün önemi üzerinde durarak bir tür değerlendirmeye gidilecektirArticle An alternative method for professional development of teachers: Peer observation(2011) Bozak, Ahmet; Yıldırım, Muhamet Cevat; Demirtaş, HasanBu araştırmanın amacı, meslektaş gözlemine ilişkin bir betimleme ve değerlendirme yapmaktır. Bu kapsamda meslektaş gözleminin tanımı, meslektaş koçluğu, meslektaş danışmanlığı, meslektaş denetimi, mentorlük gibi kavramlarla ilişkisi, aşamaları, faydaları ve sınırlılıkları tartışılmış ve değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, meslektaş gözlemi, ön görüşme, gözlem ve gözlem sonrası görüşme aşamalarından oluşan gönüllülüğe dayalı bir süreçtir. Bu süreç, öğretmenler arasındaki işbirliğinin artmasına, öğretmenlerin mesleki gelişimine, özgüvenlerinin ve özfarkındalıklarının artmasına katkı sağlamaktadır. Meslektaş gözleminin, açık ve yapıcı bir ortam içerisinde yeterince tartışma yapılamaması, kişilerin eleştiriye karşı hassas ve kırılgan olması, çok az sayıda kişinin bu süreç için gerekli yeterliklere sahip olması gibi sınırlılıkları vardır. Bu sınırlıklara rağmen meslektaş gözlemi Türkiye’de öğretmen yetiştirmeye yönelik yeni bir yaklaşım olarak uygulanmalıdır. Ayrıca bu yöntemin etkili olması için öğretmenlere gözlem, iletişim, yapıcı eleştiri gibi konularda nitelikli eğitimler verilmelidir.Article AN ANALYSIS ON EDUCATIONAL QUALIFICATION PRESENTATIONS OF THE JOB SEEKERS IN THE LABOR MARKETS(2019) Beltekin, Nurettin; Özdemir, YalçınThe purpose of this study is to analyze the presentation of educational qualifications in job seeking behavior. The study is based on the resumes uploaded on e-job search portals. In the study, a total of 114 resumes belonging to individuals who were seeking jobs in the informatics, industry and service sectors was examined. The data obtained from the resumes were analyzed with content analysis. As a result of the study, it is argued that the theory of human capital, which establishes a linear relationship between education and employment, is insufficient to explain the relationship between education and employment, and at the same time has an ideological function by separating employment from social context.Article BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENLERİNİN GÖÇMEN ÖĞRENCİLERE İLİŞKİN GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ: BİR DURUM ÇALIŞMASI(Milli Eğitim Bakanlığı, 2021) Özbek, Dilek; Özdaş, Faysal; Kavan, NihatYapılan bu araştırmada beden eğitimi öğretmenlerinin göçmen öğrencilere ilişkin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanmasında beş sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu ise Mardin ili, Artuklu ilçesinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapmakta olan 12’si kadın, 18’i erkek 30 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma bulguları sonucunda göçmen öğrencilerin; en fazla dil sorunu yaşadığı, eğitim sürecinde yaşadıkları sorunların çözümünde sınıf içi etkinliklerin sıkça kullanıldığı, öğrencilerin okula uyumunda sosyal faaliyetlere ağırlık verildiği, farklı kültürlerin bir arada olmasının genel olarak olumlu karşılandığı ve öğrencilerin sosyal etkinliklere katılımda çekingen davrandıkları fakat zamanla öğretmenlerinin ve sınıf arkadaşlarının desteğiyle bunu atlattıkları sonuçlarına ulaşılmıştır.Article BEŞİNCİ SINIF İNGİLİZCE DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMININ KAPSAYICI EĞİTİM İLKELERİ ETRAFINDA İNCELENMESİ(Trakya Eğitim Dergisi, 2022) Gültekin Talayhan, Özgül; Sakız, HalisKapsayıcı eğitim, Türkiye dâhil dünya genelinde yaygınlık kazanan bir eğitim modeli haline gelmiştir. Kapsayıcı eğitim, öğrencilerin farklı ihtiyaçlarını, bireysel özelliklerini, yeterlilik ve eğitim düzeylerini ve kültürel yapılarını dikkate alarak, eğitim sisteminde ayrımcılığı azaltmayı, okul ve toplum süreçlerine katılımı artırmayı ve bu amaç doğrultusunda gerekli içerik, yaklaşım, yapı ve strateji değişikliklerinin yapılmasını öngören bir süreçtir. Öğrencilerin farklı ilgi ve ihtiyaçlarını karşılayan öğretim ortamlarının sağlanması için; öğretim uygulamalarının, öğrenme ortamlarının, kullanılacak içerik, yaklaşım ve stratejilerin nasıl olması gerektiğini açıklayan öğretim programlarının kapsayıcılığının sağlanması büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple, bu çalışmanın amacı; 5. Sınıf İngilizce dersi öğretim programını kapsayıcı eğitim ilkeleri etrafında incelemek ve bir yarıyılı kapsaması planlanan, kapsayıcı eğitim değerlerine uygun bir öğretim programı önerisi hazırlamaktır. Çalışmadaki programda yer verilen özellikler, tüm devrelere ve tüm derslere uyarlanabilir niteliktedir.Article Birlikte yaşamaya yönelik değerlerin müslüman ve hristiyanlar arasında gerçekleşme imkânı (Mardin ili örneği)(2014) Akto, AkifBu çalışmanın amacı birlikte yaşamaya yönelik değerlerlerin Müslüman ve Hristiyanlar arasında gerçekleşme imkanının belirlenmesidir. Araştırmanın amacı birlikte yaşamaya yönelik değerler olarak nitelendirilen değerlerin Müslümanlar ve Hristiyanların birlikte yaşadığı bir coğrafyada gerçekleşme imkânı açısından anlamlı ilişkisinin olup olmadığını sınamaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. İlgili analizlerde değişkenlerle ilgili ki-kare testi uygulanmıştır. Ki-kare analiz sonuçları incelen- diğinde tüm değer maddeleri için katılımcıların sözkonusu değerlerin gerçekleş- me imkânı hakkındaki görüşleri ile mensup oldukları din arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişki bulunmus?tur (tüm değer maddeleri için p<0.05). Bulgular zaman zaman paradoksal tutarsızlıkları da yansıtmaktadır. Burada önemi vur- gulanması gereken, Müslümanlar ve Hristiyanların gerek söylemleri gerekse yaşama anlam veren değerler hakkındaki tercihleridir. Söylem ve tercihteki benzerlik ve farklılık sadece bir tutarsızlık değil, dinlerin birbirlerine olan ba- kışaçıları ve birbirleri hakkında anlamın nasıl oluştuğunun bir sonucu olarak da yorumlanabileceğidir. Farklılıklara çözüm önerisi olarak ise, Türkiye’de çok dinliliğin nasıl algılandıg?ına yönelik çalıs?maların arttırılması genel durumun ne oldug?unu ortaya koymak açısından önemli olacaktır.Article Biyoloji Öğrencilerinin Laboratuvar Güvenliği Konusundaki Görüşlerinin İncelenmesi(2016) Derman, Mustafa; Çakmak, MürşetBu çalışma biyoloji öğrencilerinin laboratuvar güvenliği ve kurallarına uyma konusundaki görüşlerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Atatürk Üniversitesi eğitim ve fen fakültesine devam eden bütün öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan ölçek iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümünde yer alan 12 madde ile laboratuvar güvenliğine ilişkin görüşler, son bölümünde yer alan 9 soru ile öğrencilerin laboratuvar güvenlik kurallarına uyma hususundaki görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ölçeğin laboratuvar güvenliğine ilişkin görüşleri ölçen bölümünün güvenirliği .72, laboratuvar güvenlik kurallarına uyma hususundaki görüşlere ilişkin ölçeğin güvenirliği .76 olarak hesaplanmıştır. Çalışmanın verilerine göre öğrencilerin genel olarak biyoloji laboratuvar güvenliği konusunu önemli buldukları, laboratuvar güvenliği konusunda bilgi sahibi olduklarını ifade etmişlerdir. Bununla birlikte laboratuvar güvenlik kurallarına uyma konusuna dikkatli davranış sergiledikleri tespit edilmiştir. Ancak bu konuda yeterince bilgi sahibi olmadıkları belirlenmiştirArticle Çocukların Medya Okuryazarlık Düzeylerinin ve Kullanım Alışkanlıklarının Demografik Değişkenler Açısından İncelenmesi(2019) Göksu, İdris; Aslan, Alper; Turgut, Yiğit Emrah; Aktı Aslan, SedaIn this study, it is aimed to reveal the media usage habits of secondary school children and their media literacy levels according to various variables. The study data were collected in 2017. It was determined that two of every three children used mobile internet, watched television for 1-2 hours daily and used the internet. The most popular activity among children was found to be watching television, followed by these activities: listening to music, using social networks, mobile phones, and the internet usage by one of every two children. According to demographic characteristics of children, it was found that while the media literacy level of men was significantly lower than women regarding gender, the same was valid for the children living in the South-eastern Anatolia region compared to those living in other regions regarding geographical regions. Moreover, it was determined that children’s media literacy level increased as their grades increased. According to children's media usage habits, it was revealed that while media literacy level of children not using mobile internet was significantly higher than those using mobile internet, the same was true for children watching television for 1-2 hours daily compared to those watching 7-8 hours.Article COVID-19 Salgın Sürecinin Eğitime Yansımaları: Fırsatlar ve Zorluklar(EĞİTİM VE İNSANİ BİLİMLER DERGİSİ: TEORİ VE UYGULAMA, 2022) Demir, Fehmi; Özdaş, Faysal; Çakmak, MürselCovid-19 salgını eğitim ile büyük bir şok oldu. Eğitim ile ilgili bütün paydaşlar daha önce alışık olmadıkları bir durumla baş başa kaldılar. Acil uzaktan eğitim ile öğrencilerin öğrenmesine devam etmeleri sağlanmışsa da bu sürecin eğitim üzerinde önemli etkileri olduğu belirtilmektedir. Bu etkilerin neler olduğunun belirlenmesi gelecekteki eğitimler için önem araz etmektedir. Bu araştırmada, öğretmen görüşlerine göre Covid-19 salgın sürecinin eğitime yansımalarının incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada olgubilim deseni kullanılmıştır. Çalışma grubu ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu farklı branş ve kurumlarda çalışan 26 öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler elektronik ortamda toplanmış olup toplanan veriler içerik analizi ve betimsel analiz ile çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre Covid-19 pandemi sürecinin genel anlamda eğitime olumlu ve olumsuz yansımaları olduğu ortaya çıkmıştır. Olumlu yansımaların öğrenciye, öğretmene, uzaktan eğitime ve veliye yönelik olduğu; olumsuz yansımaların da eğitim öğretime, öğretmene, öğrenciye yönelik olduğu tespit edilmiştir. Öğrenciye yönelik olumsuz yansımaların da öğrencilerin sosyal ilişkileri, kişisel hayatları, psikolojik ve sağlık durumları ile ilgili olduğu ortaya çıkmıştır.Article Cumhuriyet sonrası eğitim sisteminde müfettiş seçme ve yetiştirme sistemi(2013) Ekinci, Abdurrahman; Öter, Ömer Murat; Akın, Mehmet AliBu araştırmada; Cumhuriyet sonrası eğitim sisteminde teftiş sistemi, müfettişlerin ne şekilde seçildikleri ve yetiştirildikleri incelenmiştir. Denetimin ve denetime ilişkin anlayışların zamanla geçirdiği değişim kısaca verilerek Türk Eğitim Sisteminde denetimle ilgili çalışmalar ve yapılan düzenlemeler ele alınmıştır. Ayrıca; Türk Eğitim Sisteminde müfettişlerin tarihsel süreçte hangi kriterlere göre seçildikleri, ne tür yetiştirme programlarından ve uygulamalardan geçtikleri, “İlköğretim Müfettişleri” ve “Bakanlık Müfettişleri” olarak incelenmiştir. Bu bağlamda geçmişte yapılan çalışmaların, denetim sistemine ilişkin yeni anlayışların tartışıldığı günümüzde, bu çalışmanın yapılacak düzenlemelere ışık tutacağı düşünülmektedir.Article Denizli Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ndeki Öğretmen Adaylarının Değer Öncelikleri(Eurasian Journal of Educational Research, 2016) Beltekin, NurettinProblem Durumu: Bzim kolaylıkla görebildiğimiz bir davranış sadece sadece değerlerin bir sonucudur. Öğretmenlerin öğretme davranışları da onların değerleri tarafından etkilenmektedir. Bu yüzden değerler konusu öğretim çalışmalarına temel teşkil eder. Eğer öğretmen adaylarının değerlerini anlayabilirsek öğretmen adaylarının olası öğretme davranışlarını tahmin edebiliriz. Böylelikle öğretmen adaylarının hangi değerlerinin öğrtmenlik becerilerine engel teşkil edip etmediğini bulabiliriz. Ve onlar mezun olmadan onları eğiterek onları etkieyebiliriz. Öğretim becerilerine engel olan değerleri değiştirmeye çalışmalıyız ve öğretim becerilerine destek olan değerlerini de geliştirmelerine yardımcı olmalıyız. Araştırmanın Amacı: Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının değerlerinin oluşumuna ve önceliklerinin belirlenmesine katkısı olan amaç ve araç değerlerinin ne olduğunu keşfetmektir. Çalışmaya yön veren sorular aşağıdaki gibidir: (1) Geleceğin okul öğretmenleri olarak öğretmen adaylarının amaç ve araç değerleri nelerdir? (2) Fakültenin çeşitli bölümlerinde okuyan öğretmen adaylarının değer öncelikleri sıralamasında farklılıklar bulunmakta mıdır? (4) Değerleri cinsiyet gibi kontrol edilemeyen değişkenlere göre farklılık göstermekte midir? Araştırmanın Yöntemi: Öğretmen adaylarının değerlerini ölçmek için Schwartz Değerler Ölçeği (SVS) kullanılmıştır. Bu çalışmanın evrenini eğitim fakültesinin farklı bölümlerine devam etmekte olan 4856 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler rastgele tabakalı örnekleme tekniği kullanarak belirlenen 498 öğrenciden elde edilmiştir. Araştırmanın %63'ünü (323) kız öğrenci, % 35%'ini (173) erkek öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın Bulguları: Sonuçlar göstermektedir ki kız öğretmen adaylarının %48'i ve erkek öğretmen adaylarının %41'i aile güvenliğini hayatlarına yön veren üstün öneme sahip amaç değer olarak ilk sıraya yerleştirmişlerdir. Kız ve erkek öğrenciler arasında birinci sırada konzervatif bir amaç değer olan aile güvenliğinin ilk sırada yer aldığı görülmektedir. Aile güvenliği "Güvenlik" üst değer tipi sıralamasına girmektedir. 1,2,3 ve 4. Sınıfta okuyan öğretmen adaylarının ilk üç sınıfta davranışlarına etki eden öncelikli ana değer olarak conservative değerleri (ulusal güvenlik ve aile güvenliği) seçtikleri, dördüncü sınıfa gelindiğinde ise öncelikli değer olarak evrensel bir değer tipi olan Dünya'da barış ana değerinin tercih edildiği görülmektedir. Dikkat çeken başka bir nokta ise evrensel bir değerin öncelik sıralamasında fakültede geçirilen zaman arttıkça kademeli olarak yükselmesi ve birinci sırada yer alan konzervatif bir değerin yerini almış olmasıdır. Dördüncü sınıfta konzervatif değerler 2. 3. Sıralara ötelenmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmenliği dışında diğer bölümlerde okuyan öğretmen adaylarının davranışlarına yön veren öncelikli değer olarak konzervatif değerleri tercih ettikleri görülmektedir. Sosyal bilgiler öğretmenliği bölümünde okuyan öğrenciler için ise ilk sırada evrensel bir değer olan Dünya'da barış yer almıştır. Araştırmanın Sonuçları ve Önerileri: Elde edilen veriler ışığında öğretmen adaylarının davranışlarına öncelik veren değerler bakımından en çok konzervatif üst sıra değer tipinden etkilendikleri söylenebilir. Fakat şunu da belirtmek gerekir ki konzervatif değer tipi olan gelenek'ın araç değeri dindarlık, ulusal güvenlik ve aile güvenliği amaç değerlerinin araçları olan sağlık ve temizliğik araç değerlerinin önüne geçememiştir. Öyle görünüyor ki öğretmen adayları için ulusal güvenlik ve aile güvenliği dindarlık araç değerinden daha önceliklidir. Öğretmen adaylarının öncelikli ara değeri Sağlık olmuştur. Güvenliği sağlayacak ara değer öğretmen adaylarına göre ilk sırada sağlıktır. İhtiyaçlar insanın hayatında bitmek tükenmek bilmeyen bir döngüdür. Motivasyon sürecini bu bitmek tükenmek bilmeyen ihtiyaçlarımız başlatır. İhtiyaç organizmada bir dengesizlik yaratır. Bu dengesizlikten kurtulmak için motive olur ve bir davranışta bulunuruz. Eğer davranışımız uygun bir davranışsa organizmamızı tekrar dengeye sokar ve bu sefer başka bir ihtiyacı karşılamak için güdüleniriz. Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisinde bir insanın hayatında ihtiyaç olarak görebileceği ihtiyaçları en temel ihtiyaçtan en uzak ihtiyaca doğru sınıflandırmıştır. Ve Maslow'un teorisinin dayandığı bilimsel ilkelere göre bir önceki basamakta yer alan ihtiyaçlar karşılanmadıkça bir sonraki basamakta yer alan ihtiyaç için güdülenemeyiz ve davranışta bulunamayız. Yani fizyolojik ihtiyaçları karşılanamayan bir birey güvenlik ihtiyacı için motive olamaz. Öğretmen adaylarının conservative değerleri sıklıkla davranışlarına yön veren öncelikli değerleri olarak görmeleri bunun yanında çevre ve kişisel değerleri ön sıralara taşıyamamaları güvenlik ihtiyaçlarını karşılayamadıkları, gerilim yaşadıkları ve üst basamaklarda yer alan sosyal ihtiyaçlar, saygı ihtiyacı ve kendini gerçekleştirme ihtiyacı için motive olamadıklarını anlatıyor olabilir. Verilere bakıldığında üst sıra değer tipi olan Özgenişletim (başarı, güç ve hazcılık) değer tipinin öncelikli değerler olarak algılanmadığı göze çarpmaktadır. Öğretmen adaylarının öz genişletim değerlerini davranışları için öncelikli birer değer olarak görmüyor olmaları Türk toplumunun kültürel yapısından kaynaklanıyor olabilir. Bununla birlikte öğretmen adayları için bir üst sınıfa çıktıkça evrensel değerlerin konzervatif değerleri bastırıp davranışa yön veren öncelikli değer olarak ortaya çıkması dikkat çekicidir. Eğitime ayrılan süre; Sosyal adalet, Dünya barışı gibi davranışa yön veren evrensel araç ve amaç değerlerin öne çkmasına yardım ediyor olabilir. Öğretmen adaylarının üst sıra değer tiplerinden birisi olan değişime açık olma davranışlarını geliştirmeleri gerekmektedir. Bir insanı değişime açık hale getiren değerler Schwartz'a göre meraklı olma, kendi hedeflerini belirleme araç değerleri ve öz-saygı, yaratıcılık amaç değerleridir. Yaratıcılığı davranışlarına yön veren öncelikli değer olarak gösteremeyen öğrenciler yaratıcı nesiller yetiştirmekte zorlanabilirler. Değişime açık olmayı sağlayacak amaç ve araç değerler konusunda çalışmalar yapılabilir ve öğretmen adayları desteklenebilirArticle EĞİTİM VE ÖĞRETİMİN GELİŞTİRİLMESİNDE ÖĞRETMENLER KURULU KARARLARININ ETKİSİ(Turkish Studies, 2018) Özdaş, Faysal; Ekinci, Abdurrahman; Öter, Ömer MuratÖğretmenler kurulu toplantıları, okulların işleyişinde önemli bir yere sahiptir. Öğretmenler kurulu toplantılarında, okulla ilgili bütün iş ve işlemlerin planlaması, okulun geliştirilmesi, okuldaki sorunların tespiti ve bu sorunların çözümüne yönelik kararlar alınmaktadır. Bu amaçla okulların işleyişinde önemli bir yere sahip olan öğretmenler kurulu kararlarını incelemek önem arz etmektedir. Araştırmanın amacı, öğretmenler kurulunda eğitim ve öğretim ile ilgili alınan kararları tespit etmek, öğretmen ve yönetici görüşlerine göre bu kararların okuldaki eğitim ve öğretimin geliştirilmesine etkilerini değerlendirmektir. Bu amaçla ilköğretim okullarının öğretmenler kurulu karar defterleri incelenmiş, ayrıca öğretmenler kurulu kararlarına ilişkin 8 okul müdürü ve 8 öğretmenin görüşüne başvurulmuştur. Araştırmada belgesel tarama yöntemi ve odak grup görüşmesi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, Mardin ilindeki toplam sekiz ilköğretim okuluna ait 2010-2012 yılları arasındaki öğretmenler kurulu karar defterlerinden elde edilmiştir. Öğretmenler kurulu kararlarında alınan kararlar temalara ayrılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik tekniklerinden frekans ve yüzde alma teknikleri kullanılmıştır. Öğretmenler kurulunda, eğitim ve öğretim çalışmalarının geliştirilmesine yönelik kararların, alınan diğer kararlara göre daha az olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler kurulunda alınan kararlara ilişkin okul müdürleri ve öğretmenlerle görüşmede genel olarak; okullarda özellikle okul idaresinin takip etmesi gereken çok sayıda kurul ve komisyonun olduğu, resmi yazışmaların fazla olduğu, toplantılarda daha çok bu konulara yer verildiği görüşleri ortaya çıkmıştır.Article Examining 21st Century Skill Levels of Students and the Relationship between Skills(İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2020) Koçak, Ömer; Göksu, İdrisIn this study, it is aimed to determine the skill levels of 21st century learners and the relationship between these skills. The sample of this study, which is conducted with correlational research design, was determined by the convenient sampling method. The participants of the study consisted of 183 students in total studying at Atatürk University. Correlational and descriptive analysis techniques were used to analyze the data which was collected viaComputational Thinking Scale, Digital Literacy Scale and Effective Communication Skills Scale. When the descriptive findings were examined, it was understood that the students generally had most of the skills but experienced ambivalence about the algorithmic thinking skills. As a result of the correlation analysis, it was found that critical thinking, problem solving, creativity, empathy and active-participative listening were significantly related to all variables. On the other hand, digital literacy skills were found to be significantly correlated with all variables examined in the scope of the study, except I-language. It was determined that the relationship between ego supportive language, active-participative listening, self-recognition/self-disclosure, and I-language skills and algorithmic thinking was not significant. The variables with the highest correlation coefficient were found to be creativity and critical thinking.Article İlköğretim okullarında müfettişlerce yapılan rehberlik ve denetim çalışmalarının işlevselliği(EDAM, 2011) Ekinci, Abdurrahman; Karakuş, MehmetIn this study, it was aimed to determine to what extent the problems detected at the guidance and supervision reports could be solved and in this context, to what degree these visits were functional. So, with a qualitative research approach, data were obtained at two stages and analyzed through NVivo 7 software. At the first stage, the guidance and supervision reports of 2007-2008 academic year were obtained from Education Supervisors Board and were analyzed comparatively for forty primary schools which were randomly selected from the schools in the city center of Yozgat. At the second stage, ten education supervisors were interviewed. The results of the research showed that there were some problems unsolved at each of the six categories (physical situation, instructional situation, clerical works, student affairs, personnel affairs and affairs of budget and movable goods). Especially the physical problems that necessitate pecuniary resource and instructional problems that require some competencies related to the new curriculum were revealed to remain unsolved in most of the schools. It was recommended for schools to be allocated a sufficient budget and for school administrators and teachers to be equipped with necessary competencies to solve problems.Article İlköğretim okulu yöneticilerinin öğretmenlerin mesleki sorunlarına empatik yaklaşımlarının ikili karşılaştırmalar metodu ile incelenmesi(2012) Ekinci, Abdurrahman; Bindak, Recep; Yıldırım, M. CevatBu çalışmanın amacı, ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin mesleki sorunlarının, öğretmen ve yönetici görüşlerine göre öncelik sırasını belirlemek ve bu sıralamaları kullanarak ilköğretim okulu yöneticilerinin empatik düşünme yaklaşımlarını incelemektir. Öğretmen sorunlarının öncelik sıralamasını belirlemek için Thurstone’un ikili karşılaştırmalar metodu kullanılmıştır. Veri toplamak amacıyla Mardin il merkezinde bulunan ilköğretim okullarında 2010-2011 öğretim yılı güz döneminde görev yapan ve rastgele belirlenen 43 yönetici ve 98 öğretmene anket uygulanmıştır. Ankette öğretmen sorunlarını ifade eden 15 madde yer almış, yönetici ve öğretmenlerden bu ifadeleri kendilerine göre sıralamaları istenmiştir. Analiz sonucunda her bir maddenin (öğretmen sorununun) ölçek değeri yönetici görüşüne göre ve öğretmen görüşüne göre olmak üzere iki farklı kategoride, sayı doğrusu üzerinde belirlenerek öğretmenlerin öncelikli mesleki sorunlarına yöneticilerin nasıl tepki verdikleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlara dayalı olarak yöneticilerin empatik düşünme düzeyleri hakkında yorumlar yapılmıştır. Öğretmenlerin mesleki sorunlarından dört ifadede yönetici ve öğretmenlerin sorunu aynı önem düzeyinde gördükleri, buna karşın on bir ifadede ise farklı önem düzeyinde gördükleri tespit edilmiştir. Bu sonuçların, okul yöneticilerinin empatik yaklaşım düzeylerinin yeterli olmadığına dair bazı ipuçlarına işaret ettiği söylenebilir.Article Article İşgücü talebi ve eğitim ilişkisi üzerine bir analiz (iş ilanları örneği)(2014) Beltekin, NurettinBu çalışmanın amacı işverenlerin iş ilanları yoluyla işgücü ve eğitim ilişkisini eğitim ekonomisi kuramları çerçevesinde çözümlemektir. Çalışma içerik analizine dayalı nitel bir araştırmadır. Bu kapsamda kariyer.net web sayfasında farklı sektörlerden 100 iş ilanı incelenmiş ve ilanlardaki eğitim kriterlerine göre sınıflandırılmıştır. Bulgulara göre işgücü talebi ve eğitim arasındaki ilişkinin doğrudan, dolaylı ve eleme amaçlı olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte işgücü talebi ve eğitim arasındaki ilişkinin daha fazla dolaylı ve eleme amaçlı olarak kurulduğu saptanmıştır. Eğitimin tüm okul tür ve düzeylerinde “ekonomiye duyarlı” hale getirilmeye çalışıldığı bir zamanda eğitim ve işgücü talebi ilişkisinin giderek dolaylı ve eleme amaçlı olarak kurulması bu süreci yeniden gözden geçirmeyi gerektirmektedir. Bu nedenle eğitim sürecinde “educare ve educere” dengesi doğru bir şekilde kurulmalı, bireylerin eğitimi diploma ve sertifika toplama süreci olarak görmesini engellemeli ve insan, toplum ve doğa ilişkilerini sağlıklı bir şekilde geliştirmelerine yardım edecek şekilde düzenlenmelidir. Mesleki beceriler çalışma koşullarına göre eğitim ve yetiştirmeyi içerecek şekilde belirlenmelidir.Article Japon eğitim sisteminden Türk eğitim sistemine iyi örnekler(2010) Ekinci, AbdurrahmanKarşılaştırmalı eğitim alanında en fazla çalışılan eğitim sistemlerinden biri Japon eğitim sistemi olmuştur. Özellikle Japon kalkınmasında temel ve belirleyici bir dinamik olarak kabul edilen eğitim, birçok ülke tarafından dikkatle incelenmiştir. Türkiye’de de bu bağlamda Japon eğitim sistemi üzerine birçok çalışma yapılmış olmasına rağmen, özellikle Japon eğitim ve okul sisteminden uygulamalara yer veren araştırma sayısı yetersizdir. Bu çalışmada ise, Japon eğitim sisteminin tarihsel gelişimiyle birlikte, eğitim ve okul sistemi içerisinde örnek uygulamalara yer verilmiş ve Türk eğitim sistemi açısından uygulanabilirlikleri tartışılmıştır. Çalışma, literatür taraması ve yazarın 2005 yılında Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’nın (JICA), Japon eğitimi ve kültürü üzerine incelemeler yapmak üzere gerçekleştirdiği davet programı çerçevesinde Japonya’da yaptığı inceleme, gözlem ve deneyimlerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »