Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/10330

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 1344
  • Master Thesis
    قوالب الأسماء و الأفعال المجردة التي مرت في الشافية في علم التصريف لإبن الحاجب و مقايستها بمفصل الزمخشري و ترجمتها
    (2022) Kuray, Mehmet; Aydın, Tahirhan
    'Ibn al-Hajib and his work: Al-Shafiyye fi Ilm al-Tasrif' This study covers a brief history of the science of grammar, the life and education of the author and, the methodology, content, and morphological aspects of the work ' AlShafiyye fi Ilm al-Tasrif', based on citations from various important sources. The book was well received by contemporary and later linguists after its publication and was widely accepted as a source book by various linguists and began to be used as a course book in madrasas. The thesis is comprised of three main sections. The first section introduces in 3 phases the lexical and terminological meaning of conjugation, the subject and purpose of conjugation, and the historical development and development processes of the science of grammar. The second section provides information on the life, birth, education, training, teachers and students of Ibn al-Hajib, works and scientific personality of Ibn al-Hajib's, his works in the fields of syntax and grammar, his works written in different areas such as islamic law, procedures and doctrines, his dogma and sub-religion, his moral personality, the social, political and economic situation of the period he lived, 'Shafiyye' as to form and substance, as well as the sources used by Ibn al-Hajib and the subjects included in 'Shafiyye' and its annotations. The third section covers three, four and five letter root nouns and past root verb patterns, which are the main subject of the thesis. The study also aims to reveal the similar and different opinions of commentators such as Charperdi and Nukrekar, especially Radi, on the subject. And, in this study, the author's expressions, which were largely influenced by Zamakhshari and other early linguistic scholars, are compared and similar and different aspects are highlighted. Keywords: Ibn al-Hajib, Al-Shafiyye fi Ilm al-Tasrıf, Mufassal, root-noun, verb patterns, nouns, grammar, conjugation, Radi, Charperdi
  • Master Thesis
    ديوان قانصوه الغوري: (بحث ومراجعة)
    (2023) Alahmadı, Hamoud; Aladwani, Khaled
    Araştırma, Arap mirasını görmeye yönelik bilişsel ihtiyaca dayalı olarak Memlük şairi ve sultanı Qansuh al-Ghuri'nin miras el yazmasını ele alıyor. Bu çalışma, Memlük dönemindeki şiirsel üretimi tahmin etmelerini mümkün kılarak, zamanın tozunu ve kütüphanelerin karanlığını el yazmasından çıkarmaya çalışacak, ancak amaç soruşturma olsa da, bu çıkarım araştırmacıya yardımcı olacaktır. bu el yazmasını üret. Araştırmacı, yazma eserin Arapça kütüphanesine ve okuyucuya en iyi şekilde ulaşması ve eserin umduğuna yakın olması için elinden geleni yapacaktır. Araştırma iki kısım ve dizinler halinde olacaktır.İlk bölüm olan 'İnceleme Bölümü' soruşturmanın girişini içerir ve Divan bir araştırmacıdır. Ve içinde: metni incelemek ve neyin gerekli olduğu hakkında yorum yapmak, bayrakları çevirmek ve belgelenmesi gerekenleri belgelemek. Çalışmanın ikinci bölümü; Memluk dönemine genel bir giriş ve ardından şaire ve onun şiirsel doktrinine bir giriş içerir. Araştırmacı tek nüshaya dayanmıştır ve kaynağı Danimarka Kraliyet Kütüphanesidir. Onu ana kopya olarak saydı; Çünkü Danca orijinalinden kopyalanmış olması muhtemel olan El-Ezher versiyonuyla dengelenirken teknik açıdan en net olanıdır ve soruşturmada aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli hususlar dikkate alınmıştır: nerede bulunursa bulunsun müstensihlerden meydana gelen bazı hatalar ve manzum metinlerin nüshada göründüğü gibi değil kafiyeye göre dağılımı ve kenar boşluklarında bir açıklama, söz varlığını kapatmış, tasavvuf ve tasavvufun anlamlarını açıklamıştır. ses ilmi ile ilgili terimlerin yanı sıra linguistik terimlerle yazılmış, Kur'an ayetlerini ve Peygamberin hadis-i şeriflerini belgelemiştir.Yazmada pay sahibi olan muvaşşahlar tek bir konu üzerinde değil, daha çok konuları üzerinde durmuşlardır. birçok. Araştırmacı uygulamalı çalışmasında şiir ve edebî konuların yanı sıra şairin hayatını ve devrini felsefî ve edebî açıdan sunmuş, makam, iktibas ve edebî konularda zikredilen en önemli belâgat olgularından bahsetmiştir. İçerme, Buda'iyye'nin en önde gelenleri ve ilahi aşk ve övgüde tezahür eden tasavvuf, Sözler Standart ile günlük konuşma dili arasındadır. Ardından ulaştığı en önemli sonuçları ve tavsiye ettiği tavsiyeleri belirttiği bir sonuçla araştırmasını sonlandırdı.
  • Master Thesis
    جماليات المكان في روايات خالد خليفة
    (2022) Halef, Ahmed El Şeyh; Akçay, Halil
    Roman, günümüzde toplumun aynası haline gelmiştir. Vakıayı gözlemleyip taklit etmekte ve çoğu zaman okuyucuya bir mesaj göndermeye çalışmaktadır. Bu çalışma 'Halid Halife'nin Romanlarında Mekan Estetiği' başlığıyla roman yazarı Halid Halife'nin altı romanında mekan estetiğine ışık tutmaktadır. Bu doğrultuda çalışma üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde araştırmanın 'cemâliyye', 'mekân' gibi temel kavram ve terimleri ortaya konmuş, Halid Halife'nin hayatı ve edebî kişiliği ele alınmıştır. Bunun yanında Halid'in romanları konu ve içerik açısından tanıtılmıştır. İkinci bölümde, mekanın bölümleri ve boyutları ve karakterin mekanla ilişkisi ortaya konmuş ve mekanın tasviri yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise mekanın düzeylerinden (kutsal, çiğnenmiş, kutsalın zıddı mucizevi) açık ve kapalı mekanların estetiğinden bahsedilmiştir. Sonuç ve önerilerle son bulan bu araştırmada analiz ve yoruma dayalı yapısal yaklaşım benimsenmiştir. Anahtar Kelimeler: Estetik, Mekân, Roman, Hâlid Halîfe
  • Master Thesis
    جماليَّات التَّقديم والتَّأخير في شعر إيليا أبو ماضي (ديوان الخمائل أنموذجاً)
    (2023) Alkhalaf, Osama; Aladwanı, Khaled
    The research examines a well-known phenomenon in the Arabic language, and common among grammarians and rhetoricions which is the phenomenon of (hysteron proteron), and I don't exaggerate if I suggest that it is one of the most common phenomena in the speech of Arabs. The subject of the research is to clarify the aesthetics of this phenomenon and observe it in Ellia Abi Madi's Diwan (Al-Khamael) The research revolves around three chapters: The first one will discuss hysteron proteron, the aesthetics of hysteron proteron, the life of Abu Madi along with his poetry and the ending of Diwan (Al-Khamael). The second one will explore the hysteron proteron phenomenon according to what grammarians and rhetoricions presented in their books. I classified the grammarians into two types: modern grammarians and ancient ones. I put into consideration the chronological order. I started with the ancients discussing first Al-Khalil Ibn Ahmed Al-Farahidi,and then Sibaweh and lastly Al-Zamkhashri. Most of the argument presented by the ancients approved of hysteron proteron having in mind the meaning of concern and dedication. As for the modernists, I chose only three: Fadil Al-Samurraei, Tammam Hassan, and Muhammed Abdul Latif Hamasa. We have seen the development of meanings approached by modern grammarians influenced by rhetoricions. I also classified the rhetoricians in this way, so I started with the ancient rhetoricians. Al-Jarhani was the first one with whom I opened this section because the science of rhetoric began with him, followed by Ibn al-Atheer, and we will see in the research how meanings and aesthetics developed among them. From the modernists, I chose Muhammed Abu Musa and Muhammed Abdul Mutalib, and we will see in their presentation what is useful inshallah. The third: we observed the evidence presented in the Diwan with regard to necessity and permissibility in the chapter. The chapter will also study Diwan (Al-Khamael) according to this phenomenon with regard to permissibility. It will also reveal the aesthetics that exist and result from this phenomenon according to the text and to what we read in the books of the grammarians and rhetoricions. This study will provide a clear picture of this recurring phenomenon in the styles of Arabs, and its purpose is to inform the reader of aesthetics and introduce him to them and to their sources which result from the hysteron proteron phenomenon. It will also make him able to understand the hidden meanings in Arabic speech in general and poetry in particular. Keywords: grammar, rhetoric, aesthetics, hysteron proteron, Ellia Abu Madi.
  • Master Thesis
    المسائلُ الأصوليَّةُ الّتي ردَّ بها الحنفيَّةُ الحديثَ
    (2022) Keddur, Halef El; Deniz, Mehmet Ata
    Öz: Araştırma, Hanefilerin ahâd hadisi reddetmede dayanak olarak ileri sürdükleri meseleler ile onunla amel etmeme konusunda ihticâc ettikleri illetler hususunda her meseleye terettüp eden bazı örnekler eşliğinde fakihlerin görüşlerini ve delillerini açıklayarak söz konusu gerekçelerin hadise muhalefette ne kadar muteber olduklarını hâvîdir. Araştırma bir mukaddime, giriş, iki temel bölüm ve bir sonuçtan müteşekkildir. Mukaddime: konunun önemi, seçme sebepleri, konu hakkında geçen çalışmalar, araştırmanın zorlukları, yöntemi ve sınırlılıkları. Giriş: âlimlerin sünnetle amele dair istekleri, ahâd haber ve onunla amel etmenin hükmü, ilim mi zan mı ifade ettiği, sünnetin Kur'an'a arzı meselesi ile bu husustaki âlimlerin görüşleri ve İmam Şatibî'ye göre haberin taksimi gibi hususlar. Birinci Bölüm: Usule muhalefet illetiyle Hanefîler'in hadisi reddettikleri meseleler kapsamında Kur'an-ı Kerim'e muhalefet, meşhur sünnete muhalefet, haberin kıyasla tearüzü, nassa ziyade. İkinci Bölüm: Rivayetindeki herhangi bir şüpheden dolayı Hanefîler'in hadisi reddetmelerine sebep olan meseleler kapsamında umûmu'l-belvâ, râvînin kendi rivayetine muhalefeti, sahabenin haberle amel etmeyi terk etmesi ve haberle ilgili ihtilafları, haberin hadlerle ilgili vürudu ve şüphelerden dolayı sakıt olması. Sonuç: En önemli sonuçlar ve tavsiyeler.
  • Master Thesis
    العوامل المسؤولة عن ظاهرة العنف ضد المرأة ومنعكساتها على الحياة الأسرية( دراسة حالة على عينة من النساء المعنفات في مدينة أورفا )
    (2023) Muslum, Hana; Fayad, Hossam Aldın
    Kadına yönelik şiddet, eski ve yaygın bir fenomendir. Antik kökenlerine rağmen, bunu bir sosyal sorun olarak ele almak, bu sorunu hafifletmek için çözümler geliştirmek ve yasalar çıkarmak yoluyla toplumsal müdahaleyi gerektirir. Ancak, böyle bir dikkat ancak son zamanlarda ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, hala tüm toplumlarda eşit şekilde kabul edilmemiştir. Günümüzde bile, bu fenomenle ilgili sadece sempati duyulması ve tartışılmasıyla yetinen topluluklar bulunmaktadır, gerçek mücadele ve olumsuz etkilerini azaltma konusunda somut adımlar atılmamaktadır. Bu nedenle, kadına yönelik şiddet sorunu tarihsel, kültürel ve toplumsal boyutları olan bir sorundur. Belirli bir yer veya zamanla sınırlı değildir ve sadece medeni veya geri kalmış bir toplumun doğasına bağlı değildir, Batı veya Doğu ile ilişkilendirilemez. Bunun yerine, bu sorun, insan varlığıyla ve aile içinde erkekler ve kadınlar arasındaki karşılıklı ilişkilerle bağlantılı bir sorundur. Kadınlar, her toplumda güç ve üstünlük kaynağı olarak temel bir rol oynar. Kadınlara yönelik şiddet, savaşlardan daha yıkıcıdır çünkü toplumun temelini aşındırır, zayıflatır ve sonunda yok eder. Kadınlar toplumun yarısını oluşturur ve diğer yarısının yetiştirilmesinden sorumludur. Kadınlara yönelik şiddet fenomeni, günümüzde dünyada en yaygın, sürekli ve yıkıcı insan hakları ihlallerinden biridir. Bu fenomen, cezasızlık, sessizlik ve onunla ilgili utanç gibi faktörlerden dolayı genellikle bilinmez. Kadınlara yönelik şiddet devam ettiği sürece, hiçbir ülke gerçek adalet ve barış yolunda gerçek ilerleme kaydedemez. Bu çalışmada, araştırmacı bir Vaka Çalışması yaklaşımını benimsedi. Araştırmacı, sözcükleri seçerken, seçilen vakaların araştırma amacına hizmet edeceği tahminine dayandı. Çalışmanın örneklemi, şiddet yaşamış 15 kadından oluşuyordu. Araştırmacı, araştırma araçları olarak hem görüşmeleri hem de gözlemleri kullandı. Bu çalışmanın önemi, bu fenomenin doğası hakkında bilgi ve bilimsel anlayışın artırılmasına katkıda bulunmasıdır. Teorik ve sosyal perspektifler aracılığıyla yaşanmış gerçekliği daha kesin bir şekilde anlamamızı sağlayabilir. - İşbu çalışma, kadına yönelik şiddet gibi bir toplumsal fenomeni ele almaktadır ve onun başlıca nedenlerini ve aile istikrarı üzerindeki ciddi sonuçlarını aydınlatmaktadır. - İşbu çalışma, toplumdaki temel birim olan ailenin korunmasını hedeflemektedir. Aile parçalanmasını ve boşanmayı önlemek, çünkü bu tür sorunların etkileri aile içindeki bireylerin yaşamlarını ve toplumu etkilemektedir. - İşbu Çalışma, kadına yönelik şiddet sorununun temel boyutlarını anlamak ve yayılmasına katkıda bulunan altta yatan nedenleri belirlemeyi amaçlamaktadır. - İşbu Çalışma, kadına yönelik şiddet konusunda daha derin bir anlayış kazanmayı ve yayılmasını engellemek için uygun çözümler, öneriler ve önlemler sunmayı hedeflemektedir. İşbu Çalışma aşağıdaki hedeflere sahipti: - Kadına yönelik şiddet fenomenine katkıda bulunan sosyal faktörleri belirlemek. - Kadına yönelik şiddetle ilişkili olan ekonomik faktörleri belirlemek. - Kadına yönelik şiddeti etkileyen kültürel faktörleri belirlemek. - Kadına yönelik şiddetin aile ve toplum üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya çıkarmak. Sonuçlar: - İşbu çalışma, kadına yönelik şiddetin kadınların eğitim düzeyiyle ilişkili olmadığını bulmuştur. Tüm kadınlar, eğitim düzeylerine bakılmaksızın şiddete maruz kalabilir. Bu, eğitimli ve okuma yazması olmayan kadınları, zengin ve fakirleri, çalışan kadınları ve ev hanımlarını, evli ve boşanmış kadınları, dul ve bekar kadınları, ayrıca kız çocukları, genç kızlar ve yaşlı kadınları içerir. - Ayrıca, bu çalışma, ekonomik faktörlerin ve ekonomik istismarın kadına yönelik şiddetin sürekliliğinde önemli bir rol oynadığını ortaya koymuştur. - Üstelik bu çalışma, kültürel normlar, gelenekler ve erkek egemenliği gibi sosyal faktörlerin kadına yönelik şiddetin sürekliliğinde önemli bir rol oynadığını vurgulamıştır. - Ek olarak bu çalışma, kadınların sessizliklerinin ve şiddeti kabullenmelerinin, şiddetin devam etmesinde önemli katkı faktörleri olduğunu bulmuştur.
  • Master Thesis
    الحياة الفكرية والثقافية في مدينة القدس في عصر المماليك البحرية (1250-1382)
    (2023) Fathallahoğlu, Furkan; Chıkhou, Rachıd
    This thesis deals with the development of the intellectual and cultural movement in Jerusalem during the Mamluk period between 1250 and 1382, which is an important subject of cultural history. The study explains the role of the Mamluk sultans in the development of the intellectual and cultural movement in Jerusalem. As a matter of fact, they valued science and scholars and built schools and cultural institutions. Thus, Jerusalem has become an attractive place for scholars and students from all over the world. In addition, since the city of Jerusalem had a religious importance, it had many schools and madrasahs. This idea and educational institutions; It was supported by the Mamluk Sultans and philanthropists.
  • Master Thesis
    الإنصاف في كشف الكَشَّاف [سورة: آل عمران]‏تأليف: ولي الدِّين أبو زُرْعة العراقي (ت:826هـ)‏
    (2022) Souıd, Muhammad Nourı Al; Ekinci, Kutbettin
    Zemahşerî(Ö:538H.‎‏/‏‎1144M) Hicrî 5.yüzyılın ikinci yarısında doğdu ve 6. ‎yüzyılın başına kadar yaşamıştır. Zemahşerî bir düşünce ve yaratıcılık örneğiydi. ‎Kendisinden sonra gelen müteahhirîn alimleri üzerinde etki bırakan önemli tefsir ‎âlimlerindendir. Kaleme aldığı 'el-Keşşaf' adlı eseriyle hak ettiği şöhreti ‎bulmuştur. Bunun nedeni Zemahşerî'nin tefsir ilimleriyle birlikte nahiv, sarf, ‎belâğat, Arap şiiri gibi dil bilimlerinin yanı sıra dil felsefesi ve dil eleştirisi ‎konularını de içeren çalışmalarının kaynaklanmaktadır.‎ Zemahşerî, bazı konularda Mu'tezile ekolünün savunucusuydu. Tefsirinde ‎Mu'tezile görüşlerine yer vermekte ve bu mezhebin ilgili konudaki ilkeleri ‎doğrultusunda tartışmalı konularına değinmektedir. Bu durum bir çok ilim ‎insanının dikkatini çekmiştir. Bu yüzden kendi mezheplerini savunmak ve ona ‎cevap vermek için onun bu eserine yönelik kitaplar yazmışlardır. Onun görüşlerini ‎tenkit etmişlerdir. Fakat muhaliflerinin çoğu tenkitlerinde aşırıya kaçmış ve ‎bilimsel tarafsızlık ve adalet dengesinin dışında kalmışlardır.‎ Mısır'da Memlüklüler devrinde yaşayan, Zemahşerî'den iki yüz yıl sonra gelen ‎Ahmed İbnü'l Iraki'nin(Ö:826H.‎‏/‏‎1423M) 'el-İnsaf fi keşfi-l keşşâf' adlı eserini ‎yazmasının sebeplerinden biri de buydu, Bunu Zemahşerî ve muhalifleri arasında ‎bir denge ve adil olma çabasıyla yapmıştır. İki taraf arasında bir hakem rolü ‎üstlenmiştir. Adalet çerçevesinde taraflar arasında doğrusunu tespit etmeye ‎çalışırken gerekçelerini sunmakta ve ilgili konuları da otorite sayılabilecek ‎imamların görüşleriyle desteklemektedir. Ayrıca mantık bağlamında ortak ‎düşünce ve sağduyu ilkelerini gözetmekte ve adil davranma konusunda hiç ‎kimseye farklı davranmamaktadır.‎ Yukarıda zikredilen hususlara ek olarak kitabın tahkik edilmesiyle konunun ‎öneminin ortaya çıkacağını şöyle özetleyebiliriz: Entellektüel düzeyde insaflı ‎davranmaya, aklı kullanmaya ve etik ilkelerini gözetmeye bir örnek teşkil eder. ‎Tahkimi bu çerçevede yapmaya davet eder. Tahkimin önemini vurgular, ‎mekanizmalarını açıklar ve içinde ilim insanlarının bazı ifadelerini araştırır. Bu ‎yöntem bilimsel etiğin eksik olduğu günümüzde çok önemlidir. Kendisinden ‎önceki klasik dönem ve kendi çağdaşlarına yönelik eleştirilere de yer vermiştir.‎
  • Master Thesis
    أثر السياق في تحديد معاني الزيادة على الفعل الثلاثي في القرآن الكريمدراسة تطبيقية على سورة البقرة.
    (2023) Adas, Duha; Aladwanı, Khaled
    Araştırmamda bu başlığı sundum: Kur'an-ı Kerim'deki üçlü fiildeki artışın anlamlarını belirlemede bağlamın etkisi Bakara Suresi üzerine uygulamalı bir çalışma. Genel olarak Kur'an metninde ve özelde Bakara Suresi'ndeki üçlü fiillerdeki anlam çeşitliliğinde bağlamın rolünün önemi nedeniyle bir giriş, iki bölüm ve bir sonuç ile. Giriş bölümünde araştırmanın önemi, tercih nedeni, amaçları, çalışma yöntemi, önceki çalışmalar ve araştırma planından bahsettim. Birinci bölümde (Temel Konular) bağlamı ve tanımı, önemi ve çeşitleri, üçlü eklenmiş fiiller, anlamları, önemi ve bağlamla ilgisi, Bakara Suresi ve faziletlerini sundum. İkinci bölümün başlığı ise şöyledir: (Üçlü fiilde daha çok harfle artırmanın anlamlarını belirlemede bağlamın etkisi) Sureden bir harfle eklenen üçlü fiillerin şekillerini çıkardım, daha sonra morfolojik anlamlarını çıkardım ve bunları bağlam içindeki anlamlarıyla ve bunun etkisiyle karşılaştırdım. Üçüncü bölümün başlığı şöyledir: (İki Harfli Üçlü Fiil Eklemesinde Artış Anlamlarının Tespitinde Bağlamın Etkisi) Sûreden iki harfle eklenen üçlü fiillerin şekillerini çıkardım, daha sonra morfolojik anlamlarını çıkardım ve bağlam içindeki anlamlarıyla ve bunun etkisiyle karşılaştırdım. Dördüncü bölümün başlığı ise şu şekildedir: (Üç harfli daha çok üçlü fiildeki artışın anlamlarını belirlemede bağlamın etkisi) Sureden üç harfle eklenen üçlü fiillerin şekillerini çıkardım, sonra morfolojik anlamlarını çıkardım ve bağlam içindeki anlamlarıyla ve bunun etkisiyle karşılaştırdım. Sonuç kısmında ise araştırmamda ulaştığım sonuç ve önerilere, araştırma sırasında geri döndüğüm kaynakları ve referansları belgeleyerek değindim. Anahtar Kelimeler: Arap dili, Bağlam, Kuran bağlamı, Üçlü fiiller, Anlam, İfade artışı, Anlam taşıma, Etimolojik yapı, El-Bakara Suresi.
  • Master Thesis
    أثر السياق في التحليل النحوي في كتب معاني القرآن
    (2023) Nasır, Salih; Aladwanı, Khaled
    This research is built on the study of a linguistic phenomenon that affected the expansion of the circle of the allegorical significance of the Qur'anic text, which is the phenomenon of the context and its impact on clarifying the phenomenon in guiding syntax. And choosing the appropriate direction within controls consistent with grammatical analysis such, graph, schematic graph, schematic diagram. The subject of the research: the study of the word in the Qur'anic structure, and its grammatical analysis in two aspects that represent the spiral side, and the scalar side. In the first aspect: we study the phrase in the Qur'anic structure at the verbal level, then analyse the word or the intended structure in a reliable analysis with extrapolation based on the evidence of the linguistic context. In the second aspect: we study the phrase in the Qur'anic structure at the Maqama level, and then analyse it grammatically according to the evidence of the Maqamat context. This study is based on two axes, the first of which is: theoretical: it studies the basic terms, their definitions, divisions, and illustrative examples. The second: applied, which is the theoretical side in practical application on the books of the meanings of the Qur'an, the analysis of the verses whose authors present a contextual analysis, and the statement of the impact of the two types of contexts on the grammatical weightings, and the extent of the impact of the grammatical explanation in explaining the effect of the context in the books of the meanings of the Qur'an. Perhaps from this study we will reveal the use of the context by the authors of the meanings of the Qur'an while presenting the grammatical directives, and the impact of this context on the preponderance of the grammatical face, moreover the multiplicity of its possibilities and implications. The side of this study is integrated with an integrated plan with integrated projects in one book project, and they taught this example the term explicitly, but it was implied in their grammatical analysis and in-depth studies.
  • Master Thesis
    Yemek stilistliği ve tabak prezantasyonu uygulamalarının sunulan yemeği tüketme ve tavsiye etme niyetine etkisi: Adıyaman, Mardin, Diyarbakır, Şanlıurfa illeri coğrafi işaretli ürünleri üzerine bir araştırma
    (2026) Öztürk, Metin; Toprak, Lokman
    This study aims to examine the effects of food styling and plate presentation practices on consumers' intentions to consume and recommend the presented food, focusing on the provinces of Adıyaman, Mardin, Diyarbakır, and Şanlıurfa. Accordingly, the study first evaluates the concept of food styling, its practices, and their effects. Subsequently, food photography and its role in the world and in Türkiye, as well as its impact on food consumption, are discussed. The findings indicate that combining geographically indicated traditional products with plate presentation and food styling practices increases consumption levels, expectations, satisfaction, and recommendation intentions. In this regard, the integration of geographically indicated products with modern food styling and plate presentation practices is supported. The study examines the effects of traditional and modern presentation styles of local dishes on participants' perceptions, hedonic evaluations, and behavioral intentions through a mixed-methods approach. The aim is to reveal that presentation style is not limited to visual aesthetics alone, but shapes consumer behavior through multi-layered mechanisms such as identity/authenticity, trust and hygiene-professionalism, emotional attachment, risk perception, marketability, and the representation of cultural heritage. Accordingly, semi-structured interviews (qualitative) and hedonic rating data (quantitative) obtained from the same participants were evaluated together. Qualitative findings show that traditional presentation is positioned as a 'language of representation' that conveys identity and authenticity, generates trust, and triggers emotional memory. While changes in presentation are interpreted as a loss of the 'essence of the food' among strictly traditionalist profiles, traditional presentation facilitates decision-making by providing certainty for risk-averse profiles. For emotional consumer and student profiles, traditional presentation transforms the food into a meaningful experience through associations with home, family, and ritual. However, aesthetic-oriented and local stakeholder profiles perceive modern presentation as advantageous in terms of professionalism, quality, and social media visibility, while also emphasizing the risk of weakening local identity through modernization. Moreover, participants do not view presentation as independent from the recipe, but rather as part of the preservation of cultural heritage. Quantitative findings based on the Wilcoxon Signed-Rank Test indicate significant differences between presentation styles across all variables. While modern presentation received higher scores in aesthetic dimensions, traditional presentation was rated higher in perceived authenticity, expected taste, overall liking, repeat consumption, and intention to recommend. The increase in risk perception associated with modern presentation supports the themes of doubt and uncertainty identified in the qualitative findings. Overall, presentation in local gastronomy is not merely a matter of plate arrangement, but a powerful indicator that defines what makes a dish 'local,' culturally anchors it, and directs consumer decisions. The study demonstrates that sustainable success lies not in the dichotomy of 'to modernize or not to modernize,' but in an approach to modernization that preserves identity.
  • Master Thesis
    Yerel halkın sürdürülebilir turizm tutumu, turizm gelişim desteği ve öznel iyi oluş ilişkisi: Mardin örneği
    (2023) Tayba, Ali; Kodaş, Betül
    Turizm faaliyetlerinin yoğun ve kitlesel bir şekilde sürdürülmesinin birçok açıdan olumlu ve olumsuz etkileri bulunmaktadır. Ayrıca, insanların hayat işleyişini etkileyen unsurlar, turizm ile ilgili tutumlarını etkilemektedir. Buna dayanarak araştırmanın amacı Türkiye'deki Mardin şehrinde yerel toplumun sürdürülebilir turizme yönelik tutumları, turizmin gelişimine yönelik verdikleri destek ve öznel iyi oluşları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma nicel bir araştırma olup örneklemi Mardin yerel halkından oluşmuştur. Araştırma kapsamında,14 Nisan 2023 ile25Haziran 2023' arasında Mardin'deki yerel halktan anket tekniği ile veriler toplanmıştır. Toplam 487 veri analiz edilerek elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin güvenilirliğini, geçerliliğini ve geliştirilen hipotezleri test etmek amacıyla açımlayıcı faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, yerel halkın sürdürülebilir turizm tutumunun hem turizm gelişim desteği üzerinde hem de öznel iyi oluşu üzerinde etkisi olduğu, ancak yerel halkın turizm gelişim desteğinin, yerel halkın öznel iyi oluşu üzerinde eksi olmadığı tespit edilmiştir.
  • Master Thesis
    Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi organizasyonu ve seferin askeri strateji kapsamında değerlendirilmesi
    (2023) Kalkan, Ataer; Gümüş, Ercan
    Ortadoğu tarihsel açıdan büyük öneme sahiptir. Tarih boyunca karışıklıkların hâkim olduğu bu bölge 1.Selim'in fethiyle huzura kavuşmuş ve bu huzur devam eden uygulamalar ile yaklaşık 400 yıl sürmüştür. Bölgede Osmanlı egemenliğinin sona ermesi ile meydana gelen huzursuzluklar günümüze kadar devam etmiştir. 1.Selim diğer Osmanlı padişahlarından farklı olarak batıya değil doğuya yönelmiştir. Doğu bölgesinde güvenliği tesis etmiş ve kendisinden sonra gelenlere iyi durumda bir hazine ve batı seferine uygun bir ortam bırakmıştır. Osmanlı ordusunun çağın ilkel koşullarına rağmen Rumeli'den Kahire'ye uzanan sefer yürüyüşü ve organizasyonu Türk Askeri Tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. Bilindiği üzere Osmanlı Devleti'nin Anadolu'da kurulmuş küçük bir beylik iken dünya tarihinde eşine az rastlanan büyük bir imparatorluk haline gelebilmesinin önemli nedenlerinden biri de binlerce insan ve hayvan gücüyle düzenlediği sefer organizasyonlarıdır. Seferler, iyi organize edilebildiği zamanlarda büyük zaferler kazanılmış, edilemediği zamanlarda ise hezimete uğranılmıştır. Seferlerin başarılı olabilmesi için sefer öncesinde ihtiyaçların tahmini, tedariki, dağıtımı, senkronizasyonu, kısaca sefer lojistiğinin başarıyla yapılması gerekir. İhtiyaçların herhangi birindeki bir eksiklik, domino etkisi yaparak her şeyi alt üst edebilir. Osmanlı Padişahları, istisnalar hariç Kanuni'den sonra sefere çıkmamışlar. Nitekim duraklama dönemi de bu dönemden sonra başlamıştır. Sefer organize etmeyen bir Padişah devlet yönetiminde başarılı olamaz. Çünkü yönetim bilimi ve sanatı en iyi seferlerde öğrenilir. Mısır Seferi dünya harp tarihine en zor şartlarda ve en az kayıpla başarılan seferlerden biri olarak geçmiştir. Bu çalışmada Yavuz Sultan Selim'in Mısır üzerine yaptığı sefer, Merc-i Dabık, Han-Yunus ve Ridaniye Savaşları, alınan zaferlerin askeri tarih yazımına etkileri ve uygulanan stratejilerin zafer üzerine etkileri ilgili kapsamda incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Mısır, Yönetim ve Organizasyon, Askeri Tarih, Sefer, Ordu.
  • Master Thesis
    Xwêndinewey dû romanî Pêşbaziya Çîrokên Neqediyayî û Gaboȓ be gwêrey teorîy rexneyî Louis Althusser
    (2019) Ebrahımı, Seyed Mazhar; Acar, Hayrullah; Sadjadi, Seyed Bakhtiar
    Bu çalışma çoğunlukla Bakûr ve İran Kürdistanı'nda dil sorunu ile ideolojinin Kürt bireyinin bu sorunla yüzleşme sırasındaki özneleşme sürecine etkisine eğilmekte. Bunun için Şener Özmen'in Pêşbazîya Çîrokên Neqedîyayî adlı romanı ile Seyed Qader Hidayeti'nin Gabor adlı romanı Louis Althusser'in 'ideoloji', 'devletin baskı ve ideolojik aygıtları' ve 'özne' kavramları bağlamında ele alındı. Çalışma fiziksel baskının yanı sıra Kürtçenin ideolojik aygıtlar yoluyla marjinalleştirme sürecine maruz bırakıldığını göstermekte. Bu süreçte, Althusser'in teorisine göre, devlet ile işbirliği içerisinde dört etkin aygıt olan aile, okul, din ve medyanın itaatkâr bir özne oluşturmayı başardıkları görülmüştür. Bu oluşturulan özneler ideolojik uygulamalarla beraber baskı kullanma yoluyla itaatkâr olmayan özneler için en çok engel oluşturan kişilerdir. Her iki romanın başkahramanları dil savunucusu üç özne olarak egemen ideolojiye itaat etmezler. Bu yüzden tehditle karşı karşıya kalırlar ve bu kahramanlardan bir tanesi dini kurumlar yoluyla kandırılan bir özne tarafından öldürülür. Diğerleri ise zorunlu olarak kaçma yolunu seçerler. Her iki metindeki itaatkâr özneler baskı ve ideolojik aygıtların etkisi altında oluşturulmuşlardır. Fakat Gabor adlı romanda baskı daha egemendir. Pêşbazîya Çîrokên Neqedîyayî adlı romanda ise ideolojik aygıtlar baskın olup bu aygıtlar Kürt dilini marjinalleştirme sürecinde başarılı olmuşlardır; öyle ki özneler zorla benimsetilen durumu 'özgürce' yeniden üretirler. Bundan dolayı ideolojinin gizli gücü ve Bakûrdaki dil baskısının şiddeti göz önüne alındığında Bakûrdaki egemenlerin daha başarılı bir şekilde hedeflerine ulaştıkları söylenebilir. Bununla beraber Gabor adlı romandaki itaatkâr öznelerin yazılı Kürt diline karşı olan tutumları Pêşbazîya Çîrokên Neqedîyayî adlı romandaki öznelerin tutumlarına bir dereceye kadar benzese de fakat onlar baskı aygıtına karşı duydukları korku ve yıldırma yüzünden dillerine karşı çıkarlar ve ideoloji tam anlamıyla beyinlerini işgal edememiştir. Genel olarak Gabor'daki baskın ortam; baskı, umut ve başkaldırı iken Pêşbazîya Çîrokên Neqedîyayî'nin baskın ortamı ise ideoloji, umutsuzluk ve başarısızlıktır. Buna rağmen adı geçen romanda hocasını öldüren katilin pişman olması, onun fikirlerinin hakikatini anlaması ve ayrıca Gabor'daki başkahramanların yılmayıp dil uğruna isyan etmeleri direnişin sürekliliğinin göstergesidir. Anahtar Kelimeler: Kürtçe, ideoloji, baskı aygıtı, özne, Bakur, İran Kürdistanı, Pêşbazîya Çîrokên Neqedîyayî, Gabor.
  • Master Thesis
    Urhoylu Rabbula'nın teolojik içerikli mektupları: Çeviri, inceleme ve tahlil
    (2023) Altaş, Ramazan; Toprak, Mehmet Sait
    The fact that Rabbula was not as famous as the church fathers of his time may have created the impression that he was not of great importance for the history of the Church and theology in the East. However, this impression arises from the fact that the available historical sources do not provide a sufficient basis for a comprehensive evaluation of the Bishop of Urhoy. Theological letters, which are assumed to belong to Rabbula, include christological debates of his time and warnings about faith to clergies. In the context of christological discussions about Christ and Mary, Rabbula's letters are included within the framework of the questions asked about these issues and the criticism directed to him. Rabbula's references to both the old and new covenants in the letters we translated into Turkish are noteworthy. When it comes to christological discussions about Christ and Mary, Rabbula included these issues in his letters within the framework of the questions asked and criticisms directed at him. Rabbula's references to both the Old and New Testaments in his letters, which we translated into Turkish, are noteworthy. In the first part of our study, together with the Introduction, the life of Rabbula of Urhoy and the religious and political dynamics of the period are discussed. In the second part, a critical Turkish translation of Rabbula's Syriac letters with theological content that we selected has been completed. The third chapter includes the examination and analysis of the letters in question. Finally, our thesis has been concluded with conclusion, bibliography and appendices. First, the letter that Rabbula sent to Gemellina, Bishop of Parin, contains his warnings to the church structure and clergy about faith and belief. Secondly, the letter sent by Andreas of Samosat to Rabbula contains discussions about insults and excommunication. Finally, it deals with the thoughts of Cyrillos of Alexandria on the First Council of Ephesus, the heretical teachings of Nestorius and the ongoing christological debates. Keywords: Rabbula, Cyrillos, Andreos, Gemellina, I. Ephesus, Nestorius, Theological debates, Mary, Christ.
  • Master Thesis
    Türkiye'de ekonomik büyüme ve savunma harcamaları ilişkisi: var analizinden kanıtlar
    (2023) Alpcan, Mehmet Alper; Polat, Melike Atay
    Kamu harcamalarının bir parçası olan askeri harcamalar, bir ülkenin ulusal bütçesinde önemli bir paya sahiptir. Dolayısıyla, ekonomik büyüme askeri harcamalardaki değişmelerden etkilenmektedir. 1970'li yılların sonundan itibaren askeri harcamalar ve ekonomik büyüme ilişkisi araştırılmasına rağmen, konu ile ilgili yapılan çalışmaların bulguları bakımından henüz bir fikir birliği bulunmamaktadır. Ayrıca, dünyada Soğuk Savaş sonrası askeri harcamaların azalması gündeme gelmiş, fakat Türkiye coğrafi konumu itibariyle askeri harcamalarını artırmaya devam etmiştir. Bu çalışmada, 1990-2020 dönemi için Türkiye'de savunma harcamaları ve ekonomik büyüme ilişkisi zaman serileri analizi ile araştırılmıştır. Bu çalışmanın bulgularına göre, Türkiye'nin savunma harcamaları ile ekonomik büyüme arasında eşbütünleşme testi ile uzun dönem ilişkisi olduğu saptanmıştır. FMOLS test sonucuna göre, savunma harcamalarındaki %1 birimlik artışın ekonomik büyümeyi %0.82 azalttığı tespit edilmiştir. DOLS test sonucuna göre, savunma harcamalarının %1 birimlik artışın ekonomik büyümeyi %1.37 azalttığı tespit edilmiştir. Etki-tepki fonksiyonuna göre, savunma harcamalarına verilen bir şok ekonomik büyümeyi ilk yıl negatif etkilemiştir. Bu etki, dördüncü yılın ortasına kadar sürmektedir. Dördüncü yılın sonlarına doğru etki pozitife dönmekte ancak beşinci yıl tekrar negatif etkilemekte ve ekonomik büyümenin tepkisi beşinci yılın sonunda kaybolmaktadır. Varyans ayrıştırması bulgularına göre de ekonomik büyümeyi en çok etkileyen faktörün enflasyon olduğu ortaya çıkmıştır. Bulgulara göre Türkiye'de Neo-Klasik Yaklaşım'ın geçerli olduğu görülmüştür. Askeri harcamaların halen Türkiye'nin ekonomik performansını etkileyen önemli bir faktör olması sebebiyle, bu çalışmadan elde edilen bulguların önemli olacağı düşünülmektedir.
  • Master Thesis
    Tüketici temelli marka değerinin marka performansı ve marka güveni ile olan ilişkisi: Mardin ili örneği
    (2023) Köle, Halim; Kayaoğlu, Ahmet
    Competition and brand diversity in automobile markets affect both the sales and market performance of automobile manufacturers and make it difficult for consumers who need to purchase automobiles to choose among brands. The biggest factor in consumers' brand preferences is the concept of utility. Consumers generally tend to trust brands that they are satisfied with and that provide them with maximum satisfaction. In order to increase their brand performance, manufacturers that have completed the branding process are developing marketing strategies to appeal to consumers' perceptions of value and trust. The aim of the research is to analyze the consumer-based brand equity, brand performance and brand trust concepts of Fiat, Renault, Volkswagen, Ford and Toyota brands, which are the 5 best-selling automobile brands in Turkey according to ODD (Automotive Distributors Association) 2021 data, from the perspectives of users living in Mardin province, and to examine the relationships between these concepts with statistical data. In the study, the brand perceptions of a total of 463 automobile users over the age of 18 residing in Mardin province and its districts were obtained through an online survey. Frequency analysis, factor analysis, reliability test, correlation analysis and difference tests were used to analyze the collected data. Based on the data obtained, a statistically significant and positive relationship was found between consumer-based brand equity and brand trust, between consumer-based brand equity and brand performance, and between brand trust and brand performance. In the research, the judgments of consumer-based brand equity dimensions were analyzed according to whether the participants would change the brand they use or not, and it was concluded that the brand equity perceptions of the participants who will not change the brand they use are much stronger than the participants who will change the brand they use. According to the research data, it was concluded that Volkswagen is the most preferred brand with the strongest brand equity perception in Mardin province.
  • Master Thesis
    The role of geographical indication products in destination preference: The case of Şanlıurfa
    (2023) Ceyhan, Sevcan; Gürbüz, Semra; Harman, Serhat
    Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin önemli turizm merkezlerinden birisini oluşturan Şanlıurfa ili, dinler tarihi açısından da önemli bir yere sahiptir. Tarihi ve kültürel zenginliğinin yanı sıra ilin mutfağı da köklü bir geçmişe sahiptir ve diğer özellikleri gibi mutfağı da önemli bir çekicilik unsuru olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmada coğrafi işaretle tescillenmiş yerel yiyecek ve içeceklerin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin önemli turistik destinasyonlarından biri olan Şanlıurfa'ya gelen ziyaretçilerin destinasyon seçimindeki etkisi araştırılmıştır. Ayrıca, destinasyonu seçmede etkili olan unsurların etki dereceleri ve coğrafi işaret ile tescillenmiş yerel yiyecek ve içecek unsurlarına dair kişisel algılamaların tespiti ile bu iki kapsam arasındaki ilişki düzeyi araştırılmıştır. Araştırmada nicel tarama yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Veriler Haziran-Eylül 2022 ayları arasında Şanlıurfa'yı ziyaret eden yerli turistlerin anketlere verdikleri cevaplardan elde edilmiştir. Araştırma sonucunda 495 katılımcıdan elde edilen verilerin analizi SPSS 25.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, coğrafi işaretli tescilli yiyecek ve içecekleri tercih etme arttıkça Şanlıurfa'yı ziyaret etme isteğinin artacağı sonucuna varılmıştır. İkamet ettiğim bölgeden başka bir yere gittiğimde o bölgeye özgü ürünleri tatmaya özen gösteririm, Coğrafi işaret ile tescillinmiş yiyecek ve içecekler bölgenin markalaşması için önemli bir unsurdur, Tarihi Yerlerini görmek isterim (Göbeklitepe, harran evleri.vb) ve Yöresel yemekleri yemek isterim' ifadelerinin öne çıktığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada, coğrafi yiyecek ve içecek unsurlarına dair algılamaların da demografik bazı değişkenlere göre farklılaştığı görülmüştür.
  • Master Thesis
    The Relationship between Media Mediation Roles of Parents and Preschoolers Digital Play Addiction Tendency
    (2023) Çalhan, Ceren; Göksu, İdris
    Bu çalışmanın amacı, ebeveynlerin medya aracılık rolleri ile okul öncesi dönemde olan çocuğunun dijital oyun bağımlılık eğilimi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Nicel araştırma yöntemi ile yapılan bu çalışmanın evrenini, Türkiye'deki ebeveynler oluştururken; örneklemini okul öncesi dönemde çocuğu olan ebeveynler oluşturmaktadır. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan Demografik Bilgi Formu, Şen vd. (2019) tarafından geliştirilen Erken Çocukluk Ebeveyn Medya Aracılık Rolleri Ölçeği ve Budak (2020), tarafından hazırlanan Dijital Oyun Bağımlılık Ölçeği araçları ile çevrimiçi ortamda toplanmıştır. Veri analizi, Pearson Korelasyon testi, Tek Yönlü Anova ve t-testleriyle yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, çocukların dijital oyun bağımlılık eğilimi ile ebeveyn medya aracılık rolleri, demografik değişkenler, ebeveynin teknoloji kullanma alışkanlığı ve çocuğun teknoloji kullanma alışkanlığı arasında anlamlı ilişki vardır. Kısıtlayıcı engelleyici rol dışındaki diğer tüm roller ile (aktif destekleyici, kısıtlayıcı destekleyici, aktif sınırlayıcı, kısıtlayıcı sınırlayıcı, aktif yorumlayıcı) çocuğun bağımlılık eğilimi arasında negatif yönlü anlamlı ilişki vardır. Ebeveynin teknoloji kullanma alışkanlıklarından; TV izleme, sosyal medya kullanma, dijital oyun oynama ve çocuğu ile birlikte dijital oyun oynama süresi arttıkça çocukların dijital oyun bağımlılık eğilimleri artmaktadır. Çocuğun teknoloji kullanma alışkanlıklarından ise akıllı telefon ve diğer araçları (tablet, bilgisayar, oyun konsolu) kullanma süresi arttıkça oyun bağımlılık eğilimi artmaktadır. Ayrıca çocuğun kendine ait teknolojik aracı olması bağımlılık eğilimini artırmaktadır. Youtube videosu izleyen çocukların, TV çocuk kanalları izleyen çocuklara göre bağımlılık eğilimi daha yüksektir. Ebeveynlerin, kız ve erkek çocuklarına kısıtlayıcı engelleyici davranma puanları istatistiki olarak yakın olmakla beraber kız çocuklarına daha engelleyici davranıldığı ortaya çıkmıştır. Son olarak eğitim durumu ile medya aracılık rolleri arasında anlamlı ilişki çıkmazken; çocuğun oyun bağımlılık eğiliminde yüksek lisans/doktora mezunu ebeveynlerin çocuklarında eğilim daha azdır.
  • Master Thesis
    The Precarious Created by COVID-19 in Labor Markets and Its Effects on Teachers’ Working Conditions
    (2023) Aras, Ömer; Çınar, Sidar
    2019 yılında ortaya çıkan Covid-19 pandemisi tüm dünyayı etkilediği gibi ülkemizi de derinden sarsmıştır. Salgın sosyal ve ekonomik yönden pek çok soruna yol açmış, bu bağlamda özellikle ülkemizde giderek artan istihdam sorunlarının daha da büyümesine sebep olmuştur. Dünyanın pek çok ülkesi salgına yönelik önleyici tedbirler uygulamak zorunda kalmış, alınan tedbirlerden bazı sektörler ve bazı çalışan grupları diğerlerine göre daha fazla etkilenmiştir. 2020 ve 2021 yıllarına ait istihdam oranları ve işgücüne katılım verileri incelendiğinde eğitim sektöründe ciddi sorunların ortaya çıktığı görülmüştür. Söz konusu durumun ilerlemesinde pek çok ülke gibi Türkiye'de de alınan tam kapanma ve sokağa çıkma yasağı gibi tedbirlerin neden olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma da Covid-19 sürecinde işgücü piyasalarındaki prekaryalaşma, özel öğretim kurumlarındaki güvencesiz istihdam ve salgın sürecinde öğretmenlerin çalışma koşullarını incelemektedir. Tezde eleştirel sosyal bilim metodolojisi kullanılarak sınıf analizi çerçevesinde öğretmenlerin çalışma koşulları ve güvencesizleşmeleri ele alınmıştır. Bu doğrultuda özel öğretim kurumlarında güvencesiz şekilde istihdam edilen eğitim çalışanlarının pandemi sürecinde ne gibi zorluklarla karşılaştığı, uzaktan eğitim, kısmi istihdam ve esnek çalışma algısının boyutlarının ne olduğu ve iş-yaşam sınırlarındaki belirsizlik gibi konular ele alınmıştır. Çalışma ayrıca özel okullarda istihdam edilen öğretmenleri mercek altına almaktadır. Resmî ve özel okullarda çalışan öğretmenlere yönelik araştırmada elde edilen istatistiki veriler, alan yazın taraması sonucu ortaya çıkan bilgiler, belli bir tarihsel bağlam ile kavramsal arka plan dâhilinde, gerçekçi ve eleştirel bir bakışla ortaya konmuştur. Öğretmenlerin çalışma koşullarında meydana gelen değişim ve dönüşümler prekaryalaşma sosyolojisi içinde değerlendirilmiştir.