Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/10330

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 1392
  • Master Thesis
    Türkiye-NATO İlişkilerinin Avrupa Birliği'nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Üzerindeki Etkisi
    (2026) Sağır, Sümeyye; Yariş, Zelal Başak
    Bu çalışma, Soğuk Savaş sonrası dönemde Avrupa güvenlik mimarisinin geçirdiği dönüşümü, Avrupa Birliği (AB) ile Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) arasındaki kurumsal etkileşimler çerçevesinde incelemekte ve Türkiye'nin bu yapı içerisindeki özgün konumunu analitik bir perspektifle değerlendirmektedir. Çalışmanın temel amacı, Türkiye'nin NATO üyeliğinin, AB'nin Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası (OGSP) üzerindeki dolaylı etkilerini ortaya koymak ve Avrupa güvenliğinde kurumsal bütünlük ile siyasal meşruiyet arasındaki gerilimi açıklamaktır. Avrupa güvenliği, uzun süre dışsal garantörlüğe dayalı bir model üzerinden şekillenmiş; ekonomik bütünleşmenin siyasal ve askerî alanlarda benzer bir derinlik yaratacağı varsayımı, güvenliğin kurumsal olarak gecikmeli biçimde ele alınmasına yol açmıştır. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte ortaya çıkan bölgesel çatışmalar, hibrit tehditler, enerji güvenliği sorunları ve siber riskler, Avrupa Birliği'ni güvenliği çok boyutlu ve kurumsal temelli bir politika alanı olarak yeniden tanımlamaya zorlamıştır. Bu süreçte NATO'nun askerî caydırıcılığı ile AB'nin düzenleyici, diplomatik ve sivil kapasitesi arasında işlevsel bir iş bölümü oluşmuş; ancak bu tamamlayıcılık, eşitler arası bir ortaklıktan ziyade asimetrik bir kurumsal bağımlılık ilişkisi üretmiştir. Çalışma, liberal kurumsalcılık yaklaşımını kuramsal çerçeve olarak benimsemekte ve kurumların güvenlik üretimindeki rolünü, üyelik statüsü, karar alma mekanizmaları ve erişim kuralları üzerinden analiz etmektedir. Bu bağlamda Türkiye, NATO içinde tam üye olarak Avrupa güvenliğine askerî ve stratejik katkılar sunmasına rağmen, AB'nin güvenlik karar alma süreçlerinde kurumsal olarak dışlanan bir aktör konumundadır. Bu durum, literatürde 'katkı–rol uyumsuzluğu' olarak tanımlanan yapısal bir soruna işaret etmektedir. Araştırma, nitel yöntem kapsamında doküman analizi tekniğini kullanarak AB ve NATO'ya ait stratejik belgeleri, politika metinlerini ve resmî kararları incelemektedir. Bulgular, Türkiye'nin NATO'daki stratejik konumunun AB'nin güvenlik politikalarını dolaylı biçimde şekillendirdiğini; ancak bu etkinin kurumsal temsille desteklenmediğini göstermektedir. Sonuç olarak çalışma, Avrupa güvenliğinin 'paylaşılan fakat bölünmüş' bir yapı sergilediğini savunmakta ve Türkiye'nin hibrit konumunun, Avrupa güvenlik mimarisinin geleceğini anlamada kritik bir analitik anahtar sunduğunu ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    The Mihna Incidents in the Context of the Centre-Periphery Theory during the Reign of the Abbasid Caliph al-Ma’mun
    (2026) Akgüç, Abdullah; Kıranşal, Abdulaziz
    İslam tarihi boyunca din ile siyaset arasındaki ilişki, devletlerin yönetim anlayışı ve toplumla kurulan bağlar açısından belirleyici bir işlev üstlenmiştir. Bu ilişki kimi zaman bir uyum içinde sürdürülmüş, kimi zaman da siyasî otoritenin dinî meseleleri kendi meşruiyetini güçlendirme aracına dönüştürmesiyle gerilimlere yol açmıştır. Abbâsî Devleti'nin klasik dönemi, söz konusu gerilimin en belirgin biçimde ortaya çıktığı süreçlerden biri olmuştur. Bu dönemde halifeler sadece siyasî otoriteyi temsil etmekle kalmamış aynı zamanda dinî hakikati tanımlama yetkisini de kendilerinde görme eğilimine girmişlerdir. Halife Me'mûn döneminde (198-218/813-833) başlayıp Mu'tasım ve Vâsık dönemlerinde de devam eden Mihne olayları, bu eğilimin en somut örneğini teşkil etmiştir. Görünürde Kur'an'ın yaratılmış olup olmadığı meselesi etrafında şekillenen Mihne, özünde merkezî otoritenin dinî ve toplumsal kontrolünü pekiştirme arzusunu yansıtmıştır. Bu süreç, devlet ile ulema arasında derin bir çatışmaya dönüşmüş ve İslam tarihinde kalıcı izler bırakmıştır. 'Abbasi Halifesi Me'mûn Döneminde Merkez-Çevre Teorisi Bağlamında Mihne Olayları' adlı bu çalışma, söz konusu olayları modern bir sosyolojik perspektif olan merkez-çevre teorisi çerçevesinde yeniden okumayı hedefleyen nitel bir araştırmadır. Konunun kapsamlı bir şekilde anlaşılabilmesi için öncelikle İslam siyaset düşüncesinin teşekkülü, hilafet kurumunun tarihsel gelişimi ve merkez-çevre teorisinin kavramsal arka planı açıklanmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede Hz. Peygamber'den itibaren Hulefâ-yi Râşidîn, Emevî ve Abbâsî dönemlerinde din-devlet ilişkisinin nasıl şekillendiği ele alınmış ve Mihne'nin ortaya çıktığı tarihsel zemin tespit edilmiştir. Tarihsel olaylar dönemin koşullarının doğrudan bir yansıması olduğundan Me'mûn'un Halku'l-Kur'an doktrinini devlet politikası hâline getiriş süreci, Bağdat'taki vekiline gönderdiği mektuplar ve âlimler üzerinde uygulanan baskılar incelenmiştir. Bu analiz, Mihne sürecinin yalnızca itikadî bir tartışma olmadığını aksine siyasal otoritenin meşruiyet inşa etme stratejisinin bir parçası olduğunu göstermektedir. Çalışma kapsamında elde edilen bulgular doğrultusunda Mihne olaylarını şekillendiren faktörler tartışılmıştır. Bu etkenler arasında belirgin bir şekilde öne çıkanlar merkezî otorite, dinî meşruiyet, ulemanın direnişi ve toplumsal hafıza kavramlarıdır. Halife Me'mûn'un dinî hakikati tanımlama girişimi, Ahmed b. Hanbel önderliğinde ulemanın ortaya koyduğu pasif direniş ve halkın bu direnişe verdiği destek, modern kavramlarla birleştirilerek değerlendirilmiştir. Ayrıca Halife Mütevekkil döneminde Mihne'nin sona erdirilmesi ve sonrasında oluşan yeni denge de özel bir şekilde ele alınmıştır. Araştırma, merkezî otoritenin dinî hakikati kendi tekeline alma girişiminin uzun vadede başarısız olduğunu ve dinî meşruiyet alanının ulema lehine kalıcı bir şekilde belirlendiğini ortaya koymuştur. Bu sonuçlar; merkez-çevre, meşruiyet, otorite ve direniş gibi kavram teorileri temel alınarak çözümlenmiş böylece klasik bir İslam tarihi vakası modern siyaset sosyolojisi kavramlarıyla yeniden okunabilirliği analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mihne, Me'mûn, Merkez-Çevre Teorisi, Halku'l-Kur'an, Ahmed b. Hanbel.
  • Master Thesis
    The Crusaders’ Perspective on the Eastern Islamic World: The Example of the First Crusade
    (2026) Gümüş, Merve; Çekiç, Ayşe
    The Crusades represent a complex process in which religious, cultural, political, and military movements intertwined, shaping Christian Europe's perception of the Eastern Islamic world. This thesis aims to examine the perceptions of the Eastern Islamic world held by the Western Christian world during the First Crusade (1096–1099) and how these perceptions took shape and evolved into hostility. This study aims to examine the Crusaders' perspectives on the Eastern Islamic world—particularly in the context of the First Crusade—across three fundamental dimensions: religious, material, and demonization (othering). As part of the research, Crusader chronicles and Muslim sources were examined using a comparative analysis method, and the findings reveal the ideological and cultural mindset of the period. It has been determined how the Crusaders' initial perception of Muslims—viewing them solely as a religious threat and as 'the other'—underwent a transformation over time as a result of prolonged contact, diplomatic relations, and interactions. This study aims to analyze Crusader-Muslim relations through historical narratives, revealing the perspectives each world developed regarding the other in their respective identity-building processes, as well as the construction and transformation of the perception of 'the Other.'
  • Master Thesis
    Şu'be'nin Âsım'dan Rivayetinin Tefsire Etkisi (Er-Ravzu'l-Bâsim Manzumesi Örneği)
    (2026) Alsalama, Abdullah; Alsayady, Abdulghafour
    Bu çalışma, İslam dünyasında yaygın olan iki rivayet (Asım kıraatinin Şu'be ve Hafs rivayetleri) arasındaki farklılıkların mahiyetini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, bu farklılıkların anlamsal ve tefsir açısından etkilerini tespit etmeyi, kıraatler arasında çelişki veya zıtlık olduğu vechindeki yanlış algıların ötesinde, Kur'an'ı anlama ufuklarını genişletmedeki rolünü vurgulamayı hedeflemektedir. Tez çalışması; giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında; araştırmanın önemi, seçilme nedenleri, amaçları, temel problemi, yöntemi, önceki çalışmalar, karşılaşılan zorluklar, kapsamı ve çalışma planı ele alınmıştır. Birinci bölüm iki ana başlıktan oluşmaktadır. İlk başlıkta; Kur'an-ı Kerim'in tanımı, kendine has terimleri olan bir ilim olarak kıraat ilminin tanımı ve ikisi arasındaki ilişki ele alınmıştır. Devamında kıraat ilminin tarihsel süreçteki ortaya çıkışı ve gelişimi incelenmiş ve makbul kıraatin şartları üzerinde durulmuştur. İkinci başlıkta ise; âlimlerin 'Yedi Harf' (el-Ahrufü's-Seb'a) kavramının anlamı hakkındaki ihtilafları ile bu görüşler arasından tercih edilen olanın beyanı ve Kur'an'ın yedi harf üzerine indirilmesindeki ilahi hikmet izah edilmiştir. Ayrıca yedi harf ile kıraatler arasındaki farka dair âlimlerin tercih edilen görüşlerine değinilmiş; kıraat farklılıklarının nedenleri, 'kıraat, rivayet ve tarik' kavramları arasındaki farklar ile kıraat türleri açıklanmıştır. İkinci bölüm ise çalışmanın uygulama kısmını kapsamaktadır. Bu bölümde; Şu'be ve Hafs rivayetleri arasındaki farklılık arz eden örnek metinler üzerinde durulmuştur. Bu farklılıkların, tefsir ve kıraat imamlarının görüşlerine dayanılarak tefsirî anlamın yönlendirilmesindeki etkileri analiz edilmiştir. Bu inceleme Bakara suresinden başlayıp Nâs suresine kadar devam eden sekiz başlık altında dağıtılmıştır. Sonuç kısmı ise araştırmanın ulaştığı en önemli bulguları ve önerileri içermektedir.
  • Master Thesis
    Spor Lisesinde Okuyan Takım ve Bireysel Spor Yapan Öğrencilerde Görülen Spor Yaralanmalarının Nedenlerinin İncelenmesi
    (2026) Asan, Rukiye; Türkmen, Mustafa
    Bu araştırmanın amacı, spor liselerinde öğrenim gören öğrencilerde bireysel ve takım spor branşlarında görülen spor yaralanmalarının türlerini, nedenlerini ve sıklığını incelemek; ayrıca bu yaralanmaların çeşitli demografik ve sportif değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama modelleri kapsamında yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini, 2025–2026 eğitim-öğretim yılında Şırnak ilindeki spor liselerinde öğrenim gören ve aktif olarak spor yapan toplam 364 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların 238'i erkek, 126'sı kadın; 259'u takım sporları, 105'i ise bireysel spor branşlarıyla ilgilenmektedir. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ile Sporda Yaralanmaya Neden Olan Faktörler Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS Statistics 26.0 programından yararlanılmış; betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü ANOVA analizleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre spor yaralanmalarının bireysel ve takım spor branşlarına göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Yaralanmaların oluşumunda kişisel, çevresel, psikolojik ve antrenman programına bağlı etkenlerin etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca cinsiyet, lisans durumu, antrenman süresi ve spor branşı gibi değişkenlerin yaralanma nedenleri üzerinde belirleyici olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Özellikle antrenman yoğunluğu ve süresindeki artışın yaralanma riskini etkilediği görülmüştür. Elde edilen sonuçların, sporcu sağlığının korunmasına ve spor yaralanmalarını önlemeye yönelik uygulamalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Spor Lisesi, Spor Yaralanması, Takım Sporları, Bireysel Sporlar
  • Master Thesis
    Rough Grup Etkileri
    (2026) Karadağlı, Berfin; Bağırmaz, Nurettin
    Bu tez çalışmasında, Zdzisław Pawlak tarafından tanımlanan rough küme teorisinden yola çıkılarak; rough yarıgrup etkisi, rough birimli yarıgrup etkisi ve rough grup etkisi kavramları incelenmiştir. Bu tez çalışması dört temel bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, tezde kullanılan temel matematiksel kavramlar ve teoremler tanımlanmıştır. İkinci bölümde; yarıgrup, birimli yarıgrup ve grup etki tanımları incelenmiş ve temel özellikler tanımlanmıştır. Üçüncü bölümde; rough küme, rough yarıgrup, rough birimli yarıgrup, rough grup kavramları ve diğer temel rough yapılar incelenmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise, çalışmasının temel amacını oluşturan rough yarıgrup etkileri, rough birimli yarıgrup etkileri ve rough grup etkileri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ayrıca bu bölümde söz konusu olan etkiler örnekler ile somutlaştırılmıştır. Bu örnekler ile rough yarıgrup, rough birimli yarıgrup ve rough grup etkilerinin potansiyel olarak uygulanabiliceği alanlar belirtilmiştir.
  • Master Thesis
    Moğol Hükümdarlarının İslâm Politikası: Cengiz Han'dan Ebû Said Bahadır Han'a Değişim ve Dönüşümler (1220-1335)
    (2026) Kaygusuz, Esra; Selçukoğlu, Ahmet
    Moğol İmparatorluğu, dünya tarihinin en geniş kara hakimiyetine ulaşmış imparatorluklardan biridir. Bu hakimiyet, Orta Çağ dünyasının siyasi, sosyal ve kültürel dengelerini derinden etkilemiştir. Moğolların farklı din ve inançlarla kurdukları ilişkiler, kimi zaman hoşgörü ve uyum, kimi zaman ise siyasi çıkarların ön planda olduğu politikalarla şekillenmiştir. Bu bağlamda, İslam dünyasıyla kurulan temaslar ayrı bir önem taşımaktadır. Araştırmanın amacı, Moğolların İslam dünyasıyla temasları sonucunda yaşanan dini ve kültürel etkileşimleri incelemek ve bu etkileşimlerin Moğol devletlerinin İslam politikalarına nasıl yansıdığı ortaya koymaktır. Moğolların İslamiyet ile olan tarihsel etkileşimleri, diğer dinlerle olan ilişkilerine kıyasla daha farklı boyutlara ve evrelere sahiptir. Cengiz Han döneminde müsamahadan savaşa geçişin siyasi boyutu olan Otrar faciasıyla temas kurulsa da Hülâgû Han devrinde Şamanist inancıyla hareket ettiği ve Müslümanlara düş-manca yaklaşımı ise dini boyutu olmuştur. Berke Han ve Gazân Han devrinde ise İslam coğrafyasında İslamiyet'in resmiyet kazandığı dönemler olmuştur. Araştırmamızda Cengiz Han'dan Ebû Said'e kadar İslam dünyasıyla temaslar ve Müslümanlara yaklaşmaları ele alınmıştır. Çalışma da yöntem olarak kaynak eleştirisi ve tarihsel bağlam çözümlemesi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, Moğol hanlarının siyasi yönelimlerinin bulundukları coğrafya, devlet adamları ve hanımlarının etkisiyle değişim gösterdiğini ortaya koymaktadır. İslam coğrafyasıyla kurulan temaslar, Moğolların dini politikaları bazen hoşgörü bazen çıkar odaklı çatışmaların etkisiyle şekillenmiştir. Şamanist inançlardan İslam'a geçiş süreci, imparatorluğun siyasi kararlarını ve toplumsal yapısını derinden etkilemiştir. Bu değişimler, imparatorluğun iç yapısını ve farklı toplumlarla kurulan ilişkileri şekillendirmiştir. Sonuç olarak, Moğolların İslam dünyasıyla kurdukları temaslar bazen Otrar Hadise-sinde olduğu gibi İslam dünyasına karşı doğrudan düşmana bir algının şekillenmesine vesile olurken bazen de muhtelif Moğol Hanlarının Müslüman olması gibi olumlu bir durumla neticelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Moğollar, Cengiz Han, Şamanizm, Berke Han, Gazân Han, İslamiyet.
  • Master Thesis
    Melayê Cizîrî Divanında Kozmik Unsurlar
    (2026) Ertoğrul, Haci; Acar, Hayrullah
    Bu tez, Melayê Cizîrî Divanı'ndaki kozmik unsurların tespit edilmesi ve yorumlanması amacıyla hazırlanmıştır. Klasik Kürt edebiyatının en önemli şairlerinden biri olan Melayê Cizîrî, şiirlerinde birçok kozmik unsuru sembolik bir şekilde kullanmış ve bunlar aracılığıyla tesavvufi, ontolojik ve felsefî düşüncelerini dile etmiştir. Bu nedenle onun divanı, yalnızca edebî bir eser olarak değil, aynı zamanda fikrî ve tesavvufi bir metin olarak da özel bir öneme sahiptir. Bu çalışmada, kozmoloji, astronomi ve astroloji kavramları ele alınmış ve bazı medeniyetlerdeki gelişimi incelenmiştir. Ayrıca bu kavramların İslam medeniyetindeki yerine dikkat çekilmiş ve klasik edebiyata yansımaları değerlendirilmiştir. Daha sonra Melayê Cizîrî Divanı'nda yer alan kozmik unsurlar tespit edilerek sınıflandırılmıştır. Metodolojik çerçevede metin analizi ve sembolik yorumlama temel yöntemler olarak kullanılmıştır. Çalışmanın materyalini; felek, gökyüzü, yıldız, gezegen, burç, güneş, ay, aydınlık, karanlık vb. unsurların yer aldığı beyit ve bentler oluşturmaktadır. Araştırma sonuçları, kozmik unsurların Melayê Cizîrî'nin divanında yalnızca doğal varlıklar olarak kullanılmadığını göstermektedir. Aksine bu unsurların, şairin düşünce dünyasının şekillenmesinde temel bir role sahip olduğu tespit edilmiştir. Felek ve göksel katmanlar, kaderin ve ilahî düzenin sembolleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Gezegenler, yıldızlar ve burçlar insanın ruhsal durumu ve manevi yolculuğu ile ilişkilendirilmektedir. Bu çalışma, kozmik unsurların Melayê Cizîrî'nin edebi kimliğinin oluşmasında temel bir yere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle söz konusu unsurların incelenmesi, hem Melayê Cizîrî'nin divanının hem de klasik Kürt edebiyatındaki sembolizmin çok daha iyi anlaşılması açısından önem taşımaktadır.
  • Master Thesis
    Hatib Eş-Şirbîni'nin Nuru's-Seciyye Adlı Eserinin Arap Dili Grameri Açısından İncelenmesi
    (2026) Arslan, Halil; Tekin, Ahmet
    Hicrî X. (Milâdî XVI.) yüzyılda Mısır'da yetişen önemli âlimlerden Hatîb eş-Şirbînî (v. 977/1550), fıkıh, tefsir ve Arap dili alanlarında temayüz etmiş çok yönlü bir ilim adamıdır. Bu çalışmada, söz konusu müellifin hayatı, ilmî kişiliği ve İbn Âcurrûm'un (ö. 723/1323) nahiv ilmine dair meşhur eseri el-Mukaddimetü'l-Âcurrûmiyye üzerine yazdığı Nûru's-seciyye fî halli elfâzi'l-Âcurrûmiyye isimli şerhi incelenmiştir. Çalışma, bir giriş ve iki ana bölümden meydana gelmektedir. Giriş kısmında çalışmanın amacı, önemi, yöntemi ve kaynaklarına dair genel bilgilere yer verilmiştir. Birinci bölümde Hatîb eş-Şirbînî'nin hayatı, ilmî kişiliği, hocaları, öğrencileri ve telif ettiği eserler ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Nûru's-Seciyye adlı eserin muhtevası, genel özellikleri ve müellifin takip ettiği şerh yöntemi detaylı bir şekilde incelenmiştir. Şirbînî'nin bu kitabı nasıl bir yöntemle açıkladığını, dil bilgisi konularını nasıl işlediğini ve öğrencilere öğretirken nasıl bir yol izlediğini ortaya koymuştur. Yapılan incelemeler neticesinde, Şirbînî'nin, eserini özellikle başlangıç seviyesindeki öğrencileri dikkate alarak sade ve anlaşılır bir üslupla kaleme aldığı görülmüştür. Müellifin, metindeki konuları ayrıntılı biçimde açıkladığı, 'tenbih', 'fâide', 'tetimme' ve 'hâtime' gibi başlıklarla eksik kalan hususlar tamamlanmış ve konu bütünlüğü sağlanarak eseri zenginleştirdiği tespit edilmiştir. Ayrıca dil kurallarını temellendirirken ayet-i kerîmeler, hadis-i şerifler ve Arap şiirinden istişhâdda bulunmuştur. Sonuç olarak, Nûru's-Seciyye, yalnızca bir şerh olmanın ötesinde, nahiv öğretiminde özellikle başlangıç seviyesindeki öğrenciler için önemli bir kaynak olarak kabul edilmiştir. Bu çalışmada da söz konusu eserin ilmî değeri ve nahiv öğretimindeki yeri akademik bir çerçevede ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Arap Dili, Nahiv, el-Âcurrûmiyye, Hatîb eş-Şirbînî, Nûru's-Seciyye.
  • Master Thesis
    Elektronik Ağızdan Ağıza İletişim ve Yeşil Marka İmajı Üzerindeki Etkisi: Arçelik Müşterileri Üzerine Bir Çalışma
    (2026) Eliwi, Haya Al; Hamad, Salah Aldin
    Bu araştırma, elektronik ağızdan ağıza iletişimin (eWOM) güvenilirlik, yoğunluk, pozitiflik ve negatiflik boyutlarının yeşil marka imajı üzerindeki etkilerini incelemektedir. Arçelik müşterileriyle gerçekleştirilen saha çalışmasından elde edilen veriler, eWOM'un tüm boyutlarının marka imajını anlamlı düzeyde etkilediğini ortaya koymuştur. Analiz sonuçlarına göre özellikle güvenilir ve olumlu içerikler, yeşil marka imajının güçlenmesine önemli katkı sağlarken, olumsuz yorumların marka algısını zayıflattığı görülmüştür. Elde edilen bulgular, dijital iletişim süreçlerinin marka imajı üzerindeki etkisini vurgulayan önceki araştırmalarla paralellik göstermektedir. Bu doğrultuda işletmelerin, çevresel sürdürülebilirlik mesajlarının inandırıcılığını artırmaya, olumsuz içeriklere zamanında ve etkili şekilde yanıt vermeye ve müşterileri olumlu deneyimlerini paylaşmaya teşvik etmeye odaklanmaları önerilmektedir.